Konusunu Oylayın.: Harama bakmak ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Harama bakmak ile ilgili hadisler
  1. 26.Kasım.2012, 03:05
    1
    Misafir

    Harama bakmak ile ilgili hadisler






    Harama bakmak ile ilgili hadisler Mumsema harama bakmak ile ilgili hadisler


  2. 26.Kasım.2012, 03:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 26.Kasım.2012, 13:54
    2
    Ebu Muhammed
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2007
    Üye No: 42
    Mesaj Sayısı: 280
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 28

    Cevap: Harama bakmak ile ilgili hadisler




    Hadisin Arapça metni:*عن حذيفة ، رضي الله عنه قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم « النظرة سهم من سهام إبليس مسمومة فمن تركها من خوف الله أثابه جل وعز إيمانا يجد حلاوته في قلبه » « هذا حديث صحيح الإسناد ولم يخرجاه »Hadisin Kaynağı:*Hakim, Müstedrek, 4/314; Münzirî, et-Tergib ve't-Terhîb, III, 63.Hadisin tercümesi:*“Harama bakmak, şeytanın oklarından zehirli bir oktur. Bu sebeple, Allah’tan korktuğu için harama bakmayı terk eden kimseye, mükâfat olarak Allah öyle bir iman verir ki, onun tadını kalbinde hisseder.”Bizim bu dünyaya gönderilişimizin bir gayesi olduğu gibi, sahip olduğumuz her bir organımızın da bir yaratılış sebebi vardır. Bizler her bir uzvumuzu yaratılış istikametinde kullanmakla mükellefiz.*Mesela, gözlerimiz Allah'ın bizlere bahşettiği çok değerli birer nimet olduğuna göre, bu nimetin şükrünü eda etmek de ancak onları Rabbimizin razı olacağı bir yolda kullanmakla mümkün olacaktır. Bediüzzaman Hazretleri bu konuyu enfes ifadeleriyle şu şekilde ele alır:*"Göz bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer, Cenab-ı Hakka satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan; geçici, devamsız bazı güzellikleri, manzaraları seyr ile şehvet ve heves-i nefsâniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur. Eğer göz Allah hesabına kullanılırsa hem büyük bir kıymet kazanır, hem de göz gibi bir nimete sahip olma ve onu Allah yolunda kullanmanın manevî zevkini yaşatır. Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve O'nun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan; o zaman şu göz, şu kitab-ı kebîr-i kâinatın bir mütalaacısı ve şu âlemdeki mûcizât-ı san'at-ı Rabbâniyenin bir seyircisi ve küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı derecesine çıkar."(Sözler, s.25)Burada haram olan bakış, kastî ve iradi olan bakıştır. Yani burada nehyedilen husus çarşıda, pazarda yürürken kişinin ani olarak gözüne çarpan haramlar değil, onun bizzat bakmayı murad ederek, bakışlarını harama çevirmesi ve bu yasağı işlemesidir. Efendimiz'in (s.a.s) Hz. Ali'ye (r.a) tavsiyelerinde bu mesele açıkça görülmektedir:"Ey Ali, elinde olmadan gözüne ilişen bir haram ikinci defa bakma. Zira ilk bakış lehinedir, ama ikinci bakış aleyhinedir."*(Tirmizî, Edeb 28; Ebû Dâvud, Nikâh 44)Aynı şekilde Hz. Cerir (r.a) Resülüllah (asv)'a ani bakıştan sorduğunda ona*"Nazarını hemen çevir."*buyurur.(Müslim, Âdâb 45; Ebû Dâvud, Nikâh 44)Demek ki, bizler gözümüze bu şekilde nahoş görüntülerin gelmemesi için daha baştan dikkatli olacak, ancak gözümüze ilişen böyle bir tablo karşısında da hemen bakışımızı başka tarafa çevireceğiz.Harama bakmanın, kalbe saplanan zehirli bir oka benzetilmesine gelince:Kişinin gözlerini haramdan koruması bizzat Kur'an'da emredilmiştir:"Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle!"*(Nur, 24/30-31)Aynı şekilde Allah Teala*"Zinaya yaklaşmayın."*emriyle, zinanın öncüsü sayılabilecek her türlü söz ve davranışı yasaklamıştır. Bu yasağın içine öncelikle harama nazarın girdiğini söyleyebiliriz. Çünkü müstehcen görüntülere bakmak, bir taraftan mü'minler arasındaki hürmet ve muhabbeti yok ederken, diğer yandan kişinin ahlaki ve dini yönden derin yaralar almasına ve sahip olduğu birçok duygunun sönmesine veya ölüp gitmesine sebep olmaktadır.Demek ki, bir açık saçık görüntüyle karşılaşan kişinin önünde iki seçenek vardır: Ya bu günahı irtikap ederek şeytanın bu zehirli okuna hedef olacak; ya da Allah korkusundan dolayı bu günahtan yüz çevirecek ve bu amelinin neticesinde kalbinin derinliklerine kadar işleyecek bir iman neşvesi tadacak. İşte bu imtihan dünyasında tercih kula kalıyorBaşka bir*hadislerinde Peygamber Efendimiz (s.a.s), gözleri haramdan korumanın, Allah katında ne kadar makbul bir amel olduğunu şu ifadeleriyle anlatıyor:*"Kıyamet günü bütün gözler ağlayacaktır, ancak şunlar müstesna: Allah'ın haramlarına bakmayan gözler, Allah yolunda seher vakti uyanık olan gözler, Allah korkusuyla sinek başı (gibi yaşlar) döken gözler."*(et-Terğib ve't-Terhîb, 3:35)


  4. 26.Kasım.2012, 13:54
    2
    Devamlı Üye



    Hadisin Arapça metni:*عن حذيفة ، رضي الله عنه قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم « النظرة سهم من سهام إبليس مسمومة فمن تركها من خوف الله أثابه جل وعز إيمانا يجد حلاوته في قلبه » « هذا حديث صحيح الإسناد ولم يخرجاه »Hadisin Kaynağı:*Hakim, Müstedrek, 4/314; Münzirî, et-Tergib ve't-Terhîb, III, 63.Hadisin tercümesi:*“Harama bakmak, şeytanın oklarından zehirli bir oktur. Bu sebeple, Allah’tan korktuğu için harama bakmayı terk eden kimseye, mükâfat olarak Allah öyle bir iman verir ki, onun tadını kalbinde hisseder.”Bizim bu dünyaya gönderilişimizin bir gayesi olduğu gibi, sahip olduğumuz her bir organımızın da bir yaratılış sebebi vardır. Bizler her bir uzvumuzu yaratılış istikametinde kullanmakla mükellefiz.*Mesela, gözlerimiz Allah'ın bizlere bahşettiği çok değerli birer nimet olduğuna göre, bu nimetin şükrünü eda etmek de ancak onları Rabbimizin razı olacağı bir yolda kullanmakla mümkün olacaktır. Bediüzzaman Hazretleri bu konuyu enfes ifadeleriyle şu şekilde ele alır:*"Göz bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer, Cenab-ı Hakka satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan; geçici, devamsız bazı güzellikleri, manzaraları seyr ile şehvet ve heves-i nefsâniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur. Eğer göz Allah hesabına kullanılırsa hem büyük bir kıymet kazanır, hem de göz gibi bir nimete sahip olma ve onu Allah yolunda kullanmanın manevî zevkini yaşatır. Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve O'nun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan; o zaman şu göz, şu kitab-ı kebîr-i kâinatın bir mütalaacısı ve şu âlemdeki mûcizât-ı san'at-ı Rabbâniyenin bir seyircisi ve küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı derecesine çıkar."(Sözler, s.25)Burada haram olan bakış, kastî ve iradi olan bakıştır. Yani burada nehyedilen husus çarşıda, pazarda yürürken kişinin ani olarak gözüne çarpan haramlar değil, onun bizzat bakmayı murad ederek, bakışlarını harama çevirmesi ve bu yasağı işlemesidir. Efendimiz'in (s.a.s) Hz. Ali'ye (r.a) tavsiyelerinde bu mesele açıkça görülmektedir:"Ey Ali, elinde olmadan gözüne ilişen bir haram ikinci defa bakma. Zira ilk bakış lehinedir, ama ikinci bakış aleyhinedir."*(Tirmizî, Edeb 28; Ebû Dâvud, Nikâh 44)Aynı şekilde Hz. Cerir (r.a) Resülüllah (asv)'a ani bakıştan sorduğunda ona*"Nazarını hemen çevir."*buyurur.(Müslim, Âdâb 45; Ebû Dâvud, Nikâh 44)Demek ki, bizler gözümüze bu şekilde nahoş görüntülerin gelmemesi için daha baştan dikkatli olacak, ancak gözümüze ilişen böyle bir tablo karşısında da hemen bakışımızı başka tarafa çevireceğiz.Harama bakmanın, kalbe saplanan zehirli bir oka benzetilmesine gelince:Kişinin gözlerini haramdan koruması bizzat Kur'an'da emredilmiştir:"Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle!"*(Nur, 24/30-31)Aynı şekilde Allah Teala*"Zinaya yaklaşmayın."*emriyle, zinanın öncüsü sayılabilecek her türlü söz ve davranışı yasaklamıştır. Bu yasağın içine öncelikle harama nazarın girdiğini söyleyebiliriz. Çünkü müstehcen görüntülere bakmak, bir taraftan mü'minler arasındaki hürmet ve muhabbeti yok ederken, diğer yandan kişinin ahlaki ve dini yönden derin yaralar almasına ve sahip olduğu birçok duygunun sönmesine veya ölüp gitmesine sebep olmaktadır.Demek ki, bir açık saçık görüntüyle karşılaşan kişinin önünde iki seçenek vardır: Ya bu günahı irtikap ederek şeytanın bu zehirli okuna hedef olacak; ya da Allah korkusundan dolayı bu günahtan yüz çevirecek ve bu amelinin neticesinde kalbinin derinliklerine kadar işleyecek bir iman neşvesi tadacak. İşte bu imtihan dünyasında tercih kula kalıyorBaşka bir*hadislerinde Peygamber Efendimiz (s.a.s), gözleri haramdan korumanın, Allah katında ne kadar makbul bir amel olduğunu şu ifadeleriyle anlatıyor:*"Kıyamet günü bütün gözler ağlayacaktır, ancak şunlar müstesna: Allah'ın haramlarına bakmayan gözler, Allah yolunda seher vakti uyanık olan gözler, Allah korkusuyla sinek başı (gibi yaşlar) döken gözler."*(et-Terğib ve't-Terhîb, 3:35)





+ Yorum Gönder