Konusunu Oylayın.: Arafat vakfesi ne demek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Arafat vakfesi ne demek
  1. 16.Ekim.2012, 12:50
    1
    Misafir

    Arafat vakfesi ne demek

  2. 16.Ekim.2012, 22:37
    2
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: arafat vakfesi ne demek




    Arafat, Mekke’nin yaklaşık 25 km güneydoğusunda Harem sınırları dışında bir bölgedir. Vakfe ise bir yerde bir süre durmak veya beklemek demektir. Arafat vakfesi önemli ve titizlik gerektiren bir rükündür. Çünkü süresi içinde Arafat’ta bulunamayanlar o sene hacca yetişememiş olurlar. Arafat vakfesi dışında vaktinde yapılamayan diğer Menâsik ise, daha sonra kaza edilerek veya fidye ödenerek telâfi edilebilir.
    Hz. Peygamber’in (asm):
    “Hac, Arafat’tan ibarettir” (Tirmizî, Ebû Dâvûd) sözü Arafat vakfesinin önemini belirtmesi yanında, ayrıca, bu vakfeyi kaçırmamak için titizlik gösterilmesi gerektiğini de anlatmaktadır.
    Vakfenin Geçerli Olmasının Şartları

    Vakfenin geçerli (sahih) olabilmesinin iki şartı vardır.
    1. Hac için ihramlı olmak,
    2. Vakfeyi özel (belirli) yer ve zamanda yapmak.
    Vakfenin Yeri

    Vakfenin yeri, Arafat bölgesidir. Arafat bölgesinin Mekke tarafındaki sınırı, “Ürene Vadisi”dir. Ürene vadisi dışında Arafat bölgesinin her yerinde vakfe yapılabilir. Bu vadi Arafat bölgesinden değildir. Burada bulunan “Nemîre Mescidi”nin kıble (kuzeybatı) tarafından bir kısmı da vakfe yerinin dışında kalmaktadır.
    Vakfenin Zamanı

    Zilhiccenin 9. Arefe günü zeval vaktinden yani güneşin tepe meridyeni üzerine geliş vaktinden bayramın ilk günü “fecr-i sadık” denilen tan yerinin ağarmaya başladığı zamana kadar geçen süredir. Bu konuda mezhepler arasında görüş ayrılığı yoktur. Sadece Hanbelîlere göre vaktin ilk anı, Arefe günü fecr-i sadık ile başlar.
    Vakfenin sahih olması için niyet, akıl ve ilim (Arafat’ta bulunduğunu ve vakfe yaptığını bilmek) şart olmadığından, belirtilen süre içinde ister şuurlu, ister şuursuz, ister uykuda, ister uyanık, ister abdestli, ister abdestsiz her ne halde olursa olsun, bir an Arafat sınırları içinde bulunan, hatta oradan geçen kimse vakfeyi yapmış olur.
    Hanefîlere göre, Arefe günü gündüz Arafat’ta bulunanların, mazeretsiz olarak güneş batmadan önce Arafat’tan ayrılmamaları vaciptir. Mazeretsiz olarak ayrılan kimse, henüz güneş batmadan bu bölgeye tekrar dönerse, bir şey gerekmez; aksi halde ceza (dem) gerekir. Fakat gündüz Arafat’ta bulunmayıp güneş battıktan sonra gelenlere bir ceza gerekmez.
    Şâfîlere göre, güneş batmadan ayrılanlara da ceza gerekmez. Mâlikî mezhebinde ise, gecenin bir cüzünde Arafat’ta bulunmak vakfenin sıhhat şartıdır.
    Güneş batmadan Arafat’tan ayrılıp bir daha dönmeyen kişinin haccı batıl olur. Gündüzün çok az da olsa bir kısmında Arafat’ta bulunmak Mâlikîler’e göre vaciptir. Süresi içinde kısa da olsa bir müddet Arafat’ta bulunamayanlar hacca yetişememiş olurlar. Daha sonraki senelerde yeniden haccetmeleri gerekir.
    Arafat Vakfesinin Sünnetleri

    1. Zilhiccenin 8. terviye gününü Arefe gününe bağlayan geceyi Mina’da geçirip, Arefe günü sabahı güneş doğduktan sonra Arafat’a hareket etmek.
    2. Zeval vaktinden önce Arafat bölgesinde bulunmak ve mümkünse vakfe için gusletmek.
    3. Zeval vaktinden sonra öğle namazından önce Nemîre Mescidi’nde hutbe okunması.
    4. Öğle ve ikindi namazlarını cem`-i takdim ile kılmak.
    5. Vakfe esnasında abdestli ve kıbleye yönelik bulunmak.
    6. Vakfeyi cem`-i takdim ile kılınan namazdan sonra yapmak.
    7. Mümkün olduğu kadar vakfeyi Cebel-i Rahme denilen tepenin yakınında yapmak.
    8. Oruçlu olmamak.
    9. Gün boyunca telbiye, zikir, tesbih, dua ve istiğfar gibi ibadetleri çokça yapmak. Kendisi, anne ve babası, çocukları ve bütün müslümanlar için dua ve istiğfarda bulunmak.
    10. Vakfe esnasında ayakta durmak oturmaktan, binek üzerinde bulunmak ayakta durmaktan daha
    faziletlidir.
    Cem-i takdim:

    Arefe günü Arafat’ta öğle ve ikindi namazlarının öğle vakti içinde birleştirilerek birlikte kılınması sünnettir. Buna cem-i takdim denir.
    Ebû Hanife’ye göre bu namazların cem-i takdim ile kılınabilmesi için;
    a) Arefe günü hac için ihramlı olarak Arafat’ta bulunmak,
    b) Mescid-i Nemîre’de Cemâat-i Kübra ile kılmak gerekir. Aksi halde her namaz kendi vaktinde kılınır.
    Diğer üç mezhep ile Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre, Arefe günü hac için ihramlı olanların Arafat’ta öğle ve ikindi namazlarını, ister Nemîre Mescidi’nde ister çadırlarda, ister cemaatle, ister münferit olarak cem-i takdim ile kılmaları sünnettir.
    Bu namazlar cem-i takdim ile kılınırken ezan okununca önce öğle namazının ilk sünneti kılınır. Sonra ikamet yapılarak öğlenin farzı kılınır. Tekrar ikamet yapılır ve ikindinin farzı kılınır. İkindi namazı için ayrıca ezan okunmaz ve iki farz arasındaki sünnetler kılınmaz. Her iki farzdan sonra telbiye ve teşrik tekbirleri okunur.


  3. 16.Ekim.2012, 22:37
    2
    Elhamdülillah



    Arafat, Mekke’nin yaklaşık 25 km güneydoğusunda Harem sınırları dışında bir bölgedir. Vakfe ise bir yerde bir süre durmak veya beklemek demektir. Arafat vakfesi önemli ve titizlik gerektiren bir rükündür. Çünkü süresi içinde Arafat’ta bulunamayanlar o sene hacca yetişememiş olurlar. Arafat vakfesi dışında vaktinde yapılamayan diğer Menâsik ise, daha sonra kaza edilerek veya fidye ödenerek telâfi edilebilir.
    Hz. Peygamber’in (asm):
    “Hac, Arafat’tan ibarettir” (Tirmizî, Ebû Dâvûd) sözü Arafat vakfesinin önemini belirtmesi yanında, ayrıca, bu vakfeyi kaçırmamak için titizlik gösterilmesi gerektiğini de anlatmaktadır.
    Vakfenin Geçerli Olmasının Şartları

    Vakfenin geçerli (sahih) olabilmesinin iki şartı vardır.
    1. Hac için ihramlı olmak,
    2. Vakfeyi özel (belirli) yer ve zamanda yapmak.
    Vakfenin Yeri

    Vakfenin yeri, Arafat bölgesidir. Arafat bölgesinin Mekke tarafındaki sınırı, “Ürene Vadisi”dir. Ürene vadisi dışında Arafat bölgesinin her yerinde vakfe yapılabilir. Bu vadi Arafat bölgesinden değildir. Burada bulunan “Nemîre Mescidi”nin kıble (kuzeybatı) tarafından bir kısmı da vakfe yerinin dışında kalmaktadır.
    Vakfenin Zamanı

    Zilhiccenin 9. Arefe günü zeval vaktinden yani güneşin tepe meridyeni üzerine geliş vaktinden bayramın ilk günü “fecr-i sadık” denilen tan yerinin ağarmaya başladığı zamana kadar geçen süredir. Bu konuda mezhepler arasında görüş ayrılığı yoktur. Sadece Hanbelîlere göre vaktin ilk anı, Arefe günü fecr-i sadık ile başlar.
    Vakfenin sahih olması için niyet, akıl ve ilim (Arafat’ta bulunduğunu ve vakfe yaptığını bilmek) şart olmadığından, belirtilen süre içinde ister şuurlu, ister şuursuz, ister uykuda, ister uyanık, ister abdestli, ister abdestsiz her ne halde olursa olsun, bir an Arafat sınırları içinde bulunan, hatta oradan geçen kimse vakfeyi yapmış olur.
    Hanefîlere göre, Arefe günü gündüz Arafat’ta bulunanların, mazeretsiz olarak güneş batmadan önce Arafat’tan ayrılmamaları vaciptir. Mazeretsiz olarak ayrılan kimse, henüz güneş batmadan bu bölgeye tekrar dönerse, bir şey gerekmez; aksi halde ceza (dem) gerekir. Fakat gündüz Arafat’ta bulunmayıp güneş battıktan sonra gelenlere bir ceza gerekmez.
    Şâfîlere göre, güneş batmadan ayrılanlara da ceza gerekmez. Mâlikî mezhebinde ise, gecenin bir cüzünde Arafat’ta bulunmak vakfenin sıhhat şartıdır.
    Güneş batmadan Arafat’tan ayrılıp bir daha dönmeyen kişinin haccı batıl olur. Gündüzün çok az da olsa bir kısmında Arafat’ta bulunmak Mâlikîler’e göre vaciptir. Süresi içinde kısa da olsa bir müddet Arafat’ta bulunamayanlar hacca yetişememiş olurlar. Daha sonraki senelerde yeniden haccetmeleri gerekir.
    Arafat Vakfesinin Sünnetleri

    1. Zilhiccenin 8. terviye gününü Arefe gününe bağlayan geceyi Mina’da geçirip, Arefe günü sabahı güneş doğduktan sonra Arafat’a hareket etmek.
    2. Zeval vaktinden önce Arafat bölgesinde bulunmak ve mümkünse vakfe için gusletmek.
    3. Zeval vaktinden sonra öğle namazından önce Nemîre Mescidi’nde hutbe okunması.
    4. Öğle ve ikindi namazlarını cem`-i takdim ile kılmak.
    5. Vakfe esnasında abdestli ve kıbleye yönelik bulunmak.
    6. Vakfeyi cem`-i takdim ile kılınan namazdan sonra yapmak.
    7. Mümkün olduğu kadar vakfeyi Cebel-i Rahme denilen tepenin yakınında yapmak.
    8. Oruçlu olmamak.
    9. Gün boyunca telbiye, zikir, tesbih, dua ve istiğfar gibi ibadetleri çokça yapmak. Kendisi, anne ve babası, çocukları ve bütün müslümanlar için dua ve istiğfarda bulunmak.
    10. Vakfe esnasında ayakta durmak oturmaktan, binek üzerinde bulunmak ayakta durmaktan daha
    faziletlidir.
    Cem-i takdim:

    Arefe günü Arafat’ta öğle ve ikindi namazlarının öğle vakti içinde birleştirilerek birlikte kılınması sünnettir. Buna cem-i takdim denir.
    Ebû Hanife’ye göre bu namazların cem-i takdim ile kılınabilmesi için;
    a) Arefe günü hac için ihramlı olarak Arafat’ta bulunmak,
    b) Mescid-i Nemîre’de Cemâat-i Kübra ile kılmak gerekir. Aksi halde her namaz kendi vaktinde kılınır.
    Diğer üç mezhep ile Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre, Arefe günü hac için ihramlı olanların Arafat’ta öğle ve ikindi namazlarını, ister Nemîre Mescidi’nde ister çadırlarda, ister cemaatle, ister münferit olarak cem-i takdim ile kılmaları sünnettir.
    Bu namazlar cem-i takdim ile kılınırken ezan okununca önce öğle namazının ilk sünneti kılınır. Sonra ikamet yapılarak öğlenin farzı kılınır. Tekrar ikamet yapılır ve ikindinin farzı kılınır. İkindi namazı için ayrıca ezan okunmaz ve iki farz arasındaki sünnetler kılınmaz. Her iki farzdan sonra telbiye ve teşrik tekbirleri okunur.





+ Yorum Gönder