Konusunu Oylayın.: Irk ile ilgili ayet ve hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Irk ile ilgili ayet ve hadisler
  1. 05.Aralık.2012, 22:57
    1
    Misafir

    Irk ile ilgili ayet ve hadisler






    Irk ile ilgili ayet ve hadisler Mumsema Irk ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir bilgi verir misiniz.


  2. 05.Aralık.2012, 22:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Ocak.2013, 01:04
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Irk ile ilgili ayet ve hadisler




    Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.

    (AL-İ İMRAN SURESİ / 139)


    Kur’ân onun bütün milletlere gönderilen son Peygamber olduğunu ilân etmiştir:
    “Ey Şanlı Peygamber! Biz seni ancak âlem*lere rahmet olarak gönderdik..”[1]
    “Ey Peygamber! Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.”[2]
    Sonra da kendisi ırkçılık konusuna açıklık getirmiş ve bunu bir*çok hadîsleriyle belirtmiştir:
    “Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Rabbiniz birdir; babanız da birdir. Bilin ki, Arabın Arap olmayan üzerinde, Arap olmayanın da Arap üzerinde; kızıl derilinin siyah derili üzerinde; siyah derilinin kızıl derili üzerinde hiçbir üstünlüğü ve fazileti yoktur, ancak takva (=Allah’tan korkup fenalıklardan sakınmak, ilâhî sınırlara uymak) ile üstünlük vardır. Tebliğ ettim mi?”
    Buyurdu. Bunun üzerine, (orada hazır bulunanlar)[3]
    “Allah Re*sulü tebliğ etti..” dediler.
    “Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir.”[4]
    Açıklama:
    “Irkçılık” diye çevrisini yaptığımız “asabiyyet” tabirinin sözlük mânası, yakınlık gayreti gütme, ziyade taraflılık, demektir. Terim olarak, baba tarafından olan yakınların oluşturduğu ve devamını sağlamaya çalıştıkları ırkçılık gayreti, anlamına gelir.
    Ashab’dan Vasile b. el-Eska’ (r.a.) diyor ki:
    “Peygamber (a.s.) Efendimize sordum:
    “Asabiyyet (=Irkçılık) nedir?” dedim. Buyurdu ki:
    “Kendi kavmine (yaptıkları ve yapacakları) zulümde yardım etmendir.”[5]
    Ashab’dan Sürâka b. Mâlik (r.a.) anlatıyor:
    “Resûlüllah (a.s.) Efendimiz bize bir hutbe irad etti ve ezcüm*le buyurdu ki:
    “Sizin hayırlılarınız, günah işlemediği sürece kendi aşireti (ay*nı asıldan gelen kavmi) ni (başkalarının zulüm ve saldırısına karşı) savunandır.”[6]
    “Kim haksız yere kendi kavmine yardım ederse, (bir çukura) yu*varlanıp kuyruğundan tutulup çekilerek (kurtarılmaya çalışılan) de*veye benzer.”[7]
    Kur’ân, bu meseleyi kesin hatlariyle belirleyip sonuçlandırmış ve her türlü şüpheleri kaldıracak şekilde açıklamıştır:
    “Ey insanlar! Şüphesiz ki biz sizleri bir erkekle bir dişiden ya*rattık. Sizi -birbirinizle tanişabilesiniz diye- milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en saygıdeğer olanınız, (Allah’tan) en çok kor*kup, (fenalıklardan sakınan ve ilâhî sınırlara) saygılı olanınızdır. Al*lah bilir ve haberlidir.”[8]
    Bu konuda Hz. Ali (r.a.)’nin nefis birkaç mısra’ı da vardır, onla*rın tercemesini vermekle yetinmek istiyoruz:
    “İnsanlar birbirine benzerlik cihetiyle denktirler, Babaları Âdem, anaları Havva’dır.
    Soylarında iftihar edecek bir şeref yoksa. Çamur ve su (ile iftihar etsinler).
    Fazilet ve üstünlük ancak ilim ehline mahsustur.
    Onlar doğru yol üzerinde, doğru yolu bulmak istiyenlere yol göstericilerdir.
    Kişinin değeri, yaptığı iyilide (ölçülür).
    Cahiller ise ilim ehline açık düşmandır.
    Soylu bir kimseden bir cömertlik (söz konusu edip) getirecek olursan,
    Bizim soyumuz ve nisbetimiz, cömertlik ve yüceliktir.
    Sen hep ilimle ayakta durmaya bak, ona hiçbir şeyi denk tutma. Bil ki, insanlar ölüler (gibidir), ilim ehli ise delilerdir.”[9]
    Resûlüllah (a.s.) Efendimiz de Vasile b. el-Eska’ın rivayet ettiği hadîste buna işarette bulunmuş ve savunmanın ölçüsünü belirtmiştir. İslâm, gayr-i müslim vatandaşların vatandaşlık haklarını korumuş, onları İslâm Devletinin himayesine vermiştir. Vatandaşlık vecibelerini yerine getirdikleri sürece bu böyledir.
    Ayrıca haksızlığa uğrayan vatandaşların -dini ve inancı farklı da olsa-, onlara yardım etmek gerekir. Bu ırkçılık değil, suçsuz va*tandaşı, zulme uğrayan insanı korumaktır.
    Irkçılığa Kapı Açar Şekilde Bazı Rivayetler:
    Bu konuda hadîs diye adlandırılan ve nakledilen bazı rivayetler vardır. İlim adamları, daha çok hadîs münekkitleri yaptıkları ciddi araştırma neticesinde bu rivayetlerin zayıf ve uydurma olduğunu tesbit etmişlerdir.
    Sözü edilen hadîslerden bir kısmı:
    “Arab’ı sevmek imândır, onlara buğzetmek nifaktır.”[10]
    “Kureyş’i sevmek imândır; onlara buğzetmek küfürdür. Arabı sevmek imândır, onlara buğzetmek küfürdür. Arabı seven kimse be*ni sevmiş olur; Araba buğzeden kirase bana buğzetmiş olur.”[11]
    “Ansar’ı sevmek imânın belirtisidir; Ansar’a buğzetmek müna*fıklığın belirtisidir.”[12]
    “Arabı üç şeyden dolayı severim: Çünkü ben Arabım, Kur’ân Arapçadır, cennet ehlinin dili Arapçadır.”[13]
    Yukarıda meallerini sunduğumuz rivayetler, hadîs ilim adamla*rının ittifakıyle delil ve dayanak kabul edilmiyecek kadar zayıftır. İmam Süyutî, İmam Sahavî, el-Aclûnî bunlar üzerinde gereken araş*tırmayı yapıp senetlerinin zayıf olduğunu belirtmişlerdir.
    O halde ırkçılığı teşvik edecek veya benimsetecek ya da övecek mahiyette sahih hiçbir rivayet mevcut değildir.
    Bunun aksine ırkçılığı yeren birçok sahîh rivayetler mevcuttur.

    Zaten Kur’ân’ın esasiyle bağdaşamıyan bir hadis düşünülemez.
    Şayet böyle bir rivayet varsa, bu mutlaka kasıtlıdır, sonradan uydurulmadır
    alıntı.



    ---------------------------

    [1] Enbiyâ: 21/107.

    [2] Sebe’: 34/28.
    [3] Müsned-i Ahmed b. Hanbel: 5/411.
    [4] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.
    [5] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.
    [6] Ebû Dâvud, Et-Taç: C. 5/46.
    [7] Sünen-i Ebî Dâvud, Tac: 5/46.
    [8] Hücurat: 49/13.
    [9] Nûrü’l-Ebsar: 1/84-85, Mısır: 1370.
    [10] Hâkim, Enes’den rivayet etmiş; zayıftır.
    [11] Taberanî el-Evsat’da Enes’den rivayet etmiş zayıftır.
    [12] Nesaî, Enes’den rivayet etmiş zayıftır..
    [13] Taberânî, Beyhaki ve Hâkim,İîbn Abbas’dan zayıftır


  4. 02.Ocak.2013, 01:04
    2
    Silent and lonely rains



    Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.

    (AL-İ İMRAN SURESİ / 139)


    Kur’ân onun bütün milletlere gönderilen son Peygamber olduğunu ilân etmiştir:
    “Ey Şanlı Peygamber! Biz seni ancak âlem*lere rahmet olarak gönderdik..”[1]
    “Ey Peygamber! Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.”[2]
    Sonra da kendisi ırkçılık konusuna açıklık getirmiş ve bunu bir*çok hadîsleriyle belirtmiştir:
    “Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Rabbiniz birdir; babanız da birdir. Bilin ki, Arabın Arap olmayan üzerinde, Arap olmayanın da Arap üzerinde; kızıl derilinin siyah derili üzerinde; siyah derilinin kızıl derili üzerinde hiçbir üstünlüğü ve fazileti yoktur, ancak takva (=Allah’tan korkup fenalıklardan sakınmak, ilâhî sınırlara uymak) ile üstünlük vardır. Tebliğ ettim mi?”
    Buyurdu. Bunun üzerine, (orada hazır bulunanlar)[3]
    “Allah Re*sulü tebliğ etti..” dediler.
    “Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir.”[4]
    Açıklama:
    “Irkçılık” diye çevrisini yaptığımız “asabiyyet” tabirinin sözlük mânası, yakınlık gayreti gütme, ziyade taraflılık, demektir. Terim olarak, baba tarafından olan yakınların oluşturduğu ve devamını sağlamaya çalıştıkları ırkçılık gayreti, anlamına gelir.
    Ashab’dan Vasile b. el-Eska’ (r.a.) diyor ki:
    “Peygamber (a.s.) Efendimize sordum:
    “Asabiyyet (=Irkçılık) nedir?” dedim. Buyurdu ki:
    “Kendi kavmine (yaptıkları ve yapacakları) zulümde yardım etmendir.”[5]
    Ashab’dan Sürâka b. Mâlik (r.a.) anlatıyor:
    “Resûlüllah (a.s.) Efendimiz bize bir hutbe irad etti ve ezcüm*le buyurdu ki:
    “Sizin hayırlılarınız, günah işlemediği sürece kendi aşireti (ay*nı asıldan gelen kavmi) ni (başkalarının zulüm ve saldırısına karşı) savunandır.”[6]
    “Kim haksız yere kendi kavmine yardım ederse, (bir çukura) yu*varlanıp kuyruğundan tutulup çekilerek (kurtarılmaya çalışılan) de*veye benzer.”[7]
    Kur’ân, bu meseleyi kesin hatlariyle belirleyip sonuçlandırmış ve her türlü şüpheleri kaldıracak şekilde açıklamıştır:
    “Ey insanlar! Şüphesiz ki biz sizleri bir erkekle bir dişiden ya*rattık. Sizi -birbirinizle tanişabilesiniz diye- milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en saygıdeğer olanınız, (Allah’tan) en çok kor*kup, (fenalıklardan sakınan ve ilâhî sınırlara) saygılı olanınızdır. Al*lah bilir ve haberlidir.”[8]
    Bu konuda Hz. Ali (r.a.)’nin nefis birkaç mısra’ı da vardır, onla*rın tercemesini vermekle yetinmek istiyoruz:
    “İnsanlar birbirine benzerlik cihetiyle denktirler, Babaları Âdem, anaları Havva’dır.
    Soylarında iftihar edecek bir şeref yoksa. Çamur ve su (ile iftihar etsinler).
    Fazilet ve üstünlük ancak ilim ehline mahsustur.
    Onlar doğru yol üzerinde, doğru yolu bulmak istiyenlere yol göstericilerdir.
    Kişinin değeri, yaptığı iyilide (ölçülür).
    Cahiller ise ilim ehline açık düşmandır.
    Soylu bir kimseden bir cömertlik (söz konusu edip) getirecek olursan,
    Bizim soyumuz ve nisbetimiz, cömertlik ve yüceliktir.
    Sen hep ilimle ayakta durmaya bak, ona hiçbir şeyi denk tutma. Bil ki, insanlar ölüler (gibidir), ilim ehli ise delilerdir.”[9]
    Resûlüllah (a.s.) Efendimiz de Vasile b. el-Eska’ın rivayet ettiği hadîste buna işarette bulunmuş ve savunmanın ölçüsünü belirtmiştir. İslâm, gayr-i müslim vatandaşların vatandaşlık haklarını korumuş, onları İslâm Devletinin himayesine vermiştir. Vatandaşlık vecibelerini yerine getirdikleri sürece bu böyledir.
    Ayrıca haksızlığa uğrayan vatandaşların -dini ve inancı farklı da olsa-, onlara yardım etmek gerekir. Bu ırkçılık değil, suçsuz va*tandaşı, zulme uğrayan insanı korumaktır.
    Irkçılığa Kapı Açar Şekilde Bazı Rivayetler:
    Bu konuda hadîs diye adlandırılan ve nakledilen bazı rivayetler vardır. İlim adamları, daha çok hadîs münekkitleri yaptıkları ciddi araştırma neticesinde bu rivayetlerin zayıf ve uydurma olduğunu tesbit etmişlerdir.
    Sözü edilen hadîslerden bir kısmı:
    “Arab’ı sevmek imândır, onlara buğzetmek nifaktır.”[10]
    “Kureyş’i sevmek imândır; onlara buğzetmek küfürdür. Arabı sevmek imândır, onlara buğzetmek küfürdür. Arabı seven kimse be*ni sevmiş olur; Araba buğzeden kirase bana buğzetmiş olur.”[11]
    “Ansar’ı sevmek imânın belirtisidir; Ansar’a buğzetmek müna*fıklığın belirtisidir.”[12]
    “Arabı üç şeyden dolayı severim: Çünkü ben Arabım, Kur’ân Arapçadır, cennet ehlinin dili Arapçadır.”[13]
    Yukarıda meallerini sunduğumuz rivayetler, hadîs ilim adamla*rının ittifakıyle delil ve dayanak kabul edilmiyecek kadar zayıftır. İmam Süyutî, İmam Sahavî, el-Aclûnî bunlar üzerinde gereken araş*tırmayı yapıp senetlerinin zayıf olduğunu belirtmişlerdir.
    O halde ırkçılığı teşvik edecek veya benimsetecek ya da övecek mahiyette sahih hiçbir rivayet mevcut değildir.
    Bunun aksine ırkçılığı yeren birçok sahîh rivayetler mevcuttur.

    Zaten Kur’ân’ın esasiyle bağdaşamıyan bir hadis düşünülemez.
    Şayet böyle bir rivayet varsa, bu mutlaka kasıtlıdır, sonradan uydurulmadır
    alıntı.



    ---------------------------

    [1] Enbiyâ: 21/107.

    [2] Sebe’: 34/28.
    [3] Müsned-i Ahmed b. Hanbel: 5/411.
    [4] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.
    [5] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.
    [6] Ebû Dâvud, Et-Taç: C. 5/46.
    [7] Sünen-i Ebî Dâvud, Tac: 5/46.
    [8] Hücurat: 49/13.
    [9] Nûrü’l-Ebsar: 1/84-85, Mısır: 1370.
    [10] Hâkim, Enes’den rivayet etmiş; zayıftır.
    [11] Taberanî el-Evsat’da Enes’den rivayet etmiş zayıftır.
    [12] Nesaî, Enes’den rivayet etmiş zayıftır..
    [13] Taberânî, Beyhaki ve Hâkim,İîbn Abbas’dan zayıftır


  5. 26.Ocak.2015, 21:48
    3
    Misafir

    Cevap: Irk ile ilgili ayet ve hadisler

    Lakin siz burada çelişkiye düşmüşsünüz. Irk Allah tarafından insanlara verilmiş neden lanetlesinki siz Arapça gibi köklü ve geniş bir dili Türkçe gibi eksik ve alıntılı dile çevirerek fetva veriyorsunuz. Kur'an-ı kerimdeki söz taraf tutan ayrımcılık yapan için diyor. İyi okuyun ve tasviri kelamı iyi yapın.


  6. 26.Ocak.2015, 21:48
    3
    Biri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Biri
    Misafir
    Lakin siz burada çelişkiye düşmüşsünüz. Irk Allah tarafından insanlara verilmiş neden lanetlesinki siz Arapça gibi köklü ve geniş bir dili Türkçe gibi eksik ve alıntılı dile çevirerek fetva veriyorsunuz. Kur'an-ı kerimdeki söz taraf tutan ayrımcılık yapan için diyor. İyi okuyun ve tasviri kelamı iyi yapın.


  7. 30.Kasım.2017, 12:39
    4
    Misafir

    Yorum: Irk ile ilgili ayet ve hadisler

    “Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir.”[4]
    ------------------
    (4) Sünen-i Ebi Davud, Taç.: 5/46
    __________________________________________________ __________________________________________________ _______________________
    Sahih hadislerin toplandığı Kütüb-ü sitte'den olan Sünen-i Ebi Davud'da geçen bu hadisle yasaklanan ırkçılık (arabçada asabiyet), yine sahih hadislerde, "Haklı olup olmadığına bakmadan kendi kavmini savunup desteklemek" olarak tarif edildiğine göre, Hak'tan ve Haklıdan yana olmayı emreden Hak Teala'nın kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e aykırı olmaz mı?
    "Irkı Allah verdiğine göre niye ırkçılık neden lanetlensin?" sözü de İslami değil, nefsani ve şeytani bir sözdür. Çünkü bu söz, "Şeytanı da Allah yarattı, o halde Şeytan neden kötü olsun? demek kadar abes ve anlamsızdır.


  8. 30.Kasım.2017, 12:39
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    “Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir.”[4]
    ------------------
    (4) Sünen-i Ebi Davud, Taç.: 5/46
    __________________________________________________ __________________________________________________ _______________________
    Sahih hadislerin toplandığı Kütüb-ü sitte'den olan Sünen-i Ebi Davud'da geçen bu hadisle yasaklanan ırkçılık (arabçada asabiyet), yine sahih hadislerde, "Haklı olup olmadığına bakmadan kendi kavmini savunup desteklemek" olarak tarif edildiğine göre, Hak'tan ve Haklıdan yana olmayı emreden Hak Teala'nın kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e aykırı olmaz mı?
    "Irkı Allah verdiğine göre niye ırkçılık neden lanetlensin?" sözü de İslami değil, nefsani ve şeytani bir sözdür. Çünkü bu söz, "Şeytanı da Allah yarattı, o halde Şeytan neden kötü olsun? demek kadar abes ve anlamsızdır.


  9. 02.Aralık.2017, 08:28
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Yorum: Irk ile ilgili ayet ve hadisler

    Alıntı
    Hak'tan ve Haklıdan yana olmayı emreden Hak Teala'nın kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e aykırı olmaz mı?
    Kusura bakmayın ama ne Kuranı nede bu hadisi anlamamışsınız.
    Irkçılık hakkı çiğnemektir hem ayetlerde hem bu hadiste ondan dolayı yasaklanmıştır


  10. 02.Aralık.2017, 08:28
    5
    Moderatör
    Alıntı
    Hak'tan ve Haklıdan yana olmayı emreden Hak Teala'nın kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e aykırı olmaz mı?
    Kusura bakmayın ama ne Kuranı nede bu hadisi anlamamışsınız.
    Irkçılık hakkı çiğnemektir hem ayetlerde hem bu hadiste ondan dolayı yasaklanmıştır





+ Yorum Gönder