Konusunu Oylayın.: Az gülünüz çok ağlayınız ayetini nasıl anlamalıyız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Az gülünüz çok ağlayınız ayetini nasıl anlamalıyız?
  1. 24.Ocak.2013, 18:36
    1
    Misafir

    Az gülünüz çok ağlayınız ayetini nasıl anlamalıyız?

  2. 01.Şubat.2013, 22:41
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,128
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Az gülünüz çok ağlayınız ayetini nasıl anlamalıyız?




    Bahsedilen ayet şu şekildedir.

    "Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!" ( Tevbe Suresi 82 )

    Az gülünüz çok ağlayınız sözü için ise Rana kardeş gerekli açıklamayı daha önce yapmış .

    Alıntı
    Sevgili Peygamberimiz buyurmuştur ki: "Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, durmadan Rabbinize yalvarır, ağlardınız. Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, Yataklarınızda duramazdınız.”

    Güzel ahlak sahibi olmak isteyen bir kimse gülmesinde de ölçülü olmalıdır. Çok gülmemeli, gülünce kahkaha ile gülmemelidir. Bu hususta da Sevgili Peygamberimiz rehber edinmelidir.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) insanların en mütebessimi idi. Hiçbir zaman kahkaha ile gülmez, güldükleri zaman sadece tebessüm ederek gülerlerdi. (Şemail–i Şerif, 243).

    Hz. Aişe (r.a.) bu mevzuda şöyle demektedir: “Peygamber Efendimiz’in bir kez olsun tam bir biçimde güldüğüne rastlamadım. O hep gülümserdi.”
    Hz. Abdullah b. Haris b. Cez şöyle demektedir: “Peygamber Efendimiz’den daha çok gülümseyen kimseyi görmedim. Peygamber Efendimizin gülmeleri hep gülümseme idi.”
    Şimdi de mevzu ile ilgili hadis–i şeriflerden iki tanesine bakalım: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: “Haramlardan sakın ki, insanların en abidi olasın. Allah’ın taksimine razı ol ki, halkın en zengini olasın. Komşuna iyilik yap ki, (kamil) mü’min olasın. Nefsin için sevdiğini insanlar için de sev ki, (halis) Müslüman olasın. Bir de sakın çok gülme. Zira fazla gülme kalbi öldürür.” (Ramûz, c.1/13–7)

    Ebû Zer Gifârî (r.a.) Resulullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu anlattı: “Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.”
    “Eğer benim bildiğim kadarını bilseydiniz, dağlara çıkardınız. Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, durmadan Rabbinize yalvarır, ağlardınız. Yataklarınızda duramazdınız.” (Tenbihü’l–Gafilin, c.1/222).



  3. 01.Şubat.2013, 22:41
    2
    Devamlı Üye



    Bahsedilen ayet şu şekildedir.

    "Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!" ( Tevbe Suresi 82 )

    Az gülünüz çok ağlayınız sözü için ise Rana kardeş gerekli açıklamayı daha önce yapmış .

    Alıntı
    Sevgili Peygamberimiz buyurmuştur ki: "Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, durmadan Rabbinize yalvarır, ağlardınız. Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, Yataklarınızda duramazdınız.”

    Güzel ahlak sahibi olmak isteyen bir kimse gülmesinde de ölçülü olmalıdır. Çok gülmemeli, gülünce kahkaha ile gülmemelidir. Bu hususta da Sevgili Peygamberimiz rehber edinmelidir.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) insanların en mütebessimi idi. Hiçbir zaman kahkaha ile gülmez, güldükleri zaman sadece tebessüm ederek gülerlerdi. (Şemail–i Şerif, 243).

    Hz. Aişe (r.a.) bu mevzuda şöyle demektedir: “Peygamber Efendimiz’in bir kez olsun tam bir biçimde güldüğüne rastlamadım. O hep gülümserdi.”
    Hz. Abdullah b. Haris b. Cez şöyle demektedir: “Peygamber Efendimiz’den daha çok gülümseyen kimseyi görmedim. Peygamber Efendimizin gülmeleri hep gülümseme idi.”
    Şimdi de mevzu ile ilgili hadis–i şeriflerden iki tanesine bakalım: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: “Haramlardan sakın ki, insanların en abidi olasın. Allah’ın taksimine razı ol ki, halkın en zengini olasın. Komşuna iyilik yap ki, (kamil) mü’min olasın. Nefsin için sevdiğini insanlar için de sev ki, (halis) Müslüman olasın. Bir de sakın çok gülme. Zira fazla gülme kalbi öldürür.” (Ramûz, c.1/13–7)

    Ebû Zer Gifârî (r.a.) Resulullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu anlattı: “Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.”
    “Eğer benim bildiğim kadarını bilseydiniz, dağlara çıkardınız. Eğer bildiğim kadarını bilseydiniz, durmadan Rabbinize yalvarır, ağlardınız. Yataklarınızda duramazdınız.” (Tenbihü’l–Gafilin, c.1/222).






+ Yorum Gönder