Konusunu Oylayın.: İbadet etmek ne anlama gelir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
İbadet etmek ne anlama gelir
  1. 04.Kasım.2012, 13:14
    1
    Misafir

    İbadet etmek ne anlama gelir






    İbadet etmek ne anlama gelir Mumsema ibadet etmek ne anlama gelir


  2. 04.Kasım.2012, 13:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 08.Kasım.2012, 16:38
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: ibadet etmek ne anlama gelir




    Muhterem Müslümanlar !


    Mükemmel bir plana göre yaratılan ve ahenkli bir düzen içinde işleyen kainatta, her şeyin bir gayeye yönelik olduğunu, yeryüzünde olan her şeyin insanın emrine ve hizmetine verildiğini görüyoruz.

    Yaratıklar arasında seçkin bir yeri olan; akıl, fikir ve üstün yeteneklerle donatılan insanın yaratılışında elbette ki bir hikmet, dünyaya gelişinde yüksek bir gaye vardır.

    Bu gaye, yalnız yiyip-içmek ve geçici zevkleri tatmin etmek değildir. İnsan olarak yaratılışımızın hikmetini, dünyaya gelişimizin gayesini Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirmiştir. “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”(Zâriyât, 56)

    Demek ki, dünyaya gelişimizin asıl gayesi Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmektir.

    İnsan, beden ve ruhun birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bedenimizin yemeye içmeye ihtiyacı olduğu gibi, ruhumuzun da gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun en önemli gıdası, sağlam bir iman ve ihlasla yapılan ibadettir.


    Sözlükte saygı ve itaat etmek anlamina gelen ibadet, dinde geniş anlamıyla Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uymak demektir.

    İbadette bizim için maddi ve manevi pek çok faydalar vardır. Yüce Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur, fakat bizim ibadete ihtiyacımız vardır, faydasını da biz görürüz.

    İbadet, imanımızın olgunlaşmasını ve güçlenmesini, kalbimizde Allah sevgisi ve saygısının yerleşip gelişmesini sağlar, ruhumuzu yüceltir, bizi kötü düşüncelerden ve günah kirlerinden arındırır, davranışlarımızı düzelterek bizi ahlaken olgunlaştırır. Böylece ahirette cezadan kurtulmamıza ve ebedi mutluluk yurdu olan cennet nimetlerine kavuşmamıza vesile olur.

    Muhterem Mü’minler!

    İnsan, hayatta çeşitli sıkıntılarla karşılaşır. Bazen ümitsizliğe ve bunalıma düşebilir. Böyle durumlarda, ibadetle bunalımlardan kurtulabilir. İbadet sayesinde Allah’a yönelir, bütün umutların söndüğü anda O’nun sonsuz rahmetine sığınır ve huzura kavuşur.

    İbadet, inananlara Allah katında değer kazandırır. İbadet görevini yerine getirmeyenler bu nimetten mahrum kalırlar. Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyurulmaktadır: “(Ey Peygamberim!) De ki: İbadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin...”(Fürkan, 77).

    İbadet, mü’minin kalbine Allah korkusunu yerleştirir. Mü’min nerede olursa olsun –iyi veya kötü- bütün yaptıklarından bir gün hesaba çekileceğini bilir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda)harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlara Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır” (Enfal, 2-4).

    İslam’ın bütün kurallarına uymak ibadettir. Sevgili peygamberimizin “İbadet yetmiş çeşittir. En faziletlilerinden biri de helal rızık kazanmaktır”(Keşfü’l-Hafa, no: 1699) sözü bu gerçeğe işaret etmektedir.

    Değerli Mü’minler!

    İbadet, dünya ve ahiret mutluluğumuzu sağlar, bu mutluluğa ulaşabilmek için, Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uyarak hayatımız boyunca ibadet görevimizi yerine getirmeye çalışalım.




  4. 08.Kasım.2012, 16:38
    2
    Devamlı Üye



    Muhterem Müslümanlar !


    Mükemmel bir plana göre yaratılan ve ahenkli bir düzen içinde işleyen kainatta, her şeyin bir gayeye yönelik olduğunu, yeryüzünde olan her şeyin insanın emrine ve hizmetine verildiğini görüyoruz.

    Yaratıklar arasında seçkin bir yeri olan; akıl, fikir ve üstün yeteneklerle donatılan insanın yaratılışında elbette ki bir hikmet, dünyaya gelişinde yüksek bir gaye vardır.

    Bu gaye, yalnız yiyip-içmek ve geçici zevkleri tatmin etmek değildir. İnsan olarak yaratılışımızın hikmetini, dünyaya gelişimizin gayesini Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirmiştir. “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”(Zâriyât, 56)

    Demek ki, dünyaya gelişimizin asıl gayesi Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmektir.

    İnsan, beden ve ruhun birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bedenimizin yemeye içmeye ihtiyacı olduğu gibi, ruhumuzun da gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun en önemli gıdası, sağlam bir iman ve ihlasla yapılan ibadettir.


    Sözlükte saygı ve itaat etmek anlamina gelen ibadet, dinde geniş anlamıyla Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uymak demektir.

    İbadette bizim için maddi ve manevi pek çok faydalar vardır. Yüce Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur, fakat bizim ibadete ihtiyacımız vardır, faydasını da biz görürüz.

    İbadet, imanımızın olgunlaşmasını ve güçlenmesini, kalbimizde Allah sevgisi ve saygısının yerleşip gelişmesini sağlar, ruhumuzu yüceltir, bizi kötü düşüncelerden ve günah kirlerinden arındırır, davranışlarımızı düzelterek bizi ahlaken olgunlaştırır. Böylece ahirette cezadan kurtulmamıza ve ebedi mutluluk yurdu olan cennet nimetlerine kavuşmamıza vesile olur.

    Muhterem Mü’minler!

    İnsan, hayatta çeşitli sıkıntılarla karşılaşır. Bazen ümitsizliğe ve bunalıma düşebilir. Böyle durumlarda, ibadetle bunalımlardan kurtulabilir. İbadet sayesinde Allah’a yönelir, bütün umutların söndüğü anda O’nun sonsuz rahmetine sığınır ve huzura kavuşur.

    İbadet, inananlara Allah katında değer kazandırır. İbadet görevini yerine getirmeyenler bu nimetten mahrum kalırlar. Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyurulmaktadır: “(Ey Peygamberim!) De ki: İbadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin...”(Fürkan, 77).

    İbadet, mü’minin kalbine Allah korkusunu yerleştirir. Mü’min nerede olursa olsun –iyi veya kötü- bütün yaptıklarından bir gün hesaba çekileceğini bilir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda)harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlara Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır” (Enfal, 2-4).

    İslam’ın bütün kurallarına uymak ibadettir. Sevgili peygamberimizin “İbadet yetmiş çeşittir. En faziletlilerinden biri de helal rızık kazanmaktır”(Keşfü’l-Hafa, no: 1699) sözü bu gerçeğe işaret etmektedir.

    Değerli Mü’minler!

    İbadet, dünya ve ahiret mutluluğumuzu sağlar, bu mutluluğa ulaşabilmek için, Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uyarak hayatımız boyunca ibadet görevimizi yerine getirmeye çalışalım.







+ Yorum Gönder