Konusunu Oylayın.: Cuma hutbe örnekleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Cuma hutbe örnekleri
  1. 18.Ocak.2013, 18:24
    1
    Misafir

    Cuma hutbe örnekleri






    Cuma hutbe örnekleri Mumsema Cuma hutbe örneklerine ihtiyacım var bana cuma günü hutbesi için hutbe örneği verir misiniz ?


  2. 18.Ocak.2013, 18:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Cuma hutbe örneklerine ihtiyacım var bana cuma günü hutbesi için hutbe örneği verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Allah (cc) sevgisi ile ilgili vaaz ve hutbe örnekleri

    - Cuma hutbe örneği

    - Cuma hutbesi duaları (1. hutbe 2. hutbe)

    - Hutbe - Güzel Edep Örnekleri

    - Cuma Hutbe komisyunu

  3. 25.Ocak.2013, 21:11
    2
    Candle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2007
    Üye No: 866
    Mesaj Sayısı: 864
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: cuma hutbe örnekleri




    cuma hutbe örnekleri

    GÖNÜL AYDINLIĞIMIZ NAMAZ



    Muhterem Mü’minler!
    İslam’ın temel şartlarından biri olan namaz, ergenlik çağına girmiş akıllı her müslümana farz olan bir ibadettir. Nitekim Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Namaz mü’minlere belli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır”(1) buyurmaktadır. Hikmetine ve önemine binaen Adem (a.s)’den itibaren bütün insanlar namaz kılmakla emrolunmuştur.
    Sevgili peygamberimiz (s.a.v) “gözümün nuru” dediği namazı “dinin direği”, “amellerin en faziletlisi” olarak ifade buyurmuştur. Allah ile kul arasında manevi bir bağ olan namaz, kulluğun en samimi ifadesidir. Dini kaynaklarımıza göre namaz, maddi ve manevi kirlerden arındıran, ruhumuzu yücelten mi’racımızdır. Namaz, sahibinin alnında parlayan bir nurdur. Namaz; Allah’ın yardımına ve merhametine sığınmanın, rızasını ve cennetini kazanmanın yoludur. Hülasa namaz günde beş defa huzur-u ilahîye kabulle müşerref olmaktır.

    Aziz Cemaat!
    Namazı eda etmek itaat, terk etmek ise isyandır. Mü’minler her hal ve şartta namazlarını kılmakla mükelleftirler. Kur’an-ı Kerim’de namazı terk edenlerin ahiretteki durumları şu şekilde haber verilir: “Onlardan sonra namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından dolayı büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (2) Bir başka ayette ise cehennemdekilere ‘sizi buraya sokan nedir’ diye sorulduğunda onların; ‘biz namaz kılanlardan değildik’ (3) diyecekleri haber verilmiştir. Peygamber efendimiz (sav) de “ ahirette hesabı ilk sorulacak amel namazdır.” (4) “Namazı kasten terk etmeyin. Kim namazı kasten terk ederse Allah ve Rasulü’nün himayesinden uzak kalır”(5) buyurmuşlardır. Ancak tevbe edip halini düzelten kullarına karşı Rabbimiz’in daima lütufkar ve merhamet sahibi olduğunu da hatırda tutmalıyız.


    Değerli Mü’minler!
    Namazın kemalinin şartı huşudur. Huşu içinde erkanına riayet ederek kılınan namaz, ibadetlerin en faziletlisidir. Allahü Teala bu hususta şöyle buyurur: “Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.” (6) Kalp ve beden bütünlüğü içinde kılınan namazın insana kazandıracağı yüksek ahlaki meziyet Rabbimiz tarafından şöyle haber verilir: “Namazı dosdoğru kıl, çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük bir ibadettir.” (7)

    Muhterem Cemaat!
    Namazda dikkat edeceğimiz bir husus da tâdil-i erkandır. Tâdil-i erkan, namazda bütün rukünlerin hakkını vermek manasına gelir. Tâdil-i erkan üzere kılınmayan bir namazı peygamber efendimiz (s.a.v) kusurlu saymıştır. Böyle namaz kılanları “Namaz hırsızı” olarak nitelendirmiştir. Namazdan beklenen bereketin ve rahmetin tecelli etmesi için hiç şüphesiz namazın kemal-i edeple ve tâdil-i erkana riayet edilerek kılınması şarttır.
    O halde ibadetlerimizi, Rabbimizin şanına yakışır şekilde elimizden geldiği kadar düzgün eda edelim. Gayret bizden, kabul yüce Mevla’dandır. Cenab-ı Hak, bizi ve neslimizi namazı dosdoğru ve devamlı kılanlardan eylesin.


    1- Nisa; 103.
    2- Meryem;59.
    3- Müddessir; 42-43.
    4- Tirmizi; salat, 188.
    5- Ahmed bin Hanbel; 6/421
    6- Mü’minun; 1-2.
    7- Ankebut; 45

    Hazırlayan: Nurdan Gül BİLİŞMEK
    İl Vaizesi














  4. 25.Ocak.2013, 21:11
    2
    Devamlı Üye



    cuma hutbe örnekleri

    GÖNÜL AYDINLIĞIMIZ NAMAZ



    Muhterem Mü’minler!
    İslam’ın temel şartlarından biri olan namaz, ergenlik çağına girmiş akıllı her müslümana farz olan bir ibadettir. Nitekim Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Namaz mü’minlere belli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır”(1) buyurmaktadır. Hikmetine ve önemine binaen Adem (a.s)’den itibaren bütün insanlar namaz kılmakla emrolunmuştur.
    Sevgili peygamberimiz (s.a.v) “gözümün nuru” dediği namazı “dinin direği”, “amellerin en faziletlisi” olarak ifade buyurmuştur. Allah ile kul arasında manevi bir bağ olan namaz, kulluğun en samimi ifadesidir. Dini kaynaklarımıza göre namaz, maddi ve manevi kirlerden arındıran, ruhumuzu yücelten mi’racımızdır. Namaz, sahibinin alnında parlayan bir nurdur. Namaz; Allah’ın yardımına ve merhametine sığınmanın, rızasını ve cennetini kazanmanın yoludur. Hülasa namaz günde beş defa huzur-u ilahîye kabulle müşerref olmaktır.

    Aziz Cemaat!
    Namazı eda etmek itaat, terk etmek ise isyandır. Mü’minler her hal ve şartta namazlarını kılmakla mükelleftirler. Kur’an-ı Kerim’de namazı terk edenlerin ahiretteki durumları şu şekilde haber verilir: “Onlardan sonra namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından dolayı büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (2) Bir başka ayette ise cehennemdekilere ‘sizi buraya sokan nedir’ diye sorulduğunda onların; ‘biz namaz kılanlardan değildik’ (3) diyecekleri haber verilmiştir. Peygamber efendimiz (sav) de “ ahirette hesabı ilk sorulacak amel namazdır.” (4) “Namazı kasten terk etmeyin. Kim namazı kasten terk ederse Allah ve Rasulü’nün himayesinden uzak kalır”(5) buyurmuşlardır. Ancak tevbe edip halini düzelten kullarına karşı Rabbimiz’in daima lütufkar ve merhamet sahibi olduğunu da hatırda tutmalıyız.


    Değerli Mü’minler!
    Namazın kemalinin şartı huşudur. Huşu içinde erkanına riayet ederek kılınan namaz, ibadetlerin en faziletlisidir. Allahü Teala bu hususta şöyle buyurur: “Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.” (6) Kalp ve beden bütünlüğü içinde kılınan namazın insana kazandıracağı yüksek ahlaki meziyet Rabbimiz tarafından şöyle haber verilir: “Namazı dosdoğru kıl, çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük bir ibadettir.” (7)

    Muhterem Cemaat!
    Namazda dikkat edeceğimiz bir husus da tâdil-i erkandır. Tâdil-i erkan, namazda bütün rukünlerin hakkını vermek manasına gelir. Tâdil-i erkan üzere kılınmayan bir namazı peygamber efendimiz (s.a.v) kusurlu saymıştır. Böyle namaz kılanları “Namaz hırsızı” olarak nitelendirmiştir. Namazdan beklenen bereketin ve rahmetin tecelli etmesi için hiç şüphesiz namazın kemal-i edeple ve tâdil-i erkana riayet edilerek kılınması şarttır.
    O halde ibadetlerimizi, Rabbimizin şanına yakışır şekilde elimizden geldiği kadar düzgün eda edelim. Gayret bizden, kabul yüce Mevla’dandır. Cenab-ı Hak, bizi ve neslimizi namazı dosdoğru ve devamlı kılanlardan eylesin.


    1- Nisa; 103.
    2- Meryem;59.
    3- Müddessir; 42-43.
    4- Tirmizi; salat, 188.
    5- Ahmed bin Hanbel; 6/421
    6- Mü’minun; 1-2.
    7- Ankebut; 45

    Hazırlayan: Nurdan Gül BİLİŞMEK
    İl Vaizesi

















+ Yorum Gönder