Konusunu Oylayın.: Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar. Hicr 2

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar. Hicr 2
  1. 09.Eylül.2012, 15:35
    1
    Misafir

    Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar. Hicr 2






    Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar. Hicr 2 Mumsema Zaman olacak, inkâr edenler, ?Keşke Müslüman olsaydık!? diye hayıflanacaklar. (Hicr Suresi, 2. Ayet) Bu ayet Müslümanların cehennemden çıkışına delil midir?


  2. 09.Eylül.2012, 15:58
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar.




    Rabbimiz bu sûresinde de sözlerine Huruf-ı Mukatta âyetiyle başlıyor:
    1,2. “Elif, Lâm, Ra. Bunlar Kitabın ve apaçık olan Kur’-an'ın âyetleridir. İnkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.”

    İşte bunlar, bu âyetler, bu Allah sözleri, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir. İşte bu âyetler Rabbiniz tarafından rahmet kapısı olarak size indirilen, size açılan apaçık, net bilgilerdir. Kapalılığı olmayan, herkesin anlayabileceği âyetlerdir. Her şeyi bilen, bilgisi tam olan, bilginin kaynağı olan, geçmişi ve geleceği bilen, geçmiştekilerin yapmamaları gerekirken neleri yaptıklarını, yapmaları gerekirken de neleri yapmadıklarını bilen, şu anda bizlerin neleri yapmamız, neleri yapmamamız konusunda bilgisi tam olan dünyanın ve âhiretin sahibi olan Allah’ın yasalarıdır bunlar. Rabbimiz rahmeti gereği bu âyetlerini, bu bilgilerini bize açıyor, bizi kendi bilgileriyle bilgilendiriyor ki yaşadığımız bu hayatı müslümanca değerlendirebilelim, imtihanı kazanabilelim ve yarın Rabbimizin huzuruna pişmanlık içinde çıkmayalım. Bize sonsuz merhametinden dolayı işte Rabbimiz bu âyetlerini bize gönderiyor.

    Bu apaçık âyetinin sonunda da diyor ki Rabbimiz: Siz bilirsiniz. İsterseniz size açtığım bu rahmet kapılarından istifade etmeyin. İsterseniz bu kitabın âyetlerini örtüp bir hayat yaşayın. Ama unutmayın ki kâfirler nice kereler müslüman olmayı temenni edip isteyecekler. Dünyada yaşadıkları bu hayatın bitiminde Rablerinin ölüm yasasına boyun büküp teslim olurlarken, melekler Allah’ın kendilerinde emaneti olan canlarını almaya geldiklerinde bütün çıplaklığıyla gerçeği anlayıp teslimiyet gösterecekler. Tamam, biz teslim olduk. Biz müslüman olduk diyecekler. Ama geçmiş olsun artık. Ölürken ortaya koydukları bu teslimiyetlerinin onlara hiç bir faydası olmayacaktır. Sonra yine mezara girdikleri anda teslimiyet arz edecekler. Biz teslim olduk Rabbimizin kitabına. Biz teslim olduk Rabbimizin yasalarına. Biz müslüman olduk diyecekler. Hesap kitap dönemi kabirlerinden yeniden dirildikleri zaman yine teslim olacaklar. Mahşerde teslimiyette bulunacaklar.

    Evet ebedî azap mahalleri olan cehenneme yuvarlandıkların-da yine müslüman olmayı dileyecekler. Ya Rabbi, ne olur bizi dünyada bir daha geri çevir de müslüman olalım. Âyetlerini dilimizden düşürmeyelim. Âyetlerin istikâmetinde sâlih ameller işleyelim. Müslümanlardan olalım diyecekler. Ama artık geçmişler olsun. Bunu bu dünyada diyeceklerdi, bu dünyada müslüman olacaklar, müslüman-ca bir hayat yaşayacaklardı.

    Bize merhametinden dolayı Rabbimiz yarın olacakları bugünden haber veriyor. Bize karşı rahmeti geleceği gözlerimizin önüne seriyor. Ve diyor ki: Ey insanlar! Ey kullarım! Gelin akıllarınızı başlarınıza alın! Gelin yarın pişmanlık duyacağınız bir hayatı bugünden yaşamayın! Yarın eyvah diyeceksiniz. Yarın pişman olacaksınız. Keşke müslüman olsaydım. Keşke Rabbimin çağrısına kulak verseydim. Keşke Rabbimin kitabına, Rabbimin elçisine teslim olup müslümanca bir hayat yaşamış olsaydım diyeceksiniz. Ben size bütün bunları bu dünyada anlatıyorum. Gelin bunları bugün dinleyin. Değilse yarın hiç bir itiraz hakkınız kalmayacak buyuruyor.

    Ali Küçük


  3. 09.Eylül.2012, 15:58
    2
    âb ü kil



    Rabbimiz bu sûresinde de sözlerine Huruf-ı Mukatta âyetiyle başlıyor:
    1,2. “Elif, Lâm, Ra. Bunlar Kitabın ve apaçık olan Kur’-an'ın âyetleridir. İnkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.”

    İşte bunlar, bu âyetler, bu Allah sözleri, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir. İşte bu âyetler Rabbiniz tarafından rahmet kapısı olarak size indirilen, size açılan apaçık, net bilgilerdir. Kapalılığı olmayan, herkesin anlayabileceği âyetlerdir. Her şeyi bilen, bilgisi tam olan, bilginin kaynağı olan, geçmişi ve geleceği bilen, geçmiştekilerin yapmamaları gerekirken neleri yaptıklarını, yapmaları gerekirken de neleri yapmadıklarını bilen, şu anda bizlerin neleri yapmamız, neleri yapmamamız konusunda bilgisi tam olan dünyanın ve âhiretin sahibi olan Allah’ın yasalarıdır bunlar. Rabbimiz rahmeti gereği bu âyetlerini, bu bilgilerini bize açıyor, bizi kendi bilgileriyle bilgilendiriyor ki yaşadığımız bu hayatı müslümanca değerlendirebilelim, imtihanı kazanabilelim ve yarın Rabbimizin huzuruna pişmanlık içinde çıkmayalım. Bize sonsuz merhametinden dolayı işte Rabbimiz bu âyetlerini bize gönderiyor.

    Bu apaçık âyetinin sonunda da diyor ki Rabbimiz: Siz bilirsiniz. İsterseniz size açtığım bu rahmet kapılarından istifade etmeyin. İsterseniz bu kitabın âyetlerini örtüp bir hayat yaşayın. Ama unutmayın ki kâfirler nice kereler müslüman olmayı temenni edip isteyecekler. Dünyada yaşadıkları bu hayatın bitiminde Rablerinin ölüm yasasına boyun büküp teslim olurlarken, melekler Allah’ın kendilerinde emaneti olan canlarını almaya geldiklerinde bütün çıplaklığıyla gerçeği anlayıp teslimiyet gösterecekler. Tamam, biz teslim olduk. Biz müslüman olduk diyecekler. Ama geçmiş olsun artık. Ölürken ortaya koydukları bu teslimiyetlerinin onlara hiç bir faydası olmayacaktır. Sonra yine mezara girdikleri anda teslimiyet arz edecekler. Biz teslim olduk Rabbimizin kitabına. Biz teslim olduk Rabbimizin yasalarına. Biz müslüman olduk diyecekler. Hesap kitap dönemi kabirlerinden yeniden dirildikleri zaman yine teslim olacaklar. Mahşerde teslimiyette bulunacaklar.

    Evet ebedî azap mahalleri olan cehenneme yuvarlandıkların-da yine müslüman olmayı dileyecekler. Ya Rabbi, ne olur bizi dünyada bir daha geri çevir de müslüman olalım. Âyetlerini dilimizden düşürmeyelim. Âyetlerin istikâmetinde sâlih ameller işleyelim. Müslümanlardan olalım diyecekler. Ama artık geçmişler olsun. Bunu bu dünyada diyeceklerdi, bu dünyada müslüman olacaklar, müslüman-ca bir hayat yaşayacaklardı.

    Bize merhametinden dolayı Rabbimiz yarın olacakları bugünden haber veriyor. Bize karşı rahmeti geleceği gözlerimizin önüne seriyor. Ve diyor ki: Ey insanlar! Ey kullarım! Gelin akıllarınızı başlarınıza alın! Gelin yarın pişmanlık duyacağınız bir hayatı bugünden yaşamayın! Yarın eyvah diyeceksiniz. Yarın pişman olacaksınız. Keşke müslüman olsaydım. Keşke Rabbimin çağrısına kulak verseydim. Keşke Rabbimin kitabına, Rabbimin elçisine teslim olup müslümanca bir hayat yaşamış olsaydım diyeceksiniz. Ben size bütün bunları bu dünyada anlatıyorum. Gelin bunları bugün dinleyin. Değilse yarın hiç bir itiraz hakkınız kalmayacak buyuruyor.

    Ali Küçük


  4. 09.Eylül.2012, 16:00
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Zaman olacak, inkâr edenler, "Keşke Müslüman olsaydık!" diye hayıflanacaklar.

    Değerli kardeşimiz;
    Hicr Suresi'nin ikinci ayeti Müslümanların nail olacakları her türlü nimete işaret etmektedir. Günahkar müminlerin cehennemden kurtulmaları da bu ayetin kapsamında değerlendirilebilir.

    Hicr Suresi, Ayet 1 ve 2 :

    1. Elif-lâm-râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'an'ın âyetleridir.

    2. Zaman olacak, inkâr edenler, “Keşke Müslüman olsaydık!” diye hayıflanacaklar.

    İlgili Ayetin Açıklaması:

    İnkarcıların ileride, İslâm ve Müslümanlar karşısındaki tutumlarının haksız ve yanlış olduğunun farkına vardıklarında ve bu tutumun kendilerini götürdüğü kötü akıbetle karşılaştıklarında hissedecekleri pişmanlık dile getirilmekte, ama bunun boşuna bir hayıflanma olacağına işaret edilmektedir. Bu suretle dolaylı olarak, muhataplara, "Şimdi Allah'ın âyetlerini dikkatle dinleyip onların ışığıyla inanç ve amel hayatınızı aydınlatmazsanız sizin başınıza gelecek olan budur!" denilmektedir.

    Tefsirlerde inkarcıların bu pişmanlığı ne zaman ve hangi olay veya olaylar karşısında yaşayacakları konusuyla ilgili, "ölüm sırasında", "kıyamet saatinde", "âhirette Müslümanların cehennem ateşinden kurtuldukları vakit" şeklinde üç değişik görüş İleri sürülmüştür.

    Ancak Râzî'nin Zeccâc'a isnat ettiği ve benimsediği "İnkarcı kişi, bir azap manzarasıyla karşılaştığında, Müslümanların güzel bir durumunu gördüğünde hep kendisinin de Müslüman olmadığına hayıflanacaktır" şeklindeki yorum en isabetli olanıdır. Aslında, âyetin ilk muhatapları Hz. Peygamber (sav)'e karşı ilk direnişte bulunup inkâra sapan Mekke müşrikleri olduğuna göre onlar bu pişmanlık halini ilk defa daha Peygamber Efendimiz (sav) Mekke'yi fethettiği, dolayısıyla müşriklerin Müslümanlar karşısında bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yıkılıp gittiklerini gördükleri zaman yaşamışlardır; kuşkusuz âhirette Müslümanların nail olacağı nimetleri gördüklerinde onlara daha çok yerinecekler, ettiklerine daha çok pişman olacaklardır. Kur'ân-ı Kerîm'de inkarcıların âhirette hissedecekleri pişmanlığı anlatan ifadelerin birinde şöyle buyurulmaktadır:

    "İşte o gün gerçek egemenlik Rahman'ındır ve o gün inkarcılar için çok zor bir gün olacaktır. O gün, (dünyadayken) haktan sapmış kişi ellerini ısırarak şöyle diyecek: "Keşke Peygamber'le birlikte aynı yolda olsaydım! Eyvah! Keşke falancayı kendime dost edinmeseydim!" (Furkan 25/26-29) (bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu:III/301.)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 09.Eylül.2012, 16:00
    3
    Editör
    Değerli kardeşimiz;
    Hicr Suresi'nin ikinci ayeti Müslümanların nail olacakları her türlü nimete işaret etmektedir. Günahkar müminlerin cehennemden kurtulmaları da bu ayetin kapsamında değerlendirilebilir.

    Hicr Suresi, Ayet 1 ve 2 :

    1. Elif-lâm-râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'an'ın âyetleridir.

    2. Zaman olacak, inkâr edenler, “Keşke Müslüman olsaydık!” diye hayıflanacaklar.

    İlgili Ayetin Açıklaması:

    İnkarcıların ileride, İslâm ve Müslümanlar karşısındaki tutumlarının haksız ve yanlış olduğunun farkına vardıklarında ve bu tutumun kendilerini götürdüğü kötü akıbetle karşılaştıklarında hissedecekleri pişmanlık dile getirilmekte, ama bunun boşuna bir hayıflanma olacağına işaret edilmektedir. Bu suretle dolaylı olarak, muhataplara, "Şimdi Allah'ın âyetlerini dikkatle dinleyip onların ışığıyla inanç ve amel hayatınızı aydınlatmazsanız sizin başınıza gelecek olan budur!" denilmektedir.

    Tefsirlerde inkarcıların bu pişmanlığı ne zaman ve hangi olay veya olaylar karşısında yaşayacakları konusuyla ilgili, "ölüm sırasında", "kıyamet saatinde", "âhirette Müslümanların cehennem ateşinden kurtuldukları vakit" şeklinde üç değişik görüş İleri sürülmüştür.

    Ancak Râzî'nin Zeccâc'a isnat ettiği ve benimsediği "İnkarcı kişi, bir azap manzarasıyla karşılaştığında, Müslümanların güzel bir durumunu gördüğünde hep kendisinin de Müslüman olmadığına hayıflanacaktır" şeklindeki yorum en isabetli olanıdır. Aslında, âyetin ilk muhatapları Hz. Peygamber (sav)'e karşı ilk direnişte bulunup inkâra sapan Mekke müşrikleri olduğuna göre onlar bu pişmanlık halini ilk defa daha Peygamber Efendimiz (sav) Mekke'yi fethettiği, dolayısıyla müşriklerin Müslümanlar karşısında bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yıkılıp gittiklerini gördükleri zaman yaşamışlardır; kuşkusuz âhirette Müslümanların nail olacağı nimetleri gördüklerinde onlara daha çok yerinecekler, ettiklerine daha çok pişman olacaklardır. Kur'ân-ı Kerîm'de inkarcıların âhirette hissedecekleri pişmanlığı anlatan ifadelerin birinde şöyle buyurulmaktadır:

    "İşte o gün gerçek egemenlik Rahman'ındır ve o gün inkarcılar için çok zor bir gün olacaktır. O gün, (dünyadayken) haktan sapmış kişi ellerini ısırarak şöyle diyecek: "Keşke Peygamber'le birlikte aynı yolda olsaydım! Eyvah! Keşke falancayı kendime dost edinmeseydim!" (Furkan 25/26-29) (bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu:III/301.)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder