Konusunu Oylayın.: Eli kulağında deyiminin hikayesi

5 üzerinden 4.83 | Toplam : 6 kişi
Eli kulağında deyiminin hikayesi
  1. 30.Aralık.2012, 17:46
    1
    Misafir

    Eli kulağında deyiminin hikayesi

  2. 30.Aralık.2012, 18:42
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: eli kulağında deyiminin hikayesi




    eli kulağında deyiminin hikayesi nedir işte sizlerebilgilendiren bir yazı


    Eli Kulağında


    Gerçekleşmesi pek yakın olan işler hakkında “(Henüz olmadı ama) eli kulağında!” deriz. Bu deyimin kaynağı Asr-ı Saadet’e, Bilal-i Habeşî’ye kadar uzanır. İslâmiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanların sayısı artınca, namaz için onları bir araya toplamak üzere ezan okunmasını kararlaştırılmış ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski köle Hz. Bilâl, bu vazifeye seçilmişti. Ne var ki Medine’deki müşrikler ve diğer dinlere mensup olanlardan bazı tahammülsüz insanlar, ezan okunurken sesi duyulmasın diye gürültü yapmaya, çocukları toplayıp Bilâl-i Habeşî ile alay ettirmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Hz. Bilâl, ellerini kulaklarına tıkayarak ezan okumaya başladı. Bilâhare müezzinler, ellerini kulaklarına tıkamayı bir tür Bilâl-i Habeşî sünneti gibi gördüler ve ezanı öyle okudular.

    Eskiden birisi yanındakine,

    -Ezan okundu mu, dediğinde, eğer vakit çok yakın ise,

    -Okunmadı ama (müezzinin) eli kulağında; dermiş.


  3. 30.Aralık.2012, 18:42
    2
    Özel Üye



    eli kulağında deyiminin hikayesi nedir işte sizlerebilgilendiren bir yazı


    Eli Kulağında


    Gerçekleşmesi pek yakın olan işler hakkında “(Henüz olmadı ama) eli kulağında!” deriz. Bu deyimin kaynağı Asr-ı Saadet’e, Bilal-i Habeşî’ye kadar uzanır. İslâmiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanların sayısı artınca, namaz için onları bir araya toplamak üzere ezan okunmasını kararlaştırılmış ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski köle Hz. Bilâl, bu vazifeye seçilmişti. Ne var ki Medine’deki müşrikler ve diğer dinlere mensup olanlardan bazı tahammülsüz insanlar, ezan okunurken sesi duyulmasın diye gürültü yapmaya, çocukları toplayıp Bilâl-i Habeşî ile alay ettirmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Hz. Bilâl, ellerini kulaklarına tıkayarak ezan okumaya başladı. Bilâhare müezzinler, ellerini kulaklarına tıkamayı bir tür Bilâl-i Habeşî sünneti gibi gördüler ve ezanı öyle okudular.

    Eskiden birisi yanındakine,

    -Ezan okundu mu, dediğinde, eğer vakit çok yakın ise,

    -Okunmadı ama (müezzinin) eli kulağında; dermiş.





+ Yorum Gönder