Konusunu Oylayın.: Temel boşanma sebepleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Temel boşanma sebepleri nelerdir?
  1. 15.Aralık.2012, 16:17
    1
    Misafir

    Temel boşanma sebepleri nelerdir?






    Temel boşanma sebepleri nelerdir? Mumsema Temel boşanma sebepleri nelerdir?


  2. 15.Aralık.2012, 16:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Aralık.2012, 02:22
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Temel boşanma sebepleri nelerdir?




    Boşanma neden olur bunların nedenleri

    Kur an'ı Kerim de, hangi nedenlerden boşanmanın
    zaruret haline geldiği açık bir şekilde belirtilmiştir.

    1. Açık Edepsizlik (Zina)

    Zina, İslam'da büyük bir suç, şirkle eş
    anlama gelecek kadar büyük bir günahtır. Zina, aile düzenini yerle bir eden;
    evlilik bağını zedeleyen korkunç bir fiildir.

    Böyle bir fiilin Müslüman bir evde işlenmesi hiçbir
    zaman düşünülemez. Bu fiili Müslümanın evine reva gören bir kadın ya da erkek, o
    eve layık olamaz.


    "Onlara
    verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları, sıkıştırmayın. Şayet
    apaçık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin..."
    (Nisa,
    4/19)

    "Ey peygamber;
    kadınları boşadığınız zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti sayın.
    Rabb'iniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de
    çıkmasınlar. Ancak apaçık bir edepsizlik yaparlarsa (fuhuş)
    başka..."
    (Talak, 65/1)
    2- Huzursuzluk Çıkarma, Fikri Anlaşmazlık

    İslami bir toplumun,
    huzurlu bir ortam oluşturması için, toplumun çekirdeğini oluşturan ailenin
    huzurlu olması gerekir. Ailedeki huzuru ise, birbiriyle çok iyi anlaşan eşler
    sağlar. Ailedeki temel direkler, dengeli değilse aile yuvası her an yıkılmaya
    mahkumdur. Ailedeki huzuru ve sürekliliği sağlamak için, dengesiz olan direğin
    tamir edilerek düzeltilmesi, düzelmesi mümkün değilse değiştirilerek
    yenilenmesi, hem aile hem de İslam toplumu adına yararlı olacaktır.

    Ailenin temel
    direklerinden biri olan kadın, kocasına karşı gelip evde huzursuzluk
    çıkarıyorsa, yani bir evde kadın, kocasının taşıdığı fikre destek vermiyor,
    köstekliyor, sözlü veya fiili olarak karşı çıkıp davasından döndürmeğe ya da
    alıkoymağa çalışıyorsa bu kadını boşamak, zaruri hale gelmiş demektir. Eğer
    erkek, bu kadını boşamazsa bu durumda iki şık ortaya çıkar.

    Birinci şık, erkek
    karısına aldırış etmez, yoluna devam eder. Ancak, bu durumda evde huzursuzluk
    başgösterecektir. Huzursuzluğun baş göstermesi ile de, eğer varsa, çocuklar
    etkilenecek ve sonuçta bunalımlı bir nesil ortaya çıkacaktır. Bu nesil, belki de
    Allah'ı tanımayacak derecede dinden, imandan uzak bir nesil olacaktır. Çünkü
    kadın, evde devamlı çocukların yanında bulunduğundan dolayı onları daha fazla
    etkileyecektir. İstikbalde bu çocuklar, mücadeleci bir erkek için büyük bir
    kayıp ve davasına ağır bir darbe olacaktır. Ayrıca erkek, evde huzurlu bir ortam
    bulamadığından çalışmalarında başarısız olacak veya en azından istediği seviyeye
    gelemeyecektir. Birbirlerinin evliyası olması gereken mü'min erkek ve kadınlar,
    evde bu velayeti oluşturamamışlarsa, dışarıda hiç bir zaman oluşturamazlar;
    iyiliği emredemez, kötülükten alıkoyamazlar. O halde Kur an'ın emrettiği ölçüler
    içinde kadını boşamak şart olacaktır.

    İkinci şık, mü'min erkek, karısının sözüne uyup
    davasından ve çalışmalarından vazgeçecektir ki, bu da o erkeğin, fasık olmasına
    ve dinden uzaklaşmasına neden olacaktır. Son yıllarda bunların birçok örnekleri
    bulunmaktadır.

    "De
    ki: 'Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım
    akrabalarınız, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret,
    hoşlandığınız meskenler, size Allah'tan, Rasulünden ve O'nun yolunda cihad
    etmekten daha sevgili ise o halde Allah emrini getirinceye kadar gözetleyin.
    Allah fasık kavmi hidayete erdirmez." (9 TEVBE, 24)

    "Ey iman edenler,
    eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazıları size düşmandır. Onlardan sakının..."
    (64 TEĞABUN,14)

    Allah yolundan alıkoymak için çalışan her kadın, aynı
    zamanda kocasının da düşmanıdır. Bu düşmandan sakınmanın ve korunmanın yolu,
    ondan uzaklaşmaktır. Bunun en iyi yolu da, o kadını boşamaktır. Çünkü, bu tür
    kadınlar iyi kadınlardan değillerdir. İsyankar kadınlar, eğer düzelmezlerse
    onları boşamak en ideal yoldur."Allah, insanları birbirinden üstün kıldığından
    ve mallarından harcadıklarından dolayı erkekler, kadınlar üzerinde
    yöneticidirler. Onun için iyi kadınlar itaatkar olup, Allah'ın, kendilerini
    korumasına karşılık kendileri de gizliyi korurlar. Dik kafalılık, şirretlik
    etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarından ayrılın ve onları
    dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhinde başka bir yol aramayın.
    Çünkü Allah yücedir, büyüktür." (4 NİSA, 34)

    Eğer nasihat edilmesine, yataklarından uzaklaşılmasına
    ve dövülmelerine rağmen, düzelip kendilerine çeki-düzen vermezlerse onları
    boşanmak en iyi çaredir. Ancak düzelmeleri halinde, aleyhlerinde bir yol aramak
    yasaklanmıştır.

    3-
    Dünya Hayatını Ve Süsünü Allah'a Tercih Etmek

    Kadın olsun erkek olsun kişi; yaratılışın temel gayesi
    olan Allah'â itaat (kulluk) etmek ve O'nun dini için çalışmakla mükelleftir.
    Yaratılışlarının şuurunda olanlar, hareketlerinin yönünü ona göre düzenlerler.
    Ve yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve hakimiyet yalnızca Allah'a ait oluncaya
    kadar çalışmak, inandığını söyleyen herkesin üzerine düşen bir görev ve
    sorumluluktur. İşte Kur'ani gerçekler:"Ben cinleri ve insanları, ancak bana
    kulluk etsinler diye yarattım:" (51 ZARİYAT, 56)

    "... Yalnız sana kulluk
    eder ve yalnız senden yardım dileriz..." (1 FATİHA, 4)

    "Fitne kalmayıncaya ve
    din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vazgeçerlerse muhakkak
    ki Allah, ne yaptıklarını görmektedir." (8 ENFAL, 39) Yaratılış gayesini unutup
    dünya hayatının süsünü isteyen kadınları (ya da erkekleri) boşamak, her iman
    eden mücadele erinin yapması gereken bir davranış olmalıdır. Aksi halde, bu
    kadınlar ya da erkekler davetçiye ayak bağı olacak ve engel teşkil edeceklerdir.
    Bu yüzden onlardan boşanmak, kadın iseler mehirlerini verip onları salmak en iyi
    yoldur."Ey Nebi! eşlerine söyle: 'Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü
    istiyorsanız, gelin size müt'a (mehrinizi) vereyim ve sizi güzellikle salayım.
    Eğer siz, Allah'ı ve ahiret yurdunu istiyorsanız Allah, sizden güzel hareket
    edenlere büyük mükafat hazırlamıştır." (33 AHZAB 28-29)

    Allah'ın nizamının
    egemen olması için çalışmayıp dünya hayatını ve süsünü isteyen kadınlar ya da
    erkekler, Allah'ın nizamının egemen olmasına çalışan davetçilerin önlerinde bir
    kambur, bir engeldirler. Bu engelin giderilmesi de mü'minler için bir
    zarurettir. Çünkü yüce Rabb'imiz, dünya hayatını ve süsünü isteyenlerin ahirette
    nasiblerinin olmadığını bildiriyor. Ahirette nasibi olmayanın, ahirette nasibi
    olanlarla beraber olması söz konusu olamaz."İşte onlar, ahireti verip dünya
    hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azab hiç hafifletilmez ve onlara hiç
    yardım da edilmez." (2 BAKARA, 86)

    "Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara
    oradaki amellerini tam veririz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
    Ama onlar öyle kimselerdir ki, ahirette onlar için yalnız ateş vardır ve
    yaptıklarının hepsi orada boşa çıkmıştır. Amelleri hep batıl olmuştur." (11 HUD,
    15-16)

    "Kim ahiret
    ekinini istiyorsa onun ekinini artırırız; kim dünya ekinini istiyorsa ona da
    dünyadan bir şey veririz. Fakat onun, ahirette bir nasibi olmaz." (42 ŞURA,
    20)Dünya hayatını ve süsünü isteyenin, ahiret ekinini isteyenle hiçbir ilgi ve
    ilişiği olmayacağından, mü'min bir şahsiyetin yapacağı en güzel hareket, dünya
    süsünü isteyen eşini boşamasıdır. Bu boşamanın nasıl, ne zaman ve ne şekilde
    olacağını ise İslami esaslar, net bir şekilde ortaya koymuştur.

    Sorularla İslamiyet




  4. 16.Aralık.2012, 02:22
    2
    Özel Üye



    Boşanma neden olur bunların nedenleri

    Kur an'ı Kerim de, hangi nedenlerden boşanmanın
    zaruret haline geldiği açık bir şekilde belirtilmiştir.

    1. Açık Edepsizlik (Zina)

    Zina, İslam'da büyük bir suç, şirkle eş
    anlama gelecek kadar büyük bir günahtır. Zina, aile düzenini yerle bir eden;
    evlilik bağını zedeleyen korkunç bir fiildir.

    Böyle bir fiilin Müslüman bir evde işlenmesi hiçbir
    zaman düşünülemez. Bu fiili Müslümanın evine reva gören bir kadın ya da erkek, o
    eve layık olamaz.


    "Onlara
    verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları, sıkıştırmayın. Şayet
    apaçık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin..."
    (Nisa,
    4/19)

    "Ey peygamber;
    kadınları boşadığınız zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti sayın.
    Rabb'iniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de
    çıkmasınlar. Ancak apaçık bir edepsizlik yaparlarsa (fuhuş)
    başka..."
    (Talak, 65/1)
    2- Huzursuzluk Çıkarma, Fikri Anlaşmazlık

    İslami bir toplumun,
    huzurlu bir ortam oluşturması için, toplumun çekirdeğini oluşturan ailenin
    huzurlu olması gerekir. Ailedeki huzuru ise, birbiriyle çok iyi anlaşan eşler
    sağlar. Ailedeki temel direkler, dengeli değilse aile yuvası her an yıkılmaya
    mahkumdur. Ailedeki huzuru ve sürekliliği sağlamak için, dengesiz olan direğin
    tamir edilerek düzeltilmesi, düzelmesi mümkün değilse değiştirilerek
    yenilenmesi, hem aile hem de İslam toplumu adına yararlı olacaktır.

    Ailenin temel
    direklerinden biri olan kadın, kocasına karşı gelip evde huzursuzluk
    çıkarıyorsa, yani bir evde kadın, kocasının taşıdığı fikre destek vermiyor,
    köstekliyor, sözlü veya fiili olarak karşı çıkıp davasından döndürmeğe ya da
    alıkoymağa çalışıyorsa bu kadını boşamak, zaruri hale gelmiş demektir. Eğer
    erkek, bu kadını boşamazsa bu durumda iki şık ortaya çıkar.

    Birinci şık, erkek
    karısına aldırış etmez, yoluna devam eder. Ancak, bu durumda evde huzursuzluk
    başgösterecektir. Huzursuzluğun baş göstermesi ile de, eğer varsa, çocuklar
    etkilenecek ve sonuçta bunalımlı bir nesil ortaya çıkacaktır. Bu nesil, belki de
    Allah'ı tanımayacak derecede dinden, imandan uzak bir nesil olacaktır. Çünkü
    kadın, evde devamlı çocukların yanında bulunduğundan dolayı onları daha fazla
    etkileyecektir. İstikbalde bu çocuklar, mücadeleci bir erkek için büyük bir
    kayıp ve davasına ağır bir darbe olacaktır. Ayrıca erkek, evde huzurlu bir ortam
    bulamadığından çalışmalarında başarısız olacak veya en azından istediği seviyeye
    gelemeyecektir. Birbirlerinin evliyası olması gereken mü'min erkek ve kadınlar,
    evde bu velayeti oluşturamamışlarsa, dışarıda hiç bir zaman oluşturamazlar;
    iyiliği emredemez, kötülükten alıkoyamazlar. O halde Kur an'ın emrettiği ölçüler
    içinde kadını boşamak şart olacaktır.

    İkinci şık, mü'min erkek, karısının sözüne uyup
    davasından ve çalışmalarından vazgeçecektir ki, bu da o erkeğin, fasık olmasına
    ve dinden uzaklaşmasına neden olacaktır. Son yıllarda bunların birçok örnekleri
    bulunmaktadır.

    "De
    ki: 'Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım
    akrabalarınız, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret,
    hoşlandığınız meskenler, size Allah'tan, Rasulünden ve O'nun yolunda cihad
    etmekten daha sevgili ise o halde Allah emrini getirinceye kadar gözetleyin.
    Allah fasık kavmi hidayete erdirmez." (9 TEVBE, 24)

    "Ey iman edenler,
    eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazıları size düşmandır. Onlardan sakının..."
    (64 TEĞABUN,14)

    Allah yolundan alıkoymak için çalışan her kadın, aynı
    zamanda kocasının da düşmanıdır. Bu düşmandan sakınmanın ve korunmanın yolu,
    ondan uzaklaşmaktır. Bunun en iyi yolu da, o kadını boşamaktır. Çünkü, bu tür
    kadınlar iyi kadınlardan değillerdir. İsyankar kadınlar, eğer düzelmezlerse
    onları boşamak en ideal yoldur."Allah, insanları birbirinden üstün kıldığından
    ve mallarından harcadıklarından dolayı erkekler, kadınlar üzerinde
    yöneticidirler. Onun için iyi kadınlar itaatkar olup, Allah'ın, kendilerini
    korumasına karşılık kendileri de gizliyi korurlar. Dik kafalılık, şirretlik
    etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarından ayrılın ve onları
    dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhinde başka bir yol aramayın.
    Çünkü Allah yücedir, büyüktür." (4 NİSA, 34)

    Eğer nasihat edilmesine, yataklarından uzaklaşılmasına
    ve dövülmelerine rağmen, düzelip kendilerine çeki-düzen vermezlerse onları
    boşanmak en iyi çaredir. Ancak düzelmeleri halinde, aleyhlerinde bir yol aramak
    yasaklanmıştır.

    3-
    Dünya Hayatını Ve Süsünü Allah'a Tercih Etmek

    Kadın olsun erkek olsun kişi; yaratılışın temel gayesi
    olan Allah'â itaat (kulluk) etmek ve O'nun dini için çalışmakla mükelleftir.
    Yaratılışlarının şuurunda olanlar, hareketlerinin yönünü ona göre düzenlerler.
    Ve yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve hakimiyet yalnızca Allah'a ait oluncaya
    kadar çalışmak, inandığını söyleyen herkesin üzerine düşen bir görev ve
    sorumluluktur. İşte Kur'ani gerçekler:"Ben cinleri ve insanları, ancak bana
    kulluk etsinler diye yarattım:" (51 ZARİYAT, 56)

    "... Yalnız sana kulluk
    eder ve yalnız senden yardım dileriz..." (1 FATİHA, 4)

    "Fitne kalmayıncaya ve
    din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vazgeçerlerse muhakkak
    ki Allah, ne yaptıklarını görmektedir." (8 ENFAL, 39) Yaratılış gayesini unutup
    dünya hayatının süsünü isteyen kadınları (ya da erkekleri) boşamak, her iman
    eden mücadele erinin yapması gereken bir davranış olmalıdır. Aksi halde, bu
    kadınlar ya da erkekler davetçiye ayak bağı olacak ve engel teşkil edeceklerdir.
    Bu yüzden onlardan boşanmak, kadın iseler mehirlerini verip onları salmak en iyi
    yoldur."Ey Nebi! eşlerine söyle: 'Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü
    istiyorsanız, gelin size müt'a (mehrinizi) vereyim ve sizi güzellikle salayım.
    Eğer siz, Allah'ı ve ahiret yurdunu istiyorsanız Allah, sizden güzel hareket
    edenlere büyük mükafat hazırlamıştır." (33 AHZAB 28-29)

    Allah'ın nizamının
    egemen olması için çalışmayıp dünya hayatını ve süsünü isteyen kadınlar ya da
    erkekler, Allah'ın nizamının egemen olmasına çalışan davetçilerin önlerinde bir
    kambur, bir engeldirler. Bu engelin giderilmesi de mü'minler için bir
    zarurettir. Çünkü yüce Rabb'imiz, dünya hayatını ve süsünü isteyenlerin ahirette
    nasiblerinin olmadığını bildiriyor. Ahirette nasibi olmayanın, ahirette nasibi
    olanlarla beraber olması söz konusu olamaz."İşte onlar, ahireti verip dünya
    hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azab hiç hafifletilmez ve onlara hiç
    yardım da edilmez." (2 BAKARA, 86)

    "Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara
    oradaki amellerini tam veririz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
    Ama onlar öyle kimselerdir ki, ahirette onlar için yalnız ateş vardır ve
    yaptıklarının hepsi orada boşa çıkmıştır. Amelleri hep batıl olmuştur." (11 HUD,
    15-16)

    "Kim ahiret
    ekinini istiyorsa onun ekinini artırırız; kim dünya ekinini istiyorsa ona da
    dünyadan bir şey veririz. Fakat onun, ahirette bir nasibi olmaz." (42 ŞURA,
    20)Dünya hayatını ve süsünü isteyenin, ahiret ekinini isteyenle hiçbir ilgi ve
    ilişiği olmayacağından, mü'min bir şahsiyetin yapacağı en güzel hareket, dünya
    süsünü isteyen eşini boşamasıdır. Bu boşamanın nasıl, ne zaman ve ne şekilde
    olacağını ise İslami esaslar, net bir şekilde ortaya koymuştur.

    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder