Konusunu Oylayın.: Peygamber efendimizin insani yönleri neden kuranda geçer ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Peygamber efendimizin insani yönleri neden kuranda geçer ?
  1. 16.Aralık.2012, 00:25
    1
    Misafir

    Peygamber efendimizin insani yönleri neden kuranda geçer ?

  2. 21.Aralık.2012, 18:48
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: peygamber efendimizin insani yönleri neden kuranda geçer ?




    Hz.Peygamberin birbirinden farklılık arzeden iki şahsiyeti vardır :

    1-Beşerî yönü

    2-Risalet yönü

    Hz. Peygamber, beşeri yönü itibariyle bizim gibi bir insandır. O'da yer, içer, sıcaktan soğuktan etkilenir. Yarın ne olacak, ilerde neler olacak bilemez.

    Risalet yönüyle ise, vahye mazhardır. Allah'dan gelen mesajlara bir alıcı durumundadır.

    Peygamberin bir beşer olması, O'nun için bir noksanlık değil, aksine bir kemâldir. Bir beşer değil de, bir melek olsaydı, insanlara önder olamazdı, rehberlik edemezdi.

    Sahabiler, Hz. Peygamberin beşeriyet ve risalet yönlerini ayırt edebiliyorlardı. Mesela, Bedir savaşı öncesi Rasulullah orduyu bir yere yerleştirdiğinde sahabilerden Hubab B.Münzir "Ya Rasulullah, eğer buraya yerleşmemiz Allah'dan sana gelen bir vahiyle değilse, suları tutup düşmana göre avantajlı bir durumda olmamız daha uygundur" der. Hz.Peygamber uygun görür. Hubab'ın görüşüne göre hareket edilir.

    Rasulullah risalet yönüyle bir takım gaybî sırlara mazhardır. Bunun en büyük delili başta kur'an'dır. Kur'an'ı Kerim'de bunun çok örneklerine rastlamaktayız.

    "Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir sır söylemişti. Fakat eşi, bunu başkasına haber verdi. Allah bunu, peygamberine bildirdi. Peygamber, bir kısmını söyleyip bir kısmından vaz geçmişti. Peygamber bunu haber verince eşi "bunu sana kim haber verdi" dedi. Peygamber, "Alim ve Habîr olan Allah haber verdi" dedi" (Tahrîm, 3)


    Peygamberimizin rahmet olarak gönderilmesi


    Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. Bu ayette Hz. Muhammed'in, ancak alemlere rahmet için gönderildiği belirtilmektedir. Rahmet acımak anlamına gelmektedir. Ayetin anlamı şudur: Allah insanlara acıdığından dolayı onları hurafelerden, kötü huylardan kurtarmak ve doğru yola yöneltmek için Hz. Muhammed'i göndermiştir.

    Hz. Muhammed (sav)'den önce insanlar birbirlerini yiyorlardı. Kuvvetliler zayıfları eziyor, kadınlar hakaret içinde tutuluyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, insanlar elleriyle yaptığı putlara tanrı diye tapıyorlardı. Dünya küfür ve sapıklık içinde yüzüyordu.

    İşte yüce Allah İnsanları bu haksızlıklardan kurtarıp özgürlüğe kavuşturmak, zayıfları korumak, ruhlarını vehim ve hurafelerin tutsaklığından kurtarmak için Hz. Muhammedi göndermiştir. Onu göndermesi, insanlara acıdığından, şefkatinden dolayıdır. O, bizatihi alemlere rahmet olmuştur. Çünkü getirdiği prensipler, onların mutluluğuna sebep olmuştur. Müslim'in rivayet ettiği bir hadisi şerife göre: Müşriklere beddua etmeini söyleyenlere: Ben lanetçi olarak değil, alemlere rahmet olarak gönderildim. " demiştir.


    Hadislerin toplanması ve bağlayıcılığı

    slâm âlimlerinin hepsi, Kur’ân’ı açıklamada Peygamber (a.s.m.) sünnetini birinci kaynak olarak görmüşlerdir. Bunun dayandığı bir gerçek var mı?

    Evet, peygamberlik görevi sadece Kur’ân’ı getirmekle bitmez; onu açıklamak, izah etmek ve nasıl tatbik edileceğini göstermek, onun görev sınırları içindedir. Meselâ şu âyetler onun İlâhî görevlerinden bir kısmını belirtiyor:

    “Hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi Biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik.”(İbrahim Sûresi,14-4)

    “O kimseler ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de vasıflarını yazılı buldukları ümmî peygamber olan Resulullaha uyarlar. O peygamber ise kendilerini iyiliğe sevk edip kötülükten sakındırır; temiz ve güzel nimetleri onlara helâl, habis olanları ise haram kılar; daha önce kendilerine yüklediğimiz ağır yükleri ve üzerlerindeki bağları onlardan kaldırır. İşte ona îmân eden, ona hürmet eden, düşmanlarına karşı ona yardımda bulunan ve onunla indirilmiş olan nûra uyanlar, kurtuluşa erenlerin tâ kendisidir.”(A'raf Sûresi, 7-157)

    “Allah ve Resulü bir meselede hükmünü verdiği zaman, bir mü’min erkeğin yahut bir mü’min kadının artık işlerinde başka bir yolu seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, apaçık bir sapıklığa düşmüştür.” (Ahzab Sûresi ,33-36)

    “Hayır! Rabbine and olsun ki, onlar, aralarındaki anlaşmazlıklar için senin hükmüne müracaat edip, sonra da verdiğin hükme gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle râzı olup uymadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisa Sûresi, 4-65)



  3. 21.Aralık.2012, 18:48
    2
    Editör



    Hz.Peygamberin birbirinden farklılık arzeden iki şahsiyeti vardır :

    1-Beşerî yönü

    2-Risalet yönü

    Hz. Peygamber, beşeri yönü itibariyle bizim gibi bir insandır. O'da yer, içer, sıcaktan soğuktan etkilenir. Yarın ne olacak, ilerde neler olacak bilemez.

    Risalet yönüyle ise, vahye mazhardır. Allah'dan gelen mesajlara bir alıcı durumundadır.

    Peygamberin bir beşer olması, O'nun için bir noksanlık değil, aksine bir kemâldir. Bir beşer değil de, bir melek olsaydı, insanlara önder olamazdı, rehberlik edemezdi.

    Sahabiler, Hz. Peygamberin beşeriyet ve risalet yönlerini ayırt edebiliyorlardı. Mesela, Bedir savaşı öncesi Rasulullah orduyu bir yere yerleştirdiğinde sahabilerden Hubab B.Münzir "Ya Rasulullah, eğer buraya yerleşmemiz Allah'dan sana gelen bir vahiyle değilse, suları tutup düşmana göre avantajlı bir durumda olmamız daha uygundur" der. Hz.Peygamber uygun görür. Hubab'ın görüşüne göre hareket edilir.

    Rasulullah risalet yönüyle bir takım gaybî sırlara mazhardır. Bunun en büyük delili başta kur'an'dır. Kur'an'ı Kerim'de bunun çok örneklerine rastlamaktayız.

    "Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir sır söylemişti. Fakat eşi, bunu başkasına haber verdi. Allah bunu, peygamberine bildirdi. Peygamber, bir kısmını söyleyip bir kısmından vaz geçmişti. Peygamber bunu haber verince eşi "bunu sana kim haber verdi" dedi. Peygamber, "Alim ve Habîr olan Allah haber verdi" dedi" (Tahrîm, 3)


    Peygamberimizin rahmet olarak gönderilmesi


    Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. Bu ayette Hz. Muhammed'in, ancak alemlere rahmet için gönderildiği belirtilmektedir. Rahmet acımak anlamına gelmektedir. Ayetin anlamı şudur: Allah insanlara acıdığından dolayı onları hurafelerden, kötü huylardan kurtarmak ve doğru yola yöneltmek için Hz. Muhammed'i göndermiştir.

    Hz. Muhammed (sav)'den önce insanlar birbirlerini yiyorlardı. Kuvvetliler zayıfları eziyor, kadınlar hakaret içinde tutuluyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, insanlar elleriyle yaptığı putlara tanrı diye tapıyorlardı. Dünya küfür ve sapıklık içinde yüzüyordu.

    İşte yüce Allah İnsanları bu haksızlıklardan kurtarıp özgürlüğe kavuşturmak, zayıfları korumak, ruhlarını vehim ve hurafelerin tutsaklığından kurtarmak için Hz. Muhammedi göndermiştir. Onu göndermesi, insanlara acıdığından, şefkatinden dolayıdır. O, bizatihi alemlere rahmet olmuştur. Çünkü getirdiği prensipler, onların mutluluğuna sebep olmuştur. Müslim'in rivayet ettiği bir hadisi şerife göre: Müşriklere beddua etmeini söyleyenlere: Ben lanetçi olarak değil, alemlere rahmet olarak gönderildim. " demiştir.


    Hadislerin toplanması ve bağlayıcılığı

    slâm âlimlerinin hepsi, Kur’ân’ı açıklamada Peygamber (a.s.m.) sünnetini birinci kaynak olarak görmüşlerdir. Bunun dayandığı bir gerçek var mı?

    Evet, peygamberlik görevi sadece Kur’ân’ı getirmekle bitmez; onu açıklamak, izah etmek ve nasıl tatbik edileceğini göstermek, onun görev sınırları içindedir. Meselâ şu âyetler onun İlâhî görevlerinden bir kısmını belirtiyor:

    “Hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi Biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik.”(İbrahim Sûresi,14-4)

    “O kimseler ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de vasıflarını yazılı buldukları ümmî peygamber olan Resulullaha uyarlar. O peygamber ise kendilerini iyiliğe sevk edip kötülükten sakındırır; temiz ve güzel nimetleri onlara helâl, habis olanları ise haram kılar; daha önce kendilerine yüklediğimiz ağır yükleri ve üzerlerindeki bağları onlardan kaldırır. İşte ona îmân eden, ona hürmet eden, düşmanlarına karşı ona yardımda bulunan ve onunla indirilmiş olan nûra uyanlar, kurtuluşa erenlerin tâ kendisidir.”(A'raf Sûresi, 7-157)

    “Allah ve Resulü bir meselede hükmünü verdiği zaman, bir mü’min erkeğin yahut bir mü’min kadının artık işlerinde başka bir yolu seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, apaçık bir sapıklığa düşmüştür.” (Ahzab Sûresi ,33-36)

    “Hayır! Rabbine and olsun ki, onlar, aralarındaki anlaşmazlıklar için senin hükmüne müracaat edip, sonra da verdiğin hükme gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle râzı olup uymadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisa Sûresi, 4-65)



  4. 21.Aralık.2012, 19:17
    3
    leventtanju
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ekim.2009
    Üye No: 61003
    Mesaj Sayısı: 149
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: Bulgaristan/Balchik

    Cevap: peygamber efendimizin insani yönleri neden kuranda geçer ?

    O Kurumus Et yiyen Bir Kadinin Ogludur....Yani Insandir....Ama Ahlak Bakimindan Herseyden Ustundur....


  5. 21.Aralık.2012, 19:17
    3
    Devamlı Üye
    O Kurumus Et yiyen Bir Kadinin Ogludur....Yani Insandir....Ama Ahlak Bakimindan Herseyden Ustundur....





+ Yorum Gönder