Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz hükümdarlara gönderdiği mektupları islam tarihinin evrenselliği açısından değerlendiriniz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamberimiz hükümdarlara gönderdiği mektupları islam tarihinin evrenselliği açısından değerlendiriniz
  1. 12.Aralık.2012, 01:54
    1
    Misafir

    Peygamberimiz hükümdarlara gönderdiği mektupları islam tarihinin evrenselliği açısından değerlendiriniz






    Peygamberimiz hükümdarlara gönderdiği mektupları islam tarihinin evrenselliği açısından değerlendiriniz Mumsema peygamberimiz başaka ülkelerin hükümdarlarına gonderdigi mektupları islam tarihinin evrensellıgı acısından degerlendiriniz? bır kaç cumle yeterlı olur..


  2. 12.Aralık.2012, 01:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Aralık.2012, 06:56
    2
    sorularla islam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2009
    Üye No: 46770
    Mesaj Sayısı: 467
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Peygamberimiz hükümdarlara gonderdigi mektupları islam tarihinin evrensellıgı acısından deger




    Hükümdarlara gönderdiği mektupları

    (1/1)

    Hafize Aişe:
    7— Hükümdarlara Gönderdiği Mektupları ve Elçileri:



    Hudeybiye'den dönünce yeryüzü krallarına mektup yazdı ve onlara elçilerini gönderdi. Bu cümleden olarak Bizans hükümdarına bir mektup yazdı. Kendisine, "(Bizanslılar) Mühürsüz hiçbir mektubu okumazlar" de*nilince, bir gümüş mühür edindi ve üzerine üç satır yazdırdı: "Muhammed" bir satır, "Rasûl" bir satır ve "ALLAH" bir satır[187]Krallara gönderdiği mektupları bununla mühürledi. Hicretin yedinci senesi Muharrem ayında bir gün içinde altı neferi elçi olarak gönderdi.

    Bunların ilki, Amr b. Ümeyye ed-Damrî: Bu elçiyi Necâşî'ye gönder*di. Necâşî'nin adı Ashame b. Ebcer'dir. "Ashame"nin Arapça karşılığı, Atıyye (Türkçe karşılığı ise Bağış -Ş.Ö.)dir. Necâşî, Hz. Peygamber'in (s.a.) mektubuna saygı gösterdi ve sonra müslüman olup şehadet getirdi. İnciri en iyi bilenlerdendi. O Habeşistan'da öldüğü gün Hz. Peygamber (s.a.) Medine'de cenaze namazını kıldırdı. Vâkıdî vs.'nin de içinde bulundukları bir grup tarihçi böyle demekteyse de iş bunların dediği gibi değildir. Zira ALLAH Rasûlünün (s.a.) cenaze namazını kıldırdığı Necâşî Ashame, mektup gönderdiği Necâşî değildir. Birincisinin aksine, bu ikincisinin Müslüman olduğu bilinmiyor. Oysa birincisi müslüman olarak ölmüştür'[188]'. Müslim Sahih'inde Katâde yoluyla Enes'in şöyle dediğini rivayet eder: "ALLAH Ra*sûlü (s.a.) Kisrâ'ya, Kayser'e, Necâşî'ye ve herbir saltanat sahibine, onları ALLAH Teâlâ'ya davet için birer mektup gönderdi. Buradaki Necâşî ALLAH Rasûlünün (s.a.) cenaze namazını kıldırdığı Necâşî değildir. [189]Ebu Mu-hammed îbn Hazm diyor ki: "ALLAH Rasûlünün (s.a.) kendisine Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi gönderdiği bu Necâşî müslüman olmamıştır." Birin*cisi İbn Sa'd vs. tarihçilerin tercihidir. Aşikâre olan İbn Hazm'ın görüşüdür.

    Dıhye b. Halîfe el-Kelbî'yi Bizans hükümdarı Kayser'e gönderdi. Kay-ser'in adı Hirakl (Heraklius, 610-641) idi. Müslüman olmayı kurdu. Nere*deyse olacaktı; ama olmadı. Müslüman olduğu söylenmişse de bu sözün bir değeri yoktur.

    Ebu Hatim İbn Hibbân'm, Sahih'inde rivayet ettiğine göre Enes b. Mâlik anlatıyor: ALLAH Rasûlü (s.a.): "Şu mektubumu kim Kayser'e götü*rüp cenneti kazanmak ister?" diye sordu. Cemaatten birisi: "Ya mektubu kabul etmezse?" dedi. Hz. Peygamber (s.a.): "Kabul etmese de (götürene cennet vardır)" buyurdu. Kayser, Beyt-i Makdis'e gelirken elçi ona rastla*dı. Yere bir hah serilmişti. Üzerinde ondan başkası yürümüyordu. Elçi mek*tubu halının üzerine attı ve yana çekildi. Kayser, mektubun yanına varınca eline aldı ve: "Bu mektubun sahibi kim ise güvencededir." diye nida etti. Adam gelip: "Benim" dedi. Kayser: "Memleketime geldiğinde bana gel" dedi. Adam, gelince onun yanına gitti. Kayser'in emri ile sarayın kapıları kapatıldı: Sonra bir tellâla şöyle nida etmesi için emir verdi: "Haberiniz olsun, Kayser, Muhammed'e uydu ve hristiyanlığı bıraktı." Bunu duyan ordusu derhal silahlarını çekip geldiler ve onu çembere aldılar. Bunun üze*rine ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) elçisine: "Görüyorsun, tahtım elden gidecek." dedikten sonra tellâlına şöyle nida etmesini emretti: "Dikkat, dikkat! Kay*ser, davranışınızdan hoşnut oldu[190]. O sadece sizi sınayıp sizin dininize ne kadar sıkı tutunduğunuzu görmek istedi. Artık geri dönün, gidin." ALLAH Rasûîü'ne (s.a.): "Ben müslümanım" diye yazdı ve O'na dinarlar gönder*di. Mektup eline geçince ALLAH Rasûlü (s.a.): "ALLAH'ın düşmanı yalan söy*ledi. O müslüman değil, hristiyandır."

    Abdullah b. Huzâfe es-Sehmî'yi, Kisrâ'ya gönderdi. Nuşirevan oğlu Hürmüz'ün oğlu olan Kisrâ'mn adı İbreviz (Perviz) idi. Hz. Peygamber'in (s.a.) mektubunu parçaladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.): "ALLAH'*ım! Onun saltanatını parçala." diye beddua etti. ALLAH, onun saltanatını ve milletinin memleketini parçaladı[191]'

    Hâtıb b. Ebî Beltea'yı, Cüreyc b. Mînâ adındaki İskenderiye kralı ve Kıptîlerin lideri olan Mukavkis'a gönderdi. Mukavkıs, iyi şeyler söyledi ve yakınlık gösterdi. Ama müslüman olmadı. Hz. Peygamber'e (s.a.) Mâ-riye'yi ve onun kızkardeşleri Şîrîn ile Kayserâ'yı hediye etti. Hz. Peygam*ber (s.a.) Mâriye'yi odalık edindi ve Sîrîn'i Hassan b. Sâbit'e hediye etti.

    Mukavkıs, Hz. Peygamber'e (s.a.) ayrıca şu hediyeleri de göndermiş*tir: Bir başka câriye, bin miskal altın, Mısır kubâtî kumaşından yirmi par*ça elbise, bir boz katır —Düldül—, bir boz eşek —Ufeyr—, Mâbur adında bir hadım köle —bu kölenin Mâriye'nin amcasının oğlu olduğunu söylenmektedir—, bir at —Lizâz—, bir cam kadeh ve bir miktar bal. Bu*nun üzerine Hz. Peygamber (s.a.): "Pis adam, saltanatına kıyamadı. Sal*tanatı sürmeyecektir. [192]dedi.

    Şucâ b. Vehb el-Esedî'yi, Belkâ kralı Haris b .Ebu Şemir el-Gassânî'ye gönderdi. Bunu İbn İshak ve Vâkidî söylemiştir. Kimisi: "Şucâ, Cebele b. Eyhem'e gitti", kimisi: ıtHer ikisine de gitti." ve kimisi de: "Dıhye b. Halîfe ile birlikte Hirakl'e gitti." demiştir. Doğrusunu en iyi ALLAH bilir.

    Selît b. Amr'ı, Yemâme'deki Hanîfe oğulları (reisi) Hevze b. Ali'ye gönderdi. Hevze, elçiye ikramda bulundu. Deniliyor ki: Hz. Peygamber (s.a.) Selît b. Amr'ı, Hanîfe oğullarından Hevze ile Sümâme b. Üsâl'e gönderdi.

    İşte ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) aynı gün gönderdiği söylenen altı elçi bun*lardır.

    Hicretin sekizinci senesi Zilkade ayında Amr b. Âs'ı, Ummân'dakî Ezd oğullarından el-Cülendî'nin oğullan Ceyfer ile Abdullah'a elçi olarak gönderdi. Bu ikisi müslüman olup zekâtlarını verdiler. Amr'm önüne zekât toplama ve aralarında hükmetme yolunu açtılar. Amr, ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) vefat haberi kendisine ulaşıncaya kadar aralarında kaldı.

    Ci'râne'den ayrılmadan önce —bir görüşe göre Fetih'den önce— Alâ el-Hadramî'yi, Bahreyn kralı Münzir b. Sâvâ el-Abdî'ye gönderdi. Münzir müslüman oldu ve zekâtını (vergisini) verdi.

    Muhacir b. Ebû Ümeyye el-Mahzûmî'yi, Yemen'deki Hâns b. Abdi-külâl el-Himyerî'ye gönderdi. Hâns: "Durumumu iyiden iyiye düşünüp ta*şınacağım." dedi.

    Tebük seferinden dönünce —bir görüşe göre hicretin sekizinci senesi Rebîulevvel ayında —Ebû Musa ile Muâz b. Cebel'i İslâm davetçileri ola*rak Yemen'e gönderdi. Yemen halkı toptan, savaşsız, isteyerek müslüman oldu. Daha sonra Hz. AH b. Ebu Tâlib'i onlara gönderdi. Hz. Ali, veda haccı esnasında Mekke'de Hz. Peygamber'in (s.a.) yanına çıkageldi.

    Cerîr b. Abdullah el-Becelî'yi, Zu'1-Kelâ el-Hımyerî ile Zû Amr'a, on*ları İslâm'a davet için gönderdi. Bu zatlar müslüman oldular. ALLAH Rasû-lü (s.a.) vefat ettiğinde Cerîr onların yanında idi.

    Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi bir mektupla (yalancı peygamber) Müseylemetü'l-Kezzâb'a gönderdi. Ayrıca ona Zübeyr'in kardeşi Sâib b. el-Avvâm ile bir başka mektup daha gönderdi; ama müslüman olmadı.

    İslâm'a davet için Ferve b. Amr el-Cüzâmî'ye elçi gönderdi. Elçi gön*dermediği de söylenmektedir. Ferve, Kayser'in Maan valisi idi; müslüman oldu ve Hz. Peygamber'e (s.a.) müslüman olduğunu bir mektupla bildirdi. Ayrıca Mes'ûd b. Sa'd ile O'na şu hediyeleri gönderdi: Fızza adında bir boz katır, Zarib adında bir at ve Ya'fûr adında bir eşek. Bir grup âlim böyle demiştir. Aşikâr olan o iki —ALLAH daha iyi bilir ya— Ufeyr ve Ya'*fûr aynı eşektir; Ufeyr, kelimesi Ya'fûr kelimesinin terhîm şeklindeki ism-i tasgiridir.

    Ayrıca değişik kumaşlar ve altınla süslü ipek bir kaftan gönderdi. Hz. Peygamber (s.a.) hediyelerini kabul etti ve Mes'ûd b. Sa'd'a on iki buçuk ukiyye bağış yaptı.

    Ayyaş b. Ebî Rabîa el-Mahzûmî'yi bir mektupla Himyer'den Abdikü-lâİ'in oğullan Haris, Mesrûh ve Nuaym'a gönderdi. [193]

    [187] Buharî, 77/51, 77/54.

    [188] buyurdu ve dinarları paylaştırdı.(78).

    Buharı, 23/65.

    [189] Müslim, 1774; Tirmizî, 2859. İran hükümdarlarına Kisrâ, Bizans hükümdarlarına Kayser. Habeşistan hükümdarlarına Necâşî, Türk hükümdarlarına Hakan denir.

    [190] tbn Hibbân, Sahih, 1628. Hadisin senedi sahihtir. •

    [191] Buharı, 64/82; Ahmed, 1/243, 305.

    [192] İbn Sa'd, Tabakât, 1/260, 261. Hafız İbn Hacer, et-hâbe'de; Hâtıb b. Ebî Beltea'mn biyografisinde bu hadisi kaydetmiş ve îbn Şahin'in rivayet ettiğini söylemiştir. Bk. Fethu'I-Bârî, 7/97.

    [193] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 1/113-116.


  4. 17.Aralık.2012, 06:56
    2
    Devamlı Üye



    Hükümdarlara gönderdiği mektupları

    (1/1)

    Hafize Aişe:
    7— Hükümdarlara Gönderdiği Mektupları ve Elçileri:



    Hudeybiye'den dönünce yeryüzü krallarına mektup yazdı ve onlara elçilerini gönderdi. Bu cümleden olarak Bizans hükümdarına bir mektup yazdı. Kendisine, "(Bizanslılar) Mühürsüz hiçbir mektubu okumazlar" de*nilince, bir gümüş mühür edindi ve üzerine üç satır yazdırdı: "Muhammed" bir satır, "Rasûl" bir satır ve "ALLAH" bir satır[187]Krallara gönderdiği mektupları bununla mühürledi. Hicretin yedinci senesi Muharrem ayında bir gün içinde altı neferi elçi olarak gönderdi.

    Bunların ilki, Amr b. Ümeyye ed-Damrî: Bu elçiyi Necâşî'ye gönder*di. Necâşî'nin adı Ashame b. Ebcer'dir. "Ashame"nin Arapça karşılığı, Atıyye (Türkçe karşılığı ise Bağış -Ş.Ö.)dir. Necâşî, Hz. Peygamber'in (s.a.) mektubuna saygı gösterdi ve sonra müslüman olup şehadet getirdi. İnciri en iyi bilenlerdendi. O Habeşistan'da öldüğü gün Hz. Peygamber (s.a.) Medine'de cenaze namazını kıldırdı. Vâkıdî vs.'nin de içinde bulundukları bir grup tarihçi böyle demekteyse de iş bunların dediği gibi değildir. Zira ALLAH Rasûlünün (s.a.) cenaze namazını kıldırdığı Necâşî Ashame, mektup gönderdiği Necâşî değildir. Birincisinin aksine, bu ikincisinin Müslüman olduğu bilinmiyor. Oysa birincisi müslüman olarak ölmüştür'[188]'. Müslim Sahih'inde Katâde yoluyla Enes'in şöyle dediğini rivayet eder: "ALLAH Ra*sûlü (s.a.) Kisrâ'ya, Kayser'e, Necâşî'ye ve herbir saltanat sahibine, onları ALLAH Teâlâ'ya davet için birer mektup gönderdi. Buradaki Necâşî ALLAH Rasûlünün (s.a.) cenaze namazını kıldırdığı Necâşî değildir. [189]Ebu Mu-hammed îbn Hazm diyor ki: "ALLAH Rasûlünün (s.a.) kendisine Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi gönderdiği bu Necâşî müslüman olmamıştır." Birin*cisi İbn Sa'd vs. tarihçilerin tercihidir. Aşikâre olan İbn Hazm'ın görüşüdür.

    Dıhye b. Halîfe el-Kelbî'yi Bizans hükümdarı Kayser'e gönderdi. Kay-ser'in adı Hirakl (Heraklius, 610-641) idi. Müslüman olmayı kurdu. Nere*deyse olacaktı; ama olmadı. Müslüman olduğu söylenmişse de bu sözün bir değeri yoktur.

    Ebu Hatim İbn Hibbân'm, Sahih'inde rivayet ettiğine göre Enes b. Mâlik anlatıyor: ALLAH Rasûlü (s.a.): "Şu mektubumu kim Kayser'e götü*rüp cenneti kazanmak ister?" diye sordu. Cemaatten birisi: "Ya mektubu kabul etmezse?" dedi. Hz. Peygamber (s.a.): "Kabul etmese de (götürene cennet vardır)" buyurdu. Kayser, Beyt-i Makdis'e gelirken elçi ona rastla*dı. Yere bir hah serilmişti. Üzerinde ondan başkası yürümüyordu. Elçi mek*tubu halının üzerine attı ve yana çekildi. Kayser, mektubun yanına varınca eline aldı ve: "Bu mektubun sahibi kim ise güvencededir." diye nida etti. Adam gelip: "Benim" dedi. Kayser: "Memleketime geldiğinde bana gel" dedi. Adam, gelince onun yanına gitti. Kayser'in emri ile sarayın kapıları kapatıldı: Sonra bir tellâla şöyle nida etmesi için emir verdi: "Haberiniz olsun, Kayser, Muhammed'e uydu ve hristiyanlığı bıraktı." Bunu duyan ordusu derhal silahlarını çekip geldiler ve onu çembere aldılar. Bunun üze*rine ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) elçisine: "Görüyorsun, tahtım elden gidecek." dedikten sonra tellâlına şöyle nida etmesini emretti: "Dikkat, dikkat! Kay*ser, davranışınızdan hoşnut oldu[190]. O sadece sizi sınayıp sizin dininize ne kadar sıkı tutunduğunuzu görmek istedi. Artık geri dönün, gidin." ALLAH Rasûîü'ne (s.a.): "Ben müslümanım" diye yazdı ve O'na dinarlar gönder*di. Mektup eline geçince ALLAH Rasûlü (s.a.): "ALLAH'ın düşmanı yalan söy*ledi. O müslüman değil, hristiyandır."

    Abdullah b. Huzâfe es-Sehmî'yi, Kisrâ'ya gönderdi. Nuşirevan oğlu Hürmüz'ün oğlu olan Kisrâ'mn adı İbreviz (Perviz) idi. Hz. Peygamber'in (s.a.) mektubunu parçaladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.): "ALLAH'*ım! Onun saltanatını parçala." diye beddua etti. ALLAH, onun saltanatını ve milletinin memleketini parçaladı[191]'

    Hâtıb b. Ebî Beltea'yı, Cüreyc b. Mînâ adındaki İskenderiye kralı ve Kıptîlerin lideri olan Mukavkis'a gönderdi. Mukavkıs, iyi şeyler söyledi ve yakınlık gösterdi. Ama müslüman olmadı. Hz. Peygamber'e (s.a.) Mâ-riye'yi ve onun kızkardeşleri Şîrîn ile Kayserâ'yı hediye etti. Hz. Peygam*ber (s.a.) Mâriye'yi odalık edindi ve Sîrîn'i Hassan b. Sâbit'e hediye etti.

    Mukavkıs, Hz. Peygamber'e (s.a.) ayrıca şu hediyeleri de göndermiş*tir: Bir başka câriye, bin miskal altın, Mısır kubâtî kumaşından yirmi par*ça elbise, bir boz katır —Düldül—, bir boz eşek —Ufeyr—, Mâbur adında bir hadım köle —bu kölenin Mâriye'nin amcasının oğlu olduğunu söylenmektedir—, bir at —Lizâz—, bir cam kadeh ve bir miktar bal. Bu*nun üzerine Hz. Peygamber (s.a.): "Pis adam, saltanatına kıyamadı. Sal*tanatı sürmeyecektir. [192]dedi.

    Şucâ b. Vehb el-Esedî'yi, Belkâ kralı Haris b .Ebu Şemir el-Gassânî'ye gönderdi. Bunu İbn İshak ve Vâkidî söylemiştir. Kimisi: "Şucâ, Cebele b. Eyhem'e gitti", kimisi: ıtHer ikisine de gitti." ve kimisi de: "Dıhye b. Halîfe ile birlikte Hirakl'e gitti." demiştir. Doğrusunu en iyi ALLAH bilir.

    Selît b. Amr'ı, Yemâme'deki Hanîfe oğulları (reisi) Hevze b. Ali'ye gönderdi. Hevze, elçiye ikramda bulundu. Deniliyor ki: Hz. Peygamber (s.a.) Selît b. Amr'ı, Hanîfe oğullarından Hevze ile Sümâme b. Üsâl'e gönderdi.

    İşte ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) aynı gün gönderdiği söylenen altı elçi bun*lardır.

    Hicretin sekizinci senesi Zilkade ayında Amr b. Âs'ı, Ummân'dakî Ezd oğullarından el-Cülendî'nin oğullan Ceyfer ile Abdullah'a elçi olarak gönderdi. Bu ikisi müslüman olup zekâtlarını verdiler. Amr'm önüne zekât toplama ve aralarında hükmetme yolunu açtılar. Amr, ALLAH Rasûlü'nün (s.a.) vefat haberi kendisine ulaşıncaya kadar aralarında kaldı.

    Ci'râne'den ayrılmadan önce —bir görüşe göre Fetih'den önce— Alâ el-Hadramî'yi, Bahreyn kralı Münzir b. Sâvâ el-Abdî'ye gönderdi. Münzir müslüman oldu ve zekâtını (vergisini) verdi.

    Muhacir b. Ebû Ümeyye el-Mahzûmî'yi, Yemen'deki Hâns b. Abdi-külâl el-Himyerî'ye gönderdi. Hâns: "Durumumu iyiden iyiye düşünüp ta*şınacağım." dedi.

    Tebük seferinden dönünce —bir görüşe göre hicretin sekizinci senesi Rebîulevvel ayında —Ebû Musa ile Muâz b. Cebel'i İslâm davetçileri ola*rak Yemen'e gönderdi. Yemen halkı toptan, savaşsız, isteyerek müslüman oldu. Daha sonra Hz. AH b. Ebu Tâlib'i onlara gönderdi. Hz. Ali, veda haccı esnasında Mekke'de Hz. Peygamber'in (s.a.) yanına çıkageldi.

    Cerîr b. Abdullah el-Becelî'yi, Zu'1-Kelâ el-Hımyerî ile Zû Amr'a, on*ları İslâm'a davet için gönderdi. Bu zatlar müslüman oldular. ALLAH Rasû-lü (s.a.) vefat ettiğinde Cerîr onların yanında idi.

    Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi bir mektupla (yalancı peygamber) Müseylemetü'l-Kezzâb'a gönderdi. Ayrıca ona Zübeyr'in kardeşi Sâib b. el-Avvâm ile bir başka mektup daha gönderdi; ama müslüman olmadı.

    İslâm'a davet için Ferve b. Amr el-Cüzâmî'ye elçi gönderdi. Elçi gön*dermediği de söylenmektedir. Ferve, Kayser'in Maan valisi idi; müslüman oldu ve Hz. Peygamber'e (s.a.) müslüman olduğunu bir mektupla bildirdi. Ayrıca Mes'ûd b. Sa'd ile O'na şu hediyeleri gönderdi: Fızza adında bir boz katır, Zarib adında bir at ve Ya'fûr adında bir eşek. Bir grup âlim böyle demiştir. Aşikâr olan o iki —ALLAH daha iyi bilir ya— Ufeyr ve Ya'*fûr aynı eşektir; Ufeyr, kelimesi Ya'fûr kelimesinin terhîm şeklindeki ism-i tasgiridir.

    Ayrıca değişik kumaşlar ve altınla süslü ipek bir kaftan gönderdi. Hz. Peygamber (s.a.) hediyelerini kabul etti ve Mes'ûd b. Sa'd'a on iki buçuk ukiyye bağış yaptı.

    Ayyaş b. Ebî Rabîa el-Mahzûmî'yi bir mektupla Himyer'den Abdikü-lâİ'in oğullan Haris, Mesrûh ve Nuaym'a gönderdi. [193]

    [187] Buharî, 77/51, 77/54.

    [188] buyurdu ve dinarları paylaştırdı.(78).

    Buharı, 23/65.

    [189] Müslim, 1774; Tirmizî, 2859. İran hükümdarlarına Kisrâ, Bizans hükümdarlarına Kayser. Habeşistan hükümdarlarına Necâşî, Türk hükümdarlarına Hakan denir.

    [190] tbn Hibbân, Sahih, 1628. Hadisin senedi sahihtir. •

    [191] Buharı, 64/82; Ahmed, 1/243, 305.

    [192] İbn Sa'd, Tabakât, 1/260, 261. Hafız İbn Hacer, et-hâbe'de; Hâtıb b. Ebî Beltea'mn biyografisinde bu hadisi kaydetmiş ve îbn Şahin'in rivayet ettiğini söylemiştir. Bk. Fethu'I-Bârî, 7/97.

    [193] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 1/113-116.





+ Yorum Gönder