Konusunu Oylayın.: Öğretmenliğin - Hocalığın Önemi Nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Öğretmenliğin - Hocalığın Önemi Nedir?
  1. 03.Ocak.2013, 11:43
    1
    Misafir

    Öğretmenliğin - Hocalığın Önemi Nedir?

  2. 04.Ocak.2013, 00:09
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Öğretmenliğin - Hocalığın Önemi Nedir?




    Öğretmenliğin-Hocalığın Önemi
    Fakîh diyor ki: Zeyd bin Eslem babasından, O da bir sahabîden rivâyet ediyor. Resûlullah'ın sahabîsı demiş ki:
    -" Pergamberler ve şehîdlerden sonra Allah katında kulların en sevimlileri öğretmenlerdir/hocalardır. Yeryüzünde mescidler'den sonra Allah katında en sevimlisi, içinde Allah'ın Kitabının okunduğu yerdir."
    İbrahim Nahaî diyor ki:
    "Çocuklara öğretmenlik yapan kimselere göklerde melekler, yerde de canlılar/hayvanlar, havada kuşlar, denizlerde de balıklar mağfirette bulunurlar."
    Yine denilir ki: "Küçük yaştaki çocuk okula başlayıp da, "Bismillahi'r-Rahmâni'r-Rahîm" demesini öğrenince, bundan dolayı Yüce Allah üç kimseyi bağışlar. Çocuğun babasını, annesini ve kendisine Besmeleyi öğreten hocasını/öğretmenini..."
    Ebû Saîd Hudrî diyor ki:
    "Kim oğluna ya da kızına Kur'andan bir şeyler öğretirse, babanın bunun için çocuğunun öğretmenine, hocasına ödediği her bir dirhem/kuruş karşılığında Uhud Dağı ağırlığınca karşılık vardır. Çocuk evinden ayrılıp okula gittiği zaman, babasının evinin hayır ve bereketi artar, şerr ve kötülüğü azalır, şeytanlar ondan kaçar."
    Hasan basrî diyor ki:
    "Kim çocuğuna kur'an öğretirse, Allah yarın Kıyâmet Günü'nde ona üç giysi giydirir, hepsi de cennet giysilerindendir. Bunlardan her giysi, dünyâ ve içindekilerden daha değerlidir. Oysa ki o gün insanlar çıplaktırlar. Daha sonra Yüce Allah, Allah'ın kitabı'ndan her bir harf karşılığı olmak üzere ona bir derece verecektir."
    Ebû Abdurrahman Sülemî, Osman bin Affan'dan rivâyet ediyor: Hazret-i Osman'ın Resûlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem'den rivâyetine göre, Efendimiz şöyle buyurmuştur.
    - "Sizin en üstününüz, Kur'ân'ı öğrenen, sonra da öğretendir." (1)
    Ebû Abdurrahmân diyor ki: "İşte bu hadistir beni bu mecliste, Kur'an meclisinde oturtan."Çünkü kendisi halka Kur'an öğretiyordu. Kendisi aynı zamanda Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin'in öğretmenidir.- Allah hepsinden razı olsun.-
    Dahhak, İbn Abbas'tan rivâyet ediyor: İbn Abbas'ın da Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'den rivâyetine göre, Efendimiz Vedâ Haccında şöyle buyurmuştur.
    -" Allah'ım! Öğretmenlere mağfiret eyle, onların ömürlerini uzun eyle, kazançlarını ve maişetlerini/ geçimlerini kendileri için bereketli eyle."(2)
    Başka bir haberde Enes bin mâlik'ten rivâyetle, Efendimiz salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
    -" Allah'ım! Âlimleri zengin/müstağni kıl, öğretmenleri de ihtiyaç sâhibi eyle!"
    Fakih diyor ki: "Kazançlarını kendileri için bereketli kıl," diyen adına belirteyim ki, bununla sâdece günlük gelirlerini demek istemiştir. " Onları ihtiyaç sâhibi eyle," demekten gaye de, mallarını artırma, demektir. Çünkü öğretmenlerin varlıkları artarsa, öğretme işini bırakırlar.
    Fakîh diyor ki: Öğretmen hizmetiyle sevâb kazanmayı gâye edinecek olursa, ameli tıpkı Peygamberlerin ameline denk düşer. Dolayısıyla öğretmen şu beş şeye önem vermesi, titizlik göstermesi gerekir:
    1- Öğrenci velilerine, çocuklarını okutması karşılığında herhangi bir şart ileri sürmemelidir. Aşırı derecede ücret istememelidir. Kim ne verirse, onunla yetinmelidir. Eğer vermeyen olursa, ses çıkarmamalı, onu da öylece idâre etmelidir. Şayet velisi, çocuğunun heceleri iyice sökmesini şart koşarsa, iyi şekilde yazmanın öğretilmesini, çocuğa gerekli bilgilerin öğretilip azberletilmesini isterse, bu takdirde ücreti konuşabilir, bazı şartlar öne sürebilir.
    2- Sürekli abdestli bulunmalıdır. Çünkü Mushaf'ı ele alacaktır, her an kur'an ile uğraşacaktır. Bu bakımdan abdestsiz olmamaya dikkat etmelidir.
    3- Öğretim işinde hep öğütçü olmalıdır. İşine özen ve dikkat göstermelidir.
    4- Çocuklar arasında ayırım yapmamalı, hepsi arasında adâleti gözetmelidir. Eğer aralarında herhangi bir tartışma çıkarsa, âdil olmalıdır, öğrenciler arasında kayırmacılık etmemelidir. Zengin çocuklarına özen gösterip de fakir ve yoksulların çocuklarına bakmamazlık etmemelidir.
    5- Çocukları yaralayıcı, bereleyici darbelerle dövmemeli, incitici davranışlarda bulunmamalıdır. Haddini aşmamalıdır. Yoksa yarın Kıyâmet Günü'nde bundan dolayı hesaba çekilir.
    Habîb bin Ebû sâbit'ten rivâyete göre; demiştir ki: Öğretmenler tıpkı hükümdarların yıldızları üzere dünyaya geldiler,Nasıl ki hükümdarlar hesaba çekileceklerse, onlar da aynen hesaba çekileceklerdir.
    Öncekilerden birinin anlattığına göre: Birgün çocuğu ağlayarak kendisine gelir. Bunun üzerine babası, çocuğunun ağlama sebebini sorar. O da, öğretmeni tarafından dövüldüğünü söyler. Adam da bunun üzerine şöyle der:
    -" Bana İkrime Abdullah bin Abbas'tan rivâyetle anlattı. O demiş ki: " Çocuklarınızın öğretmenleri Allah katında en şerlilerinizdir. Yetîme karşı en az merhametlidirler, yoksul ve fakirlere karşı daha çok serttirler."
    Sahâbeden birinin rivayeti şöyledir: "Üç kimse var ki, Kıyâmet Günü'nde Yüce Allah onların yüzüne Rahmet nûruyla bakmaz, Biri; kitap öğreten öğretmen ki, yetîme altından kalkamayacağı bir eğitim ücreti ister, diğeri de, herhangi bir sultanın/idârecinin yanında oturup kalkar da onun hevâ ve hevesine göre hareket eder, istediği gibi konuşur. Diğeri de, insanlara hiç muhtaç olmadığı halde, kendisini ihtiyaçlı imiş gibi gösterek dilenen kimse."

    Kaynak: Bostânü'l Ârifin
    EBU'L - LEYS SEMERKANDÎ



  3. 04.Ocak.2013, 00:09
    2
    Editör



    Öğretmenliğin-Hocalığın Önemi
    Fakîh diyor ki: Zeyd bin Eslem babasından, O da bir sahabîden rivâyet ediyor. Resûlullah'ın sahabîsı demiş ki:
    -" Pergamberler ve şehîdlerden sonra Allah katında kulların en sevimlileri öğretmenlerdir/hocalardır. Yeryüzünde mescidler'den sonra Allah katında en sevimlisi, içinde Allah'ın Kitabının okunduğu yerdir."
    İbrahim Nahaî diyor ki:
    "Çocuklara öğretmenlik yapan kimselere göklerde melekler, yerde de canlılar/hayvanlar, havada kuşlar, denizlerde de balıklar mağfirette bulunurlar."
    Yine denilir ki: "Küçük yaştaki çocuk okula başlayıp da, "Bismillahi'r-Rahmâni'r-Rahîm" demesini öğrenince, bundan dolayı Yüce Allah üç kimseyi bağışlar. Çocuğun babasını, annesini ve kendisine Besmeleyi öğreten hocasını/öğretmenini..."
    Ebû Saîd Hudrî diyor ki:
    "Kim oğluna ya da kızına Kur'andan bir şeyler öğretirse, babanın bunun için çocuğunun öğretmenine, hocasına ödediği her bir dirhem/kuruş karşılığında Uhud Dağı ağırlığınca karşılık vardır. Çocuk evinden ayrılıp okula gittiği zaman, babasının evinin hayır ve bereketi artar, şerr ve kötülüğü azalır, şeytanlar ondan kaçar."
    Hasan basrî diyor ki:
    "Kim çocuğuna kur'an öğretirse, Allah yarın Kıyâmet Günü'nde ona üç giysi giydirir, hepsi de cennet giysilerindendir. Bunlardan her giysi, dünyâ ve içindekilerden daha değerlidir. Oysa ki o gün insanlar çıplaktırlar. Daha sonra Yüce Allah, Allah'ın kitabı'ndan her bir harf karşılığı olmak üzere ona bir derece verecektir."
    Ebû Abdurrahman Sülemî, Osman bin Affan'dan rivâyet ediyor: Hazret-i Osman'ın Resûlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem'den rivâyetine göre, Efendimiz şöyle buyurmuştur.
    - "Sizin en üstününüz, Kur'ân'ı öğrenen, sonra da öğretendir." (1)
    Ebû Abdurrahmân diyor ki: "İşte bu hadistir beni bu mecliste, Kur'an meclisinde oturtan."Çünkü kendisi halka Kur'an öğretiyordu. Kendisi aynı zamanda Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin'in öğretmenidir.- Allah hepsinden razı olsun.-
    Dahhak, İbn Abbas'tan rivâyet ediyor: İbn Abbas'ın da Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'den rivâyetine göre, Efendimiz Vedâ Haccında şöyle buyurmuştur.
    -" Allah'ım! Öğretmenlere mağfiret eyle, onların ömürlerini uzun eyle, kazançlarını ve maişetlerini/ geçimlerini kendileri için bereketli eyle."(2)
    Başka bir haberde Enes bin mâlik'ten rivâyetle, Efendimiz salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
    -" Allah'ım! Âlimleri zengin/müstağni kıl, öğretmenleri de ihtiyaç sâhibi eyle!"
    Fakih diyor ki: "Kazançlarını kendileri için bereketli kıl," diyen adına belirteyim ki, bununla sâdece günlük gelirlerini demek istemiştir. " Onları ihtiyaç sâhibi eyle," demekten gaye de, mallarını artırma, demektir. Çünkü öğretmenlerin varlıkları artarsa, öğretme işini bırakırlar.
    Fakîh diyor ki: Öğretmen hizmetiyle sevâb kazanmayı gâye edinecek olursa, ameli tıpkı Peygamberlerin ameline denk düşer. Dolayısıyla öğretmen şu beş şeye önem vermesi, titizlik göstermesi gerekir:
    1- Öğrenci velilerine, çocuklarını okutması karşılığında herhangi bir şart ileri sürmemelidir. Aşırı derecede ücret istememelidir. Kim ne verirse, onunla yetinmelidir. Eğer vermeyen olursa, ses çıkarmamalı, onu da öylece idâre etmelidir. Şayet velisi, çocuğunun heceleri iyice sökmesini şart koşarsa, iyi şekilde yazmanın öğretilmesini, çocuğa gerekli bilgilerin öğretilip azberletilmesini isterse, bu takdirde ücreti konuşabilir, bazı şartlar öne sürebilir.
    2- Sürekli abdestli bulunmalıdır. Çünkü Mushaf'ı ele alacaktır, her an kur'an ile uğraşacaktır. Bu bakımdan abdestsiz olmamaya dikkat etmelidir.
    3- Öğretim işinde hep öğütçü olmalıdır. İşine özen ve dikkat göstermelidir.
    4- Çocuklar arasında ayırım yapmamalı, hepsi arasında adâleti gözetmelidir. Eğer aralarında herhangi bir tartışma çıkarsa, âdil olmalıdır, öğrenciler arasında kayırmacılık etmemelidir. Zengin çocuklarına özen gösterip de fakir ve yoksulların çocuklarına bakmamazlık etmemelidir.
    5- Çocukları yaralayıcı, bereleyici darbelerle dövmemeli, incitici davranışlarda bulunmamalıdır. Haddini aşmamalıdır. Yoksa yarın Kıyâmet Günü'nde bundan dolayı hesaba çekilir.
    Habîb bin Ebû sâbit'ten rivâyete göre; demiştir ki: Öğretmenler tıpkı hükümdarların yıldızları üzere dünyaya geldiler,Nasıl ki hükümdarlar hesaba çekileceklerse, onlar da aynen hesaba çekileceklerdir.
    Öncekilerden birinin anlattığına göre: Birgün çocuğu ağlayarak kendisine gelir. Bunun üzerine babası, çocuğunun ağlama sebebini sorar. O da, öğretmeni tarafından dövüldüğünü söyler. Adam da bunun üzerine şöyle der:
    -" Bana İkrime Abdullah bin Abbas'tan rivâyetle anlattı. O demiş ki: " Çocuklarınızın öğretmenleri Allah katında en şerlilerinizdir. Yetîme karşı en az merhametlidirler, yoksul ve fakirlere karşı daha çok serttirler."
    Sahâbeden birinin rivayeti şöyledir: "Üç kimse var ki, Kıyâmet Günü'nde Yüce Allah onların yüzüne Rahmet nûruyla bakmaz, Biri; kitap öğreten öğretmen ki, yetîme altından kalkamayacağı bir eğitim ücreti ister, diğeri de, herhangi bir sultanın/idârecinin yanında oturup kalkar da onun hevâ ve hevesine göre hareket eder, istediği gibi konuşur. Diğeri de, insanlara hiç muhtaç olmadığı halde, kendisini ihtiyaçlı imiş gibi gösterek dilenen kimse."

    Kaynak: Bostânü'l Ârifin
    EBU'L - LEYS SEMERKANDÎ






+ Yorum Gönder