Konusunu Oylayın.: Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ?
  1. 14.Kasım.2012, 01:07
    1
    Misafir

    Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ?






    Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ? Mumsema Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ?


  2. 14.Kasım.2012, 01:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Kasım.2012, 03:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Satranç (Zeka oyunu) oynamanın dinen hükmü nedir ?




    Sâtranç Hint kaynaklı, çok eski bir oyun olmakla beraber, müslümanlar onu Ömer Efendimizin halîfeligi döneminde, Iran kanalıyla öğrenmişlerdir. Yani satranç Resûlullâh (s.a.s.) döneminde Müslümanlar arasında bilinmemekte idi. Bu yüzden çoğunluğa göre Rasûlullah Efendimiz satranç hakkında birşey söylememiştir. Onu sahabe daha sonra tanımış ve cevazı konusunda fikir birliğine varamamış, bu yüzden fıkıhçıların fetvâsı da değişik olmuştur. Mesela sahabeden Ibn Abbâs ve Ebû Hureyre gibi satrancın mübah (sakıncasız) bir oyun,olduğu görüşünde iken, Ali Efendimiz gibiler de satrancın Kur'ân-ı Kerimin yasakladığı kumar (meysir) (Bakara 2/219; Mâide 5/90) cinsinden olarak haram olduğu kanaatindedirler. (Sabûnî, Ravayı', I/280) ZaMahşerî haramlığı konusunda Rasûllullah Efendimiz'den (s.a.v.) de bir hadîs nakleder. (ZeMahşerî, I/199) Ancak bunun sahih olamayacağını daha önce görmüş olduk. Alûsî de satrancı sözkonusu âyetle yasaklanan kumar (meysir) türünden sayar. (Alûsî, N/114)
    Hanbelî ve Mâlikî mezhebinde satranç da diğer kumar türleri gibi haramdır. (Bk. Davudoğlu V/34; Cezirî, el-Fikh ale-I-mezâhib N/51) Bu konuda en müsamahalı görüş, mezhep olarak Imam Sâfîî'nin görüşüdür. Ona göre satranç zekâyi geliştirdiği ve düşmana karşı savunma tekniklerini öğrettiği için mübahtır (sakıncasızdır). Ancak mübah olabilmesinin de bazı şartları vardır. Para için olması oyun sırasında dilin taşkınsözlerden korunması, oyun yüzünden namazın ve diğer ibadetlerin geciktirilmemesi... (Alûsî, N/114; Kardâvî, el-Helâl ve'I-harâm 280) Bu üç şartın bulunmaması halinde satranç Sâfîî'lere göre haram olur. Nevevî, Imam Sâfîî'ye göre de mekruh olduğunu söyler. (Nevevî; Fetâva 261)


    Hanefîlere göre ise, satranç haram ya da harama yakın mekruhtur. (Davudoğlu V/33; ibn Âbidîn VI/394; el-Cezîrî N/52; Hidâye (Hidâye sahibi Merginânî, Rasûlüllah Efendimiz'den: "Satranç ve tavla oynayan elini domuz kanına bulamış gibidir " diye bir hadis nakleder. Ancak Hidâye'nin hadislerini tahriç eden Zeyla'î onun satranç konusunda verdiği bu ve başka bir hadîsin her ikisininde son derece zayıf olduğunu söyler. bk. Nasbu'rrâye IV/275. Konkordans'ın indekslediği dokuz meşhur hadis kitabında da satrançla ilgili bir hadis yoktur. Bu durumda ZeMahşerî'nin verdiği hadîse de sahih gözüyle bakılamaz.) Yalnız Hanefî mezhebinden Ebû Yusuf da satranci bazı şartlarla mubah görmüştür. Kumar anlamı içermemesi, sürekli olmaması, bir dînî göreve zarar vermemesi. (Ibn Âbidin VI/394)


    Ancak Hanefî mezhebinde Ebû Yusufun görüşü fetvâya elverişli görüş sayılmamış ve satrancın haram olmaktan öte büyük günah olduğunu söyleyenler bile çıkmıştır. Çünkü onu mübah saymak, Islâma ve müslümanlara karşı şeytana yardımcı olma anlamı taşır. Satranç oynayanlara selâm vermek mekruh görülmüş, selâm vermemekle, yaptıkları işin hoş olmadığı hatırlatılmış olacağından güzel bir iş yapılmış olur. ( Hindiyye V/326) denilmiştir. Ali Efendimiz, satranç oynayan bir topluluğu kınamış ve siz bunun için yaratılmadınız demiştir. (Nevevî, Fetâvâ 262 (Hâsiye, I'ânetü't-tâlibîn'den IV/280) Abdullah b. Ömer satrancı tavladan daha kötü bir oyun diye nitelemiştir. (Kâmil Miras, Tecrîd XI/96 (ibn Kesir'den); Daha değişik bilgiler için bk. Kurtubî VI/291-92) Keşfu'z-zunûn'dan satrancın haram olduğunu konu edinen bir kitabın bulunduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz. Tahrimüs-Satranç. Muhammed b. Ali (I/959)


  4. 14.Kasım.2012, 03:56
    2
    Silent and lonely rains



    Sâtranç Hint kaynaklı, çok eski bir oyun olmakla beraber, müslümanlar onu Ömer Efendimizin halîfeligi döneminde, Iran kanalıyla öğrenmişlerdir. Yani satranç Resûlullâh (s.a.s.) döneminde Müslümanlar arasında bilinmemekte idi. Bu yüzden çoğunluğa göre Rasûlullah Efendimiz satranç hakkında birşey söylememiştir. Onu sahabe daha sonra tanımış ve cevazı konusunda fikir birliğine varamamış, bu yüzden fıkıhçıların fetvâsı da değişik olmuştur. Mesela sahabeden Ibn Abbâs ve Ebû Hureyre gibi satrancın mübah (sakıncasız) bir oyun,olduğu görüşünde iken, Ali Efendimiz gibiler de satrancın Kur'ân-ı Kerimin yasakladığı kumar (meysir) (Bakara 2/219; Mâide 5/90) cinsinden olarak haram olduğu kanaatindedirler. (Sabûnî, Ravayı', I/280) ZaMahşerî haramlığı konusunda Rasûllullah Efendimiz'den (s.a.v.) de bir hadîs nakleder. (ZeMahşerî, I/199) Ancak bunun sahih olamayacağını daha önce görmüş olduk. Alûsî de satrancı sözkonusu âyetle yasaklanan kumar (meysir) türünden sayar. (Alûsî, N/114)
    Hanbelî ve Mâlikî mezhebinde satranç da diğer kumar türleri gibi haramdır. (Bk. Davudoğlu V/34; Cezirî, el-Fikh ale-I-mezâhib N/51) Bu konuda en müsamahalı görüş, mezhep olarak Imam Sâfîî'nin görüşüdür. Ona göre satranç zekâyi geliştirdiği ve düşmana karşı savunma tekniklerini öğrettiği için mübahtır (sakıncasızdır). Ancak mübah olabilmesinin de bazı şartları vardır. Para için olması oyun sırasında dilin taşkınsözlerden korunması, oyun yüzünden namazın ve diğer ibadetlerin geciktirilmemesi... (Alûsî, N/114; Kardâvî, el-Helâl ve'I-harâm 280) Bu üç şartın bulunmaması halinde satranç Sâfîî'lere göre haram olur. Nevevî, Imam Sâfîî'ye göre de mekruh olduğunu söyler. (Nevevî; Fetâva 261)


    Hanefîlere göre ise, satranç haram ya da harama yakın mekruhtur. (Davudoğlu V/33; ibn Âbidîn VI/394; el-Cezîrî N/52; Hidâye (Hidâye sahibi Merginânî, Rasûlüllah Efendimiz'den: "Satranç ve tavla oynayan elini domuz kanına bulamış gibidir " diye bir hadis nakleder. Ancak Hidâye'nin hadislerini tahriç eden Zeyla'î onun satranç konusunda verdiği bu ve başka bir hadîsin her ikisininde son derece zayıf olduğunu söyler. bk. Nasbu'rrâye IV/275. Konkordans'ın indekslediği dokuz meşhur hadis kitabında da satrançla ilgili bir hadis yoktur. Bu durumda ZeMahşerî'nin verdiği hadîse de sahih gözüyle bakılamaz.) Yalnız Hanefî mezhebinden Ebû Yusuf da satranci bazı şartlarla mubah görmüştür. Kumar anlamı içermemesi, sürekli olmaması, bir dînî göreve zarar vermemesi. (Ibn Âbidin VI/394)


    Ancak Hanefî mezhebinde Ebû Yusufun görüşü fetvâya elverişli görüş sayılmamış ve satrancın haram olmaktan öte büyük günah olduğunu söyleyenler bile çıkmıştır. Çünkü onu mübah saymak, Islâma ve müslümanlara karşı şeytana yardımcı olma anlamı taşır. Satranç oynayanlara selâm vermek mekruh görülmüş, selâm vermemekle, yaptıkları işin hoş olmadığı hatırlatılmış olacağından güzel bir iş yapılmış olur. ( Hindiyye V/326) denilmiştir. Ali Efendimiz, satranç oynayan bir topluluğu kınamış ve siz bunun için yaratılmadınız demiştir. (Nevevî, Fetâvâ 262 (Hâsiye, I'ânetü't-tâlibîn'den IV/280) Abdullah b. Ömer satrancı tavladan daha kötü bir oyun diye nitelemiştir. (Kâmil Miras, Tecrîd XI/96 (ibn Kesir'den); Daha değişik bilgiler için bk. Kurtubî VI/291-92) Keşfu'z-zunûn'dan satrancın haram olduğunu konu edinen bir kitabın bulunduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz. Tahrimüs-Satranç. Muhammed b. Ali (I/959)





+ Yorum Gönder