+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Şafi mezhebine göre evlenme ve boşanma ile ilgili hükümler nelerdir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Şafi mezhebine göre evlenme ve boşanma ile ilgili hükümler nelerdir?






  2. sorularla islam
    Devamlı Üye

    Cevap: Şafi mezhebine göre evlenme ve boşanma ile ilgili hükümler nelerdir?


    Reklam



    Cevap: Şafi mezhebine göre evlenme ile ilgili hükümler

    NİKAH.. 4

    Nikâh'ın Teşrî Kılınması 4

    Evliliğe Teşvik. 4

    Nikâhın Teşrî Kılınmasının Hikmeti 4

    Nikâhın Şer'î Hükmü. 5

    Evlenmemenin Müstehab Olması 6

    Evlenmenin Mekruh Olması 6

    Evlenmemenin Efdal Olması 6

    Evlenmenin Efdal Olması 6

    Ailenin İslâm'daki Yeri ve Önemi 6

    İslâm'ın Aileye Verdiği Önemin Tezahürleri 7

    Evlenilmesi Haram Olan Kadınlar Bir Mukaddime. 8

    Evlenilmesi Haram Olan Kadınların Kısımları 8

    Evlenilmesi Ebediyyen Haram Olan Kadınlar 8

    Süt Nedeniyle Haram Olanlar 9

    Süt Nedeniyle Haram Olanlar Evlilikle de Haram Olur 9

    Geçici Haramlık. 10

    Bu Kadınlarla Evlenmenin Haram Kılınmasının Hikmeti 10

    Dörtten Fazla Kadını Nikahlamak Haramdır 10

    Müşrik Bir Kadınla Evlenmek Haramdır 10

    Evli Olan Kadınlarla Nikâh Akdi Yapmak Haramdır 11

    İddet Bekleyen Kadınlarla Evlenmek Haramdır 11

    Üç Talakla Boşanmış Kadın. 11

    Zevceler Arasında Adaleti Gözetmek. 12

    Taaddüd-ü Zevcat'ın Meşruiyetinin Hikmeti 12

    Taaddüd-ü Zevcat'ı Mubah Kılan Sebepler 13

    Bir Uyarı 13

    Evliliğin Mukaddimeleri 13

    Dindar ve Ahlâklı Kadının, Diğer Kadınlara Üstün Tutulmasının Hikmeti 14

    Eşlerin Soyları 14

    Eşler Arasında Çok Yakın Bir Akrabalık Olmamalıdır 14

    Bakire Bir Kadınla Evlenmek. 15

    • Doğurgan Bir Kadınla Evlenmek. 15

    Kendisiyle Evlenilecek Kızı Görmek. 15

    Yabancı Bir Erkeğin Kadına Bakmasının Hükmü. 16

    Mahremlere Bakmak. 16

    Yabancı Kadına Bakmanın Mubah Olması 16

    İstemenin Helâl ve Haram Olduğu Zamanlar 17

    Açıktan Evlenme Teklif Etmek. 17

    İma Yoluyla Evlenme Teklifinde Bulunmak. 17

    Başkasının Evlenme Teklif Ettiği Kadına Evlenme Teklif Etmek. 17

    Damat ve Gelin Namzedi Olanlar Hakkında Araştırma Yapanlara Doğru Bilgi Vermek 17

    Kadının Velisinin Kadını Salih Kimselere Teklif Etmesi 18

    Kız îstemenin Sünnetleri 18

    Akid'den Önce Kadınla Bir Araya Gelmenin Hükmü. 18

    Nikâh'ın Rükûnlan. 19

    Siga'nın Meşru Kılınmasının Hikmeti 19

    Siga'nın Şartları 19

    Arapça'dan Başka Bir Dil ile Nikâh Kıymak. 19

    Kinaî Lafızlarla Nikâh Akdetmek. 19

    Yazarak Nikâh Akdetmek. 20

    Dilsizin İşaretiyle Nikâh Akdetmek. 20

    Nikâh-ı Şiğar 20

    II. Kadının Belli Olması 21

    III. Koca Adayının Belli Olması 21

    IV. Veli'nin Bulunması 21

    Velayetin Meşruiyetinin Hikmeti 21

    Nikâh Akdinde Velinin Hazır Bulunması 21

    Kadının Nikâhında Velisinin Bulunmasının Şart Olmasının Hikmeti 21

    Nikâh Hususunda Velilerin Tertibi 22

    Nikâhta Oğulun Veliliği 22

    Veliliğin Şartları 22

    Bir Uyarı 23

    İcbarî Velilik. 23

    • İhtiyarî Velilik. 24

    Dul Kadının İzninin Alınmasının Nedeni 24

    Küçük ve Dul Olan Kızı Evlendirmek. 24

    Velinin Hazırda Bulunmaması 24

    Kadının Velisinin Olmaması 24

    Evlendirmede Velinin Vekalet Vermesi 25

    V. İki Şahidin Bulunması 25

    Bir Mukaddime. 25

    Kadının Razı Olduğuna Dair Şahitlik Etmek. 25

    Kâfirlerin Nikâhları 26

    Evli Olan Kâfir Çiftin Müslüman Olması 26

    Mehirin Meşruiyetinin Hikmeti 27

    Akid Esnasında Mehirin Belirlenmesi 27

    Mehir Kadının Malıdır 27

    Mehir'in Sınırı 27

    Mehirin Acele Verilmesi ve Tehir Edilmesi 28

    Mehirin Tümünün veya Yarısının Vacib Olması ve Düşmesi 28

    Mehirin Tümünün Vacib Olması 28

    Mehirin Yarısının Vacib Olması 28

    Mehirin Tümünün Koca'dan Sakıt Olması 28

    Mehr-i Misil'in Takdirinde Dikkate Alınması Gereken Sıfatlar 28

    Mehr-i Misil'in Meşruiyetinin Delili 29

    Mehr-i Misil Gerektiren Durumlar 29

    Birinci Mesele. 29

    • İkinci Mesele. 29

    Üçüncü Mesele, 29

    Dördüncü Mesele. 29

    Beşinci Mesele. 30

    Altıncı Mesele. 30

    Birinci Kısım.. 30

    İkinci Kısım.. 30

    Üçüncü Kısım.. 30

    Mut'a'nın Miktarı 30

    Mut'a'nın Meşruiyetinin Hikmeti 31

    Nikâh Akdi ve Gerekleri 31

    Nikâhın Sahih ve Bâtıl Olan Çeşitleri 32

    Nikâh Akdinin Hükümleri 32

    Nikâh Akdinin Sünnetleri 33

    Kişinin Ailesine Yaklaşacağı Zaman Dua Etmesi 33

    Velime'nin Hükmü. 33

    Velime Yemeğinin Ölçüsü. 34

    Velime Yemeğinin Zamanı 34

    Velime'nin Meşruiyetinin Hikmeti 34

    Velime Yemeğinden Yemek. 35

    Kadınlar Arasındaki Taksimatın Hükmü. 35

    Taksimata Müstehak Olan Kadınlar 35

    Kadınlar Arasındaki Taksimatın Keyfiyeti 35

    Nüşuz. 36

    Kocaya İsyan Etmenin Hükmü. 36

    Nüşuz'un Keyfiyeti 37

    Kadının Nüşuzu ve Tedavisi 37

    Boşanma Sebebi Olan Kusurlar 38

    A) Cinsî Münasebete Engel Olan Kusurlar 38

    B) Cinsî Münasebete Mâni Olmayan Kusurlar 38

    Eşler Arasında Ortak Olan Kusurlar 38

    Bu Kusurlar Nedeniyle Nikâhı Feshetme Yetkisine Sahip Olduğunun Delili 38

    Sadece Kadında Bulunan Kusurlar 38

    Sadece Kocada Bulunan Kusurlar 38

    Nikâhtan Sonra Meydana Çıkan Kusurlar 38

    Kusurun Tedavi Edilip Giderilmesi 39

    Kadının Velisinin Nikâhı Feshetme Yetkisi 39

    Nikâhı Hemen Feshetmek. 39

    Nikâhı Ancak Kadı Feshedebilir 39

    İktidarsız Kocaya Mühlet Vermek. 39

    İktidarsızlığın Sabit Olma Keyfiyeti 39


    NİKAH


    Nikâhın lügat mânâsı bitiştirmek, bir araya getirmektir. Istılahı mânâsı ise eşlerin meşru bir şekilde birbirlerinden istifade etmelerini sağlayan akiddir. Buna nikâh denmesi, erkek ve kadım bir araya getirip birleştirmesindendir. Araplar, cinsî münasebet için ele, akid için de nikâh kelimesini kullanırlardı. Fakat akid için hakikî anlamda, cinsî münasebet için ise mecazî anlamda kullanırlardı. Kur'an'da geçen nikâh lafızlarının tümü, akid mânâsındadır. Bunlardan biri şu ayettir:

    Ey mü'minler! Mü'min kadınları nikahlayıp da onlara dokunmadan boşadığınız zaman sizin için onlar üzerine sayacağınız bir iddet yoktur.

    (Ahzab/49)

    Ayette geçen 'Mü'min kadınları nikahladığınız' ibaresi, 'akid yaptığınız kadınlar' anlamındadır. Çünkü ayet 'Onlara dokunmadan boşadığınız zaman' ibaresiyle devam etmektedir. Bundan, cinsî münase*betten önce akid yapıldığı anlaşılır.



    Nikâh'ın Teşrî Kılınması


    İslâm, nikâhı meşru kılmış ve onu sağlam temeller üzerine oturtarak toplumu korumayı, aile saadetini sağlamayı, faziletlerin yayılmasını, ah*lâkın ve insan neslinin korunmasını hedeflemiştir.

    Nikâhın teşrî kılınmasına dair Kur'an ve Sünnet'te birçok delil olduğu gibi icma-ı ümmet de buna delâlet etmektedir. İşte Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerden bazıları şunlardır.

    Hoşunuza giden kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. (Nisa/3)

    İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden salih olanları ev*lendirin. (NÛr/32)

    Ayetin metninde geçen eyyama kelimesi, eyyim'in çoğuludur ve be*kâr olan erkek ve kadınlar anlamına gelir. Ayette geçen ibad kelimesi 'erkek köle', imâ kelimesi ise 'kadın köle' anlamına gelir.

    Nikâhın teşrî kılınmasına delâlet eden birçok hadîs vardır.

    Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlenmek gözü (haramdan) daha çok saklar, iffeti de korur. Kim ev*lenmeye muktedir olamazsa oruca sarılsın. Çünkü oruç onun için şehveti kıran bir ameliyedir.[1]

    Hadîsin metninde geçen elbâe kelimesi, nafakaya güç yetirmekle be*raber cinsî münasebete muktedir olmayı da ifade eder. Hadîsin metninde geçen vicâe kelimesi ise 'şehveti kıran şey' mânâsına gelir.

    Ayrıca âlimlerin tümü, her asırda nikâhın meşru olduğunda ittifak etmişlerdir.



    Evliliğe Teşvik
    .

    . İslâm, evlenmeye teşvik etmiştir. Çünkü evlenmede, hem birey, hem de toplum için birçok fayda vardır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Dünya bir metadır. Dünyanın en hayırlı metaı da salih olan bir kadındır.[2]

    Dört şey peygamberlerin sünnetler indendir: Haya, güzel koku sü- . rünmek, misvaklanmak ve evlenmek.[3]



    Nikâhın Teşrî Kılınmasının Hikmeti


    Evliliğin teşrî kılınmasının birçok faydaları vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    1. Allah'ın, insanı üzerinde yarattığı fıtratın çağrısına icabet etmek.

    Allah Teâlâ insanı yaratmış ve onun tabiatına şehveti, kadınlara bak*mayı, onlarla bir araya gelmeyi ve kadınlara rağbet etmeyi yerleşmiştir. Aynı şeyler kadınlar için1 de-geçerlidir.

    İslâm, fıtrat dini olduğundan, fıtratın gereğini yerine getirir. Fakat onu başıboş bırakmayarak düzenler. Bunun için de insanın tabiatında köklü bir derinliğe sahip olan evliliği meşru kılmıştır. İnsanın tabii ihtiyacı. olan bu isteği, İslâm haram kılmak suretiyle gemlemeye kalkışmamış, insanları ruhbanlığa çağırarak bu tabii isteği yok etmemiştir.

    Semure Hz. Peygamber'in ruhbanlığı yasakladığını rivayet etmiştir.[4]

    Sa'd b. Ebî Vakkas'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber, Osman b. Mâzun'un ruhbanlığını (kadınlardan ve dünya nimetlerinden uzak durmasını) kabul etmedi. Eğer ona müsaade etseydi kendimizi hadım yapmakta tereddüt etmezdik".[5]

    Ancak İslâm, bu tabii isteğin yularını da serbest bırakmamıştır. Çün*kü böyle bir hürriyet, hem bireyi, hem toplumu ifsa ederek ahlâkı bo*zar, aile müessesesini yıkar. Eğer bu isteği tamamen serbest bıraksaydı, şeytan için büyük bir kapı açılmış olurdu. İslâm fıtratın çağrısına uyarak bu isteği normal bir şekilde düzenleyip tanzim etmiştir.

    2. İslâmî bir toplumun inşâsına salih bir nesil, tertemiz bir kuşak ile icabet etmiştir.

    İslâm, müslümanları çoğalmaya teşvik etmektedir. Bunu İslâmî bir toplumun inşâsında hedef kılmıştır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Sizler, kocalarına sevgi besleyen ve çocuk doğuran kadınlarla evle*nin. Çünkü ben geçmiş ümmetlere karşı, sizin çokluğunuzla övünü*rüm.[6]

    İşte bu nedenle Kur'an, müslümanları evlenmeye teşvik etmiştir.

    İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden salih olanları ev*lendirin. Eğer fakir iseler Allah fazlından onları zengin eder.

    (NÛr/32)

    Elbette şefkatli, yardımsever, ahlâklı bir anne-babanın gölgesinde doğup büyüyen bir nesil, aynı sıfatları haiz olmayan zina mahsulü bir nesilden daha üstün olur. Bu tür çocuklar, kendilerini koruyan bir baba tanımadıkları gibi, şefkatli bir anneden de mahrumdurlar. Bu şartlarda yetişen çocuklar topluma ve insanlığa karşı kin ve nefret duyarlar. Böyle bir nesilden de hayır gelmesi mümkün değildir.

    3. Ruhî istikrar ve nefsî sükûnetin sağlanması

    Ruhî istikrar ve nefsin sükûnet bulması ,ancak meşru bir evlilikle sağlanır.

    Sizler için nefislerinizden, kendileriyle sükûnet ve huzura kavuşma*nız için eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet kılması O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir kavim için birçok ayetler (ibretler) vardır. (Rûm/21)

    Hanımlarınız sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. (Bakara/187)

    Bu ayet, eşlerin birbirleri için birer elbise gibi olmalarını teşvik etmektedir. Çünkü herbiri diğerini örtüp kapatır. Bu bakımdan eşlerin birbirlerine olan ihtiyacı, elbiseye olan ihtiyaçları gibidir. Elbiselerin, bedenin kusurlarını örttüğü, soğuk ve sıcaktan koruduğu gibi, eşler de birbirlerini korur, birbirlerine huzur ve sükûnet verirler.

    4. Ahlâk'ın bozulmasını önlemek

    İnsan meşru evlilikten menedildiğinde, nefsi tabii ihtiyacını karşıla*mak için onu gayr-ı meşru yollara sürükler. Zina ve ahlâk bozukluğunun ailelerin yıkılmasına, namusların payimal edilmesine, hastalıkların yayılmasına, ruhlarda çeşitli sıkıntılar oluşmasına sebep olduğu akıllı insanların malumudur.

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Dinini ve ahlâkını beğendiğiniz kişi siz(in aileniz)den bir kadına talip olursa onu evlendirin (talip olduğu kadım ona verin). Şayet yapmaz*sanız yeryüzünde fitne ve fesad ölür.[7]

    5. İnsan türünün aynı şartlarda yetiştirilip korunması

    Allah'ın ilahî âdeti, çocuğun bir anne ve babadan dünyaya gelmesini gerektirmiştir. Bu da kadın ve erkeğin meşru şekilde bir araya gelmeleriyle caiz olur. Çünkü İslâm, insanın neslini ve nesebini korumak için böyle emretmiştir. Eğer insan evlilikten menedilirse, insan nesli yok olur. İnsan için zina mubah kılınırsa, bu da insan neslini bozar ve hasta eder. Oysa Allah Teâlâ kulları için hayır irade eder, onlar için serden hoşlanmaz. Şüphesiz ki Allah kullan için rauf ve rahimdir,

    6. Akrabaları çoğaltıp yardımlaşma yollarını açması

    Evlilik akrabaları çoğaltır, aileleri kaynaştırır, aralarında sevgi bağlan oluşturarak yardımlaşma kapılarını açar. Erkekle kadın birbirini tamamlar; Kadın, kocasına yardımcı olur, çocuklarını terbiye eder, evini korur. Erkek de karısını korur, ihtiyaçlarını karşılar. İslâm, yardımlaşma ve tekâ-fül dinidir. Evlenmeyi de bütün bu maslahatların tahakkuku için meşru kılmıştır.



    Nikâhın Şer'î Hükmü


    Evlilik, bir kadını geçindirecek, mehir verecek, evlenmediği takdirde zinaya düşmeyecek bir kişi için müstehabdır. Çünkü burada neslin de*vamı ve maslahatlar için yardımlaşma sözkönusudur. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Zira ev*lenmek gözü (haramdan) daha çok saklar, iffeti de korur. Kim ev*lenmeye muktedir olamazsa oruca sarılsın. Çünkü oruç onun için şehveti kıran bir ameliyedir.[8]

    Bu durumda evlenme, bir köşeye çekilip ibadet etmekten daha üs*tündür. Hz. Peygamber'in, kadınlardan ve dünya nimetlerinden uzaklaşmak isteyenlere söylediği söz buna delâlet eder.

    Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmektedir: Hz. Peygamber'in ashabından bir grup, Peygamber'in zevcelerinden, onun hususi amel ve ibadetlerini sordu. (Kendilerine Hz. Peygamber'in evdeki hususi ibadetleri haber verince) sahabîlerden kimi 'Ben kadınlarla evlenmem', kimi de 'Ben hiçbir döşek üzerinde yatmam' dediler. (Bu durumu öğrenen) Hz. .Peygamber hemen Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu:

    Bazı kimseler şöyle şöyle demişlerdir. Bu sözleriyle ne demek istiyorlar? Ben (nafile) namaz da kılarım, (gecenin bir kısmında) uyku da uyurum. (Nafile) oruç tutarım, bazen tutmayıp oruçsuz da olurum. Kadınlarla evlenirim de. (İşte benim sünnetim budur). Kim benim bu sünnetimden yüz çevirirse artık o benden değildir.[9]

    Hadîste geçen 'O benden değildir' ibaresinin anlamı 'O benim sün*netime aykırı davranmıştır' demektir.

    Kadın da bu hususta erkek gibidir; yani nefsinin, dininin korunması, nafakasının temini açısından evlenmeye ihtiyaç duyan kadının evlenmesi müstehabdır.



    Evlenmemenin Müstehab Olması


    Evlilik, masraflarını ve kadının geçimini sağlayamayacak durumdaki kişinin evlenmesi mekruhtur. Bu durumdaki kişi iffetini korumak için oruç tutmalı ve ibadete yönelmelidir. Çünkü ibadete yönelip oruç tutmak, nefsî arzuları frenler.

    İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden salih olanları ev*lendirin. Eğer fakir iseler Allah fazlından onları zengin eder. Allah geniş (rahmet sahibi)dir ve bilendir. CNûr/32)

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Sizden nafakaya gücü yetenler evlensin.

    Nafakaya gücü yetmeyen kişinin evlenmeyi terketmesi müstehabdır.

  3. sorularla islam
    Devamlı Üye
    Şafi mezhebine göre boşanma ile ilgili hükümler


    TALAK 3

    Talak'ın Meşruiyetinin Delili 3

    Talak'ın Meşruiyetinin Hikmeti 3

    A) Sarih ve Kinayî Talak. 4

    A. Sarih Talak. 4

    A/b. Kinayî Talak. 4

    Boşamada Kinayî Lafızları Kullanmanın Meşru Olduğunun Delili 4

    Sarih ve Kinayî Lafızların Hükmü. 4

    B) Sünnî ve Bid'î Talak. 5

    B/a. Sünnî Talak. 5

    B/b. Bid'î Talak. 5

    Bid'î Talak'ın Haram Kılınmasının Sebebi 5

    C/b. Hul'u Talak. 5

    Hul'u Talak'ın Hükümleri 6

    Kocanın Elinde Bulunan Talak Sayısı 6

    Talak'ın Sahih Olmasının Şartlan. 7

    Sarhoşun Talak'ı (Boşaması) 7

    Şaka ile Boşama. 7

    Talak İçin Meşru Olan Keyfiyetler 8

    Bir Anda Üç Talak ile Boşamanın Hükmü. 8

    Boşamayı Bir Şarta Bağlamak. 8

    Boşamada İstisnanın Sahih Olmasının Şartları 9

    Boşamada İstisna Yapmanın Sahih Olduğunun Delili 9

    Tefviz Edilen Talak1 in Düşmesinin Şartları 9

    Boşama Yetkisinin Kadına Verilmesinin Caiz Olduğuna Dair Delil 9

    Talak'ın Bazı Meseleleri Hakkında Bir Hatime. 9

    Ricat'ın (Boşanılan Hanıma Dönmenin) Hükümleri 10

    Kocanın Hanımına Geri Dönmesi 10

    D. Hanımım Üç Talak ile Boşayan Kişinin, Hanımına Tekrar Dönmesinin Şartları 11

    Kocanın Boşadığı Hanımına Dönmesi Hususunda Bir Hulâsa ve Bir Netice 11

    I. Beynunet-i Suğra ile Boşanmak. 11

    II. Beynunet-i Kübra ile Boşanmak. 11

    Talak'a Benzeyen Haller 12

    İlâ'nın Hükmü. 12

    İlâ'nın Delili 12

    Zıhar Yapmanın Hükmü. 12

    Zıhar'ın Lafızları 12

    Zıhar'in Hükümleri 13

    Zıhar Kefaretinde Tertibe Riayet Etmek. 13

    Zihar Kefaretinde Tertibe Riayet Edilmesi Gerektiğinin Delili 13

    Zıhar Kefaretinin Hemen Verilmesi 13

    Zihar Hükümlerinin Meşru Olduğunun Delili 14

    Lian'ın Meşru Kılınmasının Hikmeti 14

    Kişinin Karısına Zina tsnad Etmesinin Hükmü. 14

    Lian Yapmanın Keyfiyeti 15

    Mülaane (Lanetleşme) 15

    Lian'm Delili 15

    Lian Üzerine Terettüb Eden Hükümler 15

    Kadının Lânetleşme Keyfiyeti 15

    Kadının Lanetleşmesine Dair Delil 16


    TALAK


    Talak'ın lügat mânâsı, bağı çözmek, serbest bırakmaktır. Istılahı mâ*nâsı ise bu bağı belli lafızlarla ortadan kaldırmak demektir.



    Talak'ın Meşruiyetinin Delili


    Taiak'ın meşru olduğuna Kur'an, Sünnet ve İcma delâlet etmektedir. Kur'an'dan delili şu ayetlerdir:

    Boşanma iki defadır. (Bundan sonrası) ya iyilikle tutmak, ya da iyi*likle bırakmaktır.

    (Bakara/229)

    Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları (temizlenme) vakitlerinde (ve münasebette bulunmadan) boşayın.

    (Talak/1)

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Allah katında helâlin en sevimsizi talaktır.[1]

    İbn Ömer'den şöyle rivayet edilmiştir: "Benim nikâhım altında bir kadın vardı. Ben onu seviyordum. Babam (Hz. Ömer) ise ondan hoşlanmıyordu. Babam bana 'Onu boşa1 dedi, fakat ben boşamadım. Babam, RasûİuIlah'a giderek durumu anlattı. Rasûlullah bana 'Babanın hakkını ödeyebilmek için onu boşa1 dedi".[2]

    İcma'dan deliline gelince, âlimlerin tümü talak'ın meşru olduğunda ittifak etmişlerdir.



    Talak'ın Meşruiyetinin Hikmeti


    Evlilikte aslolan, evliliğin devam etmesidir. Evliliğin devamı için Allah Teâlâ birçok hüküm ve âdab koymuştur. Bunlar evlilik bağını güçlen*dirip evliliğin devamlı olmasına zemin hazırlarlar. Fakat bazen kadın

    veya erkek tarafından, bazen de her ikisi tarafından bu hüküm ve edeplere riayet edilmez ve bu yüzden de karı-koca arasındaki sevgi ve saygı nefrete dönüşür. Zamanla da bu nefret artarak ıslahı imkânsız hâle gelir, böylece eşlerin birlikte yaşamaları mümkün olmaz. Böyle bir durumda karı-koca arasını ayıracak meşru bir hüküm ve çare bulunmalıdır ki onları azap içinde yaşamaktan kurtarsın ve haklan heder olmasın.

    Eğer (karı-koca) ayrılırlarsa, Allah herbirinin nimetini genişliğiyle (yoksulluktan) zengin kılar. Allah geniş (rahmetiyle herşeyi kapsa*yandır.

    (Nisa/130)

    Eğer koca, bu tür zaruretler nedeniyle boşama yetkisini kullanırsa, bu zorunlu bir tedavidir. Her ne kadar boşanma acı da olsa elbette buna ihtiyaç vardır. Ancak koca huysuzluk ederek, nevasına uyarak boşama yetkisini kullanırsa, bu boşama Allah'ın buğzettiği bir boşama olur.

    Allah, ıslah edeni ifsad edenden ayırır. Her ikisinin de dönüşü Allah'adır.

    Talak'ın Meşru Kılınması İslâm Şeriatının Meziyetlerindendir.

    Yukarıda söylediklerimizden, İslâm şeriatının düzenlediği şekildeki bir talak'ın, İslâm şeriatının bir meziyeti olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu, İslâm şeriatının insan fıtratına ve hayatın tabii ihtiyaçlarına ne kadar uygun olduğunun da delilidir. Bu hakikat, boşanmayı haram sayan milletlerin jçine düştüğü zorluklan gördüğümüzde daha iyi araşılır. Boşanmayı haram sayan milletler, evliliği müebbed hapis haline getirerek eşler istemedikleri, birbirlerinden nefret ettikleri halde onları birlikte yaşamaya mecbur etmişlerdir. Bu milletler, boşanmayı yasak etmenin, esleri istemedikleri halde birlikte yaşamaya zorlamanın topluma ve eşlere ne kadar zararlı olduğunu, eşler için bunun ne kadar korkunç birşey olduğunu, zaten eşleri bu şekilde birleştirmenin mümkün olmadığını artık farketmektedirler.

    îslâm şeriatı, eşler arasında sürekli bir sevgi ve saygının olmasına ih*timam göstermiştir. Bunu sağlamak için, sadece eşlerin vücutlarını birbi*rine bağlamakla yetinmez. Bunu, eşler arasındaki sevgi ve saygıyı artıran hükümlerle, onlar arasında nefrete ve ihtilafa sebep olacak şeyleri orta*dan kaldırmakla sağlar. Eşler arasında sevgi ve saygı bağını güçlendiren, evlilik bağının sürekli olmasını temin eden en büyük sebep, eşlerin İslâm'ın hükümlerinin doğruluğuna inanmaları ve şeriatın kendilerine yüklediği vazifeleri yerine getirmeleridir. Bu bakımdan eşlerden biri,

    Allah Teâlâ'nın, evlilik hayatının idamesi ve eşler arasındaki sevgi ve saygının aksamaması için koyduğu kural ve hükümlerde gevşeklik gösterirse felâket başgöstermeye başlar.

    Bu söylediklerimizin delili, İslâm'ın kural ve hükümlerine riayet eden ailelerde hemen hemen boşanmanın görülmemesidir. İslâm'dan uzak olan ailelerde ise boşanmanın fazla olmasıdır.

    Boşanmanın Çeşitleri

    A) Sarih ve Kinayî, B) Sünnî ve Bid'î ve C) Adi ve Hul'u Talak (bedel karşılığında boşama) şeklinde üç kısma ayrılır.



    A) Sarih ve Kinayî Talak


    Sarih boşama, boşamadan başka mânâya gelmeyen bir sözdür. Kinayî boşama İse, boşama mânâsında açık olmayıp boşama mânâsına geldiği gibi başka mânâya da gelen sözdür. Bu bakımdan boşama, sarih ve kinayî olmak üzere ikiye ayrılır.



    A. Sarih Talak


    Sarih boşama, boşamadan başka bir mânâya gelmeyen lafızlardır. Bu da üç kelimedir; talak, firak ve serah. Bu lafızların talak'a delâlet ettikleri kesindir. Çünkü şeriatta bu lafızlar, genellikle bu mânâda kullanılır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de de bu mânâda kullanılmıştır.

    Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman (=tallaktumû) onları (temizlenme) vakitlerinde (ve münasebette bulunmadan) boşamayın. (Talak/1)

    Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma (=serahen) bedellerinizi vereyim ve sizleri güzellikle salayım.

    (Ahzab/28)

    Veya güzellikle onlardan ayrılın (=fârikû).

    (Talak/2)

    Bu kelimelerin tercümesi de sarih talak kabul edilir. Çünkü bu keli*meler o dilde talak mânâsında kullanılmaktadır.



    A/b. Kinayî Talak


    Kinayî boşama, kullanılan lafız boşama mânâsında açık olmayıp boşama mânâsına geldiği gibi, başka bir mânâya da gelen sözle olur. Meselâ enti baliyyetun (sen benden hâlisin), enti beriyyetun (sen benden

    berisin), enti bettetun (aramız kesiktir), îzhebî haysu şi'te (dilediğin yere git), ilhakı biehlike (ailenin yanına git), habluki ala ğaribiki (yuların omu-zundadır, yani serbestsin), a'zibi (benden uzaklaş), ağrubi (benden ayrıl), enti aleyye haramun (sen bana haramsın) gibi kelimelerin tümünün boşanmaya delâlet etmesi kinaye yoluyladır. Çünkü bu lafızlar, boşanmaya delâlet edebileceği gibi, başka mânâlara da gelir.



    Boşamada Kinayî Lafızları Kullanmanın Meşru Olduğunun Delili


    Kinayî lafzın boşanmaya delâlet etmesinin delili, Hz. Aişe'den rivayet edilen şu hadîstir; "Cevn kızı (Umeyme), Rasûlulİah(a nikâh olunup) hu*zuruna girdirildiği ve Rasûlullah da ona yaklaştığı zaman 'Senden Allah'a sığınırım!' dedi. Bunun üzerine Rasûlullah ona 'Sen şanı büyük olan Allah'a sığındın, artık ailenin yanına git!' buyurdu".[3]

    Hz. Peygamber'in 'ailenin yanma git' demesi, kinaye yoluyla boşamanın meşruiyetine delildir.



    Sarih ve Kinayî Lafızların Hükmü


    Yukarıda anlattıklarımızdan, sarih lafızlarla yapılan boşamanın -boşama niyeti olmasa dahi- kesin olarak tahakkuk ettiği anlaşılmıştır,

    Kinayî lafızlarla boşamaya gelince, -bu tür boşama halk arasında şöhret bulmuş olsa da- onda niyet şarttır. Meselâ boşama niyeti ol*maksızın aleyye'l-haram (benim üzerime haram olsun), enti aleyye haram (sen bana haramsın) gibi lafızlarla boşama gerçekleşmez.

    Tebük gazvesine katılmayan Ka'b b. Mâlik'e Hz. Peygamber, hanımından ayrılması için haber gönderdiğinde Ka'b b. Mâlik gelen ha*berciye (Huzeyme'ye) şöyle sordu:

    - Karımı boşayacak mıyım, yoksa ne yapacağım?

    - Hayır, boşama! Yalnız ondan ayrı dur, hanımına yaklaşma!

    "Bunun üzerine karıma 'Haydi babanın yanına git, Allah bu iş hakkında hükmünü verinceye kadar orada kal' dedim".[4]

    Bu hadîs, boşama niyeti olmadan söylenen kinayî lafızlarla boşanmanın tahakkuk etmediğine delâlet eder.

    Daha sonra Allah Teâlâ Ka'b b. Mâlik ve iki arkadaşını affettiğini bil*dirince, yeni bir nikâha gerek duymaksızın hanımını geri getirmiştir. Ka'b b. Mâlik boşamaya niyet etmediği için 5u sözlerle boşanma go ,-çekleşmemiştir.



    B) Sünnî ve Bid'î Talak


    Sünnî talak, temizlik halinde ve cinsî münasebetten önce vaki olan talaknr.

    Bid'î talak ise hayızlıyken ve/a temiz olmakla beraber cinsî münase*betten sonra vaki olan talaktır.

    Bunlardan başka sünnî talak da, bid'î talak da olmayan bir talak çeşidi daha vardır: Buna göre kadın kısır veya hayız görmeyecek kadar küçükse veya para karşılığında boşanmak istiyorsa, boşanabiîir.



    B/a. Sünnî Talak


    Sünnî talak, Hz. Peygamber'in sünnetine uygun olan bir boşamadır. Koca boşamada ısrarlı ise bir talakla boşayabileceği gibi, üç talakla da boşayabilir. Ancak Sünnet'e uygun olan boşama bir temizlik süresi içinde bir veya iki talakla boşamaktır. Böyle yaptığı takdirde pişman olduğunda tekrar karısına dönebilir.

    Sünnî talak'ın meşru olduğunun delili şu ayettir.

    Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları (temizlenme) vakitlerinde (ve münasebette bulunmadan) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun, (Talak/l)



    B/b. Bid'î Talak


    Bid'î talak, vaki olmakla beraber haramdır; zira Allah Teâlâ 'Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları (temizlenme) vakitlerinde (ve cinsî münasebette bulunmadan) boşayın ve iddeti sayın' (Talak/l) buyurmuştur.

    Bid'î talak ile boşamak Kur'an'a ve Sünnet'e ters düşer. Böyle yapan kişinin tekrar karısına dönmesi sünnettir.

    İbn Ömer, Rasûlullah zamanında karısını hayız halinde boşadığında, Hz. Ömer oğlunun bu boşamasının hükmünü Rasûlullah'a sordu. Rasûlullah ona şöyle buyurdu:

    Oğlun Abdullah'a söyle karısına dönsün. Sonra kadın temizlenin*ceye kadar beklesin, sonra kadın 'tekrar âdet görüp temizleninceye kadar da (onunla birlikte yaşasın). İkinci âdetinden temizlendikten sonra dilerse artık karısını yanında tutup aile hayatı devam eder, dilerse de -cinsî münasebet yapmaksızın- boşar. İşte kadının bu iki hayız ve temizlik zamanı, erkeklerin kadınları boşamaları için aziz ve celil olan AÜah'ın emrettiği iddet müddetidir.[5]



    Bid'î Talak'ın Haram Kılınmasının Sebebi


    Bid'î talak ile boşamanın haram kılınmasının sebebi, kadın için zararlı olmasıdır. Çünkü bu şekilde boşama, iddetin uzamasına sebep olur. Zira hayız müddeti, iddetten sayılmaz. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    (İslâm'da) ne zarar vermek, ne de zarara uğratılmak vardır.[6]

    Erkeğin, hanımıyla cinsî münasebette bulunduğu temizlik dönemin*de talak'ın haram olmasının sebebi ise, kadımn hamile kalma ihtimalinin bulunmasıdır.' Ayrıca hamile olan kadını boşamak, pişmanlığa sebep olur.

    Sünnî ve bid'î olmayan talak, hem caizdir, hem de boşama sahih olur. Bu tür boşamada herhangibir sakınca yoktur. Burada kadının zarar görmesi sözkonusu değildir. Zira yaşının küçüklüğünden ötürü hayız görmeyen veya kısır olan veya hamile olan bir kadının iddetinin uzaması zararlı olmaz. Para karşılığı kocasından boşanmak isteyen kadının du*rumu da böyledir. Hamile kadının iddeti, doğuruncaya kadardır. Para karşılığı boşanan kadın ise, kocasından kurtulmak istediği için iddetinin uzamasına razıdır.

    C) Bedel Karşılığında (Adi ve Hul'u) Talak C/a. Adi Talak

    Adi talak, kocanın istek ve iradesi ile olan talaktır. Yukarıda sözünü etiğimiz hükümlerin tümü bu talak'ta uygulanır.



    C/b. Hul'u Talak


    Hul'u talak ise, kadının istek ve ısrarıyla olan talaktır. Boşanma için hul'u talak meşru kılınmıştır. Bu talak şöyle gerçekleşir: Kadın, me-hirinden belli bir miktarı veya mehirin tümünü kocasına verir ve bunun karşılığında veya kocasına verdiği mal karşılığında boşanır.

    Hem Kur'an, hem de Sünnet hul'u talak'ın meşruiyetine delâlet et*mektedir.

    Eğer (eşlerin) Allah'ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, o zaman kadının fidye vermesinde (talakını verdirmesinde) eşlerin ikisine de bir günah yoktur. (Bakara/229)

    İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: "Sabit b. Kays b. Şemmas'ın karısı Peygamber'e geldi ve 'Ey Allah'ın Rasûlü! Ben Sabit'e din ve ahlâk husu*sunda ukubetle ceza vermiyorum, fakat ben küfran'ut-aşîr yapmaktan (kocamın haklarında taksir yapmaktan) korkuyorum' dedi. Rasûlullah da 'Sabit'e bahçesini geri verecek misin?' dedi. Kadın 'Evet' deyip Sabit'e bahçesini geri verdi, Rasûlullah da Sabit'e, karısından ayrılmasını em*retti".[7]



    Hul'u Talak'ın Hükümleri


    Hul'u talak'ın hükümlerini şöyle özetleyebiliriz:

    1. Hui'u talak caizdir.

    Hul'u talak, kadının kocaya vereceği bir mal karşılığında gerçekleşir. Eğer verilecek malın miktarı konuşulmuş ise, o miktarın verilmesi farzdır. Eğer ne kadar mal verileceği konuşulmamış ise, kocaya kadının mehr-i misil'i verilir.

    Eğer koca hul'u kelimesini kullanır da karşılığındaki malı belirtmez*se, kalbinde de böyle bir niyet yoksa, bu normal bir boşama sayılır; hul'u kelimesi kinayî talak yerine geçer ve ric'î talak vaki olur.

    2. Reşid olmayan bir kadın ile hul'u muamelesi yapılmaz.

    Çünkü reşid olmayan bir kadının, herhangibir şeyi kendine zorunlu kılma yetkisi yoktur. Reşid olmayan kadın mülkünde bile tasarruf yetki*sine sahip değildir. Böyle bir kadınla hul'u akdi yapılırsa, bu bir ric'î talak olur ve bundan ötürü kadının mehirinden kocaya hiçbir şey düşmez.

    3- Koca, hanımıyla hul'u yaptığında kadın kendi nefsinin sahibi olur ve kocanın onun üzerinde bir hakkı kalmaz. Bu durumdaki kadın iddet beklerken, koca, normal boşamada olduğu gibi karısına tekrar dönemez. Çünkü hul'u, bain (=kesin) bir talaktır. Ancak koca, karısını yeni bir ni*kâhla tekrar alabilir, fakat burada tercih kadına aittir ve kadın yeni bir mehir almaya yetkilidir.

    4. Hul'u muamelesinden sonra, o kadını zihar, ilâ veya herhangibir boşama ile boşamak sözkonusu olamaz. Fakat riormal ve ric'î talakla boşayan kişi, karısını ikinci bir talak ile bir daha boşayabilir veya iddet esnasında zıhar yapabilir.

    5. Koca, hayızlı olan veya temizken cinsî münasebette bulunduğu karısı ile hul'u muamelesi yapabilir. Fakat kadının reşid olması şarttır. Çünkü bu durumdaki kadın için hul'u muamelesi zararlı değildir. Zira hul'u muamelesi kocadan kurtulmak için yapılmaktadır ve normal boşamada kadına zarar vermesi mümkün olan şeyler, burada sözkonusu değildir.

+ Yorum Gönder