Konusunu Oylayın.: Hac ibadeti ile ilgili şiirler

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 4 kişi
Hac ibadeti ile ilgili şiirler
  1. 18.Aralık.2012, 21:56
    1
    Misafir

    Hac ibadeti ile ilgili şiirler






    Hac ibadeti ile ilgili şiirler Mumsema Hac ibadeti ile ilgili şiirlere ihtiyacım var bn yarın sınavım var şiir yazmam lazım zizce nasıl öğrenebilirim


  2. 18.Aralık.2012, 21:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hac ibadeti ile ilgili şiirlere ihtiyacım var bn yarın sınavım var şiir yazmam lazım zizce nasıl öğrenebilirim


    Benzer Konular

    - Hac Ibadeti Ilgili Ve Haccın Yapılışı Ile Ilgili Bulmaca

    - Umre ibadeti ile ilgili şiirler‎

    - Ramazan ayı ve oruç ibadeti ile ilgili şiirler

    - Hac ibadeti ile ilgili slaytlar

    - Hac ibadeti ile ilgili hikaye

  3. 19.Aralık.2012, 01:29
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hac ibadeti ile ilgili şiirler




    HAC ŞİİRİ
    HAC ŞİİRLEİ


    Hakka yaklaşmak idi tek amaç
    Yedi kez döndüm dönülecek yerde
    Ne kayalık dinledim ne yamaç
    Gençlik vardı o zaman serde

    Çöl sıcakları yıldırmadı hakkın yolundan
    Uhutta yaralandık,coştuk bedirden
    Kana kana içtik zemzem suyundan
    Fidye oldu inandık,günah küfüre

    Pişmanlıklar içinde ağladık durduk
    Mahşeri kalabalıktı bir hayli savrulduk
    Allah’ın aşkıyla yandık kavrulduk
    Kendimizi geçtik makam-ı ibrahimde

    Ellerimiz yalnız ve yalnız ona açılır
    Mahşerde yoksa ameller boşa saçılır
    Akrabadan dosttan uzak kaçılır
    Allah’a aracılar koymadık hiçbir şekilde
    Hayati Gönültaş


    CANIM KABEM

    Yanar içim aşkın ile
    Girmez uyku gözlerime
    Yanıyorum hasretinle
    Arzularım seni Kabem

    Sensin Allah’ın evi sen
    Gönüllere huzur veren
    Arzuluyor sana gelen
    Tekrar , tekrar seni Kabem

    Hacer’ül esvet taşına
    İbrahim’in makamına
    Muhammed’in toprağına
    Sürsem yüzüm , sana Kabem

    Allah adı hep dillerde
    Muhammed’im gönüllerde
    Yaktın bizi kül eyledin
    Aşkın ile canım Kabem

    Mü’minler saf , saf dizilmiş
    Kalplerden paslar silinmiş
    Nasibi olan görürmüş
    Çağır bizi , bizi Kabem

    Sanırsın bir mahşer yeri
    Var her renkten insan teni
    Tavaf eder lebbeyk ile
    İnsan seli seni Kabem

    Zemzeminden bende içsem
    İçim dışım temizlensem
    Kefenimi giyip gelsem
    Ölsem toprağında Kabem

    Kabenin Yolları

    Kabe'nin yolları bölük bölüktür
    Benim yüreciğim delik deliktir
    Dünya dedikleri bir gölgeliktir

    Canım Kabe'm varsam sana
    Yüzüm gözüm sürsem sana

    Eşim dostum yüklesinler yükümü
    Komşularım helal etsin hakkını
    Görmez oldum ırak ile yakını

    Canım Kabe'm varsam sana
    Yüzüm gözüm sürsem sana


  4. 19.Aralık.2012, 01:29
    2
    Editör



    HAC ŞİİRİ
    HAC ŞİİRLEİ


    Hakka yaklaşmak idi tek amaç
    Yedi kez döndüm dönülecek yerde
    Ne kayalık dinledim ne yamaç
    Gençlik vardı o zaman serde

    Çöl sıcakları yıldırmadı hakkın yolundan
    Uhutta yaralandık,coştuk bedirden
    Kana kana içtik zemzem suyundan
    Fidye oldu inandık,günah küfüre

    Pişmanlıklar içinde ağladık durduk
    Mahşeri kalabalıktı bir hayli savrulduk
    Allah’ın aşkıyla yandık kavrulduk
    Kendimizi geçtik makam-ı ibrahimde

    Ellerimiz yalnız ve yalnız ona açılır
    Mahşerde yoksa ameller boşa saçılır
    Akrabadan dosttan uzak kaçılır
    Allah’a aracılar koymadık hiçbir şekilde
    Hayati Gönültaş


    CANIM KABEM

    Yanar içim aşkın ile
    Girmez uyku gözlerime
    Yanıyorum hasretinle
    Arzularım seni Kabem

    Sensin Allah’ın evi sen
    Gönüllere huzur veren
    Arzuluyor sana gelen
    Tekrar , tekrar seni Kabem

    Hacer’ül esvet taşına
    İbrahim’in makamına
    Muhammed’in toprağına
    Sürsem yüzüm , sana Kabem

    Allah adı hep dillerde
    Muhammed’im gönüllerde
    Yaktın bizi kül eyledin
    Aşkın ile canım Kabem

    Mü’minler saf , saf dizilmiş
    Kalplerden paslar silinmiş
    Nasibi olan görürmüş
    Çağır bizi , bizi Kabem

    Sanırsın bir mahşer yeri
    Var her renkten insan teni
    Tavaf eder lebbeyk ile
    İnsan seli seni Kabem

    Zemzeminden bende içsem
    İçim dışım temizlensem
    Kefenimi giyip gelsem
    Ölsem toprağında Kabem

    Kabenin Yolları

    Kabe'nin yolları bölük bölüktür
    Benim yüreciğim delik deliktir
    Dünya dedikleri bir gölgeliktir

    Canım Kabe'm varsam sana
    Yüzüm gözüm sürsem sana

    Eşim dostum yüklesinler yükümü
    Komşularım helal etsin hakkını
    Görmez oldum ırak ile yakını

    Canım Kabe'm varsam sana
    Yüzüm gözüm sürsem sana


  5. 21.Temmuz.2014, 02:05
    3
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Hac ibadeti ile ilgili şiirler

    hac ile ilgili şiirler

    Hac Yolcusu - Ali Ulvi Kurucu


    Bugün herkes, sana hayrân oluyor, ey yolcu,
    Tuttuğun nurlu yolun, Arşa çıkar tâ bir ucu!

    Seni mesteyleyen aşkın, ezelîdir, ezelî;
    İltifât eyledi zîrâ, o güzeller güzeli!

    Öpeceksin, Hacerü'l-Esved'i;
    Müslümanlar, bu büyük devlete imrenmez mi?

    Ne tehassüsle yaşattın, o mukaddes emeli;
    Kâ'be'nin âşıkısın, kendini bildin bileli!

    Mü'minin, doğduğu günden beri, kalbinde coşan,
    Bir yanardağ gibi, içten içe, her an tutuşan,

    Ölmeden, Ravza-i Peygamberini, tek görmesidir;
    O yeşil cennete, bir vecd ile, yüz sürmesidir!

    Mâsivâlar, ebedî gâyeye engel mi olur?
    Gerçek âşıklar erer maksada, cânânı bulur!

    Ümmetim gel! dedî mâdem, sana bak, Fahr-i Cihân;
    Bütün âlemlere rahmet, o bütün Cânlara cân!

    Artık uslanmaya, kat'î olarak azmeyle;
    Silinir orda günâhın, sayısız olsa bile!

    Enbiyâ ülkesidir, geçtiğin ıssız çöller,
    Âşinâ yüz gibi, hüccâca tebessüm eyler!

    Nûra garkolduğu iklimdir o çöl Mûsâ'nın,
    Yüce mâbûduna yükseldiği yer, Îsâ'nın!

    Nerelerin şâhidi bilsen, o mübârek dağlar;
    Rûha mîrâc olan en tatlı sadâlar çağlar!

    Mânevî bir koku sardıkça çölün her yerini,
    Mest eder gönlümün en gizli derinliklerini!


    Başka bir şekle girer, Mekke'nin ufkunda semâ,
    Sanki cennetlerin ufkunda eser bâd-ı sabâ!

    Saçıyorken, ezelî nûrunu ulvî Kâ'be;
    Heyecanlar verir, hem kaskatı, hissiz kalbe!

    Sarılıp Kâ'be'ye, feryâd eden âşıklara bak,
    Sen de yalvar, hemen onlarla, coşup ağlayarak!

    Ravza; uşşâkına, cânân olup âğûş açıyor,
    Hak Teâlâ; yanan âşıklara, rahmet saçıyor!


    Arafât'ın, bütün âfakı, meleklerle dolu,
    Öptüğün secde edip toprağı, amber kokulu!

    Bu ne mahşer! Ne büyük hârikadır Yâ Rabbi!
    Bu büyük kitleye rehberlik eden: Rûh-ı Nebî!

    Ne mehâbetli duruş! Mahşeri temsil ediyor,
    Mâlikelmülk olan Allah'a yol almış gidiyor!

    Arafat'dan iniyorken, hacı, bir kuş gibidir;
    Ne kadar pâk! Anasından yeni doğmuş gibidir!


  6. 21.Temmuz.2014, 02:05
    3
    mum
    Administrator
    hac ile ilgili şiirler

    Hac Yolcusu - Ali Ulvi Kurucu


    Bugün herkes, sana hayrân oluyor, ey yolcu,
    Tuttuğun nurlu yolun, Arşa çıkar tâ bir ucu!

    Seni mesteyleyen aşkın, ezelîdir, ezelî;
    İltifât eyledi zîrâ, o güzeller güzeli!

    Öpeceksin, Hacerü'l-Esved'i;
    Müslümanlar, bu büyük devlete imrenmez mi?

    Ne tehassüsle yaşattın, o mukaddes emeli;
    Kâ'be'nin âşıkısın, kendini bildin bileli!

    Mü'minin, doğduğu günden beri, kalbinde coşan,
    Bir yanardağ gibi, içten içe, her an tutuşan,

    Ölmeden, Ravza-i Peygamberini, tek görmesidir;
    O yeşil cennete, bir vecd ile, yüz sürmesidir!

    Mâsivâlar, ebedî gâyeye engel mi olur?
    Gerçek âşıklar erer maksada, cânânı bulur!

    Ümmetim gel! dedî mâdem, sana bak, Fahr-i Cihân;
    Bütün âlemlere rahmet, o bütün Cânlara cân!

    Artık uslanmaya, kat'î olarak azmeyle;
    Silinir orda günâhın, sayısız olsa bile!

    Enbiyâ ülkesidir, geçtiğin ıssız çöller,
    Âşinâ yüz gibi, hüccâca tebessüm eyler!

    Nûra garkolduğu iklimdir o çöl Mûsâ'nın,
    Yüce mâbûduna yükseldiği yer, Îsâ'nın!

    Nerelerin şâhidi bilsen, o mübârek dağlar;
    Rûha mîrâc olan en tatlı sadâlar çağlar!

    Mânevî bir koku sardıkça çölün her yerini,
    Mest eder gönlümün en gizli derinliklerini!


    Başka bir şekle girer, Mekke'nin ufkunda semâ,
    Sanki cennetlerin ufkunda eser bâd-ı sabâ!

    Saçıyorken, ezelî nûrunu ulvî Kâ'be;
    Heyecanlar verir, hem kaskatı, hissiz kalbe!

    Sarılıp Kâ'be'ye, feryâd eden âşıklara bak,
    Sen de yalvar, hemen onlarla, coşup ağlayarak!

    Ravza; uşşâkına, cânân olup âğûş açıyor,
    Hak Teâlâ; yanan âşıklara, rahmet saçıyor!


    Arafât'ın, bütün âfakı, meleklerle dolu,
    Öptüğün secde edip toprağı, amber kokulu!

    Bu ne mahşer! Ne büyük hârikadır Yâ Rabbi!
    Bu büyük kitleye rehberlik eden: Rûh-ı Nebî!

    Ne mehâbetli duruş! Mahşeri temsil ediyor,
    Mâlikelmülk olan Allah'a yol almış gidiyor!

    Arafat'dan iniyorken, hacı, bir kuş gibidir;
    Ne kadar pâk! Anasından yeni doğmuş gibidir!


  7. 21.Temmuz.2014, 02:06
    4
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Hac ibadeti ile ilgili şiirler

    hac ibadeti ile ilgili şiirler

    Kâbe ve Hac - Hayreddin Karaman


    Gökte güneş büyük bir volkan olmuş
    Cehennem sıcağı vâdiye dolmuş
    Ne vâha çevresi ne işlek yolmuş
    Ailesi için burayı bulmuş
    Hakk'ın emri ile Halîlurrahman

    Safâ-Merve koşup aramış Hacer
    "Rabbim hazinenden bize bir su ver"
    Kaynayıp derinden akınca yer yer
    "Zemzem" demiş Hacer, "ey mübarek dur"
    Akıp tükenmesin Allah'ım aman!

    Kızgın güneş taşı yakmış simsiyah
    Bitkisi yok, olan yolunmaz, günah
    Yine de mümin der "varsam bir gün âh!"
    Dostun duasını Cenâb-ı Allah
    Kabûl edip böyle eylemiş ferman

    Yerde ilk mabedi burda yaptılar
    Baba oğul bir Allah'a taptılar
    Şeytana yan bakıp taşlar attılar
    Ne tevil ettiler ne de saptılar
    Hak istiyor idi bir oğul kurban

    İbrahim büyük bir imtihan verdi
    Kurban olmak için bir koç yeterdi
    Kula imtihandır sevinci, derdi
    Cânana can veren maksuda erdi
    Verilmez mi O'na bir değil, bin can

    "Çağır kullarımı hacca" buyurdu
    Halîl Hak emrini halka duyurdu
    Duyan ziyarete koştu bu yurdu
    İslâm binasını hac ile kurdu
    Gelip Peygamber-i âhiri'z-zeman

    İhramla arınır zahir ve batın
    Geride kalmıştır servetin tahtın
    Büyük, küçük, siyah, beyaz, er, kadın
    Aynı seviyede ederler yâdın
    Yaşarlar mahşeri gizli ve âyân

    İbrahim duası burda bereket
    Her zerrede Allah için hareket
    Müminlerde sabır, sevgi, mermamet
    Vuslat neşesiyle Beyt'i ziyaret
    Aşk dillerde tekbîr, dizlerde derman

    Allah'tır sahibi mübarek evin
    O'nun müsafiri ürper ve sevin
    Dolan çevresinde coşkuyla devin
    Metâf bu girdâba mukaddes zemin
    Bir damla ol katıl karşında umman

    Hacer-i esvedi selâmla yaklaş
    Mültezem'de Rahman ile kucaklaş
    İç Zemzemi Safâ, Merve'ye ulaş
    "Lebbeyk Allahümme lebbeyk" ve telâş
    "Koşup geldim sana birsin Yaradan"

    Arafat'ta müminlerin niyâzı
    Öğlede kılınan çifte namazı
    Aşk ile telbiye, tekbîr avazı
    Yaklaştırır kula Mutlak Feyyaz'ı
    Olur inşâallah sebeb-i ğufran

    Müzdelife'nin bir ayrı tadı var
    Taşladık şeytanı kötü yâdı var
    Tutuşan rûhumun bir feryadı var
    Kâbe Şirin burda bin Ferhad'ı var
    Açıl susam açıl hasretim yaman

    Eve geldim seni nerde bulayım
    Vâsıl et kulunu kurban olayım
    Kâbe sır denizi lütfet dalayım
    Ezelî ahdime sadık kalayım
    Ezelde Sen vardın ve Sensin kalan

    Ya Rabbi Kâbe'ye tecelliyâtın
    Esma, sıfât, şüun, tibar, zâtın
    Arafat'ta zâhir cümle sıfâtın
    Yıkasın rûhumu hak berekâtın
    Nefsim fânî olsun, varlığım talan

    Dünyada evini gören kulların
    Ukbada cemâle eren kulların
    Rızâ meyvesini deren kulların
    Varlığını sana veren kulların
    Arasında olsun bir de Karaman

    Mekke
    20-22/Temmuz-1988


  8. 21.Temmuz.2014, 02:06
    4
    mum
    Administrator
    hac ibadeti ile ilgili şiirler

    Kâbe ve Hac - Hayreddin Karaman


    Gökte güneş büyük bir volkan olmuş
    Cehennem sıcağı vâdiye dolmuş
    Ne vâha çevresi ne işlek yolmuş
    Ailesi için burayı bulmuş
    Hakk'ın emri ile Halîlurrahman

    Safâ-Merve koşup aramış Hacer
    "Rabbim hazinenden bize bir su ver"
    Kaynayıp derinden akınca yer yer
    "Zemzem" demiş Hacer, "ey mübarek dur"
    Akıp tükenmesin Allah'ım aman!

    Kızgın güneş taşı yakmış simsiyah
    Bitkisi yok, olan yolunmaz, günah
    Yine de mümin der "varsam bir gün âh!"
    Dostun duasını Cenâb-ı Allah
    Kabûl edip böyle eylemiş ferman

    Yerde ilk mabedi burda yaptılar
    Baba oğul bir Allah'a taptılar
    Şeytana yan bakıp taşlar attılar
    Ne tevil ettiler ne de saptılar
    Hak istiyor idi bir oğul kurban

    İbrahim büyük bir imtihan verdi
    Kurban olmak için bir koç yeterdi
    Kula imtihandır sevinci, derdi
    Cânana can veren maksuda erdi
    Verilmez mi O'na bir değil, bin can

    "Çağır kullarımı hacca" buyurdu
    Halîl Hak emrini halka duyurdu
    Duyan ziyarete koştu bu yurdu
    İslâm binasını hac ile kurdu
    Gelip Peygamber-i âhiri'z-zeman

    İhramla arınır zahir ve batın
    Geride kalmıştır servetin tahtın
    Büyük, küçük, siyah, beyaz, er, kadın
    Aynı seviyede ederler yâdın
    Yaşarlar mahşeri gizli ve âyân

    İbrahim duası burda bereket
    Her zerrede Allah için hareket
    Müminlerde sabır, sevgi, mermamet
    Vuslat neşesiyle Beyt'i ziyaret
    Aşk dillerde tekbîr, dizlerde derman

    Allah'tır sahibi mübarek evin
    O'nun müsafiri ürper ve sevin
    Dolan çevresinde coşkuyla devin
    Metâf bu girdâba mukaddes zemin
    Bir damla ol katıl karşında umman

    Hacer-i esvedi selâmla yaklaş
    Mültezem'de Rahman ile kucaklaş
    İç Zemzemi Safâ, Merve'ye ulaş
    "Lebbeyk Allahümme lebbeyk" ve telâş
    "Koşup geldim sana birsin Yaradan"

    Arafat'ta müminlerin niyâzı
    Öğlede kılınan çifte namazı
    Aşk ile telbiye, tekbîr avazı
    Yaklaştırır kula Mutlak Feyyaz'ı
    Olur inşâallah sebeb-i ğufran

    Müzdelife'nin bir ayrı tadı var
    Taşladık şeytanı kötü yâdı var
    Tutuşan rûhumun bir feryadı var
    Kâbe Şirin burda bin Ferhad'ı var
    Açıl susam açıl hasretim yaman

    Eve geldim seni nerde bulayım
    Vâsıl et kulunu kurban olayım
    Kâbe sır denizi lütfet dalayım
    Ezelî ahdime sadık kalayım
    Ezelde Sen vardın ve Sensin kalan

    Ya Rabbi Kâbe'ye tecelliyâtın
    Esma, sıfât, şüun, tibar, zâtın
    Arafat'ta zâhir cümle sıfâtın
    Yıkasın rûhumu hak berekâtın
    Nefsim fânî olsun, varlığım talan

    Dünyada evini gören kulların
    Ukbada cemâle eren kulların
    Rızâ meyvesini deren kulların
    Varlığını sana veren kulların
    Arasında olsun bir de Karaman

    Mekke
    20-22/Temmuz-1988





+ Yorum Gönder