Konusunu Oylayın.: Müslüman bayan isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müslüman bayan isimleri
  1. 17.Ocak.2013, 00:08
    1
    Misafir

    Müslüman bayan isimleri






    Müslüman bayan isimleri Mumsema müslüman bayan isimleri


  2. 17.Ocak.2013, 00:08
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Ocak.2013, 01:38
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: müslüman bayan isimleri




    Adalet : Doğruluk, zulmetmeme, haksızları terbiye.
    Adniye : Salih, Cennetlik.
    Afet : İnsanların önleyemediği büyük felaket.
    Afitab : Güneş ışığı.
    Ahu : Ceylan, maral.
    Aişe : Bolluk içinde rahat yaşayan.
    Amine : Korkusuz.
    Arzu : İstek, hasret. İstenilen beğenilen kadın.
    Asiye : Direk, acılı kadın.
    Aslı : Temelli, köklü.
    Aslıhan : Han soyundan olan.
    Asuman : Gök, gökkubbe, sema.
    Atiye : Bağış, verme, iyilik.
    Atıfet : Bir sebebi bulunmadan duyulan sevgi.
    Ayfer : Ay ışığı.
    Ayla : Kadın, eş hanım.
    Aylin : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire, hale.
    Aynur : Ay gibi parlak.
    Ayperi : Peri gibi güzel.
    Ayten : Ay gibi parlak renkli.
    Ayşegül : Güleç, gül gibi renkli, canlı ve rahat ömür süren.
    Ayşen : Neşeli, parlak, sevimli.
    Azimet : Gidiş. Takva yolunu seçen.
    Azra : Bakire.

    Banu : Ev kadını.
    Begüm : Saygı değer kadın, hanım.
    Behiye : Güzel, alımlı kadın.
    Benan : Parmakla gösterilecek kadar güzel.
    Bengi : Sonsuz, tiryaki.
    Berat : Yapılan hayırlı bir iş yüzünden affetmek üzere verilen karşılık.
    Beren : Kuzu.
    Berin : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.
    Berire :İhsan sahibi, sadık.
    Berna : Genç, cesur, civan.
    Besamet : Güler yüzlü.
    Betigül : Gül gibi kokan mektup.
    Betül : Erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın. Hazret-i Fâtıma ve Hazret-i Meryem'in ünvanı.
    Beyhatun : Hakanın hanımı.
    Beylem : Çiçek demedi, buket, sunuş.
    Beyza : Çok beyaz, çok temiz, parlak.
    Bilge : Bilgisiyle davranışları birbirine uyan.
    Bilgehatun : Derin bilgi sahibi kadın.
    Binnaz : Çok nazlı.
    Birgül : Tek ve benzersiz gül.
    Buket : Demet, çiçek demedi.
    Burc : Taze dal, filiz.
    Burçin : Dişi geyik.
    Burcu : Güzel kokan.
    Büşrâ : Müjde, sevinç, hayırlı haber. Acele, çabuk.

    Cânân : Sevgili, dilber, gönül verilen. Tasavvufta Allah.
    Cangül : İç açıcı.
    Cavidan : Sonsuz, ölümsüz, ebedi.
    Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan.
    Ceylan : İnce biçimli, güzel gözlü bir geyik cinsi.
    Cihanfer : Cihanı aydınlatan çok güzel kadın.

    Derya : Deniz, çok bol, pek çok.
    Destegül : Gül demeti, çiçek buketi.
    Dicle : Büyük ırmak. Irak'ta denize dökülen bir nehir.
    Didar : Yüz, çehre, suret, görüş, göz, görme gücü.
    Dilara : Gönül alıcı, sevgili.
    Dilber : Güzel, sevgili, gönül çekici.
    Dilbeste : Gönül bağlamış, âşık.
    Dildade : Gönül vermiş, düşkün, tutkun.
    Dildar : Gönlü hüküm altında tutan sevgili.
    Dilrüba : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan.
    Dilsafa : Gönlü ferah kedersiz.
    Dilşad : Gönlü sevinçli, yüreği şen.
    Dilşikâr : Gönül avlayan, kendine bağlayan.
    Dürdane : İnci tanesi, inci serpen.

    Ebru : Kaş.
    Eda : Tavırları hoş, nazlı.
    Efser : Taç.
    Ela: Sarıya çalar kestane rengi.
    Elif : Arap alfabesinin ilk harfi, dost, tanıdık.
    Emel : Güçlü arzu, umulan şey.
    Erva : Çok güzel, son derece cesur ve yiğit adam.
    Esma : İsmi olan.
    Esra : Gece yolculuğuna çıkan.

    Fatıma : Kendisi ve nesli Cehennem ateşinden kesilmiş.
    Fazilet : Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
    Ferdiye : Tek ve eşsiz.
    Ferah : Bol, geniş, neşeli, açık.
    Feray : Parlak, aydınlık ay.
    Ferhunde : Uğurlu kutlu.
    Feriha : Sevinçli, ferah.
    Ferihan : Razı, hoşnut, sevinçli.
    Ferişte : Melek.
    Ferzane : Hakim, filozof, bilgin, âlim.
    Figen : Çiçek demeti, gölge eden.
    Fitnat : Zihin açık, çabuk kavrayışlı.
    Firdevs : Sekiz Cennetten biri, altın ve gümüştendir.
    Firkat : Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
    Fulya : Güzel kokulu bir nergis.
    Füruzan : Çok parlak, aydınlık, parlayan, nurlu.
    Füsun : Büyü, sihir, efsun.
    Füsünkâr : Büyüleyici güzel.

    Gazal : Geyik, ceylan, ahu.
    Gönül : Kalb.
    Gözde : Göze girmiş, bir büyüğün sevip beğendiği.
    Gülbanu: Gül hanım.
    Gülberk : Gül yaprağı.
    Gülbin : Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
    Gülbiz : Gül saçan, gül serpen.
    Gülçehre : Gül yüzlü, yüzü gül gibi hoş.
    Gülcemal : Yüzü gül gibi güzel.
    Gülçiçek : Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
    Gülçin : Gül toplayan, gül derleyici.
    Güldemet : Gül buketi, gül demeti.
    Gülendam : Gül gibi ince, uzun, güzel vücutlu.
    Güleser : Yüzünde gülümseme eksik olmayan.
    Gülfam : Pembe, gül renginde.
    Gülfem : Gül dudaklı, gül ağızlı.
    Gülfer : Gül gibi parlak.
    Gülfeşan : Gül saçan.
    Gülfidan : Gül gibi genç.
    Gülhiz : Gül yetiştiren.
    Gülistan : Gül bahçesi, güllük.
    Gülizar : Gül yanaklı.
    Gülnar : Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
    Gülnaz : Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
    Gülsima : Gül yüzlü.
    Gülsüm : Yüzü dolgun. Ümmügülsüm: Gülsümün annesi.
    Gülter : Yeni açılmış gül.
    Gülşen : Gül bahçesi, gülistan.
    Güzide : Seçkin, seçilmiş, seçme.

    Hacer : Taş, kaya parçası.
    Hatice : Erken doğan kız çocuğu.
    Hale : Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
    Halenur : Işıklı, aydınlık daire, hale.
    Hamiyet : Milli onur ve haysiyet.
    Handan : Gülen, şen.
    Hande : Gülen, alay eden.
    Harika : Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
    Hasna : Çok güzel kadın.
    Haver : Gün doğusu, ortak.
    Havle : Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
    Havva : Bir şeyin kıvamı, olgun. Hazret-i Ademin hanımı.
    Hayrunnisa : Kadınların hayırlısı, iyisi.
    Hediye : İkram olarak verilen şey.
    Hicran : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
    Hicret : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
    Hilâl : Yeni ay.
    Hoşeda : Davranışı hoş, hareketi güzel.
    Hoşendam : Boyu posu güzel, görünümü düzgün.
    Hoşkadem : Güzel ayaklı, uğurlu.
    Hoşneva : Güzel sesli.
    Hoşnigar :Tatlı, güzel bakışlı.
    Huban : Güzeller. Güzel olan.
    Huri : Cennet kızı gibi güzel.
    Huriye : Çok güzel.
    Hülya : Kuruntu, hayal.
    Hümeyra : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe’nin ünvanı
    Hürrem : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
    Hürriyet : İradesine göre karar veren. Kendine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest.
    Hüsnâ : En güzel, pek güzel.
    Hüsnügül : Gül gibi güzel.
    Hüveyda : Apaçık, belli, besbelli.

    Itri : Kokulu, güzel kokulu.

    İclal : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden.
    İffet : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan.
    İkbal : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
    İrem : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.

    Jale : Kırağı, çiğ, şebnem.
    Jülide : Saçı dağınık.

    Kader : Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan.
    Keriman : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
    Kevser : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
    Kezban : Ev kadını.
    Kısmet : Talih, nasip, kader.
    Kudret : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet.
    Kutan : Kutlu, kutsal, mutlu.
    Kübra : En büyük en azametli.
    Kündem : İtaatli, saygılı.

    Lalezar : Lale bahçesi.
    Lamiha : Parlayan, parıldayan, parlak.
    Leman : Titrek.
    Lerzan . Titreyen, titrek.
    Letafet : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
    Leyan : Konforlu, lüks hayat.
    Leyla : Uzun ve karanlık gece.

    Mahinev : Yeni doğmuş ay.
    Mahiye : Aylık.
    Mahpeyker : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
    Mahru : Ay gibi parlak yüzlü.
    Maide : Kurulmuş hazır sofra.
    Makbule : Kabul olunmuş, beğenilmiş.
    Maral : Dişi geyik.
    Mayda : Narin ince yapılı.
    Mebşure : Yüzü güzel, endamlı.
    Mefharet : İftihar eden.
    Mefkure : Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
    Mehlika : Ay yüzlü.
    Mehpare : Ay parçası.
    Mehtap : Ay ışığı.
    Mehveş : Ay gibi güzel.
    Melahat : Güzel yüzlü.
    Melda : İnce ve taze.
    Melek : Masum, halim selim.
    Melis : Bal arısı.
    Menfuse : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
    Meriç : Ege denizine dökülen nehir.
    Merve : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
    Meryem : Dinine bağlı.
    Mesadet : Mutlu.
    Mestinaz : Süzgün bakışlı.
    Mevhibe : Bahşiş, ihsan, bağış.
    Meysere : Zenginlik, rahatlık.
    Mihman : Misafir.
    Mihriban : Seven, güler yüzlü.
    Mihrimah : Güneş ile ay.
    Mihrinaz : Çok nazlı
    Mimoza : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek.
    Mualla : Yüce, yüksek.
    Muattar : Güzel kokulu.
    Muazzez : İzzet ve şeref sahibi, değerli.
    Muhabbet : Sevgi.
    Muhaddere : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
    Mukadder : Alın yazısına inanan.
    Mukaddes : Mübarek, temiz.
    Mübeccel : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
    Müberra : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
    Mübeşşer : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
    Mübeyyen : Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
    Müjde : İyi haber sevinçli haber.
    Müjgan : Kirpikler.
    Müjgen : Kirpik
    Münevver : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
    Münteha : Netice, son yer.
    Mürüvvet : İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
    Müşerref : Şerefli kılınmış.
    Müveddet : Sevgi, dostluk, muhabbet.
    Müyesser : Kolayca yapılan nasip olan.
    Müzehher : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
    Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

    Nadide : Görülmemiş, az bulunur, çok değerli.
    Nakşıdil : Gönül nakışı.
    Nalan : İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
    Narin : İnce yapılı, nazik ve kibar.
    Nazan : Nazlı, naz eden.
    Nazende : Naz edici, nazlı.
    Nazenin : Çok nazlı, narin, ince yapılı.
    Nazik : İnce, narin, zarif.
    Nazikendam : Narin yapılı.
    Nazile : Aşağı inen.
    Nazlı : Naz eden.
    Nebahat : Şan ve şeref sahibi.
    Necla : Kız evlat.
    Nedret : Az bulunan, ender.
    Nehar : Gündüz.
    Nemika : Mektup.
    Neriman : Pehlivan, kahraman, yiğit.
    Nermin : Yumuşak, nazik, kibar.
    Neslihan : Padişah soyundan gelen.
    Neslişah : Şah neslinden.
    Nesrin : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
    Neşe : Sevinç içinde olan.
    Neşide : Ünlü mısra, beyit, manzume.
    Neval : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
    Nevbahar : İlk bahar.
    Nevbaht :Talihi yeni.
    Nevber : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
    Nevcivan : Taze, genç, delikanlı.
    Neveda : Herkesten ayrı bir edası olan.
    Nevin : Yeni, yepyeni, yeni şey.
    Nevinbal : Taze yeni yetişmiş fidan.
    Nevinur : Çeşitli görünümde ışıklar.
    Nevres : Yeni biten, genç taze.
    Nevsal : Yeni yıl.
    Nevvare : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.
    Nezafet : Temizlik, paklık.
    Nezahet : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
    Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
    Nida : Seslenen.
    Nigahban : Gözcü, bekçi.
    Nigar : Resim, nakış, resim gibi güzel.
    Nihal : Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.
    Nihan : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
    Nilgün : Mavi renkli.
    Nilüfer : Bir su bitkisi
    Niran : Ateş, parlaklık.
    Nur : Işık, parıltı, aydınlık, nur.
    Nuran : Işıklı, nurlu, aydın.
    Nuray : Ay ışığı gibi.
    Nurbanu : Işıklı hanım, nurlu hanım.
    Nurcihan : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.
    Nurçin : Işıklı.
    Nurhan : Aydın hükümdar.
    Nurhayat : Paralak hayat.
    Nurperi : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
    Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü.
    Nurşin : Çok lezzetli.
    Nükhet : Güzel ve hoş koku.

    Özge : Başka, yabancı, iyi, güzel, şakacı, cana yakın.
    Özlem : Hasret. Yeniden görme arzusu.

    Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
    Pendiye : Öğüt veren.
    Peren : Ülker yıldızı.
    Peri : Çok güzel, çekici.
    Peride : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
    Perihan : Peri padişahı.

    Rahime : Müminlere çok acıyan kadın.
    Rahşan : Parlak, parlayan.
    Rana : Güzel, hoş görünen.
    Ravza : Bahçe, yeşilliği bol, çiçekli bahçe.
    Rayiha : Koku, güzel koku.
    Refhan : Varlık içinde yaşayan, bolluk içinde bulunan.
    Remide : Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel.
    Reside : Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
    Reyhan : Rızk, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
    Rikkat : İncelik, naziklik.
    Rugeş : Canlı yüzlü, taze yüzlü.
    Ruken : Güler yüzlü, müjde veren.
    Rukiye : Büyüleyici güzellikte.
    Rumeysa : Büyük yıldız
    Ruşen : Aydın, parlak, belli, aşikar, apaçık, ortada.
    Ruzenin : Çiçek gibi güzel yüzlü.
    Rüveyda : Hoş, ince, nazik.
    Rüveyha : İncelik, zariflik.

    Saadet : Kavuşan, mutlu.
    Sabahat : Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
    Sabia : Yedinci.
    Saniye : İkinci.
    Sara : Halis, katkısız, saf.
    Sare : Sıçrayan, atlayan.
    Satıa : Meydana çıkan, yükselen, nur saçan, parlak.
    Seda : Ses.
    Seha : Eli açık, cömert.
    Sehavet : Cömertliği seven
    Seher : Gecenin son altıda biri olan vakit ki, bu zaman yapılan dualar makbuldür.
    Sekine : Gönlü rahat.
    Selamet : Sağlık, esenlik, kurtuluş, sâkin olma.
    Selma : Barışçı, itaatli, iyi yolda.
    Selvican : Selvi seven, selvi canlı.
    Semahat : Cömert, iyiliksever.
    Semra : Esmer, kumral renkte, esmer güzeli.
    Sena : Övme, methetme.
    Seniyye : Yüksek, yüce.
    Serap : Işığın yansımasından doğan yanılma.
    Sevde : Esmer güzeli.
    Sibel : Buğday başağı.
    Suna: Erkek ördek. Endamlı.
    Suzan : Yakan, yanan.
    Süeda : Saadetli, kutlu, uğurlu. Saidin çoğulu.
    Sükeyne : Sessiz, sakin, başlı, vakarlı.
    Sülün : İnce narin.
    Sümeyye : Ammar b.Yaser'in annesi. İlk İslam şehidi.
    Sündüs : Altın ve gümüş telle işlemeli ipek kumaş.
    Süveyda : Kalbin ortasındaki kara benek.

    Şahdane : Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
    Şahika : Dağ tepesi, dağ doruğu.
    Şahmelek : Güzeller güzeli.
    Şaziment : Özellikleri kimseye benzemeyen.
    Şebnem : Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
    Şehnaz : Çok nazlı.
    Şehriban : Şehrin en büyük âmiri, vali.
    emsinisa : Kadınların güneşi.
    Şermende : Utangaç.
    Şermin : Utanan, sıkılan.
    Şermize : Küçük insan topluluğu.
    Şetaret : Şenlik, neşeli olma, sevinç.
    Şeybe : Beyaz saçlı, yaşlı, saçı ağarmış.
    Şeyda : Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
    Şeyma : Bedeninde ben, alamet olan.
    Şirin : Tatlı, cana yakın sevimli.
    Şule : Alev, parıltı.
    Şükran : Teşekkür eden, minnettar kalan.
    Şükufe : Çiçek gibi güzel, tomurcuk.

    Tıflıgül : Gonca gül.
    Tiraje : Gök kuşağı.
    Tuba Cennet ağacı.
    Tülin : Ayna.
    Türkan : Padişaha saltanatta ortaklık eden eşi.

    Ulya : Pek yüce.

    Ülfet : Dost olan, yakınlık duyan.
    Ümeyme : Küçük anne.
    Ümmühan : Hükümdarın annesi.

    Vecahet : Güzel yüzlü, itibarlı, şerefli.
    Vedia : Emanet.
    Vedide : Dost, sevgili. Çok seven.
    Vesamet : Güzel olan.
    Vesile : Vasıta olan.
    Vildan : Yeni doğmuş çocuk.
    Vuslat : Dostuna, sevdiğine kavuşan.

    Yâdigar : Dost hatırası.
    Yârıdil : Gönül dostu, içten arkadaş.
    Yelda : Uzun ve siyah.
    Yeldem : Çabuk, çevik, çalak.
    Yeşim : Sert ve kıymetli yeşil taş.

    Zehra : Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
    Zekavet : Çabuk anlayan, tez kavrayan.
    Zerafet : Kibarlı, incelik, zariflik.
    Zerengül : Altın gibi gül.
    Zerişte : Altın tel, sırma.
    Zerrin : Altına benzeyen, altın gibi parlak ve kıymetli.
    Zeyneb : Görünüşü ve kokusu güzel, olgun ve dolgun.
    Ziba : Süslü, bezekli. yakışıklı güzel.
    Zinnur : Nur sahibi, nurlu, ışıklı, parlak, bahtiyar.
    Zişan : Şanlı, ünlü, çok tanınmış.
    Zübeyde : En seçkin, öz, hülasa, cevher.
    Zülal : Saf, berrak.
    Züleyha : Hızlı yürüyen, yolda emsalini geçen.
    Zülfibar : Dağılmış, yayılmış saç.
    Zülfiyar : Sevgilinin saçı.
    Zümrüt : Yeşil renkte, cam parlaklığında bir süs taşı.

    Alıntıdır

    Kaynak : dinimizislam



  4. 17.Ocak.2013, 01:38
    2
    Devamlı Üye



    Adalet : Doğruluk, zulmetmeme, haksızları terbiye.
    Adniye : Salih, Cennetlik.
    Afet : İnsanların önleyemediği büyük felaket.
    Afitab : Güneş ışığı.
    Ahu : Ceylan, maral.
    Aişe : Bolluk içinde rahat yaşayan.
    Amine : Korkusuz.
    Arzu : İstek, hasret. İstenilen beğenilen kadın.
    Asiye : Direk, acılı kadın.
    Aslı : Temelli, köklü.
    Aslıhan : Han soyundan olan.
    Asuman : Gök, gökkubbe, sema.
    Atiye : Bağış, verme, iyilik.
    Atıfet : Bir sebebi bulunmadan duyulan sevgi.
    Ayfer : Ay ışığı.
    Ayla : Kadın, eş hanım.
    Aylin : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire, hale.
    Aynur : Ay gibi parlak.
    Ayperi : Peri gibi güzel.
    Ayten : Ay gibi parlak renkli.
    Ayşegül : Güleç, gül gibi renkli, canlı ve rahat ömür süren.
    Ayşen : Neşeli, parlak, sevimli.
    Azimet : Gidiş. Takva yolunu seçen.
    Azra : Bakire.

    Banu : Ev kadını.
    Begüm : Saygı değer kadın, hanım.
    Behiye : Güzel, alımlı kadın.
    Benan : Parmakla gösterilecek kadar güzel.
    Bengi : Sonsuz, tiryaki.
    Berat : Yapılan hayırlı bir iş yüzünden affetmek üzere verilen karşılık.
    Beren : Kuzu.
    Berin : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.
    Berire :İhsan sahibi, sadık.
    Berna : Genç, cesur, civan.
    Besamet : Güler yüzlü.
    Betigül : Gül gibi kokan mektup.
    Betül : Erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın. Hazret-i Fâtıma ve Hazret-i Meryem'in ünvanı.
    Beyhatun : Hakanın hanımı.
    Beylem : Çiçek demedi, buket, sunuş.
    Beyza : Çok beyaz, çok temiz, parlak.
    Bilge : Bilgisiyle davranışları birbirine uyan.
    Bilgehatun : Derin bilgi sahibi kadın.
    Binnaz : Çok nazlı.
    Birgül : Tek ve benzersiz gül.
    Buket : Demet, çiçek demedi.
    Burc : Taze dal, filiz.
    Burçin : Dişi geyik.
    Burcu : Güzel kokan.
    Büşrâ : Müjde, sevinç, hayırlı haber. Acele, çabuk.

    Cânân : Sevgili, dilber, gönül verilen. Tasavvufta Allah.
    Cangül : İç açıcı.
    Cavidan : Sonsuz, ölümsüz, ebedi.
    Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan.
    Ceylan : İnce biçimli, güzel gözlü bir geyik cinsi.
    Cihanfer : Cihanı aydınlatan çok güzel kadın.

    Derya : Deniz, çok bol, pek çok.
    Destegül : Gül demeti, çiçek buketi.
    Dicle : Büyük ırmak. Irak'ta denize dökülen bir nehir.
    Didar : Yüz, çehre, suret, görüş, göz, görme gücü.
    Dilara : Gönül alıcı, sevgili.
    Dilber : Güzel, sevgili, gönül çekici.
    Dilbeste : Gönül bağlamış, âşık.
    Dildade : Gönül vermiş, düşkün, tutkun.
    Dildar : Gönlü hüküm altında tutan sevgili.
    Dilrüba : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan.
    Dilsafa : Gönlü ferah kedersiz.
    Dilşad : Gönlü sevinçli, yüreği şen.
    Dilşikâr : Gönül avlayan, kendine bağlayan.
    Dürdane : İnci tanesi, inci serpen.

    Ebru : Kaş.
    Eda : Tavırları hoş, nazlı.
    Efser : Taç.
    Ela: Sarıya çalar kestane rengi.
    Elif : Arap alfabesinin ilk harfi, dost, tanıdık.
    Emel : Güçlü arzu, umulan şey.
    Erva : Çok güzel, son derece cesur ve yiğit adam.
    Esma : İsmi olan.
    Esra : Gece yolculuğuna çıkan.

    Fatıma : Kendisi ve nesli Cehennem ateşinden kesilmiş.
    Fazilet : Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
    Ferdiye : Tek ve eşsiz.
    Ferah : Bol, geniş, neşeli, açık.
    Feray : Parlak, aydınlık ay.
    Ferhunde : Uğurlu kutlu.
    Feriha : Sevinçli, ferah.
    Ferihan : Razı, hoşnut, sevinçli.
    Ferişte : Melek.
    Ferzane : Hakim, filozof, bilgin, âlim.
    Figen : Çiçek demeti, gölge eden.
    Fitnat : Zihin açık, çabuk kavrayışlı.
    Firdevs : Sekiz Cennetten biri, altın ve gümüştendir.
    Firkat : Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
    Fulya : Güzel kokulu bir nergis.
    Füruzan : Çok parlak, aydınlık, parlayan, nurlu.
    Füsun : Büyü, sihir, efsun.
    Füsünkâr : Büyüleyici güzel.

    Gazal : Geyik, ceylan, ahu.
    Gönül : Kalb.
    Gözde : Göze girmiş, bir büyüğün sevip beğendiği.
    Gülbanu: Gül hanım.
    Gülberk : Gül yaprağı.
    Gülbin : Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
    Gülbiz : Gül saçan, gül serpen.
    Gülçehre : Gül yüzlü, yüzü gül gibi hoş.
    Gülcemal : Yüzü gül gibi güzel.
    Gülçiçek : Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
    Gülçin : Gül toplayan, gül derleyici.
    Güldemet : Gül buketi, gül demeti.
    Gülendam : Gül gibi ince, uzun, güzel vücutlu.
    Güleser : Yüzünde gülümseme eksik olmayan.
    Gülfam : Pembe, gül renginde.
    Gülfem : Gül dudaklı, gül ağızlı.
    Gülfer : Gül gibi parlak.
    Gülfeşan : Gül saçan.
    Gülfidan : Gül gibi genç.
    Gülhiz : Gül yetiştiren.
    Gülistan : Gül bahçesi, güllük.
    Gülizar : Gül yanaklı.
    Gülnar : Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
    Gülnaz : Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
    Gülsima : Gül yüzlü.
    Gülsüm : Yüzü dolgun. Ümmügülsüm: Gülsümün annesi.
    Gülter : Yeni açılmış gül.
    Gülşen : Gül bahçesi, gülistan.
    Güzide : Seçkin, seçilmiş, seçme.

    Hacer : Taş, kaya parçası.
    Hatice : Erken doğan kız çocuğu.
    Hale : Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
    Halenur : Işıklı, aydınlık daire, hale.
    Hamiyet : Milli onur ve haysiyet.
    Handan : Gülen, şen.
    Hande : Gülen, alay eden.
    Harika : Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
    Hasna : Çok güzel kadın.
    Haver : Gün doğusu, ortak.
    Havle : Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
    Havva : Bir şeyin kıvamı, olgun. Hazret-i Ademin hanımı.
    Hayrunnisa : Kadınların hayırlısı, iyisi.
    Hediye : İkram olarak verilen şey.
    Hicran : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
    Hicret : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
    Hilâl : Yeni ay.
    Hoşeda : Davranışı hoş, hareketi güzel.
    Hoşendam : Boyu posu güzel, görünümü düzgün.
    Hoşkadem : Güzel ayaklı, uğurlu.
    Hoşneva : Güzel sesli.
    Hoşnigar :Tatlı, güzel bakışlı.
    Huban : Güzeller. Güzel olan.
    Huri : Cennet kızı gibi güzel.
    Huriye : Çok güzel.
    Hülya : Kuruntu, hayal.
    Hümeyra : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe’nin ünvanı
    Hürrem : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
    Hürriyet : İradesine göre karar veren. Kendine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest.
    Hüsnâ : En güzel, pek güzel.
    Hüsnügül : Gül gibi güzel.
    Hüveyda : Apaçık, belli, besbelli.

    Itri : Kokulu, güzel kokulu.

    İclal : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden.
    İffet : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan.
    İkbal : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
    İrem : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.

    Jale : Kırağı, çiğ, şebnem.
    Jülide : Saçı dağınık.

    Kader : Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan.
    Keriman : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
    Kevser : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
    Kezban : Ev kadını.
    Kısmet : Talih, nasip, kader.
    Kudret : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet.
    Kutan : Kutlu, kutsal, mutlu.
    Kübra : En büyük en azametli.
    Kündem : İtaatli, saygılı.

    Lalezar : Lale bahçesi.
    Lamiha : Parlayan, parıldayan, parlak.
    Leman : Titrek.
    Lerzan . Titreyen, titrek.
    Letafet : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
    Leyan : Konforlu, lüks hayat.
    Leyla : Uzun ve karanlık gece.

    Mahinev : Yeni doğmuş ay.
    Mahiye : Aylık.
    Mahpeyker : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
    Mahru : Ay gibi parlak yüzlü.
    Maide : Kurulmuş hazır sofra.
    Makbule : Kabul olunmuş, beğenilmiş.
    Maral : Dişi geyik.
    Mayda : Narin ince yapılı.
    Mebşure : Yüzü güzel, endamlı.
    Mefharet : İftihar eden.
    Mefkure : Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
    Mehlika : Ay yüzlü.
    Mehpare : Ay parçası.
    Mehtap : Ay ışığı.
    Mehveş : Ay gibi güzel.
    Melahat : Güzel yüzlü.
    Melda : İnce ve taze.
    Melek : Masum, halim selim.
    Melis : Bal arısı.
    Menfuse : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
    Meriç : Ege denizine dökülen nehir.
    Merve : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
    Meryem : Dinine bağlı.
    Mesadet : Mutlu.
    Mestinaz : Süzgün bakışlı.
    Mevhibe : Bahşiş, ihsan, bağış.
    Meysere : Zenginlik, rahatlık.
    Mihman : Misafir.
    Mihriban : Seven, güler yüzlü.
    Mihrimah : Güneş ile ay.
    Mihrinaz : Çok nazlı
    Mimoza : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek.
    Mualla : Yüce, yüksek.
    Muattar : Güzel kokulu.
    Muazzez : İzzet ve şeref sahibi, değerli.
    Muhabbet : Sevgi.
    Muhaddere : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
    Mukadder : Alın yazısına inanan.
    Mukaddes : Mübarek, temiz.
    Mübeccel : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
    Müberra : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
    Mübeşşer : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
    Mübeyyen : Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
    Müjde : İyi haber sevinçli haber.
    Müjgan : Kirpikler.
    Müjgen : Kirpik
    Münevver : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
    Münteha : Netice, son yer.
    Mürüvvet : İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
    Müşerref : Şerefli kılınmış.
    Müveddet : Sevgi, dostluk, muhabbet.
    Müyesser : Kolayca yapılan nasip olan.
    Müzehher : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
    Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

    Nadide : Görülmemiş, az bulunur, çok değerli.
    Nakşıdil : Gönül nakışı.
    Nalan : İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
    Narin : İnce yapılı, nazik ve kibar.
    Nazan : Nazlı, naz eden.
    Nazende : Naz edici, nazlı.
    Nazenin : Çok nazlı, narin, ince yapılı.
    Nazik : İnce, narin, zarif.
    Nazikendam : Narin yapılı.
    Nazile : Aşağı inen.
    Nazlı : Naz eden.
    Nebahat : Şan ve şeref sahibi.
    Necla : Kız evlat.
    Nedret : Az bulunan, ender.
    Nehar : Gündüz.
    Nemika : Mektup.
    Neriman : Pehlivan, kahraman, yiğit.
    Nermin : Yumuşak, nazik, kibar.
    Neslihan : Padişah soyundan gelen.
    Neslişah : Şah neslinden.
    Nesrin : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
    Neşe : Sevinç içinde olan.
    Neşide : Ünlü mısra, beyit, manzume.
    Neval : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
    Nevbahar : İlk bahar.
    Nevbaht :Talihi yeni.
    Nevber : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
    Nevcivan : Taze, genç, delikanlı.
    Neveda : Herkesten ayrı bir edası olan.
    Nevin : Yeni, yepyeni, yeni şey.
    Nevinbal : Taze yeni yetişmiş fidan.
    Nevinur : Çeşitli görünümde ışıklar.
    Nevres : Yeni biten, genç taze.
    Nevsal : Yeni yıl.
    Nevvare : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.
    Nezafet : Temizlik, paklık.
    Nezahet : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
    Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
    Nida : Seslenen.
    Nigahban : Gözcü, bekçi.
    Nigar : Resim, nakış, resim gibi güzel.
    Nihal : Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.
    Nihan : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
    Nilgün : Mavi renkli.
    Nilüfer : Bir su bitkisi
    Niran : Ateş, parlaklık.
    Nur : Işık, parıltı, aydınlık, nur.
    Nuran : Işıklı, nurlu, aydın.
    Nuray : Ay ışığı gibi.
    Nurbanu : Işıklı hanım, nurlu hanım.
    Nurcihan : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.
    Nurçin : Işıklı.
    Nurhan : Aydın hükümdar.
    Nurhayat : Paralak hayat.
    Nurperi : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
    Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü.
    Nurşin : Çok lezzetli.
    Nükhet : Güzel ve hoş koku.

    Özge : Başka, yabancı, iyi, güzel, şakacı, cana yakın.
    Özlem : Hasret. Yeniden görme arzusu.

    Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
    Pendiye : Öğüt veren.
    Peren : Ülker yıldızı.
    Peri : Çok güzel, çekici.
    Peride : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
    Perihan : Peri padişahı.

    Rahime : Müminlere çok acıyan kadın.
    Rahşan : Parlak, parlayan.
    Rana : Güzel, hoş görünen.
    Ravza : Bahçe, yeşilliği bol, çiçekli bahçe.
    Rayiha : Koku, güzel koku.
    Refhan : Varlık içinde yaşayan, bolluk içinde bulunan.
    Remide : Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel.
    Reside : Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
    Reyhan : Rızk, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
    Rikkat : İncelik, naziklik.
    Rugeş : Canlı yüzlü, taze yüzlü.
    Ruken : Güler yüzlü, müjde veren.
    Rukiye : Büyüleyici güzellikte.
    Rumeysa : Büyük yıldız
    Ruşen : Aydın, parlak, belli, aşikar, apaçık, ortada.
    Ruzenin : Çiçek gibi güzel yüzlü.
    Rüveyda : Hoş, ince, nazik.
    Rüveyha : İncelik, zariflik.

    Saadet : Kavuşan, mutlu.
    Sabahat : Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
    Sabia : Yedinci.
    Saniye : İkinci.
    Sara : Halis, katkısız, saf.
    Sare : Sıçrayan, atlayan.
    Satıa : Meydana çıkan, yükselen, nur saçan, parlak.
    Seda : Ses.
    Seha : Eli açık, cömert.
    Sehavet : Cömertliği seven
    Seher : Gecenin son altıda biri olan vakit ki, bu zaman yapılan dualar makbuldür.
    Sekine : Gönlü rahat.
    Selamet : Sağlık, esenlik, kurtuluş, sâkin olma.
    Selma : Barışçı, itaatli, iyi yolda.
    Selvican : Selvi seven, selvi canlı.
    Semahat : Cömert, iyiliksever.
    Semra : Esmer, kumral renkte, esmer güzeli.
    Sena : Övme, methetme.
    Seniyye : Yüksek, yüce.
    Serap : Işığın yansımasından doğan yanılma.
    Sevde : Esmer güzeli.
    Sibel : Buğday başağı.
    Suna: Erkek ördek. Endamlı.
    Suzan : Yakan, yanan.
    Süeda : Saadetli, kutlu, uğurlu. Saidin çoğulu.
    Sükeyne : Sessiz, sakin, başlı, vakarlı.
    Sülün : İnce narin.
    Sümeyye : Ammar b.Yaser'in annesi. İlk İslam şehidi.
    Sündüs : Altın ve gümüş telle işlemeli ipek kumaş.
    Süveyda : Kalbin ortasındaki kara benek.

    Şahdane : Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
    Şahika : Dağ tepesi, dağ doruğu.
    Şahmelek : Güzeller güzeli.
    Şaziment : Özellikleri kimseye benzemeyen.
    Şebnem : Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
    Şehnaz : Çok nazlı.
    Şehriban : Şehrin en büyük âmiri, vali.
    emsinisa : Kadınların güneşi.
    Şermende : Utangaç.
    Şermin : Utanan, sıkılan.
    Şermize : Küçük insan topluluğu.
    Şetaret : Şenlik, neşeli olma, sevinç.
    Şeybe : Beyaz saçlı, yaşlı, saçı ağarmış.
    Şeyda : Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
    Şeyma : Bedeninde ben, alamet olan.
    Şirin : Tatlı, cana yakın sevimli.
    Şule : Alev, parıltı.
    Şükran : Teşekkür eden, minnettar kalan.
    Şükufe : Çiçek gibi güzel, tomurcuk.

    Tıflıgül : Gonca gül.
    Tiraje : Gök kuşağı.
    Tuba Cennet ağacı.
    Tülin : Ayna.
    Türkan : Padişaha saltanatta ortaklık eden eşi.

    Ulya : Pek yüce.

    Ülfet : Dost olan, yakınlık duyan.
    Ümeyme : Küçük anne.
    Ümmühan : Hükümdarın annesi.

    Vecahet : Güzel yüzlü, itibarlı, şerefli.
    Vedia : Emanet.
    Vedide : Dost, sevgili. Çok seven.
    Vesamet : Güzel olan.
    Vesile : Vasıta olan.
    Vildan : Yeni doğmuş çocuk.
    Vuslat : Dostuna, sevdiğine kavuşan.

    Yâdigar : Dost hatırası.
    Yârıdil : Gönül dostu, içten arkadaş.
    Yelda : Uzun ve siyah.
    Yeldem : Çabuk, çevik, çalak.
    Yeşim : Sert ve kıymetli yeşil taş.

    Zehra : Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
    Zekavet : Çabuk anlayan, tez kavrayan.
    Zerafet : Kibarlı, incelik, zariflik.
    Zerengül : Altın gibi gül.
    Zerişte : Altın tel, sırma.
    Zerrin : Altına benzeyen, altın gibi parlak ve kıymetli.
    Zeyneb : Görünüşü ve kokusu güzel, olgun ve dolgun.
    Ziba : Süslü, bezekli. yakışıklı güzel.
    Zinnur : Nur sahibi, nurlu, ışıklı, parlak, bahtiyar.
    Zişan : Şanlı, ünlü, çok tanınmış.
    Zübeyde : En seçkin, öz, hülasa, cevher.
    Zülal : Saf, berrak.
    Züleyha : Hızlı yürüyen, yolda emsalini geçen.
    Zülfibar : Dağılmış, yayılmış saç.
    Zülfiyar : Sevgilinin saçı.
    Zümrüt : Yeşil renkte, cam parlaklığında bir süs taşı.

    Alıntıdır

    Kaynak : dinimizislam






+ Yorum Gönder