Konusunu Oylayın.: Neden Allahın ismi anıldığında celle celaluhu denmez?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Neden Allahın ismi anıldığında celle celaluhu denmez?
  1. 09.Ocak.2013, 04:55
    1
    Misafir

    Neden Allahın ismi anıldığında celle celaluhu denmez?

  2. 10.Ocak.2013, 01:07
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,602
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Neden Allahın ismi anıldığında celle celaluhu denmez?




    Bilindiği üzere Efendimiz (asm) Hazretlerinin adı anıldığında duyan her Müslüman’ın salavat getirmesi ihmal edilmez bir görevi, unutulmaz bir vefa borcudur.

    O kadar ki, O’nun irşadıyla var oluş hikmetini anlayan her Müslüman’ın üzerine bu salavatın ömründe bir keresi farz, sonrakileri vacip, tekrarlarda ise sünnet olduğu bildirilmiş, "salavatın terki ise şefaatten mahrumiyete sebeptir", denmiştir.

    Nitekim Ahzab Suresi ayet 56 da Rabbimiz de salavat getirmeyi emretmektedir:

    "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na tam bir teslimiyetle salat ve selam edin!.."
    Bu ayetin emri gereği olarak ömürde bir defa salavat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir. Anlaşılan odur ki, getirilen salat–ü selamdan hem Rabbimiz, hem de melekleri razı olmakta, ayrıca melekler salavat getirenlere de dua etmekteler.
    Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (asm) Cennet’teki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!”diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler. Demek ki, Efendimizin (asm) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (asm) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “burnu sürtülsün” sitemiyle dile getirmektedir.

    Salavatlar Efendimize (asm) has bir dua olduğundan, O’na mahsus duayı Rabbimiz reddetmez. Bu niyetle bizler de özel dualarımıza redde uğramayan salavatla başlar, salavatla bitirirsek, iki makbul dua arasına aldığımız duamızın kabul olacağını ümit ederiz.

    Efendimize (asm) getirilen salavat, günahının affına sebep denemez. Çünkü O’nun böyle bir durumu söz konusu değildir. Makamının yükselmesine vesiledir. O yüzden Efendimizin (asm) makamını kimse tahmin ve tespit edememektedir. Çünkü her saniye, iyiliğine sebep olduğu ümmetinden nehirler gibi salavat duaları akmakta, böylece yükselmenin hiç durmayıp kıyamete kadar da devam edeceği anlaşılmaktadır.

    Allah Teala'nın ismi anılınca "celle celaluhu" demek, "O'nun şanı ne yücedir" anlamına gelmektedir. "Allah" ismi Allah'ın bütün esma ve sıfatlarını kapsayan bir isimdir. "Allah" denilince Rahman, Rahim, Kerim, Rezzak ve diğer isimleri de kapsadığından, sanki hepsi birlikte anılmış olur. Bu bakımdan sadece "Allah" ismi anmakla da Allah Teala'yı tazim etmiş oluruz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 10.Ocak.2013, 01:07
    2
    Aciz Kul



    Bilindiği üzere Efendimiz (asm) Hazretlerinin adı anıldığında duyan her Müslüman’ın salavat getirmesi ihmal edilmez bir görevi, unutulmaz bir vefa borcudur.

    O kadar ki, O’nun irşadıyla var oluş hikmetini anlayan her Müslüman’ın üzerine bu salavatın ömründe bir keresi farz, sonrakileri vacip, tekrarlarda ise sünnet olduğu bildirilmiş, "salavatın terki ise şefaatten mahrumiyete sebeptir", denmiştir.

    Nitekim Ahzab Suresi ayet 56 da Rabbimiz de salavat getirmeyi emretmektedir:

    "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na tam bir teslimiyetle salat ve selam edin!.."
    Bu ayetin emri gereği olarak ömürde bir defa salavat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir. Anlaşılan odur ki, getirilen salat–ü selamdan hem Rabbimiz, hem de melekleri razı olmakta, ayrıca melekler salavat getirenlere de dua etmekteler.
    Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (asm) Cennet’teki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!”diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler. Demek ki, Efendimizin (asm) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (asm) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “burnu sürtülsün” sitemiyle dile getirmektedir.

    Salavatlar Efendimize (asm) has bir dua olduğundan, O’na mahsus duayı Rabbimiz reddetmez. Bu niyetle bizler de özel dualarımıza redde uğramayan salavatla başlar, salavatla bitirirsek, iki makbul dua arasına aldığımız duamızın kabul olacağını ümit ederiz.

    Efendimize (asm) getirilen salavat, günahının affına sebep denemez. Çünkü O’nun böyle bir durumu söz konusu değildir. Makamının yükselmesine vesiledir. O yüzden Efendimizin (asm) makamını kimse tahmin ve tespit edememektedir. Çünkü her saniye, iyiliğine sebep olduğu ümmetinden nehirler gibi salavat duaları akmakta, böylece yükselmenin hiç durmayıp kıyamete kadar da devam edeceği anlaşılmaktadır.

    Allah Teala'nın ismi anılınca "celle celaluhu" demek, "O'nun şanı ne yücedir" anlamına gelmektedir. "Allah" ismi Allah'ın bütün esma ve sıfatlarını kapsayan bir isimdir. "Allah" denilince Rahman, Rahim, Kerim, Rezzak ve diğer isimleri de kapsadığından, sanki hepsi birlikte anılmış olur. Bu bakımdan sadece "Allah" ismi anmakla da Allah Teala'yı tazim etmiş oluruz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder