Konusunu Oylayın.: Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma
  1. 17.Aralık.2012, 13:37
    1
    Misafir

    Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma






    Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma Mumsema Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma


  2. 04.Ocak.2013, 23:07
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Arapça İlletli Fiiller için Alıştırma




    Nahiv Dersleri-13-Arapçada illetli Fiillerin irabı




    İLLETLİ FİİLLERE ÖRNEKLER
    MİSAL FİİL
    İlk harfi illet harflerinden و ya da ي ile başlayan fiildir. Fiilin başında vâv (و) bulunursa misâl-i vâvî denir.
    وَجَدَ buldu وَضَعَ koydu
    وَهَبَ bağışladı, verdi وَعَدَ vaadetti
    وَدَعَ bıraktı, ayrıldı وَقَعَ vaki oldu
    Fiilin başında ي bulunursa misâl-i yâî denir.
    يَبِسَ kurudu يَقِظَ uyandı
    يَسُرَ kolay oldu


    Misâl-i vâvî olan وَجَدَve misâl-i yâî olan يَسُرَ nın mâzî çekimleri aynen sahih fiil çekimi gibidir.
    a) Misâli vâvîlere muzaraat harfi eklenince başındakiوَ ler kalkar. Örneğin; وَجَدَ den يَجِدُ olur. Aynı şekilde bu vâvlar masdarından da düşer:
    وَعَدَ يَعِدُ عِدَةٌ vaad etti, söz verdi
    وَعَظَ يَعِظُ عِظَةٌ vaaz verdi, nasihat etti
    Mâzî meçhûlü ve çekimi bildiğimiz diğer fiiller gibidir: (وَجَدَ) buldu, (وُجِدَ) bulundu.
    Muzâri meçhûlünde ise kalkmış olan وlar geri gelir. Dile kolaylık olsun diye cezmi söylenmez: (يَجِدُ) bulur (يُوجَدُ) bulunur gibi. Mâzî çekimi sahihden farklı olmayan bu fiilin şimdi de muzâri çekimlerini inceleyelim:


    Misâl-i vâvî Muzâri Meçhûl Çekimi
    Misâl-i vâvî Muzâri Malûm Çekimi
    يُوجَدُ يُوجَداَنِ يُوجَدُونَ يَجِدُ يَج..


    Tercüme:
    1- Babama bütün hakikatı söyledim. Dün yolcu idik.
    2- Kızlar Kâbe’nin çevresinde tavaf ediyorlar. Öğrenciler Ramazan orucunu tuttular.
    3- Ey kızım, dâima edebli ol! Çocuklar çok uyur mu?
    4- Erken dön ey kardeşim! Ramazandan önce bir hafta oruç tuttuk.
    5- Gerçeği kadıya söyledim. Sen gerçeği söyledin.
    6- O ikisi gerçeği söyledi. Bizler gerçeği söyledik.
    7- Onlar gerçeği söylediler. Sen gerçeği söyledin. Onlar gerçeği söylediler (müz.)
    8- Erken döndü. Onlar erken döndüler.
    9- Daima hakikatı söyle. Sen daima hakkı söyle (müe.).
    10- Ramazan orucunu tut. Ramazan orucunu tuttular.
    11- Az önce vardılar (burda bulunuyorlardı). Az önce mevcuttuk.
    12- Yüksek sesle bağırdı. Yüksek sesle bağırdın.
    13- Mutlu yaşadı. Ben mutlu olarak yaşadım. (Aynı mana müennes için).
    14- Çocuklar çok uyudu. (Aynı manada isim cümlesi).
    15- İki adam iş yaptı. (Aynı mana isim cümlesi).
    16- Öğretmenler dün döndü.
    17- Hacılar Kabe’yi tavaf etti.
    18- İki kız öğrenci yoktu.
    19- Kızlar dedelerini ziyaret ettiler.
    20- Küçükler büyük oldu.
    21- İki çocuk ana-babasının sevgisine kavuştu.
    22- Beni ziyaret edersen sana teşekkür ederim. Adam ..


    NÂKIS FİİL
    Lâme’l-fiili (yani son harfi) illet harfi olan fiildir.


    Son harfi vâvdan (و) kaynaklanan uzun elif ise nâkıs-i vâvî,


    دَعَوَ
    den
    دَعَا
    dua etti, çağırdı
    Son harfi yâ (ي ) den kaynaklanan maksûre elif ise nâkıs-i yâî olur. Fiilde ي yazılmasına rağmen elif gibi çekerek okunur. Bu tip üstünden sonra gelen (ى) ler noktasız yazılır.


    رَمَىَ
    den
    رَمَى
    attı
    Ecvef fiilin üç çeşit çekimi olmasına karşılık nâkıs fiilin mâzî ve muzârilerinin ayne’l-fiilindeki durumu itibariyle dört çeşit fiil vardır:


    غَزَا يَغْزُو
    savaştı
    رَمَى يَرْمِي
    attı
    رَضِيَ يَرْضَى
    razı oldu
    سَعَى يَسْعَى
    çalıştı
    Şimdi sırayla, sabır ve dikkatle bunların çekimini işleyelim.


    a)1. Babdan gelen Nâkıs-i vâvî


    غَزَا يَغْزُو savaştı (Aslı birinci babdan غَزَوَ يَغْزُوُ)



    Muzâri Çekimi

    Mâzî Çekimi
    يَغْزُو يَغْزُوَانِ يَغْزُونَ
    غَزَا غَزَواَ غَزَوْا
    تَغْزُو تَغْزُواَنِ يَغْزُونَ
    غَزَتْ غَزَتَا غَزَوْنَ


    تَغْزُو تَغْزُواَنِ تَغْزُونَ
    غَزَوْتَ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُمْ
    تَغْزِينَ تَغْزُواَنِ تَغْزُونَ
    غَزَوْتِ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُنَّ
    أَغْزُو نَغْزُو نَغْزُو
    غَزَوْتُ غَزَوْناَ غَزَوْناَ
    Görüldüğü gibi, nâkıs-i vâvî fiil, mâzi çekiminde; müfred gâibde (غَزَا) olarak gelmişken tesniye gâibde tesniye elifi kolay söylenebilmesi için fiilin aslı olan (غَزَوَ)’ye birleşmiş ve (غَزَواَ) olmuştur. Cemi gâibde vâvu’l-cemâa’ya (وا) bitişince (غَزَوُوا) olması gerekirken dile ağır geldiğinden, yanyana gelen iki sükûnun birisinden kurtulmak için şahsı gösteren vâvü’l-cemâa atılamayacağından fiilin illet harfi olan vâv düşürülmüş, vâv’dan önceki üstün harekeyle cemi vâvı bağlanıp (غَزَوْا) haline getirilmiştir. Müfred gâibi (غَزَا) olan fiilin müfred gâibesini yapmak için (تْ) eklenmesi yeterlidir. Fakat burada da “uzatmadan sonra cezm gelince uzatma düşer” kaidesi devreye girmiş ve fiil (غَزاَتْ) halinden aradaki elifin düşmesiyle (غَزَتْ) haline getirilmiştir. Fiil bu hale geldikten sonra müennes tesniyesini yapmak için elif koymak yeterli olmuştur (غَزَتَا). Gâibe cemi müennesde ise nûnu’n-nisve’ye (-ْنَ) bağlanırken illet harfi yine aslına dönmüş ve (غَزَوْنَ) olmuştur. Bundan sonrası ise diğer üçlü mâzî fiillerde olduğu gibidir (غَزَوْتَ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُمْ ..). Bu fiile benzeyen bütün fiillerde aynı formül uygulanacağından kitabın burasına kadar gelip anlayan kimse için umutsuzluğa düşmek abestir. Bol tekrarla anlaşılmayacak konu yoktur.


    Nâkıs-ı vâvî muzâri çekiminde tesniye gâiblerde fiil aslına dönmüş (يَغْزُوَانِ), cemi gâibte vâvu’l-cemâa’ya birleşince yukarıda bahsedilen kaideler gereği kendi illet harfini düşürüp (يَغْزُوُونَ) yerine (يَغْزُونَ) olmuştur. Gâibe cemi müenneste de aynı şekilde fiilin son harfine nûnu’n-nisve dil kolaylığı açısından cezmi atılıp (يَغْزُونَ) olarak gelmiştir. Müennes muhâtaba’da ayne’l-fiilin ötresi, kendisinden sonra gelen ve ses uyumu gereği esreli okunan harf sebebiyle (تَغْزُوِينَ) olarak telaffuzda ağırlık teşkil ettiği için düşürülmüştür. Bundan sonra harfi illetin esre harekesi, ayne’l-fiile aktarılarak (تَغْزِوِينَ) olmuştur. Bu defa yanyana gelen iki sükûnludan illetlisi düşürülmüş, böylece daha rahat kullanılan (تَغْزِينَ) şekli ortaya çıkmıştır..


  3. 04.Ocak.2013, 23:07
    2
    Silent and lonely rains



    Nahiv Dersleri-13-Arapçada illetli Fiillerin irabı




    İLLETLİ FİİLLERE ÖRNEKLER
    MİSAL FİİL
    İlk harfi illet harflerinden و ya da ي ile başlayan fiildir. Fiilin başında vâv (و) bulunursa misâl-i vâvî denir.
    وَجَدَ buldu وَضَعَ koydu
    وَهَبَ bağışladı, verdi وَعَدَ vaadetti
    وَدَعَ bıraktı, ayrıldı وَقَعَ vaki oldu
    Fiilin başında ي bulunursa misâl-i yâî denir.
    يَبِسَ kurudu يَقِظَ uyandı
    يَسُرَ kolay oldu


    Misâl-i vâvî olan وَجَدَve misâl-i yâî olan يَسُرَ nın mâzî çekimleri aynen sahih fiil çekimi gibidir.
    a) Misâli vâvîlere muzaraat harfi eklenince başındakiوَ ler kalkar. Örneğin; وَجَدَ den يَجِدُ olur. Aynı şekilde bu vâvlar masdarından da düşer:
    وَعَدَ يَعِدُ عِدَةٌ vaad etti, söz verdi
    وَعَظَ يَعِظُ عِظَةٌ vaaz verdi, nasihat etti
    Mâzî meçhûlü ve çekimi bildiğimiz diğer fiiller gibidir: (وَجَدَ) buldu, (وُجِدَ) bulundu.
    Muzâri meçhûlünde ise kalkmış olan وlar geri gelir. Dile kolaylık olsun diye cezmi söylenmez: (يَجِدُ) bulur (يُوجَدُ) bulunur gibi. Mâzî çekimi sahihden farklı olmayan bu fiilin şimdi de muzâri çekimlerini inceleyelim:


    Misâl-i vâvî Muzâri Meçhûl Çekimi
    Misâl-i vâvî Muzâri Malûm Çekimi
    يُوجَدُ يُوجَداَنِ يُوجَدُونَ يَجِدُ يَج..


    Tercüme:
    1- Babama bütün hakikatı söyledim. Dün yolcu idik.
    2- Kızlar Kâbe’nin çevresinde tavaf ediyorlar. Öğrenciler Ramazan orucunu tuttular.
    3- Ey kızım, dâima edebli ol! Çocuklar çok uyur mu?
    4- Erken dön ey kardeşim! Ramazandan önce bir hafta oruç tuttuk.
    5- Gerçeği kadıya söyledim. Sen gerçeği söyledin.
    6- O ikisi gerçeği söyledi. Bizler gerçeği söyledik.
    7- Onlar gerçeği söylediler. Sen gerçeği söyledin. Onlar gerçeği söylediler (müz.)
    8- Erken döndü. Onlar erken döndüler.
    9- Daima hakikatı söyle. Sen daima hakkı söyle (müe.).
    10- Ramazan orucunu tut. Ramazan orucunu tuttular.
    11- Az önce vardılar (burda bulunuyorlardı). Az önce mevcuttuk.
    12- Yüksek sesle bağırdı. Yüksek sesle bağırdın.
    13- Mutlu yaşadı. Ben mutlu olarak yaşadım. (Aynı mana müennes için).
    14- Çocuklar çok uyudu. (Aynı manada isim cümlesi).
    15- İki adam iş yaptı. (Aynı mana isim cümlesi).
    16- Öğretmenler dün döndü.
    17- Hacılar Kabe’yi tavaf etti.
    18- İki kız öğrenci yoktu.
    19- Kızlar dedelerini ziyaret ettiler.
    20- Küçükler büyük oldu.
    21- İki çocuk ana-babasının sevgisine kavuştu.
    22- Beni ziyaret edersen sana teşekkür ederim. Adam ..


    NÂKIS FİİL
    Lâme’l-fiili (yani son harfi) illet harfi olan fiildir.


    Son harfi vâvdan (و) kaynaklanan uzun elif ise nâkıs-i vâvî,


    دَعَوَ
    den
    دَعَا
    dua etti, çağırdı
    Son harfi yâ (ي ) den kaynaklanan maksûre elif ise nâkıs-i yâî olur. Fiilde ي yazılmasına rağmen elif gibi çekerek okunur. Bu tip üstünden sonra gelen (ى) ler noktasız yazılır.


    رَمَىَ
    den
    رَمَى
    attı
    Ecvef fiilin üç çeşit çekimi olmasına karşılık nâkıs fiilin mâzî ve muzârilerinin ayne’l-fiilindeki durumu itibariyle dört çeşit fiil vardır:


    غَزَا يَغْزُو
    savaştı
    رَمَى يَرْمِي
    attı
    رَضِيَ يَرْضَى
    razı oldu
    سَعَى يَسْعَى
    çalıştı
    Şimdi sırayla, sabır ve dikkatle bunların çekimini işleyelim.


    a)1. Babdan gelen Nâkıs-i vâvî


    غَزَا يَغْزُو savaştı (Aslı birinci babdan غَزَوَ يَغْزُوُ)



    Muzâri Çekimi

    Mâzî Çekimi
    يَغْزُو يَغْزُوَانِ يَغْزُونَ
    غَزَا غَزَواَ غَزَوْا
    تَغْزُو تَغْزُواَنِ يَغْزُونَ
    غَزَتْ غَزَتَا غَزَوْنَ


    تَغْزُو تَغْزُواَنِ تَغْزُونَ
    غَزَوْتَ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُمْ
    تَغْزِينَ تَغْزُواَنِ تَغْزُونَ
    غَزَوْتِ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُنَّ
    أَغْزُو نَغْزُو نَغْزُو
    غَزَوْتُ غَزَوْناَ غَزَوْناَ
    Görüldüğü gibi, nâkıs-i vâvî fiil, mâzi çekiminde; müfred gâibde (غَزَا) olarak gelmişken tesniye gâibde tesniye elifi kolay söylenebilmesi için fiilin aslı olan (غَزَوَ)’ye birleşmiş ve (غَزَواَ) olmuştur. Cemi gâibde vâvu’l-cemâa’ya (وا) bitişince (غَزَوُوا) olması gerekirken dile ağır geldiğinden, yanyana gelen iki sükûnun birisinden kurtulmak için şahsı gösteren vâvü’l-cemâa atılamayacağından fiilin illet harfi olan vâv düşürülmüş, vâv’dan önceki üstün harekeyle cemi vâvı bağlanıp (غَزَوْا) haline getirilmiştir. Müfred gâibi (غَزَا) olan fiilin müfred gâibesini yapmak için (تْ) eklenmesi yeterlidir. Fakat burada da “uzatmadan sonra cezm gelince uzatma düşer” kaidesi devreye girmiş ve fiil (غَزاَتْ) halinden aradaki elifin düşmesiyle (غَزَتْ) haline getirilmiştir. Fiil bu hale geldikten sonra müennes tesniyesini yapmak için elif koymak yeterli olmuştur (غَزَتَا). Gâibe cemi müennesde ise nûnu’n-nisve’ye (-ْنَ) bağlanırken illet harfi yine aslına dönmüş ve (غَزَوْنَ) olmuştur. Bundan sonrası ise diğer üçlü mâzî fiillerde olduğu gibidir (غَزَوْتَ غَزَوْتُماَ غَزَوْتُمْ ..). Bu fiile benzeyen bütün fiillerde aynı formül uygulanacağından kitabın burasına kadar gelip anlayan kimse için umutsuzluğa düşmek abestir. Bol tekrarla anlaşılmayacak konu yoktur.


    Nâkıs-ı vâvî muzâri çekiminde tesniye gâiblerde fiil aslına dönmüş (يَغْزُوَانِ), cemi gâibte vâvu’l-cemâa’ya birleşince yukarıda bahsedilen kaideler gereği kendi illet harfini düşürüp (يَغْزُوُونَ) yerine (يَغْزُونَ) olmuştur. Gâibe cemi müenneste de aynı şekilde fiilin son harfine nûnu’n-nisve dil kolaylığı açısından cezmi atılıp (يَغْزُونَ) olarak gelmiştir. Müennes muhâtaba’da ayne’l-fiilin ötresi, kendisinden sonra gelen ve ses uyumu gereği esreli okunan harf sebebiyle (تَغْزُوِينَ) olarak telaffuzda ağırlık teşkil ettiği için düşürülmüştür. Bundan sonra harfi illetin esre harekesi, ayne’l-fiile aktarılarak (تَغْزِوِينَ) olmuştur. Bu defa yanyana gelen iki sükûnludan illetlisi düşürülmüş, böylece daha rahat kullanılan (تَغْزِينَ) şekli ortaya çıkmıştır..





+ Yorum Gönder