Konusunu Oylayın.: Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden ...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden ...
  1. 28.Kasım.2012, 18:33
    1
    Misafir

    Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden ...






    Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden ... Mumsema Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir" (Kehf, 22) demesi istenmektedir?


  2. 28.Kasım.2012, 18:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Aralık.2012, 16:16
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Bir Peygamberin "Allah bilir" demesi için vahiy almasına ihtiyaç yokken, neden




    Değerli kardeşimiz;
    İlgili ayetin meali:

    "İnsanların kimi: "Onlar, üç kişi idi, dördüncüleri de köpekleri idi" diyecekler. Bazıları da: "Beş kişi, idiler, altıncıları da köpekleri idi" diyecekler. Bunlar, gayb hakkında tahmin yürütmekten ibarettir. Kimileri de: "Onlar yedi kişi olup sekizincileri de köpekleri idi" derler. De ki: "Onların sayısını tamtamına Rabbim bilir" Onlar hakkında bilgisi olan çok az kişi vardır. Öyleyse onlar hakkında, sathî tartışma dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiç bir bilgi isteme." (Kehf, 18/22)

    Kur'an'da Hz. Peygambere yapılan hitapların bir kısmı, Onun şahsından ziyade ümmetine bakar.

    Meselâ Cenab-ı Hakk, Peygamberimize (a.s.m) hitaben şöyle buyurur:

    “Eğer Allah’a ortak koşarsan, elbette amelin boşa gider." (Zümer, 39/65)

    Soruda söz konusu olan durumu da benzeri bir şekilde değerlendirmek mümkündür.

    Bu şekilde ümmete ders verilmiş, benzeri durumlarda ne demeleri gerektiği öğretilmiştir.

    Buna göre, "De ki: Onların sayısını tamtamına Rabbim bilir" cümlesi, hakkında bilgimiz olmayan konuları Allah'ın bilgisine havale etmenin ve vahyin bildirdiğinden fazla bir şey söylememenin daha uygun olduğu­nu, böyle konular hakkında ileri geri söz söylemenin bir fayda sağlamayacağını İfade etmektedir.

    Diğer taraftan, bu cümlenin, ashab-ı kehf hakkında ileri geri konuşanlara ait olduğu da söylenmiştir.

    Buna göre sanki onlar, Ashâb-ı Kehf'in durumunu müzakere edip, isimleri, halleri ve ne kadar uyudukları hususunda karşılıklı fikirler ileri sürüp, işin hakikatine ulaşamayınca, bunu elde edemeyince "Rableri onları daha iyi bilendir" demişlerdir. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 06.Aralık.2012, 16:16
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;
    İlgili ayetin meali:

    "İnsanların kimi: "Onlar, üç kişi idi, dördüncüleri de köpekleri idi" diyecekler. Bazıları da: "Beş kişi, idiler, altıncıları da köpekleri idi" diyecekler. Bunlar, gayb hakkında tahmin yürütmekten ibarettir. Kimileri de: "Onlar yedi kişi olup sekizincileri de köpekleri idi" derler. De ki: "Onların sayısını tamtamına Rabbim bilir" Onlar hakkında bilgisi olan çok az kişi vardır. Öyleyse onlar hakkında, sathî tartışma dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiç bir bilgi isteme." (Kehf, 18/22)

    Kur'an'da Hz. Peygambere yapılan hitapların bir kısmı, Onun şahsından ziyade ümmetine bakar.

    Meselâ Cenab-ı Hakk, Peygamberimize (a.s.m) hitaben şöyle buyurur:

    “Eğer Allah’a ortak koşarsan, elbette amelin boşa gider." (Zümer, 39/65)

    Soruda söz konusu olan durumu da benzeri bir şekilde değerlendirmek mümkündür.

    Bu şekilde ümmete ders verilmiş, benzeri durumlarda ne demeleri gerektiği öğretilmiştir.

    Buna göre, "De ki: Onların sayısını tamtamına Rabbim bilir" cümlesi, hakkında bilgimiz olmayan konuları Allah'ın bilgisine havale etmenin ve vahyin bildirdiğinden fazla bir şey söylememenin daha uygun olduğu­nu, böyle konular hakkında ileri geri söz söylemenin bir fayda sağlamayacağını İfade etmektedir.

    Diğer taraftan, bu cümlenin, ashab-ı kehf hakkında ileri geri konuşanlara ait olduğu da söylenmiştir.

    Buna göre sanki onlar, Ashâb-ı Kehf'in durumunu müzakere edip, isimleri, halleri ve ne kadar uyudukları hususunda karşılıklı fikirler ileri sürüp, işin hakikatine ulaşamayınca, bunu elde edemeyince "Rableri onları daha iyi bilendir" demişlerdir. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder