Konusunu Oylayın.: Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanılmış?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanılmış?
  1. 26.Aralık.2012, 19:33
    1
    Misafir

    Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanılmış?






    Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanılmış? Mumsema Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanulmış?


  2. 26.Aralık.2012, 19:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Aralık.2012, 02:20
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kuranda Anne Babaya neden üf demeyin denmiş, neden üf kelimesi kullanılmış?





    “Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmememizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”(İsra Suresi,23)

    İnsan, anne ve babasına karşı “öf” bile demeyecek kadar saygılı ve hürmetkar bir üslup içerisinde olmalıdır. Alabildiğine alçakgönüllü, anlayışlı ve onlara daima güzel söz söylemelidir. Onlar kendisini yetiştirip büyütürken nasıl emek verdilerse, yaşlılığa eriştiklerinde de, kendisi onlara karşı aynı sabırlı ve şefkati gösterebilmelidir. Sevgi, ALLAH’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Çünkü ALLAH insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır.

    ALLAH, dünyadaki sevgilerin en yücesi olan evlat sevgisini, anne-babaya vermiştir. Bu sevginin hiçbir menfaati ve kuralı yoktur. Bu koşulsuz saf sevgi zaman, zaman bazı evlatlar tarafından fark edilmeyebiliyor. Bu sevgi zengin - fakir ayrımı olmaksızın, her anne - baba için geçerlidir.
    Rekabetin çok olduğu günümüzde, bir takım kuralların dejenere olduğu gibi, aile kavramları da yavaş, yavaş menfaatler ilişkisine dönüşmeye başlamaktadır. Önceleri evlatlarımızın kendilerine öz güvenleri olması düşüncesiyle, onlara her konuda söz hakkı tanındı. Bu söz hakkı zaman, zaman saygı sınırlarının aşılması durumunda, aile içinde huzursuzluğa sebebiyet vermektedir. Daha sonra bazı gençlerin, özgürlük sandıkları yalnız yaşama istekleri doğdu. Sonuç olarak aile üyeleri arasında bazen istenmeyen kopuklukların oluşmasına neden olmuştur.
    Kuran ahlakı tam olarak benimsendiği taktirde, gençler her nerede yaşarlarsa yaşasınlar, böyle durumların oluşması mümkün değildir. ALLAH bir Kuran ayetiyle bizleri, anne babaya saygı konusunda uyarmaktadır.


    “Biz insana, ‘anne ve babasına’ iyilikle davranmasını tavsiye ettik…” (Ahkaf Suresi,15)

    Unutulmamalıdır ki, akli dengesi bozuk veya çok zor durumda olmadığı sürece, bir anne - baba asla evladını yarı yolda bırakmaz, terk etmez, canı pahasına da olsa onları her türlü kötülüklerden korur. Ayrıca evlatları ne kadar isyankar olursa olsun, anne ve babası ona her zaman şefkat kollarını uzatacaktır.


    “Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi,66)

    Ayette de belirttiği gibi, hayvanlara daha dikkatle baktığımızda, ibret alacak çok şey olduğunu görebiliriz. Örneğin yukarıda anlattığım evlat sevgisi, doğada yaşayan en vahşi hayvan için bile aynıdır.
    Çünkü ALLAH yeryüzündeki tüm canlıları bu içgüdüyle yaratmış ve bilinçaltımıza bu koşulsuz sevgiyi kodlamıştır.
    Bilindiği gibi, yaradılışların en zor ve uzun geçen hamilelik dönemi, insanı dünyaya getirmektir. Ayrıca en uzun süre hayata tam olarak adapta olan, yine insan yavrusudur. Bunlar, “yürümek, konuşmak, temizlik alışkanlığı.” Bu uzun beraberlikteki görevi hep anne üstlenmiştir. Neredeyse doğumundan ölümüne kadar anne, kanatlarını evlatlarının üstüne germiştir. Bu fedakarlığın karşısında anne ve babanın evlatlarından istedikleri sadece saygı ve hoşgörüdür.
    Ancak unutulmamalıdır ki, dünyaya gelen her canlı, yaşarsa er yada geç mutlaka yaşlılığı tadacaktır. İleride kendimize yapılmasını istemediğimiz tavır ve davranışları, bizde anne ve babamıza yapmayalım. Onlara şefkat, hoşgörü, saygı ve sevgiyle yaklaşalım. Onların hayır dualarını alalım
    alıntı


  4. 27.Aralık.2012, 02:20
    2
    Silent and lonely rains




    “Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmememizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”(İsra Suresi,23)

    İnsan, anne ve babasına karşı “öf” bile demeyecek kadar saygılı ve hürmetkar bir üslup içerisinde olmalıdır. Alabildiğine alçakgönüllü, anlayışlı ve onlara daima güzel söz söylemelidir. Onlar kendisini yetiştirip büyütürken nasıl emek verdilerse, yaşlılığa eriştiklerinde de, kendisi onlara karşı aynı sabırlı ve şefkati gösterebilmelidir. Sevgi, ALLAH’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Çünkü ALLAH insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır.

    ALLAH, dünyadaki sevgilerin en yücesi olan evlat sevgisini, anne-babaya vermiştir. Bu sevginin hiçbir menfaati ve kuralı yoktur. Bu koşulsuz saf sevgi zaman, zaman bazı evlatlar tarafından fark edilmeyebiliyor. Bu sevgi zengin - fakir ayrımı olmaksızın, her anne - baba için geçerlidir.
    Rekabetin çok olduğu günümüzde, bir takım kuralların dejenere olduğu gibi, aile kavramları da yavaş, yavaş menfaatler ilişkisine dönüşmeye başlamaktadır. Önceleri evlatlarımızın kendilerine öz güvenleri olması düşüncesiyle, onlara her konuda söz hakkı tanındı. Bu söz hakkı zaman, zaman saygı sınırlarının aşılması durumunda, aile içinde huzursuzluğa sebebiyet vermektedir. Daha sonra bazı gençlerin, özgürlük sandıkları yalnız yaşama istekleri doğdu. Sonuç olarak aile üyeleri arasında bazen istenmeyen kopuklukların oluşmasına neden olmuştur.
    Kuran ahlakı tam olarak benimsendiği taktirde, gençler her nerede yaşarlarsa yaşasınlar, böyle durumların oluşması mümkün değildir. ALLAH bir Kuran ayetiyle bizleri, anne babaya saygı konusunda uyarmaktadır.


    “Biz insana, ‘anne ve babasına’ iyilikle davranmasını tavsiye ettik…” (Ahkaf Suresi,15)

    Unutulmamalıdır ki, akli dengesi bozuk veya çok zor durumda olmadığı sürece, bir anne - baba asla evladını yarı yolda bırakmaz, terk etmez, canı pahasına da olsa onları her türlü kötülüklerden korur. Ayrıca evlatları ne kadar isyankar olursa olsun, anne ve babası ona her zaman şefkat kollarını uzatacaktır.


    “Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi,66)

    Ayette de belirttiği gibi, hayvanlara daha dikkatle baktığımızda, ibret alacak çok şey olduğunu görebiliriz. Örneğin yukarıda anlattığım evlat sevgisi, doğada yaşayan en vahşi hayvan için bile aynıdır.
    Çünkü ALLAH yeryüzündeki tüm canlıları bu içgüdüyle yaratmış ve bilinçaltımıza bu koşulsuz sevgiyi kodlamıştır.
    Bilindiği gibi, yaradılışların en zor ve uzun geçen hamilelik dönemi, insanı dünyaya getirmektir. Ayrıca en uzun süre hayata tam olarak adapta olan, yine insan yavrusudur. Bunlar, “yürümek, konuşmak, temizlik alışkanlığı.” Bu uzun beraberlikteki görevi hep anne üstlenmiştir. Neredeyse doğumundan ölümüne kadar anne, kanatlarını evlatlarının üstüne germiştir. Bu fedakarlığın karşısında anne ve babanın evlatlarından istedikleri sadece saygı ve hoşgörüdür.
    Ancak unutulmamalıdır ki, dünyaya gelen her canlı, yaşarsa er yada geç mutlaka yaşlılığı tadacaktır. İleride kendimize yapılmasını istemediğimiz tavır ve davranışları, bizde anne ve babamıza yapmayalım. Onlara şefkat, hoşgörü, saygı ve sevgiyle yaklaşalım. Onların hayır dualarını alalım
    alıntı





+ Yorum Gönder