Konusunu Oylayın.: İslama göre kadın nasıl olmalıdır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İslama göre kadın nasıl olmalıdır
  1. 18.Ocak.2013, 03:56
    1
    Misafir

    İslama göre kadın nasıl olmalıdır

  2. 19.Ocak.2013, 17:59
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: islama göre kadın nasıl olmalıdır




    Kadın hakkında ne kadar çok şey yazılmıştır, bilinmez. Kadının
    nasıl olması icap ettiği de bu yazılanların bir kısmını teşkil eder. “-Kadın
    nasıl olmalı?” sorusu bana sorulsa, bir tek kelime ile cevap vermeyi kâfi
    görürüm : “-Meczûbe..” Bu da ne demek oluyor, diye merak ve tecessüsle birbirine
    sormaktan, lügat arayıp karıştırmaktan kurtarmak için manâsını da burada
    vereyim: “Cenâb-ı Hakkın emirlerine, kendinden geçercesine, titizlikle itaat
    eden.” Kadının hiç bir vasfı bu vasfından öncelikli olamaz; diğer vasıfları
    ancak bu vasfından sonra gelebilir ve dikkate alınması uygun olabilir. Bu şahsî
    bir tercih değil, Yaratan’ın koyduğu bir ölçüdür.

    “-Kadın nasıl olmalı?”
    sorusu, “Sâliha Kadın”ı da hatıra getirir. Mü’min dünyada takvâdan sonra, sâliha
    kadın bir eş kadar hiç bir hayır ve mutluluktan faydalanmış değildir. Bir
    hadis-i şerifte : “Sâliha kadından daha kıymetli bir dünya nimeti yoktur.”
    buyurulmaktadır. Sevgi, itaat ve sadakat, sâliha kadının vasıflarıdır. Bunları
    ibadet bilecek, kocasını bu hususlarda memnun etmeyi kendisi için en büyük cihad
    olarak benimseyecek eş, sâliha bir kadındır. Diğer bir hadis-i şerifte
    Peygamberimiz (SAV) sâliha kadının şu vasıflarını belirtmiştir : “Yüzüne baktığı
    zaman kocasını sevindirir, emrettiği zaman itaat eder, yanında olmadığı zaman da
    kocasının haklarını korur.” Mümine hanımların kendilerine örnek alabilecekleri
    Hz.Aişe validemiz, Hz.Peygamberin arzu ve isteklerini fevkalade bir hassasiyetle
    dikkate aldığı için, Hz.Peygamberin : “-Sen gurab-ul-âsamsın.” iltifatına mazhar
    olmuştur (Senin gibisine çok nadir rastlanabilir, manâsında).

    Bazı
    sözlükler; sâliha kadın için “uygun ve uyumlu eş” demekle, manâsını çok geniş
    tutmuşlardır. Bu durumda, her aile reisinin kendi düşünce ve yaşayışına uygun,
    yani “eşi ile uyumlu” olan kadın, bu sözlüklere göre “saliha” kabul edilmiş
    olmaktadır. Ancak, “aile reisinin kendi düşünce ve yaşayışı” nın Yaratan’ın
    o­nun için çizdiği programa uygunluk göstermediği hallerde de “eşi ile uyumlu”
    olan bir kadına, “Sâliha Kadın” sıfatını yakıştırmak isabetli olabilir mi? Bu
    lügat manâsına itibar edilmeyip, saliha kadınlığın ancak Yaratan’ın insan için
    çizdiği program dahilinde söz konusu olabileceğini kabul etmek doğru
    olur.

    Dünya hayatının saadeti, âhiret hayatının huzuru, dindar aile ve
    sâliha kadın ile yakından alâkalıdır.

    Ahmet bin HANBEL’in rivayet ettiği
    bir hadis-i şerifte, Resulullah (SAV) efendimizin sâliha hanım, uygun mesken ve
    iyi bir bineği, insanoğlunun dünyadaki saadet vesileleri arasında saydığı ifade
    edilmektedir.

    Hz.Ali(RA)’nin “Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve
    fil-âhireti haseneten ve kinâ azâben-nâr...” duasını çeşitli kadın tiplerine
    göre yorumlayarak; “Dünyada bir iyilik : Saliha eş, âhirette bir iyilik :
    Hurûl-iyn, bizi cehennemden koru : Eşine hükmetmeğe çalişan kadın ( el-Meret-üs
    selita) dan koru.” manâsını verdiği rivayet edilmektedir (Tiybî).

    Hem
    Saliha eş, hem de eşine hükmetmeye çalışan eş, her ikisi de bu dünya hayatı
    içinde kurulan aile topluluklarında olur. Aile, karı, koca ve çocuklardan
    meydana gelen fıtrî bağlar üzerine kurulan küçük fakat sosyal bir topluluk
    olarak tarif edilebilmektedir. Aile tipleri olarak ; 1-Ananın hâkim olduğu aile
    (Matriyarkal aile, Roma ailesi), 2- Babanın hâkim olduğu aile (Patriyarkal aile,
    Ataerkil aile), 3-Yalnız ana-baba ve çocuklardan ibaret aile (Modern
    aile,çekirdek aile, dar aile), 4- Büyük anne,büyük baba ve yakın akrabalar dahil
    olan aile (Geniş aile) den bahsedilmektedir. Bizim dinimize, köklü geleneğimize
    uygun olanı, ananın değil, babanın hâkim olduğu ailedir. Yüzyıllar boyunca geniş
    aile yapısını da muhafaza etmemize rağmen, sanayileşme ve kentleşme ile geniş
    aileden dar aile tipine geçiş olmaktadır.

    Zamanımızda kitle iletişim
    vasıtaları fevkalade gelişmiş ve maalesef bunlar hayırdan ziyade şerrin
    propagandası için kullanılır hale gelmiştir. Güya kadın haklarını savunan,
    aslında kadını yaradılış programından, yüksek ahlâk ve seciyelerinden
    uzaklaştıran azgın feministlerin propaganda ve iğfallerine kapılmamak,
    kendilerini asıl değerli kılacak vasıfları kazanmağa ve yaşamağa çalışmak, bu
    zaman diliminde yaşayan kadınlarımızın ve kızlarımızın gayesi ve hedefi
    olmalıdır.

    Bu zamanda müslüman ailelerine bile bulaşmış manevî
    hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici aşıları bilmeden ve kullanmadan,
    sadece yuva kurup aile olmayı düşünmek, basiretsizliktir, tedbirsizliktir; dünya
    ve âhiret saadetini tehlikeye atmaktır. “-Kadın nasıl olmalı?” sorusunu,
    erkeklerden önce o­nların karşı cinsleri düşünmeli ve gereğini
    yapmalıdır.




  3. 19.Ocak.2013, 17:59
    2
    Hadimul Müslimin



    Kadın hakkında ne kadar çok şey yazılmıştır, bilinmez. Kadının
    nasıl olması icap ettiği de bu yazılanların bir kısmını teşkil eder. “-Kadın
    nasıl olmalı?” sorusu bana sorulsa, bir tek kelime ile cevap vermeyi kâfi
    görürüm : “-Meczûbe..” Bu da ne demek oluyor, diye merak ve tecessüsle birbirine
    sormaktan, lügat arayıp karıştırmaktan kurtarmak için manâsını da burada
    vereyim: “Cenâb-ı Hakkın emirlerine, kendinden geçercesine, titizlikle itaat
    eden.” Kadının hiç bir vasfı bu vasfından öncelikli olamaz; diğer vasıfları
    ancak bu vasfından sonra gelebilir ve dikkate alınması uygun olabilir. Bu şahsî
    bir tercih değil, Yaratan’ın koyduğu bir ölçüdür.

    “-Kadın nasıl olmalı?”
    sorusu, “Sâliha Kadın”ı da hatıra getirir. Mü’min dünyada takvâdan sonra, sâliha
    kadın bir eş kadar hiç bir hayır ve mutluluktan faydalanmış değildir. Bir
    hadis-i şerifte : “Sâliha kadından daha kıymetli bir dünya nimeti yoktur.”
    buyurulmaktadır. Sevgi, itaat ve sadakat, sâliha kadının vasıflarıdır. Bunları
    ibadet bilecek, kocasını bu hususlarda memnun etmeyi kendisi için en büyük cihad
    olarak benimseyecek eş, sâliha bir kadındır. Diğer bir hadis-i şerifte
    Peygamberimiz (SAV) sâliha kadının şu vasıflarını belirtmiştir : “Yüzüne baktığı
    zaman kocasını sevindirir, emrettiği zaman itaat eder, yanında olmadığı zaman da
    kocasının haklarını korur.” Mümine hanımların kendilerine örnek alabilecekleri
    Hz.Aişe validemiz, Hz.Peygamberin arzu ve isteklerini fevkalade bir hassasiyetle
    dikkate aldığı için, Hz.Peygamberin : “-Sen gurab-ul-âsamsın.” iltifatına mazhar
    olmuştur (Senin gibisine çok nadir rastlanabilir, manâsında).

    Bazı
    sözlükler; sâliha kadın için “uygun ve uyumlu eş” demekle, manâsını çok geniş
    tutmuşlardır. Bu durumda, her aile reisinin kendi düşünce ve yaşayışına uygun,
    yani “eşi ile uyumlu” olan kadın, bu sözlüklere göre “saliha” kabul edilmiş
    olmaktadır. Ancak, “aile reisinin kendi düşünce ve yaşayışı” nın Yaratan’ın
    o­nun için çizdiği programa uygunluk göstermediği hallerde de “eşi ile uyumlu”
    olan bir kadına, “Sâliha Kadın” sıfatını yakıştırmak isabetli olabilir mi? Bu
    lügat manâsına itibar edilmeyip, saliha kadınlığın ancak Yaratan’ın insan için
    çizdiği program dahilinde söz konusu olabileceğini kabul etmek doğru
    olur.

    Dünya hayatının saadeti, âhiret hayatının huzuru, dindar aile ve
    sâliha kadın ile yakından alâkalıdır.

    Ahmet bin HANBEL’in rivayet ettiği
    bir hadis-i şerifte, Resulullah (SAV) efendimizin sâliha hanım, uygun mesken ve
    iyi bir bineği, insanoğlunun dünyadaki saadet vesileleri arasında saydığı ifade
    edilmektedir.

    Hz.Ali(RA)’nin “Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve
    fil-âhireti haseneten ve kinâ azâben-nâr...” duasını çeşitli kadın tiplerine
    göre yorumlayarak; “Dünyada bir iyilik : Saliha eş, âhirette bir iyilik :
    Hurûl-iyn, bizi cehennemden koru : Eşine hükmetmeğe çalişan kadın ( el-Meret-üs
    selita) dan koru.” manâsını verdiği rivayet edilmektedir (Tiybî).

    Hem
    Saliha eş, hem de eşine hükmetmeye çalışan eş, her ikisi de bu dünya hayatı
    içinde kurulan aile topluluklarında olur. Aile, karı, koca ve çocuklardan
    meydana gelen fıtrî bağlar üzerine kurulan küçük fakat sosyal bir topluluk
    olarak tarif edilebilmektedir. Aile tipleri olarak ; 1-Ananın hâkim olduğu aile
    (Matriyarkal aile, Roma ailesi), 2- Babanın hâkim olduğu aile (Patriyarkal aile,
    Ataerkil aile), 3-Yalnız ana-baba ve çocuklardan ibaret aile (Modern
    aile,çekirdek aile, dar aile), 4- Büyük anne,büyük baba ve yakın akrabalar dahil
    olan aile (Geniş aile) den bahsedilmektedir. Bizim dinimize, köklü geleneğimize
    uygun olanı, ananın değil, babanın hâkim olduğu ailedir. Yüzyıllar boyunca geniş
    aile yapısını da muhafaza etmemize rağmen, sanayileşme ve kentleşme ile geniş
    aileden dar aile tipine geçiş olmaktadır.

    Zamanımızda kitle iletişim
    vasıtaları fevkalade gelişmiş ve maalesef bunlar hayırdan ziyade şerrin
    propagandası için kullanılır hale gelmiştir. Güya kadın haklarını savunan,
    aslında kadını yaradılış programından, yüksek ahlâk ve seciyelerinden
    uzaklaştıran azgın feministlerin propaganda ve iğfallerine kapılmamak,
    kendilerini asıl değerli kılacak vasıfları kazanmağa ve yaşamağa çalışmak, bu
    zaman diliminde yaşayan kadınlarımızın ve kızlarımızın gayesi ve hedefi
    olmalıdır.

    Bu zamanda müslüman ailelerine bile bulaşmış manevî
    hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici aşıları bilmeden ve kullanmadan,
    sadece yuva kurup aile olmayı düşünmek, basiretsizliktir, tedbirsizliktir; dünya
    ve âhiret saadetini tehlikeye atmaktır. “-Kadın nasıl olmalı?” sorusunu,
    erkeklerden önce o­nların karşı cinsleri düşünmeli ve gereğini
    yapmalıdır.




  4. 21.Ocak.2017, 19:08
    3
    _islam_
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ocak.2017
    Üye No: 110862
    Mesaj Sayısı: 110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yorum: İslama göre kadın nasıl olmalıdır

    Müslüman bir kadın imanı bir bütün olarak gören ve uyan,gıybet etmeyen,kocasına sadık olan,edepli,hayalı,kısaca Yüce Rabb'imizin emirlerini yerine getirmeye çalışan saliha bir kadın olmalıdır.


  5. 21.Ocak.2017, 19:08
    3
    _islam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Müslüman bir kadın imanı bir bütün olarak gören ve uyan,gıybet etmeyen,kocasına sadık olan,edepli,hayalı,kısaca Yüce Rabb'imizin emirlerini yerine getirmeye çalışan saliha bir kadın olmalıdır.





+ Yorum Gönder