Konusunu Oylayın.: İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?
  1. 17.Ocak.2013, 01:49
    1
    Misafir

    İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?

  2. 24.Ocak.2013, 21:10
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?




    İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?

    Dinimize göre kadın-erkek ilişkisi nasıl olmalıdır?

    Flört, Müslümanlarların lügatında yeri olan bir kelime olmadığı gibi, ifade ettiği mânâ da Müslümanlarda hayat bulan bir olay değildir Flörte kimler ne mânâ yüklerse yüklesin, İslâm böylesine hissi bir konuda erkekle kadına sınırlar çizer ve Efendimiz (asv)'in meşhur ikazı iki tarafı da kesin ölçülerle korumaya alır, muhafaza eder
    Nedir Efendimiz (asv)'in kesin ve çok makul olan ikazı?
    "Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır!"

    Evet, biribirine yabancı iki karşı cinsin tenha bir yerde baş başa kalışları; hislerinin isyanına, yaratılışta var olan duyguların ayaklanmasına vesile teşkil eder Cinsi hislerin ayaklanması ve isyanından sonraki safhaları ise kimse kestiremez Nerede başlar, nerelere kadar gider Zaten toplum hayatındaki pişmanlıkların, hatta cinayetlerin ve kötülüklerin büyük çoğunluğunun bu ikaza kulak asmayıştan, aradaki sınırı aşıp taşmaktan kaynaklandığı da yaşanan günlük olaylarla sabittir
    Bunun istisnası yok mu, her kadın, her erkek böyle mi?
    Elbette öyle bir iddiamız olmaz Elbette her kaidenin istisnası olur Lakin istisnalar hep müstesna kalır, umumi hükmü değiştirmez Bildiğim gerçek odur ki, kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir
    Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler Kadın, değerlerin en yücesi, itibarını korunması lazım gelenlerin de en önde gelenidir Kadının bir gün falanın yanında, öteki günü de filanın kolunda olması, bir başka gün ise kimin yanında olacağının bilinmez hale düşmesi, onu hayatı boyunca itibarsızlığa mahkum eder Bir değerli hayatı böylesine değersiz ve itibarsız hale düşüren şeye ise, siz ister flört deyin, isterse başka bir şey; ne savunulur ne de sonucu basite alınacak bir doğallık olarak görülebilir
    Yine bir kudsi beyandan öğrenmekteyiz ki sonu evliliğe varmayan gayri meşru yakınlaşmalardan taraflar öylesine pişmanlık duyacak ki ahirette:
    – Keşke ateş parçası tutsaydım da böyle sonuçlar verecek başlangıçlar yapmasaydım diye feryat edeceklerdir
    Ama bunun faydası olmayacaktır Çünkü ok yaydan çıkmış, kurşun hedefi vurmuş; tamiri mümkün olmayan tahribat vaki olmuştur
    Onun içindir ki dindar ailelerde kadın, kuracağı yuvada mutlu ve huzurlu olmak için geride şaibeli bir geçmiş bırakmamaya çok dikkat eder, vardığı yerde başına kakılacak bir sürü yanlışların sahibi olmama konusunda büyük titizlik gösterir Bu dikkat ve titizliğinden dolayı da ömür boyu sevinç duyar, itibar sahibi olmanın mutluluğunu yaşar
    Kadını tertemiz mutlu bir ailenin kurucusu değil de, günlük zevklerin malzemesi haline getiren erkekler, yahut da kendilerini bu duruma düşürmüş kadınlar elbette konuyu bizim gibi yorumlamayacak, hallerine uygun düşen hayatın savunucusu olacaklardır Böylelerine bizim ne söyleyecek sözümüz, ne de verecek cevabımız olur Kendi düşen ağlamazdan başka

    Ahmed Şahin, Aile İlmihali.


  3. 24.Ocak.2013, 21:10
    2
    Üye



    İslam'da Kadın ve Erkek İlişkileri Nasıl Olmalıdır?

    Dinimize göre kadın-erkek ilişkisi nasıl olmalıdır?

    Flört, Müslümanlarların lügatında yeri olan bir kelime olmadığı gibi, ifade ettiği mânâ da Müslümanlarda hayat bulan bir olay değildir Flörte kimler ne mânâ yüklerse yüklesin, İslâm böylesine hissi bir konuda erkekle kadına sınırlar çizer ve Efendimiz (asv)'in meşhur ikazı iki tarafı da kesin ölçülerle korumaya alır, muhafaza eder
    Nedir Efendimiz (asv)'in kesin ve çok makul olan ikazı?
    "Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır!"

    Evet, biribirine yabancı iki karşı cinsin tenha bir yerde baş başa kalışları; hislerinin isyanına, yaratılışta var olan duyguların ayaklanmasına vesile teşkil eder Cinsi hislerin ayaklanması ve isyanından sonraki safhaları ise kimse kestiremez Nerede başlar, nerelere kadar gider Zaten toplum hayatındaki pişmanlıkların, hatta cinayetlerin ve kötülüklerin büyük çoğunluğunun bu ikaza kulak asmayıştan, aradaki sınırı aşıp taşmaktan kaynaklandığı da yaşanan günlük olaylarla sabittir
    Bunun istisnası yok mu, her kadın, her erkek böyle mi?
    Elbette öyle bir iddiamız olmaz Elbette her kaidenin istisnası olur Lakin istisnalar hep müstesna kalır, umumi hükmü değiştirmez Bildiğim gerçek odur ki, kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir
    Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler Kadın, değerlerin en yücesi, itibarını korunması lazım gelenlerin de en önde gelenidir Kadının bir gün falanın yanında, öteki günü de filanın kolunda olması, bir başka gün ise kimin yanında olacağının bilinmez hale düşmesi, onu hayatı boyunca itibarsızlığa mahkum eder Bir değerli hayatı böylesine değersiz ve itibarsız hale düşüren şeye ise, siz ister flört deyin, isterse başka bir şey; ne savunulur ne de sonucu basite alınacak bir doğallık olarak görülebilir
    Yine bir kudsi beyandan öğrenmekteyiz ki sonu evliliğe varmayan gayri meşru yakınlaşmalardan taraflar öylesine pişmanlık duyacak ki ahirette:
    – Keşke ateş parçası tutsaydım da böyle sonuçlar verecek başlangıçlar yapmasaydım diye feryat edeceklerdir
    Ama bunun faydası olmayacaktır Çünkü ok yaydan çıkmış, kurşun hedefi vurmuş; tamiri mümkün olmayan tahribat vaki olmuştur
    Onun içindir ki dindar ailelerde kadın, kuracağı yuvada mutlu ve huzurlu olmak için geride şaibeli bir geçmiş bırakmamaya çok dikkat eder, vardığı yerde başına kakılacak bir sürü yanlışların sahibi olmama konusunda büyük titizlik gösterir Bu dikkat ve titizliğinden dolayı da ömür boyu sevinç duyar, itibar sahibi olmanın mutluluğunu yaşar
    Kadını tertemiz mutlu bir ailenin kurucusu değil de, günlük zevklerin malzemesi haline getiren erkekler, yahut da kendilerini bu duruma düşürmüş kadınlar elbette konuyu bizim gibi yorumlamayacak, hallerine uygun düşen hayatın savunucusu olacaklardır Böylelerine bizim ne söyleyecek sözümüz, ne de verecek cevabımız olur Kendi düşen ağlamazdan başka

    Ahmed Şahin, Aile İlmihali.





+ Yorum Gönder