Konusunu Oylayın.: Kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi?
  1. 19.Aralık.2012, 20:09
    1
    Misafir

    Kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi?






    Kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi? Mumsema kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi. bunu doğru bişekilde yanıtlayabilirmisinzi.


  2. 19.Aralık.2012, 20:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Ocak.2013, 23:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kuran-ı kerim beyt-i maamur dan levh-i mahfuza oradanda dünya semasına mı indirildi?




    İbnü Cerir ve diğerlerinde zikredilmiş olduğu üzere, çoğunluk rivayet tefsirleri İbnü Abbas'tan şu ifadeleri nakletmişlerdir:

    1. İkrime'den: Kur'ân hepsi birden olarak Ramazan'da, Kadir gecesinde dünya semasına indi. Sonra Allah yerde bir şey yapmak, vahyetmek istedikçe ondan indirdi, ta ki topladı.



    2. Hakîm b. Cübeyr'den: Kur'ân bir gecede yüksek semadan, dünya semasına tamamı olarak indi. Sonraki senelerde ayrıldı ve İbnü Abbas "Yıldızların mevkilerine yemin ederim." (Vâkıa, 56/75) âyetini okudu, ayrı ayrı, parça parça nazil oldu, dedi.


    3. Said b. Cübeyr'den: Kur'ân, tamamı birden olarak Kadir gecesinde dünya semasına indi de yıldızların mevkiinde oldu, Allah onu Resulüne bir kısmı, bir kısmının ardınca indiriyordu deyip sonra: "İnkâr edenler: 'Kur'ân ona bir defada indirilmeli değil miydi?' dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk." (Furkan, 25/32)


    4. Kur'ân'ın, tamamı bir defada indi, dünya semasında Beyt-i İzzet'e kondu ve onu Cebrail (a.s.) Muhammed (s.a.v.)'e kulların kelâmının ve amellerinin cevabıyla indirdi. Aynî'nin "Buharî Şerhi"nde ifadesine göre tamamı olarak Kadir gecesinde Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına indirildi de Beyt-i İzzet'e kondu, Cebrail (a.s.) onu sefere (kâtip melekler)ye yazdırdı, sonra da Cebrail onu Peygamber'e parça parça indiriyordu. Başı ile sonu arası yirmi üç sene oldu.


    İbnü Cerir'de Şâbî'den de iki rivayet vardır:

    1. Bize ulaştı ki, Kur'ân tamamen birden olarak dünya semasına indi.

    2. Kur'ân'ın ilki Kadir gecesinde indi. Onun için tefsirler de başlıca bu iki vecih üzere yürümüşlerdir. Birincisinde zamir Kur'ân'ın tamamına râci ve inzal (indirme), bilindiği üzere bir defada indirmek mânâsında; ikincisinde ise indirmenin başlangıcı mânâsına olmuş oluyor. Zamirin "oku" emrine gönderilmesi de bu ikinci mânâyı daha açık ve hiç yorumsuz olarak ifade etmiş oluyor. Üçüncü olarak arzettiğimiz üzere "sef' " kelimesine gönderilerek Bedir'e işaret olması da, Medenî olması rivayetine göre, en yakın ve en uygun bir mânâ görünüyor. Kur'ân'a nisbet olunan inzalin mânâsı, Bakara Sûresi'nin başında da geçtiği üzere gayb âleminden, şehadet (görünen) âlemin açıklamak demek olduğu için, Kur'ân'da gelecekle ilgili olarak bildirilen bir vaad ve tehdidin yerine getirilmesi, haber verilen bir hadisenin fiile çıkarılması mânâsında da doğrudur.

    Kadir gecesinde, yani Kadir gecesi indirdik, yahut Kadir gecesi hakkında indirdik. Çünkü bazıları zamiri bu sûre mânâsına Kur'ân'a döndürerek bu sûreyi Kadir gecesi hakkında, yani Kadir gecesinin şeref ve faziletini açıklamak için indirdik meâlinde tefsir etmişlerdir ki, muzafın hazfine veya harf-i cerrini sebebliğe yormuşlardır demek olur. Gerçi bundan sonraki âyetler Kadir gecesinin hayır ve faziletini beyan etmek için sevkedildiği için bu sûrede bu mânâ da yok değildir. Fakat bu âyeti buna yormak eksiktir. Zira doğrudan doğru zarflık mümkün iken sebebliğe veya muzafın hazfine gitmek zahirin tersi olduğuyu gibi, sûrenin asıl sevki doğrudan doğruya gecenin kadrinden önce onda indirilmiş olan indirilenin, yani zamirin merciinin kadr ve şerefini açıklamak için olması gerekirdi. Yoksa o Kur'ân'ın Kadir gecesinde indirildiği söylenmeden doğrudan doğruya Kadir gecesinin faziletini açıklamaya geçildiği şekilde Kadir gecesinin en büyük feyzinden sükut edilmiş olacağı gibi sûrenin endinden öncesiyle olan ilgisi gözetilmemiş, tertipte buraya konulmasının hikmetine işaret edilmemiş olur. Önceki mânâda ise sûrenin zevki yukarda kırâeti emredilen Kur'ân'ın kadrini beyan için olup, gecenin fazileti onun içinde bundan sonraki âyetlerin mâsîka lehi (kendisi için sevkedileni) olduğundan gerek öncesine, gerek sonrasına ilgisi tamdır. Onun için rivayet bakımından da, dirâyet bakımından da güvenilen taraf birincisidir. (Elmalılı, Tefsir)

    Sorularla İslamiyet





    Kur'ân-ı Kerim’in yirmi üç sene boyunca bölüm bölüm indirildiği bilinmektedir. Ayetteki; “Biz onu, Kadir Gecesi'nde indirdik” ifadesi ise şöyle açıklanmaktadır:


    Kur'ân-ı Kerim levh-i mahfuz denilen kader levhasında bir bütün halinde bulunmaktadır. Cenab-ı Hakk'ın emriyle Kadir Gecesi'nde, bir bütün olarak dünya semasında “Beytü’l İzzet” denilen yere indirilmiştir. İşte ayette ifade edilen mana budur. Daha sonra Cebrail (as) vasıtasıyla Kur'ân-ı Kerim dünya semasından yirmi üç senede zamanın ve insanların ihtiyaçlarına göre bölüm bölüm indirilmiştir.

    Bazı âlimlerin görüşleri ise şu şekildedir:


    • İbn-i Abbas der ki: Kur'ân-ı Kerim, Kadir Gecesi bir bütün olarak dünya göğüne, sonra buradan bölüm bölüm yeryüzüne indirilmiştir. Allah (cc), ayetlerini, müşriklerin peygamberle tartışmak için söylediği sözlere mukabil ve insanların ihtiyacına cevap olarak dilediği şekilde ve zamanda gönderiyordu. (İbn-i Kesir)


    • Şabî der ki: bununla Kur'ânın Kadir Gecesi indirilmeye başlandığı belirtilmektedir. Çünkü peygamberin bi’seti Ramazan ayında olmuştur. (İbn-i Kesir)



  4. 04.Ocak.2013, 23:18
    2
    Silent and lonely rains



    İbnü Cerir ve diğerlerinde zikredilmiş olduğu üzere, çoğunluk rivayet tefsirleri İbnü Abbas'tan şu ifadeleri nakletmişlerdir:

    1. İkrime'den: Kur'ân hepsi birden olarak Ramazan'da, Kadir gecesinde dünya semasına indi. Sonra Allah yerde bir şey yapmak, vahyetmek istedikçe ondan indirdi, ta ki topladı.



    2. Hakîm b. Cübeyr'den: Kur'ân bir gecede yüksek semadan, dünya semasına tamamı olarak indi. Sonraki senelerde ayrıldı ve İbnü Abbas "Yıldızların mevkilerine yemin ederim." (Vâkıa, 56/75) âyetini okudu, ayrı ayrı, parça parça nazil oldu, dedi.


    3. Said b. Cübeyr'den: Kur'ân, tamamı birden olarak Kadir gecesinde dünya semasına indi de yıldızların mevkiinde oldu, Allah onu Resulüne bir kısmı, bir kısmının ardınca indiriyordu deyip sonra: "İnkâr edenler: 'Kur'ân ona bir defada indirilmeli değil miydi?' dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk." (Furkan, 25/32)


    4. Kur'ân'ın, tamamı bir defada indi, dünya semasında Beyt-i İzzet'e kondu ve onu Cebrail (a.s.) Muhammed (s.a.v.)'e kulların kelâmının ve amellerinin cevabıyla indirdi. Aynî'nin "Buharî Şerhi"nde ifadesine göre tamamı olarak Kadir gecesinde Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına indirildi de Beyt-i İzzet'e kondu, Cebrail (a.s.) onu sefere (kâtip melekler)ye yazdırdı, sonra da Cebrail onu Peygamber'e parça parça indiriyordu. Başı ile sonu arası yirmi üç sene oldu.


    İbnü Cerir'de Şâbî'den de iki rivayet vardır:

    1. Bize ulaştı ki, Kur'ân tamamen birden olarak dünya semasına indi.

    2. Kur'ân'ın ilki Kadir gecesinde indi. Onun için tefsirler de başlıca bu iki vecih üzere yürümüşlerdir. Birincisinde zamir Kur'ân'ın tamamına râci ve inzal (indirme), bilindiği üzere bir defada indirmek mânâsında; ikincisinde ise indirmenin başlangıcı mânâsına olmuş oluyor. Zamirin "oku" emrine gönderilmesi de bu ikinci mânâyı daha açık ve hiç yorumsuz olarak ifade etmiş oluyor. Üçüncü olarak arzettiğimiz üzere "sef' " kelimesine gönderilerek Bedir'e işaret olması da, Medenî olması rivayetine göre, en yakın ve en uygun bir mânâ görünüyor. Kur'ân'a nisbet olunan inzalin mânâsı, Bakara Sûresi'nin başında da geçtiği üzere gayb âleminden, şehadet (görünen) âlemin açıklamak demek olduğu için, Kur'ân'da gelecekle ilgili olarak bildirilen bir vaad ve tehdidin yerine getirilmesi, haber verilen bir hadisenin fiile çıkarılması mânâsında da doğrudur.

    Kadir gecesinde, yani Kadir gecesi indirdik, yahut Kadir gecesi hakkında indirdik. Çünkü bazıları zamiri bu sûre mânâsına Kur'ân'a döndürerek bu sûreyi Kadir gecesi hakkında, yani Kadir gecesinin şeref ve faziletini açıklamak için indirdik meâlinde tefsir etmişlerdir ki, muzafın hazfine veya harf-i cerrini sebebliğe yormuşlardır demek olur. Gerçi bundan sonraki âyetler Kadir gecesinin hayır ve faziletini beyan etmek için sevkedildiği için bu sûrede bu mânâ da yok değildir. Fakat bu âyeti buna yormak eksiktir. Zira doğrudan doğru zarflık mümkün iken sebebliğe veya muzafın hazfine gitmek zahirin tersi olduğuyu gibi, sûrenin asıl sevki doğrudan doğruya gecenin kadrinden önce onda indirilmiş olan indirilenin, yani zamirin merciinin kadr ve şerefini açıklamak için olması gerekirdi. Yoksa o Kur'ân'ın Kadir gecesinde indirildiği söylenmeden doğrudan doğruya Kadir gecesinin faziletini açıklamaya geçildiği şekilde Kadir gecesinin en büyük feyzinden sükut edilmiş olacağı gibi sûrenin endinden öncesiyle olan ilgisi gözetilmemiş, tertipte buraya konulmasının hikmetine işaret edilmemiş olur. Önceki mânâda ise sûrenin zevki yukarda kırâeti emredilen Kur'ân'ın kadrini beyan için olup, gecenin fazileti onun içinde bundan sonraki âyetlerin mâsîka lehi (kendisi için sevkedileni) olduğundan gerek öncesine, gerek sonrasına ilgisi tamdır. Onun için rivayet bakımından da, dirâyet bakımından da güvenilen taraf birincisidir. (Elmalılı, Tefsir)

    Sorularla İslamiyet





    Kur'ân-ı Kerim’in yirmi üç sene boyunca bölüm bölüm indirildiği bilinmektedir. Ayetteki; “Biz onu, Kadir Gecesi'nde indirdik” ifadesi ise şöyle açıklanmaktadır:


    Kur'ân-ı Kerim levh-i mahfuz denilen kader levhasında bir bütün halinde bulunmaktadır. Cenab-ı Hakk'ın emriyle Kadir Gecesi'nde, bir bütün olarak dünya semasında “Beytü’l İzzet” denilen yere indirilmiştir. İşte ayette ifade edilen mana budur. Daha sonra Cebrail (as) vasıtasıyla Kur'ân-ı Kerim dünya semasından yirmi üç senede zamanın ve insanların ihtiyaçlarına göre bölüm bölüm indirilmiştir.

    Bazı âlimlerin görüşleri ise şu şekildedir:


    • İbn-i Abbas der ki: Kur'ân-ı Kerim, Kadir Gecesi bir bütün olarak dünya göğüne, sonra buradan bölüm bölüm yeryüzüne indirilmiştir. Allah (cc), ayetlerini, müşriklerin peygamberle tartışmak için söylediği sözlere mukabil ve insanların ihtiyacına cevap olarak dilediği şekilde ve zamanda gönderiyordu. (İbn-i Kesir)


    • Şabî der ki: bununla Kur'ânın Kadir Gecesi indirilmeye başlandığı belirtilmektedir. Çünkü peygamberin bi’seti Ramazan ayında olmuştur. (İbn-i Kesir)






+ Yorum Gönder