+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Safevi devletinin kuruluşu Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Safevi devletinin kuruluşu






  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Cevap: safevi devletinin kuruluşu


    Reklam



    Cevap: SAFEVI DEVLETININ KURULUŞU

    Safevi ailesi İran’da Şia yani Hazret-i Peygamber ile evläd ve ahfafından Oniki İmam’a muhabbet edip taraftar olanlarla birlikteİsnä-aşeriyye denilen bir mezhep vardır. Bu mezhebin istinat ettiği Oniki İmam, Hz. Peygamber’in damadı Ali b. Ebi Talib ile evlatları İmam Hasan ve Hüseyin ve Hüseyin oğlu Zeynel Äbidin ve onun oğlu ve torunlari İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer Sadık, İmam Musa Käzım, İmam Ali Rıza. İmam Muhammed Taki,İmam Muhammed Naki, İmam Hasan Askeri ve sahip zaman İmam Muhammed Mehdi’dir. Görüldüğü gibi Safevi äilesi bu Isna-aşeriyye mezhebine mensup ve aslen tarikat şeyhi bir Türk äilesi”dir. Atalarının yolunda zuhur edebilmek için ,halkın’ın yoğun istek ve arzularından , Şeyh’likten Şah’lığa çıkmışlardır.

    Safevi ismi, İsnä-aşeriyye mezhebini devletin resmi mezhebi ilän eden Şah İsmail’in büyük ceddi Şeyh Safiyüddin Erdebili’nin adından alınmıştır.Halis Türk olan Safevi ailesi kanıt olmak üzere yayınladıkları silsilenamelerine göre kendilerini Sädät-i Hüseyniyye’den (İmam Hüseyin b.Ali evladlarından) olduklarını açık şekilde izah etmişlerdir.

    Devlete adı verilen Şeyh Safiyüddin 650 H. (1253M.)’de İran Azerbaycan’ın Erdebil Kasabasında doğmuştur. Babası Hoca Kemalüddin Arabşah’tır. Şeyh Safiyüddün , Halvatiye ve Kalenderlik tarikatı içerisinde İbrahim Zahid Ceylan’niye bağlı olarak yetişmiş ve 735 H. (1334M.)’de hakka yürümüş ve üzerine görkemli bir Türbe inşa edilmişdir. Yerine oğlu Sadreddin Musa Erdebil şeyhi geçmiştir. Şeyh Safiyüddin İran’ da büyük mürid ve muhip kazanmış ve bu arada da İlhanlı hükümdarıMuhammed Hüdabende de ziyaret ederek şahsında hürmet ve misafirperverlik göstermiştir.

    Sadreddin Musa’dan sonra oğlu Aläüddin Ali ve onun oğlu İbrahim’ e kadar siyasi bir emel takip etmeyerek tarikatlarının durumu ile meşgul olmuşlardır.Şeyh İbrahim’inoğlu Şeyh Cüneyd’den itibaren tekrar çalışmalarına başlamışlardır. Hz. Ali ve ehl.i beytine bağlılıktan dolayı doğmuş olan şia mezhebi değişik kollara ayrılmuştır. İmamiyye fırkasından İsnä-aşeriyye mezhebi zuhur etmiştir vede şuanda İran’lıların resmi mezhebidir. Ord.Prof.İsmail Hakkı Uzunçarşılı’da açık şekilde izah etmiştir.

    Şeyh Cüneyd, sonradan Karakoyunlular zamanında faaliyete başlamış ama bu durum Cihanşah ‘ın dikkatini çekmiş ise de Şeyh Cüneyd Anadolu’daki Alevi’ler arasında çok yönlü çalışmalar yapmıştır.

    Osmanlı hükümdarı Sultan II .Murad’dan iyilikle belirli bir alan talep etmiştir.Vede isteği kabul edilmiştir

    Şeyh Cüneyd ,Karaman bölgelerinde çalışmalar yapıp, Türk aşiretleririnden Varsak aşiretini kendine bağlamış, orada epey bir zaman konakladıktan sonra, Samsun ve Trabzon taraflarına geçmiştir. Akabinde Trabzon’a girmiş , fakat bir müddet sonra geri çıkmıştır.

    Şeyh Cüneyd , bundan sonra Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın yanına gitmiştir. Karakoyunlu hükümdarı Cihanşah’a karşı yardım istemiş vede gereken desteği alıp, akabinde Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kız kardeşi Alemşah Hatun’u nikahladı. Sonrada Karakoyunlu devletinin sona ermesi üzerine Şah’ı Erdebil aile ocağına gönderdi.

    Şeyh Cüneyd , yandaşları ile Gürcüler üzerine seferler yapmış ,başarılı sonuçlar elde etmiştir.860H. (1456 M.) Şirvan hakimiSultan Halil ile yaptığı bir müsamada hakka yürümüştür. Hakka yürümesinden sonra Şeyh Cüneyd’in oğlu Şeyh Haydar yerine Erdebil sofularına Şeyh olmuştur.Nejad Birdoğan’a göre, Er’debillilerin Anadolu temsilcileri, Aksaraylı Ebu Hamit Hamidettin (ölm.1412) ve Hacı Bayram Veli’dir (ölm.1430). Ekincilikle imeceyi getiren , ürünü eşit bölüştüren,Ahilerce çiftçi piri sayılan ve on iki dilimli kızıl taç giyenHacı Bayram Veli müridlerinin çoğalması Osmanlı sarayını ürkütmüş der.

    Şeyh Haydar , babasından daha da güçlüydü, Şeyh Cüneyd’in kaldığı yerden ,Gürcüler üzerine seferler yaptı.; annesi Uzun Hasan’ın kızkardeşi olduğu gibi, buda dayısı olan Uzun Hasan Bey’e damad olmuştur bile. Şeyh Haydar ,Şirvan taraflarına hücum ile muvaffak olmuştu , bu aralarda ‘’Akkoyunlu hükumdarı Yakup Bey’’ e bildirilmiş , akabinde kuvvetli çarpışmalardan sonra ‘’maktül ‘’ olmuştur. (893 H.=1448 M.)

    Bundan sonrada Şeyh ailesi hakkında tutuklama emri çıkarmıştır. Sultan Yakup, Erdebil’i işgal etmiş .Şeyh Haydar’ın oğullarını hapse attırmıştır. Vede kendisi ölene kadar , bunları , kaleden özgürlüğüne bırakmamıştır. Bu durumdan kendisine pay çıkarmak isteyen ,Rüstem Beyb. Maksud Mirza, İstahr kalesinde mahpus olan Şeyh Haydar’ın oğullarını serbest bırakarak onlarınErdebil’e yerleşmelerine musade verdi.

    Şeyh Cüneyd’in ölümünden sonra ‘’Erdebil’’sofuları’nın başında oğlu ve ‘’Şah İsmail’in büyük kardeşi ‘’Şehy Ali’’ bulunuyordu. Bu duruma Yakup Bey’in yakını olan, Rüstem Bey’in dikkatini çekmiş ve akabinde ‘’Şah İsmail’’i yanına alarak kimseyle görüştürmedi. Amacı ‘’Ali’’ yi öldürmekti. ‘’Şeyh Ali’’ bu oyundan , haber alıp oradan doğruca ‘’Erdebil’’e geldi. Çevresine yandaşlarını topladı, Rüstem Bey’le korkunç bir savaş yaptı ve dahasında ‘’Şehit’lik şerbetini içti’’ 1494’de ama diğer kardeşleride ‘’Şehitlik şerbetini ‘’tatmış oldu. ‘’Şah İsmail ‘’haricinde. (Osmanlı Tarihi.Ord.Prof.İsmail Hakkı Uzunçarşılı.II Cilt. Sayfa.225)


    Gürbüz Şimşek.


+ Yorum Gönder