Konusunu Oylayın.: Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?
  1. 15.Eylül.2012, 00:21
    1
    Misafir

    Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?






    Ahiret hayatının devreleri nelerdir ? Mumsema ahiret hayatının devreleri nelerdir


  2. 15.Eylül.2012, 00:38
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?




    ÖLÜDEN YARDIM BEKLENİR Mİ?Ölenden, kabir ehlinden hiçbir şey beklenmez ve istenmez, mezarına tapılmaz. Ancak ölenden ibret alınır.Yanlış bir şey yapmak ona ızdırab verir, kemiklerini sızlatır, Dua ederken dikkat edilmeli.. “Yetiş”diye imdada çağırılmamalıdır.Başkasından yardım bekleyene kıyamet günü Cenab-ı Allah:- “Git sana falanca yardım etsin” diyeceğini bildiriyor.Unutmayalım, bu dünyadan ayrılan ölüler, dünyadaki dirilerin okuyacakları Yasin’e, Fatiha’ya, İhlas’ın sevabına muhtaçtır. Ayrıca dua ve hayır hasenat beklerler.

    Ölmüş kimselerden yardım istemek şirktir.Rabbim şirkin gizlisinden de açığından da bizi korusun

    KABİR HAYATIKabir hayatı, ölümle kıyametin kopması arasında bir hayattır.Kötü insan için kabir: “Senden hoşlanmadım” der, daralır ve cehennem çukuru haline gelir. Bunu Hz.Peygamber (a.s.) şöyle ifade etmiştir: “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yada cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi Zühd:4)Bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur:- “Kabir ahiretin ilk durağıdır. Eğer insan kabir azabından kurtulursa, gerisi kolaylaşır. Ben, mezardan manzarası daha korkunç olan bir yer görmedim.” (Age:5)İnsan kabre iyi hazırlanmalıdır. Çünkü kabirde azap vardır.” Azaptan birisi şudur: onlar sabah akşam arzolunacaklardır. Firavun hanedanını azabın çetinine sokun” denilecek ayeti buna delildir.İbni Abbas derki: Allah Resulü iki kabrin yanından geçerken şöyle dedi: “İkisi de azap görüyor. Biri küçük abdest bozarken sakınmaz ve temizlenmezdi. Diğeri ise laf getirir götürür, insanların arasını bozardı.” (Buhari:4/55)Buna göre kabir azabı var.İlk hesap kabirde olacaktır. Bunu Peygamber (a.s.) şöyle haber vermiştir.- “Kabirde iki melek gelir. Rabbin kimdir? derler. Dinin nedir? derler. Peygamberin kimdir? derler. Mümin cevap verir. Kafir ise bu sorulara “bilmiyorum” cevabını verir. onun cevap vermeye gücü yetmez. “Dünyada Rabbini bilen kabirde “Rabbim Allah” diyecek. Dinim İslam, Resulüm Muhammet(as) diyecek, kitabım Kur’an diyecek. Kabir azabından kurtulacak. Melekler onu cennete hazırlayacaklar. Cennet elbisesi giydirecekler. Kabri genişletecekler, cennet bahçesine çevirecekler. Kabirden cennete pencere açacaklar. O pencereden cenneti seyredecek ve cennetten güzel kokular gelecek.Bir hadiste şöyle buyrulur:- “Ölü kabirden yeri neresi ise orayı görür durur.” (Rumuz el –Ehadis:112/4) “Hiçbir gün yoktur ki,kabir ehline cennet ve cehennemdeki yeri gösterilmesin.” (Age:565/5)Demek oluyor ki insan kabirde de kendi haline bırakılmayacak. İnsana sorular sorulacak, duruma göre iyi veya kötü muamele yapılacak. İyiler mükafatlandırılırken kötüler de cezalandırılacak.Kabirde azap bedene değildir, ruhadır. Rüyadaki çekilen sıkıntı ve acılar gibi.

    Kabirlere karşı nasıl davranılmalıdır?
    -Kime ait olursa olsun kabirlere saygılı olunmalıdır.-Kabir ehline selam verilmelidir.üç ihlas bir fatiha okunmalıdır.-Kabirler temiz tutulmalı üzerlerine basılmamalı ve oturulmamalıdır.-Kabirlerin üzerlerine pislenmemelidir.-Kabirlerin üzerlerine büyü malzemesi konulmamalı, kabir toprağı büyü malzemesi yapılmamalıdır.-Kabirlerin üzerinde veya kabre karşı namaz kılınmamalıdır. Peygamber (as): “Kabirler üzerine oturmayın ve onlara karşı namaz kılmayın” buyurmuştur. (Ramun el Ehadis:468/4)-Kabirlerden bir şey beklememeliyiz. Etrafında tavaf eder gibi dönmemeliyiz.-Kabirleri masraflı yapmamalıyız.-Kabirleri unutmamalıyız. Onlara bakıp öleceğimizi hatırlamalıyız. Birde okuyup ruhlarına bağışlamalıyız.

    BERZAH:
    Berzah, ruhların bedenden ayrıldıktan sonra tekrar dirilişe kadar eğleştiği alemdir. Ruh bedenden ayrıldıktan sonra başka bir bedene geçmez, orada burada dolaşıp durmaz, çağırmakla gelmez. Hesap gününe kadar behzap denilen yerde bekler.Ruhlar berzah aleminde dünyadaki iyi veya kötü yaşayışa göre ya huzur içinde yada azap içinde kıyameti bekler.Kur’anda ruhların berzah aleminden ayrılamayacağı şöyle bildirilmiştir:- “Azabı gördüğünde:” keşke benim için dönme imkanı bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının (Zümer:58)- “Müşriklerden birine ölüm gelip çattığında:” Rabbim beni geri gönderde boşuna geçirdiğim dünyada iyi şeyler yapayım. Hayır bu onun ağzından çıkan boş bir laftan ibarettir. Onlar için yeniden dirilecekleri güne kadar süren bir berzah vardır.” (Müminun:99-100)

    SIRAT:
    Sırat, cehennemin üzerinde kurulu bir köprüdür.Kaygandır.Engellerle dolu,kıldan ince ve kılıçtan keskindir.Herkes bu köprüden geçecektir. İyiler kuş gibi,rüzgar gibi geçip gidecek. Kötüler ise o köprüden düşüp cehennemi boylayacaktır.Kur’an da : “içinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur” (Meryem:71) buyrularak herkesin sırattan geçeceği haber verilmiştir.Sıratta yedi yerde insanın sorguya çekileceği bildirilmiştir:1- İmandan2- Namazdan3- Zekattan4- Oruçtan5- Hac’tan6- Cünüplükten7- Anababa hakkında.Bu yedi geçitten hesap vermeden geçilemeyecektir. Ancak cevap veren geçebilecektir. (Bak. Mehmet Zahit Koktu, Ehli Sünnet Akaidi; Sayfa:35)

    HAŞR
    Dirilişten sonra sıra büyük toplanmaya gelir.Bu toplanmaya ve toplanma zamanına, yerine haşr denir.Ölümden sonra diriliş sırasında hayvanlar dahil bütün canlılar diriltilip bir araya getirilecektir. Hayvanlar sorumlu olmadığı için haklarını alıp toprak olacaklardır. Hatta onların bu durumunu gören bazıları: “Keşke bende toprak olsaydım” diyecek (Nebe:40)Burada kim ne yaptıysa onun hesabını verecek, hak sahiplerine haklarını ödeyecek. Kime uyduysa. kimi sevdiyse onunla beraber olacaktır.Cenab-ı Allah şöyle bildiriyor:- “Kıyamet gününde toplulukları önderleri ile beraber çağırırız.” (İsra:71)- “Firavun kıyamet gününde adamlarına öncüllük eder.Adamlarını cehenneme götürür.” (Hud:98)- “Zalimler, keşke peygamberlerle birlikte yol tutsaydım” diyecektir.(Furkan:27)Kıyamet günü korkunç bir gündür insan en çok sevdiklerinden bile kaçacaktır. Mahşer yeri çok sıcak ve herkesin kendi derdine düştüğü büyük imtihan günüdür.- “O gün her şey yapılanlara şahitlik edecektir.” (Fussılad:20)- “Eller ayaklar şahitlik edecektir.”(Yasin:65)- “İnanan ve Salih ameller işleyenler için herhangi bir korku olmayacak, onlar üzüntü çekmeyecekler Allah onları mükafatlandıracaktır. (Bakara:62)- “İnanmayanlar için acı ve ızdırap verici azap vardır.” (İsra:10) buyrularak böyle bir hesap günü için insanlar uyarılmıştır.- “Kıyamet günü içki içen alnında “Allah’ın rahmetinden mahrumdur.” yazılı olarak gelir. Faiz yiyen alnında: “Allah’ın yanında değeri yoktur.” yazısı ile gelir. İnkarcı da alnında: “Ya kafir cehennemdeki yerine hazırlan” yazılı olarak gelir’’(Rumuz el Ehadis:508/1)Kıyamet gününde kimsenin kimseye faydası olmaz.Hatta insanı kandıran aldatan şeytan bile bir kenara çekilir, kıs kıs güler. “Ben onu sapıtmadım, o kendi sapıklık içindeydi”der, suçu üzerinden atar.Hasan Sadık Hoşoğlu ne güzel söylemiş:Sermayen elden gidiyor,Karda mısın ziyanda mı!..Her dem seni terk ediyorKarda mısın ziyanda mı!..Günler, aylar, derken yıllarAkıp gider.. gafil hallerGönlünde paralar-pullarKarda mısın ziyanda mı!..Hayat sanki sana hibeAkıl-izan vurmuş dibeHani nerde muhasebeKarda mısın ziyanda mı!..Ahiret sonsuz,dünya bir anEcel gelebilir her anAklın varsa artık uyanKarda mısın ziyanda mı!..Ömür hakiki sermayeDoğru kullanmaktır gayeGeri gelmez bir saniyeKarda mısın ziyanda mı!..Duy kör nefsim,sana hitapBirgün düşeceksin bitapHesabını çok iyi yapKarda mısın ziyanda mı!..

    MİZAN
    Mizan, iyi ve kötü amellerin tartılmasıdır. Kur’an’da bildirildiğine göre;- “Kıyamet günü doğru teraziler kurarız. Kimse haksızlığa uğramaz…” (Enbiya:47)- “Amelleri ağır gelenler hoş bir hayat içinde olacaklar,iyilikleri hafif gelenler ise kızgın ateş çukurunda olacaklar.” (karia:8-11)Bir şey zerre miktarınca da olsa değerlendirilecek ve insanların yerleri belirlenecektir.İğneden ipliğe her şeyin hesabı sorulacak, hak sahipleri haklarını alacak, iyilikler kalmayınca hak sahibinin kötülükleri hak gasp edenlere verilecektir. Böylece herkes ne ektiyse onu biçecek ve yaptığının karşılığını bulacaktır.

    CENNET
    İnananlar için cennet ödül yeridir. Mutluluk yurdudur. Ku’an’da: “Cennet ,takva sahipleri için hazırlanmıştır” buyrulmaktadır. (Al-i İmran:133) İslam Peygamberi cenneti:- “Cennet en güzel nimetlerin ihsan edileceği ebedi hayat yeridir.” diye tarif etmiştir. Ayrıca cennet ehlinin yaşları 33 olacağını, vücudunun kılsız, yüzünün sakalsız, gözlerinin sürmeli olacağını, gençliklerinin yok olmayacağını ve elbiselerinin eskimeyeceğini haber vermiştir. (İ.Canan, Hadis Ans:14/263)

    CEHENNEM
    İnanmayanların, bağışlanmayanların ve şefaat olunmayanların yaptıklarının karşılığını göreceği azap yeridir.İnanıp da günahkar olanlar,günahları kadar cehennemde kalacaklardır.Kur’an’da: “Cehennem kafirler için hazırlanmıştır.” buyrulur.(Al-i imran:131)Kur’an’a göre cehennem, yer altı zindanıdır. İçi ateş dolu çukurdur.Cehenneme girenler ateşten elbiseler giyeceklerdir.Cehennemdeki azap suçlara göre değişik olacaktır.

    Cehennem Nerededir ?
    Cehennemin nerede olduğu Kur’an’da ve Peygamber (as) tarafından bildirilmemiştir. Biz Müslümanlar olarak varlığına inanırız.Cennet de Cehennem de Allah tarafından yaratılmıştır. Yani şu anda mevcuttur.Kur’an’da: “Hazırlanmış cennete koşun” (Al-i İmran:131)Peki nerede bunlar? denecek olursa, biz cennetin ve cehennemin nerede olduklarını bilemeyiz. Bugün gökyüzünde göremediğimiz, ışığı dünyamıza henüz gelmemiş yıldızlar var onları bile göremiyorum. Cenneti ve Cehennemi de göremiyoruz. Ama haberini alıyoruz. Sevgili Peygamberimiz miraca çıktığında Sidret’ül-müntehada cenneti ve cehennemi görmüştür. Hatta azap görenleri bile görmüş ve anlatmıştır.Kur’an’da şöyle bildirilir:- “And olsun onu, sidretül-müntehanın yanında önceden de görmüştü. Cennetü’l-me’vada onun yanındadır. (Necm:13-15)

    HAVZ-I KEVSER:
    Kur’an’da: “Biz sana kevseri verdik” (Kevser Suresi:1) buyruluyor.Hz. Peygamber(as)’ın ifadesiyle: “Benim havzım bir aylık yoldur. Onun suyu sütten daha beyazdır. Onun kokusu misten daha güzeldir. Ondan içen bir daha susamaz.” (Buhari:81/52)Kevser, bol nimet demektir.Ayrıca cennette bir havuzun adıdır.Rabbim, Havz-ı kevserden içenlerden etsin.

    KIYAMET GÜNÜ HZ. PEYGAMBER NASIL ŞEFAAT EDECEK
    Tevbe Suresi: 128. ayete göre ümmetine çok düşkün bir peygamberimiz var.
    Diğer Peygamberler nefsi nefsi dediği bir ortamda Allah Resulü Ümmeti Ümmeti diyecektir.
    Peygamberimiz rahmet peygamberidir, şefaat peygamberidir. Peygamberimiz: “Kim şefaati yalanlarsa ona nail olmaz.” buyurur.
    Peygambere: – “Kıyamet günü şefaatine kimler nail olacak?” diye sorulmuş , Oda:
    - “Şefaatime en çok mahzar olacak kimse, canı gönülden kelime-i şehadet getiren kimsedir.” cevabını vermiştir.
    Hz. Peygamberin şefaati inananlaradır. Ayrıca şefaatine inanmayana şefaat yoktur.
    Kur’an’da: “Allah’ın hoşnut olduğu kimselere şefaat vardır.” (Enbiya:28)buyrulur.
    Kıyamette, Kur’an Şefaatçidir. Oruç şefaatçidir. Peygamber şefaatçidir. Şehit, sabi çocuk ve izin verilirse, Veli kullar şefaat edecektir. Ancak yardımın kaynağı Allah’tır. Kur’an’da: “Yardım ancak Allah’tandır.” buyrulur.
    Şefaate nail olabilmek için:
    -İman etmiş olmak
    -Şefaati hak etmek
    -Şefaate layık olmak
    -Şefaate inanmak şarttır.
    Hz.Peygamber: Kıyamet günü ümmetime şefaat edeceğim. Ben şefaat ederken zebaniler gelecek, ümmetimden bazılarını alıp alıp cehenneme götürecek. Ben: “Yarabbi! Onlar benim ümmetimden” diyeceğim. Bana: “Senden sonra onların neler yaptığını sen bir bilsen! “denilecek” buyurmuştur.
    Kur’an’da şefaate nail olabilmek için şefaat edeninde, şefaate nail olanında Allah’ın hoşnut olduğu kimse olması lazımdır. (Bak: Enbiya: 28+Taha:109)
    Peygamberimizden bir uyarı şöyle:
    - “Kıyamet gününde dinde değişiklik yapana “benden uzak dur” diyeceğim.” (Büyük Hadis Külliyatı:5/392)
    Bir uyarıda bizden:
    - “Müslüman, peygamberimizin şefaatine güvenip gaflete dalmamalı; korku, dua ve ümit içinde olmalıdır.”
    Rabbim bizi Peygamber(as)’ın sünnetinden ve şefaatinden ayırmasın.

    KIYAMET GÜNÜ MܒMİNLER ALLAH’I NASIL GÖRECEKLER?

    Bizim gözümüzün yapısı Allah’ı görmeye müsaid değildir. İnsanın gözü maddeyi görür…
    Kur’an’da: “Ona gözler erişemez” (Enam:103) buyrulur .
    Kafa gözü ile göremediği gibi kalp gözü ile de rüyada da kimse Allah’ı göremez. Çünkü Allah mekandan ve şekilden münezzehtir. Ömer Nesefi: “gördüm” diyen küfre girer der. (Akaid:90-91-211)
    Mü’minler ancak ahirette göreceklerdir. Kafirler orada da göremeyeceklerdir. Çünkü Allah onları kör olarak yaratacaktır. (Taha 124-127)
    Hz.Peygamber: “Siz ahirette dolunayı gördüğünüz gibi Allah’ı göreceksiniz” (R.salihin:2/1055) diye bildirmiştir.
    Miraçtan döndüğünde;
    - “Allah’ı gördün mü?” Diyenlere;
    - “O bir nurdur O’nu nasıl göreyim” demiştir.Ve;
    - “Allah’ı dünyada görmek hiç kimseye mümkün ve muvafık değildir” (İ:Canan Hadis Ans: 17/1328) buyurmuştur.
    Kur’an’da; Musa Peygamber görmek isteyince A’raf 143.ayette: “Sen beni göremezsin” dendiği bildirilmektedir.
    Kıyamet 22-24: “Ogün de yüzler parlak olduğu halde Rabbine bakacaktır. Nice yüzlerde, somurtacaktır” diye bildirilmiştir.
    Bu ayetten anlaşılıyor ki, Cenab-ı Allah dünyada görülemeyecek,ancak ahirette Allah’a inanalar apaçık O’nu göreceklerdir. Rabbim nurcemalini görenlerden etsin.

    SORGU – SUAL
    Dünya bir imtihan yeridir. Herkes tekrar bir daha girme fırsatı olmayan imtihandayız. Bu sınav zorunlu, herkes girecek, kaçamak yok, torpil yok. Bu imtihanı kaybetmekten çok korkmalıyız. Çünkü imtihanı kazanamazsak cenneti kazanamayacağız demektir. Buda en büyük kayıptır.
    Allah kimin daha düzel davranacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. (Mülk:2)
    Müslüman’a “Cennete koşun!” talimatı vardır. (Al-i İmran:133)” Yarışırcasına hayra ve hayır işlerine koşun!” emri vardır.(Bakara:148)
    Unutmayalım öldükten sonra yüce yaratıcı olan Allah herkesi diriltecek ve hesaba çekecek. O gün saklı gizli hiçbir şey kalmayacak,her şey ortaya çıkacaktır.
    İnsanlar her şeyden sorguya çekilecek” diller, ayaklar ve eller yaptıklarına şahitlik edecek.” (Nur:24)
    Allah kameraya alır gibi her şeyi belgeliyor,itiraz yok. Ayrıca Kiramen Katibin adlı yazıcı melekler de fişliyor, ne varsa deftere geçiriyor. Bu her şeyin kaydedildiği defter insanın önüne açılacak.” Amel defteri sağ tarafından verilenler, kolay bir şekilde hesaba çekilir ve sevinçli olarak ailelerine dönerler. Kitabı sol tarafından verilenler, derhal yok olmayı ister ve alevli ateşe girerler.” (İnşikak:7-12)




  3. 15.Eylül.2012, 00:38
    2
    Silent and lonely rains



    ÖLÜDEN YARDIM BEKLENİR Mİ?Ölenden, kabir ehlinden hiçbir şey beklenmez ve istenmez, mezarına tapılmaz. Ancak ölenden ibret alınır.Yanlış bir şey yapmak ona ızdırab verir, kemiklerini sızlatır, Dua ederken dikkat edilmeli.. “Yetiş”diye imdada çağırılmamalıdır.Başkasından yardım bekleyene kıyamet günü Cenab-ı Allah:- “Git sana falanca yardım etsin” diyeceğini bildiriyor.Unutmayalım, bu dünyadan ayrılan ölüler, dünyadaki dirilerin okuyacakları Yasin’e, Fatiha’ya, İhlas’ın sevabına muhtaçtır. Ayrıca dua ve hayır hasenat beklerler.

    Ölmüş kimselerden yardım istemek şirktir.Rabbim şirkin gizlisinden de açığından da bizi korusun

    KABİR HAYATIKabir hayatı, ölümle kıyametin kopması arasında bir hayattır.Kötü insan için kabir: “Senden hoşlanmadım” der, daralır ve cehennem çukuru haline gelir. Bunu Hz.Peygamber (a.s.) şöyle ifade etmiştir: “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yada cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi Zühd:4)Bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur:- “Kabir ahiretin ilk durağıdır. Eğer insan kabir azabından kurtulursa, gerisi kolaylaşır. Ben, mezardan manzarası daha korkunç olan bir yer görmedim.” (Age:5)İnsan kabre iyi hazırlanmalıdır. Çünkü kabirde azap vardır.” Azaptan birisi şudur: onlar sabah akşam arzolunacaklardır. Firavun hanedanını azabın çetinine sokun” denilecek ayeti buna delildir.İbni Abbas derki: Allah Resulü iki kabrin yanından geçerken şöyle dedi: “İkisi de azap görüyor. Biri küçük abdest bozarken sakınmaz ve temizlenmezdi. Diğeri ise laf getirir götürür, insanların arasını bozardı.” (Buhari:4/55)Buna göre kabir azabı var.İlk hesap kabirde olacaktır. Bunu Peygamber (a.s.) şöyle haber vermiştir.- “Kabirde iki melek gelir. Rabbin kimdir? derler. Dinin nedir? derler. Peygamberin kimdir? derler. Mümin cevap verir. Kafir ise bu sorulara “bilmiyorum” cevabını verir. onun cevap vermeye gücü yetmez. “Dünyada Rabbini bilen kabirde “Rabbim Allah” diyecek. Dinim İslam, Resulüm Muhammet(as) diyecek, kitabım Kur’an diyecek. Kabir azabından kurtulacak. Melekler onu cennete hazırlayacaklar. Cennet elbisesi giydirecekler. Kabri genişletecekler, cennet bahçesine çevirecekler. Kabirden cennete pencere açacaklar. O pencereden cenneti seyredecek ve cennetten güzel kokular gelecek.Bir hadiste şöyle buyrulur:- “Ölü kabirden yeri neresi ise orayı görür durur.” (Rumuz el –Ehadis:112/4) “Hiçbir gün yoktur ki,kabir ehline cennet ve cehennemdeki yeri gösterilmesin.” (Age:565/5)Demek oluyor ki insan kabirde de kendi haline bırakılmayacak. İnsana sorular sorulacak, duruma göre iyi veya kötü muamele yapılacak. İyiler mükafatlandırılırken kötüler de cezalandırılacak.Kabirde azap bedene değildir, ruhadır. Rüyadaki çekilen sıkıntı ve acılar gibi.

    Kabirlere karşı nasıl davranılmalıdır?
    -Kime ait olursa olsun kabirlere saygılı olunmalıdır.-Kabir ehline selam verilmelidir.üç ihlas bir fatiha okunmalıdır.-Kabirler temiz tutulmalı üzerlerine basılmamalı ve oturulmamalıdır.-Kabirlerin üzerlerine pislenmemelidir.-Kabirlerin üzerlerine büyü malzemesi konulmamalı, kabir toprağı büyü malzemesi yapılmamalıdır.-Kabirlerin üzerinde veya kabre karşı namaz kılınmamalıdır. Peygamber (as): “Kabirler üzerine oturmayın ve onlara karşı namaz kılmayın” buyurmuştur. (Ramun el Ehadis:468/4)-Kabirlerden bir şey beklememeliyiz. Etrafında tavaf eder gibi dönmemeliyiz.-Kabirleri masraflı yapmamalıyız.-Kabirleri unutmamalıyız. Onlara bakıp öleceğimizi hatırlamalıyız. Birde okuyup ruhlarına bağışlamalıyız.

    BERZAH:
    Berzah, ruhların bedenden ayrıldıktan sonra tekrar dirilişe kadar eğleştiği alemdir. Ruh bedenden ayrıldıktan sonra başka bir bedene geçmez, orada burada dolaşıp durmaz, çağırmakla gelmez. Hesap gününe kadar behzap denilen yerde bekler.Ruhlar berzah aleminde dünyadaki iyi veya kötü yaşayışa göre ya huzur içinde yada azap içinde kıyameti bekler.Kur’anda ruhların berzah aleminden ayrılamayacağı şöyle bildirilmiştir:- “Azabı gördüğünde:” keşke benim için dönme imkanı bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının (Zümer:58)- “Müşriklerden birine ölüm gelip çattığında:” Rabbim beni geri gönderde boşuna geçirdiğim dünyada iyi şeyler yapayım. Hayır bu onun ağzından çıkan boş bir laftan ibarettir. Onlar için yeniden dirilecekleri güne kadar süren bir berzah vardır.” (Müminun:99-100)

    SIRAT:
    Sırat, cehennemin üzerinde kurulu bir köprüdür.Kaygandır.Engellerle dolu,kıldan ince ve kılıçtan keskindir.Herkes bu köprüden geçecektir. İyiler kuş gibi,rüzgar gibi geçip gidecek. Kötüler ise o köprüden düşüp cehennemi boylayacaktır.Kur’an da : “içinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur” (Meryem:71) buyrularak herkesin sırattan geçeceği haber verilmiştir.Sıratta yedi yerde insanın sorguya çekileceği bildirilmiştir:1- İmandan2- Namazdan3- Zekattan4- Oruçtan5- Hac’tan6- Cünüplükten7- Anababa hakkında.Bu yedi geçitten hesap vermeden geçilemeyecektir. Ancak cevap veren geçebilecektir. (Bak. Mehmet Zahit Koktu, Ehli Sünnet Akaidi; Sayfa:35)

    HAŞR
    Dirilişten sonra sıra büyük toplanmaya gelir.Bu toplanmaya ve toplanma zamanına, yerine haşr denir.Ölümden sonra diriliş sırasında hayvanlar dahil bütün canlılar diriltilip bir araya getirilecektir. Hayvanlar sorumlu olmadığı için haklarını alıp toprak olacaklardır. Hatta onların bu durumunu gören bazıları: “Keşke bende toprak olsaydım” diyecek (Nebe:40)Burada kim ne yaptıysa onun hesabını verecek, hak sahiplerine haklarını ödeyecek. Kime uyduysa. kimi sevdiyse onunla beraber olacaktır.Cenab-ı Allah şöyle bildiriyor:- “Kıyamet gününde toplulukları önderleri ile beraber çağırırız.” (İsra:71)- “Firavun kıyamet gününde adamlarına öncüllük eder.Adamlarını cehenneme götürür.” (Hud:98)- “Zalimler, keşke peygamberlerle birlikte yol tutsaydım” diyecektir.(Furkan:27)Kıyamet günü korkunç bir gündür insan en çok sevdiklerinden bile kaçacaktır. Mahşer yeri çok sıcak ve herkesin kendi derdine düştüğü büyük imtihan günüdür.- “O gün her şey yapılanlara şahitlik edecektir.” (Fussılad:20)- “Eller ayaklar şahitlik edecektir.”(Yasin:65)- “İnanan ve Salih ameller işleyenler için herhangi bir korku olmayacak, onlar üzüntü çekmeyecekler Allah onları mükafatlandıracaktır. (Bakara:62)- “İnanmayanlar için acı ve ızdırap verici azap vardır.” (İsra:10) buyrularak böyle bir hesap günü için insanlar uyarılmıştır.- “Kıyamet günü içki içen alnında “Allah’ın rahmetinden mahrumdur.” yazılı olarak gelir. Faiz yiyen alnında: “Allah’ın yanında değeri yoktur.” yazısı ile gelir. İnkarcı da alnında: “Ya kafir cehennemdeki yerine hazırlan” yazılı olarak gelir’’(Rumuz el Ehadis:508/1)Kıyamet gününde kimsenin kimseye faydası olmaz.Hatta insanı kandıran aldatan şeytan bile bir kenara çekilir, kıs kıs güler. “Ben onu sapıtmadım, o kendi sapıklık içindeydi”der, suçu üzerinden atar.Hasan Sadık Hoşoğlu ne güzel söylemiş:Sermayen elden gidiyor,Karda mısın ziyanda mı!..Her dem seni terk ediyorKarda mısın ziyanda mı!..Günler, aylar, derken yıllarAkıp gider.. gafil hallerGönlünde paralar-pullarKarda mısın ziyanda mı!..Hayat sanki sana hibeAkıl-izan vurmuş dibeHani nerde muhasebeKarda mısın ziyanda mı!..Ahiret sonsuz,dünya bir anEcel gelebilir her anAklın varsa artık uyanKarda mısın ziyanda mı!..Ömür hakiki sermayeDoğru kullanmaktır gayeGeri gelmez bir saniyeKarda mısın ziyanda mı!..Duy kör nefsim,sana hitapBirgün düşeceksin bitapHesabını çok iyi yapKarda mısın ziyanda mı!..

    MİZAN
    Mizan, iyi ve kötü amellerin tartılmasıdır. Kur’an’da bildirildiğine göre;- “Kıyamet günü doğru teraziler kurarız. Kimse haksızlığa uğramaz…” (Enbiya:47)- “Amelleri ağır gelenler hoş bir hayat içinde olacaklar,iyilikleri hafif gelenler ise kızgın ateş çukurunda olacaklar.” (karia:8-11)Bir şey zerre miktarınca da olsa değerlendirilecek ve insanların yerleri belirlenecektir.İğneden ipliğe her şeyin hesabı sorulacak, hak sahipleri haklarını alacak, iyilikler kalmayınca hak sahibinin kötülükleri hak gasp edenlere verilecektir. Böylece herkes ne ektiyse onu biçecek ve yaptığının karşılığını bulacaktır.

    CENNET
    İnananlar için cennet ödül yeridir. Mutluluk yurdudur. Ku’an’da: “Cennet ,takva sahipleri için hazırlanmıştır” buyrulmaktadır. (Al-i İmran:133) İslam Peygamberi cenneti:- “Cennet en güzel nimetlerin ihsan edileceği ebedi hayat yeridir.” diye tarif etmiştir. Ayrıca cennet ehlinin yaşları 33 olacağını, vücudunun kılsız, yüzünün sakalsız, gözlerinin sürmeli olacağını, gençliklerinin yok olmayacağını ve elbiselerinin eskimeyeceğini haber vermiştir. (İ.Canan, Hadis Ans:14/263)

    CEHENNEM
    İnanmayanların, bağışlanmayanların ve şefaat olunmayanların yaptıklarının karşılığını göreceği azap yeridir.İnanıp da günahkar olanlar,günahları kadar cehennemde kalacaklardır.Kur’an’da: “Cehennem kafirler için hazırlanmıştır.” buyrulur.(Al-i imran:131)Kur’an’a göre cehennem, yer altı zindanıdır. İçi ateş dolu çukurdur.Cehenneme girenler ateşten elbiseler giyeceklerdir.Cehennemdeki azap suçlara göre değişik olacaktır.

    Cehennem Nerededir ?
    Cehennemin nerede olduğu Kur’an’da ve Peygamber (as) tarafından bildirilmemiştir. Biz Müslümanlar olarak varlığına inanırız.Cennet de Cehennem de Allah tarafından yaratılmıştır. Yani şu anda mevcuttur.Kur’an’da: “Hazırlanmış cennete koşun” (Al-i İmran:131)Peki nerede bunlar? denecek olursa, biz cennetin ve cehennemin nerede olduklarını bilemeyiz. Bugün gökyüzünde göremediğimiz, ışığı dünyamıza henüz gelmemiş yıldızlar var onları bile göremiyorum. Cenneti ve Cehennemi de göremiyoruz. Ama haberini alıyoruz. Sevgili Peygamberimiz miraca çıktığında Sidret’ül-müntehada cenneti ve cehennemi görmüştür. Hatta azap görenleri bile görmüş ve anlatmıştır.Kur’an’da şöyle bildirilir:- “And olsun onu, sidretül-müntehanın yanında önceden de görmüştü. Cennetü’l-me’vada onun yanındadır. (Necm:13-15)

    HAVZ-I KEVSER:
    Kur’an’da: “Biz sana kevseri verdik” (Kevser Suresi:1) buyruluyor.Hz. Peygamber(as)’ın ifadesiyle: “Benim havzım bir aylık yoldur. Onun suyu sütten daha beyazdır. Onun kokusu misten daha güzeldir. Ondan içen bir daha susamaz.” (Buhari:81/52)Kevser, bol nimet demektir.Ayrıca cennette bir havuzun adıdır.Rabbim, Havz-ı kevserden içenlerden etsin.

    KIYAMET GÜNÜ HZ. PEYGAMBER NASIL ŞEFAAT EDECEK
    Tevbe Suresi: 128. ayete göre ümmetine çok düşkün bir peygamberimiz var.
    Diğer Peygamberler nefsi nefsi dediği bir ortamda Allah Resulü Ümmeti Ümmeti diyecektir.
    Peygamberimiz rahmet peygamberidir, şefaat peygamberidir. Peygamberimiz: “Kim şefaati yalanlarsa ona nail olmaz.” buyurur.
    Peygambere: – “Kıyamet günü şefaatine kimler nail olacak?” diye sorulmuş , Oda:
    - “Şefaatime en çok mahzar olacak kimse, canı gönülden kelime-i şehadet getiren kimsedir.” cevabını vermiştir.
    Hz. Peygamberin şefaati inananlaradır. Ayrıca şefaatine inanmayana şefaat yoktur.
    Kur’an’da: “Allah’ın hoşnut olduğu kimselere şefaat vardır.” (Enbiya:28)buyrulur.
    Kıyamette, Kur’an Şefaatçidir. Oruç şefaatçidir. Peygamber şefaatçidir. Şehit, sabi çocuk ve izin verilirse, Veli kullar şefaat edecektir. Ancak yardımın kaynağı Allah’tır. Kur’an’da: “Yardım ancak Allah’tandır.” buyrulur.
    Şefaate nail olabilmek için:
    -İman etmiş olmak
    -Şefaati hak etmek
    -Şefaate layık olmak
    -Şefaate inanmak şarttır.
    Hz.Peygamber: Kıyamet günü ümmetime şefaat edeceğim. Ben şefaat ederken zebaniler gelecek, ümmetimden bazılarını alıp alıp cehenneme götürecek. Ben: “Yarabbi! Onlar benim ümmetimden” diyeceğim. Bana: “Senden sonra onların neler yaptığını sen bir bilsen! “denilecek” buyurmuştur.
    Kur’an’da şefaate nail olabilmek için şefaat edeninde, şefaate nail olanında Allah’ın hoşnut olduğu kimse olması lazımdır. (Bak: Enbiya: 28+Taha:109)
    Peygamberimizden bir uyarı şöyle:
    - “Kıyamet gününde dinde değişiklik yapana “benden uzak dur” diyeceğim.” (Büyük Hadis Külliyatı:5/392)
    Bir uyarıda bizden:
    - “Müslüman, peygamberimizin şefaatine güvenip gaflete dalmamalı; korku, dua ve ümit içinde olmalıdır.”
    Rabbim bizi Peygamber(as)’ın sünnetinden ve şefaatinden ayırmasın.

    KIYAMET GÜNÜ MܒMİNLER ALLAH’I NASIL GÖRECEKLER?

    Bizim gözümüzün yapısı Allah’ı görmeye müsaid değildir. İnsanın gözü maddeyi görür…
    Kur’an’da: “Ona gözler erişemez” (Enam:103) buyrulur .
    Kafa gözü ile göremediği gibi kalp gözü ile de rüyada da kimse Allah’ı göremez. Çünkü Allah mekandan ve şekilden münezzehtir. Ömer Nesefi: “gördüm” diyen küfre girer der. (Akaid:90-91-211)
    Mü’minler ancak ahirette göreceklerdir. Kafirler orada da göremeyeceklerdir. Çünkü Allah onları kör olarak yaratacaktır. (Taha 124-127)
    Hz.Peygamber: “Siz ahirette dolunayı gördüğünüz gibi Allah’ı göreceksiniz” (R.salihin:2/1055) diye bildirmiştir.
    Miraçtan döndüğünde;
    - “Allah’ı gördün mü?” Diyenlere;
    - “O bir nurdur O’nu nasıl göreyim” demiştir.Ve;
    - “Allah’ı dünyada görmek hiç kimseye mümkün ve muvafık değildir” (İ:Canan Hadis Ans: 17/1328) buyurmuştur.
    Kur’an’da; Musa Peygamber görmek isteyince A’raf 143.ayette: “Sen beni göremezsin” dendiği bildirilmektedir.
    Kıyamet 22-24: “Ogün de yüzler parlak olduğu halde Rabbine bakacaktır. Nice yüzlerde, somurtacaktır” diye bildirilmiştir.
    Bu ayetten anlaşılıyor ki, Cenab-ı Allah dünyada görülemeyecek,ancak ahirette Allah’a inanalar apaçık O’nu göreceklerdir. Rabbim nurcemalini görenlerden etsin.

    SORGU – SUAL
    Dünya bir imtihan yeridir. Herkes tekrar bir daha girme fırsatı olmayan imtihandayız. Bu sınav zorunlu, herkes girecek, kaçamak yok, torpil yok. Bu imtihanı kaybetmekten çok korkmalıyız. Çünkü imtihanı kazanamazsak cenneti kazanamayacağız demektir. Buda en büyük kayıptır.
    Allah kimin daha düzel davranacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. (Mülk:2)
    Müslüman’a “Cennete koşun!” talimatı vardır. (Al-i İmran:133)” Yarışırcasına hayra ve hayır işlerine koşun!” emri vardır.(Bakara:148)
    Unutmayalım öldükten sonra yüce yaratıcı olan Allah herkesi diriltecek ve hesaba çekecek. O gün saklı gizli hiçbir şey kalmayacak,her şey ortaya çıkacaktır.
    İnsanlar her şeyden sorguya çekilecek” diller, ayaklar ve eller yaptıklarına şahitlik edecek.” (Nur:24)
    Allah kameraya alır gibi her şeyi belgeliyor,itiraz yok. Ayrıca Kiramen Katibin adlı yazıcı melekler de fişliyor, ne varsa deftere geçiriyor. Bu her şeyin kaydedildiği defter insanın önüne açılacak.” Amel defteri sağ tarafından verilenler, kolay bir şekilde hesaba çekilir ve sevinçli olarak ailelerine dönerler. Kitabı sol tarafından verilenler, derhal yok olmayı ister ve alevli ateşe girerler.” (İnşikak:7-12)




  4. 15.Eylül.2012, 00:40
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?

    Bir hadiste Bildirildiğine göre, “Kıyamet gününde öncelikle beş şeyin sorgulaması yapılacaktır:
    1- Hayatı nerede ve nasıl geçirdin?
    2- Bilgini nerelerde kullandın?
    3- Malını nereden kazandın?
    4- Malını nereye harcadın?
    5- Gençliğini,sağlığını ne şekilde yıprattın?’’ (Tirmizi, Kıyamet:2532)
    Bir başka hadiste de şöyle haber verilir:
    - “Allah azabı en hafif olan cehennemliğe sorar:
    - “Eğer dünya her şeyi ile senin olsaydı, şu azaptan kurtulman için verir miydin? O kişi:
    - “Evet” der. Ona şöyle denilir:
    - “Senden çok daha azı istenmişti!” (İ.Canan Hadis Ans:14/223)
    Evet Yaratan, yaşatan rızıklandıran ve öldürüp tekrar dirilten Allah soracak:
    -Farz kıldığım şeyleri ne yaptın?
    -Vacip kıldıklarımı ne yaptın?
    -Sana kurtarıcı, yol gösterici olarak gönderdiğim peygamberime uydun mu?
    -Benim rızam için ne yaptın?
    -Kullarım için ne yaptın?
    İnkar, isyan ve günahlar için de olana da diyecekti ki:
    -Bunlar ne? Ben seni bunun için mi yarattım? Haydi ver verebilirsen hesabını …
    Büyüklerimiz bir günün muhasebesini yaparken şöyle sorular sormuşlar:
    -Bugün Allah için ne yaptın? Neyi terk ettin?
    -Bugün ne kazandın, ne kaybettin?
    -Bugün sıratı geçtin mi? cenneti kazandın mı? Yoksa cehennemi mi kazandın?
    -Kabre girmeye, kabir sorularına hazır mısın?
    -Mahşer hesabına hazır mısın?
    -Bugün kurtuldun mu, battın mı?
    -Baban, anan nerede? Öldüler. Peki onlardan ders aldın mı?
    -Bugün biraz daha ihtiyarladın, mezara bir adım daha yaklaştın. Peki bundan ne gibi ders çıkardın?
    -Bugün amel defterini nasıl açıp, nasıl kapattın?
    -Bugün hangi davete icabet ettin?
    -Sana 24 saati karşılıksız verene kaç dakika ayırdın?
    -Bugün kaç gönül kazandın, kaç gönül yıktın?
    -Bugün öleceğin aklına geldi mi?
    -Bugün hiç Allah’a yöneldin mi? O’na kavuştun mu? O’nunla konuştun mu? Yoksa işim çok deyip unuttun mu?
    Bu, bir günün hesabı, ya günlerin, ayların, yılların ve ömrün hesabı nasıl verilir?

    HAK SAHİBİ HAKKINI ALACAK


    Kıyamet günü mükafat da, cezada tastamam verilecektir.Halk arasında boynuzlu koyundan boynuzsuz koyun hakkını alacaktır.İnancı her zaman var olmuştur.
    Allah(c.c.) şöyle bildirir:
    - “Her nefis ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size mutlaka ödenecektir.” (Ali İmran:185) Dünyada bazı şeyleri Allah’a havale edenler haklarını tastamam alacaklardır. Hatta günahları bile karşı tarafa verilecektir.
    Hz.Peygamber soruyor:
    - “Müflis kimdir?” Cevap verirler:
    - “Parası olmayan” derler.
    Hz.Peygamber: “Müflis, namaz, oruç ve bazı iyi amellerle geldiği halde, falana sövdüğü, falana iftira ettiği, falanın hakkını yediği, haksızlık yaptığı için iyilikleri hak sahibine dağıtılan kişidir. İyilikleri tükenirde hak sahiplerinin hakları kalırsa, onların günahları alınıp onlara yüklenir, sonrada cehenneme atılır. İşte iflas eden kimse budur.” (Müslim,Birr:60) buyurur.
    Demek ki; kul borcundan son derece sakınılacaktır. Belki azıcık borç ve hak yüzünden pek çok ibadetin sevabı uçup gidecektir. Bu yüzden Peygamber(as) üzerinde kul borcu olanın ödeyinceye kadar cenaze namazı kılmaz, cenazeyi defnetmezdi.
    Kendindekine razı olup başkasının hakkına tecavüz etmeyen kıyamet gününde sıkıntıya düşmeyecektir. Ahirette huzur isteyen, bu dünyada günahtan,haramdan,ateşten kaçtığı gibi kaçmalıdır ki; cehennem ateşinden korunsun.
    Aslında cehennemde odunda yoktur, ateş de yoktur. İnsanlar odunu ve ateşi kendisi götürür. Cennette de aslında, güzellikler ve güller yoktur. Cennete gidenler, güzellikleri ve gülleri kendileri götürür.
    Bir sahab: Hz.Peygamber’e hizmette bulunur, onu memnun eder. Bunun Üzerine Peygamber(as) sorar:
    -Ne istersin?
    O sahabe cevap verir:
    -Cennette seninle beraber olmak isterim Ya Resulallah.
    Peygamber (as) ona şöyle der:
    - “Öyleyse namazı güzel kılmakla bana yardımcı ol” buyurur. (Müslim, Salat:226)
    İnsanı cennete de, cehenneme de götürecek kendi amelleridir. Bir insanın dünyadaki yaşayışına göre hakkı cennetse ona cennet verilir. Cehennemse ona da Cehennem verilir. Kimseye haksızlık ve adaletsizlik yapılmaz. Hak etmeden cennet beklemek Allah’ın adaletine ve cennetliklere haksızlık olur.
    Ahmet Taşgetiren Cennetin yol haritasını şöyle çizmiştir:
    -Her akşam, günlük muhasebe yap. Bunun için beş-on dakikanı ayır. Günlük hayatını tara. İnsan ilişkilerinden tut, kazancına kadar, her şeyi süz. İçinden İslam’a uygun olmayan bir şey çıkarsa, onun için tevbe et. Bir başkasını ilgilendiriyorsa, en yakın zamanda ondan helallik dile. Hatanı gider. Gönül kırdı isen gönül al, zarar verdi isen tazmin et, gıybet ettiysen af dile…
    -Ölümü sakın unutma. Sakın unutma. Her nefesin yanında bir ölüm meleği bulunabileceğini düşün. Ölümün insanın önüne bir büyük mahkeme çıkaracağını bil..
    -Ahirette Sevgili Peygamberimizle yüz yüze geldiğimizde O’nun ümmeti olduğumuzu gönül huzuru içinde söyleyebilecek, unutmak zorunda kalmayacak bir yol tutalım.
    -Boğazından giren lokmanın helal olmasına dikkat et. Kazancına dikkat et. Şüpheli şeylerden kaçın. Temiz kazan, mevcut kazancını da temizle. Haram karışmışsa, onu malının içinden çıkar. Bunun için İslam alimlerinin gösterdiği yolları uygula. Haram, kul hakkı karışmış, faiz bulaşmış bir malla ahirete gitme. Allah Teala’nın “Faiz yiyen, kabirden şeytan çarpmış gibi kalkar” tehdidini unutma. Az fakat temiz olan, çok fakat kirli maldan hayırlıdır, unutma.
    -Namaz vakitlerine itina göster. Mazeret arama. Namaz müminin hayatını denetleyen bir gözcü gibidir. Namaza yardımcı ol. Namaz vakitlerini, günlük hayatını sorgulamak için fırsat bil.

    SONUÇ OLARAK

    Kıyametin küçük alametleri, aşağı yukarı tamam. Büyük alametlerden de çoğu tamam. Bize düşen, alametleri tartışmak, onlara takılıp kalmak olmamalıdır.
    Kıyamet günü, bazıları kurtulurken, bazıları için nedamet günü olacak, keşke diyecektir. Önemli olan, yerimiz neresi olacak? Cennet mi Cehennem mi? Son önemlidir. Akıbet önemlidir.
    Kur’an’da: “Cennettekiler birbirlerine: Daha önce biz, ailecek azaptan korkardık” derler. (Tur:25-26) buyrularak bize bir mesaj verilmiştir.
    Ölümü düşünüp, kendimize çeki düzen vermeliyiz. Kıyameti ensemizde hissetmeliyiz. Yoksa Kur’an’ın ifadesiyle cehennemlik şöyle der: “Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim.” (Fecr:24)
    Allah bizi uyarıyor: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes Ahiret için ne hazırladığına baksın.” (Haşr:18) diyor.
    Musa (as) yağmur duasına çıkar, yağmur yağmaz. Ya Rabbi neden? der. Kendisine: “İçinizdeki bir günahkar yüzünden” denilir.
    İyi düşünelim. Başımıza gelenler için; bu benim acaba hangi hatam yüzünden, hangi eksikliğimden dolayı diye düşünelim.
    Hayatı güzel olanın ölümü de güzel olur. Onun için hayatımızı güzelleştirmeliyiz. Kur’an, hayatımızı düzeltmek için inmiş, Peygamber,güzel yaşayalım diye gelmiştir.
    Hz.Peygamber: “Ölmeden ölürüz” buyuruyor. Yani teslim alınmadan teslim olmaya davet ediyor.
    Kıyamet’in ne zaman olduğunu soran kimseye peygamberimiz:
    - “Sen kıyamet için ne hazırladın?” sorusu ile cevap vermiştir. O kişi fazla bir ibadetim yok ama Allah Resulünü çok seviyorum deyince Peygamberimiz(as) ona: “Kişi sevdiği ile beraberdir’’demiştir.
    Kıyamet kopacak diye dünya terk edilmez. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışırken, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışılacaktır.”
    Resul-i Ekrem Efendimiz: “Bir mü’min kıyametin kopmak üzere olduğunu görse ve elinde de bir fidan bulunsa, kıyamet kopmadan önce bu fidanı dikecek kadar vakti olsa bunu diker. (Ahmet B. Hanbel, Müsnet. III,184/191)buyurur.
    Kısaca sözün özü şudur:
    -Bu dünyanın Fani olduğunu iyi bilmek,
    -Ölümün,Kabir hayatının ve ahiretin, sorgu sualin hak olduğunu bilmek,
    -Buna göre dünyada kalacağımız kadar,gerektiği kadar dünyaya, ahirette kalacağımız kadar ahirete önem vermek,
    -Ölüme her an hazır olmak. İşte kurtuluş böyle olur..

    Mustafa Öselmiş


  5. 15.Eylül.2012, 00:40
    3
    Silent and lonely rains
    Bir hadiste Bildirildiğine göre, “Kıyamet gününde öncelikle beş şeyin sorgulaması yapılacaktır:
    1- Hayatı nerede ve nasıl geçirdin?
    2- Bilgini nerelerde kullandın?
    3- Malını nereden kazandın?
    4- Malını nereye harcadın?
    5- Gençliğini,sağlığını ne şekilde yıprattın?’’ (Tirmizi, Kıyamet:2532)
    Bir başka hadiste de şöyle haber verilir:
    - “Allah azabı en hafif olan cehennemliğe sorar:
    - “Eğer dünya her şeyi ile senin olsaydı, şu azaptan kurtulman için verir miydin? O kişi:
    - “Evet” der. Ona şöyle denilir:
    - “Senden çok daha azı istenmişti!” (İ.Canan Hadis Ans:14/223)
    Evet Yaratan, yaşatan rızıklandıran ve öldürüp tekrar dirilten Allah soracak:
    -Farz kıldığım şeyleri ne yaptın?
    -Vacip kıldıklarımı ne yaptın?
    -Sana kurtarıcı, yol gösterici olarak gönderdiğim peygamberime uydun mu?
    -Benim rızam için ne yaptın?
    -Kullarım için ne yaptın?
    İnkar, isyan ve günahlar için de olana da diyecekti ki:
    -Bunlar ne? Ben seni bunun için mi yarattım? Haydi ver verebilirsen hesabını …
    Büyüklerimiz bir günün muhasebesini yaparken şöyle sorular sormuşlar:
    -Bugün Allah için ne yaptın? Neyi terk ettin?
    -Bugün ne kazandın, ne kaybettin?
    -Bugün sıratı geçtin mi? cenneti kazandın mı? Yoksa cehennemi mi kazandın?
    -Kabre girmeye, kabir sorularına hazır mısın?
    -Mahşer hesabına hazır mısın?
    -Bugün kurtuldun mu, battın mı?
    -Baban, anan nerede? Öldüler. Peki onlardan ders aldın mı?
    -Bugün biraz daha ihtiyarladın, mezara bir adım daha yaklaştın. Peki bundan ne gibi ders çıkardın?
    -Bugün amel defterini nasıl açıp, nasıl kapattın?
    -Bugün hangi davete icabet ettin?
    -Sana 24 saati karşılıksız verene kaç dakika ayırdın?
    -Bugün kaç gönül kazandın, kaç gönül yıktın?
    -Bugün öleceğin aklına geldi mi?
    -Bugün hiç Allah’a yöneldin mi? O’na kavuştun mu? O’nunla konuştun mu? Yoksa işim çok deyip unuttun mu?
    Bu, bir günün hesabı, ya günlerin, ayların, yılların ve ömrün hesabı nasıl verilir?

    HAK SAHİBİ HAKKINI ALACAK


    Kıyamet günü mükafat da, cezada tastamam verilecektir.Halk arasında boynuzlu koyundan boynuzsuz koyun hakkını alacaktır.İnancı her zaman var olmuştur.
    Allah(c.c.) şöyle bildirir:
    - “Her nefis ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size mutlaka ödenecektir.” (Ali İmran:185) Dünyada bazı şeyleri Allah’a havale edenler haklarını tastamam alacaklardır. Hatta günahları bile karşı tarafa verilecektir.
    Hz.Peygamber soruyor:
    - “Müflis kimdir?” Cevap verirler:
    - “Parası olmayan” derler.
    Hz.Peygamber: “Müflis, namaz, oruç ve bazı iyi amellerle geldiği halde, falana sövdüğü, falana iftira ettiği, falanın hakkını yediği, haksızlık yaptığı için iyilikleri hak sahibine dağıtılan kişidir. İyilikleri tükenirde hak sahiplerinin hakları kalırsa, onların günahları alınıp onlara yüklenir, sonrada cehenneme atılır. İşte iflas eden kimse budur.” (Müslim,Birr:60) buyurur.
    Demek ki; kul borcundan son derece sakınılacaktır. Belki azıcık borç ve hak yüzünden pek çok ibadetin sevabı uçup gidecektir. Bu yüzden Peygamber(as) üzerinde kul borcu olanın ödeyinceye kadar cenaze namazı kılmaz, cenazeyi defnetmezdi.
    Kendindekine razı olup başkasının hakkına tecavüz etmeyen kıyamet gününde sıkıntıya düşmeyecektir. Ahirette huzur isteyen, bu dünyada günahtan,haramdan,ateşten kaçtığı gibi kaçmalıdır ki; cehennem ateşinden korunsun.
    Aslında cehennemde odunda yoktur, ateş de yoktur. İnsanlar odunu ve ateşi kendisi götürür. Cennette de aslında, güzellikler ve güller yoktur. Cennete gidenler, güzellikleri ve gülleri kendileri götürür.
    Bir sahab: Hz.Peygamber’e hizmette bulunur, onu memnun eder. Bunun Üzerine Peygamber(as) sorar:
    -Ne istersin?
    O sahabe cevap verir:
    -Cennette seninle beraber olmak isterim Ya Resulallah.
    Peygamber (as) ona şöyle der:
    - “Öyleyse namazı güzel kılmakla bana yardımcı ol” buyurur. (Müslim, Salat:226)
    İnsanı cennete de, cehenneme de götürecek kendi amelleridir. Bir insanın dünyadaki yaşayışına göre hakkı cennetse ona cennet verilir. Cehennemse ona da Cehennem verilir. Kimseye haksızlık ve adaletsizlik yapılmaz. Hak etmeden cennet beklemek Allah’ın adaletine ve cennetliklere haksızlık olur.
    Ahmet Taşgetiren Cennetin yol haritasını şöyle çizmiştir:
    -Her akşam, günlük muhasebe yap. Bunun için beş-on dakikanı ayır. Günlük hayatını tara. İnsan ilişkilerinden tut, kazancına kadar, her şeyi süz. İçinden İslam’a uygun olmayan bir şey çıkarsa, onun için tevbe et. Bir başkasını ilgilendiriyorsa, en yakın zamanda ondan helallik dile. Hatanı gider. Gönül kırdı isen gönül al, zarar verdi isen tazmin et, gıybet ettiysen af dile…
    -Ölümü sakın unutma. Sakın unutma. Her nefesin yanında bir ölüm meleği bulunabileceğini düşün. Ölümün insanın önüne bir büyük mahkeme çıkaracağını bil..
    -Ahirette Sevgili Peygamberimizle yüz yüze geldiğimizde O’nun ümmeti olduğumuzu gönül huzuru içinde söyleyebilecek, unutmak zorunda kalmayacak bir yol tutalım.
    -Boğazından giren lokmanın helal olmasına dikkat et. Kazancına dikkat et. Şüpheli şeylerden kaçın. Temiz kazan, mevcut kazancını da temizle. Haram karışmışsa, onu malının içinden çıkar. Bunun için İslam alimlerinin gösterdiği yolları uygula. Haram, kul hakkı karışmış, faiz bulaşmış bir malla ahirete gitme. Allah Teala’nın “Faiz yiyen, kabirden şeytan çarpmış gibi kalkar” tehdidini unutma. Az fakat temiz olan, çok fakat kirli maldan hayırlıdır, unutma.
    -Namaz vakitlerine itina göster. Mazeret arama. Namaz müminin hayatını denetleyen bir gözcü gibidir. Namaza yardımcı ol. Namaz vakitlerini, günlük hayatını sorgulamak için fırsat bil.

    SONUÇ OLARAK

    Kıyametin küçük alametleri, aşağı yukarı tamam. Büyük alametlerden de çoğu tamam. Bize düşen, alametleri tartışmak, onlara takılıp kalmak olmamalıdır.
    Kıyamet günü, bazıları kurtulurken, bazıları için nedamet günü olacak, keşke diyecektir. Önemli olan, yerimiz neresi olacak? Cennet mi Cehennem mi? Son önemlidir. Akıbet önemlidir.
    Kur’an’da: “Cennettekiler birbirlerine: Daha önce biz, ailecek azaptan korkardık” derler. (Tur:25-26) buyrularak bize bir mesaj verilmiştir.
    Ölümü düşünüp, kendimize çeki düzen vermeliyiz. Kıyameti ensemizde hissetmeliyiz. Yoksa Kur’an’ın ifadesiyle cehennemlik şöyle der: “Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim.” (Fecr:24)
    Allah bizi uyarıyor: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes Ahiret için ne hazırladığına baksın.” (Haşr:18) diyor.
    Musa (as) yağmur duasına çıkar, yağmur yağmaz. Ya Rabbi neden? der. Kendisine: “İçinizdeki bir günahkar yüzünden” denilir.
    İyi düşünelim. Başımıza gelenler için; bu benim acaba hangi hatam yüzünden, hangi eksikliğimden dolayı diye düşünelim.
    Hayatı güzel olanın ölümü de güzel olur. Onun için hayatımızı güzelleştirmeliyiz. Kur’an, hayatımızı düzeltmek için inmiş, Peygamber,güzel yaşayalım diye gelmiştir.
    Hz.Peygamber: “Ölmeden ölürüz” buyuruyor. Yani teslim alınmadan teslim olmaya davet ediyor.
    Kıyamet’in ne zaman olduğunu soran kimseye peygamberimiz:
    - “Sen kıyamet için ne hazırladın?” sorusu ile cevap vermiştir. O kişi fazla bir ibadetim yok ama Allah Resulünü çok seviyorum deyince Peygamberimiz(as) ona: “Kişi sevdiği ile beraberdir’’demiştir.
    Kıyamet kopacak diye dünya terk edilmez. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışırken, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışılacaktır.”
    Resul-i Ekrem Efendimiz: “Bir mü’min kıyametin kopmak üzere olduğunu görse ve elinde de bir fidan bulunsa, kıyamet kopmadan önce bu fidanı dikecek kadar vakti olsa bunu diker. (Ahmet B. Hanbel, Müsnet. III,184/191)buyurur.
    Kısaca sözün özü şudur:
    -Bu dünyanın Fani olduğunu iyi bilmek,
    -Ölümün,Kabir hayatının ve ahiretin, sorgu sualin hak olduğunu bilmek,
    -Buna göre dünyada kalacağımız kadar,gerektiği kadar dünyaya, ahirette kalacağımız kadar ahirete önem vermek,
    -Ölüme her an hazır olmak. İşte kurtuluş böyle olur..

    Mustafa Öselmiş


  6. 16.Kasım.2015, 00:17
    4
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Ahiret hayatının devreleri nelerdir ?

    Ahiret hayatının devreleri maddeler halinde

    Ölüm, Berzah, Kıyamet, Haşr, Neşr, Hesap, Cennet veya cehennem


  7. 16.Kasım.2015, 00:17
    4
    Devamlı Üye
    Ahiret hayatının devreleri maddeler halinde

    Ölüm, Berzah, Kıyamet, Haşr, Neşr, Hesap, Cennet veya cehennem





+ Yorum Gönder