Konusunu Oylayın.: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

5 üzerinden 4.80 | Toplam : 5 kişi
Kıyamet kopunca neler yaşanacak
  1. 30.Eylül.2012, 19:23
    1
    Misafir

    Kıyamet kopunca neler yaşanacak






    Kıyamet kopunca neler yaşanacak Mumsema Kıyamet kopunca neler yaşanacak kimler cennete gidecek açıklama yapar mısınız ?


  2. 30.Eylül.2012, 19:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Ekim.2012, 05:08
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kıyamet kopunca neler yaşanacak




    Kıyamet Sur'a Üfürülmesiyle Başlar

    Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu tehdidin (gerçekleştiği) gündür. (Kaf Suresi 20)

    Sur'a üfürülmesi Allah'ın Kuran'da vaat ettiği kıyamet saatinin artık gelip çattığının haberidir. Bu ses dünya hayatının bitişinin ve ahiretin başlangıcının sesidir. Dünyada kaldığı süre boyunca bu büyük günde göreceklerine karşı haberdar edilen ve vereceği hesap ile uyarılıp korkutulan herkes artık kendilerine vaat edilen gerçekle karşı karşıyadırlar. Hiç beklenmedik bir anda duydukları bu ses daha önce duyulan seslere hiç benzemeyen bir sestir. İnsanlar kendilerine verilen sürenin son bulduğunu bu işaretten anlayacaklardır. Bu ses küfre sapanların sonsuza kadar kesintisiz olarak yaşayacakları korku dehşet ve yılgınlık dolu zorlu bir günün başladığının habercisidir.

    Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır:

    Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman İşte o gün zorlu bir gündür; kafirler içinse hiç kolay değildir. (Müdessir Suresi 8-10)

    Kıyamet Anında Yeryüzünün Durumu

    Şiddetli Sarsıntılar Başlar

    Yer o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman; O gün (yer) haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 1-5)

    Kıyamet günü her canlının duyabileceği Sur'un sesini kulakları patlatan bir gürültü izler ve yeryüzü daha önce eşi benzeri görülmemiş bir sarsıntıya tutulur. Dev boyutlardaki dağlar ağaçlar gökdelenler binalar kısaca yeryüzünün her noktası aynı anda sarsılmaya başlar. Bundan önce hiç rastlanmamış bu sarsıntı karşısında insanlar büyük bir paniğe ve korkuya kapılırlar. En korkunç olan ise bu sarsıntıdan kaçacak ya da sığınıp kurtulabilecek hiçbir yerin olmamasıdır. Çünkü bu sarsıntı daha önce insanların görmüş oldukları ve yalnızca belli bir bölge ya da şehirde meydana gelen saniyelerle hesap edilen depremlerin bir benzeri değildir. Bu kez yaşanan hiçbir kaçışın olmadığı aynı anda dünyanın dört bir yanında başlayan ve dünyayı yerle bir edecek olan bir sarsıntıdır. Dünyayı yerle bir edinceye kadar da son bulmayacaktır. (En doğrusunu Allah bilir). Kıyamet günü insanların karşılaşacakları sarsıntıları
    Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:

    O sarsıntının sarsacağı gün Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek. O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak. Gözler zillet içinde düşecek. (Nazi'at Suresi 6-9)

    Yer Ağırlıklarını Dışa Atıp Çıkarır

    Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman; O gün (yer) haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 2-5)

    Bilindiği gibi dünyanın merkezinde (yerkabuğunun 5.000 6.000 km. aşağısında) oldukça yüksek basınca sahip kor halinde bir katman bulunmaktadır. Ve bu katmanın sıcaklığının yaklaşık olarak 4.500 oC olduğu tahmin edilmektedir. Nitekim volkan patlaması sonucu yeryüzüne çıkan lavlar bu bölgede yani magmada bulunmaktadır. Söz konusu patlamalar tarih boyunca birçok şehir halkına dehşet dolu anlar yaşatarak insanların ölümüne hatta kimi zaman şehirlerin dahi tamamen yok olmasına sebep olmuşlardır. Çeşitli sebeplerden dolayı toprak katmanlarında oluşan kırılmalar sonucunda yeryüzüne sızan lavlar basınç ne kadar yüksekse o kadar şiddetli fışkırırlar. Aslında burada belirleyici etken gazın oranıdır. Magma yeryüzüne çıkarken gazlar sıvı haldeki maddeden ayrılarak magmanın üzerinde yayılır ve böylece basıncın artmasına neden olurlar. Magma gazla ne kadar yüklüyse püskürtme esnasında o kadar fazla patlama olur ve yerin altında fokurdayarak kaynayan lavlar yeryüzüne çıkarak yerin üstünü adeta cehenneme çevirirler. Bu tarz bir patlama sadece belli bir bölgeyi içine alan kısmi bir patlamadır. Üstelik günümüzde yapılan incelemeler sonucu çoğu zaman böyle bir felaketten daha önceden haberdar olunup tehlikenin bulunduğu bölgede çeşitli tedbirler alınabilmektedir.

    DAĞLARIN DURUMU

    Dağlar Kökünden Sökülüp Savrulur

    Dağlar kökünden sökülüp savurulduğu zaman. (Mürselat Suresi 10)

    Bilindiği gibi dağların yeryüzündeki sarsıntıları engelleme görevleri vardır. Bu gerçek Kuran ayetlerinde de şöyle haber verilmiştir:

    Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz. (Nahl Suresi 15)

    Biz yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi 6-7)

    Bugüne kadar dünyada tespit edilmiş en büyük deprem 9.2 şiddetindedir. Ve bu şiddette bir deprem gerçekleştiği bölgeye çok kısa bir süre içerisinde büyük bir felaket getirir. Kıyamet günü yaşanacak sarsıntı ise Allah'ın dilemesi dışında - dünyada o güne kadar eşi benzeri asla gerçekleşmemiş şiddette bir sarsıntıdır. Bu sarsıntı birer kazık gibi yerleşerek yeryüzünü şiddetli depremlere karşı koruyan dağların dahi dayanamayacağı kadar büyüktür. Yeryüzündeki en sağlam yapılar olan ve sarsılmaz sıfatını taşıyan dağlar yerlerinden oynatılıp altındaki toprakla birlikte kaymaya başlar. Kuran'da o gün dağların hareketlenişini anlatan ayetler şu şekildedir:

    Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür. (Tur Suresi10)

    Dağlar yürütülmüş artık bir serap oluvermiştir. (Nebe Suresi 20)

    Dağları yürüteceğimiz gün yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları birarada toplamışız da içlerinden hiçbirini dışarda bırakmamışızdır. (Kehf Suresi 47)


  4. 02.Ekim.2012, 05:08
    2
    Editör



    Kıyamet Sur'a Üfürülmesiyle Başlar

    Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu tehdidin (gerçekleştiği) gündür. (Kaf Suresi 20)

    Sur'a üfürülmesi Allah'ın Kuran'da vaat ettiği kıyamet saatinin artık gelip çattığının haberidir. Bu ses dünya hayatının bitişinin ve ahiretin başlangıcının sesidir. Dünyada kaldığı süre boyunca bu büyük günde göreceklerine karşı haberdar edilen ve vereceği hesap ile uyarılıp korkutulan herkes artık kendilerine vaat edilen gerçekle karşı karşıyadırlar. Hiç beklenmedik bir anda duydukları bu ses daha önce duyulan seslere hiç benzemeyen bir sestir. İnsanlar kendilerine verilen sürenin son bulduğunu bu işaretten anlayacaklardır. Bu ses küfre sapanların sonsuza kadar kesintisiz olarak yaşayacakları korku dehşet ve yılgınlık dolu zorlu bir günün başladığının habercisidir.

    Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır:

    Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman İşte o gün zorlu bir gündür; kafirler içinse hiç kolay değildir. (Müdessir Suresi 8-10)

    Kıyamet Anında Yeryüzünün Durumu

    Şiddetli Sarsıntılar Başlar

    Yer o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman; O gün (yer) haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 1-5)

    Kıyamet günü her canlının duyabileceği Sur'un sesini kulakları patlatan bir gürültü izler ve yeryüzü daha önce eşi benzeri görülmemiş bir sarsıntıya tutulur. Dev boyutlardaki dağlar ağaçlar gökdelenler binalar kısaca yeryüzünün her noktası aynı anda sarsılmaya başlar. Bundan önce hiç rastlanmamış bu sarsıntı karşısında insanlar büyük bir paniğe ve korkuya kapılırlar. En korkunç olan ise bu sarsıntıdan kaçacak ya da sığınıp kurtulabilecek hiçbir yerin olmamasıdır. Çünkü bu sarsıntı daha önce insanların görmüş oldukları ve yalnızca belli bir bölge ya da şehirde meydana gelen saniyelerle hesap edilen depremlerin bir benzeri değildir. Bu kez yaşanan hiçbir kaçışın olmadığı aynı anda dünyanın dört bir yanında başlayan ve dünyayı yerle bir edecek olan bir sarsıntıdır. Dünyayı yerle bir edinceye kadar da son bulmayacaktır. (En doğrusunu Allah bilir). Kıyamet günü insanların karşılaşacakları sarsıntıları
    Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:

    O sarsıntının sarsacağı gün Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek. O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak. Gözler zillet içinde düşecek. (Nazi'at Suresi 6-9)

    Yer Ağırlıklarını Dışa Atıp Çıkarır

    Yer ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman; O gün (yer) haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin ona vahyetmiştir. (Zelzele Suresi 2-5)

    Bilindiği gibi dünyanın merkezinde (yerkabuğunun 5.000 6.000 km. aşağısında) oldukça yüksek basınca sahip kor halinde bir katman bulunmaktadır. Ve bu katmanın sıcaklığının yaklaşık olarak 4.500 oC olduğu tahmin edilmektedir. Nitekim volkan patlaması sonucu yeryüzüne çıkan lavlar bu bölgede yani magmada bulunmaktadır. Söz konusu patlamalar tarih boyunca birçok şehir halkına dehşet dolu anlar yaşatarak insanların ölümüne hatta kimi zaman şehirlerin dahi tamamen yok olmasına sebep olmuşlardır. Çeşitli sebeplerden dolayı toprak katmanlarında oluşan kırılmalar sonucunda yeryüzüne sızan lavlar basınç ne kadar yüksekse o kadar şiddetli fışkırırlar. Aslında burada belirleyici etken gazın oranıdır. Magma yeryüzüne çıkarken gazlar sıvı haldeki maddeden ayrılarak magmanın üzerinde yayılır ve böylece basıncın artmasına neden olurlar. Magma gazla ne kadar yüklüyse püskürtme esnasında o kadar fazla patlama olur ve yerin altında fokurdayarak kaynayan lavlar yeryüzüne çıkarak yerin üstünü adeta cehenneme çevirirler. Bu tarz bir patlama sadece belli bir bölgeyi içine alan kısmi bir patlamadır. Üstelik günümüzde yapılan incelemeler sonucu çoğu zaman böyle bir felaketten daha önceden haberdar olunup tehlikenin bulunduğu bölgede çeşitli tedbirler alınabilmektedir.

    DAĞLARIN DURUMU

    Dağlar Kökünden Sökülüp Savrulur

    Dağlar kökünden sökülüp savurulduğu zaman. (Mürselat Suresi 10)

    Bilindiği gibi dağların yeryüzündeki sarsıntıları engelleme görevleri vardır. Bu gerçek Kuran ayetlerinde de şöyle haber verilmiştir:

    Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz. (Nahl Suresi 15)

    Biz yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi 6-7)

    Bugüne kadar dünyada tespit edilmiş en büyük deprem 9.2 şiddetindedir. Ve bu şiddette bir deprem gerçekleştiği bölgeye çok kısa bir süre içerisinde büyük bir felaket getirir. Kıyamet günü yaşanacak sarsıntı ise Allah'ın dilemesi dışında - dünyada o güne kadar eşi benzeri asla gerçekleşmemiş şiddette bir sarsıntıdır. Bu sarsıntı birer kazık gibi yerleşerek yeryüzünü şiddetli depremlere karşı koruyan dağların dahi dayanamayacağı kadar büyüktür. Yeryüzündeki en sağlam yapılar olan ve sarsılmaz sıfatını taşıyan dağlar yerlerinden oynatılıp altındaki toprakla birlikte kaymaya başlar. Kuran'da o gün dağların hareketlenişini anlatan ayetler şu şekildedir:

    Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür. (Tur Suresi10)

    Dağlar yürütülmüş artık bir serap oluvermiştir. (Nebe Suresi 20)

    Dağları yürüteceğimiz gün yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları birarada toplamışız da içlerinden hiçbirini dışarda bırakmamışızdır. (Kehf Suresi 47)


  5. 02.Ekim.2012, 05:09
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

    DENİZLERİN DURUMU

    Bütün bu tarifleri yaparken önemli bir noktayı hatırlatmak yerinde olacaktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi zihinlerde canlandırmaya çalıştığımız bu manzara tamamen Kuran ayetlerinden yola çıkarak yaptığımız tariflerdir. Kuran'da belirtilen şekline bağlı kalarak yaptığımız tüm tanımlamalar Allah'ın dilemesi ile gerçekleşecek olan ve Allah'ın olmasını vaat ettiği gerçeklerdir. Var olan herşeyi yaratan Allah kuşkusuz ki bunların her birini gidermeye ve yerle bir etmeye de kadirdir. Ayetlerin bizlere haber verdiği gibi kıyamet günü herşey akılalmaz bir gösteriyle yok olup gidecektir. Bu Allah'ın vaadidir. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:

    (Bu) Allah'ın va'didir; Allah vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi 6)

    Artık kendi büyüklüğü ile övünen insanın hiçbir değeri kalmamıştır. Kendini Allah'ın karşısında değerli ve güçlü gören kendi aldanışı içinde Allah'ı inkar etmekten çekinmeyen insan olan bitenler karşısında alabildiğine güçsüz ve acizdir. Kendisinden üstün gördüğü varlıklar da Allah'ın takdir ettiği bu büyük güne teslim olmuşlardır. Dağlar denizler ve tüm kainat o hiç sarsılmazmış gibi gözüken sağlam vasfını yitirmiş sadece ve sadece Allah'a itaat etmişler Allah'ın bir "ol" demesiyle herşey olup bitmiştir. Her biri O'nun verdiği hükme boyun eğici olarak yerine getirmeleri gereken görevlerini tamamlamışlardır. Dağların renkli yünler gibi dağılıp parçalandığı yerin tüm ağırlıklarını dışarıya attığı kıyamet günü denizlerde meydana gelen olaylar da Allah'ın sonsuz büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kuran'da bildirildiğe göre o gün denizler yanacak ve fışkırıp taşacaktır.

    Denizlerin Yanması

    Dünya'nın dörtte üçünü kaplayan en büyük su kütlesi olan denizlerin bir anda kaynamaya fokurdamaya başlaması gerçekten de insanın gözünde çok zor canlanabilecek bir manzaradır. İnsanın o anın dehşetini anlayabilecek bir tecrübesi yoktur. Ancak düşünce sınırlarını zorlayarak zihninde kısmen canlandırabilir. Bugüne kadar yalnızca yanardağ patlaması akaryakıt taşıyan bir tankerde yangın çıkması sonucu böyle görüntülerin oluştuğuna şahit olmuş televizyonlarda fotoğraflarda görmüşsünüzdür. Ancak ayetlerde bizlere yapılan tarifler bu örneklerle karşılaştırılamayacak kadar ihtişamlıdır. Ancak Allah'ın sonsuz büyüklüğünü sonsuz gücünü sonsuz kudretini biliyor olmamız bizi yaşanacak felaketin boyutları hakkında fikir sahibi kılar. Allah evrende var ettiği ve koruduğu bu düzeni istediği şekilde değiştirmeye ve herşeyi bir plan dahilinde altüst etmeye kadirdir.

    GÖKYÜZÜNÜN DURUMU
    Kıyametle birlikte gelen yıkım ve dehşet yalnızca yerde gerçekleşecek olaylarla sınırlı değildir. O gün insanın bildiği alıştığı ve sonsuza dek varlığını sürdüreceğini sandığı tüm varlıklar ve düzenler bozulmaya uğrarlar. O gün dünya tarihi boyunca kapsamı anlaşılamamış sırlarına son yüzyılda ulaşılabilmiş akıllara durgunluk veren büyüklükteki gök cisimleri ve uzay için de ölüm vakti gelmiştir. Gökyüzü Ay Güneş yıldızlar ve gezegenler de o gün parçalanıp yok olurlar. Bu gerçeği Allah bir Kuran ayetinde insanlara şöyle bildirir:

    Şüphesiz size vaat edilen gerçekleşecektir. Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman Gök yarıldığı zaman. (Mürselat Suresi 7-9)

    Evrenin yaratıldığı ilk andan itibaren meydana gelen her olay ve izlenen her görüntü bunlarda bir olağanüstülük olduğunu sezinleyen ve bir yaratıcının varlığını mutlak bir şekilde görmek isteyen her insan için büyük birer iman delilidir. Uçsuz bucaksız evrenin her noktasını kaplayan gezegenler yıldızlar sayısız gök cismi Allah'ın tek bir emri ile yaratılmış O'nun kudretiyle muazzam bir dengeyle korunmuştur. Bu başlangıç ve denge ise sırrını hala korumakta insanların zihinlerini meşgul etmektedir. Aslında bu arayışların sonucunda insanın karşısına çıkan tek gerçek vardır: Allah'ın varlığı. Kapanış günü yaşananlar yine Yaratan'ın büyüklüğüne uygun olarak gerçekleşecektir. Allah var olan herşey için olduğu gibi gökyüzündeki bu muazzam dünya için de görülmemiş bir son hazırlamıştır.

    Gökyüzü insanın her zaman için varlığından ve sürekliliğinden emin olduğu bir tavan gibidir. Allah'ın bir dayanak olmaksızın yükselttiği ve tuttuğu uçsuz bucaksız uzay ile arasında perde görevi gören görkemli bir tavan.

    Bu tavan yüzyıllarca dünyayı ve üzerindeki canlıları sayısız tehlikelerden (ultraviyole ışınlar gök taşları uzayın dondurucu soğukluğu vs.) en küçük bir aksaklığa meydan vermeden korumuş canlılığın devamı için gerekli olan en önemli etmen olmuştur. Karanlık uzaydan geçerek gelen ışık atmosferin taşıdığı özellikler sayesinde dünyaya yeterince yayılmış tüm gezegeni aydınlatmış ve insan atmosferdeki hassas oksijen oranı sayesinde nefes alıp hayat bulabilmiştir. Oysa o gün gök tüm işlevlerini kaybeder. Artık onun da Allah katında belli olan eceli gelmiştir. Kıyamet günü gök Allah'ın dilemesiyle sarsılıp çalkalanır çatlar ve yarılır. Bu olaylar ayetlerde şöyle haber verilir:

    O gün gök sarsılıp çalkalanır. (Tur Suresi 9)

    Bu nedenle gök bile yarılıp-çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip-yerine getirilmiştir. (Müzemmil Suresi 18)

    Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış-za'fa uğramıştır. (Hakka Suresi 16)

    Dünya tarihi boyunca sayısız canlının yaşamını sürdürebilmesi için en gerekli şartlardan biri olan hava tüm işlevini yitirir. O gün var olan kanunlar alışılan kanunlardan farklıdır. Sayısız fizik kanunu ile gökte sabit bir dengeyle duran atmosfer eriyip akmaya başlar. Kuran'da o gün gökyüzünün uğrayacağı son şu şekilde anlatılır:

    Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün; (Mearic Suresi 8)

    Yıldızların Güneş'in ve Ay'ın Durumları

    Uzayın karanlık ve soğuk ortamına karşılık Dünyamızın aydınlanması ve canlıların yaşayabileceği ortalama bir sıcaklığın mevcut olmasında en büyük etmenlerden birisi atmosferdir. Dünyamızı koruyan bir tavan olarak tanımlanan atmosferde ısı ve ışığın yayılma özelliği vardır. Kapkaranlık bir yoldan geçerek Dünyamıza ulaşan güneş ışıklarının yeryüzünü aydınlatması ve ısıtması atmosferin taşıdığı bu özellik sayesindedir. Ancak kıyamet günü geldiğinde var olan herşey gibi gök de çatlayıp yarılacak ve tüm işlevlerini kaybederek Kuran'da belirtildiği gibi eriyerek akacaktır. Kuran'da Tekvir Suresi'nin ilk ayetinde kıyamet gününden bahsederken "Güneş köreltildiği zaman" ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifadeden güneş ışığının Dünya'ya artık hiçbir fayda sağlamayacağı anlaşılır.

    Kıyamet günü Dünya'ya aydınlık veren Güneş ve Ay teker teker kararacaktır. O gün Dünya'ya ışık gelmemesinin tek sebebi atmosferin yok olması değildir. Çünkü Kuran'da bildirildiği gibi o gün yalnızca gökler yer ve ikisi arasında olanların yok olduğu bir gün değildir. Tüm evrenin yokoluş günüdür. Tegabün Suresi'nin ilk ayetlerinde de belirtildiği gibi Allah herşeyi mükemmel ve eksiksiz olarak yaratan ve her dilediğini dilediği anda gerçekleştirmeye güç yetirendir. Milyarlarca galaksiyi ve her galakside bulunan milyarlarca yıldızı bünyesinde barındıran evreni O yaratmıştır ve dilediği zaman da bir "ol" demesiyle yok edecek olan da Allah'tır.


  6. 02.Ekim.2012, 05:09
    3
    Editör
    DENİZLERİN DURUMU

    Bütün bu tarifleri yaparken önemli bir noktayı hatırlatmak yerinde olacaktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi zihinlerde canlandırmaya çalıştığımız bu manzara tamamen Kuran ayetlerinden yola çıkarak yaptığımız tariflerdir. Kuran'da belirtilen şekline bağlı kalarak yaptığımız tüm tanımlamalar Allah'ın dilemesi ile gerçekleşecek olan ve Allah'ın olmasını vaat ettiği gerçeklerdir. Var olan herşeyi yaratan Allah kuşkusuz ki bunların her birini gidermeye ve yerle bir etmeye de kadirdir. Ayetlerin bizlere haber verdiği gibi kıyamet günü herşey akılalmaz bir gösteriyle yok olup gidecektir. Bu Allah'ın vaadidir. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:

    (Bu) Allah'ın va'didir; Allah vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi 6)

    Artık kendi büyüklüğü ile övünen insanın hiçbir değeri kalmamıştır. Kendini Allah'ın karşısında değerli ve güçlü gören kendi aldanışı içinde Allah'ı inkar etmekten çekinmeyen insan olan bitenler karşısında alabildiğine güçsüz ve acizdir. Kendisinden üstün gördüğü varlıklar da Allah'ın takdir ettiği bu büyük güne teslim olmuşlardır. Dağlar denizler ve tüm kainat o hiç sarsılmazmış gibi gözüken sağlam vasfını yitirmiş sadece ve sadece Allah'a itaat etmişler Allah'ın bir "ol" demesiyle herşey olup bitmiştir. Her biri O'nun verdiği hükme boyun eğici olarak yerine getirmeleri gereken görevlerini tamamlamışlardır. Dağların renkli yünler gibi dağılıp parçalandığı yerin tüm ağırlıklarını dışarıya attığı kıyamet günü denizlerde meydana gelen olaylar da Allah'ın sonsuz büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kuran'da bildirildiğe göre o gün denizler yanacak ve fışkırıp taşacaktır.

    Denizlerin Yanması

    Dünya'nın dörtte üçünü kaplayan en büyük su kütlesi olan denizlerin bir anda kaynamaya fokurdamaya başlaması gerçekten de insanın gözünde çok zor canlanabilecek bir manzaradır. İnsanın o anın dehşetini anlayabilecek bir tecrübesi yoktur. Ancak düşünce sınırlarını zorlayarak zihninde kısmen canlandırabilir. Bugüne kadar yalnızca yanardağ patlaması akaryakıt taşıyan bir tankerde yangın çıkması sonucu böyle görüntülerin oluştuğuna şahit olmuş televizyonlarda fotoğraflarda görmüşsünüzdür. Ancak ayetlerde bizlere yapılan tarifler bu örneklerle karşılaştırılamayacak kadar ihtişamlıdır. Ancak Allah'ın sonsuz büyüklüğünü sonsuz gücünü sonsuz kudretini biliyor olmamız bizi yaşanacak felaketin boyutları hakkında fikir sahibi kılar. Allah evrende var ettiği ve koruduğu bu düzeni istediği şekilde değiştirmeye ve herşeyi bir plan dahilinde altüst etmeye kadirdir.

    GÖKYÜZÜNÜN DURUMU
    Kıyametle birlikte gelen yıkım ve dehşet yalnızca yerde gerçekleşecek olaylarla sınırlı değildir. O gün insanın bildiği alıştığı ve sonsuza dek varlığını sürdüreceğini sandığı tüm varlıklar ve düzenler bozulmaya uğrarlar. O gün dünya tarihi boyunca kapsamı anlaşılamamış sırlarına son yüzyılda ulaşılabilmiş akıllara durgunluk veren büyüklükteki gök cisimleri ve uzay için de ölüm vakti gelmiştir. Gökyüzü Ay Güneş yıldızlar ve gezegenler de o gün parçalanıp yok olurlar. Bu gerçeği Allah bir Kuran ayetinde insanlara şöyle bildirir:

    Şüphesiz size vaat edilen gerçekleşecektir. Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman Gök yarıldığı zaman. (Mürselat Suresi 7-9)

    Evrenin yaratıldığı ilk andan itibaren meydana gelen her olay ve izlenen her görüntü bunlarda bir olağanüstülük olduğunu sezinleyen ve bir yaratıcının varlığını mutlak bir şekilde görmek isteyen her insan için büyük birer iman delilidir. Uçsuz bucaksız evrenin her noktasını kaplayan gezegenler yıldızlar sayısız gök cismi Allah'ın tek bir emri ile yaratılmış O'nun kudretiyle muazzam bir dengeyle korunmuştur. Bu başlangıç ve denge ise sırrını hala korumakta insanların zihinlerini meşgul etmektedir. Aslında bu arayışların sonucunda insanın karşısına çıkan tek gerçek vardır: Allah'ın varlığı. Kapanış günü yaşananlar yine Yaratan'ın büyüklüğüne uygun olarak gerçekleşecektir. Allah var olan herşey için olduğu gibi gökyüzündeki bu muazzam dünya için de görülmemiş bir son hazırlamıştır.

    Gökyüzü insanın her zaman için varlığından ve sürekliliğinden emin olduğu bir tavan gibidir. Allah'ın bir dayanak olmaksızın yükselttiği ve tuttuğu uçsuz bucaksız uzay ile arasında perde görevi gören görkemli bir tavan.

    Bu tavan yüzyıllarca dünyayı ve üzerindeki canlıları sayısız tehlikelerden (ultraviyole ışınlar gök taşları uzayın dondurucu soğukluğu vs.) en küçük bir aksaklığa meydan vermeden korumuş canlılığın devamı için gerekli olan en önemli etmen olmuştur. Karanlık uzaydan geçerek gelen ışık atmosferin taşıdığı özellikler sayesinde dünyaya yeterince yayılmış tüm gezegeni aydınlatmış ve insan atmosferdeki hassas oksijen oranı sayesinde nefes alıp hayat bulabilmiştir. Oysa o gün gök tüm işlevlerini kaybeder. Artık onun da Allah katında belli olan eceli gelmiştir. Kıyamet günü gök Allah'ın dilemesiyle sarsılıp çalkalanır çatlar ve yarılır. Bu olaylar ayetlerde şöyle haber verilir:

    O gün gök sarsılıp çalkalanır. (Tur Suresi 9)

    Bu nedenle gök bile yarılıp-çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip-yerine getirilmiştir. (Müzemmil Suresi 18)

    Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış-za'fa uğramıştır. (Hakka Suresi 16)

    Dünya tarihi boyunca sayısız canlının yaşamını sürdürebilmesi için en gerekli şartlardan biri olan hava tüm işlevini yitirir. O gün var olan kanunlar alışılan kanunlardan farklıdır. Sayısız fizik kanunu ile gökte sabit bir dengeyle duran atmosfer eriyip akmaya başlar. Kuran'da o gün gökyüzünün uğrayacağı son şu şekilde anlatılır:

    Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün; (Mearic Suresi 8)

    Yıldızların Güneş'in ve Ay'ın Durumları

    Uzayın karanlık ve soğuk ortamına karşılık Dünyamızın aydınlanması ve canlıların yaşayabileceği ortalama bir sıcaklığın mevcut olmasında en büyük etmenlerden birisi atmosferdir. Dünyamızı koruyan bir tavan olarak tanımlanan atmosferde ısı ve ışığın yayılma özelliği vardır. Kapkaranlık bir yoldan geçerek Dünyamıza ulaşan güneş ışıklarının yeryüzünü aydınlatması ve ısıtması atmosferin taşıdığı bu özellik sayesindedir. Ancak kıyamet günü geldiğinde var olan herşey gibi gök de çatlayıp yarılacak ve tüm işlevlerini kaybederek Kuran'da belirtildiği gibi eriyerek akacaktır. Kuran'da Tekvir Suresi'nin ilk ayetinde kıyamet gününden bahsederken "Güneş köreltildiği zaman" ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifadeden güneş ışığının Dünya'ya artık hiçbir fayda sağlamayacağı anlaşılır.

    Kıyamet günü Dünya'ya aydınlık veren Güneş ve Ay teker teker kararacaktır. O gün Dünya'ya ışık gelmemesinin tek sebebi atmosferin yok olması değildir. Çünkü Kuran'da bildirildiği gibi o gün yalnızca gökler yer ve ikisi arasında olanların yok olduğu bir gün değildir. Tüm evrenin yokoluş günüdür. Tegabün Suresi'nin ilk ayetlerinde de belirtildiği gibi Allah herşeyi mükemmel ve eksiksiz olarak yaratan ve her dilediğini dilediği anda gerçekleştirmeye güç yetirendir. Milyarlarca galaksiyi ve her galakside bulunan milyarlarca yıldızı bünyesinde barındıran evreni O yaratmıştır ve dilediği zaman da bir "ol" demesiyle yok edecek olan da Allah'tır.


  7. 20.Haziran.2015, 12:25
    4
    Misafir

    Cevap: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

    Vay be....Sakın kıyamet kopmasın.


  8. 20.Haziran.2015, 12:25
    4
    Fatma uslu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Fatma uslu
    Misafir
    Vay be....Sakın kıyamet kopmasın.


  9. 20.Haziran.2015, 12:29
    5
    Misafir

    Cevap: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

    Ay korktum sakın kıyamet kopmasın ama onu allah (c.c)bilir.belki bır gün kıyamet vakti gelecek


  10. 20.Haziran.2015, 12:29
    5
    Fatma uslu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Fatma uslu
    Misafir
    Ay korktum sakın kıyamet kopmasın ama onu allah (c.c)bilir.belki bır gün kıyamet vakti gelecek


  11. 25.Kasım.2016, 10:03
    6
    Misafir

    Yorum: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

    Kıyamet kopacağını bile bile hala günah işliyoruz o gün kaçacak delik bulamayacağız Allah affetsin


  12. 25.Kasım.2016, 10:03
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kıyamet kopacağını bile bile hala günah işliyoruz o gün kaçacak delik bulamayacağız Allah affetsin


  13. 11.Aralık.2016, 16:14
    7
    Misafir

    Yorum: Kıyamet kopunca neler yaşanacak

    Allah korusun bizi ben korkudan naparım bilmiyorum allah bizi affetsin.


  14. 11.Aralık.2016, 16:14
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah korusun bizi ben korkudan naparım bilmiyorum allah bizi affetsin.





+ Yorum Gönder