Konusunu Oylayın.: Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri
  1. 06.Eylül.2012, 19:45
    1
    Misafir

    Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri






    Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri Mumsema Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri


  2. 06.Eylül.2012, 19:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 10.Eylül.2012, 01:47
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Osmanlı Mekke ve Medine'sinde İmar Faaliyetleri




    Kutsala Atfedilen Önem: OSMANLI MEKKE VE MEDİNE'SİNDE İMAR FAALİYETLERİ


    Dr. Nurdan ŞAFAK*
    Müslümanların hac ve umre dolayısıyla Mekke ve Medine’yi ziyaret etmeleri, İslâm tarihi boyunca bu iki şehre çok özel bir mevki kazandırmıştır. Osmanlılar, 1517´de Mekke, Medine (Haremeyn) ve Cidde’yi içine alan Hicaz’ın1 yönetimini Memlûkler’den devralmakla bütün İslâm dünyasını ilgilendiren hac organizasyonunun sorumluluğunu da yüklenmiş oldular. Bu tarihten itibaren dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim (1512-1520), “hâdimü’l-haremeyni’ş-şerifeyn” unvanını kullanmaya başladı.2

    Hicaz bölgesinin idaresi, Osmanlılar için prestij olarak görüldüğünden halkı vergi ve askerlikten muaf idi. Erken dönemlerden itibaren Mekke ve Medine’ye esas hedef kitlesi fakirler olmak üzere ve tabii Mekke şerifi ve ileri gelenlerine de hediye göndermek için alaylar gönderildi. Surre3 adı verilen bu alaylar, şölen havasında gerçekleşirdi.4 Osmanlı padişahları, dinî yönü yanında siyasî, iktisadî ve sosyo-kültürel boyutları da olan hac5 ibadetinin huzur ve emniyet içinde yapılmasını sağlamayı birinci derecede görev saydılar ve bu sebeple bu bölgedeki imar faaliyetlerine büyük önem verdiler. Bu konu çok kapsamlı olduğundan bu yazıda ancak Mekke ve Medine’nin XIX. yüzyıldaki imar faaliyetlerine değinilecektir.

    Osmanlı İmparatorluğu’nda, her sene hac hazırlığı ile Mekke ve Medine’ye (Haremeyn) gerek kamu harcamaları gerekse diğer ihtiyaçlar için büyük meblağlar ayrılıyordu. Resmî binalar, yerli halkın ve ziyaretçilerin gözünde halife veya padişahın hem dinî duyarlılığını gösteren hem de varlığını görünür kılan araçlardan biri olduğundan yeni inşaat ve yatırımlar yapmak önemliydi. İnşaat harcamalarının yüksek miktarlara ulaşmasının başlıca sebebi; bölgenin Osmanlı İmparatorluğu merkezine uzaklığı, fiyatların yüksekliği, malzeme ve işçi yokluğu,nakliye giderleri idi. Osmanlı padişahları başta Hicaz demiryolu olmak üzere pek çok yol, han, namazgâh ve misafirhane inşa ettirmişlerdi.6

    Osmanlı Döneminde Mekke

    Osmanlı döneminde Mekke’nin fizikî yapısını daha önceki dönemlerde olduğu gibi şehrin ortasında yer alan Mescid-i Haram belirliyordu. Hac törenlerine uygun husûsî bir çevre meydana getirme girişimi yalnız Mescid-i Haram’la sınırlı kalmıyor ve şehrin tamamını kapsıyordu. Su şebekesi ve kamu sağlığı ile şehir içi ulaşımın sağlanması amacıyla bölgeye sürekli yatırım yapılıyordu. Mekke, mimarî açıdan nihaî şeklini Mescid-i Haram´a bağlı olarak yapılan düzenlemelerle Sultan II. Selim ve III. Murad dönemlerine rastlayan 1572-1581 yılları arasında aldı.7

    XIX. Yüzyılda Mekke’de İmar Çalışmaları

    Osmanlı sultanları, Haremeyn bölgesine yaptıkları yatırımları hem dinî hem de siyasî saiklerle gerçekleştirmişlerdir. Bu yatırımlarda şüphesiz müslümanların kıblesi Kâbe yani Beytullah, önceliğe sahiptir. Kâbe’nin tamiratı, örtüsünün yenilenmesi8, mermerlerinin tamiri9 ve benzeri faaliyetler, hemen her Osmanlı padişahı döneminde kesintisiz yapıldı. Aynı zamanda Hz. Muhammed’e ait her şeye özel önem atfedildi. 1819 yılında Mekke’de Hz. Peygamber’in doğduğu ve mescide çevrilen bina tamir edilerek korundu.10Osmanlı döneminde Mekke’yi korumak için sura ilave olarak 2001’de yıktırılan Ecyad (1781- 1783) ve çevresinde bedevilerin yoğun biçimde yaşadığı Fülfül (1800-1801) ile Hind (1806) kaleleri inşa edildi. XIX. yüzyılda, şehirde iki hastane mevcuttu. İnşa edilen eserlerin, periyodik olarak tamiratı yapıldı.11 Bu devirde başta Hz. Peygamber’in doğduğu ev olmak üzere İslâm’ın ilk döneminden kalan bazı mekânlar korundu. Mekke’deki yüksek eğitim kurumlarından Davuttepe Medresesi tamir edildi12 ve Mecidiye Medresesi inşa edildi. Bölgede eğitim müesseselerinin yanı sıra güvenliği sağlayacak karakollar13, özellikle fakirlerin sağlık ihtiyaçları için gureba hastanesi yapıldı.14 1839 Tanzimat fermanından sonra Mekke’nin sağlık ve temizlik işlerini düzenleyen özel birimler kuruldu. 1840 karantina nizamnâmesiyle şehirde sıhhiye müfettişliği oluşturuldu.

    Hicaz gibi suyun kıt olduğu bir bölgede hac döneminde su tüketiminin olağanüstü artış göstermesi su temini meselesini hayatî kılıyordu. Mekke şehrinde, Ayn-ı Zübeyde isminde büyük bir su kaynağı vardı.15 Bu su kaynağı, muhtelif tarihlerde bakım ve onarım görmüş16, bu onarımlar sırasında yalnızca su yatağı tamir edilip temizlenmekle kalmamış, ek su kaynaklarının ilavesiyle Mekke, Mina ve Arafat’a verilen su miktarı arttırılmıştır. Daha sonra ise Sultan II. Abdülhamid´in (1876-1909) fermanıyla gerek Osmanlı İmparatorluğu’nun verdiği büyük meblağlar gerekse İslâm dünyasından sağlanan yardımlarla, Ayn-ı Zübeyde su yolu 1878 yılında tamir edildi, mecranın ıslahı ise 1883 senesinde tamamlandı.17

    Osmanlılar, Mekke´de önemli dinî yapıların yanı sıra kütüphanelerin de tamir ve bakımına bütçe ayırdı ve yeni kütüphaneler yapılmasına gayret etti.18 1860´da yapımına başlanan Mecidiye Hükûmet Konağı, Sultan II. Abdülhamid zamanında bitirildi. Daha sonra Safa Tepesi civarında polis noktası, kışla, gasilhane, revir, karakol, misafirhane ve postane gibi binalarla Mekke’nin sosyal ve kültürel yapılaşması tamamlandı.19

    Medine

    Mekke’nin yanı sıra hicretin gerçekleştiği Medine’de de Osmanlı İmparatorluğu yatırım ve imar faaliyetlerini yoğunlaştırdı. 1817’de Müslümanlar için önemli mekânlardan Hz. Muhammed’in türbesi tamir edildi,20 Kuba Mescidi 1828´de onarıldı.21 Medine şehri ağırlıklı olarak Sultan Abdülmecid döneminde geniş imar faaliyetlerine şahit oldu.

    Sultan Abdülmecid (1839-1861) Dönemi: Medine İhya Ediliyor

    Şeyhulharem Davud Paşa, Sultan Abdülmecid’in emriyle Medine’yi genişletme çalışmalarına başladı. İstanbul’dan yollanan mimar, mühendis ve sanatkârlarla, 1848/1849 yılında başlayan bu genişletme ve tamir çalışmaları 1860/1861 yılında bitirildi. Medine yakınındaki dağdan kırmızı taşlar kesildi ve bu taşlarla Mescid-i Nebevî baştan ayağa yeniden inşa edildi. Sultan Abdülmecid zamanında yapılan bu tamirat, o güne kadar yapılan tamiratların en sağlamı ve kapsamlısı idi. Kubbeler yenilendi, kubbe sütunlarına Kur’ân-ı Kerîm’den sûreler yazıldı. Mescid-i Nebevî’nin tamirinden sonra civarına mekteb ve medreseler inşa edildi.22 Sultan Abdülmecid´in ismine atfen Medine’de Mecidiye mektepleri açıldı.23

    Medine’nin uhrevî havasını oluşturan mescitler, zaviyeler, türbeler onarımdan geçirildi. Mesela bu mescitlerden Hz. Osman mescidi 1856 senesinde tamir edildi.24 Ömerü’l-Hattab zaviyesi ise 1855 yılında onarım gördü.25 Şehirde dinî mekânların yanı sıra kültürel, sosyal ve askerî mekânlar da yenilenme faaliyetlerinden nasibini aldı. Medine’deki kışla, şehre içme suyu temin eden su yolları, Babüsselam’daki fakirlerin kaldığı odalar26 ve kütüphaneler onarıldı.27

    Osmanlılar, inşa ve tamir faaliyetlerinde sadece görünür unsurların bakımı ile ilgilenmemiş, günümüzde bile çoğunlukla ihmal edilen kütüphanelerdeki başta Kur’ân-ı Kerîm olmak üzere diğer kitapların da tamirini yapmıştır. 1842 yılında Medine’de muhtelif kütüphanelerde bulunan Mushaf-ı şerif ile bazı kitaplar tamir edilmiştir.28 Sultan Abdülmecid döneminde yoğunlaşan imar faaliyetleri sonraki yıllarda da devam etmiştir.

    Sonuç olarak XIX. yüzyılın ikinci yarısında tedricî fakat istikrarlı bir şekilde uygulanan politikalar sonunda Hicaz’da imar faaliyetleri arttı. Sultan II. Abdülhamid döneminde de mektepleşme ve Hicaz demiryolu ile ulaşım hizmetleri hız kazandı. Bunun yanı sıra yine türbeler, medreseler onarıldı.29 Osmanlı İmparatorluğu hakimiyeti süresince İslâm dünyasının kalbi Mekke ve Medine’de İslâm’ın ilk dönemlerinde yapılan eserler korundu. İlâveten, bölge Osmanlı İmparatorluğu’nu temsil eden yeni mescid, mektep, kütüphane gibi eserlerle ihya edildi. Hicaz’da Osmanlı hakimiyeti 10 Ocak 1919’da sona erdiğinden30 bölgedeki yeni yönetimle birlikte Osmanlı eserleri sahipsiz kaldı.


    *Tarihçi


    DİPNOTLAR

    1) Mekke, Medine ve Cidde ile bunlara bağlı kaza ve nahiyelerden oluşan bölgeye Osmanlı idarî taksîmatında Hicaz eyaleti adı veriliyordu. Hicaz´ın idarî yapısı için bkz. Ahmed Emin Osmanoğlu, Hicaz Eyaletinin Teşekkülü (1841-1864), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2004.

    2) Ş. Tufan Buzpınar- Mustafa S. Küçükaşçı, “Haremeyn”, DİA, 16, 153-154.

    3) Surre için bkz. Münir Atalar, Osmanlı Devleti´nde Surre-i Hümayun ve Surre Alayları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 1991.

    4) Uzunçarşılı, Osmanlı hükümdarları içinde Mekke ve Medine´ye ilk defa surre denilen iâne gönderenlerin Yıldırım Bayezid ile oğlu Çelebi Sultan Mehmed olduğunu belirtir. Bkz. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Mekke-i Mükerreme Emirleri, TTK Basımevi, Ankara 1972, 13.

    5) Osmanlı İmparatorluğu´nun erken dönemlerindeki hac faaliyetlerini anlatan bir çalışma için bkz. Suraiya Faroqi, Hacılar ve Sultanlar Osmanlı Döneminde Hac, 1517-1638-1683, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 1995.

    6) “Haremeyn”, DİA, 155.

    7) Mustafa Sabri Küçükaşçı, “Mekke”, DİA, 28, 566.

    8) Başbakanlık Osmanlı Arşivi (bundan sonra BOA), A. AMD, 13/53, 29 Z 1265 (16 Kasım 1849).

    9) Mekke´de Beyt-i şerifin üstündeki mermerlerin tamiri için bkz. BOA, HAT, 1301/50681, 29 Z 1230 (2 Aralık 1815.

    10) BOA, HAT, 545/26942, 29 Z 1234 (19 Ekim 1819).

    11) Örneğin Mekke´deki Ecyad kalesi çeşitli defalar tamir edildi, 1864 yılındaki tamirat için bkz. BOA, İ. MVL, 505/22850, 9 Za 1280 (16 Nisan 1864).

    12) BOA, HAT, 597/29314, 15 Ca 1233 (23 Mart 1818).

    13) Mekke´de inşa edilecek karakolların masraflarının karşılanması. A. MKT. NZD 23/61, 5 RA 1267 (8 Ocak 1851).

    14) BOA, İ. MVL 321/13683, 21 R 1271 (11 Ocak 1855).

    15) Gülden Sarıyıldız, Hicaz Karantina Teşkilatı (1865-1914), TTK Basımevi, Ankara 1996, 72.

    16) Bu onarımlardan birisi, 1817 yılında yapılmıştır. Bkz. BOA, HAT, 344/19624, 29 Z 1232 (9 Kasım 1817).

    17) Sarıyıldız, 72-73.

    18) BOA, A. MKT. MHM 455/49,01 R 1290 (29 Mayıs 1873).

    19) Mekke, DİA, 566.

    20) BOA, HAT, 547/269881, 25 Ra 1232 (12 Şubat 1817).

    21) BOA, HAT, 551/27140, 19 S 1244 (31 Ağustos 1828).

    22) Mihr Ali Süleyman, Kutlu Şehir Medine, Nil Yayınları, İzmir 1999, 84-85.

    23) BOA, A. MKT. UM, 537/29, 1 Ş 1278 (1 Şubat 1862).

    24) BOA, İ. MVL, 360/15764, 15 S 1273 (16 Ekim 1856).

    25) BOA, A. MKT. NZD, 170/89, 2 Ra 1272, 13 Kasım 1855).

    26) BOA, A. MKT. NZD, 176/72, 4 C 1272 (11 Şubat 1856).

    27) BOA, İ. DH 143/7392, 25 R 1263 (11 Nisan 1847).

    28) BOA, İ. DH, 61/3039, 9 Ca 1258 (19 Haziran 1842).

    29) Medine´deki Beşir Ağa medresesiyle müderrishanelerin tamiri için bkz. BOA, İ. DH, 821/66197, 3 S 1298 (4 Nisan 1881).

    30) Zekeriya Kurşun, “Hicaz”, DİA, 17, 439.


  4. 10.Eylül.2012, 01:47
    2
    Özel Üye



    Kutsala Atfedilen Önem: OSMANLI MEKKE VE MEDİNE'SİNDE İMAR FAALİYETLERİ


    Dr. Nurdan ŞAFAK*
    Müslümanların hac ve umre dolayısıyla Mekke ve Medine’yi ziyaret etmeleri, İslâm tarihi boyunca bu iki şehre çok özel bir mevki kazandırmıştır. Osmanlılar, 1517´de Mekke, Medine (Haremeyn) ve Cidde’yi içine alan Hicaz’ın1 yönetimini Memlûkler’den devralmakla bütün İslâm dünyasını ilgilendiren hac organizasyonunun sorumluluğunu da yüklenmiş oldular. Bu tarihten itibaren dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim (1512-1520), “hâdimü’l-haremeyni’ş-şerifeyn” unvanını kullanmaya başladı.2

    Hicaz bölgesinin idaresi, Osmanlılar için prestij olarak görüldüğünden halkı vergi ve askerlikten muaf idi. Erken dönemlerden itibaren Mekke ve Medine’ye esas hedef kitlesi fakirler olmak üzere ve tabii Mekke şerifi ve ileri gelenlerine de hediye göndermek için alaylar gönderildi. Surre3 adı verilen bu alaylar, şölen havasında gerçekleşirdi.4 Osmanlı padişahları, dinî yönü yanında siyasî, iktisadî ve sosyo-kültürel boyutları da olan hac5 ibadetinin huzur ve emniyet içinde yapılmasını sağlamayı birinci derecede görev saydılar ve bu sebeple bu bölgedeki imar faaliyetlerine büyük önem verdiler. Bu konu çok kapsamlı olduğundan bu yazıda ancak Mekke ve Medine’nin XIX. yüzyıldaki imar faaliyetlerine değinilecektir.

    Osmanlı İmparatorluğu’nda, her sene hac hazırlığı ile Mekke ve Medine’ye (Haremeyn) gerek kamu harcamaları gerekse diğer ihtiyaçlar için büyük meblağlar ayrılıyordu. Resmî binalar, yerli halkın ve ziyaretçilerin gözünde halife veya padişahın hem dinî duyarlılığını gösteren hem de varlığını görünür kılan araçlardan biri olduğundan yeni inşaat ve yatırımlar yapmak önemliydi. İnşaat harcamalarının yüksek miktarlara ulaşmasının başlıca sebebi; bölgenin Osmanlı İmparatorluğu merkezine uzaklığı, fiyatların yüksekliği, malzeme ve işçi yokluğu,nakliye giderleri idi. Osmanlı padişahları başta Hicaz demiryolu olmak üzere pek çok yol, han, namazgâh ve misafirhane inşa ettirmişlerdi.6

    Osmanlı Döneminde Mekke

    Osmanlı döneminde Mekke’nin fizikî yapısını daha önceki dönemlerde olduğu gibi şehrin ortasında yer alan Mescid-i Haram belirliyordu. Hac törenlerine uygun husûsî bir çevre meydana getirme girişimi yalnız Mescid-i Haram’la sınırlı kalmıyor ve şehrin tamamını kapsıyordu. Su şebekesi ve kamu sağlığı ile şehir içi ulaşımın sağlanması amacıyla bölgeye sürekli yatırım yapılıyordu. Mekke, mimarî açıdan nihaî şeklini Mescid-i Haram´a bağlı olarak yapılan düzenlemelerle Sultan II. Selim ve III. Murad dönemlerine rastlayan 1572-1581 yılları arasında aldı.7

    XIX. Yüzyılda Mekke’de İmar Çalışmaları

    Osmanlı sultanları, Haremeyn bölgesine yaptıkları yatırımları hem dinî hem de siyasî saiklerle gerçekleştirmişlerdir. Bu yatırımlarda şüphesiz müslümanların kıblesi Kâbe yani Beytullah, önceliğe sahiptir. Kâbe’nin tamiratı, örtüsünün yenilenmesi8, mermerlerinin tamiri9 ve benzeri faaliyetler, hemen her Osmanlı padişahı döneminde kesintisiz yapıldı. Aynı zamanda Hz. Muhammed’e ait her şeye özel önem atfedildi. 1819 yılında Mekke’de Hz. Peygamber’in doğduğu ve mescide çevrilen bina tamir edilerek korundu.10Osmanlı döneminde Mekke’yi korumak için sura ilave olarak 2001’de yıktırılan Ecyad (1781- 1783) ve çevresinde bedevilerin yoğun biçimde yaşadığı Fülfül (1800-1801) ile Hind (1806) kaleleri inşa edildi. XIX. yüzyılda, şehirde iki hastane mevcuttu. İnşa edilen eserlerin, periyodik olarak tamiratı yapıldı.11 Bu devirde başta Hz. Peygamber’in doğduğu ev olmak üzere İslâm’ın ilk döneminden kalan bazı mekânlar korundu. Mekke’deki yüksek eğitim kurumlarından Davuttepe Medresesi tamir edildi12 ve Mecidiye Medresesi inşa edildi. Bölgede eğitim müesseselerinin yanı sıra güvenliği sağlayacak karakollar13, özellikle fakirlerin sağlık ihtiyaçları için gureba hastanesi yapıldı.14 1839 Tanzimat fermanından sonra Mekke’nin sağlık ve temizlik işlerini düzenleyen özel birimler kuruldu. 1840 karantina nizamnâmesiyle şehirde sıhhiye müfettişliği oluşturuldu.

    Hicaz gibi suyun kıt olduğu bir bölgede hac döneminde su tüketiminin olağanüstü artış göstermesi su temini meselesini hayatî kılıyordu. Mekke şehrinde, Ayn-ı Zübeyde isminde büyük bir su kaynağı vardı.15 Bu su kaynağı, muhtelif tarihlerde bakım ve onarım görmüş16, bu onarımlar sırasında yalnızca su yatağı tamir edilip temizlenmekle kalmamış, ek su kaynaklarının ilavesiyle Mekke, Mina ve Arafat’a verilen su miktarı arttırılmıştır. Daha sonra ise Sultan II. Abdülhamid´in (1876-1909) fermanıyla gerek Osmanlı İmparatorluğu’nun verdiği büyük meblağlar gerekse İslâm dünyasından sağlanan yardımlarla, Ayn-ı Zübeyde su yolu 1878 yılında tamir edildi, mecranın ıslahı ise 1883 senesinde tamamlandı.17

    Osmanlılar, Mekke´de önemli dinî yapıların yanı sıra kütüphanelerin de tamir ve bakımına bütçe ayırdı ve yeni kütüphaneler yapılmasına gayret etti.18 1860´da yapımına başlanan Mecidiye Hükûmet Konağı, Sultan II. Abdülhamid zamanında bitirildi. Daha sonra Safa Tepesi civarında polis noktası, kışla, gasilhane, revir, karakol, misafirhane ve postane gibi binalarla Mekke’nin sosyal ve kültürel yapılaşması tamamlandı.19

    Medine

    Mekke’nin yanı sıra hicretin gerçekleştiği Medine’de de Osmanlı İmparatorluğu yatırım ve imar faaliyetlerini yoğunlaştırdı. 1817’de Müslümanlar için önemli mekânlardan Hz. Muhammed’in türbesi tamir edildi,20 Kuba Mescidi 1828´de onarıldı.21 Medine şehri ağırlıklı olarak Sultan Abdülmecid döneminde geniş imar faaliyetlerine şahit oldu.

    Sultan Abdülmecid (1839-1861) Dönemi: Medine İhya Ediliyor

    Şeyhulharem Davud Paşa, Sultan Abdülmecid’in emriyle Medine’yi genişletme çalışmalarına başladı. İstanbul’dan yollanan mimar, mühendis ve sanatkârlarla, 1848/1849 yılında başlayan bu genişletme ve tamir çalışmaları 1860/1861 yılında bitirildi. Medine yakınındaki dağdan kırmızı taşlar kesildi ve bu taşlarla Mescid-i Nebevî baştan ayağa yeniden inşa edildi. Sultan Abdülmecid zamanında yapılan bu tamirat, o güne kadar yapılan tamiratların en sağlamı ve kapsamlısı idi. Kubbeler yenilendi, kubbe sütunlarına Kur’ân-ı Kerîm’den sûreler yazıldı. Mescid-i Nebevî’nin tamirinden sonra civarına mekteb ve medreseler inşa edildi.22 Sultan Abdülmecid´in ismine atfen Medine’de Mecidiye mektepleri açıldı.23

    Medine’nin uhrevî havasını oluşturan mescitler, zaviyeler, türbeler onarımdan geçirildi. Mesela bu mescitlerden Hz. Osman mescidi 1856 senesinde tamir edildi.24 Ömerü’l-Hattab zaviyesi ise 1855 yılında onarım gördü.25 Şehirde dinî mekânların yanı sıra kültürel, sosyal ve askerî mekânlar da yenilenme faaliyetlerinden nasibini aldı. Medine’deki kışla, şehre içme suyu temin eden su yolları, Babüsselam’daki fakirlerin kaldığı odalar26 ve kütüphaneler onarıldı.27

    Osmanlılar, inşa ve tamir faaliyetlerinde sadece görünür unsurların bakımı ile ilgilenmemiş, günümüzde bile çoğunlukla ihmal edilen kütüphanelerdeki başta Kur’ân-ı Kerîm olmak üzere diğer kitapların da tamirini yapmıştır. 1842 yılında Medine’de muhtelif kütüphanelerde bulunan Mushaf-ı şerif ile bazı kitaplar tamir edilmiştir.28 Sultan Abdülmecid döneminde yoğunlaşan imar faaliyetleri sonraki yıllarda da devam etmiştir.

    Sonuç olarak XIX. yüzyılın ikinci yarısında tedricî fakat istikrarlı bir şekilde uygulanan politikalar sonunda Hicaz’da imar faaliyetleri arttı. Sultan II. Abdülhamid döneminde de mektepleşme ve Hicaz demiryolu ile ulaşım hizmetleri hız kazandı. Bunun yanı sıra yine türbeler, medreseler onarıldı.29 Osmanlı İmparatorluğu hakimiyeti süresince İslâm dünyasının kalbi Mekke ve Medine’de İslâm’ın ilk dönemlerinde yapılan eserler korundu. İlâveten, bölge Osmanlı İmparatorluğu’nu temsil eden yeni mescid, mektep, kütüphane gibi eserlerle ihya edildi. Hicaz’da Osmanlı hakimiyeti 10 Ocak 1919’da sona erdiğinden30 bölgedeki yeni yönetimle birlikte Osmanlı eserleri sahipsiz kaldı.


    *Tarihçi


    DİPNOTLAR

    1) Mekke, Medine ve Cidde ile bunlara bağlı kaza ve nahiyelerden oluşan bölgeye Osmanlı idarî taksîmatında Hicaz eyaleti adı veriliyordu. Hicaz´ın idarî yapısı için bkz. Ahmed Emin Osmanoğlu, Hicaz Eyaletinin Teşekkülü (1841-1864), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2004.

    2) Ş. Tufan Buzpınar- Mustafa S. Küçükaşçı, “Haremeyn”, DİA, 16, 153-154.

    3) Surre için bkz. Münir Atalar, Osmanlı Devleti´nde Surre-i Hümayun ve Surre Alayları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 1991.

    4) Uzunçarşılı, Osmanlı hükümdarları içinde Mekke ve Medine´ye ilk defa surre denilen iâne gönderenlerin Yıldırım Bayezid ile oğlu Çelebi Sultan Mehmed olduğunu belirtir. Bkz. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Mekke-i Mükerreme Emirleri, TTK Basımevi, Ankara 1972, 13.

    5) Osmanlı İmparatorluğu´nun erken dönemlerindeki hac faaliyetlerini anlatan bir çalışma için bkz. Suraiya Faroqi, Hacılar ve Sultanlar Osmanlı Döneminde Hac, 1517-1638-1683, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 1995.

    6) “Haremeyn”, DİA, 155.

    7) Mustafa Sabri Küçükaşçı, “Mekke”, DİA, 28, 566.

    8) Başbakanlık Osmanlı Arşivi (bundan sonra BOA), A. AMD, 13/53, 29 Z 1265 (16 Kasım 1849).

    9) Mekke´de Beyt-i şerifin üstündeki mermerlerin tamiri için bkz. BOA, HAT, 1301/50681, 29 Z 1230 (2 Aralık 1815.

    10) BOA, HAT, 545/26942, 29 Z 1234 (19 Ekim 1819).

    11) Örneğin Mekke´deki Ecyad kalesi çeşitli defalar tamir edildi, 1864 yılındaki tamirat için bkz. BOA, İ. MVL, 505/22850, 9 Za 1280 (16 Nisan 1864).

    12) BOA, HAT, 597/29314, 15 Ca 1233 (23 Mart 1818).

    13) Mekke´de inşa edilecek karakolların masraflarının karşılanması. A. MKT. NZD 23/61, 5 RA 1267 (8 Ocak 1851).

    14) BOA, İ. MVL 321/13683, 21 R 1271 (11 Ocak 1855).

    15) Gülden Sarıyıldız, Hicaz Karantina Teşkilatı (1865-1914), TTK Basımevi, Ankara 1996, 72.

    16) Bu onarımlardan birisi, 1817 yılında yapılmıştır. Bkz. BOA, HAT, 344/19624, 29 Z 1232 (9 Kasım 1817).

    17) Sarıyıldız, 72-73.

    18) BOA, A. MKT. MHM 455/49,01 R 1290 (29 Mayıs 1873).

    19) Mekke, DİA, 566.

    20) BOA, HAT, 547/269881, 25 Ra 1232 (12 Şubat 1817).

    21) BOA, HAT, 551/27140, 19 S 1244 (31 Ağustos 1828).

    22) Mihr Ali Süleyman, Kutlu Şehir Medine, Nil Yayınları, İzmir 1999, 84-85.

    23) BOA, A. MKT. UM, 537/29, 1 Ş 1278 (1 Şubat 1862).

    24) BOA, İ. MVL, 360/15764, 15 S 1273 (16 Ekim 1856).

    25) BOA, A. MKT. NZD, 170/89, 2 Ra 1272, 13 Kasım 1855).

    26) BOA, A. MKT. NZD, 176/72, 4 C 1272 (11 Şubat 1856).

    27) BOA, İ. DH 143/7392, 25 R 1263 (11 Nisan 1847).

    28) BOA, İ. DH, 61/3039, 9 Ca 1258 (19 Haziran 1842).

    29) Medine´deki Beşir Ağa medresesiyle müderrishanelerin tamiri için bkz. BOA, İ. DH, 821/66197, 3 S 1298 (4 Nisan 1881).

    30) Zekeriya Kurşun, “Hicaz”, DİA, 17, 439.





+ Yorum Gönder