Konusunu Oylayın.: Ruhun mahiyeti nedir mahlukmudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ruhun mahiyeti nedir mahlukmudur?
  1. 12.Eylül.2012, 01:09
    1
    Misafir

    Ruhun mahiyeti nedir mahlukmudur?

  2. 12.Eylül.2012, 01:41
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ruhun mahiyeti nedir mahlukmudur?




    Ruhun mahiyetini kesin olarak bilmek imkânsızdır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Sana ruh hakkında sorarlar. De ki: Ruh Rabbimin işlerindendir, size az bir bilgi verilmiştir.) [İsra 85]

    Aklın erdiği bilgileri anlayan, his organlarından beyne gelen duyguları alan, bedendeki bütün kuvvetleri, hareketleri idare eden, kullanan ruhtur. Ruh, göz vasıtası ile renkleri, kulak ile sesleri kavrar, sinirleri çalıştırır. Adaleleri hareket ettirir, böylece bedene iş yaptırır. Böyle işlere ihtiyari yani istekli işler denir. Aklı kullanmak, düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan ruhtur. Ruh, parçalanmadığı ve parçalardan meydana gelmediği, yani mücerret olduğu için, hiç değişmez, bozulmaz, yok olmaz. Ruh, bir sanatkâra benzer. Beden, sanatkârın elindeki sanat aletleri gibidir. İnsanın ölmesi, ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu da, sanatkârın sanat aletlerinin yok olmasına benzer. (Ahlak-ı alai)

    İmam-ı Gazali hazretleri de buyuruyor ki:
    Cesetten ayrılan ruh, ya azaba, ya nimete kavuşur. İyilerinki yükselir, kötülerinki yedi kat yerin dibine iner. Bedenden ayrılan ruh, aletsiz, vasıtasız olarak, her şeyi bilir. Bunun için, çeşitli nimet veya azapla karşılaşır. Ruh bedende iken, herhangi bir uzuv, mesela insanın bir ayağı felç olsa, ruh bu ayağa tesir edemez, onu harekete geçiremez. Ölüm ise, bütün uzuvların felç olmasına benzer, ancak ruh, bedenden ayrılınca, yine bilir, görür, anlar, sevinir, üzülür, bu halleri yok olmaz.

    Rüyada da, ölünce olduğu gibi, ruh bedenden ayrılır, fakat rüyada ayrılması ile ölüm esnasında ayrılması arasında, çok fark vardır.Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

    (Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de, uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Elbette, düşünenler için, bunda, alınacak ibretler vardır)[Zümer 42]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, insanın ruhunu bilinemez şekilde yarattı. Ruh, madde değildir, belli bir yeri yoktur. Ruh, bedenin ne içinde, ne dışındadır, ne bitişik, ne ayrıdır. Yalnız onu varlıkta durdurmaktadır. Bedenin her zerresini diri tutan ruhtur. Bunun gibi, âlemi varlıkta durduran Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, bedeni ruh vasıtası ile diri tutmaktadır. (1/287)

    Uykuda iken, ruhun bedenden ayrılması, bir kimsenin, geziye, eğlenmek için, kendi vatanından, gülerek, sevinerek ayrılmasına benzer ki, gezdikten sonra, sevinç içinde yine vatanına döner. Ruhun gezinti yeri, âlem-i misaldir. Bu âlemde, görecek meraklı ve tatlı şeyler vardır. Ölürken ruhun ayrılması, böyle değildir. Bu ayrılık, vatanı yıkılan, evleri, binaları yok olan kimsenin, vatanından ayrılması gibidir. Bunun içindir ki, uykudaki ayrılmasında, sıkıntı ve acı yoktur. Tersine, sevinç ve rahatlık vardır. Ölürken ayrılmasında ise, çok acılar ve güçlükler hâsıl olur. Uyuyan insanın vatanı, dünyadır. Ona, dünyadaki gibi davranırlar. Ölen kimsenin ise, vatanı yıkılır. Ahirete göç eder.. Ona ahiret muamelesi yaparlar(3/31)

    Alıntı



  3. 12.Eylül.2012, 01:41
    2
    Silent and lonely rains



    Ruhun mahiyetini kesin olarak bilmek imkânsızdır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Sana ruh hakkında sorarlar. De ki: Ruh Rabbimin işlerindendir, size az bir bilgi verilmiştir.) [İsra 85]

    Aklın erdiği bilgileri anlayan, his organlarından beyne gelen duyguları alan, bedendeki bütün kuvvetleri, hareketleri idare eden, kullanan ruhtur. Ruh, göz vasıtası ile renkleri, kulak ile sesleri kavrar, sinirleri çalıştırır. Adaleleri hareket ettirir, böylece bedene iş yaptırır. Böyle işlere ihtiyari yani istekli işler denir. Aklı kullanmak, düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan ruhtur. Ruh, parçalanmadığı ve parçalardan meydana gelmediği, yani mücerret olduğu için, hiç değişmez, bozulmaz, yok olmaz. Ruh, bir sanatkâra benzer. Beden, sanatkârın elindeki sanat aletleri gibidir. İnsanın ölmesi, ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu da, sanatkârın sanat aletlerinin yok olmasına benzer. (Ahlak-ı alai)

    İmam-ı Gazali hazretleri de buyuruyor ki:
    Cesetten ayrılan ruh, ya azaba, ya nimete kavuşur. İyilerinki yükselir, kötülerinki yedi kat yerin dibine iner. Bedenden ayrılan ruh, aletsiz, vasıtasız olarak, her şeyi bilir. Bunun için, çeşitli nimet veya azapla karşılaşır. Ruh bedende iken, herhangi bir uzuv, mesela insanın bir ayağı felç olsa, ruh bu ayağa tesir edemez, onu harekete geçiremez. Ölüm ise, bütün uzuvların felç olmasına benzer, ancak ruh, bedenden ayrılınca, yine bilir, görür, anlar, sevinir, üzülür, bu halleri yok olmaz.

    Rüyada da, ölünce olduğu gibi, ruh bedenden ayrılır, fakat rüyada ayrılması ile ölüm esnasında ayrılması arasında, çok fark vardır.Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

    (Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de, uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Elbette, düşünenler için, bunda, alınacak ibretler vardır)[Zümer 42]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, insanın ruhunu bilinemez şekilde yarattı. Ruh, madde değildir, belli bir yeri yoktur. Ruh, bedenin ne içinde, ne dışındadır, ne bitişik, ne ayrıdır. Yalnız onu varlıkta durdurmaktadır. Bedenin her zerresini diri tutan ruhtur. Bunun gibi, âlemi varlıkta durduran Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, bedeni ruh vasıtası ile diri tutmaktadır. (1/287)

    Uykuda iken, ruhun bedenden ayrılması, bir kimsenin, geziye, eğlenmek için, kendi vatanından, gülerek, sevinerek ayrılmasına benzer ki, gezdikten sonra, sevinç içinde yine vatanına döner. Ruhun gezinti yeri, âlem-i misaldir. Bu âlemde, görecek meraklı ve tatlı şeyler vardır. Ölürken ruhun ayrılması, böyle değildir. Bu ayrılık, vatanı yıkılan, evleri, binaları yok olan kimsenin, vatanından ayrılması gibidir. Bunun içindir ki, uykudaki ayrılmasında, sıkıntı ve acı yoktur. Tersine, sevinç ve rahatlık vardır. Ölürken ayrılmasında ise, çok acılar ve güçlükler hâsıl olur. Uyuyan insanın vatanı, dünyadır. Ona, dünyadaki gibi davranırlar. Ölen kimsenin ise, vatanı yıkılır. Ahirete göç eder.. Ona ahiret muamelesi yaparlar(3/31)

    Alıntı



  4. 12.Eylül.2012, 12:11
    3
    Misafir

    Cevap: Ruhun mahiyeti nedir mahlukmudur?

    İnsan 3 bedenden oluşur:
    1-Fizik beden: Topraktan yaratılmış, dünya hayatını yaşamamız için.
    2-Nefs: Aynı fizik bedenimiz görünümünde olup, metafiziktir. Yani atom yapısı farklı olduğundan gözle görülmez. Geceleri rüya dediğimiz hayatı bununla yaşarız. Uyku ve bayılma zamanlarında fizik vucudun içinden çıkar.
    3-Ruh: Allah'ın "Ruhumdan üfürdüm" buyurduğu bedenimiz. Bu bedenimiz de Nefs gibi metafiziktir ve istediği zaman fizik bedenin içine girmek-çıkmak yetkisinin sahibidir.
    Ruhumuz, hep Allah'ın isteklerini aklı ikna ederek fizik bedene yaptırmak ister, Nefs de İblisin etkisinde kalıp, kötülüklerin yapılmasını ister. Bir kötülük yapınca vicdan azabı dediğimiz iç sıkıntısı olur Bunun nedeni, Ruhun, Nefsi cezalandırmasıdır..


  5. 12.Eylül.2012, 12:11
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İnsan 3 bedenden oluşur:
    1-Fizik beden: Topraktan yaratılmış, dünya hayatını yaşamamız için.
    2-Nefs: Aynı fizik bedenimiz görünümünde olup, metafiziktir. Yani atom yapısı farklı olduğundan gözle görülmez. Geceleri rüya dediğimiz hayatı bununla yaşarız. Uyku ve bayılma zamanlarında fizik vucudun içinden çıkar.
    3-Ruh: Allah'ın "Ruhumdan üfürdüm" buyurduğu bedenimiz. Bu bedenimiz de Nefs gibi metafiziktir ve istediği zaman fizik bedenin içine girmek-çıkmak yetkisinin sahibidir.
    Ruhumuz, hep Allah'ın isteklerini aklı ikna ederek fizik bedene yaptırmak ister, Nefs de İblisin etkisinde kalıp, kötülüklerin yapılmasını ister. Bir kötülük yapınca vicdan azabı dediğimiz iç sıkıntısı olur Bunun nedeni, Ruhun, Nefsi cezalandırmasıdır..





+ Yorum Gönder