Konusunu Oylayın.: Doğruluk ve adalet ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Doğruluk ve adalet ile ilgili hadisler
  1. 18.Ocak.2013, 03:21
    1
    Misafir

    Doğruluk ve adalet ile ilgili hadisler

  2. 19.Ocak.2013, 17:28
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Doğruluk ve adalet ile ilgili hadisler




    -Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Hz.
    Ebu Hüreyre (r.a.) 245. 7 (Ramuz el-ehadis)

    -İnsanların en hayırlısı,
    ahlakı en güzel olandır.

    -Mü’minin mizanında en ağır basacak şey, güzel
    ahlaktır. Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan
    kimseye buğz eder. Hz. Ebud Derda (r.a.) 15. 9

    -Bilir misiniz,
    insanların cennete girmelerini en çok sağlayan şeyler nelerdir? Allah korkusu ve
    güzel ahlaktır. Bilir misiniz, insanların cehenneme girmelerine en çok sebep
    olan şey nedir? İki aralıktır; Ağız (diliyle günah işlemesi) ve bacak arasıdır
    (yani zina yapması). Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 12. 8

    -Güzel ahlak hataları
    eritir; suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak da ameli bozar; sirkenin balı
    bozduğu gibi.

    -Her şeyin tövbesi vardır. Fena ahlak sahibinin yoktur.
    Zira o kimse günahtan tövbe etmez de, onu daha şiddetle işler. Hz. Aişe (r.a.)
    128. 10

    -Güzel ahlakın ifadesi şudur: Dünyadan nasip olana razı olur,
    nasip olmayana da kızmaz.

    -Doğruluğa yapışın, çünkü doğruluk iyiliğe
    götürür, doğruluk ve iyilik (sahipleri) de cennettedir. Yalandan sakının, çünkü
    yalan kötülüğe götürür, yalan ve kötülük (sahipleri) de kötülük
    cehennemdedir.

    -Tehlikeyi doğrulukta görseniz de doğruluğu yapışın, çünkü
    kurtuluş doğruluktadır

    -Yalan sözden ve yalan yere yemin etmekten
    sakının!

    -Yalandan sakının, çünkü yalan bir tarafta, iman da bir
    taraftadır. Yalan ile iman bir arada bulunmaz.

    -Birbirinize haset
    (kıskançlık) etmeyiniz. Birbirinize buğz etmeyiniz. Birbirinizden yüz
    çevirmeyiniz. Birbiriniz hakkında kötü zandan bulunmaktan kaçınınız.
    Birbirinizin eksikliğini ve kusurunu görmeye çalışmayınız. Birbirinizin gizli
    hallerini ve gizli hayatını araştırmayınız. Menfaat yarışına girmeyiniz.
    Birbirinize küsmeyiniz. Ey Allah'ın kulları hepiniz kardeş
    olunuz!

    -Büyüklerine saygı, küçüklerine şefkat ve merhamet göstermeyen
    bizden değildir.

    -Bir kimse bir çocuğa, gel sana şunu vereceğim der ve
    sonra da vermezse bu (sözü) bir yalandır

    -Aklın başı; Allah’a imandan
    sonra, haya (utanmak) ve iyi ahlaktır. Hz. Enes (r.a.) 286. 12

    -Allah’a
    imandan sonra, aklın başı; insanlarla muhabbetli bulunmaktır. Hz. Ebu Hüreyre
    (r.a.) 287. 7

    -Allah Teala şu kulu sever: Sattığında müsamahalı,
    aldığında müsamahalı, borcunu ödemede müsamahalı ve alacağını talepte de gene
    müsamahalıdır. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 17. 9

    -Bir meclisin baş köşesinden
    aşağısına razı olmak, Allah için tevazudan sayılır. Hz. Talha (r.a.) 131. 4


    -Allah (z.c. hz.)i her şeyde rıfk ve mülayemeti (yumuşak huyluluk)
    sever. Hz. Aişe (r.a.) 92. 14

    -Rıfk (mülayım olmak) ve rıfk ile muamele
    etmek uğurluluk, şiddetle muamele etmek de uğursuzluktur. Cenabı Hak bir evin
    hayrını murad ettiğinde, onlara rıfk kapısını açar. Rıfk nerede bulunursa
    orasını zinetlendirir. Şiddet ise orası için leke olur. Hz. Aişe (r.a.) 100.
    3

    -Merhamet edene, Allah merhamet eder. Yerdekilere merhamet edin, Allah
    da size merhamet etsin. -Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercetten
    şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler. Ve bunlar; Allah
    rızası için birbirlerine muhabbet edenler içindir. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 125.
    6

    -Cennette öyle köşkler vardır ki; içindeki dışındakini, dışındaki
    içindekini görür. Bunlar; sözü hoş, selamı çok olana, yemeği çok yedirenlere,
    oruca devam edenlere ve gece namazı kılanlara verilir.

    -Cömert; Allah’a,
    insanlara ve cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah’tan,
    insanlardan ve cennetten uzaktır. Ve cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah
    (z.c.hz.)lerine, hasis (cimri) âbitten (ibadet eden kişi) daha sevimlidir.


    -Cömert, ancak Allah’a hüsnü zannı olduğundan cömertlik yapar (Allah
    bana gene verir, ahirette de mükafatını verecektir diyerek). Cimri ise, ancak
    Allah’a sui zannı sebebiyle (“ya vermezse”diyerek) cimrilik yapar.


    -Cömert bir zatın (yedirdiği) yiyeceği şifadır. Cimri bir kimsenin
    yemeği ise derttir.

    -Sabır ilk sadmededir. (belanın ilk geldiği anda.)
    -Sabır imanın yarısı, yakîn de imanın tamıdır.

    -Size dünya ve ahiret
    ehlinin en hayırlısını ve dünyadaki amellerin en iyisini haber vereyim mi? “O
    öyle bir kimsedir ki; kendisiyle alakasını kesenle ilgilenir, kendisini mahrum
    edene (vermeyene) verir ve kendisine zulmedeni de affeder.”

    -Üç şey
    vardır ki; onlar kimde bulunursa, Allah onu kolay bir şekilde hesaba çeker ve
    rahmetiyle cennetine koyar: Mahrum edene (vermeyene) ihsanda bulunmak, zulmedeni
    affetmek, uğramayanı arayıp sormak.

    -Sükut (susmak, lüzumsuz konuşmamak),
    ahlakın efendisidir. Hz. Enes (r.a.) 219. 8

    -Üç kişi için gökler, yer,
    gece, gündüz ve melekler istiğfar ederler: Alimler, talebeler ve cömertler.


    -Allah (C.C.) Bana, farzları yerine getirmeyi emrettiği gibi, insanlara
    müdara etmeyi(alttan almayı) emretti.

    -Haya (utanmak) imandandır.


    -Altı şey güzeldir, lakin şu altı sınıf insanda daha güzeldir: Adalet
    güzeldir, lakin ümerada (idarecilerde) daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, lakin
    zenginde daha güzeldir. Verağ (haram olduğu şüpheli olan şeylerden kaçınmak)
    güzeldir, lakin alimlerde daha güzeldir. Sabır güzeldir, lakin fakirlerde daha
    güzeldir. Tövbe güzeldir, lakin gençlerde daha güzeldir. Haya (utanmak)
    güzeldir, lakin kadınlarda daha güzeldir. Hz. Ali (r.a.) 297. 6

    -Benim
    için 6 şeyi tekeffül edin (garanti edin, söz verin), size Cenneti söz veriyorum;
    1- Biriniz konuştuğu zaman yalan söylemesin, 2- Bir vaatte (sözde) bulunduğunda
    sözünden dönmesin, 3- Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet etmesin, 4-
    Gözünüzü yumunuz (harama bakmayın), 5- Elinizi (haramlardan) çekin, 6- İffet ve
    namusunuzu koruyun!

    -Mümin güzel ahlakı ile, geceleri nafile ibadet eden
    ve gündüzleri nafile oruç tutan kimselerin derecelerine erişir. (Yani güzel
    ahlaklı kişiye, ahlakı sebebiyle her gün 24 saat sevap yazılır)

    -Mümin,
    başkalarıyla iyi geçinir ve kendisiyle iyi geçinilir, başkalarıyla iyi (güzel)
    geçinmeyen ve kendisiyle geçinilemeyen kimsede hayır yoktur.

    -Müminin
    mümine bağlılığı, bir binanın birbirine sıkı sıkıya tutan tuğlaları
    gibidir.

    -Müslümanlar bir vücudun azalarına benzer. Nasıl bir vücudun bir
    yerinde bir rahatsızlık olunca tüm vücut ateşlenir, bu ağrıyı duyar. Müslümanlar
    da diğer Müslümanların ağrılarını duyması gerekir.

    -Müslüman’ın Müslüman
    üzerinde vacip olan 6 hakkı vardır; 1- Karşılaşınca selam vermesi, 2- Davet
    edince davetine gitmesi, 3- Nasihat isteyince nasihat etmesi, 4- Hastalanınca
    ziyaret etmesi, 5- Ölünce cenazesine gitmesi, 6- Aksırınca teşmit etmesi.


    (TEŞMİT: Hapşıran kişinin: “Elhamdülillah” demesi, Bunu duyan kişinin:
    “Yerhamükallah”, Tekrar Hapşıran kişinin ise; “Yehdîna ve yehdîkümullah ve
    yuslih bâleküm” demesidir.)

    -Sizin Allah Teala’ya en sevimli olanınız,
    yemesi en az ve bedenen en hafif olanınızdır. Hz.İbn Abbas(r.a) -Kuldan Allah’ın
    ilk çekip aldığı şey, “haya” (utanma duygusu)dır. O zaman, O (Allah) gazap eder
    (kızar). Ve kul gazaba uğramış duruma gelir. Sonra kendisinden “emanet”i alır. O
    zaman o kimse “hain ve hor” olur. Sonra ondan “rahmet”i alır. O zaman da o kimse
    katı kalpli ve kaba olur. İşte o zaman onun boynundan İslam bağını çözer. Artık
    o kimse, lanete uğramış ve lanetlenmiş şeytan olur. Hz. Enes (r.a.) 161. 3


    -Bu ümmetin en şerlilerini size haber vereyim mi? Onlar; bağırarak
    konuşanlar, belagatla konuşmaya zorlananlar ve çok lafçılar (gevezeler)dır. Bu
    ümmetin hayırlılarını da size haber vereyim mi? Onlar; ahlakça en güzel
    olanlardır.

    -Adem oğlunda 360 mafsal vardır. Her gün bunun için 360
    sadaka vermesi lazımdır. Sormuşlar: “Yâ Rasulallah, buna kim güç yetirebilir?”
    -Buyurmuş ki: Birine yol göstermek bir sadaka, zahmet veren bir şeyi yoldan
    kaldırmak bir sadaka, ihtiyaçtan fazla elbiseyi vermek de bir sadakadır. Yine
    sormuşlar: “Ya Rasulallah, bunu da yapamazsak?” Buyurdular ki: Halka şerri
    dokunmaktan çekinmek de kendisi için bir sadakadır. -İki günü birbirine eşit
    olan ziyandadır.

    -Kendiniz için istediğiniz şeyi Müslüman kardeşin için
    de istemedikçe olgun mümin olamazsınız.

    -Kolaylaştırın, zorlaştırmayın,
    müjdeleyin, nefret ettirmeyin.

    -Merhamet edene, Allah merhamet eder.
    Yerdekilere merhamet edin, Allah da size merhamet etsin.

    -Kimseden bir
    şey istememeyi taahhüt (garanti) edene, Ben Cenneti taahhüt ederim.

    -İki
    müslüman buluşup da onlardan biri arkadaşına selam verdiğinde, bu ikisinden
    Allah’a daha çok sevgili olanı, arkadaşına karşı güler yüzlülükte daha önce
    olanıdır. Musafaha ettiklerinde ise, Allah onların üzerine yüz rahmet indirir;
    İlk başlayana doksan, diğerine ise on rahmet verilir. Hz. Ömer (r.a.) 35.
    11

    -Bir kimse sana tazim (hürmet) için oturduğu yerden ayağa kalkmış ise,
    onun yerine oturma. Sana ait olmayan şeyle de elini silme. Hz. Ebû Bekre (r.a.)
    57. 6

    -İki kişi gizli konuşurlarken aralarına girmeyin. Hz. İbn Ömer
    (r.a.) 60. 3

    -Sizden birisi kardeşini Allah yolunda sevdiği zaman
    kendisine bildirsin. Zira bu, ülfette daha kalıcı, muhabbette sebat (devamlılık)
    vericidir. Hz. Mücahid (r.a.) 25. 9


    -Evlatlarınız arasında ihsanda
    bulunmak hususunda adalet edin, onların adalet etmelerini sevdiğiniz gibi.


    -Sana Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. Zira o korku, bütün işlerinin
    zinetidir. Sana Kur’an okumanı, Allah’ı zikretmeni tavsiye ederim. Zira o, senin
    semada anılmana sebeptir, yeryüzünde ise senin için nurdur. Sükutunun (susmanın)
    uzun olmasını tavsiye ederim. Ancak hayır söz müstesna. Zira bu sükut, şeytanı
    senden uzaklaştırır ve din işinde sana yardımcı olur. Çok gülmekten de sakın.
    Çünkü o, kalbi öldürür ve yüzün nurunu giderir. Cihada devam et. Çünkü o,
    ümmetimin ruhbanlığıdır. Miskinleri sev ve onlarla düşüp kalk. Kendinden
    aşağıdakine bak, yukarıdakine bakma. Zira, sana Allah’ın verdiği nimetleri
    küçümsememen için bu hal daha uygundur. Seninle alakayı kesseler de akrabanı
    ziyaret et. Acı da olsa hakkı söyle. Allah yolunda kınayanların kınamasından
    korkma. Kendi nefsin hakkında bildiğin şeyler, insanlardan seni alıkoysun.
    Yaptığın şeylerde onlara üstünlük taslama. Şu üç hasletin bulunması, kişiye ayıp
    olarak yeter; Kendi kusurlarını bilmeden başkasının kusurlarını görmesi, aynı
    hal kendisinde de olduğu halde başkalarında utanılacak hal görmesi ve arkadaşına
    eziyet etmesi. Ey Ebu zer! Tedbir gibi akıl, (şüpheli şeylerden) sakınmak gibi
    verağ, güzel huy gibi de şeref yoktur. Hz. Ebu Zer (r.a.) 157. 4

    -Güzel
    niyet, sahibini cennete sokar. Güzel ahlak da sahibini cennete sokar. Ve güzel
    komşu da komşusunu Cennete sokar. Biri sordu:"Yâ Rasulallah, kendisi kötü
    (komşuluğu iyi) olsa da mı?" -Evet, sen istemesen de(öyle).

    -İktisad,
    geçimin yarısı ve güzel ahlak da dinin yarısıdır. Hz. Enes (r.a.) 190.
    6

    -Akrabayı yoklamak malı çoğaltır, ailede muhabbeti arttırır ve ömrü
    uzatır. Hz. Amr ibn Sehl (r.a.) 307.7

    -Bir aile halkı, birbirlerini
    yokladıklarında, Allah onların rızkını geniş ve kolay kılar. Ve onlar Allah’ın
    koruması altında bulunurlar. Hz. İbni Abbas (r.a.) 118. 4

    -Akrabayı
    yoklamak, güzel ahlak ve güzel komşuluk; beldeleri mamur eder ve ömrü arttırır.
    Hz. Aişe (r.a.) -Kafir veya müslüman bir adam bir iyilik yaparsa Allah Teala ona
    sevap verir. Denildi ki; “Kafire sevap nasıl olur?” -Buyurdu ki; “Eğer o sılai
    rahim yapsa veya bir sadaka tasadduk etse veya bir hasene yapsa, Allah ona mal,
    çocuk, sıhhat ve bunun benzerlerini verir.” Denildi ki; “Ahirette karşılığı
    nedir?” -Buyurdu ki; Azabı hafif olur. Ve şu mealdeki ayeti okudu:“Firavun
    ailesini azapların en şiddetlisine sokun.” Hz. İbn Mes’ud (r.a.) 369.



  3. 19.Ocak.2013, 17:28
    2
    Hadimul Müslimin



    -Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Hz.
    Ebu Hüreyre (r.a.) 245. 7 (Ramuz el-ehadis)

    -İnsanların en hayırlısı,
    ahlakı en güzel olandır.

    -Mü’minin mizanında en ağır basacak şey, güzel
    ahlaktır. Muhakkak ki, Allah Teala işi ve sözü çirkin olan ve hayasızca konuşan
    kimseye buğz eder. Hz. Ebud Derda (r.a.) 15. 9

    -Bilir misiniz,
    insanların cennete girmelerini en çok sağlayan şeyler nelerdir? Allah korkusu ve
    güzel ahlaktır. Bilir misiniz, insanların cehenneme girmelerine en çok sebep
    olan şey nedir? İki aralıktır; Ağız (diliyle günah işlemesi) ve bacak arasıdır
    (yani zina yapması). Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 12. 8

    -Güzel ahlak hataları
    eritir; suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak da ameli bozar; sirkenin balı
    bozduğu gibi.

    -Her şeyin tövbesi vardır. Fena ahlak sahibinin yoktur.
    Zira o kimse günahtan tövbe etmez de, onu daha şiddetle işler. Hz. Aişe (r.a.)
    128. 10

    -Güzel ahlakın ifadesi şudur: Dünyadan nasip olana razı olur,
    nasip olmayana da kızmaz.

    -Doğruluğa yapışın, çünkü doğruluk iyiliğe
    götürür, doğruluk ve iyilik (sahipleri) de cennettedir. Yalandan sakının, çünkü
    yalan kötülüğe götürür, yalan ve kötülük (sahipleri) de kötülük
    cehennemdedir.

    -Tehlikeyi doğrulukta görseniz de doğruluğu yapışın, çünkü
    kurtuluş doğruluktadır

    -Yalan sözden ve yalan yere yemin etmekten
    sakının!

    -Yalandan sakının, çünkü yalan bir tarafta, iman da bir
    taraftadır. Yalan ile iman bir arada bulunmaz.

    -Birbirinize haset
    (kıskançlık) etmeyiniz. Birbirinize buğz etmeyiniz. Birbirinizden yüz
    çevirmeyiniz. Birbiriniz hakkında kötü zandan bulunmaktan kaçınınız.
    Birbirinizin eksikliğini ve kusurunu görmeye çalışmayınız. Birbirinizin gizli
    hallerini ve gizli hayatını araştırmayınız. Menfaat yarışına girmeyiniz.
    Birbirinize küsmeyiniz. Ey Allah'ın kulları hepiniz kardeş
    olunuz!

    -Büyüklerine saygı, küçüklerine şefkat ve merhamet göstermeyen
    bizden değildir.

    -Bir kimse bir çocuğa, gel sana şunu vereceğim der ve
    sonra da vermezse bu (sözü) bir yalandır

    -Aklın başı; Allah’a imandan
    sonra, haya (utanmak) ve iyi ahlaktır. Hz. Enes (r.a.) 286. 12

    -Allah’a
    imandan sonra, aklın başı; insanlarla muhabbetli bulunmaktır. Hz. Ebu Hüreyre
    (r.a.) 287. 7

    -Allah Teala şu kulu sever: Sattığında müsamahalı,
    aldığında müsamahalı, borcunu ödemede müsamahalı ve alacağını talepte de gene
    müsamahalıdır. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 17. 9

    -Bir meclisin baş köşesinden
    aşağısına razı olmak, Allah için tevazudan sayılır. Hz. Talha (r.a.) 131. 4


    -Allah (z.c. hz.)i her şeyde rıfk ve mülayemeti (yumuşak huyluluk)
    sever. Hz. Aişe (r.a.) 92. 14

    -Rıfk (mülayım olmak) ve rıfk ile muamele
    etmek uğurluluk, şiddetle muamele etmek de uğursuzluktur. Cenabı Hak bir evin
    hayrını murad ettiğinde, onlara rıfk kapısını açar. Rıfk nerede bulunursa
    orasını zinetlendirir. Şiddet ise orası için leke olur. Hz. Aişe (r.a.) 100.
    3

    -Merhamet edene, Allah merhamet eder. Yerdekilere merhamet edin, Allah
    da size merhamet etsin. -Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercetten
    şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler. Ve bunlar; Allah
    rızası için birbirlerine muhabbet edenler içindir. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) 125.
    6

    -Cennette öyle köşkler vardır ki; içindeki dışındakini, dışındaki
    içindekini görür. Bunlar; sözü hoş, selamı çok olana, yemeği çok yedirenlere,
    oruca devam edenlere ve gece namazı kılanlara verilir.

    -Cömert; Allah’a,
    insanlara ve cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah’tan,
    insanlardan ve cennetten uzaktır. Ve cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah
    (z.c.hz.)lerine, hasis (cimri) âbitten (ibadet eden kişi) daha sevimlidir.


    -Cömert, ancak Allah’a hüsnü zannı olduğundan cömertlik yapar (Allah
    bana gene verir, ahirette de mükafatını verecektir diyerek). Cimri ise, ancak
    Allah’a sui zannı sebebiyle (“ya vermezse”diyerek) cimrilik yapar.


    -Cömert bir zatın (yedirdiği) yiyeceği şifadır. Cimri bir kimsenin
    yemeği ise derttir.

    -Sabır ilk sadmededir. (belanın ilk geldiği anda.)
    -Sabır imanın yarısı, yakîn de imanın tamıdır.

    -Size dünya ve ahiret
    ehlinin en hayırlısını ve dünyadaki amellerin en iyisini haber vereyim mi? “O
    öyle bir kimsedir ki; kendisiyle alakasını kesenle ilgilenir, kendisini mahrum
    edene (vermeyene) verir ve kendisine zulmedeni de affeder.”

    -Üç şey
    vardır ki; onlar kimde bulunursa, Allah onu kolay bir şekilde hesaba çeker ve
    rahmetiyle cennetine koyar: Mahrum edene (vermeyene) ihsanda bulunmak, zulmedeni
    affetmek, uğramayanı arayıp sormak.

    -Sükut (susmak, lüzumsuz konuşmamak),
    ahlakın efendisidir. Hz. Enes (r.a.) 219. 8

    -Üç kişi için gökler, yer,
    gece, gündüz ve melekler istiğfar ederler: Alimler, talebeler ve cömertler.


    -Allah (C.C.) Bana, farzları yerine getirmeyi emrettiği gibi, insanlara
    müdara etmeyi(alttan almayı) emretti.

    -Haya (utanmak) imandandır.


    -Altı şey güzeldir, lakin şu altı sınıf insanda daha güzeldir: Adalet
    güzeldir, lakin ümerada (idarecilerde) daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, lakin
    zenginde daha güzeldir. Verağ (haram olduğu şüpheli olan şeylerden kaçınmak)
    güzeldir, lakin alimlerde daha güzeldir. Sabır güzeldir, lakin fakirlerde daha
    güzeldir. Tövbe güzeldir, lakin gençlerde daha güzeldir. Haya (utanmak)
    güzeldir, lakin kadınlarda daha güzeldir. Hz. Ali (r.a.) 297. 6

    -Benim
    için 6 şeyi tekeffül edin (garanti edin, söz verin), size Cenneti söz veriyorum;
    1- Biriniz konuştuğu zaman yalan söylemesin, 2- Bir vaatte (sözde) bulunduğunda
    sözünden dönmesin, 3- Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet etmesin, 4-
    Gözünüzü yumunuz (harama bakmayın), 5- Elinizi (haramlardan) çekin, 6- İffet ve
    namusunuzu koruyun!

    -Mümin güzel ahlakı ile, geceleri nafile ibadet eden
    ve gündüzleri nafile oruç tutan kimselerin derecelerine erişir. (Yani güzel
    ahlaklı kişiye, ahlakı sebebiyle her gün 24 saat sevap yazılır)

    -Mümin,
    başkalarıyla iyi geçinir ve kendisiyle iyi geçinilir, başkalarıyla iyi (güzel)
    geçinmeyen ve kendisiyle geçinilemeyen kimsede hayır yoktur.

    -Müminin
    mümine bağlılığı, bir binanın birbirine sıkı sıkıya tutan tuğlaları
    gibidir.

    -Müslümanlar bir vücudun azalarına benzer. Nasıl bir vücudun bir
    yerinde bir rahatsızlık olunca tüm vücut ateşlenir, bu ağrıyı duyar. Müslümanlar
    da diğer Müslümanların ağrılarını duyması gerekir.

    -Müslüman’ın Müslüman
    üzerinde vacip olan 6 hakkı vardır; 1- Karşılaşınca selam vermesi, 2- Davet
    edince davetine gitmesi, 3- Nasihat isteyince nasihat etmesi, 4- Hastalanınca
    ziyaret etmesi, 5- Ölünce cenazesine gitmesi, 6- Aksırınca teşmit etmesi.


    (TEŞMİT: Hapşıran kişinin: “Elhamdülillah” demesi, Bunu duyan kişinin:
    “Yerhamükallah”, Tekrar Hapşıran kişinin ise; “Yehdîna ve yehdîkümullah ve
    yuslih bâleküm” demesidir.)

    -Sizin Allah Teala’ya en sevimli olanınız,
    yemesi en az ve bedenen en hafif olanınızdır. Hz.İbn Abbas(r.a) -Kuldan Allah’ın
    ilk çekip aldığı şey, “haya” (utanma duygusu)dır. O zaman, O (Allah) gazap eder
    (kızar). Ve kul gazaba uğramış duruma gelir. Sonra kendisinden “emanet”i alır. O
    zaman o kimse “hain ve hor” olur. Sonra ondan “rahmet”i alır. O zaman da o kimse
    katı kalpli ve kaba olur. İşte o zaman onun boynundan İslam bağını çözer. Artık
    o kimse, lanete uğramış ve lanetlenmiş şeytan olur. Hz. Enes (r.a.) 161. 3


    -Bu ümmetin en şerlilerini size haber vereyim mi? Onlar; bağırarak
    konuşanlar, belagatla konuşmaya zorlananlar ve çok lafçılar (gevezeler)dır. Bu
    ümmetin hayırlılarını da size haber vereyim mi? Onlar; ahlakça en güzel
    olanlardır.

    -Adem oğlunda 360 mafsal vardır. Her gün bunun için 360
    sadaka vermesi lazımdır. Sormuşlar: “Yâ Rasulallah, buna kim güç yetirebilir?”
    -Buyurmuş ki: Birine yol göstermek bir sadaka, zahmet veren bir şeyi yoldan
    kaldırmak bir sadaka, ihtiyaçtan fazla elbiseyi vermek de bir sadakadır. Yine
    sormuşlar: “Ya Rasulallah, bunu da yapamazsak?” Buyurdular ki: Halka şerri
    dokunmaktan çekinmek de kendisi için bir sadakadır. -İki günü birbirine eşit
    olan ziyandadır.

    -Kendiniz için istediğiniz şeyi Müslüman kardeşin için
    de istemedikçe olgun mümin olamazsınız.

    -Kolaylaştırın, zorlaştırmayın,
    müjdeleyin, nefret ettirmeyin.

    -Merhamet edene, Allah merhamet eder.
    Yerdekilere merhamet edin, Allah da size merhamet etsin.

    -Kimseden bir
    şey istememeyi taahhüt (garanti) edene, Ben Cenneti taahhüt ederim.

    -İki
    müslüman buluşup da onlardan biri arkadaşına selam verdiğinde, bu ikisinden
    Allah’a daha çok sevgili olanı, arkadaşına karşı güler yüzlülükte daha önce
    olanıdır. Musafaha ettiklerinde ise, Allah onların üzerine yüz rahmet indirir;
    İlk başlayana doksan, diğerine ise on rahmet verilir. Hz. Ömer (r.a.) 35.
    11

    -Bir kimse sana tazim (hürmet) için oturduğu yerden ayağa kalkmış ise,
    onun yerine oturma. Sana ait olmayan şeyle de elini silme. Hz. Ebû Bekre (r.a.)
    57. 6

    -İki kişi gizli konuşurlarken aralarına girmeyin. Hz. İbn Ömer
    (r.a.) 60. 3

    -Sizden birisi kardeşini Allah yolunda sevdiği zaman
    kendisine bildirsin. Zira bu, ülfette daha kalıcı, muhabbette sebat (devamlılık)
    vericidir. Hz. Mücahid (r.a.) 25. 9


    -Evlatlarınız arasında ihsanda
    bulunmak hususunda adalet edin, onların adalet etmelerini sevdiğiniz gibi.


    -Sana Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. Zira o korku, bütün işlerinin
    zinetidir. Sana Kur’an okumanı, Allah’ı zikretmeni tavsiye ederim. Zira o, senin
    semada anılmana sebeptir, yeryüzünde ise senin için nurdur. Sükutunun (susmanın)
    uzun olmasını tavsiye ederim. Ancak hayır söz müstesna. Zira bu sükut, şeytanı
    senden uzaklaştırır ve din işinde sana yardımcı olur. Çok gülmekten de sakın.
    Çünkü o, kalbi öldürür ve yüzün nurunu giderir. Cihada devam et. Çünkü o,
    ümmetimin ruhbanlığıdır. Miskinleri sev ve onlarla düşüp kalk. Kendinden
    aşağıdakine bak, yukarıdakine bakma. Zira, sana Allah’ın verdiği nimetleri
    küçümsememen için bu hal daha uygundur. Seninle alakayı kesseler de akrabanı
    ziyaret et. Acı da olsa hakkı söyle. Allah yolunda kınayanların kınamasından
    korkma. Kendi nefsin hakkında bildiğin şeyler, insanlardan seni alıkoysun.
    Yaptığın şeylerde onlara üstünlük taslama. Şu üç hasletin bulunması, kişiye ayıp
    olarak yeter; Kendi kusurlarını bilmeden başkasının kusurlarını görmesi, aynı
    hal kendisinde de olduğu halde başkalarında utanılacak hal görmesi ve arkadaşına
    eziyet etmesi. Ey Ebu zer! Tedbir gibi akıl, (şüpheli şeylerden) sakınmak gibi
    verağ, güzel huy gibi de şeref yoktur. Hz. Ebu Zer (r.a.) 157. 4

    -Güzel
    niyet, sahibini cennete sokar. Güzel ahlak da sahibini cennete sokar. Ve güzel
    komşu da komşusunu Cennete sokar. Biri sordu:"Yâ Rasulallah, kendisi kötü
    (komşuluğu iyi) olsa da mı?" -Evet, sen istemesen de(öyle).

    -İktisad,
    geçimin yarısı ve güzel ahlak da dinin yarısıdır. Hz. Enes (r.a.) 190.
    6

    -Akrabayı yoklamak malı çoğaltır, ailede muhabbeti arttırır ve ömrü
    uzatır. Hz. Amr ibn Sehl (r.a.) 307.7

    -Bir aile halkı, birbirlerini
    yokladıklarında, Allah onların rızkını geniş ve kolay kılar. Ve onlar Allah’ın
    koruması altında bulunurlar. Hz. İbni Abbas (r.a.) 118. 4

    -Akrabayı
    yoklamak, güzel ahlak ve güzel komşuluk; beldeleri mamur eder ve ömrü arttırır.
    Hz. Aişe (r.a.) -Kafir veya müslüman bir adam bir iyilik yaparsa Allah Teala ona
    sevap verir. Denildi ki; “Kafire sevap nasıl olur?” -Buyurdu ki; “Eğer o sılai
    rahim yapsa veya bir sadaka tasadduk etse veya bir hasene yapsa, Allah ona mal,
    çocuk, sıhhat ve bunun benzerlerini verir.” Denildi ki; “Ahirette karşılığı
    nedir?” -Buyurdu ki; Azabı hafif olur. Ve şu mealdeki ayeti okudu:“Firavun
    ailesini azapların en şiddetlisine sokun.” Hz. İbn Mes’ud (r.a.) 369.






+ Yorum Gönder