Konusunu Oylayın.: İyiliği gizlemek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İyiliği gizlemek
  1. 16.Eylül.2012, 16:52
    1
    Misafir

    İyiliği gizlemek

  2. 16.Eylül.2012, 23:24
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İyiliği gizlemek




    İyiliği Gizlemek

    Allahü teâlânın sıfatlarından biri Settar’dır
    . Settar, günahları örtücü demektir. Cenab-ı Hak,kullarının ayıplarını, kusurlarını yüzlerine vurmuyor, işledikleri günahları açığa çıkarmıyor, mahcupetmiyor. Kulun da, haya sahibi olması, utanması lazımdır. Hatalarını, kusurlarını gizlediği gibi,yaptığı iyilikleri, hayır ve hasenâtı da gizlemesi lazımdır. Râbia-i Adviyye hazretleri, kendisinden nasihat isteyenlere hep; "İşlediğiniz günahları gizlediğiniz gibi, yaptığınız iyilikleri de gizleyin"buyururdu.

    Resulullah efendimiz buyuruyor ki Yedi kısım kimse vardır ki, Allahü teâlânın ihsan ettiği gölgeden başka gölgebulunmadığı kıyâmet gününde, Allahü teâlâ onları Arşın gölgesinde gölgelendirir.Onlardan birisi, sadaka verdiği zaman sağ elinin verdiğini, sol eli dahi bilmeyen kimsedir.)Müctehid âlimler, bu hadis-i şerife dayanarak, sadakayı gizli vermenin lazım geldiğinibildirmişlerdir. Sadakanın içine, bütün hayır, hasenât girmektedir. Bunları yaparken gizliyapmalıdır.

    Açıkça göstere, göstere yapılırsa, riyâ karışabilir.Riyâ tehlikesi olmadığı zaman ve insanları iyiliğe teşvik etmek için, hayır hasenâtı açıkçayapmanın da hiçbir mahzuru yoktur. Çünkü bazı yerler vardır ki, hâlis niyetle, kendini riyâdankoruyarak ve başkalarını teşvik için hayrın, iyilik ve sadakanın, âşikâre olması daha efdâldir.

    Hadis-i şerifte; (Bir hayrın yapılmasına yol gösteren onu yapan gibidir) buyurulmuştur. Buhadis-i şerife göre, sadakayı âşikâre vermenin, iyiliği açıkça yapmanın iki kat sevabı olur. Birisi,vermiş olduğu sadaka sevabı, ikincisi ise, başkalarını teşvik etmek sevabıdır. Böyle, hâlisniyetle, iyilik ve sadakayı açıkça yapmak, gizlemekten elbette daha güzeldir.Riyâdan sakınmak için, sadakanın gizli verilmesi uygun ise de, başkalarını teşvik için, açıkçavermekte de bir beis yoktur.

    Bundan dolayı Kur’an-ı kerimde sadakanın açıkça verilmesi nehyolunmamış, fakat, gizli vermenin daha efdâl olduğu bildirilmiştir. Bekara suresinin ikiyüzyetmiş birinci âyetinde mealen: (Sadakaları âşikâre verirseniz ne güzeldir. Eğer gizlerseniz ve onları [sadakaları] fakirlere verirseniz bu sizin hakkınızda daha hayırlıdır ve günahlarınıza kefârettir. Allahü teâlâ sizin yaptıklarınızdan haberdârdır) buyurulmuştur.
    Bu âyet-i kerimede açıkça verilmesi bildirilen sadaka, farz olan zekattır. Farz olan zekatı açıkçavermek riyâ olmaz, daha sevap olur. Nafile olan sadakayı ise gizlice vermek efdaldir.
    Gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir.Zekât vermek, Allahü teâlânın emrini yapmaktır. Sadaka ve hayrâtın çoğu ise, şöhret, hürmet ve nefsin şehvetlerini kazanmak için olur. Farzlar yapılırken araya riyâ, gösteriş karışmaz. Nafile ibadetlerde ise, gösteriş çok olur. Bunun içindir ki, zekâtı, âşikâre vermek lazımdır. Bu suretle insan iftiradan kurtulur. Nafile sadakayı, gizli vermelidir ki, kabul ihtimâli fazla olur.

    Müslüman, ibadetlerini herkesin yanında gösteriş olarak yapmaz. Zaten nafile ibadetler gizli yapılır. Peygamber efendimiz eshab-ı kiramın büyüklerinden olan Mu’âz bin Cebel hazretlerine hitaben: (Yâ Mu’âz! Ayıpları gizle, kimsenin ayıbını yüzüne vurma! Farzlardan başka kıldığın namazları ve ibadetleri kimseye söyleme! Dünya işini ahiret işinden büyük görüp, evvel yapma! Hiç kimseye hor bakma! Kimsenin gönlünü kırma, herkesle hoş geçin. Eğer bu şekilde hareket etmezseniz elem verici azâba uğrarsınız) buyurmuştur.
    Bir Müslüman, iyilik yapmak veya sadaka vermek isterse, bunu gizli olarak ve iyilik yaptığıveya sadaka verdiği insanın kalbini kırmadan, onu incitmeden, yaptığı iyiliği başına kakmadanyapar.
    Allahü teâlâ, bunun böyle yapılmasınıKur’an-ı kerimde birçok yerlerde emir buyurmaktadır. Bişri Hâfi hazretleri, talebelerine ve sevenlerine; "Kötülüklerinizi gizlediğiniz gibi iyiliklerinizidegizleyiniz!" buyururdu.Bütün din büyükleri, nafile olarak yapılan ibadetleri, iyilikleri, yardımları gizlemenin lazımgeldiğini bildirmişlerdir. Ya'kub-ıMekfuf hazretleri de, sevenlerine; "Muhlis yani ihlas sahibi olankimse, günahlarını gizlediği gibi, sevaplarını da gizleyen insandır" buyururdu.

    Yahyâ bin Eksem hazretleri, Abbasi halifelerinden Me’mun zamanında mahkeme reisliğiyapıyordu.
    Ona birisi gelip; “Allahü teâlâ kâdımıza iyilikler verip, hâlini iyi eylesin.

    Bana yemek yemede ölçüm ne olsun, söyler misin?” dedi. Yahyâ bin Eksem; “Açlık ile tokluk arasında yiyeceksin” dedi. O kimse tekrar; “Gülmede ölçü ne olacak?” deyince; “Yüzünde açıklık olacak,fakat sesini yükseltmeyeceksin” cevabını verdi. “Ağlama hakkında ne dersin?” diye sorunca;

    “Allahü teâlânın korkusundan ağladığını kimseye söyleme!” cevabını verdi. “Amellerimi gizlemehususunda ne söylersin?” deyince; “Gücünün yettiği kadar gizle” diye cevap verdi. “Amelimden ne kadar göstereyim?” deyince de; “Salih kimselerin sana uyacağı, insanların sana itimat edebileceği kadar” cevabını vermiştir.

    Osman Ünlü



  3. 16.Eylül.2012, 23:24
    2
    Silent and lonely rains



    İyiliği Gizlemek

    Allahü teâlânın sıfatlarından biri Settar’dır
    . Settar, günahları örtücü demektir. Cenab-ı Hak,kullarının ayıplarını, kusurlarını yüzlerine vurmuyor, işledikleri günahları açığa çıkarmıyor, mahcupetmiyor. Kulun da, haya sahibi olması, utanması lazımdır. Hatalarını, kusurlarını gizlediği gibi,yaptığı iyilikleri, hayır ve hasenâtı da gizlemesi lazımdır. Râbia-i Adviyye hazretleri, kendisinden nasihat isteyenlere hep; "İşlediğiniz günahları gizlediğiniz gibi, yaptığınız iyilikleri de gizleyin"buyururdu.

    Resulullah efendimiz buyuruyor ki Yedi kısım kimse vardır ki, Allahü teâlânın ihsan ettiği gölgeden başka gölgebulunmadığı kıyâmet gününde, Allahü teâlâ onları Arşın gölgesinde gölgelendirir.Onlardan birisi, sadaka verdiği zaman sağ elinin verdiğini, sol eli dahi bilmeyen kimsedir.)Müctehid âlimler, bu hadis-i şerife dayanarak, sadakayı gizli vermenin lazım geldiğinibildirmişlerdir. Sadakanın içine, bütün hayır, hasenât girmektedir. Bunları yaparken gizliyapmalıdır.

    Açıkça göstere, göstere yapılırsa, riyâ karışabilir.Riyâ tehlikesi olmadığı zaman ve insanları iyiliğe teşvik etmek için, hayır hasenâtı açıkçayapmanın da hiçbir mahzuru yoktur. Çünkü bazı yerler vardır ki, hâlis niyetle, kendini riyâdankoruyarak ve başkalarını teşvik için hayrın, iyilik ve sadakanın, âşikâre olması daha efdâldir.

    Hadis-i şerifte; (Bir hayrın yapılmasına yol gösteren onu yapan gibidir) buyurulmuştur. Buhadis-i şerife göre, sadakayı âşikâre vermenin, iyiliği açıkça yapmanın iki kat sevabı olur. Birisi,vermiş olduğu sadaka sevabı, ikincisi ise, başkalarını teşvik etmek sevabıdır. Böyle, hâlisniyetle, iyilik ve sadakayı açıkça yapmak, gizlemekten elbette daha güzeldir.Riyâdan sakınmak için, sadakanın gizli verilmesi uygun ise de, başkalarını teşvik için, açıkçavermekte de bir beis yoktur.

    Bundan dolayı Kur’an-ı kerimde sadakanın açıkça verilmesi nehyolunmamış, fakat, gizli vermenin daha efdâl olduğu bildirilmiştir. Bekara suresinin ikiyüzyetmiş birinci âyetinde mealen: (Sadakaları âşikâre verirseniz ne güzeldir. Eğer gizlerseniz ve onları [sadakaları] fakirlere verirseniz bu sizin hakkınızda daha hayırlıdır ve günahlarınıza kefârettir. Allahü teâlâ sizin yaptıklarınızdan haberdârdır) buyurulmuştur.
    Bu âyet-i kerimede açıkça verilmesi bildirilen sadaka, farz olan zekattır. Farz olan zekatı açıkçavermek riyâ olmaz, daha sevap olur. Nafile olan sadakayı ise gizlice vermek efdaldir.
    Gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir.Zekât vermek, Allahü teâlânın emrini yapmaktır. Sadaka ve hayrâtın çoğu ise, şöhret, hürmet ve nefsin şehvetlerini kazanmak için olur. Farzlar yapılırken araya riyâ, gösteriş karışmaz. Nafile ibadetlerde ise, gösteriş çok olur. Bunun içindir ki, zekâtı, âşikâre vermek lazımdır. Bu suretle insan iftiradan kurtulur. Nafile sadakayı, gizli vermelidir ki, kabul ihtimâli fazla olur.

    Müslüman, ibadetlerini herkesin yanında gösteriş olarak yapmaz. Zaten nafile ibadetler gizli yapılır. Peygamber efendimiz eshab-ı kiramın büyüklerinden olan Mu’âz bin Cebel hazretlerine hitaben: (Yâ Mu’âz! Ayıpları gizle, kimsenin ayıbını yüzüne vurma! Farzlardan başka kıldığın namazları ve ibadetleri kimseye söyleme! Dünya işini ahiret işinden büyük görüp, evvel yapma! Hiç kimseye hor bakma! Kimsenin gönlünü kırma, herkesle hoş geçin. Eğer bu şekilde hareket etmezseniz elem verici azâba uğrarsınız) buyurmuştur.
    Bir Müslüman, iyilik yapmak veya sadaka vermek isterse, bunu gizli olarak ve iyilik yaptığıveya sadaka verdiği insanın kalbini kırmadan, onu incitmeden, yaptığı iyiliği başına kakmadanyapar.
    Allahü teâlâ, bunun böyle yapılmasınıKur’an-ı kerimde birçok yerlerde emir buyurmaktadır. Bişri Hâfi hazretleri, talebelerine ve sevenlerine; "Kötülüklerinizi gizlediğiniz gibi iyiliklerinizidegizleyiniz!" buyururdu.Bütün din büyükleri, nafile olarak yapılan ibadetleri, iyilikleri, yardımları gizlemenin lazımgeldiğini bildirmişlerdir. Ya'kub-ıMekfuf hazretleri de, sevenlerine; "Muhlis yani ihlas sahibi olankimse, günahlarını gizlediği gibi, sevaplarını da gizleyen insandır" buyururdu.

    Yahyâ bin Eksem hazretleri, Abbasi halifelerinden Me’mun zamanında mahkeme reisliğiyapıyordu.
    Ona birisi gelip; “Allahü teâlâ kâdımıza iyilikler verip, hâlini iyi eylesin.

    Bana yemek yemede ölçüm ne olsun, söyler misin?” dedi. Yahyâ bin Eksem; “Açlık ile tokluk arasında yiyeceksin” dedi. O kimse tekrar; “Gülmede ölçü ne olacak?” deyince; “Yüzünde açıklık olacak,fakat sesini yükseltmeyeceksin” cevabını verdi. “Ağlama hakkında ne dersin?” diye sorunca;

    “Allahü teâlânın korkusundan ağladığını kimseye söyleme!” cevabını verdi. “Amellerimi gizlemehususunda ne söylersin?” deyince; “Gücünün yettiği kadar gizle” diye cevap verdi. “Amelimden ne kadar göstereyim?” deyince de; “Salih kimselerin sana uyacağı, insanların sana itimat edebileceği kadar” cevabını vermiştir.

    Osman Ünlü



  4. 03.Aralık.2014, 10:36
    3
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: İyiliği gizlemek

    Gizli olmalıdır çünkü sadakanı zekatını ne için yaptığını Allah(c.c) bilir ,açığa vurduğunda ise herkes senin ne istediğini bilir. insanlara söylediğinde eline geçicek olan dünyalık saygı itibarı ahirette para ile elde edemezsinn. Allah gayret ve niyet ölçer




  5. 03.Aralık.2014, 10:36
    3
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Gizli olmalıdır çünkü sadakanı zekatını ne için yaptığını Allah(c.c) bilir ,açığa vurduğunda ise herkes senin ne istediğini bilir. insanlara söylediğinde eline geçicek olan dünyalık saygı itibarı ahirette para ile elde edemezsinn. Allah gayret ve niyet ölçer







+ Yorum Gönder