Konusunu Oylayın.: Nasıl Hafız Olunur? Nasıl Hafız Ölünür

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nasıl Hafız Olunur? Nasıl Hafız Ölünür
  1. 06.Eylül.2012, 19:53
    1
    Misafir

    Nasıl Hafız Olunur? Nasıl Hafız Ölünür

  2. 08.Eylül.2012, 03:26
    2
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Nasıl Hafız Olunur? Nasıl Hafız Ölünür




    NASIL HÂFIZ OLUNUR, NASIL HÂFIZ ÖLÜNÜR?
    Doç. Dr. Nihat TEMEL*

    I. Kurân-ı Kerîm’i Ezberleme Teknikleri

    Bu makalede çağdaş eğitimcilerin görüşleri ışığında ezber için gerekli olan bilimsel ve uygulamalı yöntemlerden bahsedeceğiz. Eskilerin takip ettikleri metotlardan istifade ederek, teorik bilgilerin yanı sıra, edinilen tecrübelere dayanarak, öğrenciye verilecek kolay ezberleme tekniklerini kısaca şöyle sıralayabiliriz.

    1. Yüzünden düzgün okumayan öğrencilere ezber verilmemelidir. Yüzüne okuması belli bir seviyeye geldikten sonra, azdan çoğa, kolaydan zora doğru, azar azar ezber verilmelidir. Ezber yapılacak yer, hocanın huzurunda önce yüzünden okunmalı, varsa yanlışlar düzeltilmeli, ondan sonra ezber yapmaya başlanmalıdır. Verilecek ezberler öncelikle, kısa sûreler şeklinde yada namaz sûreleri (Duhâ-Nâs arası gibi) olmalıdır. Ezberlerin, namazda düzgün okunabilecek şekilde sağlam ve hatasız olması esas alınmalı, tecvid kaidelerine dikkat ederek okunmalı ve dinlenmelidir. Ezber yaparken sesli (kendisi duyacak kadar) okumak, hem dilin alışması, hem de okuduğu âyetlerdeki hatayı görmesi açısından önemlidir.

    2. Verilen ezberlerin kısa zamanda kavranması için, öncelikle ezberlenen kısmın çokca okunması ve işlek hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bunun için ders, hocası tarafından tashîh-i hurûf ve "tertîl"1 üzere birkaç kez okunmalı, bu esnada telaffûzu zor kelimeler, sık sık tekrarlanmalıdır. Ezberlenecek âyetleri veya sûreyi, öğretmen veya öğretici okurken öğrencilerin Kur’ân-ı Kerîm’i yüzüne bakarak takip etmeleri önemle vurgulanmalı. Öğrenciye ezberlenecek metin verilmeden önce yapılması muhtemel hatalara dikkat çekilmelidir. Zaman elverirse ezber verilecek kısmın iyi okuyanlardan başlanarak, zayıflara doğru hemen her öğrenciye okutulması, okurken yapılan yanlışlıklar daha alışkanlık haline gelmeden tashîh edilmeli, öğrencilerin yanlış telâffuz etmelerine fırsat verilmemelidir.

    3. Öğrenciler grup halinde iseler, ezberlenecek yer, koro halinde okunmak suretiyle yalnız okumadan doğan çekingenlik giderilmelidir.

    4. Ezber yerlerinde geçen önemli tecvid kaideleri sırası geldiğinde izah edilmelidir. Tatbikatı bizzat telâffuz edilerek gösterilmelidir. Bilhassa (medd harfleri başta olmak üzere) uzatılması veya tutulması gereken kelimelere, kalın ve ince sesli harflere dikkat çekilerek, öğrencinin bunları birbirine karıştırmamasına özen gösterilmelidir. Şimdilik ezberlensin sonra düzeltiriz anlayışı yanlıştır. Acele etmemelidir. Öğrenci çoğu zaman, ezberlemek istediği parçayı bıkkınlıkla (şuurunda olmadan) pek çok sefer okuduğu halde istenen neticeyi elde edemez. Bunun sebebi zihninin başka bir şeyde olmasıdır.

    5. Öğrenci öncelikle ezberleyeceği âyetleri veya sûreyi, dilinin hiç sürçmediği bir hâle gelince, baştan itibaren âyet âyet ezberlenerek sona doğru gidilmesi, mesela baştan bir bölüm veya bir âyet ezberlenmesi uygun düşer. Sonra ikinci bölüm veya ikinci âyete geçilerek ezberlenir. Sonra ezberlenen birinci ve ikinci âyet (veya bölüm)ler birlikte ezberden okunur. Bunlara üçüncü bir âyet ezberlenerek ilave edilir. Birinci, ikinci ve üçüncü olarak ezberlenen âyetler, birleştirilerek tamamı ezber okunur. Her defasında başa dönülerek, bu şekilde ilavelerle ezberlenecek âyet ve sûreler tamamlanır.

    6. Mümkünse öğrenci derse gelmeden önce iyi bir bilene ezberini dinletmelidir. Ezberlediği kısımları kıldığı veya kıldırdığı namazlarda da okuması ezberini pekiştirme açısından iyi bir yöntemdir.

    7. Bir diğer önemli husus ezber yapılırken “ağız ve gönül birliği yapılması, ezber ve yüzünden okuma anında, hafızanın asla başka konularla meşgul edilmemesi, dikkatlerin hep ezber yapılacak kısma çekilmesi, bunun yanında başka düşüncelerden kaçınılması gerektiğidir.”

    8. Ezber yapan öğrenci, kendisine tahsis ettiği mushafında, hocanın tespit ettiği hataları kurşun kalemle işaretleyip, bir daha o hataları yapmamalıdır. Bunu Kur’an hocası da takip etmelidir.

    9. Çeşitli İslâm ülkelerinde ezberleme metodları değişiktir. Burada onların hepsinden bahsetme imkanı bulunmadığından ortak noktalarımızı dikkate alarak bizde kullanılan metodu açıklamaya çalışalım. Bu yöntemde ezbere cüz sonundan başlanılır. Hatim (mukabele) okurken cüzlerin başından okumaya başladığımıza göre, sonunda; cüz başından sonuna doğru bir akış sağlanmaktadır ki bu da seri okumayı, sayfaları birbirine bağlamayı kolaylaştırır. Memleketimizde usul şudur; önce birinci cüzün son sahifesinden başlanarak 2., 3. ve 30. cüze kadar son sahifeleri ezberlenir. Sonra son sahifeden bir önceki sahife ezberlenmeye başlanır. Bu ikinci sahife için ham, pişmemiş, çiğ gibi isimler kullanılır. İkinci yani son sahifeye (bir önceki ezberlenen) sahifeye ise has, pişmiş gibi tabirler kullanılır. Hoca önce ham sahifeyi sonra da has sahifeyi beraberce dinler. Bu metod ezber sona erinceye kadar devam eder. Yani cüz sonundan 3. ham 2. ve 1. has, 4. sahife ham 3., 2. ve 1. sahifeler has (daha önce ezberlenmiş) olarak devam eder. Günümüzde kullanılan en kolay ve bir önceki ezberi unutmamak açısından da pekiştirilmiş bir metottur.

    İslâm âleminde çoğunlukla bütüncül metod kullanılır. Ezber yapılırken âyet veya sahife çokça tekrar edilmek suretiyle ezber sağlanır. Cüz başlarından veya sûre sûre ezberlerler. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Kur’an’ı yedi bölüme ayırarak hatmetme tavsiyesini Arap âlemi ezberlemede de kullanmaktadır. Bu metod çok isabetli değildir. Zira memleketimizdeki ezber sisteminin isabetli olduğu; dünyaca yapılan yarışmalarda aldığımız derecelerle tescil edilmiştir.

    10. Kur’an’da ezberlenmesi zor, uzun soluklu metinler (âyetler) vardır. Bu âyetlerin ezberlenmesi için parçalanmaları gerekir. Âyet içerisindeki münasip yerlere vakıflara (secavendlere) göre parçalanıp tekrar bütün olarak ezberlenip o âyet tamamlanıp diğer âyete geçilebilir. Bu tip yerlerde ezberlenen parçaları birbirine bağlamakta zorlukla karşılaşılabilir. Bu zorluk bu sûreyi, bir âyeti tek bir ünite olarak çokça tilâvet etmekle aşılabilir ve öğrencinin karşılaştığı bu zorluk zamanla zayıflar ve yok olur. Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemede genel olarak hâfızların ve hocaların takip ettiği bu metodu benimsiyoruz. Hatta Kur’an’ın ancak bu metotla (parçacı metot) ezberlenebileceği kanaatindeyiz. Memleketimizde sahife sonundan, sahifenin başına doğru ezberleme metodu da uygulanmakla beraber bu metodun çok zor olduğu, kolay bir metod olmadığı da görülmüştür. Hatta tertibi bozduğu için, Suyûti bunun haram olduğunu ifade etmektedir.2

    11. Ham denilen (ezberi ilk defa yapılan) sahife hocanın huzurunda okunur, yanlışlar, hatalar düzeltildikten sonra, bir defa da hocanın sesli olarak ezber yapan kişiye okumasından sonra ezbere başlanması daha isabetli olur.

    12. Ezber yapılırken veya yapılmış ezberi dinletilirken tedvîr3 okuyuş şekli tercih edilmelidir. Çoğu kıraat âlimi bu tarzı benimsemişlerdir ve tercih edilen tarz budur.4

    13. Ezberleme tekniklerine yardımcı olan unsurlardan biri de fizikî mekânlardır. Ezber yapılacak mekân sağlıklı ve verimli olmalıdır. Eğer öğrenci yatılı ise, temizlik ve konfor bakımından evini aratmamalı, kendisine huzurlu ve sağlıklı bir ortam sunulmalıdır. Gürültüden uzak asûde bir ortamda ezber daha kolay yapılır ve kalıcı olur. Ezberin yapıldığı fizikî mekân, oda, dershane göz alıcı ve zihni meşgul eden çizgilerden, renklerden uzak, sade olmalıdır. Uykusunu tam alacak, oksijeni bol bir ortam sağlanmalıdır.

    14. Bir de öğrencinin uyması gereken bir zaman çizelgesi olmalıdır. Öğrenci bu mübarek görevinde başarılı olmak istiyorsa kendi zamanını, durumunu ve yeteneklerini dikkate alarak bu çizelgeyi hazırlaması gerekir. Bu çizelgeyi hoca da takip etmelidir.

    II. Kur’ân-ı Kerîm’i Unutmaktan Koruma

    Kur’an’ı ezberledikten sonra ihmal edip unutmak büyük bir vebaldir. Pek çok âlim bu durumu açıkça ifade etmiştir. Çünkü Ebû Dâvûd’un rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle demektedir: “Ümmetimin tüm günahları bana arz edildi. Kur’an’dan bir sûreyi veya âyeti ezberledikten sonra unutan kişinin günahından daha büyüğünü görmedim."5 Ancak unutmanın, ihtiyarlık, kötürüm hastalık vb. özürler sebebiyle olması müstesnadır. Çünkü Kur’an’ı ezberledikten sonra gereğince âmel ettikleri sürece özür sahiplerine zorluk yoktur.

    Kur’an-ı Unutmamak İçin Neler Yapmalı?

    1. Tekrar etmek ve düzenli bir şekilde Kur’an’la meşgul olmak gerekir.

    Hz. Peygamber (s.a.v.), İbn Ömer’in rivayet ettiği şu hadisinde Kur’an hafızlarının dikkatini bu hususa çekerek; “Kur’an ehlinin durumu, devesini bağlamış kişinin durumu gibidir ki, sahip çıkarsa onu tutar; boş verirse deve gider."6 Kur’an’la meşgul olmak ve ezberi tekrar etmek için vakit gece ve gündüze dağıtılır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kur’an sahibi kalkar, gece ve gündüz Kur’an okursa onu hatırlamaya devam eder; okumazsa unutur."7

    2. Ezberi bitirir bitmez, memleketimizde tecrübe edilen ve verim alınan bir metod vardır ki, üstatlarımız hep onu uygulamışlardır. Öğrencinin unutmaması ve pekiştirmesi için bundan daha kolay, pratik ve sağlam bir yol yoktur. Bu metod şudur:

    Öğrenci ezberini hoca huzurunda hadr8 yoluyla;

    Hergün 1 cüz (20 sahife)=30 günde bitirir.

    Hergün 2 cüz (40 sahife)=15 günde bitirir.

    Hergün 3 cüz(60 sahife)=10 günde bitirir.

    Hergün 5 cüz (100 sahife)=6 günde bitirir.

    Hergün 6 cüz (120 sahife)=5 günde bitirir.

    Hergün 10 cüz (200 sahife)=3 günde bitirir.

    Hergün 15 cüz (300 sahife)=2 günde bitirir.

    Songün 30 cüz (600 sahife)=1 günde bitirir.

    Toplam 72 gün.

    Has tekrarı dediğimiz bu Kur’an tekrarı 72 günde gerçekleşmiş olur Bu metod tecrübe edilmiş uygulanmış ve verim de alınmıştır.

    3. Hatim indirme usulü ile ezberlerin pekiştirilmesi. Hz. Peygamber (s.a.v.)in tavsiye niteliğinde İbn Amr’ın rivâyet ettiği şu hadisi zikretmek gerekir: Hz Peygamber (s.a.v.) İbn Ömer’e “Her ay Kur’an’ı oku (hatmet) dedi. İbn Ömer “(Daha fazlasına) gücüm yeter" dedi Hz. Peygamber (s.a.v.) “Öyleyse yirmi gecede oku" dedi. İbn Ömer yine “(Daha fazlasına) gücüm yeter" diye cevap verdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) de “ Öyleyse yedi gecede oku, daha kısa zamanda bitirme" dedi.9 Bu hadis tavsiye niteliğinde hatim süresinin en uzun ve en kısa limitlerini vermektedir. Yoksa bu limitler vacip değildir. Ancak tilâvet esnasında düşünmek ve ibret almak yönünü de gözetmek gerekir. Bu yüzden rivayet edilen hadiste Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle söylemektedir:” Üç günden daha kısa sürede Kur’an’ı okuyan onu anlayarak okumamış demektir”.10 Memleketimizde hatim (mukabele) geleneği hâfızlarımız için bir fırsattır. Bunu en iyi en verimli şekilde değerlendireceklerine inanıyorum.

    4. Başkasından dinlemek. Bu çok etkili bir yoldur. Çünkü kişi ne kadar zeki ve uyanık olursa olsun her zaman zayıf yönleri vardır ve bildiği bazı şeyleri muhakkak unutur. Hatta Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Aişe’nin rivâyetine göre bir gece mescitte Kur’an okuyan bir kişiyi dinlemiş ve “Allah ona rahmet etsin! Bana falan sûredeki unuttuğum falan âyeti hatırlattı" demiştir.11 İbn Mes'ûd da "Hz. Peygamber (s.a.v.)'in mübarek ağzından yetmiş küsür sûre ezberledim" demektedir.12 Dinletmek de hatırlamak için önemli bir faktördür.

    5. Anlamlara vakıf olmak ve üzerinde düşünmek. Bu, Kur’ân-ı Kerîm’in inmesindeki hedeftir. Cenâb-ı Hak “Kur’an’ı derin derin düşünmüyorlar mı?"13 diye buyurmaktadır. Tilâvet esnasında âyetler üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek, ezberi güçlendirir ve sağlamlaştırır.

    Mübarek kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’in ezberlenmesine Hz. Peygamber zamanında başlanılmış ve Asr-ı Saadette çok sayıda Hâfızu’l-Kur’an yetişmiştir ki bu da sahabe döneminde Kur’an’ın hıfzına duyulan alakayı göstermektedir. Her asırda ve İslâm âleminin her bölgesinde Kur’ân-ı Kerîm’i küçük yaştan itibaren ezberleyenlerin sayıları pek çoktur. Evliya Çelebi’nin ifadesine göre, onun zamanında, İstanbul’da altı bin erkek hâfız ve üç bin de kadın hâfıza olmak üzere dokuz bin kişi Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere biliyordu.14 Bundan dolayı asırlar öncesinden bu güne kadar müslümanlarca Kur’an’ın hıfzına gösterilen alaka nedeniyle, günümüzde de erkek ve kadın hâfızlar yanında yedi ile on yaş arası çocuklardan Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bilenlerin sayısı pek çoktur.
    *Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi


    DİPNOTLAR

    1) Tertîl, ağır ağır, tane tane her harfin hakkını vererek, tecvidli okumaktır.

    2) Suyûtî, el-İtkân, II/100.

    3) Tedvîr: Kıraat, Istılahında tahkikle hadr arası orta bir okuyuştan ibarettir. Tedvirde, münfasıl, arız ve muttasıl medler üçer elif, lazım med ise dört elif miktarıdır. Nihat Temel, Kıraat ve Tecvid Istılahları, s. 130.

    4) Suyûtî, el-İtkân, II/100.

    5) Ebû Dâvâd, “Salât” 316.

    6) Bu hadis muhtelefün aleyhtir. Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”, 1921.

    7) Müslim, “Fedâilü’l-Kur’an”, 544.

    8) Hadr, tecvid kurallarına riayet etmek koşuluyla kelimeleri hızlı telaffuz etmek, medleri asgari ölçülerde çekmektir.

    9) Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”,1927.

    10) Ebû Dâvûd, “Salât”, 114.

    11) Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”, 1922.

    12) Ebû Abdullah Şemseddin Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâi'l-kibâr ale't-tabakat ve'l-a'sâr, I/34.

    13) en-Nisâ, 4/82.

    14) Evliya Çelebi, Seyahatnâme, İstanbul 1314, I, 524.


  3. 08.Eylül.2012, 03:26
    2
    Devamlı Üye



    NASIL HÂFIZ OLUNUR, NASIL HÂFIZ ÖLÜNÜR?
    Doç. Dr. Nihat TEMEL*

    I. Kurân-ı Kerîm’i Ezberleme Teknikleri

    Bu makalede çağdaş eğitimcilerin görüşleri ışığında ezber için gerekli olan bilimsel ve uygulamalı yöntemlerden bahsedeceğiz. Eskilerin takip ettikleri metotlardan istifade ederek, teorik bilgilerin yanı sıra, edinilen tecrübelere dayanarak, öğrenciye verilecek kolay ezberleme tekniklerini kısaca şöyle sıralayabiliriz.

    1. Yüzünden düzgün okumayan öğrencilere ezber verilmemelidir. Yüzüne okuması belli bir seviyeye geldikten sonra, azdan çoğa, kolaydan zora doğru, azar azar ezber verilmelidir. Ezber yapılacak yer, hocanın huzurunda önce yüzünden okunmalı, varsa yanlışlar düzeltilmeli, ondan sonra ezber yapmaya başlanmalıdır. Verilecek ezberler öncelikle, kısa sûreler şeklinde yada namaz sûreleri (Duhâ-Nâs arası gibi) olmalıdır. Ezberlerin, namazda düzgün okunabilecek şekilde sağlam ve hatasız olması esas alınmalı, tecvid kaidelerine dikkat ederek okunmalı ve dinlenmelidir. Ezber yaparken sesli (kendisi duyacak kadar) okumak, hem dilin alışması, hem de okuduğu âyetlerdeki hatayı görmesi açısından önemlidir.

    2. Verilen ezberlerin kısa zamanda kavranması için, öncelikle ezberlenen kısmın çokca okunması ve işlek hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bunun için ders, hocası tarafından tashîh-i hurûf ve "tertîl"1 üzere birkaç kez okunmalı, bu esnada telaffûzu zor kelimeler, sık sık tekrarlanmalıdır. Ezberlenecek âyetleri veya sûreyi, öğretmen veya öğretici okurken öğrencilerin Kur’ân-ı Kerîm’i yüzüne bakarak takip etmeleri önemle vurgulanmalı. Öğrenciye ezberlenecek metin verilmeden önce yapılması muhtemel hatalara dikkat çekilmelidir. Zaman elverirse ezber verilecek kısmın iyi okuyanlardan başlanarak, zayıflara doğru hemen her öğrenciye okutulması, okurken yapılan yanlışlıklar daha alışkanlık haline gelmeden tashîh edilmeli, öğrencilerin yanlış telâffuz etmelerine fırsat verilmemelidir.

    3. Öğrenciler grup halinde iseler, ezberlenecek yer, koro halinde okunmak suretiyle yalnız okumadan doğan çekingenlik giderilmelidir.

    4. Ezber yerlerinde geçen önemli tecvid kaideleri sırası geldiğinde izah edilmelidir. Tatbikatı bizzat telâffuz edilerek gösterilmelidir. Bilhassa (medd harfleri başta olmak üzere) uzatılması veya tutulması gereken kelimelere, kalın ve ince sesli harflere dikkat çekilerek, öğrencinin bunları birbirine karıştırmamasına özen gösterilmelidir. Şimdilik ezberlensin sonra düzeltiriz anlayışı yanlıştır. Acele etmemelidir. Öğrenci çoğu zaman, ezberlemek istediği parçayı bıkkınlıkla (şuurunda olmadan) pek çok sefer okuduğu halde istenen neticeyi elde edemez. Bunun sebebi zihninin başka bir şeyde olmasıdır.

    5. Öğrenci öncelikle ezberleyeceği âyetleri veya sûreyi, dilinin hiç sürçmediği bir hâle gelince, baştan itibaren âyet âyet ezberlenerek sona doğru gidilmesi, mesela baştan bir bölüm veya bir âyet ezberlenmesi uygun düşer. Sonra ikinci bölüm veya ikinci âyete geçilerek ezberlenir. Sonra ezberlenen birinci ve ikinci âyet (veya bölüm)ler birlikte ezberden okunur. Bunlara üçüncü bir âyet ezberlenerek ilave edilir. Birinci, ikinci ve üçüncü olarak ezberlenen âyetler, birleştirilerek tamamı ezber okunur. Her defasında başa dönülerek, bu şekilde ilavelerle ezberlenecek âyet ve sûreler tamamlanır.

    6. Mümkünse öğrenci derse gelmeden önce iyi bir bilene ezberini dinletmelidir. Ezberlediği kısımları kıldığı veya kıldırdığı namazlarda da okuması ezberini pekiştirme açısından iyi bir yöntemdir.

    7. Bir diğer önemli husus ezber yapılırken “ağız ve gönül birliği yapılması, ezber ve yüzünden okuma anında, hafızanın asla başka konularla meşgul edilmemesi, dikkatlerin hep ezber yapılacak kısma çekilmesi, bunun yanında başka düşüncelerden kaçınılması gerektiğidir.”

    8. Ezber yapan öğrenci, kendisine tahsis ettiği mushafında, hocanın tespit ettiği hataları kurşun kalemle işaretleyip, bir daha o hataları yapmamalıdır. Bunu Kur’an hocası da takip etmelidir.

    9. Çeşitli İslâm ülkelerinde ezberleme metodları değişiktir. Burada onların hepsinden bahsetme imkanı bulunmadığından ortak noktalarımızı dikkate alarak bizde kullanılan metodu açıklamaya çalışalım. Bu yöntemde ezbere cüz sonundan başlanılır. Hatim (mukabele) okurken cüzlerin başından okumaya başladığımıza göre, sonunda; cüz başından sonuna doğru bir akış sağlanmaktadır ki bu da seri okumayı, sayfaları birbirine bağlamayı kolaylaştırır. Memleketimizde usul şudur; önce birinci cüzün son sahifesinden başlanarak 2., 3. ve 30. cüze kadar son sahifeleri ezberlenir. Sonra son sahifeden bir önceki sahife ezberlenmeye başlanır. Bu ikinci sahife için ham, pişmemiş, çiğ gibi isimler kullanılır. İkinci yani son sahifeye (bir önceki ezberlenen) sahifeye ise has, pişmiş gibi tabirler kullanılır. Hoca önce ham sahifeyi sonra da has sahifeyi beraberce dinler. Bu metod ezber sona erinceye kadar devam eder. Yani cüz sonundan 3. ham 2. ve 1. has, 4. sahife ham 3., 2. ve 1. sahifeler has (daha önce ezberlenmiş) olarak devam eder. Günümüzde kullanılan en kolay ve bir önceki ezberi unutmamak açısından da pekiştirilmiş bir metottur.

    İslâm âleminde çoğunlukla bütüncül metod kullanılır. Ezber yapılırken âyet veya sahife çokça tekrar edilmek suretiyle ezber sağlanır. Cüz başlarından veya sûre sûre ezberlerler. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Kur’an’ı yedi bölüme ayırarak hatmetme tavsiyesini Arap âlemi ezberlemede de kullanmaktadır. Bu metod çok isabetli değildir. Zira memleketimizdeki ezber sisteminin isabetli olduğu; dünyaca yapılan yarışmalarda aldığımız derecelerle tescil edilmiştir.

    10. Kur’an’da ezberlenmesi zor, uzun soluklu metinler (âyetler) vardır. Bu âyetlerin ezberlenmesi için parçalanmaları gerekir. Âyet içerisindeki münasip yerlere vakıflara (secavendlere) göre parçalanıp tekrar bütün olarak ezberlenip o âyet tamamlanıp diğer âyete geçilebilir. Bu tip yerlerde ezberlenen parçaları birbirine bağlamakta zorlukla karşılaşılabilir. Bu zorluk bu sûreyi, bir âyeti tek bir ünite olarak çokça tilâvet etmekle aşılabilir ve öğrencinin karşılaştığı bu zorluk zamanla zayıflar ve yok olur. Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemede genel olarak hâfızların ve hocaların takip ettiği bu metodu benimsiyoruz. Hatta Kur’an’ın ancak bu metotla (parçacı metot) ezberlenebileceği kanaatindeyiz. Memleketimizde sahife sonundan, sahifenin başına doğru ezberleme metodu da uygulanmakla beraber bu metodun çok zor olduğu, kolay bir metod olmadığı da görülmüştür. Hatta tertibi bozduğu için, Suyûti bunun haram olduğunu ifade etmektedir.2

    11. Ham denilen (ezberi ilk defa yapılan) sahife hocanın huzurunda okunur, yanlışlar, hatalar düzeltildikten sonra, bir defa da hocanın sesli olarak ezber yapan kişiye okumasından sonra ezbere başlanması daha isabetli olur.

    12. Ezber yapılırken veya yapılmış ezberi dinletilirken tedvîr3 okuyuş şekli tercih edilmelidir. Çoğu kıraat âlimi bu tarzı benimsemişlerdir ve tercih edilen tarz budur.4

    13. Ezberleme tekniklerine yardımcı olan unsurlardan biri de fizikî mekânlardır. Ezber yapılacak mekân sağlıklı ve verimli olmalıdır. Eğer öğrenci yatılı ise, temizlik ve konfor bakımından evini aratmamalı, kendisine huzurlu ve sağlıklı bir ortam sunulmalıdır. Gürültüden uzak asûde bir ortamda ezber daha kolay yapılır ve kalıcı olur. Ezberin yapıldığı fizikî mekân, oda, dershane göz alıcı ve zihni meşgul eden çizgilerden, renklerden uzak, sade olmalıdır. Uykusunu tam alacak, oksijeni bol bir ortam sağlanmalıdır.

    14. Bir de öğrencinin uyması gereken bir zaman çizelgesi olmalıdır. Öğrenci bu mübarek görevinde başarılı olmak istiyorsa kendi zamanını, durumunu ve yeteneklerini dikkate alarak bu çizelgeyi hazırlaması gerekir. Bu çizelgeyi hoca da takip etmelidir.

    II. Kur’ân-ı Kerîm’i Unutmaktan Koruma

    Kur’an’ı ezberledikten sonra ihmal edip unutmak büyük bir vebaldir. Pek çok âlim bu durumu açıkça ifade etmiştir. Çünkü Ebû Dâvûd’un rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle demektedir: “Ümmetimin tüm günahları bana arz edildi. Kur’an’dan bir sûreyi veya âyeti ezberledikten sonra unutan kişinin günahından daha büyüğünü görmedim."5 Ancak unutmanın, ihtiyarlık, kötürüm hastalık vb. özürler sebebiyle olması müstesnadır. Çünkü Kur’an’ı ezberledikten sonra gereğince âmel ettikleri sürece özür sahiplerine zorluk yoktur.

    Kur’an-ı Unutmamak İçin Neler Yapmalı?

    1. Tekrar etmek ve düzenli bir şekilde Kur’an’la meşgul olmak gerekir.

    Hz. Peygamber (s.a.v.), İbn Ömer’in rivayet ettiği şu hadisinde Kur’an hafızlarının dikkatini bu hususa çekerek; “Kur’an ehlinin durumu, devesini bağlamış kişinin durumu gibidir ki, sahip çıkarsa onu tutar; boş verirse deve gider."6 Kur’an’la meşgul olmak ve ezberi tekrar etmek için vakit gece ve gündüze dağıtılır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kur’an sahibi kalkar, gece ve gündüz Kur’an okursa onu hatırlamaya devam eder; okumazsa unutur."7

    2. Ezberi bitirir bitmez, memleketimizde tecrübe edilen ve verim alınan bir metod vardır ki, üstatlarımız hep onu uygulamışlardır. Öğrencinin unutmaması ve pekiştirmesi için bundan daha kolay, pratik ve sağlam bir yol yoktur. Bu metod şudur:

    Öğrenci ezberini hoca huzurunda hadr8 yoluyla;

    Hergün 1 cüz (20 sahife)=30 günde bitirir.

    Hergün 2 cüz (40 sahife)=15 günde bitirir.

    Hergün 3 cüz(60 sahife)=10 günde bitirir.

    Hergün 5 cüz (100 sahife)=6 günde bitirir.

    Hergün 6 cüz (120 sahife)=5 günde bitirir.

    Hergün 10 cüz (200 sahife)=3 günde bitirir.

    Hergün 15 cüz (300 sahife)=2 günde bitirir.

    Songün 30 cüz (600 sahife)=1 günde bitirir.

    Toplam 72 gün.

    Has tekrarı dediğimiz bu Kur’an tekrarı 72 günde gerçekleşmiş olur Bu metod tecrübe edilmiş uygulanmış ve verim de alınmıştır.

    3. Hatim indirme usulü ile ezberlerin pekiştirilmesi. Hz. Peygamber (s.a.v.)in tavsiye niteliğinde İbn Amr’ın rivâyet ettiği şu hadisi zikretmek gerekir: Hz Peygamber (s.a.v.) İbn Ömer’e “Her ay Kur’an’ı oku (hatmet) dedi. İbn Ömer “(Daha fazlasına) gücüm yeter" dedi Hz. Peygamber (s.a.v.) “Öyleyse yirmi gecede oku" dedi. İbn Ömer yine “(Daha fazlasına) gücüm yeter" diye cevap verdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) de “ Öyleyse yedi gecede oku, daha kısa zamanda bitirme" dedi.9 Bu hadis tavsiye niteliğinde hatim süresinin en uzun ve en kısa limitlerini vermektedir. Yoksa bu limitler vacip değildir. Ancak tilâvet esnasında düşünmek ve ibret almak yönünü de gözetmek gerekir. Bu yüzden rivayet edilen hadiste Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle söylemektedir:” Üç günden daha kısa sürede Kur’an’ı okuyan onu anlayarak okumamış demektir”.10 Memleketimizde hatim (mukabele) geleneği hâfızlarımız için bir fırsattır. Bunu en iyi en verimli şekilde değerlendireceklerine inanıyorum.

    4. Başkasından dinlemek. Bu çok etkili bir yoldur. Çünkü kişi ne kadar zeki ve uyanık olursa olsun her zaman zayıf yönleri vardır ve bildiği bazı şeyleri muhakkak unutur. Hatta Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Aişe’nin rivâyetine göre bir gece mescitte Kur’an okuyan bir kişiyi dinlemiş ve “Allah ona rahmet etsin! Bana falan sûredeki unuttuğum falan âyeti hatırlattı" demiştir.11 İbn Mes'ûd da "Hz. Peygamber (s.a.v.)'in mübarek ağzından yetmiş küsür sûre ezberledim" demektedir.12 Dinletmek de hatırlamak için önemli bir faktördür.

    5. Anlamlara vakıf olmak ve üzerinde düşünmek. Bu, Kur’ân-ı Kerîm’in inmesindeki hedeftir. Cenâb-ı Hak “Kur’an’ı derin derin düşünmüyorlar mı?"13 diye buyurmaktadır. Tilâvet esnasında âyetler üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek, ezberi güçlendirir ve sağlamlaştırır.

    Mübarek kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’in ezberlenmesine Hz. Peygamber zamanında başlanılmış ve Asr-ı Saadette çok sayıda Hâfızu’l-Kur’an yetişmiştir ki bu da sahabe döneminde Kur’an’ın hıfzına duyulan alakayı göstermektedir. Her asırda ve İslâm âleminin her bölgesinde Kur’ân-ı Kerîm’i küçük yaştan itibaren ezberleyenlerin sayıları pek çoktur. Evliya Çelebi’nin ifadesine göre, onun zamanında, İstanbul’da altı bin erkek hâfız ve üç bin de kadın hâfıza olmak üzere dokuz bin kişi Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere biliyordu.14 Bundan dolayı asırlar öncesinden bu güne kadar müslümanlarca Kur’an’ın hıfzına gösterilen alaka nedeniyle, günümüzde de erkek ve kadın hâfızlar yanında yedi ile on yaş arası çocuklardan Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bilenlerin sayısı pek çoktur.
    *Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi


    DİPNOTLAR

    1) Tertîl, ağır ağır, tane tane her harfin hakkını vererek, tecvidli okumaktır.

    2) Suyûtî, el-İtkân, II/100.

    3) Tedvîr: Kıraat, Istılahında tahkikle hadr arası orta bir okuyuştan ibarettir. Tedvirde, münfasıl, arız ve muttasıl medler üçer elif, lazım med ise dört elif miktarıdır. Nihat Temel, Kıraat ve Tecvid Istılahları, s. 130.

    4) Suyûtî, el-İtkân, II/100.

    5) Ebû Dâvâd, “Salât” 316.

    6) Bu hadis muhtelefün aleyhtir. Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”, 1921.

    7) Müslim, “Fedâilü’l-Kur’an”, 544.

    8) Hadr, tecvid kurallarına riayet etmek koşuluyla kelimeleri hızlı telaffuz etmek, medleri asgari ölçülerde çekmektir.

    9) Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”,1927.

    10) Ebû Dâvûd, “Salât”, 114.

    11) Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’an”, 1922.

    12) Ebû Abdullah Şemseddin Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâi'l-kibâr ale't-tabakat ve'l-a'sâr, I/34.

    13) en-Nisâ, 4/82.

    14) Evliya Çelebi, Seyahatnâme, İstanbul 1314, I, 524.





+ Yorum Gönder