Konusunu Oylayın.: Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası
  1. 27.Ekim.2012, 21:02
    1
    Misafir

    Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası






    Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası Mumsema Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası


  2. 27.Ekim.2012, 21:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 03.Kasım.2012, 04:03
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Peygamberlerin niteliklerine ilişkin kavram haritası




    Peygamberlerin Nitelikleri


    Peygamberler bizim gibi birer insandır.


    Peygamberler de tıpkı bizim gibi etten kemikten insanlardır. Onlar tanrısal
    bir kimliğe sahip değillerdir. Doğmuş, büyümüş ve ölmüşlerdir. Yemek, içmek,
    çalışmak, yorulmak, dinlenmek, üzülmek, sevinmek gibi beşeri özellikler herkes
    gibi onlarda da bulunur. Yalnız onların diğer insanlardan önemli farkları
    vardır. Peygamberler Allah’tan vahiy alırlar, bu iş için seçilmiş ve
    arındırılmıştır.

    Peygamberlerin kendine özgü nitelikleri vardır

    Peygamberlerin örnek kişilikleri ve yol göstericilikte öncü olmaları
    nedeniyle belli niteliklerle donanmış olmalarını gerektirmektedir. Bu nedenle
    peygamberlerin bazı üstün özellikleri ve kendine özgü nitelikleri vardır.
    Onların bu özellikleri yapmakta oldukları görevi yerine getirmede ve vahyin
    öğretilmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Kendilerine verilen elçilik
    görevlerini başarılı ve en iyi şekilde yapabilmişlerdir.


    Peygamberler gerektiğinde mucize gösterirler

    Peygamberler Allah’tan aldıkları vahyi insanlara anlatırken gerektiğinde
    mucizeler gösterirler. Mucize, peygamberlerin peygamberliklerini ispatlamak
    üzere Allah tarafından kendilerine verilen olağanüstü durum ve olaylara denir.
    Mucizelerin gerçek sahibi Allah’tır. Onun destek ve yardımı olmadan hiçbir
    peygamber mucize gösteremez. Ateşin Hz. İbrahim’i yakmaması, Hz. Musa’nın
    asasının yılana dönüşmesi, Hz. İsa’nın ölüleri diriltmesi olayları mucizeye
    örnektir.


    Peygamberlerin her birinde bulunan nitelikler
    nelerdir?



    1.Doğru olmak

    2.Güvenilir olmak

    3.Akıllı ve zeki olmak

    4.Günah işlemekten kaçınmak

    5.Allah’tan aldığı mesajları olduğu gibi insanlara bildirmek

    Doğruluk ne demektir?

    Doğruluk, niyetin, sözün ve davranışların birbiriyle uyumlu olmasıdır. Tarih
    boyunca insanlık doğruluğu hep yüce bir değer olarak görmüştür.

    Peygamberler doğru sözlü ve dürüst insanlardır.

    Peygamberler doğru sözlü ve dürüst insanlardır. Gerek peygamberlikten önce,
    gerekse peygamberlikten sonra söz ve davranışlarında doğruluğu ilke
    edinmişlerdir. Onlar, sözlerinde, yaptıkları iş ve davranışlarında doğrudurlar.
    Onlarda hile, yalan, iftira, insanları aldatma, iki yüzlülük gibi kötü huyların
    hiçbiri bulunmaz. Kur’an’da peygamberlerin doğru ve dürüst olduklarını belirten
    ayetler vardır. “Kitapta(Kur’an’da) İbrahim’i an. Şüphesiz ki o,sıdık(özü-sözü
    doğru) bir peygamberdi.” (Meryem suresi, 41)

    Peygamberlerin doğru olması niçin önemlidir?

    Peygamberler Allah’ın öğütlerini, buyruklarını insanlara bildirmekle görevli
    kimselerdir. Bu görevi yerine getirecek kişinin öncelikle doğru ve dürüst olması
    gerekir. Eğer doğru ve dürüst olmasalardı, inandırıcı olamazlardı. Bu nedenle
    kimse onlara kulak vermez, kendilerine inanmazdı.

    Güvenilir olmak (emanet)ne demektir?

    Emanet sözcük olarak kendisine bırakılan bir şeyi veya kendisine verilen bir
    görevi ihanet etmemektir. Emanet: Peygamberler kutsal görevlerini yerine getirme
    konusunda ve diğer konularda güvenilir olmalarıdır.


    Bütün peygamberler emin, güvenilir ve dürüst insanlardır.


    Bütün peygamberler emin, güvenilir ve dürüst insanlardır. Onlar bunu söz ve
    davranışlarıyla ortaya koymuşlardır. Allah Kur’an’da peygamberlerin güvenilir
    insanlardan seçildiğini şöyle belirtmektedir: “Size Rabbimin vahyettiklerini
    bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm” (A’raf, 68)


    Peygamberlerin güvenilir olması, getirdiği mesajın kabul
    edilmesine nasıl katkı sağlamıştır?


    Peygamberler Allah’tan aldıkları mesajları içtenlikle benimsemiş, onları önce
    kendi hayatlarında yaşamışlar, sonra da diğer insanlara öğretmişlerdir. Bu durum
    getirdiği mesajın kabul edilmesinde, öğretilmesinde önemli katkılar sağlamıştır.


    Hz. Muhammed’in güvenilirliği

    Peygamberler sağlam kişilikli, güvenilir insanlardır. Onlar sadece
    peygamberlik döneminde değil, kendilerine bu görev verilmeden önce de bu
    özellikleri ile tanınırlar. Bunun en güzel örneği kuşkusuz Peygamberimiz Hz.
    Muhammed’dir. O, içinde yaşadığı toplumun en güvenilir kişisi idi. O, her
    bakımdan kendisine güvenilen bir kimseydi. Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile
    olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden ona henüz peygamber olmadan
    “Muhammed’ül emin”(Güvenilir Muhammed) denilmiştir. Kâbe hakemliğinde herkesi
    memnun edecek bir çözüm bularak muhtemel bir iç kavgayı önlemiş olması,
    haksızlık ve zulme engel olmak gayesiyle oluşturulan “Hılfulfudul”(Erdemliler
    anlaşması) cemiyetine aktif bir üye olarak katılması, peygamberlikten önce de
    “emin” sıfatını taşıdığını göstermektedir.

    Nitekim peygamberliğini açıkladığı zaman iman etmeyenler bile ona yalancı,
    yalan söylüyor diyememişlerdir. En yakın akrabalarını Safa tepesine toplayıp
    onları İslâm’a davet ettiği zaman “Size dağın arkasında düşman atlarının
    bulunduğunu söylesem, buna inanır mısınız? Dediği zaman, “ hepimiz inanırız,
    çünkü sen yalan söylemezsin” diye cevap vermişlerdir. Uzak yerlere giden
    kimseler kıymetli eşyalarını Hz. Muhammed’e teslim ederlerdi. Hz. Muhammed bu
    emanetlere asla ihanet etmez ve sahiplerine sağlam bir şekilde iade ederdi. O,
    emanetlere en zor anda bile hainlik yapmamıştır. Bilindiği gibi, Medine’ye
    hicret edeceği gece müşrikler, öldürmek amacıyla onun evini kuşatmışlardı. Evini
    terk etmeden önce, yanında bulunan emanetleri Hz. Ali’ye teslim etmiş, ertesi
    gün de sahiplerine vermesini istemiştir.

    Peygamberler akıllı ve zeki insanlardır


    Peygamberler üstün bir akıl ve zekâya, kuvvetli bir hafızaya ve yüksek bir
    ikna gücüne sahip insanlardır. Bu sayede Allah’ın gönderdiği vahiyleri en doğru
    şekilde anlar ve en iyi biçimde insanlara aktarırlar. Sorunlara uygun çözümler
    getirirler. Konu ile ilgili olarak Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır:
    “(Hepside) güçlü bir iradeye ve keskin bir kavrayış yeteneğine sahip olan
    İbrahim, İshak ve Yakub’u hatırla” (Sa’d suresi, 45)


    Peygamberlerin elçilik görevini yerine getirmede akıllı ve zeki
    olmalarının önemi nedir?


    Peygamberlik büyük sorumluluk gerektiren bir görevdir. İşte Allah,
    peygamberlerin vahyi en iyi bir şekilde aktarmaları, sorumluluklarını yerine
    getirebilmeleri için onlara akıl, zekâ, doğru kavrama yeteneği vermiştir. Bu
    bakımdan peygamberler son derece akıllı ve zeki, ileriyi görebilen, dengeli ve
    ölçülü kişilerdir. Bu özellikleriyle Allah’tan aldıkları mesajları insanlara
    ulaştırma görevini başarıyla yapabilmişlerdir.


    Peygamberlerin günah işlemekten kaçınması ne anlama
    gelir?


    Peygamberlerin günah işlemekten kaçınması; onların gizli açık her türlü
    günahtan ve peygamberlik onuruyla bağdaşmayan hareketlerden uzak bulunmaları
    anlamına gelir. Çünkü peygamberler, Allah'ın korunmasında, günahsız ve tertemiz
    insanlardır. Allah onları doğuştan peygamber olmalarını dilemiş ve onları bu
    görev için özel terbiye ederek yetiştirmiştir. Bu durum Kur'an'da şöyle
    belirtilmiştir: " O peygamberler, Allah'ın hidayet ettiği ve özel yetiştirdiği
    kimselerdir. (Muhammed) Sen de onların gittiği yoldan git." (En'am,
    89-90)
    Her peygamber, doğumundan ölümüne kadar, Allah tarafından özel bir
    şekilde korunarak, günaha ve günaha giden yollardan alıkonularak himaye
    edilirler. Kur'an'da peygamberlerin görevlerini yaparken, Allah'ın onları
    koruyacağından söz edilmiştir. Böylelikle onların her türlü suç ve günah
    işlemelerinin önüne geçilmiştir. Bu durum Kur'an'da şöyle belirtilmiştir: "Ey
    Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, onun
    elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır." (Maide
    67)

    Peygamberler niçin günah işlemekten kaçınmalıdır?

    Peygamberler Allah'ın elçileridir ve insanlara tarafından örnek alınan
    kimselerdir. Onlar günah işlemezler. Çünkü peygamberler insanlara günahın ne
    olduğunu, onlardan nasıl kaçınılması gerektiğini öğretmek üzere
    gönderilmişlerdir. Kendilerinin günah işlemeleri durumunda bunu insanlara
    anlatmaları mümkün olmaz, ilettikleri mesajın doğruluğuna güvenilmezdi.
    Allah'tan aldıkları göreve ve üstün ahlaklı olma özelliklerine de ters düşerdi.
    İnsanların sevgisini kazanamaz ve peygamberlik görevini yapamazlardı.


    Peygamberler günah işlemekten kaçınması, getirdiği mesajın kabul
    edilmesine nasıl katkı sağlamıştır?


    Peygamberlerin görevi, kendilerine bildirilen mesajı insanlara ulaştırmakla
    bitmemiştir. Onlar, Allah'tan aldıkları mesajları içtenlikle benimsemiş, onları
    önce kendi hayatlarında yaşamışlar, sonra da diğer insanlara öğretmişlerdir. Bu
    konuda insanlara örnek olmuşlardır. Peygamberler her zaman günah işlemekten
    kaçınan, sağlam kişilikli, yüksek ahlaklı insanlardır. Onlar sadece peygamberlik
    döneminde değil, kendilerine görev verilmeden önce de bu özellikleri ile
    tanınırlar. Bu durum getirdiği mesajın kabul edilmesinde, öğretilmesinde önemli
    katkılar sağlamıştır. Bu sayede kendilerine verilen elçilik görevini en iyi
    şekilde yerine getirmişlerdir.

    Peygamberlerin Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara
    bildirmesi ne anlama gelir?



    Peygamberin Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara bildirmeleri;
    onların kendilerine verimleş olan elçilik görevini tam olarak yapmaları anlamına
    gelir. Peygamberler kendilerine verilen görevi ihmal etmeden en iyi şekilde
    yerine getirirler. Bu nitelik zaten peygamberlik görevinin varlık nedenidir.
    Yüce Allah bu gerçeği Kur'an'da şöyle belirtmiştir: "Ey peygamber! Rabbinden
    sana indirileni ulaştır. Eğer bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun.
    Allah beni insanlardan korur." (Maide 67)

    Peygamberlerin temel görevi nedir?

    Peygamberlerin temel görevi, Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi
    insanlara bildirmektir. Buna "tebliğ" denir. Peygamberlerin Allah'ın aldıkları
    mesajları insanlardan gizlemesi düşünülemez. Onların Allah'tan aldıkları
    mesajları artırma veya eksiltme yetkileri de yoktur. Yine bu emir ve yasakları
    susarak veya gizleyerek insanlardan uzak tutmazlar. Konu ile ilgili olarak Yüce
    Allah Kur'an'da şöyle buyurmaktadır: "Eğer (peygamber bize atfen bazı sözleri
    uydurmuş olsaydı, elbette onu biz kudretimizle yakalardık…" (Hakka 44-45)

    Peygamberlerin tebliğ görevini yaparken herhangi baskı ve zorlamaya
    başvurmamışlardır.


    Peygamberler dini tebliğ ederken, dini esasları açıklama, öğretme, uygulama,
    öğretip uyguladıkları kontrol ve düzeltme, insanları kötülüklerden temizleme ve
    arındırma görevlerini yerine getiriler. Bu görevini yerine getirirken herhangi
    bir baskı ve zorlamaya başvurmamışlardır. Ayrıca ilahi mesajı insanlara
    ulaştırmak için birçok peygamber sıkıntı çekmiş ve bu sıkıntılara
    katlanmışlardır. Ölüm tehdidine ve tehlikesine rağmen görevlerini yapmaktan
    vazgeçmemişlerdir. Anlatım: Osman Ay


  4. 03.Kasım.2012, 04:03
    2
    Özel Üye



    Peygamberlerin Nitelikleri


    Peygamberler bizim gibi birer insandır.


    Peygamberler de tıpkı bizim gibi etten kemikten insanlardır. Onlar tanrısal
    bir kimliğe sahip değillerdir. Doğmuş, büyümüş ve ölmüşlerdir. Yemek, içmek,
    çalışmak, yorulmak, dinlenmek, üzülmek, sevinmek gibi beşeri özellikler herkes
    gibi onlarda da bulunur. Yalnız onların diğer insanlardan önemli farkları
    vardır. Peygamberler Allah’tan vahiy alırlar, bu iş için seçilmiş ve
    arındırılmıştır.

    Peygamberlerin kendine özgü nitelikleri vardır

    Peygamberlerin örnek kişilikleri ve yol göstericilikte öncü olmaları
    nedeniyle belli niteliklerle donanmış olmalarını gerektirmektedir. Bu nedenle
    peygamberlerin bazı üstün özellikleri ve kendine özgü nitelikleri vardır.
    Onların bu özellikleri yapmakta oldukları görevi yerine getirmede ve vahyin
    öğretilmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Kendilerine verilen elçilik
    görevlerini başarılı ve en iyi şekilde yapabilmişlerdir.


    Peygamberler gerektiğinde mucize gösterirler

    Peygamberler Allah’tan aldıkları vahyi insanlara anlatırken gerektiğinde
    mucizeler gösterirler. Mucize, peygamberlerin peygamberliklerini ispatlamak
    üzere Allah tarafından kendilerine verilen olağanüstü durum ve olaylara denir.
    Mucizelerin gerçek sahibi Allah’tır. Onun destek ve yardımı olmadan hiçbir
    peygamber mucize gösteremez. Ateşin Hz. İbrahim’i yakmaması, Hz. Musa’nın
    asasının yılana dönüşmesi, Hz. İsa’nın ölüleri diriltmesi olayları mucizeye
    örnektir.


    Peygamberlerin her birinde bulunan nitelikler
    nelerdir?



    1.Doğru olmak

    2.Güvenilir olmak

    3.Akıllı ve zeki olmak

    4.Günah işlemekten kaçınmak

    5.Allah’tan aldığı mesajları olduğu gibi insanlara bildirmek

    Doğruluk ne demektir?

    Doğruluk, niyetin, sözün ve davranışların birbiriyle uyumlu olmasıdır. Tarih
    boyunca insanlık doğruluğu hep yüce bir değer olarak görmüştür.

    Peygamberler doğru sözlü ve dürüst insanlardır.

    Peygamberler doğru sözlü ve dürüst insanlardır. Gerek peygamberlikten önce,
    gerekse peygamberlikten sonra söz ve davranışlarında doğruluğu ilke
    edinmişlerdir. Onlar, sözlerinde, yaptıkları iş ve davranışlarında doğrudurlar.
    Onlarda hile, yalan, iftira, insanları aldatma, iki yüzlülük gibi kötü huyların
    hiçbiri bulunmaz. Kur’an’da peygamberlerin doğru ve dürüst olduklarını belirten
    ayetler vardır. “Kitapta(Kur’an’da) İbrahim’i an. Şüphesiz ki o,sıdık(özü-sözü
    doğru) bir peygamberdi.” (Meryem suresi, 41)

    Peygamberlerin doğru olması niçin önemlidir?

    Peygamberler Allah’ın öğütlerini, buyruklarını insanlara bildirmekle görevli
    kimselerdir. Bu görevi yerine getirecek kişinin öncelikle doğru ve dürüst olması
    gerekir. Eğer doğru ve dürüst olmasalardı, inandırıcı olamazlardı. Bu nedenle
    kimse onlara kulak vermez, kendilerine inanmazdı.

    Güvenilir olmak (emanet)ne demektir?

    Emanet sözcük olarak kendisine bırakılan bir şeyi veya kendisine verilen bir
    görevi ihanet etmemektir. Emanet: Peygamberler kutsal görevlerini yerine getirme
    konusunda ve diğer konularda güvenilir olmalarıdır.


    Bütün peygamberler emin, güvenilir ve dürüst insanlardır.


    Bütün peygamberler emin, güvenilir ve dürüst insanlardır. Onlar bunu söz ve
    davranışlarıyla ortaya koymuşlardır. Allah Kur’an’da peygamberlerin güvenilir
    insanlardan seçildiğini şöyle belirtmektedir: “Size Rabbimin vahyettiklerini
    bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm” (A’raf, 68)


    Peygamberlerin güvenilir olması, getirdiği mesajın kabul
    edilmesine nasıl katkı sağlamıştır?


    Peygamberler Allah’tan aldıkları mesajları içtenlikle benimsemiş, onları önce
    kendi hayatlarında yaşamışlar, sonra da diğer insanlara öğretmişlerdir. Bu durum
    getirdiği mesajın kabul edilmesinde, öğretilmesinde önemli katkılar sağlamıştır.


    Hz. Muhammed’in güvenilirliği

    Peygamberler sağlam kişilikli, güvenilir insanlardır. Onlar sadece
    peygamberlik döneminde değil, kendilerine bu görev verilmeden önce de bu
    özellikleri ile tanınırlar. Bunun en güzel örneği kuşkusuz Peygamberimiz Hz.
    Muhammed’dir. O, içinde yaşadığı toplumun en güvenilir kişisi idi. O, her
    bakımdan kendisine güvenilen bir kimseydi. Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile
    olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden ona henüz peygamber olmadan
    “Muhammed’ül emin”(Güvenilir Muhammed) denilmiştir. Kâbe hakemliğinde herkesi
    memnun edecek bir çözüm bularak muhtemel bir iç kavgayı önlemiş olması,
    haksızlık ve zulme engel olmak gayesiyle oluşturulan “Hılfulfudul”(Erdemliler
    anlaşması) cemiyetine aktif bir üye olarak katılması, peygamberlikten önce de
    “emin” sıfatını taşıdığını göstermektedir.

    Nitekim peygamberliğini açıkladığı zaman iman etmeyenler bile ona yalancı,
    yalan söylüyor diyememişlerdir. En yakın akrabalarını Safa tepesine toplayıp
    onları İslâm’a davet ettiği zaman “Size dağın arkasında düşman atlarının
    bulunduğunu söylesem, buna inanır mısınız? Dediği zaman, “ hepimiz inanırız,
    çünkü sen yalan söylemezsin” diye cevap vermişlerdir. Uzak yerlere giden
    kimseler kıymetli eşyalarını Hz. Muhammed’e teslim ederlerdi. Hz. Muhammed bu
    emanetlere asla ihanet etmez ve sahiplerine sağlam bir şekilde iade ederdi. O,
    emanetlere en zor anda bile hainlik yapmamıştır. Bilindiği gibi, Medine’ye
    hicret edeceği gece müşrikler, öldürmek amacıyla onun evini kuşatmışlardı. Evini
    terk etmeden önce, yanında bulunan emanetleri Hz. Ali’ye teslim etmiş, ertesi
    gün de sahiplerine vermesini istemiştir.

    Peygamberler akıllı ve zeki insanlardır


    Peygamberler üstün bir akıl ve zekâya, kuvvetli bir hafızaya ve yüksek bir
    ikna gücüne sahip insanlardır. Bu sayede Allah’ın gönderdiği vahiyleri en doğru
    şekilde anlar ve en iyi biçimde insanlara aktarırlar. Sorunlara uygun çözümler
    getirirler. Konu ile ilgili olarak Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır:
    “(Hepside) güçlü bir iradeye ve keskin bir kavrayış yeteneğine sahip olan
    İbrahim, İshak ve Yakub’u hatırla” (Sa’d suresi, 45)


    Peygamberlerin elçilik görevini yerine getirmede akıllı ve zeki
    olmalarının önemi nedir?


    Peygamberlik büyük sorumluluk gerektiren bir görevdir. İşte Allah,
    peygamberlerin vahyi en iyi bir şekilde aktarmaları, sorumluluklarını yerine
    getirebilmeleri için onlara akıl, zekâ, doğru kavrama yeteneği vermiştir. Bu
    bakımdan peygamberler son derece akıllı ve zeki, ileriyi görebilen, dengeli ve
    ölçülü kişilerdir. Bu özellikleriyle Allah’tan aldıkları mesajları insanlara
    ulaştırma görevini başarıyla yapabilmişlerdir.


    Peygamberlerin günah işlemekten kaçınması ne anlama
    gelir?


    Peygamberlerin günah işlemekten kaçınması; onların gizli açık her türlü
    günahtan ve peygamberlik onuruyla bağdaşmayan hareketlerden uzak bulunmaları
    anlamına gelir. Çünkü peygamberler, Allah'ın korunmasında, günahsız ve tertemiz
    insanlardır. Allah onları doğuştan peygamber olmalarını dilemiş ve onları bu
    görev için özel terbiye ederek yetiştirmiştir. Bu durum Kur'an'da şöyle
    belirtilmiştir: " O peygamberler, Allah'ın hidayet ettiği ve özel yetiştirdiği
    kimselerdir. (Muhammed) Sen de onların gittiği yoldan git." (En'am,
    89-90)
    Her peygamber, doğumundan ölümüne kadar, Allah tarafından özel bir
    şekilde korunarak, günaha ve günaha giden yollardan alıkonularak himaye
    edilirler. Kur'an'da peygamberlerin görevlerini yaparken, Allah'ın onları
    koruyacağından söz edilmiştir. Böylelikle onların her türlü suç ve günah
    işlemelerinin önüne geçilmiştir. Bu durum Kur'an'da şöyle belirtilmiştir: "Ey
    Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, onun
    elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır." (Maide
    67)

    Peygamberler niçin günah işlemekten kaçınmalıdır?

    Peygamberler Allah'ın elçileridir ve insanlara tarafından örnek alınan
    kimselerdir. Onlar günah işlemezler. Çünkü peygamberler insanlara günahın ne
    olduğunu, onlardan nasıl kaçınılması gerektiğini öğretmek üzere
    gönderilmişlerdir. Kendilerinin günah işlemeleri durumunda bunu insanlara
    anlatmaları mümkün olmaz, ilettikleri mesajın doğruluğuna güvenilmezdi.
    Allah'tan aldıkları göreve ve üstün ahlaklı olma özelliklerine de ters düşerdi.
    İnsanların sevgisini kazanamaz ve peygamberlik görevini yapamazlardı.


    Peygamberler günah işlemekten kaçınması, getirdiği mesajın kabul
    edilmesine nasıl katkı sağlamıştır?


    Peygamberlerin görevi, kendilerine bildirilen mesajı insanlara ulaştırmakla
    bitmemiştir. Onlar, Allah'tan aldıkları mesajları içtenlikle benimsemiş, onları
    önce kendi hayatlarında yaşamışlar, sonra da diğer insanlara öğretmişlerdir. Bu
    konuda insanlara örnek olmuşlardır. Peygamberler her zaman günah işlemekten
    kaçınan, sağlam kişilikli, yüksek ahlaklı insanlardır. Onlar sadece peygamberlik
    döneminde değil, kendilerine görev verilmeden önce de bu özellikleri ile
    tanınırlar. Bu durum getirdiği mesajın kabul edilmesinde, öğretilmesinde önemli
    katkılar sağlamıştır. Bu sayede kendilerine verilen elçilik görevini en iyi
    şekilde yerine getirmişlerdir.

    Peygamberlerin Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara
    bildirmesi ne anlama gelir?



    Peygamberin Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara bildirmeleri;
    onların kendilerine verimleş olan elçilik görevini tam olarak yapmaları anlamına
    gelir. Peygamberler kendilerine verilen görevi ihmal etmeden en iyi şekilde
    yerine getirirler. Bu nitelik zaten peygamberlik görevinin varlık nedenidir.
    Yüce Allah bu gerçeği Kur'an'da şöyle belirtmiştir: "Ey peygamber! Rabbinden
    sana indirileni ulaştır. Eğer bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun.
    Allah beni insanlardan korur." (Maide 67)

    Peygamberlerin temel görevi nedir?

    Peygamberlerin temel görevi, Allah'tan aldıkları mesajları olduğu gibi
    insanlara bildirmektir. Buna "tebliğ" denir. Peygamberlerin Allah'ın aldıkları
    mesajları insanlardan gizlemesi düşünülemez. Onların Allah'tan aldıkları
    mesajları artırma veya eksiltme yetkileri de yoktur. Yine bu emir ve yasakları
    susarak veya gizleyerek insanlardan uzak tutmazlar. Konu ile ilgili olarak Yüce
    Allah Kur'an'da şöyle buyurmaktadır: "Eğer (peygamber bize atfen bazı sözleri
    uydurmuş olsaydı, elbette onu biz kudretimizle yakalardık…" (Hakka 44-45)

    Peygamberlerin tebliğ görevini yaparken herhangi baskı ve zorlamaya
    başvurmamışlardır.


    Peygamberler dini tebliğ ederken, dini esasları açıklama, öğretme, uygulama,
    öğretip uyguladıkları kontrol ve düzeltme, insanları kötülüklerden temizleme ve
    arındırma görevlerini yerine getiriler. Bu görevini yerine getirirken herhangi
    bir baskı ve zorlamaya başvurmamışlardır. Ayrıca ilahi mesajı insanlara
    ulaştırmak için birçok peygamber sıkıntı çekmiş ve bu sıkıntılara
    katlanmışlardır. Ölüm tehdidine ve tehlikesine rağmen görevlerini yapmaktan
    vazgeçmemişlerdir. Anlatım: Osman Ay





+ Yorum Gönder