Konusunu Oylayın.: İnsanın şerefi ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İnsanın şerefi ile ilgili hutbe
  1. 18.Ocak.2013, 20:56
    1
    Misafir

    İnsanın şerefi ile ilgili hutbe






    İnsanın şerefi ile ilgili hutbe Mumsema insanın şerefi ile ilgili hutbe


  2. 18.Ocak.2013, 20:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Ocak.2013, 23:30
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: insanın şerefi ile ilgili hutbe




    بِسْمِ اللهِ الْرَحْمٰنِ الْرَحِيمِ
    يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوا اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللهِ اَتْقٰيكُمْ اِنَّ اللهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

    Bismillahirrahmanirrahim
    [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
    “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”

    [Hucurat suresi, ayet 13]

    Değerli Mü’minler!


    İnsan, Yüce Allah’ın (c.c.) yaratmış olduğu en şerefli varlıktır. Yüce Yaratıcı şerefli ve değerli kıldığı insanı her türlü ikram ve nimetlerle donatmış ve içerisinde yaşadığımız yeryüzünü tüm insanlık için ortak yaşam alanı olarak bahşetmiştir. Dili, rengi, dini, ırkı ne olursa olsun hiçbir ayrım gözetilmeden her insan, hatta tüm canlılar Allah’ın (c.c.) istifadelerine sunduğu su, hava, güneş, toprak, toprağın bitirdiği ürünler ve daha sayamayacağımız kadar nimetlerden hep birlikte yararlanmaktadır. Bu gerçek, Müslüman olarak bizlere, ortak yaşam alanımız olan dünyamızda insanlığın faydasına olan her türlü işlerde birlikte çalışmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

    Değerli Kardeşlerim!

    Farklılıklarımız, düşmanlığa dayalı ayrışma ve çekişme nedeni değil, birlikte yaşadığımız toplumda birbirimizle tanışma, kaynaşma ve dayanışma sebebi olarak algılanmalı ve her insan karşısındakini Yunus Emre’nin ifadesiyle „Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü“ prensibi ile değerlendirmelidir. Allah (c.c.), Hucurat suresi 13. Ayeti Kerime’de “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” buyurarak, insanların ortak atasının bir olduğu gerçeğini hatırlatmış, farklılıklarımızın tanışma sebebi olduğunu, üstünlüğün ise sadece Allah’a karşı görevleri en iyi şekilde yapmakla mümkün olduğunu beyan etmiştir. Yine Yüce Allah (c.c.), insanların yaratılışlarındaki bazı farklılıkların Zatının, varlığının delillerinden olduğunu Rum Suresi 22. Ayeti Kerime’de şöyle beyan etmektedir: „O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.“

    Değerli Kardeşlerim!

    Bizler Müslümanlar olarak içinde yaşadığımız toplumda İslam’ın sevgi, hoşgörü, güven, barış ve huzur vesilesi olan güzel ahlakı ile çevremize ışık saçan bir güneş gibi olmalıyız. Elinden ve dilinden güven duyulan,

    [1] komşusu aç iken tok yatamayan, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa başkasına öyle davranan,
    [2] hayır ve iyilikte yarış halinde olan
    [3] bir ahlaki anlayışla yaşamaya çalışmalıyız. Başta birlikte yaşadığımız din kardeşlerimiz olmak üzere,
    hangi dinden, hangi dilden ve hangi ırktan olursa olsun tüm insanlara yukarıda belirtilen ahlaki prensipler ışığında davranmalıyız.


    [1] Buhari, İman, 4.

    [2] Müslim, Imare, 46.
    [3] Bakara, 2/148.

    Mehmet ARSLANER Rotthausen Yeni Camii Din Görevlisi


  4. 28.Ocak.2013, 23:30
    2
    Silent and lonely rains



    بِسْمِ اللهِ الْرَحْمٰنِ الْرَحِيمِ
    يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوا اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللهِ اَتْقٰيكُمْ اِنَّ اللهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

    Bismillahirrahmanirrahim
    [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
    “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”

    [Hucurat suresi, ayet 13]

    Değerli Mü’minler!


    İnsan, Yüce Allah’ın (c.c.) yaratmış olduğu en şerefli varlıktır. Yüce Yaratıcı şerefli ve değerli kıldığı insanı her türlü ikram ve nimetlerle donatmış ve içerisinde yaşadığımız yeryüzünü tüm insanlık için ortak yaşam alanı olarak bahşetmiştir. Dili, rengi, dini, ırkı ne olursa olsun hiçbir ayrım gözetilmeden her insan, hatta tüm canlılar Allah’ın (c.c.) istifadelerine sunduğu su, hava, güneş, toprak, toprağın bitirdiği ürünler ve daha sayamayacağımız kadar nimetlerden hep birlikte yararlanmaktadır. Bu gerçek, Müslüman olarak bizlere, ortak yaşam alanımız olan dünyamızda insanlığın faydasına olan her türlü işlerde birlikte çalışmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

    Değerli Kardeşlerim!

    Farklılıklarımız, düşmanlığa dayalı ayrışma ve çekişme nedeni değil, birlikte yaşadığımız toplumda birbirimizle tanışma, kaynaşma ve dayanışma sebebi olarak algılanmalı ve her insan karşısındakini Yunus Emre’nin ifadesiyle „Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü“ prensibi ile değerlendirmelidir. Allah (c.c.), Hucurat suresi 13. Ayeti Kerime’de “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” buyurarak, insanların ortak atasının bir olduğu gerçeğini hatırlatmış, farklılıklarımızın tanışma sebebi olduğunu, üstünlüğün ise sadece Allah’a karşı görevleri en iyi şekilde yapmakla mümkün olduğunu beyan etmiştir. Yine Yüce Allah (c.c.), insanların yaratılışlarındaki bazı farklılıkların Zatının, varlığının delillerinden olduğunu Rum Suresi 22. Ayeti Kerime’de şöyle beyan etmektedir: „O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.“

    Değerli Kardeşlerim!

    Bizler Müslümanlar olarak içinde yaşadığımız toplumda İslam’ın sevgi, hoşgörü, güven, barış ve huzur vesilesi olan güzel ahlakı ile çevremize ışık saçan bir güneş gibi olmalıyız. Elinden ve dilinden güven duyulan,

    [1] komşusu aç iken tok yatamayan, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa başkasına öyle davranan,
    [2] hayır ve iyilikte yarış halinde olan
    [3] bir ahlaki anlayışla yaşamaya çalışmalıyız. Başta birlikte yaşadığımız din kardeşlerimiz olmak üzere,
    hangi dinden, hangi dilden ve hangi ırktan olursa olsun tüm insanlara yukarıda belirtilen ahlaki prensipler ışığında davranmalıyız.


    [1] Buhari, İman, 4.

    [2] Müslim, Imare, 46.
    [3] Bakara, 2/148.

    Mehmet ARSLANER Rotthausen Yeni Camii Din Görevlisi





+ Yorum Gönder