Konusunu Oylayın.: Hz. Ömer, çalgı çalan bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Ömer, çalgı çalan bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü...
  1. 13.Kasım.2012, 23:39
    1
    Misafir

    Hz. Ömer, çalgı çalan bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü...






    Hz. Ömer, çalgı çalan bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü... Mumsema Ahkâm-üs-Siyaset ve Münteka kitaplarında bildiriliyor ki: Bir kimsenin evinde çalgı sesi işitilince, o eve izinsiz girilmesi caiz olur. Çünkü o kimse çalgı sesini duyurmakla evinin hürmetini yıkmış olur. Hazreti Ömer, bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü düşmüş, kendisine (Onun hürmetini yıktın) denildiğinde Hazret-i Ömer, ( Haramla meşgul olduğu için, onun hürmeti kalmamıştır) buyuruyor. (İbni Abidin) Bana bunu açıklayabilir misiniz, yani evinde çalgı çalanı dövmek caiz mi, bu olayın anlamı nedir?


  2. 13.Kasım.2012, 23:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ahkâm-üs-Siyaset ve Münteka kitaplarında bildiriliyor ki: Bir kimsenin evinde çalgı sesi işitilince, o eve izinsiz girilmesi caiz olur. Çünkü o kimse çalgı sesini duyurmakla evinin hürmetini yıkmış olur. Hazreti Ömer, bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının örtüsü düşmüş, kendisine (Onun hürmetini yıktın) denildiğinde Hazret-i Ömer, ( Haramla meşgul olduğu için, onun hürmeti kalmamıştır) buyuruyor. (İbni Abidin) Bana bunu açıklayabilir misiniz, yani evinde çalgı çalanı dövmek caiz mi, bu olayın anlamı nedir?


    Benzer Konular

    - Hz. Ömer’in boyunun uzunluğundan başının Mescid-i Nebevi’nin tavanına değdiği ve hücre-i

    - Kadının başının açık olması orucunun kabul olmasına mani midir?

    - Kadının başının ortasını yükseltmesi (topuz)

    - Eşinin evine gitmeyeceğine yemin eden bir kadının durumu nedir?

    - Kadının Örtüsü Nasıl Olmalı?

  3. 14.Kasım.2012, 00:48
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Ömer, çalgı çalan bir kadının evine girip onu kamçıyla döverken başının ör




    -Hz. Ömer’in evinin içinde sesli ağıt yakan (veya şarkı söyleyen) bir kadını dövdüğüne dair bilgiye (İbn Abidin, babu nikahi’l-Kafiri) hadis kaynaklarında rastlayamadık. İbn Abidin de bu bilgiyi hadis kaynaklarından değil, şerhettiği Duurl’l-Muhtar’ın “kitabu’l-gasbi” bölümünden alıntıladığını belirtmiştir. (a.g.y)
    Buna göre bu konuda şu noktalara dikkat çekmekte fayda görüyoruz:

    a. İslam hukukuna göre, açıktan suç işleyen kimsenin saygınlığı yoktur. Çünkü böyle açıktan Allah’a ve devlet nizamına karşı gelerek pervasızca suç işleyen kimse artık anarşist bir fert konumundadır.

    b. Hz. Ömer’le ilgili haber sahih hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Ve dolayısıyla bir hükmün delili olamaz.

    c. Şayet sahih olsa bile, burada söz konusu olan kişi Halifedir. Hz. Ömer bir devlet reisi sıfatıyla hukukun kendisine tanıdığı ta’zir cezasını uygulamış olabilir. Çünkü, 1’den 40 kırbaça kadarki cezanın adı olan ta’zir cezası Devlet reisinin ve mahkeme kadısının insiyatifindedir.

    d. İslam’da evin ve ailenin mahremiyeti vardır. Hiç kimse izinsiz bir eve giremez. Ve bir evde haram işlenip işlenmediği hususunda bir tecessüste bulunamaz. Ancak bu meselede- eğer bu haber doğru ise- tecessüse ihtiyaç olmaksızın açıktan gelen şarkı veya ağıt sesi zaten dışarıdan duyulmaktadır. Bu sebeple, burada açıktan bir münker/bir suç işlendiği için Halife insiyatif kullanarak ilgili kadının evine girmiş ve kırbaçlamıştır.

    e. Evvela İslam hukukuna göre, hiçbir fert bu gibi konularda evi basmak ve ta’zir cezasını uygulama hakkına sahip değildir. Bu günkü medeni hukukta olduğu gibi, İslam hukukunda da aile mahremiyetinde bir aramanın yapılması için mutlaka yetkili mercilerden izin almak şarttır.

    f. Şunu da unutmamak gerekir ki, uzun yıllardan beri İslam terbiyesinden mahrum bırakılmış bir neslin mevcudiyeti söz konusudur. İslam yaşantısına yabancı bir hale getirilmiş insanlar, her zamankinden daha fazla toleransa muhtaçtır. Yoksa kaş yaparken göz çıkarmak gibi talisiz bir duruma düşmek söz konusu olabilir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 14.Kasım.2012, 00:48
    2
    Moderatör



    -Hz. Ömer’in evinin içinde sesli ağıt yakan (veya şarkı söyleyen) bir kadını dövdüğüne dair bilgiye (İbn Abidin, babu nikahi’l-Kafiri) hadis kaynaklarında rastlayamadık. İbn Abidin de bu bilgiyi hadis kaynaklarından değil, şerhettiği Duurl’l-Muhtar’ın “kitabu’l-gasbi” bölümünden alıntıladığını belirtmiştir. (a.g.y)
    Buna göre bu konuda şu noktalara dikkat çekmekte fayda görüyoruz:

    a. İslam hukukuna göre, açıktan suç işleyen kimsenin saygınlığı yoktur. Çünkü böyle açıktan Allah’a ve devlet nizamına karşı gelerek pervasızca suç işleyen kimse artık anarşist bir fert konumundadır.

    b. Hz. Ömer’le ilgili haber sahih hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Ve dolayısıyla bir hükmün delili olamaz.

    c. Şayet sahih olsa bile, burada söz konusu olan kişi Halifedir. Hz. Ömer bir devlet reisi sıfatıyla hukukun kendisine tanıdığı ta’zir cezasını uygulamış olabilir. Çünkü, 1’den 40 kırbaça kadarki cezanın adı olan ta’zir cezası Devlet reisinin ve mahkeme kadısının insiyatifindedir.

    d. İslam’da evin ve ailenin mahremiyeti vardır. Hiç kimse izinsiz bir eve giremez. Ve bir evde haram işlenip işlenmediği hususunda bir tecessüste bulunamaz. Ancak bu meselede- eğer bu haber doğru ise- tecessüse ihtiyaç olmaksızın açıktan gelen şarkı veya ağıt sesi zaten dışarıdan duyulmaktadır. Bu sebeple, burada açıktan bir münker/bir suç işlendiği için Halife insiyatif kullanarak ilgili kadının evine girmiş ve kırbaçlamıştır.

    e. Evvela İslam hukukuna göre, hiçbir fert bu gibi konularda evi basmak ve ta’zir cezasını uygulama hakkına sahip değildir. Bu günkü medeni hukukta olduğu gibi, İslam hukukunda da aile mahremiyetinde bir aramanın yapılması için mutlaka yetkili mercilerden izin almak şarttır.

    f. Şunu da unutmamak gerekir ki, uzun yıllardan beri İslam terbiyesinden mahrum bırakılmış bir neslin mevcudiyeti söz konusudur. İslam yaşantısına yabancı bir hale getirilmiş insanlar, her zamankinden daha fazla toleransa muhtaçtır. Yoksa kaş yaparken göz çıkarmak gibi talisiz bir duruma düşmek söz konusu olabilir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder