Konusunu Oylayın.: Hacda ne tür dualar yapılır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hacda ne tür dualar yapılır?
  1. 13.Eylül.2012, 01:26
    1
    Misafir

    Hacda ne tür dualar yapılır?

  2. 14.Eylül.2012, 04:52
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hacda ne tür dualar yapılır?




    ARAFAT'A GİRERKEN
    Allah'ım sana geldim, sana yöneldim ve yüzümü sana çevirip rızanı istedim.
    Beni meleklerine karşı övdüğün kullarından kıl.
    Allah'ım Sen'in bağışlaman ve affetmenle Sen'in cezalandırmandan sana sığınırım.
    Sen'den sana sığınırım. Sen'i hakkıyla övmeye güç yetiremem. Sen kendini övdüğün gibisin."

    (Müslim: 486; Ebu Davud: 879; Tirmizi: 3491)

    ARAFAT'TA VAKFE DUASI
    "Allah'ım Sen yerimi görüyor, sözümü işitiyor, gizli ve açık olan her şeyimi görüyorsun. İşlerimden hiçbiri Sen'den gizli kalmaz. Ben muhtaç ve yoksulum. Yardımını diliyor, korku ve arzuyla günahını itiraf eden ve cehennem azabından sana sığınan; Sen'den, yoksul bir insan gibi dua ediyor ve günahlarımdan ötürü zelil duruma düşen kulun yakarışıyla yakarıyorum ve boynu korkusundan bükülen ve beni küçülen ve gözü yaşla dolan ve alınlarını yere koyan insanlar gibi sana dua ediyorum."
    (el-Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, Hac: 3/252)

    ARAFAT'TAN İNERKEN

    A. Arafat'tan Ayrılırken
    "Allah'tan başka ilah yoktur. İlah yalnız O'dur. Ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür ve O, gücü her şeye yetici olandır."
    (Müslim: 5/91, 92; Ebu Davud: 1506)
    B. Arafattan İnerken Okunacak Bir Başka Dua

    "Allah'ım, ben nefsime çok zulmettim. Günahı Sen'den başka hiç kimse bağışlamaz. günahlarımı, kendi katından bir rahmetle bağışla. Çünkü Sensin, gerçekten çok bağışlayıcı ve çok acıyıcı olan."

    Mekke´den Arafata Çıkarken Okunacak Dualar Ve Zikirler

    Mekke´den Mina´ya yönelerek çıkışta şöyle söylemek müstahabdır:

    (Allâhümme iyyâke ercû ve leke ed´ûu, febelliğnî sâliha ameli vağfirlî zünûbi
    vemnün aieyye bimâ menente bihîala ehli tâatike inneke ala külli şey´in kadîr
    .)


    "Allah´ını! Senden ümid ediyorum ve Sana Duâ ediyorum. Beni yararlı emellerine ulaştır, günahlarımı affet ve ehlî tâatine ettiğin şeyle bana iyilik et. Sen her şeye muktedirsin."

    Minâdan Arafat´a yüründüğü zaman şöyle duâ etmek müstabdır:

    (Allâhümme ileyke teveccehtü ve vecheke´lkcrîmeerettü. Fec´al zenbî mağfûren ve haccî
    mebrûren verhamnî ve tuhayyibnî inneke ala külli şey´in kadîr
    .)


    "Allah´ım! Sana ibâdete yöneldim ve kerem sahibi olan zâtının rızâsını murad ettim. Benim günahımı bağışlanmış ve haccimi kabul edilmiş kıl. Bana rahmet et ve beni mahrum bırakma; çünkü Sen her şeye kadirsin.

    Telbiye getirir, Kur´an okur ve diğer dualarla zikirleri çok yapar. Şu duayı da çok yapar:

    "Allâhümme âtına fiddünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kmâ azâbennâr"

    (Allah´ım, dünyada bize güzellik ver, âhirette de güzellik (rızâna uygun şeyler) ver ve bizi ateş azabından koru.)

    Arafat´da Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Bayram zikirleri bülümünde Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in şu hadîsini daha önce beyan etmiştik:

    "Arafe gününde duaların en hayırlısı, benim ve benden önceki peygamberlerin söylediklerimizin en hayırlısı şu:

    (Lâilahe illâllâhu vahdehû lâ şerîkelehu. Lehu´îmulkü velehu´îhamdü ve huve alâ külli şey´in kadîr.)

    "Allah´dan başka hiç İlâh yoktur, yalnız O vardır. O´nun ortağı yoktur, mülk O´nundur. Hamd O´na mahsustur. O, her şeye kadirdir".

    Bu zikir ve duayı çok yapmak,buna gayret sarfetmek müstahabdır. Bu Arefe günü, duâ için yılın en faziletli günüdür. Bu Arafat vakfesi haccın en büyük rüknüdür, haccın maksadı ve dayanağıdır. İnsan için uygun olan gücünü duâ ve zikir, Kur´an okumaya vermek, çeşitli duaları okumak ve türlü zikirleri söylemektir. Ayrıca kendine duâ eder ve her yerde zikir yapar. Hem tek başına, hem de topluca duâ eder. Şahsına, anababasma, yakınlarına, üstadlarına, dostlarına, arkadaşlarına, sevdiklerine, kendisine iyilik edenlere ve bütün müslümanlara duâ eder. Bunların hepsi hakkında noksanlık yapmaktan çok sakınmalıdır. Çünkü bu günü kaçırmak fırsatı ele geçmez. Diğer günler böyle değildir. Duada kafiyeli konuşmaya kendini zorlamaz; çünkü bu hareket kalbi meşgul eder, tevazu ve huzuru, acziyeti ve zilleti ve kalb duygusunu giderir. Kendisinin yahut başkasının hazırlayıp da ezberlemiş olduğu duaları okumakta bir sakınca yoktur; fakat sıralanış ve okunuşlarında zorluğa düşmemelidir. Sünnet olan duada sesi alçaltmak ve istiğfarı çok yapmaktır. Kalb ile inanarak bütün muhalif işlerden dil ile tevbe edilir. Duâ üzerinde ısrarla durulur ve tekrarlanır. Duanın kabulü acele olarak beklenmez.

    Allah Sübhanehû ve Tealâ Hazretlerine hamd ve sena ile başlar ve onunla tamamlar ve Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e Salât ve selâm da getirerek yine bununla duasını bitirir. Abdestli olmaya ve Kabe´ye yönelik bulunmaya dikkat eder.

    Hazreti Ali´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Arefe günü vakfe yerinde Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in çoğunlukla duası şu idi:

    (Allâhümme leke´Ihamdü kellezînekûîü vehayren mimmânekûlü. Aİ~ lahümme leke salâtî ve nüsûkî ve mahyâye ve memâtî ve ileyke meâbi ve leke rabbi türâsî. Aüâhümme innî e´ûzü min azâbi´lkabri ve vesveseti´ssadri ve şetâti´lemri. Allâhümme innî e´ûzü bike min şerri mâ tecî´û bihi´rrîhu.)

    "Allah´ım, dediğimiz gibi ve dediğimizden daha hayırlısı ile hamd Sana mahsustur. Allah´ım! Namazım, ibâdetim, hayatım ve ölümüm senin içindir. Dönüşüm de Sanadır. Bütün varlığım Senindir Rabbim. Allah´ım, kabir azabından, kalb vesvesesinden ve (dünya ile ilgili) iş dağınıklığından Sana sığınırım. Allah´ım! Rüzgârın getirdiği kötülükten ben Sana sığınırım."[1]

    Arafat´da vakfe zamanlarında çok telbiye getirmek, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e fazlaca Salât ve Selâm eylemek müstahabdır. Zikir ve duâ ile ağlamayı çoğaltmalidır. Göz yaşları burada dökülür, günahlar burada kaldırılır ve isteklerin elde edilmesi umulur. Çünkü orası büyük bir toplantı yeridir, yüksek bir toplama yeridir. Orada Allah´ın ihlâs sahibi seçkin kulları toplanır. Orası dünya toplanma yerlerinin en büyüğüdür.

    Yine (Arafat) için tercih edilen dualardan:

    (Allâhümme âtına fiddünyâ haseneten ve fi´1ahirati haseneten ve kihâ azâbennâr. AHâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîren ve innehu îâ yeğfiru´zzünûbe illâ eme. Feğfir lî mağfireten min indike. Verhamnî inneke ente´lğafûru´rrahîmu. Allâhümme´ğtir lî mağfireten tuslih bihâ şe´nî fiddâreyni. Verhamnîrahmeten es´adü bihâ fiddâreyn. Ve tüb aleyye (evbeten nasûhan la enküsüha ebedâ. Ve elzimnîsebîle´listikâmeti lâ ezîğu anhâ ebeda. Allâhümme´´nkulnîmin zülliîmâ´siyeti ilâ izzittaati ve eğnini bihalâlike an harâmike ve biîâatike an ma ´siyetike ve bifadlike ammen sivâke ve nevvir kalbi ve kabri ve e´iznî mineşşerri küiîihî vecma´lîyelhayre küllehû.)

    "Allah´ım! Bize dünyada iyilik ver, âhiretde de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru. Allah´ım! Ben kendime çok zulüm yaptım. Muhakkak ki Senden başka günah bağışlayan yoktur. Tarafından bir mağfiretle beni bağışla, bana merhamet et; çünkü Sen mağfireti bol olan merhamet sahibisin. Allah´ım! Bana öyle bir mağfiret ihsan et ki, dünya ve ahiret halimi düzeltmiş olsun. Bana bir rahmet ihsan et ki, onunla dünya ve âhirette mutlu olayım. Benden öyle kesin bir tevbe kabul et ki, asla hiç bir zaman ondan dönmeyeyim. Doğru yol üzere beni bulundur da ondan meyletmeyeyim. Allah´ım! Beni masiyet zilletinden itaat izzetine çevir. Beni balalınla haramından koru, Sana itaat etmekle Sana günah işlemekten koru. Bana ihsan etmekle Senden başkasına muhtaç etme. Kalbimi ve kabrimi nurlarıdır. Bütün kötülüklerden beni koru ve benim için bütün hayırları topla."

    Arafat´dan Müzdelife´ye Dönüşte Müstahab Olan Dualar Zikirler

    Her yerde Telbiye´yi çok getirmenin müstahab olduğu daha önce geçmişti. Bu dönüş esnasında telbiye, diğer yerlerin hepsinden daha kuvvetlidir. Ayrıca Kur´an cok okunur ve dualar yapılır. Şöyle söylemek müstahabdır: (Lâ ilahe illâllâhu vallâhu ekber.) Ayrıca: "Allah´tan başka hiç bir İlâh yoktur ve Allah her şeyden büyüktür.?

    (İleykellâhümme ergâbu ve iyyakc ercû. Fetakabbel nüsükî ve veffıknî verzuknî fîhi mine´lhayri eksere mâ etlubu ve lâ tuhayyibnî. înneke ente Allâhû elcevâdü´Ukerîmu.)

    "Allah´ını, ancak Sana, rağbet ederim ve yalnız Senden isterim. Benim hac ibadetlerimi kabul et ve beni başarıya ulaştır. Hacda bana istediğimden daha çok hayırdan n/ık ver. Beni mahrum bırakma; çünkü Sen ikramı bol olan Allah´sın." demek de müstehabdır.

    Bu Müzdelife gecesi, kurban bayramı gecesidir. Bayram gecelerini zikir ve namazla geçirmenin fazileti, bayram zikirleri bölümünde geçmişti. Burada gecenin şerefine ayrıca yerin şerefi de eklenmiştir. Yine Harem bölgesi olması, ihramda bulunulması, bu büyük hac ibadetinin arkasında hacıların toplanma yeri olması, bu iyi duaların o şerefli yerde yapılmış olması da birer şereftir.





  3. 14.Eylül.2012, 04:52
    2
    Silent and lonely rains



    ARAFAT'A GİRERKEN
    Allah'ım sana geldim, sana yöneldim ve yüzümü sana çevirip rızanı istedim.
    Beni meleklerine karşı övdüğün kullarından kıl.
    Allah'ım Sen'in bağışlaman ve affetmenle Sen'in cezalandırmandan sana sığınırım.
    Sen'den sana sığınırım. Sen'i hakkıyla övmeye güç yetiremem. Sen kendini övdüğün gibisin."

    (Müslim: 486; Ebu Davud: 879; Tirmizi: 3491)

    ARAFAT'TA VAKFE DUASI
    "Allah'ım Sen yerimi görüyor, sözümü işitiyor, gizli ve açık olan her şeyimi görüyorsun. İşlerimden hiçbiri Sen'den gizli kalmaz. Ben muhtaç ve yoksulum. Yardımını diliyor, korku ve arzuyla günahını itiraf eden ve cehennem azabından sana sığınan; Sen'den, yoksul bir insan gibi dua ediyor ve günahlarımdan ötürü zelil duruma düşen kulun yakarışıyla yakarıyorum ve boynu korkusundan bükülen ve beni küçülen ve gözü yaşla dolan ve alınlarını yere koyan insanlar gibi sana dua ediyorum."
    (el-Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, Hac: 3/252)

    ARAFAT'TAN İNERKEN

    A. Arafat'tan Ayrılırken
    "Allah'tan başka ilah yoktur. İlah yalnız O'dur. Ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür ve O, gücü her şeye yetici olandır."
    (Müslim: 5/91, 92; Ebu Davud: 1506)
    B. Arafattan İnerken Okunacak Bir Başka Dua

    "Allah'ım, ben nefsime çok zulmettim. Günahı Sen'den başka hiç kimse bağışlamaz. günahlarımı, kendi katından bir rahmetle bağışla. Çünkü Sensin, gerçekten çok bağışlayıcı ve çok acıyıcı olan."

    Mekke´den Arafata Çıkarken Okunacak Dualar Ve Zikirler

    Mekke´den Mina´ya yönelerek çıkışta şöyle söylemek müstahabdır:

    (Allâhümme iyyâke ercû ve leke ed´ûu, febelliğnî sâliha ameli vağfirlî zünûbi
    vemnün aieyye bimâ menente bihîala ehli tâatike inneke ala külli şey´in kadîr
    .)


    "Allah´ını! Senden ümid ediyorum ve Sana Duâ ediyorum. Beni yararlı emellerine ulaştır, günahlarımı affet ve ehlî tâatine ettiğin şeyle bana iyilik et. Sen her şeye muktedirsin."

    Minâdan Arafat´a yüründüğü zaman şöyle duâ etmek müstabdır:

    (Allâhümme ileyke teveccehtü ve vecheke´lkcrîmeerettü. Fec´al zenbî mağfûren ve haccî
    mebrûren verhamnî ve tuhayyibnî inneke ala külli şey´in kadîr
    .)


    "Allah´ım! Sana ibâdete yöneldim ve kerem sahibi olan zâtının rızâsını murad ettim. Benim günahımı bağışlanmış ve haccimi kabul edilmiş kıl. Bana rahmet et ve beni mahrum bırakma; çünkü Sen her şeye kadirsin.

    Telbiye getirir, Kur´an okur ve diğer dualarla zikirleri çok yapar. Şu duayı da çok yapar:

    "Allâhümme âtına fiddünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kmâ azâbennâr"

    (Allah´ım, dünyada bize güzellik ver, âhirette de güzellik (rızâna uygun şeyler) ver ve bizi ateş azabından koru.)

    Arafat´da Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Bayram zikirleri bülümünde Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in şu hadîsini daha önce beyan etmiştik:

    "Arafe gününde duaların en hayırlısı, benim ve benden önceki peygamberlerin söylediklerimizin en hayırlısı şu:

    (Lâilahe illâllâhu vahdehû lâ şerîkelehu. Lehu´îmulkü velehu´îhamdü ve huve alâ külli şey´in kadîr.)

    "Allah´dan başka hiç İlâh yoktur, yalnız O vardır. O´nun ortağı yoktur, mülk O´nundur. Hamd O´na mahsustur. O, her şeye kadirdir".

    Bu zikir ve duayı çok yapmak,buna gayret sarfetmek müstahabdır. Bu Arefe günü, duâ için yılın en faziletli günüdür. Bu Arafat vakfesi haccın en büyük rüknüdür, haccın maksadı ve dayanağıdır. İnsan için uygun olan gücünü duâ ve zikir, Kur´an okumaya vermek, çeşitli duaları okumak ve türlü zikirleri söylemektir. Ayrıca kendine duâ eder ve her yerde zikir yapar. Hem tek başına, hem de topluca duâ eder. Şahsına, anababasma, yakınlarına, üstadlarına, dostlarına, arkadaşlarına, sevdiklerine, kendisine iyilik edenlere ve bütün müslümanlara duâ eder. Bunların hepsi hakkında noksanlık yapmaktan çok sakınmalıdır. Çünkü bu günü kaçırmak fırsatı ele geçmez. Diğer günler böyle değildir. Duada kafiyeli konuşmaya kendini zorlamaz; çünkü bu hareket kalbi meşgul eder, tevazu ve huzuru, acziyeti ve zilleti ve kalb duygusunu giderir. Kendisinin yahut başkasının hazırlayıp da ezberlemiş olduğu duaları okumakta bir sakınca yoktur; fakat sıralanış ve okunuşlarında zorluğa düşmemelidir. Sünnet olan duada sesi alçaltmak ve istiğfarı çok yapmaktır. Kalb ile inanarak bütün muhalif işlerden dil ile tevbe edilir. Duâ üzerinde ısrarla durulur ve tekrarlanır. Duanın kabulü acele olarak beklenmez.

    Allah Sübhanehû ve Tealâ Hazretlerine hamd ve sena ile başlar ve onunla tamamlar ve Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e Salât ve selâm da getirerek yine bununla duasını bitirir. Abdestli olmaya ve Kabe´ye yönelik bulunmaya dikkat eder.

    Hazreti Ali´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Arefe günü vakfe yerinde Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in çoğunlukla duası şu idi:

    (Allâhümme leke´Ihamdü kellezînekûîü vehayren mimmânekûlü. Aİ~ lahümme leke salâtî ve nüsûkî ve mahyâye ve memâtî ve ileyke meâbi ve leke rabbi türâsî. Aüâhümme innî e´ûzü min azâbi´lkabri ve vesveseti´ssadri ve şetâti´lemri. Allâhümme innî e´ûzü bike min şerri mâ tecî´û bihi´rrîhu.)

    "Allah´ım, dediğimiz gibi ve dediğimizden daha hayırlısı ile hamd Sana mahsustur. Allah´ım! Namazım, ibâdetim, hayatım ve ölümüm senin içindir. Dönüşüm de Sanadır. Bütün varlığım Senindir Rabbim. Allah´ım, kabir azabından, kalb vesvesesinden ve (dünya ile ilgili) iş dağınıklığından Sana sığınırım. Allah´ım! Rüzgârın getirdiği kötülükten ben Sana sığınırım."[1]

    Arafat´da vakfe zamanlarında çok telbiye getirmek, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e fazlaca Salât ve Selâm eylemek müstahabdır. Zikir ve duâ ile ağlamayı çoğaltmalidır. Göz yaşları burada dökülür, günahlar burada kaldırılır ve isteklerin elde edilmesi umulur. Çünkü orası büyük bir toplantı yeridir, yüksek bir toplama yeridir. Orada Allah´ın ihlâs sahibi seçkin kulları toplanır. Orası dünya toplanma yerlerinin en büyüğüdür.

    Yine (Arafat) için tercih edilen dualardan:

    (Allâhümme âtına fiddünyâ haseneten ve fi´1ahirati haseneten ve kihâ azâbennâr. AHâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîren ve innehu îâ yeğfiru´zzünûbe illâ eme. Feğfir lî mağfireten min indike. Verhamnî inneke ente´lğafûru´rrahîmu. Allâhümme´ğtir lî mağfireten tuslih bihâ şe´nî fiddâreyni. Verhamnîrahmeten es´adü bihâ fiddâreyn. Ve tüb aleyye (evbeten nasûhan la enküsüha ebedâ. Ve elzimnîsebîle´listikâmeti lâ ezîğu anhâ ebeda. Allâhümme´´nkulnîmin zülliîmâ´siyeti ilâ izzittaati ve eğnini bihalâlike an harâmike ve biîâatike an ma ´siyetike ve bifadlike ammen sivâke ve nevvir kalbi ve kabri ve e´iznî mineşşerri küiîihî vecma´lîyelhayre küllehû.)

    "Allah´ım! Bize dünyada iyilik ver, âhiretde de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru. Allah´ım! Ben kendime çok zulüm yaptım. Muhakkak ki Senden başka günah bağışlayan yoktur. Tarafından bir mağfiretle beni bağışla, bana merhamet et; çünkü Sen mağfireti bol olan merhamet sahibisin. Allah´ım! Bana öyle bir mağfiret ihsan et ki, dünya ve ahiret halimi düzeltmiş olsun. Bana bir rahmet ihsan et ki, onunla dünya ve âhirette mutlu olayım. Benden öyle kesin bir tevbe kabul et ki, asla hiç bir zaman ondan dönmeyeyim. Doğru yol üzere beni bulundur da ondan meyletmeyeyim. Allah´ım! Beni masiyet zilletinden itaat izzetine çevir. Beni balalınla haramından koru, Sana itaat etmekle Sana günah işlemekten koru. Bana ihsan etmekle Senden başkasına muhtaç etme. Kalbimi ve kabrimi nurlarıdır. Bütün kötülüklerden beni koru ve benim için bütün hayırları topla."

    Arafat´dan Müzdelife´ye Dönüşte Müstahab Olan Dualar Zikirler

    Her yerde Telbiye´yi çok getirmenin müstahab olduğu daha önce geçmişti. Bu dönüş esnasında telbiye, diğer yerlerin hepsinden daha kuvvetlidir. Ayrıca Kur´an cok okunur ve dualar yapılır. Şöyle söylemek müstahabdır: (Lâ ilahe illâllâhu vallâhu ekber.) Ayrıca: "Allah´tan başka hiç bir İlâh yoktur ve Allah her şeyden büyüktür.?

    (İleykellâhümme ergâbu ve iyyakc ercû. Fetakabbel nüsükî ve veffıknî verzuknî fîhi mine´lhayri eksere mâ etlubu ve lâ tuhayyibnî. înneke ente Allâhû elcevâdü´Ukerîmu.)

    "Allah´ını, ancak Sana, rağbet ederim ve yalnız Senden isterim. Benim hac ibadetlerimi kabul et ve beni başarıya ulaştır. Hacda bana istediğimden daha çok hayırdan n/ık ver. Beni mahrum bırakma; çünkü Sen ikramı bol olan Allah´sın." demek de müstehabdır.

    Bu Müzdelife gecesi, kurban bayramı gecesidir. Bayram gecelerini zikir ve namazla geçirmenin fazileti, bayram zikirleri bölümünde geçmişti. Burada gecenin şerefine ayrıca yerin şerefi de eklenmiştir. Yine Harem bölgesi olması, ihramda bulunulması, bu büyük hac ibadetinin arkasında hacıların toplanma yeri olması, bu iyi duaların o şerefli yerde yapılmış olması da birer şereftir.





  4. 14.Eylül.2012, 04:52
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hacda ne tür dualar yapılır?

    Müzdelife´de Ve Meş´âru´lHaramda Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Allah Tealâ buyurmuştur:

    "Arafat´dan dönüşünüzde (Müzdelife mevkiinde bulunan) Meş´aru´lHaram´da Allah´ı zikredin. Allah sizi doğru yola ilettiği gibi, sîz de hak üzere O´nu anın. Gerçekten siz, bundan (Allah´ın hidâyetinden) önce, hak yoldan sapanlardandınız."[2]

    Müzdelife gecesinde orada duayı çok yapmak müstahabdır. Zikir yapmak, Telbiye getirmek, Kur´an okumak gibi... Çünkü o gece fazileti çok büyük olan bir gecedir. Nitekim bundan önceki bölümde faziletini söylemiştik. Orada söylenen dualardan biri şöyle:

    (Allâhümmeinnîes´elükeen terzukanî fîhaza´Imekâni cevâmi´alhayri kiilühi ve en tusliha şe´ni küilehu ve en tasrife anni eşşerre küllehû. Feinnehû lâ yef´alü zâlike ğayrüke ve lâ yecûdü bihi illâ ente.)

    "Allah´ım! Ben bu yerde, hayır esaslarının tümü ile beni rızıklandırmanı, bütün hallerimi düzeltmeni ve her kötülüğü benden uzaklaştırmanı Senden istiyorum; çünkü Senden başka bunu yapacak yoktur. Bu cömertliği ancak Sen yaparsın".

    Sabahın ilk vaktinde sabah namazını kılar, erken vakit olmasına dikkat eder. Sonra Müzdelife´nin sonunda bulunan ve "KUZAH" diye adlandırılan MeşaruIHarsama doğru yürümeye başlar. Eğer oraya çıkmak imkânı varsa, çıkar. Değilse Kabe´ye yönelmiş olarak tepenin altında durur. Allah Tealâ´ya hamd eder, tekbir getirir, tehlil yapar, tevhid yapar, tesbihde bulunur, telbiye ve duaları çok yapar. Şöyle demek müstahab olur:

    (Allâhümme kemâ veggaftenâ fîhi ve ereytenâ iyyâhu feveffıknâ lizikrike kemâ hedeytenâ. Vağfir lenâ verhamnâ kemâ vaadtenâ bikavlike ve kavlüke´lhakku. Feizâ efaztüm min arafâtin fezkürullâheindel maş´aril harami vezkürûhu kemâ hedâküm ve in küntüm min kablihîîeminez zâlim, sümme efîzû min haysü zennesi vestağfirullâhe innellâhe ğafûrurrâhîm.)

    "Allah´ım! Bize bu ibâdeti gösterip onu bizi muvaffak kıldığın gibi, bize hak yolu gösterdiğin şekilde Seni zikretmeye bize başarı ver ve "Arafat´dan dönüşünüzde Meş´arü´lHaramda Allah´ı zikredin. Allah sizi doğru yola ilettiği gibi, siz de hak üzere O´nu anın. Gerçekten siz bundan önce hak yoldan sapanlardandınız. Sonra insanların (Mekke´ye doğru) döndüğü yerden siz de dönün ve Allah´ın mağfiretini isteyin. Çünkü Allah´ın mağfireti boldur, merhameti geniştir." Hak olan sözünle bize söz verdiğin gibi, bizi bağışla ve bize merhamet buyur. Sonra Allah´ın şu âyetini tekrarlar ve duâ olarak okur:

    "Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."

    Şöyle söylemek de müstahabdır:

    (Allâhiimme leke´lhamdü külîühû ve leke´îkemâlüküllühu ve leke´l, celâlüküllühû ve leke´ttakdîsu külîühû. Allâhümme´ğfirlî cemîa mâ esleftühû va´simnî fîmâ bakiye verzuknîamelen sâlihan terdâ bihîannîyâ zelfadli´îazîmi. Allâhümme innı esteşfi´u ileyke biha vâssı ibâdike ve etevesseîü bike ileyke. Es´elüke en terzukanî cevâmia´lhayri küîîihi ve en temünne aleyye bimâ menente bihî alâ evliyâike ve en tusliha hâli fi´1âhirati veddünyâ. Yâ erhame´rrâhimîn.)

    "Allah´ını! Bütün ha m d ler Sana mahsustur. Her türlü kemal Senindir. Yüceliklerin hepsi Sana mahsustur, kudsiyet tümüyle Sana mahsustur. Allah´ım! Geçmişte yapmış olduğum bütün günahları bağışla, geri kalanlarda da beni koru. Benden razı olacağın salih ameli bana rızık olarak ver, ey ihsanı büyük olan!... Allah´ını, Senin seçkin kullarınla Senden şefaat diliyorum ve Sana ibâdetle Sana yöneliyorum. Bütün hayırların esaslarını bana rızık olarak vermeni Senden istiyorum. Veli kullarına ihsan ettiğin şeyleri bana da ihsan etmeni, dünya ve ahirette, durumumu düzeltmeni Senden diliyorum, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!..."

    Meş´arü´lHaram´dan Mina´ya Dönüşte Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Gün ağarınca, Meş´arü´lHaram´dan Mina´ya doğru yönelir. Yapacağı iş, Telbiye, zikir ve duaları çok tekrarlamaktır. Bu Telbiye zamanının sonu olduğu içinTelbiyeyeönem verir. Olabilir ki, ömründe bundan sonra bir daha Telbiye mukadder olmaz.

    Nahir (Kurban Bayram) Günü Mina´da Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Meş´arü´lHaram´dan ayrılıp Mina´ya ulaşınca şöyle demek müstahabdır:

    (Elhamdü lillâhi´llezî belleğanîhâ salimen muâfen. Allâhümme hazihî minen, kad eteytühâ ve ene abdüke ve fîkabzetike. Es´elüke en temünne aleyye bimâ menente bihî alâ evliyâike. Allâhümme innîe´ûzü bike mine´lhirmâni ve´1mus´îbeti fi dînî, yâ erhame´rrâhimîn.)

    "Selâmet ve afiyetle beni Mina´ya ulaştıran Allah´a hamd olsun. Allah´ım burası Mina´dır. Senin kulun olarak ve kudretin altında bulunarak buraya geldim. Velî kullarına ihsan ettiğini bana da ihsan etmeni Senden istiyorum. Allah´ım! Mahrumiyetten ve dinimde musibetten Sana sığınıyorum, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!..."

    Akabe (Büyük Şeytan) taşlarını atmaya başlayınca ilk taşla Telbiye´yi keser. Orada duâ için beklemek sünnet değildir. Kurbanı varsa onu boğazlar yahut keser. Kesim ve boğazlama zamanında şöyle der:

    (Bismillâhhi vallâhu ekber. Allâhümme salli ala muhammedin ve ala âlihî ve sellim.. Allâhümme minke ve ileyke, tekabbel minnî )

    "Allah´ın adıyla (kesmeğe) başlarım. Allah her şeyden büyükfür Al lah´ım! Muhammed üzerine ve ailesi üzerine rahmet el ve selâmet ve Allah´ım, Senden bana ulaşan Senin hediyendir. Benden (bu kurban ibâ detimi) kabul et" Eğer başkası adına hayvanı kesiyorsa "Falancadan kabul et" söyler. Kurbanı kestikten sonra başını traş eder. Başını traş eder" ken eliyle alnını tutup tekbir getirmesini sonra şöyle demesini bazı alimlerimiz müstahab görmüşlerdir.

    (Elhamdü lillâhi alâ mâ hedânâ, vclhamdü lillâhi alâ mâ en ´ame bihî aleynâ. Allâhümme hazihî nâsiyelî fetakabbel minnî veğfir lî zünûbî. Allâhümme´ğfir lî ve li´1muhallikîne ve´1mukassırîne yâ vâsia´lmağfireti, amîn.)

    "Bizi doğru yola ilettiğinden dolayı hamd Allah´a mahsustur. Bize verdiği nimetlerden dolayı hamd Allah´adır. Şu benim alnımdır, benden ibâdetimi kabul et, günahlarımı da bağışla. Allah´ım beni, traş olanları ve saçlarını kısaltanları bağışla, ey mağfireti geniş olan Allah!... Allah´ım kabul et."

    Traşı tamamlayınca tekbir alıp şöyle der:

    (Elhamdü Iillâhillezî kada annâ nüsükenâ. Allâhümme zidnâ îmânen ve yakînen ve tevfikan ve avnen veğfir lenâ ve liâbâinâ ve ümmehâtinâ ve müslimîne ecnıaîn.)

    "Bizim hac ibâdetimizi yerine getiren Allah´a hamd olsun. Allah´ım imanı, gerçek anlayışı, başarıyı ve yardımı bize artır. Bizi, babalarımızı, analarımızı ve bütün Müslümanları bağışla."

    Sahabî olan Nübeyşetü´1Hayr ElHüzelî´den yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Teşrik günleri (bayram günü ile diğer üç gün) yemek içmek ve Allah Tealâ´yi zikretmek günleridir."[3]

    Onun için zikirleri çok yapmak müstahabdır. Zikirlerin en faziletlisi de Kur´an okumaktır. Sünnet olan, taş atma günlerinde, (küçük Şeytana) taş attıktan sonra orada beklemektir. Kıbleye (Kabe´ye) döner, Allah Tealâ´ya hamd eder, tekbir getirir tehlil yapar (Lâ İlahe illallah, der), tesbihde bulunur (Sübhânellah, der) ve kalb huzuru ile ve azaların vakan ile duâ eder. Bu şekilde Bakara süresini okuyacak kadar bir zaman bekler. İkinci (orta şeytana) taş atışda da aynen böyle yapar. Fakat üçüncü (AkabeBüyük Şeytan) cemresinde beklemez.

    Mina´dan ayrılınca, hac tamamlanmış olur. Artık hacla ilgili bir zikir kalmaz. Ancak bir müsafir hükmünde olur. Sadece müsafirler için müstahab olan Tekbir, Tehlil, Tahmid, Temcid ve bunlardan başka zikirleri yapması müstahab olur. Bunların açıklaması İnşaatları ileride gelecektir.
    alıntı...




  5. 14.Eylül.2012, 04:52
    3
    Silent and lonely rains
    Müzdelife´de Ve Meş´âru´lHaramda Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Allah Tealâ buyurmuştur:

    "Arafat´dan dönüşünüzde (Müzdelife mevkiinde bulunan) Meş´aru´lHaram´da Allah´ı zikredin. Allah sizi doğru yola ilettiği gibi, sîz de hak üzere O´nu anın. Gerçekten siz, bundan (Allah´ın hidâyetinden) önce, hak yoldan sapanlardandınız."[2]

    Müzdelife gecesinde orada duayı çok yapmak müstahabdır. Zikir yapmak, Telbiye getirmek, Kur´an okumak gibi... Çünkü o gece fazileti çok büyük olan bir gecedir. Nitekim bundan önceki bölümde faziletini söylemiştik. Orada söylenen dualardan biri şöyle:

    (Allâhümmeinnîes´elükeen terzukanî fîhaza´Imekâni cevâmi´alhayri kiilühi ve en tusliha şe´ni küilehu ve en tasrife anni eşşerre küllehû. Feinnehû lâ yef´alü zâlike ğayrüke ve lâ yecûdü bihi illâ ente.)

    "Allah´ım! Ben bu yerde, hayır esaslarının tümü ile beni rızıklandırmanı, bütün hallerimi düzeltmeni ve her kötülüğü benden uzaklaştırmanı Senden istiyorum; çünkü Senden başka bunu yapacak yoktur. Bu cömertliği ancak Sen yaparsın".

    Sabahın ilk vaktinde sabah namazını kılar, erken vakit olmasına dikkat eder. Sonra Müzdelife´nin sonunda bulunan ve "KUZAH" diye adlandırılan MeşaruIHarsama doğru yürümeye başlar. Eğer oraya çıkmak imkânı varsa, çıkar. Değilse Kabe´ye yönelmiş olarak tepenin altında durur. Allah Tealâ´ya hamd eder, tekbir getirir, tehlil yapar, tevhid yapar, tesbihde bulunur, telbiye ve duaları çok yapar. Şöyle demek müstahab olur:

    (Allâhümme kemâ veggaftenâ fîhi ve ereytenâ iyyâhu feveffıknâ lizikrike kemâ hedeytenâ. Vağfir lenâ verhamnâ kemâ vaadtenâ bikavlike ve kavlüke´lhakku. Feizâ efaztüm min arafâtin fezkürullâheindel maş´aril harami vezkürûhu kemâ hedâküm ve in küntüm min kablihîîeminez zâlim, sümme efîzû min haysü zennesi vestağfirullâhe innellâhe ğafûrurrâhîm.)

    "Allah´ım! Bize bu ibâdeti gösterip onu bizi muvaffak kıldığın gibi, bize hak yolu gösterdiğin şekilde Seni zikretmeye bize başarı ver ve "Arafat´dan dönüşünüzde Meş´arü´lHaramda Allah´ı zikredin. Allah sizi doğru yola ilettiği gibi, siz de hak üzere O´nu anın. Gerçekten siz bundan önce hak yoldan sapanlardandınız. Sonra insanların (Mekke´ye doğru) döndüğü yerden siz de dönün ve Allah´ın mağfiretini isteyin. Çünkü Allah´ın mağfireti boldur, merhameti geniştir." Hak olan sözünle bize söz verdiğin gibi, bizi bağışla ve bize merhamet buyur. Sonra Allah´ın şu âyetini tekrarlar ve duâ olarak okur:

    "Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."

    Şöyle söylemek de müstahabdır:

    (Allâhiimme leke´lhamdü külîühû ve leke´îkemâlüküllühu ve leke´l, celâlüküllühû ve leke´ttakdîsu külîühû. Allâhümme´ğfirlî cemîa mâ esleftühû va´simnî fîmâ bakiye verzuknîamelen sâlihan terdâ bihîannîyâ zelfadli´îazîmi. Allâhümme innı esteşfi´u ileyke biha vâssı ibâdike ve etevesseîü bike ileyke. Es´elüke en terzukanî cevâmia´lhayri küîîihi ve en temünne aleyye bimâ menente bihî alâ evliyâike ve en tusliha hâli fi´1âhirati veddünyâ. Yâ erhame´rrâhimîn.)

    "Allah´ını! Bütün ha m d ler Sana mahsustur. Her türlü kemal Senindir. Yüceliklerin hepsi Sana mahsustur, kudsiyet tümüyle Sana mahsustur. Allah´ım! Geçmişte yapmış olduğum bütün günahları bağışla, geri kalanlarda da beni koru. Benden razı olacağın salih ameli bana rızık olarak ver, ey ihsanı büyük olan!... Allah´ını, Senin seçkin kullarınla Senden şefaat diliyorum ve Sana ibâdetle Sana yöneliyorum. Bütün hayırların esaslarını bana rızık olarak vermeni Senden istiyorum. Veli kullarına ihsan ettiğin şeyleri bana da ihsan etmeni, dünya ve ahirette, durumumu düzeltmeni Senden diliyorum, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!..."

    Meş´arü´lHaram´dan Mina´ya Dönüşte Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Gün ağarınca, Meş´arü´lHaram´dan Mina´ya doğru yönelir. Yapacağı iş, Telbiye, zikir ve duaları çok tekrarlamaktır. Bu Telbiye zamanının sonu olduğu içinTelbiyeyeönem verir. Olabilir ki, ömründe bundan sonra bir daha Telbiye mukadder olmaz.

    Nahir (Kurban Bayram) Günü Mina´da Müstahab Olan Dualar Ve Zikirler

    Meş´arü´lHaram´dan ayrılıp Mina´ya ulaşınca şöyle demek müstahabdır:

    (Elhamdü lillâhi´llezî belleğanîhâ salimen muâfen. Allâhümme hazihî minen, kad eteytühâ ve ene abdüke ve fîkabzetike. Es´elüke en temünne aleyye bimâ menente bihî alâ evliyâike. Allâhümme innîe´ûzü bike mine´lhirmâni ve´1mus´îbeti fi dînî, yâ erhame´rrâhimîn.)

    "Selâmet ve afiyetle beni Mina´ya ulaştıran Allah´a hamd olsun. Allah´ım burası Mina´dır. Senin kulun olarak ve kudretin altında bulunarak buraya geldim. Velî kullarına ihsan ettiğini bana da ihsan etmeni Senden istiyorum. Allah´ım! Mahrumiyetten ve dinimde musibetten Sana sığınıyorum, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!..."

    Akabe (Büyük Şeytan) taşlarını atmaya başlayınca ilk taşla Telbiye´yi keser. Orada duâ için beklemek sünnet değildir. Kurbanı varsa onu boğazlar yahut keser. Kesim ve boğazlama zamanında şöyle der:

    (Bismillâhhi vallâhu ekber. Allâhümme salli ala muhammedin ve ala âlihî ve sellim.. Allâhümme minke ve ileyke, tekabbel minnî )

    "Allah´ın adıyla (kesmeğe) başlarım. Allah her şeyden büyükfür Al lah´ım! Muhammed üzerine ve ailesi üzerine rahmet el ve selâmet ve Allah´ım, Senden bana ulaşan Senin hediyendir. Benden (bu kurban ibâ detimi) kabul et" Eğer başkası adına hayvanı kesiyorsa "Falancadan kabul et" söyler. Kurbanı kestikten sonra başını traş eder. Başını traş eder" ken eliyle alnını tutup tekbir getirmesini sonra şöyle demesini bazı alimlerimiz müstahab görmüşlerdir.

    (Elhamdü lillâhi alâ mâ hedânâ, vclhamdü lillâhi alâ mâ en ´ame bihî aleynâ. Allâhümme hazihî nâsiyelî fetakabbel minnî veğfir lî zünûbî. Allâhümme´ğfir lî ve li´1muhallikîne ve´1mukassırîne yâ vâsia´lmağfireti, amîn.)

    "Bizi doğru yola ilettiğinden dolayı hamd Allah´a mahsustur. Bize verdiği nimetlerden dolayı hamd Allah´adır. Şu benim alnımdır, benden ibâdetimi kabul et, günahlarımı da bağışla. Allah´ım beni, traş olanları ve saçlarını kısaltanları bağışla, ey mağfireti geniş olan Allah!... Allah´ım kabul et."

    Traşı tamamlayınca tekbir alıp şöyle der:

    (Elhamdü Iillâhillezî kada annâ nüsükenâ. Allâhümme zidnâ îmânen ve yakînen ve tevfikan ve avnen veğfir lenâ ve liâbâinâ ve ümmehâtinâ ve müslimîne ecnıaîn.)

    "Bizim hac ibâdetimizi yerine getiren Allah´a hamd olsun. Allah´ım imanı, gerçek anlayışı, başarıyı ve yardımı bize artır. Bizi, babalarımızı, analarımızı ve bütün Müslümanları bağışla."

    Sahabî olan Nübeyşetü´1Hayr ElHüzelî´den yapılan rivayetde demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Teşrik günleri (bayram günü ile diğer üç gün) yemek içmek ve Allah Tealâ´yi zikretmek günleridir."[3]

    Onun için zikirleri çok yapmak müstahabdır. Zikirlerin en faziletlisi de Kur´an okumaktır. Sünnet olan, taş atma günlerinde, (küçük Şeytana) taş attıktan sonra orada beklemektir. Kıbleye (Kabe´ye) döner, Allah Tealâ´ya hamd eder, tekbir getirir tehlil yapar (Lâ İlahe illallah, der), tesbihde bulunur (Sübhânellah, der) ve kalb huzuru ile ve azaların vakan ile duâ eder. Bu şekilde Bakara süresini okuyacak kadar bir zaman bekler. İkinci (orta şeytana) taş atışda da aynen böyle yapar. Fakat üçüncü (AkabeBüyük Şeytan) cemresinde beklemez.

    Mina´dan ayrılınca, hac tamamlanmış olur. Artık hacla ilgili bir zikir kalmaz. Ancak bir müsafir hükmünde olur. Sadece müsafirler için müstahab olan Tekbir, Tehlil, Tahmid, Temcid ve bunlardan başka zikirleri yapması müstahab olur. Bunların açıklaması İnşaatları ileride gelecektir.
    alıntı...







+ Yorum Gönder