Konusunu Oylayın.: Bana dil hakkında hikaye yazarmısınız

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bana dil hakkında hikaye yazarmısınız
  1. 05.Aralık.2012, 17:10
    1
    Misafir

    Bana dil hakkında hikaye yazarmısınız

  2. 01.Ocak.2013, 22:00
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: bana dil hakkında hikaye yazarmısınız




    Kılıç Gibi Keskin Dil


    Hicri üçüncü asrın yarısında, Abbasiler devrinde, İbnurrumi diye bilinen, Ali ibni Abbas, Kasım Ubeydullah adındaki Abbasi vezirinin meclisinde oturmuştu.O daima mantık ve beyan gücü olan kılıç gibi keskin diliyle gururlanırdı. Kasım bin Ubeydullah, İbnurrumi'nin dil yarasından çok korkuyordu ve endişeliydi. Fakat rahatsızlık göstermiyor ve öfkesini belli etmiyordu. Aksine, öylesine bir tavır takınıyorduki İbnurrumi; bütün kötümserliği, kuruntuları ve sahip olduğu, ihtiyatlı davranma, ve her şeyi kötüye yorma sanatına rağmen, onunla muaşeret etmekten çekinmiyordu.
    Kasım gizlice, İbnurrumi'nin yemeğine, zehir koymalarını emretti. İbnurrumi yemeği yedikten sonra döndü ve hemen gitmek için kalktı.
    Kasım :
    - Nereye gidiyorsun?
    - Beni gönderdiğin yere.
    - O halde, anne ve babama da selam söyle.
    - Fakat, ben cehennem yoluna gitmiyorum, dedi.
    İbnurrumi evine gitti ve tedaviye başladı. Fakat tedaviler fayda vermedi ve böylece sonunda,
    dilinin kılıç gibi keskin olmasının, cezasını buldu

    alıntı.


  3. 01.Ocak.2013, 22:00
    2
    Silent and lonely rains



    Kılıç Gibi Keskin Dil


    Hicri üçüncü asrın yarısında, Abbasiler devrinde, İbnurrumi diye bilinen, Ali ibni Abbas, Kasım Ubeydullah adındaki Abbasi vezirinin meclisinde oturmuştu.O daima mantık ve beyan gücü olan kılıç gibi keskin diliyle gururlanırdı. Kasım bin Ubeydullah, İbnurrumi'nin dil yarasından çok korkuyordu ve endişeliydi. Fakat rahatsızlık göstermiyor ve öfkesini belli etmiyordu. Aksine, öylesine bir tavır takınıyorduki İbnurrumi; bütün kötümserliği, kuruntuları ve sahip olduğu, ihtiyatlı davranma, ve her şeyi kötüye yorma sanatına rağmen, onunla muaşeret etmekten çekinmiyordu.
    Kasım gizlice, İbnurrumi'nin yemeğine, zehir koymalarını emretti. İbnurrumi yemeği yedikten sonra döndü ve hemen gitmek için kalktı.
    Kasım :
    - Nereye gidiyorsun?
    - Beni gönderdiğin yere.
    - O halde, anne ve babama da selam söyle.
    - Fakat, ben cehennem yoluna gitmiyorum, dedi.
    İbnurrumi evine gitti ve tedaviye başladı. Fakat tedaviler fayda vermedi ve böylece sonunda,
    dilinin kılıç gibi keskin olmasının, cezasını buldu

    alıntı.





+ Yorum Gönder