Konusunu Oylayın.: İsraftan kaçınmak için aileler nasıl davranmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İsraftan kaçınmak için aileler nasıl davranmalıdır?
  1. 30.Ekim.2012, 14:27
    1
    Misafir

    İsraftan kaçınmak için aileler nasıl davranmalıdır?

  2. 03.Kasım.2012, 02:58
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Israftan kaçınmak için aileler nasıl davranmalıdır?




    İsraftan kaçınmanın pratik yolları



    Yeryüzünü isfad eden tağutlar yüzünden bir tarafta insanlar açlıktan ölürken, diğer yanda Avrupa'da köpeklerin yüzde 53'ü aşırı şişmanlık sorunu yaşamakta ve bunların bir kısmı obezlik tedavisi görmekte. Kapitalizmin kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz ve gidişat böyle oldukça yaşamaya devam edeceğiz.

    Olayın bir de bizim de doğrudan kendimizi sorgulamamız gereken israf boyutu var. İsraf, İslam'ın kesinlikle yasakladığı bir eylem. Savurganlık olarak da nitelenen israftan, en azından birey ve aile çapında kaçınmak bizlerin elinde.

    Bunun için de kapitalizmin dayattığı "tüketim kültürü"nden titizlikle korunmamız gerekiyor. "Siz hala koltuklarınızı değiştirmediniz mi?" diye soruyla karşılaştığımızda, "Hadi ordan, biz Müslümanız" diyebilmeliyiz.

    Bunun yanında israfı önleme konusunda Tüketiciler Birliği'nin hazırladığı şu pratik bilgileri de dikkate almakta fayda var:



    İsrafı önlemenin pratik yolları:



    Sözlükler "israf”ı; gereksiz yere harcanan her türlü değer, savurganlık, “tüketici”yi de; tüketen, mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, mecâzi olarak da; bitiren, mahveden olarak tanımlamaktadır.

    Bu çalışmada, tüketicilerin, daha doğru bir deyimle bilinçsiz tüketicilerin yukarıdaki tanımda yer alan "mahveden" sıfatı ile yaptıkları israf ele alınmaktadır.

    Başta eğitim olmak üzere sosyal pek çok sebeple insanımız israf konusunda duyarsız ve tembel bir tutum içerisindedir. Bu durumdakiler aslında kendini, yaşam alanlarını, yaşamını tükettiğinin farkında değildir.

    Kalkınmakta olan ve nüfusu hızla artan Türkiye'nin, örneğin; enerji tüketimi hızla artmakta, bu durum doğal kaynaklarımızın bilinçsizce tüketilmeye başlanmasına neden olmaktadır. Enerji tasarrufu, kullanılan enerji miktarının azaltılması değil, enerjinin en verimli şekilde tüketilmesi ile mümkündür. Enerji tasarrufu ile bir yandan tüketiciler enerji giderlerini en düşük miktarlara indirmiş olacak, öte yandan ülkemiz enerji sıkıntısından kurtulacak, son aşamada da doğal kaynakların enerji üretimi gayesi ile yoğun tüketimi azalacaktır.

    Yapılan araştırmalarda, ülkemizin enerji tasarruf potansiyeli % 25 olarak tespit edilmektedir. Tüketiciler açısından konuyu daha dikkate değer kılan ise, bu tasarruf potansiyelinin konutlarda % 35’e varmasıdır. Bir diğer ifade ile konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin % 35’i israf edilmektedir.

    Enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyeli, 11.500.000 ton petrole karşılık gelmektedir. Yine ülkemizin gayri safi milli hâsılasının 2006 yılı için 500 milyar USD olduğu gerçeği karşısında, enerjide tasarruf potansiyeli, 125 milyar USD. Etmektedir.

    Son dönemde küresel ısınma ile gündeme gelen insanlığı ve dünyayı bekleyen tehlikeler, israfın ve israfın önlenmesinin önemini bir kez daha dikkate almamızı gerekli kılmaktadır. İsrafı önlemenin yanında, enerji kullanımının yerküre ve atmosferdeki olumsuz etkilerini de ortadan kaldıracak yeni, temiz, ucuz enerji kaynaklarına yönelmenin zamanı çoktan gelmiş bulunmaktadır.

    Bu çalışmada yaşamı sürdürmek için zorunlu olarak tüketilen elektrik ve doğalgaz enerjisi, su, kâğıt, ekmek ile ilgili üretim, maliyet, muadil değerler, mukayese bilgilerini içeren açıklamalar ile birlikte israfa sebep olan yanlışlarımızı, kullanım hatalarını önleyici tasarruf yöntemleri sıralanmaktadır. Bu yöntemleri uygulayarak israfı önleme sürecinde öncelikle temel kural olarak, israf etmemeyi bir yaşam biçimi, felsefesi olarak kabul etmek gereklidir.



    ELEKTRİK

    Eskiler, yaşama alanında mütevazılıği ifade etmek için “fındık oda, bakla sofa” deyimini kullanırlardı. Vahşi kapitalizmin, tüketime dayalı politikalarının evlerimizin asıl ve standart yaşama alanlarını suni aydınlatmalı karanlık köşelere hapsetmesi ve gelişen teknoloji ile birlikte ihtiyaç olsun olmasın evlerimize doldurduğumuz elektrikli araçlar ile elektrik en büyük enerji kaynağı haline gelmiştir.

    Tüm dünyada olduğu gibi elektrik enerjisi üretimi zorlu ve yakıcı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Alternatif enerji üretim yöntemleri bir yandan araştırıladursun, bizlere düşen en önemli sorumluluk tüketici olarak kullandığımız elektrik enerjisini israf etmeden, en verimli şekilde kullanmaktır.

    Ancak tüketiciye düşen bu sorumluluk gereği gibi yerine getirilmemektedir. Evler bayram sabahları cami aydınlatır gibi aydınlatılmakta, TV.ler sabah açılmakta, en son yatan kişi tarafından kapatılmakta, radyolar işlevsiz biçimde sürekli ses çıkarır halde tutulmakta, iki parça çamaşır elle yıkanacağı yerde yığılması beklenmekte, duştan akan kaynar su ve şok ısıtıcılarla duş alınmaktadır.



    ELEKTRİKTE TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Elektrik ocaklarında kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması, % 30 oranında enerji tasarrufu sağlar.

    2. Özellikle yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanmak, % 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlar.

    3. Ocaklarda tabanı düz tencere ve tava kullanılması, pişirme alanı artışı ile enerji tasarrufu sağlar.

    4. Fırınlarda pişirme işlemini seramik ve cam tencerelerle yapmak tasarruf sağlar.

    5. Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatarak, % 60 oranında buhar enerjisinden yararlanmak mümkündür

    6. Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencerelerin tercih edilmesi, % 50-70 oranında tasarruf sağlar.

    7. Pişirme esnasında tencerenin kontrol amacı ile sık sık açılmaması halinde, enerji kaybı en aza iner.

    8. Pişme işlemi bitmeden önce ocağın kapatılarak, son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişme sürecini devam ettirmek mümkündür.

    9. İlk baştaki güçlü pişirme ateşi sonradan kısılarak azaltılmalıdır.

    10. Fırınlar istisnai durumlar dışında önceden ısıtılmamalı, fırın kapağı sık sık açılmamalıdır.

    11. Küçük tepsileri büyük fırınlarda pişirmek enerji kaybını arttırır.

    12. Fırının pişme süresinden önce kapatılması halinde 5-10 dakikalık tasarruf sağlamak mümkündür.

    13. Yumurtalar, tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalıdır.

    14. Donmuş gıdalar oda sıcaklığında çözdürülmelidir.

    15. Mikrodalga fırının iç yüzeyi temiz tutulmalıdır.

    16. Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalıdır.

    17. Çok büyük kaplarlardaki pişirme işlemi gazlı ocaklarla, az miktar ve küçük kaplardaki pişirme işlemi de elektrikli ocaklarla yapılmalıdır.

    18. Elektrikli fırınlarda turbo sistemliler tercih edilmelidir.

    19. Mümkün olabildiğince az miktarda yemek pişirmemek gereklidir. Yemek ısıtmak, yeni yemek pişirmekten az enerji harcar.

    20. Aşırı pişirme ve kömürleşmeyi önlemek için fırınlarda saat (timer) ve termo-metre kullanılmalıdır.

    21. Mutfağın gün ışığı ile aydınlanması, % 15 oranında tasarruf demektir.

    22. Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu olarak çalıştırılmalıdır.

    23. Yazın aydınlanmada ısı yayma özelliği az olan flüoresan lambalar kullanılmalıdır.

    24. Klimaların bakım ve temizliğine dikkat edilmesi, 10 yaşından sonra bu cihazın değiştirilmesi % 40 oranında tasarruf sağlar.

    25. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar soğutulmamalıdır.

    26. Buzdolabı, ısı yayan aletlerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır.

    27. Buzdolabının duvara uzaklığı 10 cm. den az olmamalıdır.

    28. Buzdolabının kapı contası ve izolâsyonunun sağlam olmasını sağlanmalıdır.

    29. Buzdolabının arkasındaki tel paneli (radyatör) sık sık temizlenmelidir.

    30. Buzdolabının kapısı açık tutulmamalı, içindekilerin düzenli olarak yerleştirilmesiyle kullanımı kolaylaştırılmalı, buzları düzenli olarak eritilmelidir.

    31. Buzdolabı soğuk ve havalandırılabilen alanlarda bulundurulmalıdır.

    32. Buzdolabının soğutma sıcaklığı için -7°C, derin dondurucu için -18°C tercih edilmelidir.

    33. Uzun süreli konuttan ayrılmalarda en düşük soğutma seviyesi tercih edilmelidir.

    34. Buzdolabının içine konulan tüm gıda maddeleri kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.

    35. Banyo ve tuvaletlerin gün ışığı ile aydınlatılması tercih edilmelidir.

    36. Merdiven otomatiklerinde sensorlu sistemler kullanılmalıdır.

    37. Elektrikli araçlar stand-by konumunda bırakılmamalıdır.

    38. TV. ve radyolar sürekli açık tutulmamalı, seyredilecek programlar dışında kapatılarak, hem zaman, hem de enerji israfı engellenmelidir.

    39. Terk edilen mahallin lambası, kısa bir süre sonra dönülecek olsa bile kapatılmalıdır.

    40. Aydınlanmada yüksek wattlı ampuller yerine, flüoresan ampuller tercih edilmelidir.

    41. Ütülenecek giyecekler biriktirilerek ütülenmelidir.

    42. Az miktar suyun ısıtılması için su ısıtıcılar tercih edilmelidir.


  3. 03.Kasım.2012, 02:58
    2
    Özel Üye



    İsraftan kaçınmanın pratik yolları



    Yeryüzünü isfad eden tağutlar yüzünden bir tarafta insanlar açlıktan ölürken, diğer yanda Avrupa'da köpeklerin yüzde 53'ü aşırı şişmanlık sorunu yaşamakta ve bunların bir kısmı obezlik tedavisi görmekte. Kapitalizmin kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz ve gidişat böyle oldukça yaşamaya devam edeceğiz.

    Olayın bir de bizim de doğrudan kendimizi sorgulamamız gereken israf boyutu var. İsraf, İslam'ın kesinlikle yasakladığı bir eylem. Savurganlık olarak da nitelenen israftan, en azından birey ve aile çapında kaçınmak bizlerin elinde.

    Bunun için de kapitalizmin dayattığı "tüketim kültürü"nden titizlikle korunmamız gerekiyor. "Siz hala koltuklarınızı değiştirmediniz mi?" diye soruyla karşılaştığımızda, "Hadi ordan, biz Müslümanız" diyebilmeliyiz.

    Bunun yanında israfı önleme konusunda Tüketiciler Birliği'nin hazırladığı şu pratik bilgileri de dikkate almakta fayda var:



    İsrafı önlemenin pratik yolları:



    Sözlükler "israf”ı; gereksiz yere harcanan her türlü değer, savurganlık, “tüketici”yi de; tüketen, mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, mecâzi olarak da; bitiren, mahveden olarak tanımlamaktadır.

    Bu çalışmada, tüketicilerin, daha doğru bir deyimle bilinçsiz tüketicilerin yukarıdaki tanımda yer alan "mahveden" sıfatı ile yaptıkları israf ele alınmaktadır.

    Başta eğitim olmak üzere sosyal pek çok sebeple insanımız israf konusunda duyarsız ve tembel bir tutum içerisindedir. Bu durumdakiler aslında kendini, yaşam alanlarını, yaşamını tükettiğinin farkında değildir.

    Kalkınmakta olan ve nüfusu hızla artan Türkiye'nin, örneğin; enerji tüketimi hızla artmakta, bu durum doğal kaynaklarımızın bilinçsizce tüketilmeye başlanmasına neden olmaktadır. Enerji tasarrufu, kullanılan enerji miktarının azaltılması değil, enerjinin en verimli şekilde tüketilmesi ile mümkündür. Enerji tasarrufu ile bir yandan tüketiciler enerji giderlerini en düşük miktarlara indirmiş olacak, öte yandan ülkemiz enerji sıkıntısından kurtulacak, son aşamada da doğal kaynakların enerji üretimi gayesi ile yoğun tüketimi azalacaktır.

    Yapılan araştırmalarda, ülkemizin enerji tasarruf potansiyeli % 25 olarak tespit edilmektedir. Tüketiciler açısından konuyu daha dikkate değer kılan ise, bu tasarruf potansiyelinin konutlarda % 35’e varmasıdır. Bir diğer ifade ile konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin % 35’i israf edilmektedir.

    Enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyeli, 11.500.000 ton petrole karşılık gelmektedir. Yine ülkemizin gayri safi milli hâsılasının 2006 yılı için 500 milyar USD olduğu gerçeği karşısında, enerjide tasarruf potansiyeli, 125 milyar USD. Etmektedir.

    Son dönemde küresel ısınma ile gündeme gelen insanlığı ve dünyayı bekleyen tehlikeler, israfın ve israfın önlenmesinin önemini bir kez daha dikkate almamızı gerekli kılmaktadır. İsrafı önlemenin yanında, enerji kullanımının yerküre ve atmosferdeki olumsuz etkilerini de ortadan kaldıracak yeni, temiz, ucuz enerji kaynaklarına yönelmenin zamanı çoktan gelmiş bulunmaktadır.

    Bu çalışmada yaşamı sürdürmek için zorunlu olarak tüketilen elektrik ve doğalgaz enerjisi, su, kâğıt, ekmek ile ilgili üretim, maliyet, muadil değerler, mukayese bilgilerini içeren açıklamalar ile birlikte israfa sebep olan yanlışlarımızı, kullanım hatalarını önleyici tasarruf yöntemleri sıralanmaktadır. Bu yöntemleri uygulayarak israfı önleme sürecinde öncelikle temel kural olarak, israf etmemeyi bir yaşam biçimi, felsefesi olarak kabul etmek gereklidir.



    ELEKTRİK

    Eskiler, yaşama alanında mütevazılıği ifade etmek için “fındık oda, bakla sofa” deyimini kullanırlardı. Vahşi kapitalizmin, tüketime dayalı politikalarının evlerimizin asıl ve standart yaşama alanlarını suni aydınlatmalı karanlık köşelere hapsetmesi ve gelişen teknoloji ile birlikte ihtiyaç olsun olmasın evlerimize doldurduğumuz elektrikli araçlar ile elektrik en büyük enerji kaynağı haline gelmiştir.

    Tüm dünyada olduğu gibi elektrik enerjisi üretimi zorlu ve yakıcı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Alternatif enerji üretim yöntemleri bir yandan araştırıladursun, bizlere düşen en önemli sorumluluk tüketici olarak kullandığımız elektrik enerjisini israf etmeden, en verimli şekilde kullanmaktır.

    Ancak tüketiciye düşen bu sorumluluk gereği gibi yerine getirilmemektedir. Evler bayram sabahları cami aydınlatır gibi aydınlatılmakta, TV.ler sabah açılmakta, en son yatan kişi tarafından kapatılmakta, radyolar işlevsiz biçimde sürekli ses çıkarır halde tutulmakta, iki parça çamaşır elle yıkanacağı yerde yığılması beklenmekte, duştan akan kaynar su ve şok ısıtıcılarla duş alınmaktadır.



    ELEKTRİKTE TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Elektrik ocaklarında kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması, % 30 oranında enerji tasarrufu sağlar.

    2. Özellikle yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanmak, % 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlar.

    3. Ocaklarda tabanı düz tencere ve tava kullanılması, pişirme alanı artışı ile enerji tasarrufu sağlar.

    4. Fırınlarda pişirme işlemini seramik ve cam tencerelerle yapmak tasarruf sağlar.

    5. Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatarak, % 60 oranında buhar enerjisinden yararlanmak mümkündür

    6. Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencerelerin tercih edilmesi, % 50-70 oranında tasarruf sağlar.

    7. Pişirme esnasında tencerenin kontrol amacı ile sık sık açılmaması halinde, enerji kaybı en aza iner.

    8. Pişme işlemi bitmeden önce ocağın kapatılarak, son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişme sürecini devam ettirmek mümkündür.

    9. İlk baştaki güçlü pişirme ateşi sonradan kısılarak azaltılmalıdır.

    10. Fırınlar istisnai durumlar dışında önceden ısıtılmamalı, fırın kapağı sık sık açılmamalıdır.

    11. Küçük tepsileri büyük fırınlarda pişirmek enerji kaybını arttırır.

    12. Fırının pişme süresinden önce kapatılması halinde 5-10 dakikalık tasarruf sağlamak mümkündür.

    13. Yumurtalar, tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalıdır.

    14. Donmuş gıdalar oda sıcaklığında çözdürülmelidir.

    15. Mikrodalga fırının iç yüzeyi temiz tutulmalıdır.

    16. Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalıdır.

    17. Çok büyük kaplarlardaki pişirme işlemi gazlı ocaklarla, az miktar ve küçük kaplardaki pişirme işlemi de elektrikli ocaklarla yapılmalıdır.

    18. Elektrikli fırınlarda turbo sistemliler tercih edilmelidir.

    19. Mümkün olabildiğince az miktarda yemek pişirmemek gereklidir. Yemek ısıtmak, yeni yemek pişirmekten az enerji harcar.

    20. Aşırı pişirme ve kömürleşmeyi önlemek için fırınlarda saat (timer) ve termo-metre kullanılmalıdır.

    21. Mutfağın gün ışığı ile aydınlanması, % 15 oranında tasarruf demektir.

    22. Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu olarak çalıştırılmalıdır.

    23. Yazın aydınlanmada ısı yayma özelliği az olan flüoresan lambalar kullanılmalıdır.

    24. Klimaların bakım ve temizliğine dikkat edilmesi, 10 yaşından sonra bu cihazın değiştirilmesi % 40 oranında tasarruf sağlar.

    25. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar soğutulmamalıdır.

    26. Buzdolabı, ısı yayan aletlerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır.

    27. Buzdolabının duvara uzaklığı 10 cm. den az olmamalıdır.

    28. Buzdolabının kapı contası ve izolâsyonunun sağlam olmasını sağlanmalıdır.

    29. Buzdolabının arkasındaki tel paneli (radyatör) sık sık temizlenmelidir.

    30. Buzdolabının kapısı açık tutulmamalı, içindekilerin düzenli olarak yerleştirilmesiyle kullanımı kolaylaştırılmalı, buzları düzenli olarak eritilmelidir.

    31. Buzdolabı soğuk ve havalandırılabilen alanlarda bulundurulmalıdır.

    32. Buzdolabının soğutma sıcaklığı için -7°C, derin dondurucu için -18°C tercih edilmelidir.

    33. Uzun süreli konuttan ayrılmalarda en düşük soğutma seviyesi tercih edilmelidir.

    34. Buzdolabının içine konulan tüm gıda maddeleri kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.

    35. Banyo ve tuvaletlerin gün ışığı ile aydınlatılması tercih edilmelidir.

    36. Merdiven otomatiklerinde sensorlu sistemler kullanılmalıdır.

    37. Elektrikli araçlar stand-by konumunda bırakılmamalıdır.

    38. TV. ve radyolar sürekli açık tutulmamalı, seyredilecek programlar dışında kapatılarak, hem zaman, hem de enerji israfı engellenmelidir.

    39. Terk edilen mahallin lambası, kısa bir süre sonra dönülecek olsa bile kapatılmalıdır.

    40. Aydınlanmada yüksek wattlı ampuller yerine, flüoresan ampuller tercih edilmelidir.

    41. Ütülenecek giyecekler biriktirilerek ütülenmelidir.

    42. Az miktar suyun ısıtılması için su ısıtıcılar tercih edilmelidir.


  4. 03.Kasım.2012, 02:58
    3
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Israftan kaçınmak için aileler nasıl davranmalıdır?

    DOĞALGAZ

    Son on yılımızın gözde enerji kaynağı doğalgaz, metropol ve şehirlerimizdeki hava kirliliği ile gündeme gelmiş, “dışkaynaklı” bir enerji kaynağı olarak sınırlarımızdan girip, kılcal damarlar misali yurt sathında yayılmıştır. Hava kirliliği ile mücadelede önemli bir enstrüman olan doğalgaz kullanımı yaygınlaştıkça, başlangıçta diğer seçeneklere göre ucuz olan doğalgaz, bir süre sonra talebin artması ve küresel zeminde de arz ile ilgili ortaya çıkan sorunlar nedeniyle fiyatlanmaya başlamıştır.

    Doğalgaz enerjisi, değerli bir enerjidir. Günlük yaşamımızda vazgeçilmez hale geldikçe, değeri de gitgide artacaktır. Bu nedenle doğalgaz kullanımında yarınları düşünerek bilinçli tüketim zorunludur.



    DOĞALGAZDA TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Doğalgazlı ve gazlı ocaklarda verimi yüksek olanlar tercih edilmelidir.

    2. Camlarda ısıcam (çift cam) sistemi kullanılmalıdır. Böylelikle kışın ısı kaybında % 40-50, yazın ısı izolasyonunda ise %15 oranında tasarruf sağlamak mümkündür.

    3. Kuru havada soğuk daha çok hissedilir. Bu nedenle kışın odalar nemlendirilmelidir.

    4. Geceleri ve konuttan uzun süreli ayrılmalarda sıcaklık ayarı düşürülmelidir.

    5. Radyatörlerin üzeri, önü estetik sebeplerle kapatılmamalıdır. Radyatör arkasındaki duvara folyolu levhalar konulmalıdır. Böylelikle %15 oranında yakıt tasarrufu sağlamak mümkündür.

    6. Pencere ve kapı izolâsyonu, %15 oranında tasarruf demektir.

    7. Kalın ve pencereyi tamamen kapatan perdeler kullanılmalıdır.

    8. Kışın oda havalandırması, tam açık pencerelerle kısa süre için yapılmalıdır.

    9. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar ısıtılmamalı, kapılar kapalı tutulmalıdır.

    10. Zaman ayarlı termostat kullanılmalıdır. Termostatlar kapı, pencere ve ısı veren aletlerin uzağına monte edilmelidir. Konuttan bir günden fazla ayrılınması halinde termostat kapatılmalıdır.

    11. Termostat 19-20 °C ye ayarlanmalıdır. Bunun üzerindeki her 1 °C, % 6 daha fazla doğalgaz tüketimidir.

    12. Binanın çatı, duvar ve pencere izolasyonunun tam olması halinde; çatı yalıtımında % 20, dış duvar yalıtımında % 15, pencere kapı yalıtımında % 15, sızdırmazlık önlemleriyle % 10 oranında enerji tasarrufu sağlanır. Bu türden ısı yalıtımı inşaat maliyetini en fazla %3 arttırırken, yıllık yakıt tüketimi ise %50 azalmaktadır.

    13. Doğalgaz sobasının filtreleri ayda bir kez temizlenmeli ya da değiştirilmelidir.

    14. Mümkünse evin etrafını yeşillendirilmelidir.

    15. Kullanılmayan baca delikleri kapatılmalıdır.

    16. Doğalgazlı ısınma aracı alımında verimi yüksek olanları tercih edilmelidir.

    17. Bacalı doğalgaz cihazları dolap içerisine yerleştirilmemelidir. Bu durum cihazın ortamdan hava almasını engeller ve verimini düşürür.

    18. Doğalgaz tesisatları korunmalı ve kontrol edilmelidir. Kaçaklara karşı dikkatli olunmalıdır.

    19. Apartman kapıları kapalı tutulmalıdır.

    20. Doğalgazın yabancı kaynaklı, yabancı para birimi ile satın alınan ve ana vanası yabancıların elinde olan bir enerji kaynağı olduğunu unutulmamalıdır.



    KÂĞIT

    Evde, okulda, işyerinde; eğitim, sağlık, iş için kâğıt kullanımı kaçınılmazdır. Dolayısıyla kâğıt kullanımında çok önemli hatalar söz konusu olmaktadır. Yer ve şartlar ne olursa olsun gereksiz kullanımdan özenle kaçınmalı, en verimli kullanım sağlamalı, özellikle kâğıt israfının doğa ve çevreye vereceği zararların kat kat olduğu unutulmamalıdır.

    1 ton kâğıt 17 ağaç, 17 ağaç 70 m2 orman demektir. 1 ton kâğıt için;2,33 m3 kabuksuz odun (verim % 98), 4.100 khw elektrik enerjisi, 32.000 lt. su, 1.750 lt. fuel-oil kullanılmakta, bu durumda 270 kg. kirlilik atmosfere salınmakta ve 2,5 m3 depolama alanı gerekmektedir. Bu veriler rafinör mekanik kâğıt hamuru için gerekli olanlardır. Kâğıt kalitesinin artması oranında imalat için gereken enerji ve yan maddeler % 50 oranında artmaktadır.

    700 ton hurda kâğıdın tekrar işlenmesi, 10 bin ağaç demektir. Ekonomiye tekrar kazandırılan her bir ton atık kâğıt ile yılda; 8 milyon civarında ağacın kesilmesi önlenmekte, 20 milyar KHW elektrik tasarrufu ve 15 milyon ton su tasarrufu sağlanmaktadır.

    Kâğıt israfının yaygın olduğu alanlar şu şekilde belirlenmektedir:-Tekyönlü çekilen fotokopiler, tek yönlü alınan yazıcı çıktıları

    -Bozuk yazıcılardan kaynaklanan israflar

    -Not kâğıtları, promosyona yönelik üretilen not kâğıtları

    -Gereksiz yere basılan, kullanılan duvara asılan kâğıt tablolar

    -Duvar kâğıtları

    -Kutuda meyve suyu, süt ambalajları

    —Kâğıt torba

    -Havlu peçeteler, kâğıt mendiller, ıslak mendiller

    —Kâğıdın arşivlemede kullanılması.(Resmi daireler, hastaneler, okullar, şirketler

    -Promosyon ve reklâm amacı ile basılan broşür, takvim, ajanda, afiş,

    —Gereksiz defter kullanılması, defterlerin tamamen kullanılmaması

    —Gereksiz basılan dergi, gazete eki, bülten, magazin ve tanıtım dergileri, marketlerin fiyat dergileri,

    —Daha çok sayfa daha ucuza basılır mantığı ile basılan çok sayfalı kitaplar,

    —Fatura zarfları. (örneğin; Türk Telekom, faturaları koymak için kullandığı kaliteli zarflar için abonelerinden 40 Ykr. almaktadır. Sarı zarflar kullanabilir)

    Kâğıt kullanımında geri dönüşüm büyük önem arz etmektedir. Bu konu, devlet politikası olarak kabul edilmeli kişisel kâğıt kullanımından kurumlara kadar her alandaki kâğıt kullanımında geri dönüşüm sağlanmalıdır



    EKMEK

    Atalarımızın "nan-ı aziz" olarak adlandırdığı ekmek, bir semboldür. Sadece gıda, yiyecek manası değil; rızk, geçim, emek, hayat, aş manası da taşır. Zengin yoksul ayırt etmeksizin sofralarımızın konuğu ekmek; kokusu, bereketi ve tadıyla bütün dinlerde kutsal nimet olarak kabul edilmektedir. Ancak ekmek konusunda aşırı bir israfla karşı karşıya bulunmaktayız. TÜİK verilerine göre 1 milyondan fazla insan açlık sınırında yaşarken, ekmek israf edilmektedir.

    Ekmek israfına ilişkin olarak ülke çapında gerçekleştirilmiş bilimsel bir araştırma bulunmamakla birlikte;

    —Ekmek İşverenleri Sendikası: 1991 yılında, İstanbul'da günde 1 milyon ekmek,

    —İstanbul Fırıncılar Odası: 1993 ve 1994 yılları için % 6–7 oranında ekmek,

    —Türkiye Fırıncılar Odası: 1999 yılında, İstanbul’da günlük 3,5 milyon adet ekmek,

    —13 Ağustos 2004 tarihli haberlerde: yılda 103.660.000 ekmek,

    —Konya Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırması: 2005 yılında yıllık 11 milyon ton buğdayın una dönüşümünden elde edilen, her biri 200 gr. lık 45 milyar ekmeğin 2,6 milyarının israf edildiği belirtilmektedir.

    Araştırmalar israfının %70 'inin toplu yemek tüketim yerlerinde, yüksek gelir gruplarında göstermektedir.



    EKMEKTE TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. İhtiyaçtan fazla ekmek alınmamalıdır.

    2. Ekmek poşette, saklanmalı, uzun süreli muhafaza için buzdolabında ve poşette saklanmalıdır.

    3. Mümkün olduğunca küçük gramajlı ekmek alınmalıdır.

    4. Ekmek dilimlenerek tüketilmelidir.

    5. Bayat ekmekleri; galeta, galeta unu, ekmek tatlısı olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca ekmek kavurması, papara, tirit, ekmek süpürgesi, ekmek uğması, yalancı, paça, kalacuş, ekmekli omlet, ekmek karıştırması, yumurtalı ekmek aşı, ekmekli ezme, bayat ekmek köftesi, ekmek pizzası, dilim (ketçaplı) pizza, dilim kayganası, sarımsaklı ekmek, bayat ekmek kanepesi, tutmaç, bayat ekmek tatlısı, sütlü bayat ekmek tatlısı, ekmek helvası, vişneli ekmek tatlısı, üzümlü ekmek tatlısı, incir ve ballı ekmek turtası, ekmekli puding, ekmekli krep, bademli ekmek dilimleri, çikolatalı ve ekmekli kek olarak değerlendirilebileceği unutulmamalıdır.

    6. Raf ömrü uzun, kaliteli ekmek üretimi yaygınlaştırılmalıdır.

    7. Soğumuş ekmek, bayatlamış ekmek demek değildir.



    SU

    Su ikame edilemeyen, canlılar için en önemli doğal kaynaktır. Özellikle son 20 yıl içinde, artan dünya nüfusu ve bunun sonucu artan su talebi, küresel bir su krizini gündeme getirmiştir. Dünya nüfusu 19. yüzyıla oranla üç kat artmasına rağmen, su kaynaklarının kullanımının altı kat arttığı belirlenmiştir.

    Türkiye dünyanın en hızlı nehirlerinden birkaçına sahip olsa da, su rezervleri bakımından alt sıralarda yer almaktadır. Türkiye’de su kaynaklarının verimli kullanımındaki politikaların yanlışlığı, geleceğe ilişkin tehditleri ciddi boyutlara ulaştırmaktadır.

    Bir insanın biyolojik ve yaşamsal asgari su tüketimi 25 lt. dir. Ancak çağdaş yaşamın bir günlük ortalama su tüketim standardı 150 lt. olarak kabul edilmektedir. Dünya ülkelerinde değişken olan bu miktar, Türkiye’de ise kişi başına günlük 111 lt. dir.

    Bir ülkenin su zengini sayılması için kişi başına yıllık 8000–10000 m3 su düşmesi gerekir. Türkiye 1430 m3 kişi başına kullanılabilir su miktarı ile su zengini bir ülke değildir. Yine DSİ verilerine göre, 2030 yılında 80 milyon nüfusa ulaşacak Türkiye’nin kişi başına 1100 m3 kullanılabilir su miktarı ile su sıkıntısı çeken bir ülke konumuna gelecektir. Buna göre 2050 ya da 2100 yılında Türkiye’yi çok ciddi bir su krizi mücadelesi beklemektedir. Bu tehlikeyi en aza indirmek için, su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmelidir.



    SUDA TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu çalıştırılmalıdır.

    2. Mutfak batarya ve muslukların bakımının yapılarak, contalarını değiştirmek suretiyle 6 m3 tasarruf sağlamak mümkündür.

    3. Sebze ve meyve yıkamada kullanılan sular, çiçek, bahçe sulamada, tuvalet, merdiven, kapı önü temizliğinde kullanılmalıdır.

    4. Bulaşıkta petrol türevi yerine doğal temizlik malzemeleri kullanılarak, az su ile durulama sağlanmalıdır.

    5. Banyo bataryalarının su tesisatına bağlantısında ara musluk kullanılmalıdır. Ara musluklarla su debisini azaltılmalıdır.

    6. Küçük çocukların musluk kullanımını denetlenmelidir.

    7. Duş alırken akış debisi düşük başlıklar (elduşu) kullanılması, %50 oranında tasarruf sağlayacaktır.

    8. Duş almak ya da sürekli akan suyun altında yıkanmak yerine kurna/kova, tas kullanarak banyo yapılmalıdır.

    9. Klozet rezervuarlarının su depolama ayarları en az seviyeye ayarlanmalıdır. Rezervuarlarda su kaçağının önlenmesi günde 70 lt. tasarruf sağlayacaktır.

    10. Küçük ebatlı ve az miktardaki kolay çamaşırlar elle yıkanmalıdır.

    11. Diş fırçalarken, su açık tutulmamalıdır. Böylelikle 15 lt, fırçalama işi bir bardak su ile yapılırsa, 25 lt. su tasarrufu mümkündür.

    12. Traş olurken ve yüz temizliğinde musluğun kapalı tutulması halinde, tasarruf miktarı günde 35 lt. olacaktır.

    13. Tuvalet kâğıdı, peçete, sigara izmariti gibi atıklar, klozet ve tuvaletlere atılmamalıdır. Bu durumda gider sağlamak için daha fazla su kullanmak, tıkanmalara sebep olmak, pis su sistemlerinin tıkanıklarının giderilmesindeki ağır maliyetleri karşılamak zorunda kalınmaktadır.

    14. Konuttan uzun süreli ayrılmalarda, su vanası kapatılmalıdır.

    15. Çeşmeden akan suyun soğumasını sağlayarak (fazla akıtarak) içmek yerine buzdolabında sürekli soğuk su bulundurulmalı ve buz kullanılmalıdır.

    16. Araba yıkamada hortum yerine, kova-sünger kullanılmalıdır.



    İslamveHayat Haber Servisi


  5. 03.Kasım.2012, 02:58
    3
    Özel Üye
    DOĞALGAZ

    Son on yılımızın gözde enerji kaynağı doğalgaz, metropol ve şehirlerimizdeki hava kirliliği ile gündeme gelmiş, “dışkaynaklı” bir enerji kaynağı olarak sınırlarımızdan girip, kılcal damarlar misali yurt sathında yayılmıştır. Hava kirliliği ile mücadelede önemli bir enstrüman olan doğalgaz kullanımı yaygınlaştıkça, başlangıçta diğer seçeneklere göre ucuz olan doğalgaz, bir süre sonra talebin artması ve küresel zeminde de arz ile ilgili ortaya çıkan sorunlar nedeniyle fiyatlanmaya başlamıştır.

    Doğalgaz enerjisi, değerli bir enerjidir. Günlük yaşamımızda vazgeçilmez hale geldikçe, değeri de gitgide artacaktır. Bu nedenle doğalgaz kullanımında yarınları düşünerek bilinçli tüketim zorunludur.



    DOĞALGAZDA TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Doğalgazlı ve gazlı ocaklarda verimi yüksek olanlar tercih edilmelidir.

    2. Camlarda ısıcam (çift cam) sistemi kullanılmalıdır. Böylelikle kışın ısı kaybında % 40-50, yazın ısı izolasyonunda ise %15 oranında tasarruf sağlamak mümkündür.

    3. Kuru havada soğuk daha çok hissedilir. Bu nedenle kışın odalar nemlendirilmelidir.

    4. Geceleri ve konuttan uzun süreli ayrılmalarda sıcaklık ayarı düşürülmelidir.

    5. Radyatörlerin üzeri, önü estetik sebeplerle kapatılmamalıdır. Radyatör arkasındaki duvara folyolu levhalar konulmalıdır. Böylelikle %15 oranında yakıt tasarrufu sağlamak mümkündür.

    6. Pencere ve kapı izolâsyonu, %15 oranında tasarruf demektir.

    7. Kalın ve pencereyi tamamen kapatan perdeler kullanılmalıdır.

    8. Kışın oda havalandırması, tam açık pencerelerle kısa süre için yapılmalıdır.

    9. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar ısıtılmamalı, kapılar kapalı tutulmalıdır.

    10. Zaman ayarlı termostat kullanılmalıdır. Termostatlar kapı, pencere ve ısı veren aletlerin uzağına monte edilmelidir. Konuttan bir günden fazla ayrılınması halinde termostat kapatılmalıdır.

    11. Termostat 19-20 °C ye ayarlanmalıdır. Bunun üzerindeki her 1 °C, % 6 daha fazla doğalgaz tüketimidir.

    12. Binanın çatı, duvar ve pencere izolasyonunun tam olması halinde; çatı yalıtımında % 20, dış duvar yalıtımında % 15, pencere kapı yalıtımında % 15, sızdırmazlık önlemleriyle % 10 oranında enerji tasarrufu sağlanır. Bu türden ısı yalıtımı inşaat maliyetini en fazla %3 arttırırken, yıllık yakıt tüketimi ise %50 azalmaktadır.

    13. Doğalgaz sobasının filtreleri ayda bir kez temizlenmeli ya da değiştirilmelidir.

    14. Mümkünse evin etrafını yeşillendirilmelidir.

    15. Kullanılmayan baca delikleri kapatılmalıdır.

    16. Doğalgazlı ısınma aracı alımında verimi yüksek olanları tercih edilmelidir.

    17. Bacalı doğalgaz cihazları dolap içerisine yerleştirilmemelidir. Bu durum cihazın ortamdan hava almasını engeller ve verimini düşürür.

    18. Doğalgaz tesisatları korunmalı ve kontrol edilmelidir. Kaçaklara karşı dikkatli olunmalıdır.

    19. Apartman kapıları kapalı tutulmalıdır.

    20. Doğalgazın yabancı kaynaklı, yabancı para birimi ile satın alınan ve ana vanası yabancıların elinde olan bir enerji kaynağı olduğunu unutulmamalıdır.



    KÂĞIT

    Evde, okulda, işyerinde; eğitim, sağlık, iş için kâğıt kullanımı kaçınılmazdır. Dolayısıyla kâğıt kullanımında çok önemli hatalar söz konusu olmaktadır. Yer ve şartlar ne olursa olsun gereksiz kullanımdan özenle kaçınmalı, en verimli kullanım sağlamalı, özellikle kâğıt israfının doğa ve çevreye vereceği zararların kat kat olduğu unutulmamalıdır.

    1 ton kâğıt 17 ağaç, 17 ağaç 70 m2 orman demektir. 1 ton kâğıt için;2,33 m3 kabuksuz odun (verim % 98), 4.100 khw elektrik enerjisi, 32.000 lt. su, 1.750 lt. fuel-oil kullanılmakta, bu durumda 270 kg. kirlilik atmosfere salınmakta ve 2,5 m3 depolama alanı gerekmektedir. Bu veriler rafinör mekanik kâğıt hamuru için gerekli olanlardır. Kâğıt kalitesinin artması oranında imalat için gereken enerji ve yan maddeler % 50 oranında artmaktadır.

    700 ton hurda kâğıdın tekrar işlenmesi, 10 bin ağaç demektir. Ekonomiye tekrar kazandırılan her bir ton atık kâğıt ile yılda; 8 milyon civarında ağacın kesilmesi önlenmekte, 20 milyar KHW elektrik tasarrufu ve 15 milyon ton su tasarrufu sağlanmaktadır.

    Kâğıt israfının yaygın olduğu alanlar şu şekilde belirlenmektedir:-Tekyönlü çekilen fotokopiler, tek yönlü alınan yazıcı çıktıları

    -Bozuk yazıcılardan kaynaklanan israflar

    -Not kâğıtları, promosyona yönelik üretilen not kâğıtları

    -Gereksiz yere basılan, kullanılan duvara asılan kâğıt tablolar

    -Duvar kâğıtları

    -Kutuda meyve suyu, süt ambalajları

    —Kâğıt torba

    -Havlu peçeteler, kâğıt mendiller, ıslak mendiller

    —Kâğıdın arşivlemede kullanılması.(Resmi daireler, hastaneler, okullar, şirketler

    -Promosyon ve reklâm amacı ile basılan broşür, takvim, ajanda, afiş,

    —Gereksiz defter kullanılması, defterlerin tamamen kullanılmaması

    —Gereksiz basılan dergi, gazete eki, bülten, magazin ve tanıtım dergileri, marketlerin fiyat dergileri,

    —Daha çok sayfa daha ucuza basılır mantığı ile basılan çok sayfalı kitaplar,

    —Fatura zarfları. (örneğin; Türk Telekom, faturaları koymak için kullandığı kaliteli zarflar için abonelerinden 40 Ykr. almaktadır. Sarı zarflar kullanabilir)

    Kâğıt kullanımında geri dönüşüm büyük önem arz etmektedir. Bu konu, devlet politikası olarak kabul edilmeli kişisel kâğıt kullanımından kurumlara kadar her alandaki kâğıt kullanımında geri dönüşüm sağlanmalıdır



    EKMEK

    Atalarımızın "nan-ı aziz" olarak adlandırdığı ekmek, bir semboldür. Sadece gıda, yiyecek manası değil; rızk, geçim, emek, hayat, aş manası da taşır. Zengin yoksul ayırt etmeksizin sofralarımızın konuğu ekmek; kokusu, bereketi ve tadıyla bütün dinlerde kutsal nimet olarak kabul edilmektedir. Ancak ekmek konusunda aşırı bir israfla karşı karşıya bulunmaktayız. TÜİK verilerine göre 1 milyondan fazla insan açlık sınırında yaşarken, ekmek israf edilmektedir.

    Ekmek israfına ilişkin olarak ülke çapında gerçekleştirilmiş bilimsel bir araştırma bulunmamakla birlikte;

    —Ekmek İşverenleri Sendikası: 1991 yılında, İstanbul'da günde 1 milyon ekmek,

    —İstanbul Fırıncılar Odası: 1993 ve 1994 yılları için % 6–7 oranında ekmek,

    —Türkiye Fırıncılar Odası: 1999 yılında, İstanbul’da günlük 3,5 milyon adet ekmek,

    —13 Ağustos 2004 tarihli haberlerde: yılda 103.660.000 ekmek,

    —Konya Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırması: 2005 yılında yıllık 11 milyon ton buğdayın una dönüşümünden elde edilen, her biri 200 gr. lık 45 milyar ekmeğin 2,6 milyarının israf edildiği belirtilmektedir.

    Araştırmalar israfının %70 'inin toplu yemek tüketim yerlerinde, yüksek gelir gruplarında göstermektedir.



    EKMEKTE TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. İhtiyaçtan fazla ekmek alınmamalıdır.

    2. Ekmek poşette, saklanmalı, uzun süreli muhafaza için buzdolabında ve poşette saklanmalıdır.

    3. Mümkün olduğunca küçük gramajlı ekmek alınmalıdır.

    4. Ekmek dilimlenerek tüketilmelidir.

    5. Bayat ekmekleri; galeta, galeta unu, ekmek tatlısı olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca ekmek kavurması, papara, tirit, ekmek süpürgesi, ekmek uğması, yalancı, paça, kalacuş, ekmekli omlet, ekmek karıştırması, yumurtalı ekmek aşı, ekmekli ezme, bayat ekmek köftesi, ekmek pizzası, dilim (ketçaplı) pizza, dilim kayganası, sarımsaklı ekmek, bayat ekmek kanepesi, tutmaç, bayat ekmek tatlısı, sütlü bayat ekmek tatlısı, ekmek helvası, vişneli ekmek tatlısı, üzümlü ekmek tatlısı, incir ve ballı ekmek turtası, ekmekli puding, ekmekli krep, bademli ekmek dilimleri, çikolatalı ve ekmekli kek olarak değerlendirilebileceği unutulmamalıdır.

    6. Raf ömrü uzun, kaliteli ekmek üretimi yaygınlaştırılmalıdır.

    7. Soğumuş ekmek, bayatlamış ekmek demek değildir.



    SU

    Su ikame edilemeyen, canlılar için en önemli doğal kaynaktır. Özellikle son 20 yıl içinde, artan dünya nüfusu ve bunun sonucu artan su talebi, küresel bir su krizini gündeme getirmiştir. Dünya nüfusu 19. yüzyıla oranla üç kat artmasına rağmen, su kaynaklarının kullanımının altı kat arttığı belirlenmiştir.

    Türkiye dünyanın en hızlı nehirlerinden birkaçına sahip olsa da, su rezervleri bakımından alt sıralarda yer almaktadır. Türkiye’de su kaynaklarının verimli kullanımındaki politikaların yanlışlığı, geleceğe ilişkin tehditleri ciddi boyutlara ulaştırmaktadır.

    Bir insanın biyolojik ve yaşamsal asgari su tüketimi 25 lt. dir. Ancak çağdaş yaşamın bir günlük ortalama su tüketim standardı 150 lt. olarak kabul edilmektedir. Dünya ülkelerinde değişken olan bu miktar, Türkiye’de ise kişi başına günlük 111 lt. dir.

    Bir ülkenin su zengini sayılması için kişi başına yıllık 8000–10000 m3 su düşmesi gerekir. Türkiye 1430 m3 kişi başına kullanılabilir su miktarı ile su zengini bir ülke değildir. Yine DSİ verilerine göre, 2030 yılında 80 milyon nüfusa ulaşacak Türkiye’nin kişi başına 1100 m3 kullanılabilir su miktarı ile su sıkıntısı çeken bir ülke konumuna gelecektir. Buna göre 2050 ya da 2100 yılında Türkiye’yi çok ciddi bir su krizi mücadelesi beklemektedir. Bu tehlikeyi en aza indirmek için, su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmelidir.



    SUDA TASARRUF YÖNTEMLERİ

    1. Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu çalıştırılmalıdır.

    2. Mutfak batarya ve muslukların bakımının yapılarak, contalarını değiştirmek suretiyle 6 m3 tasarruf sağlamak mümkündür.

    3. Sebze ve meyve yıkamada kullanılan sular, çiçek, bahçe sulamada, tuvalet, merdiven, kapı önü temizliğinde kullanılmalıdır.

    4. Bulaşıkta petrol türevi yerine doğal temizlik malzemeleri kullanılarak, az su ile durulama sağlanmalıdır.

    5. Banyo bataryalarının su tesisatına bağlantısında ara musluk kullanılmalıdır. Ara musluklarla su debisini azaltılmalıdır.

    6. Küçük çocukların musluk kullanımını denetlenmelidir.

    7. Duş alırken akış debisi düşük başlıklar (elduşu) kullanılması, %50 oranında tasarruf sağlayacaktır.

    8. Duş almak ya da sürekli akan suyun altında yıkanmak yerine kurna/kova, tas kullanarak banyo yapılmalıdır.

    9. Klozet rezervuarlarının su depolama ayarları en az seviyeye ayarlanmalıdır. Rezervuarlarda su kaçağının önlenmesi günde 70 lt. tasarruf sağlayacaktır.

    10. Küçük ebatlı ve az miktardaki kolay çamaşırlar elle yıkanmalıdır.

    11. Diş fırçalarken, su açık tutulmamalıdır. Böylelikle 15 lt, fırçalama işi bir bardak su ile yapılırsa, 25 lt. su tasarrufu mümkündür.

    12. Traş olurken ve yüz temizliğinde musluğun kapalı tutulması halinde, tasarruf miktarı günde 35 lt. olacaktır.

    13. Tuvalet kâğıdı, peçete, sigara izmariti gibi atıklar, klozet ve tuvaletlere atılmamalıdır. Bu durumda gider sağlamak için daha fazla su kullanmak, tıkanmalara sebep olmak, pis su sistemlerinin tıkanıklarının giderilmesindeki ağır maliyetleri karşılamak zorunda kalınmaktadır.

    14. Konuttan uzun süreli ayrılmalarda, su vanası kapatılmalıdır.

    15. Çeşmeden akan suyun soğumasını sağlayarak (fazla akıtarak) içmek yerine buzdolabında sürekli soğuk su bulundurulmalı ve buz kullanılmalıdır.

    16. Araba yıkamada hortum yerine, kova-sünger kullanılmalıdır.



    İslamveHayat Haber Servisi





+ Yorum Gönder