Konusunu Oylayın.: “Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıyametin..

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
“Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıyametin..
  1. 23.Aralık.2012, 17:50
    1
    Misafir

    “Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıyametin..






    “Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıyametin.. Mumsema “Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıyametin kopması mıdır?


  2. 24.Aralık.2012, 23:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: “Çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak” anlamındaki ayetten maksat kıya




    Değerli kardeşimiz;
    İlgili ayetlerin Mealleri şöyledir:

    “(Şayet kendilerinin kötü bir maksatla istedikleri gibi) gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (inatlarından ötürü) “Bunlar üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. (Kendilerine ceza olarak gönderildiğini inkâr ederler.) O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları günlerine kadar kendi hallerine bırak!” (Tur, 52/44-45)

    - Bu ayette yer alan “gök parçaları” ifadesi, şu ayetlerde yer alan kâfirlerin alaylı ve şımarık isteklerine karşı bir cevap niteliğindedir: “Ve “Biz” dediler; “Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın. Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parçalayıp üzerimize kısım kısım/parça parça düşüresin, ya da Allah’ı ve melekleri karşımıza getiresin de onlar senin söylediklerine şahitlik etsinler.” (İsra, 17/90-92) (Tur Suresi ile İsra suresinin ayetleri arasındaki ilişki için bk. Taberi, Keşşaf, Maverdi, Semarkandî, Razî, Beyzavî, Nesefî, İbn Aşur, Alusî, Tur:44-45. ayetin tefsiri)

    - Bu bilgilere göre, sorudaki ayetin hedefi bellidir. O da inanmaya hiç yanaşmayan, sırf inat olsun diye alaycı bir tavırla Hz. peygamberden göklerin bazı parçalarını yere düşürmesini yapmacıktan isteyen bazı inkârcılara verilen bir cevaptır. O cevap da şudur: “Şayet inkârcılar, kendilerinin kötü bir maksatla istedikleri gibi gökten bir parçanın düştüğünü görseler dahi inatlarından ötürü “Bunlar üst üste yığılmış bulutlardır” derler.”

    - Bu sebeple, göklerin parçalanmasını bu ayetin işaretinden çıkartmaya çalışmak pek isabetli görülmüyor. Çünkü ayetin maksadı bellidir.

    - “O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları günlerine kadar kendi hallerine bırak!” mealindeki ayetin ifadesi, alimlerin bazılarına göre “çarpılacakları gün”den maksat öldükleri gün, diğer bazılarına göre ise kıyamet günüdür. (Misal olarak bk. İbn Kesir, İbn Aşur’a göre(a.g.y). Alusi’ye göre (a.g.y) “kıyamet günü” görüşü cumhura aittir.

    - Bununla beraber, “gök parçalarının düşmesi”nden bahseden başka ayetlerde istikbale dair olaylara işaretler söz konusudur:

    Mesela: “Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda Rabbine yönelen her kul için ibret vardır” (Sebe, 34/9) mealindeki ayette istikbalde göklerden parçaların düşebileceğine işaret edilmektedir.



  3. 24.Aralık.2012, 23:42
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;
    İlgili ayetlerin Mealleri şöyledir:

    “(Şayet kendilerinin kötü bir maksatla istedikleri gibi) gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (inatlarından ötürü) “Bunlar üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. (Kendilerine ceza olarak gönderildiğini inkâr ederler.) O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları günlerine kadar kendi hallerine bırak!” (Tur, 52/44-45)

    - Bu ayette yer alan “gök parçaları” ifadesi, şu ayetlerde yer alan kâfirlerin alaylı ve şımarık isteklerine karşı bir cevap niteliğindedir: “Ve “Biz” dediler; “Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın. Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parçalayıp üzerimize kısım kısım/parça parça düşüresin, ya da Allah’ı ve melekleri karşımıza getiresin de onlar senin söylediklerine şahitlik etsinler.” (İsra, 17/90-92) (Tur Suresi ile İsra suresinin ayetleri arasındaki ilişki için bk. Taberi, Keşşaf, Maverdi, Semarkandî, Razî, Beyzavî, Nesefî, İbn Aşur, Alusî, Tur:44-45. ayetin tefsiri)

    - Bu bilgilere göre, sorudaki ayetin hedefi bellidir. O da inanmaya hiç yanaşmayan, sırf inat olsun diye alaycı bir tavırla Hz. peygamberden göklerin bazı parçalarını yere düşürmesini yapmacıktan isteyen bazı inkârcılara verilen bir cevaptır. O cevap da şudur: “Şayet inkârcılar, kendilerinin kötü bir maksatla istedikleri gibi gökten bir parçanın düştüğünü görseler dahi inatlarından ötürü “Bunlar üst üste yığılmış bulutlardır” derler.”

    - Bu sebeple, göklerin parçalanmasını bu ayetin işaretinden çıkartmaya çalışmak pek isabetli görülmüyor. Çünkü ayetin maksadı bellidir.

    - “O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları günlerine kadar kendi hallerine bırak!” mealindeki ayetin ifadesi, alimlerin bazılarına göre “çarpılacakları gün”den maksat öldükleri gün, diğer bazılarına göre ise kıyamet günüdür. (Misal olarak bk. İbn Kesir, İbn Aşur’a göre(a.g.y). Alusi’ye göre (a.g.y) “kıyamet günü” görüşü cumhura aittir.

    - Bununla beraber, “gök parçalarının düşmesi”nden bahseden başka ayetlerde istikbale dair olaylara işaretler söz konusudur:

    Mesela: “Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda Rabbine yönelen her kul için ibret vardır” (Sebe, 34/9) mealindeki ayette istikbalde göklerden parçaların düşebileceğine işaret edilmektedir.






+ Yorum Gönder