Konusunu Oylayın.: Cuma hutbesi antalya

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cuma hutbesi antalya
  1. 18.Ocak.2013, 16:18
    1
    Misafir

    Cuma hutbesi antalya

  2. 25.Ocak.2013, 20:56
    2
    Candle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2007
    Üye No: 866
    Mesaj Sayısı: 864
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: cuma hutbesi antalya




    cuma hutbesi antalya


    İLİ: ANTALYA
    AY- YIL: OCAK – 2014

    DÜNYA BİR İMTİHANDIR
    أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
    Muhterem Müslümanlar!
    İnsan, Yüce Allah’ın her şeyi emrine verdiği en değerli ve en mükemmel varlığıdır. En değerli varlık olması, bütün nimetlerin emrine amade kılınması nedeniyle insana bir takım sorumluluklar ve yükümlülükler verilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?” (1) buyrulması insanın bir amaç için yaratıldığının en bariz delilidir.

    Değerli Mü’minler!
    “Hakikaten iman edip de iyi amellerde bulunanlara gelince; onların konakları Firdevs Cennetleridir”.(2) İnsan bu ve benzeri ayetlerin manalarını tefekkür ederek konuk olacağı yer için hazırlık yapmalıdır. Çünkü o, amelleriyle yükselmeye kabiliyetli olduğu kadar kötülüklere de eğilimlidir. İnsan bu dünyaya ömür denen süreyle sınırlı olarak geldiğini bilmeli, yaratanını tanımalı ve ona karşı kulluk görevlerini yerine getirmelidir. Allah’ın verdiği akıl gücünü kullanarak kâinatta mevcut olan her şeyin kendi emrine sunulmuş olduğunu kavramalı ve onlardan faydalanmalıdır. Ailesine, vatanına, milletine ve bütün insanlara karşı sorumluluklarını bilmeli, çalışmalarını ve davranışlarını bu sorumlulukların bilinciyle düzenlemeli, ailesinin geçimi, çocukların eğitim ve terbiyesini, peygamberimizin şu hadis- i şerifi doğrultusunda vermelidir. “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz”(3)

    Muhterem Müslümanlar!
    Dinimiz, insanın hayatını düzenlerken bir taraftan dünyaya, diğer taraftan ahirete yönelik tavsiyelerde bulunur. Bu hususta Yüce Allah şöyle buyuruyor. “Allah’ın sana verdiği nimetlerle bu dünyayı iste, ahiretten de nasibini unutma. Allah’ın sana ihsanda bulunduğu gibi sende başkalarına ihsan et” (4). Görülüyor ki Ahiret imtihanını kazanma dünyada kazançlı işler yapmaya bağlıdır. Bu manada dünya, ahiretin tarlasıdır. Burada ekilenler, orada biçilecektir. Nitekim her şey dünyada kazanılır veya





    kaybedilir. Allah’ın rızasına ve cennete kavuşmak dünyada yapılan iyiliklerin, güzel işlerin karşılığıdır. Cehennem yani Allah’ın gazabı ise yine dünyada yapılan kötülüklerin, çirkin davranışların bir neticesidir.

    Muhterem Mü’minler!

    Hayat bir gerçek olduğu kadar ölümde bir gerçektir ve hayat yolculuğunda insanın uğradığı ikinci yerdir. Mezarlıklar gerçek hayata kavuşmuş ana, baba, eş, çoluk çocuk, sevgili, hısım akraba ve arkadaşlarla doludur. Zorunlu olarak gidilecek bu yerden kaçınamayız. Ruhi ve manevi değerlerimizin yücelmesi için fırsatlarla dopdolu olan güzel günlerimizi ve gecelerimizi hem bu dünya hayatı ve hem de öbür âleme hazırlık için ganimet bilmeliyiz. Yüce Mevla’mız cümlemizi bu bilinçle asıl imtihanı kazanan kullarından eylesin.



    1-Kıyame/36
    2-Kehf /107
    3-Tirmizi, Birr-33
    4-Kasas/77






    Hazırlayan : İmadettin AYDIN
    Gündoğmuş Mrk. Yeni Camii İmam-Hatibi

















  3. 25.Ocak.2013, 20:56
    2
    Devamlı Üye



    cuma hutbesi antalya


    İLİ: ANTALYA
    AY- YIL: OCAK – 2014

    DÜNYA BİR İMTİHANDIR
    أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
    Muhterem Müslümanlar!
    İnsan, Yüce Allah’ın her şeyi emrine verdiği en değerli ve en mükemmel varlığıdır. En değerli varlık olması, bütün nimetlerin emrine amade kılınması nedeniyle insana bir takım sorumluluklar ve yükümlülükler verilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?” (1) buyrulması insanın bir amaç için yaratıldığının en bariz delilidir.

    Değerli Mü’minler!
    “Hakikaten iman edip de iyi amellerde bulunanlara gelince; onların konakları Firdevs Cennetleridir”.(2) İnsan bu ve benzeri ayetlerin manalarını tefekkür ederek konuk olacağı yer için hazırlık yapmalıdır. Çünkü o, amelleriyle yükselmeye kabiliyetli olduğu kadar kötülüklere de eğilimlidir. İnsan bu dünyaya ömür denen süreyle sınırlı olarak geldiğini bilmeli, yaratanını tanımalı ve ona karşı kulluk görevlerini yerine getirmelidir. Allah’ın verdiği akıl gücünü kullanarak kâinatta mevcut olan her şeyin kendi emrine sunulmuş olduğunu kavramalı ve onlardan faydalanmalıdır. Ailesine, vatanına, milletine ve bütün insanlara karşı sorumluluklarını bilmeli, çalışmalarını ve davranışlarını bu sorumlulukların bilinciyle düzenlemeli, ailesinin geçimi, çocukların eğitim ve terbiyesini, peygamberimizin şu hadis- i şerifi doğrultusunda vermelidir. “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz”(3)

    Muhterem Müslümanlar!
    Dinimiz, insanın hayatını düzenlerken bir taraftan dünyaya, diğer taraftan ahirete yönelik tavsiyelerde bulunur. Bu hususta Yüce Allah şöyle buyuruyor. “Allah’ın sana verdiği nimetlerle bu dünyayı iste, ahiretten de nasibini unutma. Allah’ın sana ihsanda bulunduğu gibi sende başkalarına ihsan et” (4). Görülüyor ki Ahiret imtihanını kazanma dünyada kazançlı işler yapmaya bağlıdır. Bu manada dünya, ahiretin tarlasıdır. Burada ekilenler, orada biçilecektir. Nitekim her şey dünyada kazanılır veya





    kaybedilir. Allah’ın rızasına ve cennete kavuşmak dünyada yapılan iyiliklerin, güzel işlerin karşılığıdır. Cehennem yani Allah’ın gazabı ise yine dünyada yapılan kötülüklerin, çirkin davranışların bir neticesidir.

    Muhterem Mü’minler!

    Hayat bir gerçek olduğu kadar ölümde bir gerçektir ve hayat yolculuğunda insanın uğradığı ikinci yerdir. Mezarlıklar gerçek hayata kavuşmuş ana, baba, eş, çoluk çocuk, sevgili, hısım akraba ve arkadaşlarla doludur. Zorunlu olarak gidilecek bu yerden kaçınamayız. Ruhi ve manevi değerlerimizin yücelmesi için fırsatlarla dopdolu olan güzel günlerimizi ve gecelerimizi hem bu dünya hayatı ve hem de öbür âleme hazırlık için ganimet bilmeliyiz. Yüce Mevla’mız cümlemizi bu bilinçle asıl imtihanı kazanan kullarından eylesin.



    1-Kıyame/36
    2-Kehf /107
    3-Tirmizi, Birr-33
    4-Kasas/77






    Hazırlayan : İmadettin AYDIN
    Gündoğmuş Mrk. Yeni Camii İmam-Hatibi




















+ Yorum Gönder