Konusunu Oylayın.: Genel Hac Bilgisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Genel Hac Bilgisi
  1. 13.Eylül.2012, 01:32
    1
    Misafir

    Genel Hac Bilgisi






    Genel Hac Bilgisi Mumsema Hac Nedir? Nasıl ve Niçin Yapılır? Hac Tavsiyeleri. Hac Videoları.


  2. 13.Eylül.2012, 01:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 13.Eylül.2012, 01:42
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Genel Hac Bilgisi




    Hac Bilgisi


    Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Ayrıca dini terim olarak da terim olarak, belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.

    Kur’an-ı Kerim’de; “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri, Allâh’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır” buyurulmuştur (Al-i İmran 3/97). Hz. Peygamber de; “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun Elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” buyurmuş (Buharî, İman 2; Müslim, İman 5); ayrıca hadislerinde haccın önemini ve yararlarını belirtmiş, nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir.

    Hac niçin yapilir?

    Her müminin amaci Allah?in hosnutlugunu kazanmaktir. Onun rizasini kazanmanin yollarindan biri de, peygamberleri araciligi ile bildirdigi emirleri yerine getirmek, yasaklarindan da kaçinmaktir. Allah?in emirleri insani iyiye, güzele, dogruya yöneltmek, yasaklari ise kötülüklerden uzaklastirmaktir. Böylece insani güzel ahlâk sahibi kilarak mutlu olmasini saglamaktir.

    Ayni zamanda Allah?in buyruklarini yerine getirmekle onun sevgisini kazandigimiz gibi, verdigi nimetlerden dolayi da sükretmis oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygiya ve ibadet edilmeye lâyik tek varliktir.

    Islâm?in bes temel sartindan biri olan hac hem mal hem de bedenle yapilan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanlarin ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmalari farzdir. Yüce Allah Kur?an?da: ?Yoluna gücü yetenlerin Allah?in evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah?in bir Hakki?dir.?(Ali Imran suresi ayet 97) buyurmustur. Peygamberimiz de hacci Müslümanligin bes esasindan biri olarak saymis, yapilisini bizzat uygulayarak Müslümanlara ögretmistir.

    Hac Kimlere Farzdir?

    Gücü yeten yani zengin ve saglikli olan Müslüman?in hayatinda bir kez haccetmesi farzdir. Bir kimseye haccin farz olabilmesi için su sartlarin bulunmasi gerekir:


    1.Hür, ergin ve akilli olmak
    2.Hacca gidip gelmeye yeterli vakti bulunmak
    3.Hacca gidip gelinceye kadar ailesinin geçimini saglamis olmak
    4.Gerekli masraflari karsilayacak kadar zengin olmak
    5.Saglikli olmak
    6.Yol güvenligi bulunmak
    7.Buluğa erişmek.
    8.Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmak

    Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmanın Şartları:

    Beden sağlığı.
    Yol güvenliği.
    Hapiste olmamak.
    Mahrem birisinin veya kadının kocasının olması.
    Kadının iddetli olmaması.


    Haccın Fazileti:
    Ebu Hureyre (r.a)’nin naklettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Her kim Allah için haccedip (hac sırasında) kötü sözler söylemez ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz ve günahlardan arınmış olarak geri döner).

    Haccın Sıhhatinin Şartları:


    Müslüman olmak.
    İhrama girmek.
    Zaman (ihrama belirli zamanda girmek).
    Mekan (ihrama mikat yerinden girmek).
    Mümeyyez olmak.
    Akıllı olmak
    Özür durumları hariç ibadetleri kendisi yapmak.
    Cinsel ilişkide bulunmamak


    Haccın Çeşitleri:
    Haccın üç çeşidi vardır:
    1- İfrad Haccı: Sadece hac niyeti ile yapılan hacdır.
    2- Temettu Haccı: İlk önce umreye niyet edilir (Kişi, ülkesine ait mikat yerinden umre niyeti ile ihrama girer, sonra ihramdan çıkar ve daha sonra Mekke’den tekrar hac niyetiyle ihrama girer.)
    3- Kıran Haccı: Hac ve umreye birlikte niyet edilerek yapılan hacdır (ihrama girerken hac ve umreye birlikte niyet edilir).

    Allah Teala şöyle buyurmaktadır: [Her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kolayına gelen hedy kurbanı vacip olur. Kesecek kurban bulamazsa hac günlerinde üç, (yurduna) döndüğü vakit de yedi gün oruç tutar ki, tam on gün eder. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar içindir.]

    Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.

    Kıran ve Temettu haccı yapanın Allah’a şükür için kurban (hedy) kesmesi gerekir. Çünkü Allah Teala ona, hac aylarında aynı zamanda umre ve hac yapmayı nasip etmiştir. Eğer kurban kesemezse üç gün hac esnasında yedi gün de ülkesine döndüğü zaman oruç tutması gerekir.
    Hac Yolculuğuna Hazırlık

    Hac yolculuğuna çıkmadan önce yapılması gereken işlemler şunlardır

    1- Bütün günahlardan tövbe edilerek Allah’a sığınılmalıdır.
    2- Kul hakları ve borçları varsa ödenmelidir.
    3- Hac için gerekli olan masraflar helal kazançtan temin edilmelidir.
    4- Kendisine yardım edecek ve iyiliği seven salih bir arkadaş edinmelidir.
    5- Kendi kendine şunları taahhüt etmelidir:

    Kesinlikle günah işlememek

    Hz. Muhammed (s.a.v)’in sünnetine sıkı bir şekilde sarılmak.

    Haccını Allah için yapmakta samimi, bütün maksadı ve niyeti Allah rızası için olmalıdır.

    İbadet için vakit ayırmalıdır

    Kavga, düşmanlık ve münakaşa etmemeli, bedenini bütün Müslümanlara tasadduk etmelidir. Tabiinden biri hacca niyet ettiğinde şöyle demiştir: “Bedenimi bütün Müslümanlara tasadduk ettim.” Bunun anlamı; hac ibadeti esnasında bedenimin maruz kaldığı itilme, vurulma ve benzeri diğer ameller sadakadır.


    Yolculukta Müstehap Olan Şeyler ve Dualar:

    Yolcunun aile, akraba ve tanıdıklarına veda etmesi sünnettir.

    Yolcu, kendini uğurlayanlara şöyle dua eder: [Sizi emanetini kaybetmeyen Allah’a emanet ediyorum. (İstevdeakumu’l-lâhu ellezî lâ tedıy’u vedaiahu.)]

    Mukim olan yolcuya şöyle dua eder: [Dinini, emanetini ve kalan işlerini Allah’a emanet et, Allah’ın korumasında ve himayesinde ol, Allah takvanı artırsın, günahlarını affetsin ve yöneldiğin her yerde hayra yöneltsin. (İstevdeallahu diynike ve emenetike ve havâtimu amelike fî hıfzillahi ve kenfihi nuzevvideke’l-lâhu et-tegvâ ve ğufira zenbike ve vechike lilhayri haysümâ teveccihetü.)]

    Yola çıkmadan önce iki rekat yolculuk namazı kılması müstehap olur. Birinci rekatta Fatihadan sonra Kafirun suresi, ikinci rekatta da yine Fatihadan sonra İhlas suresi okunur. Namazı tamamladıktan sonra ise Ayetel Kürsi okunur.

    Evinden çıkarken şöyle dua eder: [Allah’ın adı ile Allah’a tevekkül ettim. Allahım! Delalete düşmekten veya düşürülmekten, ayağımın kaymasından veya kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik (saygısızlık) etmekten veya saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım. (Bismillahi tevekkeltü alallahi lâ havle velâ kuvvete illa billah. Allahumme inni eûzubike en adılle ev udılle ev ezille ev uzille ev azlime ev uzlime ve echele ev yuchele alayye)]

    Arabaya bindiği zaman üç defa [Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber] diyerek tekbir getirdikten sonra da şu duayı okur: [Bu binekleri bizlere tahsis eden Allah her şeyden münezzehtir. Eğer Allah bunları bizim hizmetimize vermeseydi, bizler buna güç yetiremezdik. Şüphesiz en sonunda da dönüş Rabbimize’dir. Allahım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır ve uzağını yakın eyle. Allahım! Seferde yoldaşım, malımın ve ailemin halifesi Sen’sin. Allahım! Yolculuğun meşakkatinden, kötü görünümden, malıma ve aileme kötü bir dönüşle dönmekten Sana sığınırım. (Subhanellezi sehhare lenâ hâzâ vema kunnâ lehu mukarriniyne ve inna ila rabbinâ lemungalibun. Allahumme hevvin aleyna seferuna hâzâ ve atvi’ anna bu’dehu. Allahumme ente sahib fissefer ve haliyfe filmâl ve el-ehl. Allahumme innî euzubike min viasâe es-sefer ve kâabbetu’l-manzar ve suul mungaleb filmâl ve el-ehl)]

    Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.




    HAC İLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI

    1)Sa’y

    Sa`y sözlükte "koşmak, çaba göstermek"gibi anlamlara gelir. Hac ve umre ile ilgili bir terim olarak ise sa`y, kabenin doğu tarafında bulunan safa ve merve adlı iki tepe arasında, safa`dan başlanıp merve de tamamlanmak üzere yedi defa gidip gelmeyi ifade eder.

    Sa’y kendi başına –müstakil- bir nüsük değildir. Mutlaka bir tavafa bağlı olarak yapılır. Sa’y hanefi mezhebinde vaciptir fakat diğer üç mezhepçe de haccın rükünlerindendir.

    Not: safa ile Merve arası yaklaşık 350 m dir.



    Sa’yin Geçerli olmasının Şartları:

    Sa’yi ihrama girdikten yani hac veya umre veyahut her ikisi için niyet ve telbiye yaptıktan sonra yapmak İhrama girmeden önce hac veya umre menasikinden hiçbiri yapılmaz.
    Sa’yin sahih olması için ihrama girdikten sonra yapılması şarttır Ama ihramlı olarak yapılması şartı yoktur yani Şeytan taşlandıktan sonra ihramdan çıkılıp ihramsız olarak sa’y yapılabilir. Yalnız umrede ihramlı olarak sa’y yapmak vaciptir.
    Not:Hac ayları girmeden Hiçbir hac amali yapılamaz. Ancak ihrama girilebilir.
    Sa’yi muteber bir tavaftan sonra yapmak gerekir.Sa’y tek başına bir nüsük değildir.Ancak muteber bir tavaftan sonra yapılmalıdır. Muteber tavaf, hadesi ekberle yani cünüp, aybaşı, veya lohusa olarak yapılmamış olan tavaftır.
    Şavtların çoğunu Yani en az dördünü yapmak. Hanefi mezhebinde şavtların dördü rükün üçü vaciptir. Diğer üç mezhepte bütün şavtlar rükündür.
    Sa’ya safadan başlamak Merveden başlanırsa sahih olmaz.



    Sa’yin Vacipleri:

    Sa’yi yürüyerek yapmak
    Yedi şavta tamamlamak (ilk dört Şavt rükündür.)



    Sa’yin sünnetleri:

    • Hadesten taharet sa’yin sünnetlerinden dir. Tavaflarını temiz olarak yaptıktan sonra adet görmeye başlayan kadınların sa’y yapmaları kerahetsiz olarak caizdir

    • Necasetten taheret.

    • Tavaf namazından sonra hemen ara vermeden sa’ya başlamak

    • Sa’ya başlamadan Hacerül esvedi istilam etmek

    • Erkeklere Yeşil sütunlar arası hervele yapmak sünnettir.

    • Şavtları peş peşe yapmak

    • Sa’y esnasında zikir ve dua ile meşgul olmak

    • Niyet etmek.

    • Gerek hac gerek umrenin birer sa’yi vardır.

    Sa’yin nafilesi yoktur. Bu sebeple her tavaftan sonra sa’y yapılmaz Umre sa’yinin umre tavafından sonra fakat ihramdan çıkılmadan yapılması vaciptir.Hac sa’yinin ziyaret tavafından sonra yapılması efdal ise de kudum tavafından veya arafata çıkmadan herhangi bir nafile bir tavaftan sonra yapılması da caizdir.



    2) Müzdelife vakfesi

    • Haccedenlerin Arefe gününü bayram gününe bağlayan geceyi burada geçirmeleri sünnet, burada vakfe yapmak ise vaciptir.

    • Müzdelife vakfesinin zamanı Hanefilere göre bayramın birinci günü fecri sadıktan güneşin doğmasına kadar olan süredir. Malikilere göre arefe günü güneşin batışından bayram sabahı fecri sadıka kadar olan süredir. Şafii ve Hanbelilere göre ise gecenin yarısından fecri sadıka kadar olan süredir.(gece yarısı güneşin batışı ile fecri sadık arasındaki sürenin ortasıdır.)

    • Bütün mezheplerde güneş doğmadan müzdelifeden ayrılmak sünnettir.

    • Müzdelife de Yatsı ile akşam namazı cemi tehir ile kılınır. Farzlar arasında sünnet kılınmaz. Sadece yatsının son sünneti ve vitir kılınır. İki vaktin namazı bir tek ezan ve ikametle kılınır. Yatsı namazı için ayrıca ikamet gerekmez.

    • Cem’i takdim ve cem’i tehir ile kılınan namazlarda iki farz arasında başka namaz kılmak mekruhtur.

    • Muhassir vadisi dışında Müzdelifenin her yeri mevkıfdir.



    3)Şeytan Taşlama

    Hanefi mezhebinde şeytan taşlanan günlerde Mina da gecelemek sünnettir. Diğer üç mezhepte ise mazereti olmayanların bu gecelerden her birinin yarıdan çoğunda Mina da bulunmaları vaciptir. Aksi halde ceza gerekir.
    Taşların her birini ayrı ayrı atmak gerekir. Topluca atılan taşlar bir taş hükmüne geçer.
    Taşlar cemre kümesinin üzerine havuzun içine düşmelidir.
    Hanefilere göre atılan şeyin üzerinde teyemmüm caiz olan şeylerden olması gerekir. Diğer üç mezhebe göre taş olması gerekir.
    Gücü yetenlerin kendileri taşlaması gerekir. Namazı ayakta kılamayacak durumda olanlar vekil tayin ederler.

    Şeytan Taşlama Zamanı

    Bayramın Birinci Günü

    Bu gün yalnız Akabe cemresine7 taş atılır. Hanefilere göre bu gün taş atma zamanı fecri sadıktan ikinci günün facri sadıkına kadar devam eder. Belirlenen bu süre içerisinde, güneşin doğması ile zeval arasında taşlamak sünnet, sabah güneş doğmadan ve akşam güneşin batmasından sonra taşlamak mekruh kabul edilmiştir.

    Bu vakitlerde taş atmanın mekruh sayılması, ortalığın karanlık olmasıyla ilgilidir.

    Malikilerde taşlama vakti Fecri sadık ile başlar ğuruba kadar devam eder.

    Şafii ve Hanbelilerde bu vakit gecenin yarısından başlar ertesi gün fecri sadıka kadar sürer. Di ğer mezheplerde olduğu gibi güneş battıktan sonra taşlamak mekruh, öğle ile akşam arası kerhetsiz caiz sayılmıştır.

    Bayramın İkinci ve Üçüncü Günleri

    Bu iki günde taş atma zamanı zeval vaktinden başlayıp ertesi gün fecri sadıka kadar olan süredir. Belirtilen bu sürenin herhangi bir bölümünde taş atılabilir. Bu iki günde zevalden önce taş atılması caiz değildir. Bu iki günde her üç cemreye de taş atılır.

    Bayramın Dördüncü Günü

    Dördüncü gün de taş atma süresi 2 ve 3. Günde olduğu gibidir.

    Bayramın 4. Günü taş atmayacak olanların Hanefilere göre 4. Günü fecri sadıktan önce diğer üç mezhebe göre üçüncü gün güneş batmadan önce Mina terk edilmiş olması gerekir. Minanın Mekke tarafındaki sınırı Akabe cemresidir.

    Hanefilere göre üçüncü gün güneş battıktan sonra ayrılmak mekruh ise de ceza gerekmez.

    • Taşların Müzdelifeden veya belirli bir yerden toplanması gerekmez, taşlar her yerden alınabilir. Yalnız cemre mahallinde başkaları tarafından atılmış taşları alıp atmak mekruhtur.

    • İster eda olsun ister kaza olsun bayramın 4. Günü güneşin batmasıyla taş atma süresi sona erer.

    • Artan taşlar ihtiyacı olanlara verilir,veya uygun bir yere bırakılır; toprağa gömülmesi gerekmez. Cemrelere fazla taş atmak mekruhtur.

    Bismillahi Allahüekber rağmen lişşeytan ve hizbihi denilerek taşlar atılır.

    Şeytan Taşlamanın Sünnetleri

    1.Taşların yakından atmak

    2.Yedi taşı peş peşe atmak

    3.Cemreleri küçükten büyüğe doğru sırayla atmak

    4.Atılan taşların nohuttan büyük, fındıktan küçük olması.

    5.Küçük ve orta cemrelerde taş attıktan sonra dua etmek. Akabe cemresine taş attıktan sonra dua edilmez. Oradan hemen ayrılınır.

    6.Her bir taşı atarken “Bismillahi Allahu ekber” demek.

    Şeytan Taşlamanın Mekruhları

    1.Büyük bir taşı kırıp atmak

    2.Cemreye atılmış taşlardan alıp atmak

    3.Pislik bulaşmış taşları atmak

    4.Bir cemreye yediden çok taş atmak

    5.Taşlamada cemreler arasında sıraya uymamak.



    Taşlamada Eda ve Kaza

    Taş atma süresi içerisinde her günün taşının kendi vakti içinde atılması vacip olduğu gibi, vaktinde atılmayan taşların taş atma süresi içinde kaza edilmesi de vaciptir. Taş atma süresi, bayramın dördüncü günü güneşin batması ile son bulur. Bundan sonra eda ve kaza olarak taşlama yapılmaz.

    Ebu hanife ve imamı malike göre vaktinde atılmayan taşlar taşlama süresi içinde de kaza edilse de cezası düşmez. İmamı Muhammede ve İmamı Ebu Yusufa göre ise taş atma süresi içinde kaza edildiği takdirde cezası düşer.

    Şafii ve Hanbelilere göre ise vaktinde atılamayan taşlar bayramın dördüncü günü güneş batmadan önce atıldığı takdirde, kaza değil eda sayılır. Gecikmeden dolayı da ceza gerekmez.



    4) Saçları Kısaltmak veya Tıraş Etmek

    Hacda saçları tıraş etme ve kısaltmanın zamanı, bayramın ilk günü fecri sadıktan ömrün sonuna kadar devam eden süredir. Ancak Ebu hanife ve imamı malike göre bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar ki süre içinde yapılması vaciptir. Daha sonraya geciktirilmesi durumunda ceza (dem) gerekir. EbuYusuf ve İmam Muhammed ile Şafii ve Hambelilere göre ise bu vecibenin bayramın ilk üç gününde yapılması vacip değil sünnettir. Geciktirilmesi mekruh ise de ceza gerektirmez. Ancak tıraş olmadıkça ihramdan çıkılmış olmaz.
    Hac için ihrama girenler bayramın ilk günü fecr-i sadıktan önce, umre için ihrama girenler ise umre tavafının en az dört şavtını tamamlamadan tıraş olmakla ihramdan çıkmış olmazlar, ihram yasağı işlemiş olurlar.
    Ebu Hanife ve İmamı Muhammed’e göre saç kesmenin yeri harem bölgesidir. Harem bölgesi dışında yapılması sahih ise de vacip terk edildiği için ceza gerekir. Ebu Yusuf ve İmamı Züfere göre, bu vecibenin Harem bölgesinde yapılması vacip değil sünnettir.
    Şafiilerde saç kısaltmanın mikdarı üç tel yeterlidir Hanefilere göre Saçın ¼ ü kesilmesi veya kısaltılması lazımdır. Maliki ve Hambelilere göre saçın tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması vaciptir. Mezheplerin hepsinde tıraş edilecek miktar ile Abdestte mesh edilecek miktar aynıdır. (Tdv ilmihali)



    Tıraş ile Diğer Menasik Arasında Tertip

    Ebu hanifeye göre tertip vaciptir. Aksi halde ceza (dem) gerekir. Ancak İfrad haccında şükür kurbanı vacip olmadığından nafile olarak kesenlerin kurban konusunda tertibe uymaları vacip değil sünnettir.

    Ebu yusuf ve İmamı Muhammed ile Diğer üç mezhebe göre ise sıralamaya (tertibe) riayet sünnettir. Uyulmaması mekruh ise de ceza gerektirmez. Ziyaret tavafında ise bütün müçtehitlere göre tertib vacip değil sünnettir.

    Tıraş olabilecek duruma gelenler saçlarını kendileri tıraş edebilecekleri gibi henüz kendileri tıraş olmadan başka ihramlılarıda tıraş edebilirler. Fakat tıraş olmadıkça başka ihram yasaklarını yapamazlar. (Tdv ilmihali)



    İlk Tehallül

    Hanefi mezhebine göre bayramın ilk günü fecri sadıktan sonra traş olmakla ilk tehallül gerçekleşir. Ve cinsel ilişki dışındaki bütün yasaklar kalkar. Fakat akabe cemresine taş atmakla kurban kesmekle hatta ziyaret tavafını yapmakla –traş olmadıkça- ne ilk nede ikinci tehallül gerçekleşir. Maliki ve Hanbelilere göre ilk günkü taşları atmakla gerçekleşir. Şafiiler göre Taş, tıraş veya ziyaret tavafından ikisini yapmakla gerçekleşir. (Tdv ilmihali)

    İkinci Tehallül

    İlk tehallül den sonra ziyaret tavafının da yapılmasıyla olur. Şayet henüz tıraş olmadan ziyaret tavafı yapılmışsa tıraş olmakla ilk ve ikinci tehallül birlikte gerçekleşir.

    Hanefiler dışındaki mezheplerde ikinci tehallül için ziyaret tavafının yanında sa’yında yapılmış olması gerekir. Çünkü onlarda Sa’y haccın rüknüdür.

    İkinci tehallül cinsel ilişki dahil bütün ihram yasaklarının kalkması demektir. (Tdv ilmihali)



    5)VEDA TAVAFI (Sader Tavafı)

    Hacının Mekkeden ayrılmadan önce yapacağı en son tavaftır.Buna sader tavafıda denir. Sader ayrılma demektir.

    Henüz veda tavafını yapmadan aybaşı veya loğusa olan ve temizlenmeden Mekkeden ayrılan kadınlardan veda tavafı düşer.
    Sadece umre yapanlar ile Mekke de Harem bölgesinde veya mikat sınırları içinde ikamet eden hacıların veda tavafı yoktur.
    Arafat vakfesinden sonra yapılan ilk tavaf hangi niyetle yapılırsa yapılsın o ziyaret tavafı olur. Ziyaret tavafından sonra yapılan her tavaf da veda tavafı sayılır. Hanefi Mezhebinde veda tavafını Mekkeden ayrılırken yapmak daha faziletli ise de önceden yapmak da caizdir. Bu takdirde Mekkeden ayrılırken tekrar yapmak gerekmez. Veda tavafını yaptıktan sonra Haremi Şerife gidip namaz kılmakta veya tavaf yapmakta bir sakınca yoktur. Bu durumda en son yapılan tavaf veda tavafı olur.
    Şafii ve Hanbelilere göre veda tavafı Mekke’den ayrılırken yapılır.Aksi halde iadesi gerekir.
    Malikilere göre ise veda tavafı vacip değil sünnettir.

    Meşru bir mazeret olmadıkça terkedilen veya zamanında yapılmayan her vacip için ceza gerekir. (Tdv ilmihali)


  4. 13.Eylül.2012, 01:42
    2
    Özel Üye



    Hac Bilgisi


    Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Ayrıca dini terim olarak da terim olarak, belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.

    Kur’an-ı Kerim’de; “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri, Allâh’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır” buyurulmuştur (Al-i İmran 3/97). Hz. Peygamber de; “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun Elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” buyurmuş (Buharî, İman 2; Müslim, İman 5); ayrıca hadislerinde haccın önemini ve yararlarını belirtmiş, nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir.

    Hac niçin yapilir?

    Her müminin amaci Allah?in hosnutlugunu kazanmaktir. Onun rizasini kazanmanin yollarindan biri de, peygamberleri araciligi ile bildirdigi emirleri yerine getirmek, yasaklarindan da kaçinmaktir. Allah?in emirleri insani iyiye, güzele, dogruya yöneltmek, yasaklari ise kötülüklerden uzaklastirmaktir. Böylece insani güzel ahlâk sahibi kilarak mutlu olmasini saglamaktir.

    Ayni zamanda Allah?in buyruklarini yerine getirmekle onun sevgisini kazandigimiz gibi, verdigi nimetlerden dolayi da sükretmis oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygiya ve ibadet edilmeye lâyik tek varliktir.

    Islâm?in bes temel sartindan biri olan hac hem mal hem de bedenle yapilan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanlarin ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmalari farzdir. Yüce Allah Kur?an?da: ?Yoluna gücü yetenlerin Allah?in evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah?in bir Hakki?dir.?(Ali Imran suresi ayet 97) buyurmustur. Peygamberimiz de hacci Müslümanligin bes esasindan biri olarak saymis, yapilisini bizzat uygulayarak Müslümanlara ögretmistir.

    Hac Kimlere Farzdir?

    Gücü yeten yani zengin ve saglikli olan Müslüman?in hayatinda bir kez haccetmesi farzdir. Bir kimseye haccin farz olabilmesi için su sartlarin bulunmasi gerekir:


    1.Hür, ergin ve akilli olmak
    2.Hacca gidip gelmeye yeterli vakti bulunmak
    3.Hacca gidip gelinceye kadar ailesinin geçimini saglamis olmak
    4.Gerekli masraflari karsilayacak kadar zengin olmak
    5.Saglikli olmak
    6.Yol güvenligi bulunmak
    7.Buluğa erişmek.
    8.Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmak

    Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmanın Şartları:

    Beden sağlığı.
    Yol güvenliği.
    Hapiste olmamak.
    Mahrem birisinin veya kadının kocasının olması.
    Kadının iddetli olmaması.


    Haccın Fazileti:
    Ebu Hureyre (r.a)’nin naklettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Her kim Allah için haccedip (hac sırasında) kötü sözler söylemez ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz ve günahlardan arınmış olarak geri döner).

    Haccın Sıhhatinin Şartları:


    Müslüman olmak.
    İhrama girmek.
    Zaman (ihrama belirli zamanda girmek).
    Mekan (ihrama mikat yerinden girmek).
    Mümeyyez olmak.
    Akıllı olmak
    Özür durumları hariç ibadetleri kendisi yapmak.
    Cinsel ilişkide bulunmamak


    Haccın Çeşitleri:
    Haccın üç çeşidi vardır:
    1- İfrad Haccı: Sadece hac niyeti ile yapılan hacdır.
    2- Temettu Haccı: İlk önce umreye niyet edilir (Kişi, ülkesine ait mikat yerinden umre niyeti ile ihrama girer, sonra ihramdan çıkar ve daha sonra Mekke’den tekrar hac niyetiyle ihrama girer.)
    3- Kıran Haccı: Hac ve umreye birlikte niyet edilerek yapılan hacdır (ihrama girerken hac ve umreye birlikte niyet edilir).

    Allah Teala şöyle buyurmaktadır: [Her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kolayına gelen hedy kurbanı vacip olur. Kesecek kurban bulamazsa hac günlerinde üç, (yurduna) döndüğü vakit de yedi gün oruç tutar ki, tam on gün eder. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar içindir.]

    Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.

    Kıran ve Temettu haccı yapanın Allah’a şükür için kurban (hedy) kesmesi gerekir. Çünkü Allah Teala ona, hac aylarında aynı zamanda umre ve hac yapmayı nasip etmiştir. Eğer kurban kesemezse üç gün hac esnasında yedi gün de ülkesine döndüğü zaman oruç tutması gerekir.
    Hac Yolculuğuna Hazırlık

    Hac yolculuğuna çıkmadan önce yapılması gereken işlemler şunlardır

    1- Bütün günahlardan tövbe edilerek Allah’a sığınılmalıdır.
    2- Kul hakları ve borçları varsa ödenmelidir.
    3- Hac için gerekli olan masraflar helal kazançtan temin edilmelidir.
    4- Kendisine yardım edecek ve iyiliği seven salih bir arkadaş edinmelidir.
    5- Kendi kendine şunları taahhüt etmelidir:

    Kesinlikle günah işlememek

    Hz. Muhammed (s.a.v)’in sünnetine sıkı bir şekilde sarılmak.

    Haccını Allah için yapmakta samimi, bütün maksadı ve niyeti Allah rızası için olmalıdır.

    İbadet için vakit ayırmalıdır

    Kavga, düşmanlık ve münakaşa etmemeli, bedenini bütün Müslümanlara tasadduk etmelidir. Tabiinden biri hacca niyet ettiğinde şöyle demiştir: “Bedenimi bütün Müslümanlara tasadduk ettim.” Bunun anlamı; hac ibadeti esnasında bedenimin maruz kaldığı itilme, vurulma ve benzeri diğer ameller sadakadır.


    Yolculukta Müstehap Olan Şeyler ve Dualar:

    Yolcunun aile, akraba ve tanıdıklarına veda etmesi sünnettir.

    Yolcu, kendini uğurlayanlara şöyle dua eder: [Sizi emanetini kaybetmeyen Allah’a emanet ediyorum. (İstevdeakumu’l-lâhu ellezî lâ tedıy’u vedaiahu.)]

    Mukim olan yolcuya şöyle dua eder: [Dinini, emanetini ve kalan işlerini Allah’a emanet et, Allah’ın korumasında ve himayesinde ol, Allah takvanı artırsın, günahlarını affetsin ve yöneldiğin her yerde hayra yöneltsin. (İstevdeallahu diynike ve emenetike ve havâtimu amelike fî hıfzillahi ve kenfihi nuzevvideke’l-lâhu et-tegvâ ve ğufira zenbike ve vechike lilhayri haysümâ teveccihetü.)]

    Yola çıkmadan önce iki rekat yolculuk namazı kılması müstehap olur. Birinci rekatta Fatihadan sonra Kafirun suresi, ikinci rekatta da yine Fatihadan sonra İhlas suresi okunur. Namazı tamamladıktan sonra ise Ayetel Kürsi okunur.

    Evinden çıkarken şöyle dua eder: [Allah’ın adı ile Allah’a tevekkül ettim. Allahım! Delalete düşmekten veya düşürülmekten, ayağımın kaymasından veya kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik (saygısızlık) etmekten veya saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım. (Bismillahi tevekkeltü alallahi lâ havle velâ kuvvete illa billah. Allahumme inni eûzubike en adılle ev udılle ev ezille ev uzille ev azlime ev uzlime ve echele ev yuchele alayye)]

    Arabaya bindiği zaman üç defa [Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber] diyerek tekbir getirdikten sonra da şu duayı okur: [Bu binekleri bizlere tahsis eden Allah her şeyden münezzehtir. Eğer Allah bunları bizim hizmetimize vermeseydi, bizler buna güç yetiremezdik. Şüphesiz en sonunda da dönüş Rabbimize’dir. Allahım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır ve uzağını yakın eyle. Allahım! Seferde yoldaşım, malımın ve ailemin halifesi Sen’sin. Allahım! Yolculuğun meşakkatinden, kötü görünümden, malıma ve aileme kötü bir dönüşle dönmekten Sana sığınırım. (Subhanellezi sehhare lenâ hâzâ vema kunnâ lehu mukarriniyne ve inna ila rabbinâ lemungalibun. Allahumme hevvin aleyna seferuna hâzâ ve atvi’ anna bu’dehu. Allahumme ente sahib fissefer ve haliyfe filmâl ve el-ehl. Allahumme innî euzubike min viasâe es-sefer ve kâabbetu’l-manzar ve suul mungaleb filmâl ve el-ehl)]

    Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.




    HAC İLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI

    1)Sa’y

    Sa`y sözlükte "koşmak, çaba göstermek"gibi anlamlara gelir. Hac ve umre ile ilgili bir terim olarak ise sa`y, kabenin doğu tarafında bulunan safa ve merve adlı iki tepe arasında, safa`dan başlanıp merve de tamamlanmak üzere yedi defa gidip gelmeyi ifade eder.

    Sa’y kendi başına –müstakil- bir nüsük değildir. Mutlaka bir tavafa bağlı olarak yapılır. Sa’y hanefi mezhebinde vaciptir fakat diğer üç mezhepçe de haccın rükünlerindendir.

    Not: safa ile Merve arası yaklaşık 350 m dir.



    Sa’yin Geçerli olmasının Şartları:

    Sa’yi ihrama girdikten yani hac veya umre veyahut her ikisi için niyet ve telbiye yaptıktan sonra yapmak İhrama girmeden önce hac veya umre menasikinden hiçbiri yapılmaz.
    Sa’yin sahih olması için ihrama girdikten sonra yapılması şarttır Ama ihramlı olarak yapılması şartı yoktur yani Şeytan taşlandıktan sonra ihramdan çıkılıp ihramsız olarak sa’y yapılabilir. Yalnız umrede ihramlı olarak sa’y yapmak vaciptir.
    Not:Hac ayları girmeden Hiçbir hac amali yapılamaz. Ancak ihrama girilebilir.
    Sa’yi muteber bir tavaftan sonra yapmak gerekir.Sa’y tek başına bir nüsük değildir.Ancak muteber bir tavaftan sonra yapılmalıdır. Muteber tavaf, hadesi ekberle yani cünüp, aybaşı, veya lohusa olarak yapılmamış olan tavaftır.
    Şavtların çoğunu Yani en az dördünü yapmak. Hanefi mezhebinde şavtların dördü rükün üçü vaciptir. Diğer üç mezhepte bütün şavtlar rükündür.
    Sa’ya safadan başlamak Merveden başlanırsa sahih olmaz.



    Sa’yin Vacipleri:

    Sa’yi yürüyerek yapmak
    Yedi şavta tamamlamak (ilk dört Şavt rükündür.)



    Sa’yin sünnetleri:

    • Hadesten taharet sa’yin sünnetlerinden dir. Tavaflarını temiz olarak yaptıktan sonra adet görmeye başlayan kadınların sa’y yapmaları kerahetsiz olarak caizdir

    • Necasetten taheret.

    • Tavaf namazından sonra hemen ara vermeden sa’ya başlamak

    • Sa’ya başlamadan Hacerül esvedi istilam etmek

    • Erkeklere Yeşil sütunlar arası hervele yapmak sünnettir.

    • Şavtları peş peşe yapmak

    • Sa’y esnasında zikir ve dua ile meşgul olmak

    • Niyet etmek.

    • Gerek hac gerek umrenin birer sa’yi vardır.

    Sa’yin nafilesi yoktur. Bu sebeple her tavaftan sonra sa’y yapılmaz Umre sa’yinin umre tavafından sonra fakat ihramdan çıkılmadan yapılması vaciptir.Hac sa’yinin ziyaret tavafından sonra yapılması efdal ise de kudum tavafından veya arafata çıkmadan herhangi bir nafile bir tavaftan sonra yapılması da caizdir.



    2) Müzdelife vakfesi

    • Haccedenlerin Arefe gününü bayram gününe bağlayan geceyi burada geçirmeleri sünnet, burada vakfe yapmak ise vaciptir.

    • Müzdelife vakfesinin zamanı Hanefilere göre bayramın birinci günü fecri sadıktan güneşin doğmasına kadar olan süredir. Malikilere göre arefe günü güneşin batışından bayram sabahı fecri sadıka kadar olan süredir. Şafii ve Hanbelilere göre ise gecenin yarısından fecri sadıka kadar olan süredir.(gece yarısı güneşin batışı ile fecri sadık arasındaki sürenin ortasıdır.)

    • Bütün mezheplerde güneş doğmadan müzdelifeden ayrılmak sünnettir.

    • Müzdelife de Yatsı ile akşam namazı cemi tehir ile kılınır. Farzlar arasında sünnet kılınmaz. Sadece yatsının son sünneti ve vitir kılınır. İki vaktin namazı bir tek ezan ve ikametle kılınır. Yatsı namazı için ayrıca ikamet gerekmez.

    • Cem’i takdim ve cem’i tehir ile kılınan namazlarda iki farz arasında başka namaz kılmak mekruhtur.

    • Muhassir vadisi dışında Müzdelifenin her yeri mevkıfdir.



    3)Şeytan Taşlama

    Hanefi mezhebinde şeytan taşlanan günlerde Mina da gecelemek sünnettir. Diğer üç mezhepte ise mazereti olmayanların bu gecelerden her birinin yarıdan çoğunda Mina da bulunmaları vaciptir. Aksi halde ceza gerekir.
    Taşların her birini ayrı ayrı atmak gerekir. Topluca atılan taşlar bir taş hükmüne geçer.
    Taşlar cemre kümesinin üzerine havuzun içine düşmelidir.
    Hanefilere göre atılan şeyin üzerinde teyemmüm caiz olan şeylerden olması gerekir. Diğer üç mezhebe göre taş olması gerekir.
    Gücü yetenlerin kendileri taşlaması gerekir. Namazı ayakta kılamayacak durumda olanlar vekil tayin ederler.

    Şeytan Taşlama Zamanı

    Bayramın Birinci Günü

    Bu gün yalnız Akabe cemresine7 taş atılır. Hanefilere göre bu gün taş atma zamanı fecri sadıktan ikinci günün facri sadıkına kadar devam eder. Belirlenen bu süre içerisinde, güneşin doğması ile zeval arasında taşlamak sünnet, sabah güneş doğmadan ve akşam güneşin batmasından sonra taşlamak mekruh kabul edilmiştir.

    Bu vakitlerde taş atmanın mekruh sayılması, ortalığın karanlık olmasıyla ilgilidir.

    Malikilerde taşlama vakti Fecri sadık ile başlar ğuruba kadar devam eder.

    Şafii ve Hanbelilerde bu vakit gecenin yarısından başlar ertesi gün fecri sadıka kadar sürer. Di ğer mezheplerde olduğu gibi güneş battıktan sonra taşlamak mekruh, öğle ile akşam arası kerhetsiz caiz sayılmıştır.

    Bayramın İkinci ve Üçüncü Günleri

    Bu iki günde taş atma zamanı zeval vaktinden başlayıp ertesi gün fecri sadıka kadar olan süredir. Belirtilen bu sürenin herhangi bir bölümünde taş atılabilir. Bu iki günde zevalden önce taş atılması caiz değildir. Bu iki günde her üç cemreye de taş atılır.

    Bayramın Dördüncü Günü

    Dördüncü gün de taş atma süresi 2 ve 3. Günde olduğu gibidir.

    Bayramın 4. Günü taş atmayacak olanların Hanefilere göre 4. Günü fecri sadıktan önce diğer üç mezhebe göre üçüncü gün güneş batmadan önce Mina terk edilmiş olması gerekir. Minanın Mekke tarafındaki sınırı Akabe cemresidir.

    Hanefilere göre üçüncü gün güneş battıktan sonra ayrılmak mekruh ise de ceza gerekmez.

    • Taşların Müzdelifeden veya belirli bir yerden toplanması gerekmez, taşlar her yerden alınabilir. Yalnız cemre mahallinde başkaları tarafından atılmış taşları alıp atmak mekruhtur.

    • İster eda olsun ister kaza olsun bayramın 4. Günü güneşin batmasıyla taş atma süresi sona erer.

    • Artan taşlar ihtiyacı olanlara verilir,veya uygun bir yere bırakılır; toprağa gömülmesi gerekmez. Cemrelere fazla taş atmak mekruhtur.

    Bismillahi Allahüekber rağmen lişşeytan ve hizbihi denilerek taşlar atılır.

    Şeytan Taşlamanın Sünnetleri

    1.Taşların yakından atmak

    2.Yedi taşı peş peşe atmak

    3.Cemreleri küçükten büyüğe doğru sırayla atmak

    4.Atılan taşların nohuttan büyük, fındıktan küçük olması.

    5.Küçük ve orta cemrelerde taş attıktan sonra dua etmek. Akabe cemresine taş attıktan sonra dua edilmez. Oradan hemen ayrılınır.

    6.Her bir taşı atarken “Bismillahi Allahu ekber” demek.

    Şeytan Taşlamanın Mekruhları

    1.Büyük bir taşı kırıp atmak

    2.Cemreye atılmış taşlardan alıp atmak

    3.Pislik bulaşmış taşları atmak

    4.Bir cemreye yediden çok taş atmak

    5.Taşlamada cemreler arasında sıraya uymamak.



    Taşlamada Eda ve Kaza

    Taş atma süresi içerisinde her günün taşının kendi vakti içinde atılması vacip olduğu gibi, vaktinde atılmayan taşların taş atma süresi içinde kaza edilmesi de vaciptir. Taş atma süresi, bayramın dördüncü günü güneşin batması ile son bulur. Bundan sonra eda ve kaza olarak taşlama yapılmaz.

    Ebu hanife ve imamı malike göre vaktinde atılmayan taşlar taşlama süresi içinde de kaza edilse de cezası düşmez. İmamı Muhammede ve İmamı Ebu Yusufa göre ise taş atma süresi içinde kaza edildiği takdirde cezası düşer.

    Şafii ve Hanbelilere göre ise vaktinde atılamayan taşlar bayramın dördüncü günü güneş batmadan önce atıldığı takdirde, kaza değil eda sayılır. Gecikmeden dolayı da ceza gerekmez.



    4) Saçları Kısaltmak veya Tıraş Etmek

    Hacda saçları tıraş etme ve kısaltmanın zamanı, bayramın ilk günü fecri sadıktan ömrün sonuna kadar devam eden süredir. Ancak Ebu hanife ve imamı malike göre bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar ki süre içinde yapılması vaciptir. Daha sonraya geciktirilmesi durumunda ceza (dem) gerekir. EbuYusuf ve İmam Muhammed ile Şafii ve Hambelilere göre ise bu vecibenin bayramın ilk üç gününde yapılması vacip değil sünnettir. Geciktirilmesi mekruh ise de ceza gerektirmez. Ancak tıraş olmadıkça ihramdan çıkılmış olmaz.
    Hac için ihrama girenler bayramın ilk günü fecr-i sadıktan önce, umre için ihrama girenler ise umre tavafının en az dört şavtını tamamlamadan tıraş olmakla ihramdan çıkmış olmazlar, ihram yasağı işlemiş olurlar.
    Ebu Hanife ve İmamı Muhammed’e göre saç kesmenin yeri harem bölgesidir. Harem bölgesi dışında yapılması sahih ise de vacip terk edildiği için ceza gerekir. Ebu Yusuf ve İmamı Züfere göre, bu vecibenin Harem bölgesinde yapılması vacip değil sünnettir.
    Şafiilerde saç kısaltmanın mikdarı üç tel yeterlidir Hanefilere göre Saçın ¼ ü kesilmesi veya kısaltılması lazımdır. Maliki ve Hambelilere göre saçın tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması vaciptir. Mezheplerin hepsinde tıraş edilecek miktar ile Abdestte mesh edilecek miktar aynıdır. (Tdv ilmihali)



    Tıraş ile Diğer Menasik Arasında Tertip

    Ebu hanifeye göre tertip vaciptir. Aksi halde ceza (dem) gerekir. Ancak İfrad haccında şükür kurbanı vacip olmadığından nafile olarak kesenlerin kurban konusunda tertibe uymaları vacip değil sünnettir.

    Ebu yusuf ve İmamı Muhammed ile Diğer üç mezhebe göre ise sıralamaya (tertibe) riayet sünnettir. Uyulmaması mekruh ise de ceza gerektirmez. Ziyaret tavafında ise bütün müçtehitlere göre tertib vacip değil sünnettir.

    Tıraş olabilecek duruma gelenler saçlarını kendileri tıraş edebilecekleri gibi henüz kendileri tıraş olmadan başka ihramlılarıda tıraş edebilirler. Fakat tıraş olmadıkça başka ihram yasaklarını yapamazlar. (Tdv ilmihali)



    İlk Tehallül

    Hanefi mezhebine göre bayramın ilk günü fecri sadıktan sonra traş olmakla ilk tehallül gerçekleşir. Ve cinsel ilişki dışındaki bütün yasaklar kalkar. Fakat akabe cemresine taş atmakla kurban kesmekle hatta ziyaret tavafını yapmakla –traş olmadıkça- ne ilk nede ikinci tehallül gerçekleşir. Maliki ve Hanbelilere göre ilk günkü taşları atmakla gerçekleşir. Şafiiler göre Taş, tıraş veya ziyaret tavafından ikisini yapmakla gerçekleşir. (Tdv ilmihali)

    İkinci Tehallül

    İlk tehallül den sonra ziyaret tavafının da yapılmasıyla olur. Şayet henüz tıraş olmadan ziyaret tavafı yapılmışsa tıraş olmakla ilk ve ikinci tehallül birlikte gerçekleşir.

    Hanefiler dışındaki mezheplerde ikinci tehallül için ziyaret tavafının yanında sa’yında yapılmış olması gerekir. Çünkü onlarda Sa’y haccın rüknüdür.

    İkinci tehallül cinsel ilişki dahil bütün ihram yasaklarının kalkması demektir. (Tdv ilmihali)



    5)VEDA TAVAFI (Sader Tavafı)

    Hacının Mekkeden ayrılmadan önce yapacağı en son tavaftır.Buna sader tavafıda denir. Sader ayrılma demektir.

    Henüz veda tavafını yapmadan aybaşı veya loğusa olan ve temizlenmeden Mekkeden ayrılan kadınlardan veda tavafı düşer.
    Sadece umre yapanlar ile Mekke de Harem bölgesinde veya mikat sınırları içinde ikamet eden hacıların veda tavafı yoktur.
    Arafat vakfesinden sonra yapılan ilk tavaf hangi niyetle yapılırsa yapılsın o ziyaret tavafı olur. Ziyaret tavafından sonra yapılan her tavaf da veda tavafı sayılır. Hanefi Mezhebinde veda tavafını Mekkeden ayrılırken yapmak daha faziletli ise de önceden yapmak da caizdir. Bu takdirde Mekkeden ayrılırken tekrar yapmak gerekmez. Veda tavafını yaptıktan sonra Haremi Şerife gidip namaz kılmakta veya tavaf yapmakta bir sakınca yoktur. Bu durumda en son yapılan tavaf veda tavafı olur.
    Şafii ve Hanbelilere göre veda tavafı Mekke’den ayrılırken yapılır.Aksi halde iadesi gerekir.
    Malikilere göre ise veda tavafı vacip değil sünnettir.

    Meşru bir mazeret olmadıkça terkedilen veya zamanında yapılmayan her vacip için ceza gerekir. (Tdv ilmihali)





+ Yorum Gönder