Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammed ile ilgili şiirler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Muhammed ile ilgili şiirler
  1. 04.Ocak.2013, 01:01
    1
    Misafir

    Hz. Muhammed ile ilgili şiirler






    Hz. Muhammed ile ilgili şiirler Mumsema Naat

    Seccaden kumlardı..
    Devirlerden, diyarlardan
    Gelip, göklerde buluşan
    Ezanların vardı! .

    Mescit mümin, minber mümin...
    Taşardı kubbelerden tekbir,
    Dolardı kubbelere “amin”..

    Ve mübarek geceler dualarımız;
    Geri gelmeyen dualardı...
    Geceler ki pırıl pırıl
    Kandillerin yanardı..

    Kapına gelenler ya Muhammed,
    - uzaktan, yakından –
    Mümin döndüler kapından...

    Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
    İki dünyada aziz ümmet,
    Muhammed ümmetiydi...

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Şimdi seni ananlar,
    Anıyor ağlar gibi...
    Ey yetimler yetimi,
    Ey garipler garibi;
    Düşkünlerin kanadıydın
    Yoksulların sahibi..
    Nerde kaldın ey resul,
    Nerde kaldın ey nebi! ..

    Günler ne günlerdi, ya
    Muhammed! ..
    Çağlar ne çağlardı;
    Daha dünyaya gelmeden
    Müminlerin vardı...
    Ve bir gün ki gaflet
    Çöller kadardı,

    Halime’nin kucağında,
    Abdullahın yetimi,
    Amine’nin emaneti ağlardı..

    Hatice’nin goncası
    Aişe’nin gülüydün..
    Ümmetin göz bebeği
    Göklerinresulüydün..
    Elçi geldin, elçiler gönderdin;
    Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
    Beşiğin, yurdun, yuvan
    Mekke’de bunalırsan;
    Medine’ye göçerdin..
    Biz,
    Bu dünyadan nereye
    Göçelim ya Muhammed!
    Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
    Altın devrini yaşıyor...
    Diller, sayfalar, satırlar
    “ebu leheb öldü” diyorlar;

    Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
    Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor...

    Neler duydu şu dünyada
    Mevlidine hayran kulaklarımız;
    Ne adlar ezberledi ey nebi!
    Adına alışkın dudaklarımız..
    Artık yolunu bilmiyor,
    Artık yolunu unuttu
    Ayaklarımız
    Kabene siyahlar
    Yakışmamıştır ya Muhammed!
    Bugünkü kadar!

    Hased gururla savaşta;
    Gurur; kaf dağında derebeyi..

    Onu da yaralarlar kanadından
    Gelse bir şefkat meleği..
    İyiliğin türbesine,
    Türbedar oldu iyi..
    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyilikler getir, güzellikler getir
    Adem oğullarına...

    Şu gördüğün duvarlar ki
    Kimi taiftir, kimi hayberdir...
    Fethedemedik ya Muhammed
    Senelerdir...

    Ne doğruluk, ne doğru;
    Ne iyilik, ne iyi;
    Bahçende en güzel dal,
    Unuttu yemiş vermeyi...
    Günahın kursağında
    Haramların peteği..

    Bayram yaptı yabanlar
    Semave’yi boşaltıp;
    Save’yi dolduranlar
    Atını hendeklerden – bir atlayışta –
    Aşırdı aşıranlar..
    Ağlasın yesrib!
    Ağlasın selmanlar...

    Gözleri perdeleyen toprak,
    Yüzlere serptiğin topraktı...
    Yere dökülmeyecekti ey nebi!
    Yabanların gözünde kalacaktı!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Ne oldu ey bulut,
    Gölgelediğin başlar?
    Hatırında mı ey yol,
    Bir aziz yolcuyla
    Aşarak dağlar, taşlar
    Kafile kafile, kervan kervan
    Şimale giden yoldaşlar....

    Uçsuz bucaksız çöllerde
    Yine izler gelenlerin;
    Yollar gideceklerindir....

    Şu tekbir getiren mağara,
    Örümceklerin değil;
    Peygamberlerindir, meleklerindir.

    Örümcek ne havada
    Ne suda, ne yerdeydi
    Hakkı göremeyen
    Gözlerdeydi

    Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
    Şu yuva ki bilinmez;
    Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
    Kumru mu..
    Kuşlarını bir sabah,
    Medine’ye uçurdu mu..

    Ey abva’da yatan ölü,
    Bahçende açtı dünyanın
    En güzel gülü;
    Hatıran uyusun çöllerin,
    Ilık kumlarıyla örtülü..

    Dinleyene hala
    Çöller ses verir....
    Yaleyl, susar,
    Uğultular gelir...
    Mersiye okur uhud,
    Kaside söyler bedir;
    Sen de bir hac günü
    Başta muhammed, yanında
    Ebu bekir,
    Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
    Destan yap ey şehir!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
    Adem oğullarına...

    Yüreklerden taşsın
    Yine imanlar!
    Itri, bestelesin tekbirini;
    Evliya okusun kur’anlar..
    Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
    Kayışzade osmanlar...

    Na’tını galib yazsın, mevlidini
    Süleymanlar..
    Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
    Geri gelsin sinanlar..
    Çarpılsın, hakikat niyetine
    Cenaze namazı kıldıranlar!

    Gel ey Muhammed!
    Bahardır
    Dudaklar ardında saklı
    “amin”lerimiz vardır..
    Hacdan döner gibi gel....
    Miraçtan iner gibi gel.....
    Bekliyoruz yıllardır!

    Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
    Hızır kanat, cibril kanat,
    Nisan kanat, bahar kanat;
    Ayetlerini ezber bilen,
    Yapraklar kanat...

    Açılsın göklerin kapıları
    Açılsın perdeler, kat kat..
    Çöllere dökülsün yıldızlar,
    Dizilsin yollarına
    Yetimler, günahsızlar..
    Çöl gecelerinden yanık
    Türküler yapan kızlar
    Sancağını saçlarıyla dokusun;
    Bilal-i habeşi sustuysa;
    Ezanlarını davud okusun!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...



    Arif Nihat Asya




    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)

    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz



    Ey Şanlı Nebi.

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah’tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem



    Küçük Na't

    Göz seni görmeli, ağız seni söylemeli
    Hafıza seni anmak ödevinde mi
    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli
    Sen Eskimoların ısınması sevgililer mahşeri

    Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden
    Mantığım mantığın üstünde yeni
    İçimde Nuh'un en yeni tufanı
    Dünyaya ayak basıyorum yeniden

    Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli

    Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor
    Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi
    Herkesin konuştuğu dilden mahrum
    Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci

    Bütün deniz kıyılarında seni anmalı
    Sen buzulların erimesi Eskimoların ısınması

    Sezai Karakoç


  2. 04.Ocak.2013, 01:01
    1
    İlayda geçkin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    İlayda geçkin
    Misafir



    Naat

    Seccaden kumlardı..
    Devirlerden, diyarlardan
    Gelip, göklerde buluşan
    Ezanların vardı! .

    Mescit mümin, minber mümin...
    Taşardı kubbelerden tekbir,
    Dolardı kubbelere “amin”..

    Ve mübarek geceler dualarımız;
    Geri gelmeyen dualardı...
    Geceler ki pırıl pırıl
    Kandillerin yanardı..

    Kapına gelenler ya Muhammed,
    - uzaktan, yakından –
    Mümin döndüler kapından...

    Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
    İki dünyada aziz ümmet,
    Muhammed ümmetiydi...

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Şimdi seni ananlar,
    Anıyor ağlar gibi...
    Ey yetimler yetimi,
    Ey garipler garibi;
    Düşkünlerin kanadıydın
    Yoksulların sahibi..
    Nerde kaldın ey resul,
    Nerde kaldın ey nebi! ..

    Günler ne günlerdi, ya
    Muhammed! ..
    Çağlar ne çağlardı;
    Daha dünyaya gelmeden
    Müminlerin vardı...
    Ve bir gün ki gaflet
    Çöller kadardı,

    Halime’nin kucağında,
    Abdullahın yetimi,
    Amine’nin emaneti ağlardı..

    Hatice’nin goncası
    Aişe’nin gülüydün..
    Ümmetin göz bebeği
    Göklerinresulüydün..
    Elçi geldin, elçiler gönderdin;
    Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
    Beşiğin, yurdun, yuvan
    Mekke’de bunalırsan;
    Medine’ye göçerdin..
    Biz,
    Bu dünyadan nereye
    Göçelim ya Muhammed!
    Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
    Altın devrini yaşıyor...
    Diller, sayfalar, satırlar
    “ebu leheb öldü” diyorlar;

    Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
    Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor...

    Neler duydu şu dünyada
    Mevlidine hayran kulaklarımız;
    Ne adlar ezberledi ey nebi!
    Adına alışkın dudaklarımız..
    Artık yolunu bilmiyor,
    Artık yolunu unuttu
    Ayaklarımız
    Kabene siyahlar
    Yakışmamıştır ya Muhammed!
    Bugünkü kadar!

    Hased gururla savaşta;
    Gurur; kaf dağında derebeyi..

    Onu da yaralarlar kanadından
    Gelse bir şefkat meleği..
    İyiliğin türbesine,
    Türbedar oldu iyi..
    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyilikler getir, güzellikler getir
    Adem oğullarına...

    Şu gördüğün duvarlar ki
    Kimi taiftir, kimi hayberdir...
    Fethedemedik ya Muhammed
    Senelerdir...

    Ne doğruluk, ne doğru;
    Ne iyilik, ne iyi;
    Bahçende en güzel dal,
    Unuttu yemiş vermeyi...
    Günahın kursağında
    Haramların peteği..

    Bayram yaptı yabanlar
    Semave’yi boşaltıp;
    Save’yi dolduranlar
    Atını hendeklerden – bir atlayışta –
    Aşırdı aşıranlar..
    Ağlasın yesrib!
    Ağlasın selmanlar...

    Gözleri perdeleyen toprak,
    Yüzlere serptiğin topraktı...
    Yere dökülmeyecekti ey nebi!
    Yabanların gözünde kalacaktı!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Ne oldu ey bulut,
    Gölgelediğin başlar?
    Hatırında mı ey yol,
    Bir aziz yolcuyla
    Aşarak dağlar, taşlar
    Kafile kafile, kervan kervan
    Şimale giden yoldaşlar....

    Uçsuz bucaksız çöllerde
    Yine izler gelenlerin;
    Yollar gideceklerindir....

    Şu tekbir getiren mağara,
    Örümceklerin değil;
    Peygamberlerindir, meleklerindir.

    Örümcek ne havada
    Ne suda, ne yerdeydi
    Hakkı göremeyen
    Gözlerdeydi

    Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
    Şu yuva ki bilinmez;
    Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
    Kumru mu..
    Kuşlarını bir sabah,
    Medine’ye uçurdu mu..

    Ey abva’da yatan ölü,
    Bahçende açtı dünyanın
    En güzel gülü;
    Hatıran uyusun çöllerin,
    Ilık kumlarıyla örtülü..

    Dinleyene hala
    Çöller ses verir....
    Yaleyl, susar,
    Uğultular gelir...
    Mersiye okur uhud,
    Kaside söyler bedir;
    Sen de bir hac günü
    Başta muhammed, yanında
    Ebu bekir,
    Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
    Destan yap ey şehir!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
    Adem oğullarına...

    Yüreklerden taşsın
    Yine imanlar!
    Itri, bestelesin tekbirini;
    Evliya okusun kur’anlar..
    Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
    Kayışzade osmanlar...

    Na’tını galib yazsın, mevlidini
    Süleymanlar..
    Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
    Geri gelsin sinanlar..
    Çarpılsın, hakikat niyetine
    Cenaze namazı kıldıranlar!

    Gel ey Muhammed!
    Bahardır
    Dudaklar ardında saklı
    “amin”lerimiz vardır..
    Hacdan döner gibi gel....
    Miraçtan iner gibi gel.....
    Bekliyoruz yıllardır!

    Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
    Hızır kanat, cibril kanat,
    Nisan kanat, bahar kanat;
    Ayetlerini ezber bilen,
    Yapraklar kanat...

    Açılsın göklerin kapıları
    Açılsın perdeler, kat kat..
    Çöllere dökülsün yıldızlar,
    Dizilsin yollarına
    Yetimler, günahsızlar..
    Çöl gecelerinden yanık
    Türküler yapan kızlar
    Sancağını saçlarıyla dokusun;
    Bilal-i habeşi sustuysa;
    Ezanlarını davud okusun!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...



    Arif Nihat Asya




    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)

    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz



    Ey Şanlı Nebi.

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah’tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem



    Küçük Na't

    Göz seni görmeli, ağız seni söylemeli
    Hafıza seni anmak ödevinde mi
    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli
    Sen Eskimoların ısınması sevgililer mahşeri

    Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden
    Mantığım mantığın üstünde yeni
    İçimde Nuh'un en yeni tufanı
    Dünyaya ayak basıyorum yeniden

    Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli

    Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor
    Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi
    Herkesin konuştuğu dilden mahrum
    Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci

    Bütün deniz kıyılarında seni anmalı
    Sen buzulların erimesi Eskimoların ısınması

    Sezai Karakoç


    Benzer Konular

    - Hz Muhammed ile ilgili en güzel ve en uzun şiirler

    - Hz Muhammed ile ilgili kısa şiirler

    - Hz Muhammed İle İlgili Şiirler

    - Muhammed ismi ile ilgili akrostiş şiirler

    - Peygamberimiz Hz Muhammed ile ilgili şiirler

  3. 05.Ocak.2013, 20:15
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Muhammed ile ilgili şiirler




    Hz. Muhammed (sav) ismi Şiirler






    O kokunu duyan insanın içi gÜl gÜlistan olur,
    O gÜl yÜzÜn kalbimiSeni anan bir gönÜlde ne acı ne de tasa olur,
    z de açar gonca gÜl olur,
    Sen kalplerimize girince cennet bahçesi olur.

    Sen mahzunsun hakkın ile seni tanıyamadık,
    Allah’a götÜrdÜğÜn o yolda sağa sola saptık,
    Allah’a kul, Ümmetin olmaya layık olamadık,
    Şu yalan dÜnyanın çamurlarına yuvarlandık.

    Sen karınlıkları aydınlatan o sabah gÜneşisin,
    Sen insan oğluna bahar mevsimini getirensin,
    Fani insana ebedi mutluluk mÜjdesi verensin,
    Sen Ümmetinin ötelerde,kurtuluş mÜjdesisin.

    Ey gÜzeller gÜzeli ey gÜzelliği ebedi efendim,
    Ey sevgili en sevgili kalbime derman efendim,
    Ey karanlıklarımı nurunla aydınlatan efendim,
    MÜcrimi Ümmetine kabul eder misin efendim
    .





    hammed
    İstemem ben inci gÜher,
    GönÜl gözÜm seni ister,
    Söyleyelim hep beraber,
    Muhammedim, can Muhammed.

    SÜnnetinden aldık ilham,
    Uzak dÜştÜ bize haram,
    Getirelim salat, selam,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Rahmet oldun alemlere,
    Nurun doldu gönÜllÜre,
    Rehber oldun alimlere,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Kevser sana oldu şarab,
    Senden uzak kullar harab,
    Bizi yoldaş eyle ya Rab,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Dermani'yim yok imkanım,
    Cennet olsun tek mekanım,
    Kalbimdeki hep yakanım
    Muhammedim, can Muhammed



  4. 05.Ocak.2013, 20:15
    2
    Moderatör



    Hz. Muhammed (sav) ismi Şiirler






    O kokunu duyan insanın içi gÜl gÜlistan olur,
    O gÜl yÜzÜn kalbimiSeni anan bir gönÜlde ne acı ne de tasa olur,
    z de açar gonca gÜl olur,
    Sen kalplerimize girince cennet bahçesi olur.

    Sen mahzunsun hakkın ile seni tanıyamadık,
    Allah’a götÜrdÜğÜn o yolda sağa sola saptık,
    Allah’a kul, Ümmetin olmaya layık olamadık,
    Şu yalan dÜnyanın çamurlarına yuvarlandık.

    Sen karınlıkları aydınlatan o sabah gÜneşisin,
    Sen insan oğluna bahar mevsimini getirensin,
    Fani insana ebedi mutluluk mÜjdesi verensin,
    Sen Ümmetinin ötelerde,kurtuluş mÜjdesisin.

    Ey gÜzeller gÜzeli ey gÜzelliği ebedi efendim,
    Ey sevgili en sevgili kalbime derman efendim,
    Ey karanlıklarımı nurunla aydınlatan efendim,
    MÜcrimi Ümmetine kabul eder misin efendim
    .





    hammed
    İstemem ben inci gÜher,
    GönÜl gözÜm seni ister,
    Söyleyelim hep beraber,
    Muhammedim, can Muhammed.

    SÜnnetinden aldık ilham,
    Uzak dÜştÜ bize haram,
    Getirelim salat, selam,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Rahmet oldun alemlere,
    Nurun doldu gönÜllÜre,
    Rehber oldun alimlere,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Kevser sana oldu şarab,
    Senden uzak kullar harab,
    Bizi yoldaş eyle ya Rab,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Dermani'yim yok imkanım,
    Cennet olsun tek mekanım,
    Kalbimdeki hep yakanım
    Muhammedim, can Muhammed






+ Yorum Gönder