Konusunu Oylayın.: Murzi (murzia-süt anne)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Murzi (murzia-süt anne)
  1. 06.Ocak.2013, 15:57
    1
    Misafir

    Murzi (murzia-süt anne)

  2. 06.Ocak.2013, 19:36
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Murzi (murzia-süt anne)





    Çocuğunu emziren kadın, süt anne; ikibuçuk yaşını doldurmamış çocuğa bir defa
    da olsa sütünü emziren kadın anlamında bir İslâm hukuku terimi. Süt emene "razî"
    ve "razîa", süt emme sebebi ile meydana gelen süt kardeşliğine de "razâ"
    denir.

    Murzî'nin hukukî hükmü Kur'ân-ı Kerim'in en-Nisa sûresinin 4/123. ayetinde
    beyan edilmiştir. Bu ayette evlenilmesi haram olan kadınları sayan Allah Teâlâ
    şöyle buyurur: "... Sizi emziren süt analarınız, süt hemşireleriniz... (ile
    evlenmeniz) size haram kılınmıştır. " Bu ayetten çıkarılan hüküm, (saç, kollar
    vs. gibi başkalarının başkasının haram olduğu yerlerine) bakmanın helal,
    nikâhsız haram olmasıdır. Rızâ, sebebiyle mirasçı olunamaz.

    Bir kadının murzi olabilmesi için zat-ı leben yani süt sahibi olması gerekir.
    Zat-ı leben olmayan bir kadının memesi çocuğun ağzına girmekle murzi' olmaz.
    Murzî sayılacak bir kadın dokuz yaşından daha küçük olamaz. Fakat bu kadının
    bakire olması, sinn-i iyas (hayzdan kesilme yaşı) haline ulaşıp ulaşmaması, ölü
    veya sağ olması değişmez. Süt de çocuğun midesine ağızdan veya burundan gitsin,
    memeyle veya emzikle verilsin, az veya çok olsun değişmez, süt emme hükmü ve
    murzîlik sabit olur. Suya, ilaca veya hayvan sütüne katılan kadın sütünde hüküm,
    çok olana göredir. Kadının sütü, katıldığı şeyden çoksa kadın murzî olur (Ö.
    Nasuhî Bilmen, Islılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, II, 78). Yemek yapılan, yemeğe
    katılan, pişirilen, peynir, yoğurt veya ayran halinde çocuğa verilen sütle kadın
    murzî olmaz (el-Mavsılî, Abdullah b. Mahmud, el-İhtiyar III, 119).

    Bir kadının murzî olabilmesi için emzirdiği çocuğun, İmam Ebu Yusuf (ö. 182)
    ve İmam Muhammed (ö. 189)'e göre iki, İmam-ı Azam Ebu Hanife (ö.150)'ye göre iki
    buçuk yaşından büyük olmamalıdır. İkibuçuk yaşından büyük bir çocuğu emzirmekle
    murzî olunmaz.

    Murzî, razî nin süt annesi; kocası, süt babası; çocukları süt kardeşleri olup
    nikâhları haram olur. Yani, süt emen erkek ise; emziren kadın anası, ninesi,
    kızları, torunları vs. ile; eğer kız ise, kadının kocası, oğulları, torunları,
    babası, dedesi vs. ile nikâhlanması haram olur. Hadis-i şerifte: "Raza yönünden
    haramlık nesep yönünden haramlık gibidir" (el-Emir Muhammed b. İsmail
    es-San'anî, Subulu's-Selam, Kahire 1960, III, 213) buyurulmuşsa da nesep
    yönünden haramlık daha umumîdir.

    İslâm'da çocuk babaya ait sayıldığı için, eşler arasında meydana gelebilecek
    boşanma hallerinde, kadın çocuğu emzirmekle mükellef tutulamaz. Koca, çocuğu
    emzirecek bir murzî bulmak mecburiyetindedir. Eğer annesi çocuğunu emzirmek
    isterse öncelik hakkı ona aittir. Bu takdirde ayrıldığı eşinden emzirme parası
    alabilir. Ama çocuk başka murzilerin memesini almazsa, babanın veya çocuğun
    başka murzi tutacak varlığı yoksa, yahut da başka murzî bulamazlarsa bu takdirde
    ana, çocuğunu, emzirmeye diyaneten ve kazaen mecburdur (H. Karaman, Mukayeseli
    İslâm Hukuku, İstanbul 1982 II, 344-345).

    Murzîin çocuğu ne kadar süreyle emzireceği Bakara sûresi 2/233. ayette
    tafsilatıyla anlatılmıştır: "Emzirmeyi tamam yaptırmak isteyenler için anneler
    çocuklarını tam iki sene emzirirler. Bu annelerin nafakaları ve elbiseleri örfe
    göre babaya aittir. Hiç bir kimse gücünün üzerinde bir şeyle mükellef
    tutulamaz... Siz evladınızı başkasına emzirtmek isterseniz, vereceğiniz emzirme
    ücretini güzellikle teslim ettiğinizde size bir günah yoktur. Allah'tan korkunuz
    ve biliniz ki Allah yaptığınız her şeyi hakkıyla görendir."

    Bu ayetten, süt emzirme müddetinin en fazla iki yıl olduğunu ve bu sürede
    çocuğun asıl anası olan murzî'in yiyecek ve giyecek giderlerinin normal
    ölçülerde olmak kaydıyla babaya ait bulunduğunu anlıyoruz. Baba bu giderleri
    gücü ölçüsünde yerine getirmekle yükümlüdür.

    Boşanma hallerinde baba, çocuğunu annesi dışında bir başka murzî tutup
    emzirtebilir. Bu takdirde murzi'e anlaştıkları, emzirme ücretini vermelidir.
    Gerçi çocuğun annesinin şefkati herkesten fazla olduğundan emzirmeye daha çok
    hak sahibi olan validesi ise de, valide boşanıp başka kocaya varmış yahut
    çocuğun babasına eziyet için emzirmemek veya sütü kesilmek, hastalanmak, vs.
    gibi durumlardan başka murzî'e ihtiyaç duyulursa, başka kadınlarla pazarlık edip
    emzirtmekte sakınca yoktur. Şu kadar ki emzirmek üzere seçilecek kadının
    müslüman, namuslu, temiz ve hastalıksız olması lazımdır. Çünkü sütün çocuğun
    tabiatında bir etki bırakacağı tabii olduğundan babanın dikkât etmesi gerekir.
    Zaruret hallerinde bu özellikler aranmaz. Çünkü çocuğun hayatı her şeyden
    önemlidir (Mehmet Vehbi, Alıkam-ı Kuraniyye, İstanbul 1971 s. 168).

    Yüce Allah'ın emir ve yasaklarının tamamının birer hikmeti vardır. Bu emir ve
    yasaklar kulların maslahatı için konulmuştur. Ama bazan bunlardaki hikmet ve
    maslahatlar kavranamaz. İçkinin haramlığı gibi bazı şeylerdeki hikmet gayet açık
    olmasına ve anlaşılmasına rağmen, süt emmenin bazı kimselerle evlenmeyi haram
    kılması gibi şeylerin hikmeti henüz anlaşılabilmiş değildir. Bu günün tıbbî
    imkanlarıyla anlayamadığımız bu hikmetleri belki de ilerde anlayabileceğiz.

    Süt emmenin bazı evlenmeleri haramı kılmasının tehlikeli neticelerinden emin
    olmak için, zaruret almadıkça murzî'nin başka çocukları emzirmekten sakınması
    gerektiğini fakihlerimiz ifade etmektedirler (Ö. Nasuhî Bilmen, a.g.e., II,
    78-92).




  3. 06.Ocak.2013, 19:36
    2
    Hadimul Müslimin




    Çocuğunu emziren kadın, süt anne; ikibuçuk yaşını doldurmamış çocuğa bir defa
    da olsa sütünü emziren kadın anlamında bir İslâm hukuku terimi. Süt emene "razî"
    ve "razîa", süt emme sebebi ile meydana gelen süt kardeşliğine de "razâ"
    denir.

    Murzî'nin hukukî hükmü Kur'ân-ı Kerim'in en-Nisa sûresinin 4/123. ayetinde
    beyan edilmiştir. Bu ayette evlenilmesi haram olan kadınları sayan Allah Teâlâ
    şöyle buyurur: "... Sizi emziren süt analarınız, süt hemşireleriniz... (ile
    evlenmeniz) size haram kılınmıştır. " Bu ayetten çıkarılan hüküm, (saç, kollar
    vs. gibi başkalarının başkasının haram olduğu yerlerine) bakmanın helal,
    nikâhsız haram olmasıdır. Rızâ, sebebiyle mirasçı olunamaz.

    Bir kadının murzi olabilmesi için zat-ı leben yani süt sahibi olması gerekir.
    Zat-ı leben olmayan bir kadının memesi çocuğun ağzına girmekle murzi' olmaz.
    Murzî sayılacak bir kadın dokuz yaşından daha küçük olamaz. Fakat bu kadının
    bakire olması, sinn-i iyas (hayzdan kesilme yaşı) haline ulaşıp ulaşmaması, ölü
    veya sağ olması değişmez. Süt de çocuğun midesine ağızdan veya burundan gitsin,
    memeyle veya emzikle verilsin, az veya çok olsun değişmez, süt emme hükmü ve
    murzîlik sabit olur. Suya, ilaca veya hayvan sütüne katılan kadın sütünde hüküm,
    çok olana göredir. Kadının sütü, katıldığı şeyden çoksa kadın murzî olur (Ö.
    Nasuhî Bilmen, Islılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, II, 78). Yemek yapılan, yemeğe
    katılan, pişirilen, peynir, yoğurt veya ayran halinde çocuğa verilen sütle kadın
    murzî olmaz (el-Mavsılî, Abdullah b. Mahmud, el-İhtiyar III, 119).

    Bir kadının murzî olabilmesi için emzirdiği çocuğun, İmam Ebu Yusuf (ö. 182)
    ve İmam Muhammed (ö. 189)'e göre iki, İmam-ı Azam Ebu Hanife (ö.150)'ye göre iki
    buçuk yaşından büyük olmamalıdır. İkibuçuk yaşından büyük bir çocuğu emzirmekle
    murzî olunmaz.

    Murzî, razî nin süt annesi; kocası, süt babası; çocukları süt kardeşleri olup
    nikâhları haram olur. Yani, süt emen erkek ise; emziren kadın anası, ninesi,
    kızları, torunları vs. ile; eğer kız ise, kadının kocası, oğulları, torunları,
    babası, dedesi vs. ile nikâhlanması haram olur. Hadis-i şerifte: "Raza yönünden
    haramlık nesep yönünden haramlık gibidir" (el-Emir Muhammed b. İsmail
    es-San'anî, Subulu's-Selam, Kahire 1960, III, 213) buyurulmuşsa da nesep
    yönünden haramlık daha umumîdir.

    İslâm'da çocuk babaya ait sayıldığı için, eşler arasında meydana gelebilecek
    boşanma hallerinde, kadın çocuğu emzirmekle mükellef tutulamaz. Koca, çocuğu
    emzirecek bir murzî bulmak mecburiyetindedir. Eğer annesi çocuğunu emzirmek
    isterse öncelik hakkı ona aittir. Bu takdirde ayrıldığı eşinden emzirme parası
    alabilir. Ama çocuk başka murzilerin memesini almazsa, babanın veya çocuğun
    başka murzi tutacak varlığı yoksa, yahut da başka murzî bulamazlarsa bu takdirde
    ana, çocuğunu, emzirmeye diyaneten ve kazaen mecburdur (H. Karaman, Mukayeseli
    İslâm Hukuku, İstanbul 1982 II, 344-345).

    Murzîin çocuğu ne kadar süreyle emzireceği Bakara sûresi 2/233. ayette
    tafsilatıyla anlatılmıştır: "Emzirmeyi tamam yaptırmak isteyenler için anneler
    çocuklarını tam iki sene emzirirler. Bu annelerin nafakaları ve elbiseleri örfe
    göre babaya aittir. Hiç bir kimse gücünün üzerinde bir şeyle mükellef
    tutulamaz... Siz evladınızı başkasına emzirtmek isterseniz, vereceğiniz emzirme
    ücretini güzellikle teslim ettiğinizde size bir günah yoktur. Allah'tan korkunuz
    ve biliniz ki Allah yaptığınız her şeyi hakkıyla görendir."

    Bu ayetten, süt emzirme müddetinin en fazla iki yıl olduğunu ve bu sürede
    çocuğun asıl anası olan murzî'in yiyecek ve giyecek giderlerinin normal
    ölçülerde olmak kaydıyla babaya ait bulunduğunu anlıyoruz. Baba bu giderleri
    gücü ölçüsünde yerine getirmekle yükümlüdür.

    Boşanma hallerinde baba, çocuğunu annesi dışında bir başka murzî tutup
    emzirtebilir. Bu takdirde murzi'e anlaştıkları, emzirme ücretini vermelidir.
    Gerçi çocuğun annesinin şefkati herkesten fazla olduğundan emzirmeye daha çok
    hak sahibi olan validesi ise de, valide boşanıp başka kocaya varmış yahut
    çocuğun babasına eziyet için emzirmemek veya sütü kesilmek, hastalanmak, vs.
    gibi durumlardan başka murzî'e ihtiyaç duyulursa, başka kadınlarla pazarlık edip
    emzirtmekte sakınca yoktur. Şu kadar ki emzirmek üzere seçilecek kadının
    müslüman, namuslu, temiz ve hastalıksız olması lazımdır. Çünkü sütün çocuğun
    tabiatında bir etki bırakacağı tabii olduğundan babanın dikkât etmesi gerekir.
    Zaruret hallerinde bu özellikler aranmaz. Çünkü çocuğun hayatı her şeyden
    önemlidir (Mehmet Vehbi, Alıkam-ı Kuraniyye, İstanbul 1971 s. 168).

    Yüce Allah'ın emir ve yasaklarının tamamının birer hikmeti vardır. Bu emir ve
    yasaklar kulların maslahatı için konulmuştur. Ama bazan bunlardaki hikmet ve
    maslahatlar kavranamaz. İçkinin haramlığı gibi bazı şeylerdeki hikmet gayet açık
    olmasına ve anlaşılmasına rağmen, süt emmenin bazı kimselerle evlenmeyi haram
    kılması gibi şeylerin hikmeti henüz anlaşılabilmiş değildir. Bu günün tıbbî
    imkanlarıyla anlayamadığımız bu hikmetleri belki de ilerde anlayabileceğiz.

    Süt emmenin bazı evlenmeleri haramı kılmasının tehlikeli neticelerinden emin
    olmak için, zaruret almadıkça murzî'nin başka çocukları emzirmekten sakınması
    gerektiğini fakihlerimiz ifade etmektedirler (Ö. Nasuhî Bilmen, a.g.e., II,
    78-92).







+ Yorum Gönder