Konusunu Oylayın.: Cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?

5 üzerinden 4.29 | Toplam : 7 kişi
Cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?
  1. 18.Ocak.2013, 18:25
    1
    Misafir

    Cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?






    Cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir? Mumsema Cuma namazında hutbe okumanın hükmünün ne olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 18.Ocak.2013, 18:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 20.Ocak.2013, 02:52
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?




    Cuma namazında hutbe okumak farzdır.

    Cuma hutbesi farzdır. Hutbesiz cuma namazı sahih olmaz. Ancak bir Müslüman hutbeye yetişemese bile imam cuma namazını bitirmeden yetişse cuma namazı olur.

    Hutbe okunurken hatipten uzakta veya ona yakın yerde bulu*nan her mü'min hutbeyi dikkatle dinler. Fazla uzakta olup hatibin sesini işitemiyenler ise yine susup kalbini zikrullah ile meşgul kılar. Muhtar olan da budur. (Cevahîrü'l-Ahlâti) İhtiyata en uygun sayılan da budur. Zeylaî de aynı görüştedir.

    Bazısına göre, hutbeyi işitemiyecek ka*dar uzakta oturan kimse Kur'ân okur. Bazısına göre, yukarıda belir*tildiği gibi susup zikirle kalbini meşgul tutar. El-Muhit sahibi Radıyüddin "En sahih olanı, susmaktır." demiştir. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/495)


  4. 20.Ocak.2013, 02:52
    2
    Devamlı Üye



    Cuma namazında hutbe okumak farzdır.

    Cuma hutbesi farzdır. Hutbesiz cuma namazı sahih olmaz. Ancak bir Müslüman hutbeye yetişemese bile imam cuma namazını bitirmeden yetişse cuma namazı olur.

    Hutbe okunurken hatipten uzakta veya ona yakın yerde bulu*nan her mü'min hutbeyi dikkatle dinler. Fazla uzakta olup hatibin sesini işitemiyenler ise yine susup kalbini zikrullah ile meşgul kılar. Muhtar olan da budur. (Cevahîrü'l-Ahlâti) İhtiyata en uygun sayılan da budur. Zeylaî de aynı görüştedir.

    Bazısına göre, hutbeyi işitemiyecek ka*dar uzakta oturan kimse Kur'ân okur. Bazısına göre, yukarıda belir*tildiği gibi susup zikirle kalbini meşgul tutar. El-Muhit sahibi Radıyüddin "En sahih olanı, susmaktır." demiştir. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/495)


  5. 06.Mayıs.2014, 20:18
    3
    Misafir

    Cevap: cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?

    Cuma hutbesinin farziyetine dair deliliniz nedir?


  6. 06.Mayıs.2014, 20:18
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Cuma hutbesinin farziyetine dair deliliniz nedir?


  7. 07.Mayıs.2014, 17:45
    4
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: cuma namazında hutbe okumanın hükmü nedir?

    Hutbeyi dinlemenin fraz olduğuna delil aşağıdaki hadisler ile ayettir.

    Hutbe farz namaz hükmünde olduğu için, İmam hutbeye çıktığında, hiçbir şekilde konuşulmaz, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in ismi geçse dahi salavat-ı şerife getirilmez ve imamın sözüne iştirak edilmez ve yaptığı duaya amin denilmez:

    Bu hususta verilen fetvalar ve Hadis-i Şeriflerden bazıları şöyledir:

    Hatip Minberde iken dünya kelamı söylemek ittifakla caiz değildir.[1]

    Hanefi mezhebinin temel kaynak eseri olan ve imamı Azam, Ebu Yusuf ve imam Muhammed’in görüşlerini bir araya getiren Kafî adlı eserde denilir ki: “Cuma hutbesini dinlemek farzdır. Evvelki sünnete (Cumanın ilk sünnetine) yetişemeyenin, hatip mimberde iken bu sünneti kılması mekruhtur. Minberden indikten sonra da kılması hiç caiz değildir. Ancak farzdan (Cumanın iki rekat farzından) sonra kaza eylemeli. Öğle sünneti (öğle namazının ilk sünnetinin farzından sonra) kaza olduğu gibi.”[2]

    Bir kimse cumanın ilk sünnetini kılarken hatip hutbeye başlasa, iki rekat kıldıktan sonra selam verir. Eğer bir rekat kılmışsa bir rekat daha ilave eder ve selam verir. Bu iki surette de cumanın bu ilk sünnetini imamla cumanın iki rekat farzını kıldıktan sonra tekrar dört rekat olarak kılar. Eğer hatip hutbeye başladığı zaman üç rekat kılmışsa sünneti tamamlar. Çünkü “hutbeyi dinlemek farzdır,”[3] nitekim Taberi’de nakledilen Hadis-i Şerif’te:

    عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِى اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ﴿ اِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ وَالْاِمَامُ عَلَى الْمِنْبَرِ فَلَا صَلَاةَ وَلَا كَلَامَ حَتَّى يَفْرُغَ الْاِمَامُ ﴾

    İbn-i Ömer (Radiyallahu anhu)’dan “Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Sizden biri mescide girdiği zaman imam minber de ise hutbeyi tamamlayana kadar, namaz kılmakta yoktur, konuşmakta yoktur.” [4]

    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِى اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ﴿ خُرُوجُ الْاِمَامِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ لِلصَّلَاةِ يَقْطَعُ الصَّلَاةَ وَكَلَامُهُ يَقْطَعُ الْكَلَامَ ﴾

    Yine Ebû Hureyre (Radiyallahu anhu)’dan “Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Cuma günü imamın namaz için (namaz hükmünde olan hutbe okumak üzere) minbere çıkması namazı keser ve hutbeye başlaması da sözü keser.”[5]

    Bu Hadis-i Şerifte Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), hutbe kelimesi yerine namaz anlamına gelen “salat” kelimesi kullanmıştır. Bu ifade de; hutbenin farz namaz hükmünde olduğu açık bir şekilde anlatılmaktadır.

    İmâm hutbeye başladığı zaman, camiye gelen kimsenin, boş olan bir yere hemen oturması gerekir. Çünkü, bu durumda, o kimsenin yürümesi ve ileri gitmeye çalışması, hutbe okunurken bir iş, bir amel yapması demektir. Fetâvâyi Kâdihan'da da böyledir. Bir soru sormak için, omuzlardan atlayarak, ileri gitmek, her hal-ü kârda, bil-icmâ mekruhtur. Bahrü'r-Râık'ta da böyledir.[6]

    Hatip minbere çıkınca cemaatin konuşmayıp sükût etmesi, selâm alıp vermemesi, nafile namaz kılmaması icap eder.[7] Çünkü “İmam hutbe okurken ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine salavât-ı şerife getirirken, cemaatın uzak olsun, yakın olsun susup dinlemesi farzdır.”[8]

    İmama uyan kimseler dua etmekle değil Kur’an-ı Kerim’i susup dinlemekle emrolunmuşlardır. Çünkü Allah’u Teâlâ Sure-i A’raf Âyet 204’te:

    ﴿ وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ﴾

    “Kur’an okunduğu zaman derhal onu dinleyin ve susun,” buyurmuşlardır. Âyet-i Kerim’e de ki, susmak ve dinlemek emirleri vucup (farziyet) içindir, duâ ise susmayı bozucu olacağından caiz değildir. Ama hatip hutbe okurken Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine selât-u selam getirirken cemaatın susup dinlemesi Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine salatu selam getirmek farz olmayıp hutbe dinlemeleri farz olduğu içindir. Çünkü farz olmayan bir şey için farzı terk etmek caiz değildir.[9]
    ____________________
    [1] İmad’ul-İslam, s. 205; Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297.
    [2] İmad’ul-İslam, s. 205.
    [3] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297; Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 490-491.
    [4] Ramuz’ul-Ehadis, Hadis No: 578; Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297.
    [5] Ramuz’ul-Ehadis, Hadis No: 3467.
    [6] Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 491.
    [7] Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 490; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam ilmihali, s. 166.
    [8] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 175; Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 491.


    [9] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 176


  8. 07.Mayıs.2014, 17:45
    4
    mum
    Administrator
    Hutbeyi dinlemenin fraz olduğuna delil aşağıdaki hadisler ile ayettir.

    Hutbe farz namaz hükmünde olduğu için, İmam hutbeye çıktığında, hiçbir şekilde konuşulmaz, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in ismi geçse dahi salavat-ı şerife getirilmez ve imamın sözüne iştirak edilmez ve yaptığı duaya amin denilmez:

    Bu hususta verilen fetvalar ve Hadis-i Şeriflerden bazıları şöyledir:

    Hatip Minberde iken dünya kelamı söylemek ittifakla caiz değildir.[1]

    Hanefi mezhebinin temel kaynak eseri olan ve imamı Azam, Ebu Yusuf ve imam Muhammed’in görüşlerini bir araya getiren Kafî adlı eserde denilir ki: “Cuma hutbesini dinlemek farzdır. Evvelki sünnete (Cumanın ilk sünnetine) yetişemeyenin, hatip mimberde iken bu sünneti kılması mekruhtur. Minberden indikten sonra da kılması hiç caiz değildir. Ancak farzdan (Cumanın iki rekat farzından) sonra kaza eylemeli. Öğle sünneti (öğle namazının ilk sünnetinin farzından sonra) kaza olduğu gibi.”[2]

    Bir kimse cumanın ilk sünnetini kılarken hatip hutbeye başlasa, iki rekat kıldıktan sonra selam verir. Eğer bir rekat kılmışsa bir rekat daha ilave eder ve selam verir. Bu iki surette de cumanın bu ilk sünnetini imamla cumanın iki rekat farzını kıldıktan sonra tekrar dört rekat olarak kılar. Eğer hatip hutbeye başladığı zaman üç rekat kılmışsa sünneti tamamlar. Çünkü “hutbeyi dinlemek farzdır,”[3] nitekim Taberi’de nakledilen Hadis-i Şerif’te:

    عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِى اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ﴿ اِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ وَالْاِمَامُ عَلَى الْمِنْبَرِ فَلَا صَلَاةَ وَلَا كَلَامَ حَتَّى يَفْرُغَ الْاِمَامُ ﴾

    İbn-i Ömer (Radiyallahu anhu)’dan “Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Sizden biri mescide girdiği zaman imam minber de ise hutbeyi tamamlayana kadar, namaz kılmakta yoktur, konuşmakta yoktur.” [4]

    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِى اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ﴿ خُرُوجُ الْاِمَامِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ لِلصَّلَاةِ يَقْطَعُ الصَّلَاةَ وَكَلَامُهُ يَقْطَعُ الْكَلَامَ ﴾

    Yine Ebû Hureyre (Radiyallahu anhu)’dan “Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Cuma günü imamın namaz için (namaz hükmünde olan hutbe okumak üzere) minbere çıkması namazı keser ve hutbeye başlaması da sözü keser.”[5]

    Bu Hadis-i Şerifte Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), hutbe kelimesi yerine namaz anlamına gelen “salat” kelimesi kullanmıştır. Bu ifade de; hutbenin farz namaz hükmünde olduğu açık bir şekilde anlatılmaktadır.

    İmâm hutbeye başladığı zaman, camiye gelen kimsenin, boş olan bir yere hemen oturması gerekir. Çünkü, bu durumda, o kimsenin yürümesi ve ileri gitmeye çalışması, hutbe okunurken bir iş, bir amel yapması demektir. Fetâvâyi Kâdihan'da da böyledir. Bir soru sormak için, omuzlardan atlayarak, ileri gitmek, her hal-ü kârda, bil-icmâ mekruhtur. Bahrü'r-Râık'ta da böyledir.[6]

    Hatip minbere çıkınca cemaatin konuşmayıp sükût etmesi, selâm alıp vermemesi, nafile namaz kılmaması icap eder.[7] Çünkü “İmam hutbe okurken ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine salavât-ı şerife getirirken, cemaatın uzak olsun, yakın olsun susup dinlemesi farzdır.”[8]

    İmama uyan kimseler dua etmekle değil Kur’an-ı Kerim’i susup dinlemekle emrolunmuşlardır. Çünkü Allah’u Teâlâ Sure-i A’raf Âyet 204’te:

    ﴿ وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ﴾

    “Kur’an okunduğu zaman derhal onu dinleyin ve susun,” buyurmuşlardır. Âyet-i Kerim’e de ki, susmak ve dinlemek emirleri vucup (farziyet) içindir, duâ ise susmayı bozucu olacağından caiz değildir. Ama hatip hutbe okurken Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine selât-u selam getirirken cemaatın susup dinlemesi Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) üzerine salatu selam getirmek farz olmayıp hutbe dinlemeleri farz olduğu içindir. Çünkü farz olmayan bir şey için farzı terk etmek caiz değildir.[9]
    ____________________
    [1] İmad’ul-İslam, s. 205; Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297.
    [2] İmad’ul-İslam, s. 205.
    [3] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297; Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 490-491.
    [4] Ramuz’ul-Ehadis, Hadis No: 578; Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 297.
    [5] Ramuz’ul-Ehadis, Hadis No: 3467.
    [6] Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 491.
    [7] Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 490; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam ilmihali, s. 166.
    [8] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 175; Fetavâyi Hindiyye, c. 1, s. 491.


    [9] Mevkûfat (Mültekâ Tercümesi), c. 1, s. 176





+ Yorum Gönder