Konusunu Oylayın.: Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez
  1. 27.Ekim.2012, 19:45
    1
    Misafir

    Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez






    Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez Mumsema Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez


  2. 27.Ekim.2012, 19:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Ekim.2012, 20:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Besmele nerelerde söylenip nerelerde söylenmez




    Besmele sadece helal ve güzel şeyleri yapmaya başlamadan önce söylenir. Her işine besmeleyle başlayan bir Müslüman, “Rahman ve Rahim olan Allahın ismiyle başlarım” demekle büyük bir sırrı yakalar. Bu mübarek kelimeyi söylemekle, ibadetin dışında kalan işlerini de bir ibadet havasına büründürür. Basit ve normal âdetlerini, ibadete çevirir. “Bismillahla başlanmayan işte hayır ve bereket yoktur” hadis-i şerifine göre hareket etmekle de, hayır ve bereketin kapısını aralamış oluyor.

    Güzel ve hayırlı işlerde Besmele çekmek çok yerinde bir harekettir. Alışkanlık haline getirildiği zaman büyük bir sevap getirir. Ancak dinen haram sayılan işlerin başında söylemek çok yersiz ve yanlış bir davranıştır. İslamın haram kıldığı, Müslümanların uzak kalmaları gereken işlerde maddî ve manevî hayatımıza zarar veren pek çok şey vardır. Yasaklanan bazı konular da ayet ve hadislerde açıkça belirtilmiştir. Mesela; içki içmek, zina, faiz, kumar bunlardan sadece birkaçıdır.

    Bir insan bu yasak işleri yaparken hangi amaçla besmele okur? “Şansım yaver gitsin” diye kumardan önce, “Belki günahı az olur” diye içki ve faizden önce söylüyorsa, bu nasıl bir mantıktır? Taşımış olduğu niyet, dinle ve imanla nasıl bağdaşabilir? Bu niyetle o haramın yapısı değişir mi? Manevî sorumluluğu bir kat daha artmış olmaz mı? Ayrıca bu çirkin hareketin başlangıcında besmeleyi okurken onu hafife almış, basite indirmiş olmuyor mu?
    İmam-ı Azamın yazılı tek kitabı olan Fıkh-ı Ekberde ve asırlarca Osmanlının kaynak eeri olan Mültekaın şerhi olan Dâmâdda bu konuda şöyle bir kayda yer veriliyor: “Bir kimse, haram olduğu kesin olarak bilinen fiilleri işlerken Bismillah derse, imanı tehlikeye girmiş olur. “Mesela; kumar oynarken, şarap içerken, zina ederken, tavla zarlarını eline alıp atmadan önce, yenmesi haram olan bir malı yerken Bismillah derse dinden çıkar. Çünkü bu insan Allahın ismini hafife almış, onunla alay etmiş oluyor.” Ancak bu kişi daha sonra pişman olur, tövbe eder, tekrar Kelime-i Şehadet getirirse, yeniden imana kavuşmuş olur. Farkında olmadan, bir alışkanlık olarak harama başlamadan önce Besmeleyi söyleyen kimse, imanını kaybetmese dahi, yine de büyük bir vebalin altına girer.

    Böyle bir hareketin imana aykırı olduğunu bilmeden yapan kimselerin durumuna gelince... Hanefî mezhebine bağlı birçok ulema, cehaleti özür olarak kabul etmediklerinden bu kimsenin dininin tehlikeye girdiği kanaatindedirler. Fakat cehaleti bir mazeret gibi kabul eden bazı alimler, böylelerinin dinden uzaklaştığına hükmetmemişler. Sakal tıraşı olurken “Besmele” söylemek ise bunlardan farklıdır. Sakalı tıraş etmek hakkındaki “haram” hükmü, Bediüzzamanın açıklamasına göre, bıraktıktan sonra tekrar kesme hali için söz konusudur.
    İmam-ı Gazalî, Nevevî ve Remlî gibi müctehid imamlar sakal tıraşını tenzihî bir mekruh olarak sayıyorlar. Böylece sakalını tıraş eden kimse, sadece bir sünneti terk etmiş oluyor. Sakal tıraşı olurken “Besmele” çeken kimse dini bir tehlikeye girmiş olmaz. Ancak tıraştan önce “Besmele” söylenmemesi daha yerinde bir davranış olur.


    Mehmet PAKSU


  4. 27.Ekim.2012, 20:34
    2
    Silent and lonely rains



    Besmele sadece helal ve güzel şeyleri yapmaya başlamadan önce söylenir. Her işine besmeleyle başlayan bir Müslüman, “Rahman ve Rahim olan Allahın ismiyle başlarım” demekle büyük bir sırrı yakalar. Bu mübarek kelimeyi söylemekle, ibadetin dışında kalan işlerini de bir ibadet havasına büründürür. Basit ve normal âdetlerini, ibadete çevirir. “Bismillahla başlanmayan işte hayır ve bereket yoktur” hadis-i şerifine göre hareket etmekle de, hayır ve bereketin kapısını aralamış oluyor.

    Güzel ve hayırlı işlerde Besmele çekmek çok yerinde bir harekettir. Alışkanlık haline getirildiği zaman büyük bir sevap getirir. Ancak dinen haram sayılan işlerin başında söylemek çok yersiz ve yanlış bir davranıştır. İslamın haram kıldığı, Müslümanların uzak kalmaları gereken işlerde maddî ve manevî hayatımıza zarar veren pek çok şey vardır. Yasaklanan bazı konular da ayet ve hadislerde açıkça belirtilmiştir. Mesela; içki içmek, zina, faiz, kumar bunlardan sadece birkaçıdır.

    Bir insan bu yasak işleri yaparken hangi amaçla besmele okur? “Şansım yaver gitsin” diye kumardan önce, “Belki günahı az olur” diye içki ve faizden önce söylüyorsa, bu nasıl bir mantıktır? Taşımış olduğu niyet, dinle ve imanla nasıl bağdaşabilir? Bu niyetle o haramın yapısı değişir mi? Manevî sorumluluğu bir kat daha artmış olmaz mı? Ayrıca bu çirkin hareketin başlangıcında besmeleyi okurken onu hafife almış, basite indirmiş olmuyor mu?
    İmam-ı Azamın yazılı tek kitabı olan Fıkh-ı Ekberde ve asırlarca Osmanlının kaynak eeri olan Mültekaın şerhi olan Dâmâdda bu konuda şöyle bir kayda yer veriliyor: “Bir kimse, haram olduğu kesin olarak bilinen fiilleri işlerken Bismillah derse, imanı tehlikeye girmiş olur. “Mesela; kumar oynarken, şarap içerken, zina ederken, tavla zarlarını eline alıp atmadan önce, yenmesi haram olan bir malı yerken Bismillah derse dinden çıkar. Çünkü bu insan Allahın ismini hafife almış, onunla alay etmiş oluyor.” Ancak bu kişi daha sonra pişman olur, tövbe eder, tekrar Kelime-i Şehadet getirirse, yeniden imana kavuşmuş olur. Farkında olmadan, bir alışkanlık olarak harama başlamadan önce Besmeleyi söyleyen kimse, imanını kaybetmese dahi, yine de büyük bir vebalin altına girer.

    Böyle bir hareketin imana aykırı olduğunu bilmeden yapan kimselerin durumuna gelince... Hanefî mezhebine bağlı birçok ulema, cehaleti özür olarak kabul etmediklerinden bu kimsenin dininin tehlikeye girdiği kanaatindedirler. Fakat cehaleti bir mazeret gibi kabul eden bazı alimler, böylelerinin dinden uzaklaştığına hükmetmemişler. Sakal tıraşı olurken “Besmele” söylemek ise bunlardan farklıdır. Sakalı tıraş etmek hakkındaki “haram” hükmü, Bediüzzamanın açıklamasına göre, bıraktıktan sonra tekrar kesme hali için söz konusudur.
    İmam-ı Gazalî, Nevevî ve Remlî gibi müctehid imamlar sakal tıraşını tenzihî bir mekruh olarak sayıyorlar. Böylece sakalını tıraş eden kimse, sadece bir sünneti terk etmiş oluyor. Sakal tıraşı olurken “Besmele” çeken kimse dini bir tehlikeye girmiş olmaz. Ancak tıraştan önce “Besmele” söylenmemesi daha yerinde bir davranış olur.


    Mehmet PAKSU





+ Yorum Gönder