Konusunu Oylayın.: Hacı Adaylarının Eğitimi - İsmail ÖZELBAŞ

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hacı Adaylarının Eğitimi - İsmail ÖZELBAŞ
  1. 06.Eylül.2012, 19:46
    1
    Misafir

    Hacı Adaylarının Eğitimi - İsmail ÖZELBAŞ

  2. 10.Eylül.2012, 01:41
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hacı Adaylarının Eğitimi - İsmail ÖZELBAŞ




    HACI ADAYLARININ EĞİTİMİ


    İsmail ÖZELBAŞ*
    Hac ibadeti, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan ve aynı inancı paylaşan müslümanlar tarafından gerçekleştirilen ziyarettir. Bu ibadeti yapacak müslümanların kendilerini ilmen ve kalben hazırlamaları gerekmektedir. Her ne kadar müslüman olan, mikatta niyet edip ihrama giren ve Arafat gününde orada hac niyetiyle bulunan ardından da ziyaret tavafını yapan kişi hacı olursa da hedef bundan daha fazlası olmalıdır.

    Eğitim Seminerlerinde Hacının Öğrenmesi Hedeflenen Genel Bilgiler:

    ♦ Hac intikali ile ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan gelen kurumsal bilgileri öğrenmek.

    ♦ Kafile halinde yolculuğun gerektirdiği disiplini, müsamahayı, karşılaşılabilecek problemleri ve çözümleme yöntemlerini öğrenmek.

    ♦ Farklı bir ülkede olmanın getireceği sosyal, kültürel, iklimsel farklılıklara uyum sağlamayı, ikamet ve ibadet esnasındaki yoğunluktan kaynaklanan problemlerin çözüm yollarını; karşılaşılabilecek sağlık ve diğer sorunlarını ve alınabilecek tedbirler hakkında fikir sahibi olmak.

    ♦ Yapılacak ibadetin eksiksiz ve kusursuz olması için gereken ilmihal bilgilerini öğrenmek.

    ♦ İhram, mîkat, harem, Kâbe, tavaf, sa’y, Makam-ı İbrahim, Arafat, Müzdelife, Mina, şeytan taşlama gibi hac kavramlarını ve bunların hikmetlerini öğrenmek.

    ♦ Türkiye’de iken hazırlanması gereken eşyalardan, yolculuk esnasında yanında bulunması gerekenlere, oradan alması uygun olan ve almaması gereken şeylere ve bunlarla ilgili karşılaşabilecek sorunlara, paranın muhafazasına kadar yolculuğa özel bilgileri öğrenmek.

    ♦ Yapacağı hac ibadeti esnasında ülkesinin de temsilcisi olduğu bilinciyle giyim, tavır, kafile düzeni gibi hususlarda itinalı olmayı öğrenmek.

    ♦ Hacca gitmeden önce hayatını gözden geçirmiş, özellikle kul hakkı olarak bildiklerini sahiplerine iade etmiş, bulamadıkları için araştırma yapmış ve bulduğunda sahibine hakkını vermeye bulamadığında yoksullara vermeye karar almış, bilemediği hata ve kusurları için elinden geldiğince infak etmiş olmayı öğrenmek.

    ♦ Hata ve kusurlarının oluşmasına sebep olan mizacındaki eksiklikleri tespit edip, alması gereken tedbirleri öğretmek.

    Diyanet İşleri Başkanlığının 10 hafta süren hac seminerlerine hacılarımızın katılması ibadetin niteliği açısından çok önemlidir. Bu konudaki önemli yanlışlardan biri, bu seminerlerin sadece Diyanet İşleri Başkanlığı ile hacca gideceklere ait olduğu sanılması ve şirketle hacca giden hacıların çoğu bu eğitimden mahrum kalmasıdır. Hacı adaylarımıza, Türkiye’nin her ilçesinde yapılan seminerlere kayıt olduğu ilçe veya diğer ilçe hatta şehirlerde şirket-diyanet ayırımı yapmadan katılmalarını, görevlilerin tecrübeleriyle anlattığı olumsuzlukları iyi dinleyerek aynı hatalara düşmemelerini, topluca yapılan ve bütün dünya ülkeleriyle bize yabancı bir ülkede buluştuğumuz hac ibadetinin zorluklarını, aşma yöntemlerini ve anlama biçimini kavramayı tavsiye ediyorum.

    Hac eğitimi almamış hacılarımız sadece ibadetin şekline yoğunlaştığında, orada yaşadığı sosyal problemler yüzünden ve Kâbe’nin dışındaki meselelerle uğraşmaktan neredeyse şuurlu olarak tavaf bile yapamama ile karşı karşıya kalmaktadır. Örneğin bazı hacı adaylarımız hac seminerlerine sadece hac malzemesinin ne zaman verileceği, aşının ne zaman olacağı, kafilesinin ne zaman belli olacağı, oda arkadaşının kim olacağını öğrenmek için katılmakta, havaalanında ise büyük bir telaş içinde biletini, pasaportunu aramakta, valizlerini vermek için uzun süre ayakta beklemekte ve görevlilerle sözlü tartışmalara girmektedir. Oysa bu teknik konularda bugüne kadar hiç kimse mağdur olmamıştır. Seminerlerde bunları öğrenen ve görevlilere her aklına geleni söyleyerek ortamı karıştırmak yerine tecrübeli görevlilerin yönetimine izin verenlerin kendileri de hac arkadaşları da huzurlu bir yolculuk yapmaktadır.

    Eğitimi eksik bir kısım hacılarımız ise, Mekke’ye ulaştığında otelin içini, dışını, tuvalet biçimini, odasını, oda arkadaşını, görevlileri, ilk tavafa gitme programını beğenmeme tavrını ortaya koyabiliyor. Kâbe’ye giderken gördüğü sokak manzaralarını, hacıların giyimini ve tavrını, Kâbe civarındaki binaları, Harem’in avlusunda oturan, yatan, yemek yiyen hacıları diline doluyor. Bu durum kalbini katılaştırıyor ve zihnini meşgul edebiliyor. Tavafta ise diğer hacılar istemeden de olsa yoğunluk sebebiyle kendisine çarptığında onlara karşılık veriyor, kendisini ibadete vermek yerine tavafı düzene sokmaya çalışan görevliymiş gibi yararsız, sonuç vermeyen hatta çevreyi rahatsız eden kişi durumuna sokabiliyor.

    Orada bedenimizi verimli kullanabilmek için daha buradayken yürüyüş ve beden hareketleri ile direncimizi geliştirmeliyiz.

    İbadetleri iyi öğrenerek eksiksiz yapmayı ve fazladan yapacaklarımızı da sayı ile değil nitelikle ve sonrasındaki yapacağımız esas görevlerimizi etkilemeyecek seviyede yapmalıyız.

    Hacda davranış hataları kadar çarşı gezmesi, kaybolma ve aşırı ibadetten kaynaklanan yorgunluk, düzensiz beslenme ve klima kullanmama, toplu yaşama alışkanlığı olmadığından hijyene dikkat etmemekten doğan sağlık problemleri ile de karşılaşılmaktadır. Alafranga tuvalet kullanma alışkanlığının olmaması hacılarımızın karşılaştığı en önemli meselelerdendir.

    Hacı adayları özel sağlık problemlerini önceden bildirmeli ve yanlarında muhakkak sağlıklı bir refakatçi bulunmalıdır.


    *Vaiz, Üsküdar Müftülüğü


  3. 10.Eylül.2012, 01:41
    2
    Özel Üye



    HACI ADAYLARININ EĞİTİMİ


    İsmail ÖZELBAŞ*
    Hac ibadeti, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan ve aynı inancı paylaşan müslümanlar tarafından gerçekleştirilen ziyarettir. Bu ibadeti yapacak müslümanların kendilerini ilmen ve kalben hazırlamaları gerekmektedir. Her ne kadar müslüman olan, mikatta niyet edip ihrama giren ve Arafat gününde orada hac niyetiyle bulunan ardından da ziyaret tavafını yapan kişi hacı olursa da hedef bundan daha fazlası olmalıdır.

    Eğitim Seminerlerinde Hacının Öğrenmesi Hedeflenen Genel Bilgiler:

    ♦ Hac intikali ile ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan gelen kurumsal bilgileri öğrenmek.

    ♦ Kafile halinde yolculuğun gerektirdiği disiplini, müsamahayı, karşılaşılabilecek problemleri ve çözümleme yöntemlerini öğrenmek.

    ♦ Farklı bir ülkede olmanın getireceği sosyal, kültürel, iklimsel farklılıklara uyum sağlamayı, ikamet ve ibadet esnasındaki yoğunluktan kaynaklanan problemlerin çözüm yollarını; karşılaşılabilecek sağlık ve diğer sorunlarını ve alınabilecek tedbirler hakkında fikir sahibi olmak.

    ♦ Yapılacak ibadetin eksiksiz ve kusursuz olması için gereken ilmihal bilgilerini öğrenmek.

    ♦ İhram, mîkat, harem, Kâbe, tavaf, sa’y, Makam-ı İbrahim, Arafat, Müzdelife, Mina, şeytan taşlama gibi hac kavramlarını ve bunların hikmetlerini öğrenmek.

    ♦ Türkiye’de iken hazırlanması gereken eşyalardan, yolculuk esnasında yanında bulunması gerekenlere, oradan alması uygun olan ve almaması gereken şeylere ve bunlarla ilgili karşılaşabilecek sorunlara, paranın muhafazasına kadar yolculuğa özel bilgileri öğrenmek.

    ♦ Yapacağı hac ibadeti esnasında ülkesinin de temsilcisi olduğu bilinciyle giyim, tavır, kafile düzeni gibi hususlarda itinalı olmayı öğrenmek.

    ♦ Hacca gitmeden önce hayatını gözden geçirmiş, özellikle kul hakkı olarak bildiklerini sahiplerine iade etmiş, bulamadıkları için araştırma yapmış ve bulduğunda sahibine hakkını vermeye bulamadığında yoksullara vermeye karar almış, bilemediği hata ve kusurları için elinden geldiğince infak etmiş olmayı öğrenmek.

    ♦ Hata ve kusurlarının oluşmasına sebep olan mizacındaki eksiklikleri tespit edip, alması gereken tedbirleri öğretmek.

    Diyanet İşleri Başkanlığının 10 hafta süren hac seminerlerine hacılarımızın katılması ibadetin niteliği açısından çok önemlidir. Bu konudaki önemli yanlışlardan biri, bu seminerlerin sadece Diyanet İşleri Başkanlığı ile hacca gideceklere ait olduğu sanılması ve şirketle hacca giden hacıların çoğu bu eğitimden mahrum kalmasıdır. Hacı adaylarımıza, Türkiye’nin her ilçesinde yapılan seminerlere kayıt olduğu ilçe veya diğer ilçe hatta şehirlerde şirket-diyanet ayırımı yapmadan katılmalarını, görevlilerin tecrübeleriyle anlattığı olumsuzlukları iyi dinleyerek aynı hatalara düşmemelerini, topluca yapılan ve bütün dünya ülkeleriyle bize yabancı bir ülkede buluştuğumuz hac ibadetinin zorluklarını, aşma yöntemlerini ve anlama biçimini kavramayı tavsiye ediyorum.

    Hac eğitimi almamış hacılarımız sadece ibadetin şekline yoğunlaştığında, orada yaşadığı sosyal problemler yüzünden ve Kâbe’nin dışındaki meselelerle uğraşmaktan neredeyse şuurlu olarak tavaf bile yapamama ile karşı karşıya kalmaktadır. Örneğin bazı hacı adaylarımız hac seminerlerine sadece hac malzemesinin ne zaman verileceği, aşının ne zaman olacağı, kafilesinin ne zaman belli olacağı, oda arkadaşının kim olacağını öğrenmek için katılmakta, havaalanında ise büyük bir telaş içinde biletini, pasaportunu aramakta, valizlerini vermek için uzun süre ayakta beklemekte ve görevlilerle sözlü tartışmalara girmektedir. Oysa bu teknik konularda bugüne kadar hiç kimse mağdur olmamıştır. Seminerlerde bunları öğrenen ve görevlilere her aklına geleni söyleyerek ortamı karıştırmak yerine tecrübeli görevlilerin yönetimine izin verenlerin kendileri de hac arkadaşları da huzurlu bir yolculuk yapmaktadır.

    Eğitimi eksik bir kısım hacılarımız ise, Mekke’ye ulaştığında otelin içini, dışını, tuvalet biçimini, odasını, oda arkadaşını, görevlileri, ilk tavafa gitme programını beğenmeme tavrını ortaya koyabiliyor. Kâbe’ye giderken gördüğü sokak manzaralarını, hacıların giyimini ve tavrını, Kâbe civarındaki binaları, Harem’in avlusunda oturan, yatan, yemek yiyen hacıları diline doluyor. Bu durum kalbini katılaştırıyor ve zihnini meşgul edebiliyor. Tavafta ise diğer hacılar istemeden de olsa yoğunluk sebebiyle kendisine çarptığında onlara karşılık veriyor, kendisini ibadete vermek yerine tavafı düzene sokmaya çalışan görevliymiş gibi yararsız, sonuç vermeyen hatta çevreyi rahatsız eden kişi durumuna sokabiliyor.

    Orada bedenimizi verimli kullanabilmek için daha buradayken yürüyüş ve beden hareketleri ile direncimizi geliştirmeliyiz.

    İbadetleri iyi öğrenerek eksiksiz yapmayı ve fazladan yapacaklarımızı da sayı ile değil nitelikle ve sonrasındaki yapacağımız esas görevlerimizi etkilemeyecek seviyede yapmalıyız.

    Hacda davranış hataları kadar çarşı gezmesi, kaybolma ve aşırı ibadetten kaynaklanan yorgunluk, düzensiz beslenme ve klima kullanmama, toplu yaşama alışkanlığı olmadığından hijyene dikkat etmemekten doğan sağlık problemleri ile de karşılaşılmaktadır. Alafranga tuvalet kullanma alışkanlığının olmaması hacılarımızın karşılaştığı en önemli meselelerdendir.

    Hacı adayları özel sağlık problemlerini önceden bildirmeli ve yanlarında muhakkak sağlıklı bir refakatçi bulunmalıdır.


    *Vaiz, Üsküdar Müftülüğü





+ Yorum Gönder