Konusunu Oylayın.: Şafi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şafi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir?
  1. 06.Ocak.2013, 16:00
    1
    Misafir

    Şafi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir?






    Şafi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir? Mumsema fi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir?


  2. 06.Ocak.2013, 19:16
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Şafi mezhebine göre nafaka ile ilgili hükümler nelerdir?




    A) Tanımı

    Nafaka, kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerin
    yiyecek, giyecek, mesken ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Nafaka
    temin etmek vacip olup, vücûb sebepleri şu üç maddede toplanabilir:

    1. Evlilik.

    2. Akrabalık.

    3. Mülk.

    Nafakayla ilgili olarak Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle
    buyrulmaktadır: "Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden
    üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi
    mallarından harcamakta (ve ailenin ge­çimini sağlamak) tadırlar." (Nisa 4/34.)


    "Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir."(Bakara
    2/233.)




    Sünnetteki delile gelince; kişinin ailesine,
    akrabalarına ve köleleriyle ca­riyelerine gerekli nafakayı vermesini teşvik eden
    birçok hadis-i şerif mevcut­tur. Bunlardan birinde şöyle buyrulur: "Nafaka vermeye ailenle
    başla. Kadın der ki: Ya beni doyur
    yada boşa. Köle der ki: Beni doyur da öylece çalıştır. Evlât der ki: Beni
    kendilerine bırakacağın kimselere teslim edinceye kadar do­yur."( Buhârî, Zekât, 18; Tirmizî, Zekât, 38, Zühd,
    32.)




    Bu hadisin başka bir rivayetinde "beni doyur"
    ifadesi yerine "nafakamı ver" sözü kullanılmıştır.

    Bu hadis-i şerifte, hak edenlere nafakalarını
    vermek, açık bir ifadeyle teş­vik edilmektedir. Evlilik bağı, kocanın karısına
    nafaka vermesini gerektirdiği gibi, ric'î talâkla boşanan kadınla benzer durumda
    bulunan kadınlara da ko­calarının nafaka vermelerini gerekli kılar.



    B) Evlilik Nafakası

    Koca, karısının yiyecek, giyecek ve mesken
    ihtiyacını karşılamakla yü­kümlüdür. Yedirme ve giydirmede kocanın malî durumu
    esas alınır. Bunda kadının sosyal konumu göz önünde bulundurulmaz.Mesken
    ihtiyacının karşılanmasına gelince, bunda kocanın malî durumu değil, kadının
    sosyal konumu esas alınır. Karısının konumuna uygun bir mes­keni temin etmesi,
    kocanın görevidir. Çünkü yedirme ve giydirmede esas, bunların kadına mülk olarak
    verilmesidir. Yani koca, yiyecek ve giyeceği karı­sına mülk olarak verir. Kişi,
    ancak sahip olabildiği şeyleri başkasına mülk ola­rak verebilir.

    Meskene gelince, bunda asıl olan faydalanmaktır,
    mülk edinmek değildir. Dolayısıyla koca, meskeni karısına mülk olarak vermekle
    değil, onu kiralık da olsa, bir meskende barındırmakla yükümlüdür.


    C) Kocanın Nafaka Vermesini Gerektiren Sebepler

    Kocanın, karısına nafaka vermesinin vacip olması
    için şu şartların ger­çekleşmesi gerekir

    1. Kadın kendini kocasına teslim etmeli, kocasının
    kendisinden şehevî bakımdan yararlanmasına imkân tanımalıdır.

    2. Kadın, cinsel ilişkiye müsait bir durumda
    olmalıdır.

    3. Kadın, nâşize (kocasının itaatinden çıkmış)
    olmamalıdır.

    Nâşizelik ve nafaka şartlarından birini ihlâl etme
    sebebiyle kadının nafa­ka alma hakkı düşer. Hamile olmaması durumunda kadının
    bâin talâkla bo­şanmasıyla da nafaka alma hakkı düşer. Eşlerden birinin ölümü
    halinde de kadının nafaka hakkı düşer.



    D) İddet Nafakası

    Ric'î olarak boşanan kadının iddet beklerken
    nafakasını kocasının temin etmesi gerekir. Hamile değilken bâin talâkla boşanan
    kadının, kocası üzerin­de nafaka hakkı yoktur. Ama hamileyken bâin talâkla
    boşanan kadına iddet süresi boyunca kocasının nafaka vermesi gerekir."Eğer hamile iseler,
    doğum yapıncaya kadar
    nafakalarını verin" (Talâk 65/6.)âyeti bunu
    bildirmektedir.Gereksiz yere iddet evinden çıkması durumunda, boşanmış olan
    hamile kadının nafaka alma hakkı düşer.Aynı şekilde hamile de olsa kocası Ölen
    kadına nafaka vermek vacip de­ğildir. Ama ona mesken temin etmek gerekir. Ancak
    hamileyken bâin talâkla boşanır, sonra kocası vefat ederse, iddeti eski hali
    üzere kalıp nafakası kesil­mez. Zira boşanma iddeti vefat iddetine dönüşmez.
    Fakat ric'î talâkla boşan­mış olsaydı, boşanma iddeti vefat iddetine
    dönüşürdü.Fâsid nikâha dayanılarak kendisiyle cinsel ilişkide bulunulduğu için
    iddet beklemekte olan hamile kadına, kendisiyle cinsel ilişkide bulunmuş olan
    erke­ğin nafaka verme mecburiyeti yoktur. (Cezîrî, Mezâhib, 4/576-577.)




    E) Çocukların Nafakası

    Küçük de olsalar, işsiz büyük de olsalar, kız ve
    erkek çocukların nafaka­larını temin etmek, babalarının görevidir. Çocuğun
    nafakasının babası tarafın­dan temin edilmesinin vacip olması için şu üç şartın
    mevcut olması gerekir:

    1. Çocuğun yaşı küçük olmalıdır. Ergenlik çağına
    vardıktan sonra nafa­kasını babasının vermesi artık vacip olmaktan çıkar. Ancak
    çocuk deli veya çalışıp para kazanamayacak derecede hasta yahut sakat ise, ergen
    olsa da­hi nafakasını babasının vermesi gerekir.

    2. Çocuk fakir olmalıdır. Yaşı küçük olan çocuğun
    veya yaşı büyük de ol­sa deli veya çalışıp para kazanamayacak derecede hasta
    yahut sakat olan çocuğun varlıklı olması halinde, nafakasını babasının temin
    etmesi vacip ol­maz. Varlıklıdan kasıt, kendisine yetecek miktarda mala sahip
    olan kimsedir.

    3. Çocuk hür olmalıdır. Köle ise nafakasını
    efendisinin temin etmesi ge­rekir.Çocuk kız ise evleninceye kadar nafakasını
    babası temin eder. Evlenin­ce nafakasını, önce de ifade edildiği gibi artık
    kocasının temin etmesi gerekir.Çocukların nafakaları, kendilerine yetecek
    miktarda azık, katık ve giysi­dir. Hastalık sebebiyle gerektiğinde tedavileri
    için icap eden masrafı babaları­nın karşılaması gerekir.Çocukların nafakasını
    temin etmek, annelerinin görevi değildir. Yalnız doğurduktan kısa bir süre
    sonraya kadar çocuğunu emzirmesi annenin göre­vidir. Çünkü çocuk, hayata ilk
    adımı atarken süt emmezse, büyük ihtimalle ya­şama şansını kaybeder. Bununla
    beraber -emsali kadınlar eğer emzirme üc­reti alıyorlarsa- kadın, kocasından
    emzirme ücreti alma hakkına sahiptir. Ço­cuğu emzirecek yabancı bir kadın
    bulunursa, annesi çocuğu emzirmeye zor­lanamaz.(Cezîrî, Mezâhib, 4/587-588)



    F) Anne Babanın Nafakası

    Anne babanın nafakasını şu şartlarla çocuklarının
    vermesi gerekir:

    1. Anne baba, kendilerine uygun tarzda meskene,
    azık ve katığa sahip olamayacak derecede fakir olmalıdır.

    2. Nafaka vermekle yükümlü olan evlât, kız olsun
    erkek olsun kendi du­rumuna uygun bir kazanca sahip olacak derecede varlıklı
    olmalıdır.

    3. Nafaka vermekle yükümlü olan evlâdın kendi
    şahsının, karısının ve ço­cuklarının bir gün ve bir gecelikten fazla miktarda
    azığı bulunmalıdır. Aksi tak­dirde evlâdın, anne babasına nafaka vermesi vacip
    olmaz. Çocuklarından na­faka alabilmeleri için, anne babanın müslüman olmaları
    şart değildir.



  3. 06.Ocak.2013, 19:16
    2
    Hadimul Müslimin



    A) Tanımı

    Nafaka, kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerin
    yiyecek, giyecek, mesken ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Nafaka
    temin etmek vacip olup, vücûb sebepleri şu üç maddede toplanabilir:

    1. Evlilik.

    2. Akrabalık.

    3. Mülk.

    Nafakayla ilgili olarak Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle
    buyrulmaktadır: "Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden
    üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi
    mallarından harcamakta (ve ailenin ge­çimini sağlamak) tadırlar." (Nisa 4/34.)


    "Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir."(Bakara
    2/233.)




    Sünnetteki delile gelince; kişinin ailesine,
    akrabalarına ve köleleriyle ca­riyelerine gerekli nafakayı vermesini teşvik eden
    birçok hadis-i şerif mevcut­tur. Bunlardan birinde şöyle buyrulur: "Nafaka vermeye ailenle
    başla. Kadın der ki: Ya beni doyur
    yada boşa. Köle der ki: Beni doyur da öylece çalıştır. Evlât der ki: Beni
    kendilerine bırakacağın kimselere teslim edinceye kadar do­yur."( Buhârî, Zekât, 18; Tirmizî, Zekât, 38, Zühd,
    32.)




    Bu hadisin başka bir rivayetinde "beni doyur"
    ifadesi yerine "nafakamı ver" sözü kullanılmıştır.

    Bu hadis-i şerifte, hak edenlere nafakalarını
    vermek, açık bir ifadeyle teş­vik edilmektedir. Evlilik bağı, kocanın karısına
    nafaka vermesini gerektirdiği gibi, ric'î talâkla boşanan kadınla benzer durumda
    bulunan kadınlara da ko­calarının nafaka vermelerini gerekli kılar.



    B) Evlilik Nafakası

    Koca, karısının yiyecek, giyecek ve mesken
    ihtiyacını karşılamakla yü­kümlüdür. Yedirme ve giydirmede kocanın malî durumu
    esas alınır. Bunda kadının sosyal konumu göz önünde bulundurulmaz.Mesken
    ihtiyacının karşılanmasına gelince, bunda kocanın malî durumu değil, kadının
    sosyal konumu esas alınır. Karısının konumuna uygun bir mes­keni temin etmesi,
    kocanın görevidir. Çünkü yedirme ve giydirmede esas, bunların kadına mülk olarak
    verilmesidir. Yani koca, yiyecek ve giyeceği karı­sına mülk olarak verir. Kişi,
    ancak sahip olabildiği şeyleri başkasına mülk ola­rak verebilir.

    Meskene gelince, bunda asıl olan faydalanmaktır,
    mülk edinmek değildir. Dolayısıyla koca, meskeni karısına mülk olarak vermekle
    değil, onu kiralık da olsa, bir meskende barındırmakla yükümlüdür.


    C) Kocanın Nafaka Vermesini Gerektiren Sebepler

    Kocanın, karısına nafaka vermesinin vacip olması
    için şu şartların ger­çekleşmesi gerekir

    1. Kadın kendini kocasına teslim etmeli, kocasının
    kendisinden şehevî bakımdan yararlanmasına imkân tanımalıdır.

    2. Kadın, cinsel ilişkiye müsait bir durumda
    olmalıdır.

    3. Kadın, nâşize (kocasının itaatinden çıkmış)
    olmamalıdır.

    Nâşizelik ve nafaka şartlarından birini ihlâl etme
    sebebiyle kadının nafa­ka alma hakkı düşer. Hamile olmaması durumunda kadının
    bâin talâkla bo­şanmasıyla da nafaka alma hakkı düşer. Eşlerden birinin ölümü
    halinde de kadının nafaka hakkı düşer.



    D) İddet Nafakası

    Ric'î olarak boşanan kadının iddet beklerken
    nafakasını kocasının temin etmesi gerekir. Hamile değilken bâin talâkla boşanan
    kadının, kocası üzerin­de nafaka hakkı yoktur. Ama hamileyken bâin talâkla
    boşanan kadına iddet süresi boyunca kocasının nafaka vermesi gerekir."Eğer hamile iseler,
    doğum yapıncaya kadar
    nafakalarını verin" (Talâk 65/6.)âyeti bunu
    bildirmektedir.Gereksiz yere iddet evinden çıkması durumunda, boşanmış olan
    hamile kadının nafaka alma hakkı düşer.Aynı şekilde hamile de olsa kocası Ölen
    kadına nafaka vermek vacip de­ğildir. Ama ona mesken temin etmek gerekir. Ancak
    hamileyken bâin talâkla boşanır, sonra kocası vefat ederse, iddeti eski hali
    üzere kalıp nafakası kesil­mez. Zira boşanma iddeti vefat iddetine dönüşmez.
    Fakat ric'î talâkla boşan­mış olsaydı, boşanma iddeti vefat iddetine
    dönüşürdü.Fâsid nikâha dayanılarak kendisiyle cinsel ilişkide bulunulduğu için
    iddet beklemekte olan hamile kadına, kendisiyle cinsel ilişkide bulunmuş olan
    erke­ğin nafaka verme mecburiyeti yoktur. (Cezîrî, Mezâhib, 4/576-577.)




    E) Çocukların Nafakası

    Küçük de olsalar, işsiz büyük de olsalar, kız ve
    erkek çocukların nafaka­larını temin etmek, babalarının görevidir. Çocuğun
    nafakasının babası tarafın­dan temin edilmesinin vacip olması için şu üç şartın
    mevcut olması gerekir:

    1. Çocuğun yaşı küçük olmalıdır. Ergenlik çağına
    vardıktan sonra nafa­kasını babasının vermesi artık vacip olmaktan çıkar. Ancak
    çocuk deli veya çalışıp para kazanamayacak derecede hasta yahut sakat ise, ergen
    olsa da­hi nafakasını babasının vermesi gerekir.

    2. Çocuk fakir olmalıdır. Yaşı küçük olan çocuğun
    veya yaşı büyük de ol­sa deli veya çalışıp para kazanamayacak derecede hasta
    yahut sakat olan çocuğun varlıklı olması halinde, nafakasını babasının temin
    etmesi vacip ol­maz. Varlıklıdan kasıt, kendisine yetecek miktarda mala sahip
    olan kimsedir.

    3. Çocuk hür olmalıdır. Köle ise nafakasını
    efendisinin temin etmesi ge­rekir.Çocuk kız ise evleninceye kadar nafakasını
    babası temin eder. Evlenin­ce nafakasını, önce de ifade edildiği gibi artık
    kocasının temin etmesi gerekir.Çocukların nafakaları, kendilerine yetecek
    miktarda azık, katık ve giysi­dir. Hastalık sebebiyle gerektiğinde tedavileri
    için icap eden masrafı babaları­nın karşılaması gerekir.Çocukların nafakasını
    temin etmek, annelerinin görevi değildir. Yalnız doğurduktan kısa bir süre
    sonraya kadar çocuğunu emzirmesi annenin göre­vidir. Çünkü çocuk, hayata ilk
    adımı atarken süt emmezse, büyük ihtimalle ya­şama şansını kaybeder. Bununla
    beraber -emsali kadınlar eğer emzirme üc­reti alıyorlarsa- kadın, kocasından
    emzirme ücreti alma hakkına sahiptir. Ço­cuğu emzirecek yabancı bir kadın
    bulunursa, annesi çocuğu emzirmeye zor­lanamaz.(Cezîrî, Mezâhib, 4/587-588)



    F) Anne Babanın Nafakası

    Anne babanın nafakasını şu şartlarla çocuklarının
    vermesi gerekir:

    1. Anne baba, kendilerine uygun tarzda meskene,
    azık ve katığa sahip olamayacak derecede fakir olmalıdır.

    2. Nafaka vermekle yükümlü olan evlât, kız olsun
    erkek olsun kendi du­rumuna uygun bir kazanca sahip olacak derecede varlıklı
    olmalıdır.

    3. Nafaka vermekle yükümlü olan evlâdın kendi
    şahsının, karısının ve ço­cuklarının bir gün ve bir gecelikten fazla miktarda
    azığı bulunmalıdır. Aksi tak­dirde evlâdın, anne babasına nafaka vermesi vacip
    olmaz. Çocuklarından na­faka alabilmeleri için, anne babanın müslüman olmaları
    şart değildir.






+ Yorum Gönder