Konusunu Oylayın.: Mutezilede beş esas

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mutezilede beş esas
  1. 08.Ocak.2013, 20:27
    1
    Misafir

    Mutezilede beş esas

  2. 09.Ocak.2013, 01:51
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: mutezilede beş esas




    1. Tevhit: Allah’ın sıfatlarının varlığını kabul etmek Tevhit ilkesine zıttır. Sıfatları kabul etmek ise kadim olanların çokluğunu iktiza eder. Buna “Taaddüd-ü Kudem┠adı verilir. Ehl-i Sünnet ise bu meseleyi “Allah’ın sıfatları onun ne aynıdır, ne de gayrıdır” diyerek çözüme kavuşturmuştur.

    2. Adalet: Allah adildir, kullarına zulmetmez. Bu sebeple insan hürdür ve hür olduğu için iradesi ve kudreti ile kendi fiillerinin yaratıcısıdır. “Kul için hayırlı olanı yaratmak da Allah’a da vaciptir” diyerek Allah’ın iradesini nefyetmişlerdir. Böylece kader inkâr edilmiş olmaktadır.

    3. Va’d ve Vaîd: Kişi mü’min ve itaatkâr olarak vefat eder ahirete giderse mükâfatı, günahkâr ve kâfir olarak ölürse cezayı hak eder. Mutezile ameli imandan bir cüz sayarak amelde eksiği olanı imansız saymıştır.

    4. Emr-i bil-maruf ve Nehy-i ani’l-Münker: Bu bütün Müslümanlara farzdır. İslam’ın davetinin yayılması da buna bağlıdır demiştir. Söz ve fiille bunun ifasını şart görmüşlerdir. Ne var ki Müslüman olmayana yumuşak davranan Mutezile mütefekkirleri, Müslümanlara ise günah işlemeleri sebebiyle çok katı ve sert davranmışlardır.

    5. El Menzile-Beyne’l-Menzile: Ameli imanın bir cüz’ü sayan Mutezile büyük günah işleyip ölün mü’mini imandan çıkarır, ama küfre de sokmaz. İman ile küfür arasında bırakır. Tövbe etmeden öleni de kâfir sayar.
    Bütün bunlarla beraber Hicri 2. Asırda ortaya çıkan Mutezile İslam düşünce sisteminin yayılmasından ve İslam Felsefesinin oluşmasında büyük rolü ve katkısı olmuştur. Ayrıca Ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin teşekkülüne de sebep olmuştur. Mutezile’nin fikirlerine cevap vermek amacı ile çalışan Selefiye devamı olan İslam muhakkikleri de Ehl-i Sünnet kelamının oluşmasını sağlamıştır.

    5. Mürcie Mezhebi:
    “Ümit verenler” anlamına gelen Mürcie mezhebi Kaderiye ve Mutezileden sonra onların fikirlerine tepki olarak doğmuştur. Bunlar günah işleyen mü’minlere ümit vereceğiz diye ifrat ederek “Kâfire sevabı fayda vermediği gibi, mü’mine de günahı zarar vermez” demiştir.



  3. 09.Ocak.2013, 01:51
    2
    Editör



    1. Tevhit: Allah’ın sıfatlarının varlığını kabul etmek Tevhit ilkesine zıttır. Sıfatları kabul etmek ise kadim olanların çokluğunu iktiza eder. Buna “Taaddüd-ü Kudem┠adı verilir. Ehl-i Sünnet ise bu meseleyi “Allah’ın sıfatları onun ne aynıdır, ne de gayrıdır” diyerek çözüme kavuşturmuştur.

    2. Adalet: Allah adildir, kullarına zulmetmez. Bu sebeple insan hürdür ve hür olduğu için iradesi ve kudreti ile kendi fiillerinin yaratıcısıdır. “Kul için hayırlı olanı yaratmak da Allah’a da vaciptir” diyerek Allah’ın iradesini nefyetmişlerdir. Böylece kader inkâr edilmiş olmaktadır.

    3. Va’d ve Vaîd: Kişi mü’min ve itaatkâr olarak vefat eder ahirete giderse mükâfatı, günahkâr ve kâfir olarak ölürse cezayı hak eder. Mutezile ameli imandan bir cüz sayarak amelde eksiği olanı imansız saymıştır.

    4. Emr-i bil-maruf ve Nehy-i ani’l-Münker: Bu bütün Müslümanlara farzdır. İslam’ın davetinin yayılması da buna bağlıdır demiştir. Söz ve fiille bunun ifasını şart görmüşlerdir. Ne var ki Müslüman olmayana yumuşak davranan Mutezile mütefekkirleri, Müslümanlara ise günah işlemeleri sebebiyle çok katı ve sert davranmışlardır.

    5. El Menzile-Beyne’l-Menzile: Ameli imanın bir cüz’ü sayan Mutezile büyük günah işleyip ölün mü’mini imandan çıkarır, ama küfre de sokmaz. İman ile küfür arasında bırakır. Tövbe etmeden öleni de kâfir sayar.
    Bütün bunlarla beraber Hicri 2. Asırda ortaya çıkan Mutezile İslam düşünce sisteminin yayılmasından ve İslam Felsefesinin oluşmasında büyük rolü ve katkısı olmuştur. Ayrıca Ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin teşekkülüne de sebep olmuştur. Mutezile’nin fikirlerine cevap vermek amacı ile çalışan Selefiye devamı olan İslam muhakkikleri de Ehl-i Sünnet kelamının oluşmasını sağlamıştır.

    5. Mürcie Mezhebi:
    “Ümit verenler” anlamına gelen Mürcie mezhebi Kaderiye ve Mutezileden sonra onların fikirlerine tepki olarak doğmuştur. Bunlar günah işleyen mü’minlere ümit vereceğiz diye ifrat ederek “Kâfire sevabı fayda vermediği gibi, mü’mine de günahı zarar vermez” demiştir.






+ Yorum Gönder