Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?

5 üzerinden 4.43 | Toplam : 7 kişi
Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?
  1. 05.Ocak.2013, 17:17
    1
    Misafir

    Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?






    Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu? Mumsema Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? PEygamber Efendimiz bir gün içerisinde Kaç saat uyurdu kısaca açıklar mısınız ?


  2. 05.Ocak.2013, 17:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? PEygamber Efendimiz bir gün içerisinde Kaç saat uyurdu kısaca açıklar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Sahur uyku düzeni

    - Peygamber Efendimiz(sav)'in Uyku Düzeni Nasıldı?

    - Uyku düzeni nasıl olmalı? Kaç saat uyumalı?

    - Peygamberimiz kaç saat uyurdu?

    - Ramazan'da Uyku Düzeni

  3. 05.Ocak.2013, 20:17
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?




    Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?

    Efendimiz öğleden sonra istirahat ederlerdi.

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar uyur, ‘kaylule’ yapardı. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylule yapmazlar.” (Müslim)

    Yatsı namazından sonra yatar, gece kalkıp vitir namazını kılardı.

    Nitekim Cabir'den rivayetle bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Gece geç vakitlerde kalkmamaktan endişe eden kimse, vitir namazını yatmadan önce kılsın. Kim, gece geç vakitlerde kılmak isterse kılabilir. Zira gece kılınan namazda rahmet melekleri hazır bulunurlar, şahit olurlar ve daha faziletlidir." (Müslîm.Tirmizi)

    Hz. Peygamber (sav) yatsı namazını kıldıktan sonra saadet hanesine döner, eşlerinden kimin sırası gelmişse geceyi orada geçirirdi. (Buhari)

    Yatsı namazının ilk vakti girer girmez namazı kılar, sonra bu duaları okur ve istirahata çekilerek, daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu.

    Gece yarısı veya üçte biri geçtikten sonra uyanır, misvağı daima başucunda durur, kalkınca önce dişini misvaklar, sonra abdest alır ve ibadetle meşgul olurdu. (Tirmizi)

    Gece İbadeti
    Hz. Aişe (r.anha) validemiz şöyle anlatmıştır: "Resulullah (sav) geceleri ayakları yarılıncaya kadar ayakta durur, ibadet ederdi. Ona: "Senin geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı halde bunu niçin yapıyorsun?" Dedim." Bana: "Ben de şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu. (Buhari, Müslim)

    Teheccüd namazı, Hz. Peygamber (sav)'e vacip olduğu için hiç terk etmemiştir. Bu ibadet ve zikirleri yaparken ümmetine de yapmalarını tavsiye etmiştir.

    Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Sizden biri uyurken, şeytan kafasına üç düğüm atar. Her düğümün üzerine; ‘uzun bir geceye sahipsin uyu!’ diyerek elini vurur. O kişi uyanıp da Allah-u Zülcelal'i zikrederse bir düğüm, abdest alırsa bir düğüm, namaz da kılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşeli ve hareketli olur. Aksi halde neşesiz ve tembel olur." (İmam Malik, Buharı, Müslim, Ebu Davud, Nesai)

    Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur; "Gece bir saat vardır ki, bu saatte Allah'dan dünya ve ahiret işiyle ilgili bir hayır isteyen müslüman kul ona rastlarsa, mutlaka istediği kendisine verilir. Bu, her gece olur." (Müslim)

    Hz. Peygamber (sav) teheccüd namazını kıldıktan sonra sabah namazı için hazırlık yapardı, sabah namazının sünnetini odasında kılar ve cemâatle farzı edâ etmek üzere mescide giderdi.

    Selam ve dua ile.
    Sorularla İslamiyet Editör


  4. 05.Ocak.2013, 20:17
    2
    Moderatör



    Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?

    Efendimiz öğleden sonra istirahat ederlerdi.

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar uyur, ‘kaylule’ yapardı. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylule yapmazlar.” (Müslim)

    Yatsı namazından sonra yatar, gece kalkıp vitir namazını kılardı.

    Nitekim Cabir'den rivayetle bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Gece geç vakitlerde kalkmamaktan endişe eden kimse, vitir namazını yatmadan önce kılsın. Kim, gece geç vakitlerde kılmak isterse kılabilir. Zira gece kılınan namazda rahmet melekleri hazır bulunurlar, şahit olurlar ve daha faziletlidir." (Müslîm.Tirmizi)

    Hz. Peygamber (sav) yatsı namazını kıldıktan sonra saadet hanesine döner, eşlerinden kimin sırası gelmişse geceyi orada geçirirdi. (Buhari)

    Yatsı namazının ilk vakti girer girmez namazı kılar, sonra bu duaları okur ve istirahata çekilerek, daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu.

    Gece yarısı veya üçte biri geçtikten sonra uyanır, misvağı daima başucunda durur, kalkınca önce dişini misvaklar, sonra abdest alır ve ibadetle meşgul olurdu. (Tirmizi)

    Gece İbadeti
    Hz. Aişe (r.anha) validemiz şöyle anlatmıştır: "Resulullah (sav) geceleri ayakları yarılıncaya kadar ayakta durur, ibadet ederdi. Ona: "Senin geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı halde bunu niçin yapıyorsun?" Dedim." Bana: "Ben de şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu. (Buhari, Müslim)

    Teheccüd namazı, Hz. Peygamber (sav)'e vacip olduğu için hiç terk etmemiştir. Bu ibadet ve zikirleri yaparken ümmetine de yapmalarını tavsiye etmiştir.

    Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Sizden biri uyurken, şeytan kafasına üç düğüm atar. Her düğümün üzerine; ‘uzun bir geceye sahipsin uyu!’ diyerek elini vurur. O kişi uyanıp da Allah-u Zülcelal'i zikrederse bir düğüm, abdest alırsa bir düğüm, namaz da kılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşeli ve hareketli olur. Aksi halde neşesiz ve tembel olur." (İmam Malik, Buharı, Müslim, Ebu Davud, Nesai)

    Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur; "Gece bir saat vardır ki, bu saatte Allah'dan dünya ve ahiret işiyle ilgili bir hayır isteyen müslüman kul ona rastlarsa, mutlaka istediği kendisine verilir. Bu, her gece olur." (Müslim)

    Hz. Peygamber (sav) teheccüd namazını kıldıktan sonra sabah namazı için hazırlık yapardı, sabah namazının sünnetini odasında kılar ve cemâatle farzı edâ etmek üzere mescide giderdi.

    Selam ve dua ile.
    Sorularla İslamiyet Editör


  5. 04.Ocak.2016, 23:12
    3
    Hasan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Aralık.2015
    Üye No: 107370
    Mesaj Sayısı: 116
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Hz. Muhammed'ın uyku düzeni nasıldı? Kaç saat uyurdu?

    peygamber efendimiz kaç saat uyurdu bilinemez ama nasıl uyuduğu ne zman uyuduğu ve ne zaman uyandığı bilinmektedir

    Peygamber Efendimiz’in (asm) uykusu nasıldı?

    Peygamber Efendimiz’in (asm) uyku sünnetleri nelerdir? Uyku adapları nelerdir?
    Cevap:

    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce muhakkak abdest alırdı
    “Resulullah (asm) uyumak istediği zaman namaz abdesti gibi abdest alırdı.” (İbnü’l-Cevzi)
    “Yatağına girmek istediğin zaman eğer abdestin yoksa aynen namaz için aldığın abdest gibi bir abdest al.”
    “Yatağına abdestli olarak girince yastığı sağ tarafına al.” (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce üç mil sürme çekerdi
    Nebi (asm) her gece uyumadan önce sürme taşıyla her bir gözüne üç mil sürme çekerdi. (Ahmed Bin Hanbel)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatmadan önce muhakkak dua ederdi
    Fahr-i Kainat Efendimiz (asm), uyumadan önce ve uyandıktan sonra daima dua etmişlerdir. O’nun (asm) duasız uyudukları ve uyandıktan sonra duasız kaldıkları vaki değildir.
    Peygamber’in (asm) zevcesi Hafsa’dan (ra) rivayet edildiğine göre:
    Resulullah (asm) uyumak istediği zaman sağ elini sağ yanağının altına koyup sonra üç defa:
    “Ey Allah’ım, kıyamet günü kullarını hesaba çekmek üzere tekrar dirilttiğinde beni azabından koru.” diye dua edermiş. (Ebu Davud)
    Peygamber (asm) uyumak istediği zaman:
    “Ey Allah’ım, senin isminle ölür, senin isminle dirilirim.”derdi. Uykudan uyanınca da:
    “Bizi öldürdükten sonra tekrar dirilten Allah’a hamd olsun. Yaratıkları öldükten sonra diriltmek de O’na mahsustur.” derdi. (Ebu Davud)
    “Biriniz yatağına girmek istediği zaman yatağını önce gömleğinin iç ucuyla bir silksin. Çünkü o daha önce o yataktan kalktığı zaman yatak üzerinde kendi yerine tozdan topraktan ve haşerelerden nelerin yerleştiğini bilemez. Sonra sağ tarafı üzerine yatsın ve:
    “Ey Allah’ım! Yanımı ancak senin isminle döşeğe koydum, onu ancak senin isminle kaldırırım. Eğer nefsimi öldürüp de yanında tutarsan ona merhametle muamele et. Eğer öldürmez de tekrar bu aleme gönderirsen salih kullarını koruduğun şeylerle onu da koru! desin.” (Ebu Davud)
    “Yatağına girmek istediğin zaman eğer abdestin yoksa aynen namaz için aldığın abdest gibi bir abdest al, sonra sağ tarafının üzerine yat ve:
    “Ey Allah’ım, ben yüzümü sana teslim ettim, işimi de sana havale ettim, azabından korkarak ve sevabını umarak bütün işlerimde sırtımı sana dayadım. Senden kurtulup sığınılacak ancak sen varsın, indirmiş olduğun kitabına ve göndermiş olduğun nebine iman ettim diye dua et. Böyle yaptığın takdirde ölürsen İslam üzere ölürsün. Bunlar son sözlerin olsun.” (Ebu Davud)
    "Kim yatağına abdestli olarak yatıp uyku basıncaya dek Allah'ı zikrederse, gecenin herhangi bir saatinde kalkıp Allah'tan gerek dünya ve gerekse ahirete ait ne isterse Allah mutlaka ona istediğini verir." (Tirmizi)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce “Kafirun Suresini” okumayı tavsiye etmiştir
    “Yatağına yattığın zaman “Kafirun Suresini” bir defa oku. Bitirince uyu. Çünkü o, şirkten beraat etmektir.” buyurmuştur. (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatağına girdiği zaman “İhlas, Felak, Nas Surelerini” okuyarak mübarek avuçlarına üfler, tüm vücuduna sürerdi
    Hz. Aişe’den (ra) rivayet edildiğine göre:
    “Peygamber (asm) her gece yatağına girdiği zaman avuçlarını birleştirir, sonra onlara üfürerek içlerine:
    “İhlas, Felak ve Nas” surelerini okur, sonra ellerini cesedinden erişebildiği yerlere sürermiş. Önce, onları başına yüzüne ve cesedinin ön kısmına sürmekle işe başlar ve bu işi üç defa tekrarlarmış.” (Ebu Davud)
    Hz. Peygamber’in (asm) Hz. Fatıma ve Hz. Ali’ye (ra) tavsiye buyurduğu zikirler
    Hz. Ali (ra) dedi ki:
    “Hz. Fatıma (ra) değirmen taşından meydana gelen elindeki rahatsızlıktan Peygamber’e (asm) acınmıştı. Bu sırada Peygamber’e (asm) bazı esirler getirilmişti. Bunun üzerine Hz. Fatıma (ra) bir esir istemek üzere Hz. Peygamber’e (asm) geldi fakat evinde olmadığı için kendisini göremedi. Bu geliş sebebini Hz. Aişe’ye (ra) bildirdi. Peygamber (asm) gelince Hz. Aişe, Hz. Fatıma’nın (ra) geldiğini ve sebebini kendisine haber vermiş. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) bize çıkageldi. Biz yataklarımıza yatmıştık. Biz kendisini karşılamak için yataklarımızdan kalkmaya davrandık.”
    “Yerlerinizde durun.” dedi ve aramıza oturdu. Hatta göğsümün üzerinde ayaklarının serinliğini hissettim. Hemen arkasından:
    “Size istediğinizden daha hayırlısını göstereyim mi? Yataklarınıza yattığınız zaman otuz üç defa “Sübhanellah”, otuz üç defa “Elhamdülillah”, otuz dört defa da “Allahü Ekber” deyiniz. Bu sizin için bir hizmetçiden daha hayırlıdır.” (Sünen-i Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatsı namazını kıldıktan hemen sonra yatardı
    Fahr-i Kainat Efendimiz (asm), yatsı namazından önce yatmazlar, namazdan sonra da oturmazlardı. Ancak düğün merasimi olması, misafir bulunması ve teheccüd namazını kılması gibi hallerde, duruma göre geç yatarlardı. (Peygamberimiz'in Şemaili)
    Peygember Efendimiz’in (asm) yatağı çok hafif ve ince idi
    Resulullah (asm) daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu. Sefere çıkıp gecenin ilk yarısında konakladığı yerde istirahat edip uyursa o zaman sağ kolunu yukarı doğru uzatır, rahat uyumak için yüzünü kolunun üzerine yaslardı. Uyku sırasında az miktarda horultu sesi gelirdi.
    Altına bir şey serme adeti yoktu. Bazen basit bir döşek üzerinde, bazen bir deri üzerinde, bazen hasır üzerinde, bazen de çıplak toprak üzerinde uyurdu. (Son Peygamber Hazreti Muhammed, Mevlana Şibli Numânî)
    “Yatağı çok hafif, ince idi. Yattığı zaman ( ayaklarını değil) baş tarafına mescide yönelirdi.” (Cami’üs Sağir)
    Hicret'in 9. yılında, Yemen'den başlayarak Suriye'ye kadar İslam devletinin ha¬kimiyeti vardı. Bu devletin Mutlak Hâkimi’nin evinde (asm) sadece tahtadan bir divan ve deriden, kurumuş bir su tulumu vardı. (Buhari, Libas)
    Yatağı bir kilimden ibaretti. Bazen içine hurma lifleri doldurulmuş deri yüzlü bir yatak olurdu, bazen ikiye katlanmış bir kumaştan ibaret bir yatak olurdu. Hz. Hafsa (ra) şöyle anlatıyor:
    Bir gece ben Allah Resulü (asm) rahat etsin diye kumaşı dörde katlayarak altına serdim. Sabah kalkınca memnuniyetsizliğini belirtti. (Tirmizi, Peygamberimiz'in Şemaili)
    Hz. Aişe (ra) şöyle der: "Allah Resulü çoğu kere: "Dünyada insan için bir yolcunun yol azığı olarak yanma aldığı şey kadarı yeterlidir" buyururdu. Bir gün hasır üzerinde dinleniyordu. Kalktığında hasıra gelen yanı üzerinde hasır izlerinin çıktığını gören insanlar:
    "Ey Allah Resulü! Bir yatak yaptırıp getirelim mi?" diye sorunca Hz. Peygamber (asm):
    "Benim dünya ile ne alakam var? Dünya ile ilişkim; yolculuk sırasında kısa süre dinlenmek için rastladığı bir ağacın gölgesinde oturan, sonra orayı terk ederek çekip giden bir yolcunun o ağacın gölgesiyle olan ilişkisi kadardır" buyurdu. (Tirmizi, İbn-i Mace)
    Peygamber Efendimiz (asm) yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ kolunun üzerine yatardı
    Yatış şekilleri; sağ yanı üzerine yatma ve sağ elinin ayasını sağ yanağının altına koyarak uyuma şeklindedir.
    Kısa süreli istirahat yatışları ise sırt üstü uzanma şeklindedir.
    Ümmü Seleme’nin (ra) aile fertlerinin birinden rivayet edildiğine göre:
    “Peygamber’in (asm) yatağının konumu insanın kabrine konuluşu gibiymiş. Mescit de baş tarafında kalırmış.”
    Bu hadis-i şerif, Resul-i Zişan Efendimiz’in (asm) yatağa yatarken aynen kabirde yatar gibi yüzü kıbleye gelecek şekilde, sağ kolu üzerine yattığını, yatağının da buna göre konmuş olduğunu ifade etmektedir. (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yüzükoyun yatmayı uygun görmemiştir
    Resulullah (asm) mescitte yüzükoyun yatmakta olan bir adamın yanına gidip ayağıyla dürterek:
    “Cehennem uykusundan kalk!” buyurdu. (Buhari)
    Yaiş Bin Tı’hfe Bin Kays (ra) demiştir ki:
    “Babam Suffe Ashabından (ra) idi. Bir gün Resulullah (asm) bizim ev halkına:
    “Haydin bizimle beraber Aişe’nin evine siz de gelin.” dedi. Bunun üzerine tuttuk, Hz. Aişe’nin (ra) evine gittik. Hz. Peygamber (asm):
    “Ey Aişe bizi doyur.” dedi. Hz. Aişe de (ra) içine et ve hurma katılmış ince bulgurdan yapılmış bir yemek getirdi onu yedik, sonra tekrar:
    “Ey Aişe bizi doyur” dedi.
    Hz. Aişe de (ra) hurma, kavut, keş ve yağ karışımı güvercin eti kadar az bir yemek getirdi. Onu da yedik sonra:
    “Ey Aişe bizi sula.” dedi. Hz. Aişe de (ra) bir bardak süt getirdi. Onu içtik. Sonra tekrar:
    “Ey Aişe bizi sula.” dedi. Küçük bir bardak dolusu süt daha getirdi. Onu da içtik. Sonra:
    “İsterseniz burada uyursunuz, isterseniz mescide gidersiniz.” dedi. Ben mescitte ciğer ağrısından dolayı yüzükoyun uzanmış yatarken, bir de baktım ki, bir adam ayağıyla beni dürtüklüyor. Bana:
    “Bu yatış Allah’ın öfkelendiği bir yatıştır.” diyor. Baktım, bir de ne göreyim! Resulullah (asm) imiş.” (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyuduğu zaman solurdu
    “Uyuduğu zaman solurdu.” (Cami’üs Sağir)
    Peygamber Efendimiz’in (asm) gözleri uyurdu ancak kalbi uyumazdı
    “(Uyuyunca) Gözleri uyurdu, fakat kalbi uyumazdı.” (Cami’üs Sağir)
    Gece uykusundan kalkınca mutlaka dişlerini misvaklardı
    “Gece uykusundan uyanıp, kalkınca mutlaka dişlerini misvakı ile temizlerdi.” (Cami’üs Sağir)


  6. 04.Ocak.2016, 23:12
    3
    Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    peygamber efendimiz kaç saat uyurdu bilinemez ama nasıl uyuduğu ne zman uyuduğu ve ne zaman uyandığı bilinmektedir

    Peygamber Efendimiz’in (asm) uykusu nasıldı?

    Peygamber Efendimiz’in (asm) uyku sünnetleri nelerdir? Uyku adapları nelerdir?
    Cevap:

    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce muhakkak abdest alırdı
    “Resulullah (asm) uyumak istediği zaman namaz abdesti gibi abdest alırdı.” (İbnü’l-Cevzi)
    “Yatağına girmek istediğin zaman eğer abdestin yoksa aynen namaz için aldığın abdest gibi bir abdest al.”
    “Yatağına abdestli olarak girince yastığı sağ tarafına al.” (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce üç mil sürme çekerdi
    Nebi (asm) her gece uyumadan önce sürme taşıyla her bir gözüne üç mil sürme çekerdi. (Ahmed Bin Hanbel)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatmadan önce muhakkak dua ederdi
    Fahr-i Kainat Efendimiz (asm), uyumadan önce ve uyandıktan sonra daima dua etmişlerdir. O’nun (asm) duasız uyudukları ve uyandıktan sonra duasız kaldıkları vaki değildir.
    Peygamber’in (asm) zevcesi Hafsa’dan (ra) rivayet edildiğine göre:
    Resulullah (asm) uyumak istediği zaman sağ elini sağ yanağının altına koyup sonra üç defa:
    “Ey Allah’ım, kıyamet günü kullarını hesaba çekmek üzere tekrar dirilttiğinde beni azabından koru.” diye dua edermiş. (Ebu Davud)
    Peygamber (asm) uyumak istediği zaman:
    “Ey Allah’ım, senin isminle ölür, senin isminle dirilirim.”derdi. Uykudan uyanınca da:
    “Bizi öldürdükten sonra tekrar dirilten Allah’a hamd olsun. Yaratıkları öldükten sonra diriltmek de O’na mahsustur.” derdi. (Ebu Davud)
    “Biriniz yatağına girmek istediği zaman yatağını önce gömleğinin iç ucuyla bir silksin. Çünkü o daha önce o yataktan kalktığı zaman yatak üzerinde kendi yerine tozdan topraktan ve haşerelerden nelerin yerleştiğini bilemez. Sonra sağ tarafı üzerine yatsın ve:
    “Ey Allah’ım! Yanımı ancak senin isminle döşeğe koydum, onu ancak senin isminle kaldırırım. Eğer nefsimi öldürüp de yanında tutarsan ona merhametle muamele et. Eğer öldürmez de tekrar bu aleme gönderirsen salih kullarını koruduğun şeylerle onu da koru! desin.” (Ebu Davud)
    “Yatağına girmek istediğin zaman eğer abdestin yoksa aynen namaz için aldığın abdest gibi bir abdest al, sonra sağ tarafının üzerine yat ve:
    “Ey Allah’ım, ben yüzümü sana teslim ettim, işimi de sana havale ettim, azabından korkarak ve sevabını umarak bütün işlerimde sırtımı sana dayadım. Senden kurtulup sığınılacak ancak sen varsın, indirmiş olduğun kitabına ve göndermiş olduğun nebine iman ettim diye dua et. Böyle yaptığın takdirde ölürsen İslam üzere ölürsün. Bunlar son sözlerin olsun.” (Ebu Davud)
    "Kim yatağına abdestli olarak yatıp uyku basıncaya dek Allah'ı zikrederse, gecenin herhangi bir saatinde kalkıp Allah'tan gerek dünya ve gerekse ahirete ait ne isterse Allah mutlaka ona istediğini verir." (Tirmizi)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyumadan önce “Kafirun Suresini” okumayı tavsiye etmiştir
    “Yatağına yattığın zaman “Kafirun Suresini” bir defa oku. Bitirince uyu. Çünkü o, şirkten beraat etmektir.” buyurmuştur. (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatağına girdiği zaman “İhlas, Felak, Nas Surelerini” okuyarak mübarek avuçlarına üfler, tüm vücuduna sürerdi
    Hz. Aişe’den (ra) rivayet edildiğine göre:
    “Peygamber (asm) her gece yatağına girdiği zaman avuçlarını birleştirir, sonra onlara üfürerek içlerine:
    “İhlas, Felak ve Nas” surelerini okur, sonra ellerini cesedinden erişebildiği yerlere sürermiş. Önce, onları başına yüzüne ve cesedinin ön kısmına sürmekle işe başlar ve bu işi üç defa tekrarlarmış.” (Ebu Davud)
    Hz. Peygamber’in (asm) Hz. Fatıma ve Hz. Ali’ye (ra) tavsiye buyurduğu zikirler
    Hz. Ali (ra) dedi ki:
    “Hz. Fatıma (ra) değirmen taşından meydana gelen elindeki rahatsızlıktan Peygamber’e (asm) acınmıştı. Bu sırada Peygamber’e (asm) bazı esirler getirilmişti. Bunun üzerine Hz. Fatıma (ra) bir esir istemek üzere Hz. Peygamber’e (asm) geldi fakat evinde olmadığı için kendisini göremedi. Bu geliş sebebini Hz. Aişe’ye (ra) bildirdi. Peygamber (asm) gelince Hz. Aişe, Hz. Fatıma’nın (ra) geldiğini ve sebebini kendisine haber vermiş. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) bize çıkageldi. Biz yataklarımıza yatmıştık. Biz kendisini karşılamak için yataklarımızdan kalkmaya davrandık.”
    “Yerlerinizde durun.” dedi ve aramıza oturdu. Hatta göğsümün üzerinde ayaklarının serinliğini hissettim. Hemen arkasından:
    “Size istediğinizden daha hayırlısını göstereyim mi? Yataklarınıza yattığınız zaman otuz üç defa “Sübhanellah”, otuz üç defa “Elhamdülillah”, otuz dört defa da “Allahü Ekber” deyiniz. Bu sizin için bir hizmetçiden daha hayırlıdır.” (Sünen-i Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yatsı namazını kıldıktan hemen sonra yatardı
    Fahr-i Kainat Efendimiz (asm), yatsı namazından önce yatmazlar, namazdan sonra da oturmazlardı. Ancak düğün merasimi olması, misafir bulunması ve teheccüd namazını kılması gibi hallerde, duruma göre geç yatarlardı. (Peygamberimiz'in Şemaili)
    Peygember Efendimiz’in (asm) yatağı çok hafif ve ince idi
    Resulullah (asm) daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu. Sefere çıkıp gecenin ilk yarısında konakladığı yerde istirahat edip uyursa o zaman sağ kolunu yukarı doğru uzatır, rahat uyumak için yüzünü kolunun üzerine yaslardı. Uyku sırasında az miktarda horultu sesi gelirdi.
    Altına bir şey serme adeti yoktu. Bazen basit bir döşek üzerinde, bazen bir deri üzerinde, bazen hasır üzerinde, bazen de çıplak toprak üzerinde uyurdu. (Son Peygamber Hazreti Muhammed, Mevlana Şibli Numânî)
    “Yatağı çok hafif, ince idi. Yattığı zaman ( ayaklarını değil) baş tarafına mescide yönelirdi.” (Cami’üs Sağir)
    Hicret'in 9. yılında, Yemen'den başlayarak Suriye'ye kadar İslam devletinin ha¬kimiyeti vardı. Bu devletin Mutlak Hâkimi’nin evinde (asm) sadece tahtadan bir divan ve deriden, kurumuş bir su tulumu vardı. (Buhari, Libas)
    Yatağı bir kilimden ibaretti. Bazen içine hurma lifleri doldurulmuş deri yüzlü bir yatak olurdu, bazen ikiye katlanmış bir kumaştan ibaret bir yatak olurdu. Hz. Hafsa (ra) şöyle anlatıyor:
    Bir gece ben Allah Resulü (asm) rahat etsin diye kumaşı dörde katlayarak altına serdim. Sabah kalkınca memnuniyetsizliğini belirtti. (Tirmizi, Peygamberimiz'in Şemaili)
    Hz. Aişe (ra) şöyle der: "Allah Resulü çoğu kere: "Dünyada insan için bir yolcunun yol azığı olarak yanma aldığı şey kadarı yeterlidir" buyururdu. Bir gün hasır üzerinde dinleniyordu. Kalktığında hasıra gelen yanı üzerinde hasır izlerinin çıktığını gören insanlar:
    "Ey Allah Resulü! Bir yatak yaptırıp getirelim mi?" diye sorunca Hz. Peygamber (asm):
    "Benim dünya ile ne alakam var? Dünya ile ilişkim; yolculuk sırasında kısa süre dinlenmek için rastladığı bir ağacın gölgesinde oturan, sonra orayı terk ederek çekip giden bir yolcunun o ağacın gölgesiyle olan ilişkisi kadardır" buyurdu. (Tirmizi, İbn-i Mace)
    Peygamber Efendimiz (asm) yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ kolunun üzerine yatardı
    Yatış şekilleri; sağ yanı üzerine yatma ve sağ elinin ayasını sağ yanağının altına koyarak uyuma şeklindedir.
    Kısa süreli istirahat yatışları ise sırt üstü uzanma şeklindedir.
    Ümmü Seleme’nin (ra) aile fertlerinin birinden rivayet edildiğine göre:
    “Peygamber’in (asm) yatağının konumu insanın kabrine konuluşu gibiymiş. Mescit de baş tarafında kalırmış.”
    Bu hadis-i şerif, Resul-i Zişan Efendimiz’in (asm) yatağa yatarken aynen kabirde yatar gibi yüzü kıbleye gelecek şekilde, sağ kolu üzerine yattığını, yatağının da buna göre konmuş olduğunu ifade etmektedir. (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) yüzükoyun yatmayı uygun görmemiştir
    Resulullah (asm) mescitte yüzükoyun yatmakta olan bir adamın yanına gidip ayağıyla dürterek:
    “Cehennem uykusundan kalk!” buyurdu. (Buhari)
    Yaiş Bin Tı’hfe Bin Kays (ra) demiştir ki:
    “Babam Suffe Ashabından (ra) idi. Bir gün Resulullah (asm) bizim ev halkına:
    “Haydin bizimle beraber Aişe’nin evine siz de gelin.” dedi. Bunun üzerine tuttuk, Hz. Aişe’nin (ra) evine gittik. Hz. Peygamber (asm):
    “Ey Aişe bizi doyur.” dedi. Hz. Aişe de (ra) içine et ve hurma katılmış ince bulgurdan yapılmış bir yemek getirdi onu yedik, sonra tekrar:
    “Ey Aişe bizi doyur” dedi.
    Hz. Aişe de (ra) hurma, kavut, keş ve yağ karışımı güvercin eti kadar az bir yemek getirdi. Onu da yedik sonra:
    “Ey Aişe bizi sula.” dedi. Hz. Aişe de (ra) bir bardak süt getirdi. Onu içtik. Sonra tekrar:
    “Ey Aişe bizi sula.” dedi. Küçük bir bardak dolusu süt daha getirdi. Onu da içtik. Sonra:
    “İsterseniz burada uyursunuz, isterseniz mescide gidersiniz.” dedi. Ben mescitte ciğer ağrısından dolayı yüzükoyun uzanmış yatarken, bir de baktım ki, bir adam ayağıyla beni dürtüklüyor. Bana:
    “Bu yatış Allah’ın öfkelendiği bir yatıştır.” diyor. Baktım, bir de ne göreyim! Resulullah (asm) imiş.” (Ebu Davud)
    Peygamber Efendimiz (asm) uyuduğu zaman solurdu
    “Uyuduğu zaman solurdu.” (Cami’üs Sağir)
    Peygamber Efendimiz’in (asm) gözleri uyurdu ancak kalbi uyumazdı
    “(Uyuyunca) Gözleri uyurdu, fakat kalbi uyumazdı.” (Cami’üs Sağir)
    Gece uykusundan kalkınca mutlaka dişlerini misvaklardı
    “Gece uykusundan uyanıp, kalkınca mutlaka dişlerini misvakı ile temizlerdi.” (Cami’üs Sağir)





+ Yorum Gönder