Konusunu Oylayın.: Mevlit (Amine Hatun Bahrinin Açıklaması)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mevlit (Amine Hatun Bahrinin Açıklaması)
  1. 01.Ocak.2013, 16:17
    1
    Misafir

    Mevlit (Amine Hatun Bahrinin Açıklaması)






    Mevlit (Amine Hatun Bahrinin Açıklaması) Mumsema Mevlit Amine Hatun Bahrinin Açıklamasına ihtiyacım var bana yardımcı olabilecek bir yazı yazar mısınız ?


  2. 01.Ocak.2013, 16:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Mevlit Amine Hatun Bahrinin Açıklamasına ihtiyacım var bana yardımcı olabilecek bir yazı yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Fahri Kâinat (s.a.v.) Efendimiz'in validesi "Âmine" hatun ve babası Hz. Abdullah hangi din

    - Amine Binti Vehb Kimdir? Hz. Amine Hayatı

    - Mevlit (Viladet Bahrinin Açıklaması)

    - Hz Amine'nin Kabri

    - Amine validemiz

  3. 01.Ocak.2013, 18:56
    2
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 732
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Mevlit (Amine Hatun Bahrinin Açıklaması)




    VİLADET BAHRİ
    Şefiul'usati fi yevmil'arasat, Hazreti-i Ahmedü Mahmudû Muhammed Mustafa râ Sâlevat

    Amine hatun Muhammed annesi
    Ol sadeften doğdu ol dür danesi

    Çünki Abdullah'dan oldu hâmile
    Vakt erişdi hefte vü eyyam ile

    Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
    Çok alametler belirdi gelmedin

    Ol Rebiul evvel ayı nicesi
    On ikinci gice isneyn gecesi

    Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
    Anesi anda neler gördü neler

    Dedi gördüm ol Habibin ânesi
    Bir acep nur kim güneş pervanesi

    Berk urup çıktı evimden nagehan
    Göklere dek nur ile doldu cihan

    Gökler açıldı ve feth oldu zulem
    Üç melek gördüm elinde üç alem

    Biri meşrık biri mağribde anın
    Biri damında dikildi Kâ'benin

    Bildim anlardan kim ol halkın yeği
    Kim yakin oldu cihana gelmeği

    Bildim anlardan ki ol halkın beyi
    Kim yakın oldu cihanâ gelmeyi

    İndiler gökten melekler saf ü saf
    Kabe gibi kıldılar evim tavaf

    Hem hava üzre döşendi bir döşek
    Adı Sündüs, döşeyen anı melek
    Çün göründü bana bu işler ayân
    Hayret içre kalmış idim ben hemân

    Yarılıp çıktı divardan nagehan
    Geldi üç huri banâ oldu ayan

    Bazıları derler ki ol üç dilberin
    Asiye'ydi biri ol meh-peykerin

    Biri Meryem hatun idi aşikâr
    Birisi hem hûrilerden bir nigâr

    Geldiler lutf ile ol üç mehcebin
    Verdiler bana selam ol dem hemin

    Çevre yanıma gelip oturdular
    Mustafayı birbirine muştular

    Üç alem dahi dikildi üç yere
    Her birisin edeyim nerden nere

    Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
    Yaradılalı cihan gelmiş değil

    Bu senin oğlun gibi kadri cemil
    Bir anâya vermemiştir ol Celil

    Ulu devlet buldun ey dildare sen
    Doğuserdir senden ol hulki hasen

    Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır
    Bu gelen tehvid-i irfan kânıdır

    Bu gelen aşkina devreyler felek
    Yüzüne müştakdürür ins ü melek

    Bu gice ol gicedir kim, ol şerif
    Nur ile alemleri eyler latif
    Bu gice şâdân olur erbâb- dil
    Bu giceye can verir eshab-ı dil

    Rahmeten lil'alemindir mustafa
    Hem şefiu'l-muznibindir mustafa

    Vasfını bu resme tertib etdiler
    Ol mübarek nuru tergib ettiler

    Amine eder çü vakt oldu tamam
    Kim vücuda gele ol hayrül enam

    Susadım gayet hararetten kati
    Sundular bir cam dolusu şerbeti

    Şerbeti karşımda tutdu hûriler
    Bunu sana verdi Allah dediler

    Kardan ak idi ve hem soğuk idi
    Lezzeti dahi şekerde yok idi

    İçtim anı oldu cismim nura gark
    Edemedim kendimi nurdan fark

    Geldi bir ak kuş kanâdiyle revan
    Arkamı sıvadı kuvvetle heman

    Doğdu ol saatte ol sultan-ı din
    Nura gark oldu semavat ü zemin

    Sallü aleyhi sellimü teslima
    Hatta tenali cennetten ve naima

    Essalatü vesselamü aleyke Ya Resulallah
    Esselatü vesselamü aleyke Ya Habiballah
    Essalatü vesselamü aleyke
    Ya Seyyidel-evveline velâhirin.

    MERHABA BAHRİ

    Yaradılmış cümle oldu şadüman
    Gam gidip alem yeniden buldu can

    Cümle zerrat-i cihan edip seda
    Çağrışuben dediler kim merhaba

    Merhaba ey âl-i sultan merhaba
    Merhaba ey kan-i irfan merhaba

    Merhaba ey sırr-ı fürkan merhaba
    Merhaba ey derde dermân merhaba

    Merhaba ey bülbül-i bağ-ı Cemâl
    Merhaba ey derde derman merhaba

    Merhaba ey mah-ü hürşid-i Hüda
    Merhaba ey Hakk'dan olmayan cüdâ

    Merhaba ey asi ümmet melcei
    Merhaba ey çaresizler eşfai

    Merhaba ey can-ı bâki merhaba
    Merhaba uşşaka saki merhaba

    Merhaba ey kudreti ayn-ı Halil
    Merhaba ey has-ı mahbub-u Celil

    Merhaba ey rahmeten lil'alemin
    Merhaba sensiz şefia'l müznibin

    Merhaba ey Padişah-ı dû cihân
    Senin için oldu kavnile mekan
    Ey cemali gün yüzü bedr-i münir
    Ey kamû düşmüşlere sen dest-gir

    Dest-girisin kamu üftadenin
    Hem penahı bende-vü azadenin

    Ey gönüller derdinin dermanı sen
    Ey yaradılmışların sultanı sen

    Sensin ol sultan-ı cümle enbiya
    Nur-i çeşm-i evliya vü asfiya

    Ey risalet tahtının sen hatimi
    Ey nübüvvet mührünün sen hatemi

    Çünkü nurun ruşen etdi alemi
    Gül cemalin gülşen etdi alemi
    Oldu zail zulmet-i cehl-ü dalâl
    Buldu bâğ-ı marifet ayn-i kemal
    Ya Habiballah bize imdad kıl
    Son nefes didarın ile şad kıl
    Ger dilersiz, bulasız od-dan necât
    Aşk ile, derd ile edin es-salat

    Çünkü ol mahbub-i Rahman ü Rahim
    Kıldı dünyayı cemalinden naim

    Birbirine muştalayıp her melek
    Raksa girdi şevk ü şadından felek
    İşbu heybetten Amine hub rû
    Bir zaman aklı gidüp geldi gerû

    Gördü gitmiş huriler hiç kimse yok
    Görmedi oğlun tazarru kıldı çok

    Huriler aldı tasavvur kıldı ol
    Hayret içre çok tefekkür kıldı ol

    Çevre yanın isteyü kıldı nazar
    Gördü kimbir köşede hayrü'l-beşer

    Şöyle Beytullaha karşı ol Resul
    Yüz yere vurmuş ve secde kılmış ol

    Secdede başı dili tahmid eder
    Hem kaldırmış parmağın tehvid eder

    Debrenür dudakları söyler kelâm
    Anlayamazdım ne derdi ol hümam

    Kulağım ağzına verdim dinledim
    Söylediği sözü ol dem anladım

    Der ki ey Mevlâ yüzüm tuttum sanâ
    Ya İlahi ümmetim ver- gil banâ

    Ümmetim dedi sanâ çün Mustafa
    Ver salavat sen de anâ bul safa



  4. 01.Ocak.2013, 18:56
    2
    Devamlı Üye



    VİLADET BAHRİ
    Şefiul'usati fi yevmil'arasat, Hazreti-i Ahmedü Mahmudû Muhammed Mustafa râ Sâlevat

    Amine hatun Muhammed annesi
    Ol sadeften doğdu ol dür danesi

    Çünki Abdullah'dan oldu hâmile
    Vakt erişdi hefte vü eyyam ile

    Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
    Çok alametler belirdi gelmedin

    Ol Rebiul evvel ayı nicesi
    On ikinci gice isneyn gecesi

    Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
    Anesi anda neler gördü neler

    Dedi gördüm ol Habibin ânesi
    Bir acep nur kim güneş pervanesi

    Berk urup çıktı evimden nagehan
    Göklere dek nur ile doldu cihan

    Gökler açıldı ve feth oldu zulem
    Üç melek gördüm elinde üç alem

    Biri meşrık biri mağribde anın
    Biri damında dikildi Kâ'benin

    Bildim anlardan kim ol halkın yeği
    Kim yakin oldu cihana gelmeği

    Bildim anlardan ki ol halkın beyi
    Kim yakın oldu cihanâ gelmeyi

    İndiler gökten melekler saf ü saf
    Kabe gibi kıldılar evim tavaf

    Hem hava üzre döşendi bir döşek
    Adı Sündüs, döşeyen anı melek
    Çün göründü bana bu işler ayân
    Hayret içre kalmış idim ben hemân

    Yarılıp çıktı divardan nagehan
    Geldi üç huri banâ oldu ayan

    Bazıları derler ki ol üç dilberin
    Asiye'ydi biri ol meh-peykerin

    Biri Meryem hatun idi aşikâr
    Birisi hem hûrilerden bir nigâr

    Geldiler lutf ile ol üç mehcebin
    Verdiler bana selam ol dem hemin

    Çevre yanıma gelip oturdular
    Mustafayı birbirine muştular

    Üç alem dahi dikildi üç yere
    Her birisin edeyim nerden nere

    Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
    Yaradılalı cihan gelmiş değil

    Bu senin oğlun gibi kadri cemil
    Bir anâya vermemiştir ol Celil

    Ulu devlet buldun ey dildare sen
    Doğuserdir senden ol hulki hasen

    Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır
    Bu gelen tehvid-i irfan kânıdır

    Bu gelen aşkina devreyler felek
    Yüzüne müştakdürür ins ü melek

    Bu gice ol gicedir kim, ol şerif
    Nur ile alemleri eyler latif
    Bu gice şâdân olur erbâb- dil
    Bu giceye can verir eshab-ı dil

    Rahmeten lil'alemindir mustafa
    Hem şefiu'l-muznibindir mustafa

    Vasfını bu resme tertib etdiler
    Ol mübarek nuru tergib ettiler

    Amine eder çü vakt oldu tamam
    Kim vücuda gele ol hayrül enam

    Susadım gayet hararetten kati
    Sundular bir cam dolusu şerbeti

    Şerbeti karşımda tutdu hûriler
    Bunu sana verdi Allah dediler

    Kardan ak idi ve hem soğuk idi
    Lezzeti dahi şekerde yok idi

    İçtim anı oldu cismim nura gark
    Edemedim kendimi nurdan fark

    Geldi bir ak kuş kanâdiyle revan
    Arkamı sıvadı kuvvetle heman

    Doğdu ol saatte ol sultan-ı din
    Nura gark oldu semavat ü zemin

    Sallü aleyhi sellimü teslima
    Hatta tenali cennetten ve naima

    Essalatü vesselamü aleyke Ya Resulallah
    Esselatü vesselamü aleyke Ya Habiballah
    Essalatü vesselamü aleyke
    Ya Seyyidel-evveline velâhirin.

    MERHABA BAHRİ

    Yaradılmış cümle oldu şadüman
    Gam gidip alem yeniden buldu can

    Cümle zerrat-i cihan edip seda
    Çağrışuben dediler kim merhaba

    Merhaba ey âl-i sultan merhaba
    Merhaba ey kan-i irfan merhaba

    Merhaba ey sırr-ı fürkan merhaba
    Merhaba ey derde dermân merhaba

    Merhaba ey bülbül-i bağ-ı Cemâl
    Merhaba ey derde derman merhaba

    Merhaba ey mah-ü hürşid-i Hüda
    Merhaba ey Hakk'dan olmayan cüdâ

    Merhaba ey asi ümmet melcei
    Merhaba ey çaresizler eşfai

    Merhaba ey can-ı bâki merhaba
    Merhaba uşşaka saki merhaba

    Merhaba ey kudreti ayn-ı Halil
    Merhaba ey has-ı mahbub-u Celil

    Merhaba ey rahmeten lil'alemin
    Merhaba sensiz şefia'l müznibin

    Merhaba ey Padişah-ı dû cihân
    Senin için oldu kavnile mekan
    Ey cemali gün yüzü bedr-i münir
    Ey kamû düşmüşlere sen dest-gir

    Dest-girisin kamu üftadenin
    Hem penahı bende-vü azadenin

    Ey gönüller derdinin dermanı sen
    Ey yaradılmışların sultanı sen

    Sensin ol sultan-ı cümle enbiya
    Nur-i çeşm-i evliya vü asfiya

    Ey risalet tahtının sen hatimi
    Ey nübüvvet mührünün sen hatemi

    Çünkü nurun ruşen etdi alemi
    Gül cemalin gülşen etdi alemi
    Oldu zail zulmet-i cehl-ü dalâl
    Buldu bâğ-ı marifet ayn-i kemal
    Ya Habiballah bize imdad kıl
    Son nefes didarın ile şad kıl
    Ger dilersiz, bulasız od-dan necât
    Aşk ile, derd ile edin es-salat

    Çünkü ol mahbub-i Rahman ü Rahim
    Kıldı dünyayı cemalinden naim

    Birbirine muştalayıp her melek
    Raksa girdi şevk ü şadından felek
    İşbu heybetten Amine hub rû
    Bir zaman aklı gidüp geldi gerû

    Gördü gitmiş huriler hiç kimse yok
    Görmedi oğlun tazarru kıldı çok

    Huriler aldı tasavvur kıldı ol
    Hayret içre çok tefekkür kıldı ol

    Çevre yanın isteyü kıldı nazar
    Gördü kimbir köşede hayrü'l-beşer

    Şöyle Beytullaha karşı ol Resul
    Yüz yere vurmuş ve secde kılmış ol

    Secdede başı dili tahmid eder
    Hem kaldırmış parmağın tehvid eder

    Debrenür dudakları söyler kelâm
    Anlayamazdım ne derdi ol hümam

    Kulağım ağzına verdim dinledim
    Söylediği sözü ol dem anladım

    Der ki ey Mevlâ yüzüm tuttum sanâ
    Ya İlahi ümmetim ver- gil banâ

    Ümmetim dedi sanâ çün Mustafa
    Ver salavat sen de anâ bul safa






+ Yorum Gönder