Konusunu Oylayın.: Ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi
  1. 08.Ocak.2013, 18:03
    1
    Misafir

    Ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi






    Ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi Mumsema ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi


  2. 08.Ocak.2013, 18:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 11.Ocak.2013, 01:54
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,814
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi




    Deyimin hikayesi şöyle:

    Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfür bazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek
    için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:

    -Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin. Bakla ağzında
    ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin
    altına yerleştirirsin.


    Adamcık şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,

    - Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,

    - Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz...

    Şeyh içinden "lahavle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:

    - Gidebilirsiniz artık!..
    Şeyh efendi merak eder ve sorar:

    - İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?

    - Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış. Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu. Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi,

    - Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı..




  4. 11.Ocak.2013, 01:54
    2
    Editör



    Deyimin hikayesi şöyle:

    Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfür bazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek
    için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:

    -Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin. Bakla ağzında
    ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin
    altına yerleştirirsin.


    Adamcık şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,

    - Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,

    - Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz...

    Şeyh içinden "lahavle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:

    - Gidebilirsiniz artık!..
    Şeyh efendi merak eder ve sorar:

    - İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?

    - Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış. Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu. Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi,

    - Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı..




  5. 11.Ocak.2013, 13:09
    3
    ravza seyda
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Aralık.2012
    Üye No: 99271
    Mesaj Sayısı: 183
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi

    şeyhlere hakaret..hiç hoş bir hikaye değil


  6. 11.Ocak.2013, 13:09
    3
    ravza seyda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    şeyhlere hakaret..hiç hoş bir hikaye değil


  7. 11.Ocak.2013, 16:31
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,814
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: ağzindan baklayı çıkarmanın çoook kısa hikayesi

    Alıntı
    şeyhlere hakaret..hiç hoş bir hikaye değil
    Bu hikayenin hakaretle uzaktan yakından bir ilgisi yok...


  8. 11.Ocak.2013, 16:31
    4
    Editör
    Alıntı
    şeyhlere hakaret..hiç hoş bir hikaye değil
    Bu hikayenin hakaretle uzaktan yakından bir ilgisi yok...





+ Yorum Gönder